İçeriğe geç

Riyazus Salihin, 644. hadis

Evet, senin kavminden çok kötülük gördüm. Bu kötülüklerin en fenası, onların bana Akabe…

Diyanet baskısında 646. hadis

Arapça metin

وعن عائشة رضي اللَّه عنها أَنها قالت للنبيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : هل أَتى عَلَيْكَ يَوْمٌ كَانَ أَشدَّ مِنْ يوم أُحُدٍ ؟ قال : « لَقَدْ لَقِيتُ مِنْ قَومِكِ ، وكَان أَشدُّ ما لَقِيتُ مِنْهُمْ يوْم العقَبَةِ ، إِذْ عرَضتُْ نَفسِي على ابْنِ عَبْدِ يَالِيلَ ابنِ عبْدِ كُلال ، فلَمْ يُجبنِى إِلى ما أَردْتُ ، فَانْطَلَقْتُ وَأَنَا مَهْمُومٌ على وَجْهِي ، فلَمْ أَسْتَفِقْ إِلاَّ وَأَنا بقرنِ الثَّعالِبِ ، فَرفَعْتُ رأْسِي ، فَإِذا أَنَا بِسحابَةٍ قَد أَظلَّتني ، فنَظَرتُ فَإِذا فِيها جِبريلُ عليه السلام ، فنَاداني فقال : إِنَّ اللَّه تعالى قَد سَمِع قَولَ قومِك لَكَ، وَما رَدُّوا عَلَيكَ ، وَقد بعثَ إِلَيك ملَكَ الجبالِ لِتأْمُرهُ بما شِئْتَ فِيهم فَنَادَانِي ملَكُ الجِبَالِ ، فَسلَّمَ عَليَّ ثُمَّ قال : يا مُحَمَّدُ إِنَّ اللَّه قَد سمعَ قَولَ قَومِكَ لَكَ ، وأَنَا مَلَكُ الجِبالِ ، وقَدْ بَعَثَني رَبِّي إِلَيْكَ لِتأْمُرَني بِأَمْرِكَ ، فَمَا شئتَ : إِنْ شئْتَ : أَطْبَقْتُ عَلَيهمُ الأَخْشَبَيْن » فقال النبي صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « بلْ أَرْجُو أَنْ يُخْرِجَ اللَّه مِنْ أَصْلابِهِم منْ يعْبُدُ اللَّه وَحْدَهُ لا يُشْرِكُ بِهِ شَيْئاً » متفقٌ عليه .

       « الأَخْشبان » : الجبلان المُحِيطَان بمكَّة .. والأَخْشَبُ : هو الجبل الغليظ .

Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. III, s. 593)

Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre bir gün Peygamber aleyhisselâm’a:

- Uhud Gazvesi’nin yapıldığı günden daha zor bir gün yaşadın mı? diye sordu.

Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle cevap verdi:

- “Evet, senin kavminden çok kötülük gördüm. Bu kötülüklerin en fenası, onların bana Akabe günü yaptığıdır. Tâifli Abdükülâl’in oğlu İbni Abdüyâlîl’e sığınmak istemiştim de beni kabul etmemişti. Ben de geri dönmüş derin kederler içinde yürüyüp gidiyordum. Karnüsseâlib’e varıncaya kadar kendime gelemedim. Orada başımı kaldırıp baktığımda, bir bulutun beni gölgelediğini gördüm. Dikkatlice bakınca, bulutun içinde Cebrâil aleyhisselâm’ı farkettim. Cebrâil bana seslenerek:

- Allah Teâlâ kavminin sana ne söylediğini ve seni himâye etmeyi nasıl reddettiğini duymuştur. Onlara dilediğini yapması için de sana Dağlar Meleği’ni göndermiştir, dedi.

Bunun üzerine Dağlar Meleği bana seslenerek selâm verdi. Sonra da:

- Ey Muhammed! Kavminin sana ne dediğini Cenâb-ı Hak işitti. Ben Dağlar Meleği’yim. Ne emredersen yapmam için Allah Teâlâ beni sana gönderdi. Ne yapmamı istiyorsun? Eğer dilersen şu iki dağı onların başına geçireyim, dedi. O zaman:

- Hayır, ben Cenâb-ı Hakk’ın onların soylarından sadece Allah’a ibadet edecek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayacak kimseler çıkarmasını dilerim, dedim.”

Buhârî, Bed’ü’l-halk 7; Müslim, Cihâd 111

Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. III, s. 593, 644 numaralı hadis (yayınevi)

Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali646. hadis, c. II, s. 78Göster

Hz. Âişe (ra) anlatıyor: Peygamber’e:

Yâ Resûlallah, Uhud gününden daha zor bir gün yaşadın mı, diye sordum. Şöyle cevap verdi:

– Evet, senin kavminden çok kötülük gördüm; en ağırı da, Akabe günü onlardan gördüğüm şey oldu. Ben Abdükülâl’in oğlu İbn Abdüyâlîl’e sığınmak istedim, ancak isteğimi reddetti. Ben de çok üzüntülü bir şekilde geri döndüm; öyle ki Karn-ı Seâlib’e gelinceye kadar kendime gelemedim. Başımı kaldırdığımda, bir bulutun beni gölgelediğini gördüm. Dikkatlice baktım; Cebrail de bulutun içinde idi; bana şöyle seslendi:

– Yüce Allah, kavminin sana söylediklerini ve seni nasıl reddettiklerini işitti. Onlar hakkında ne yapılmasını istiyorsan emretmen için sana dağlar(dan sorumlu) meleğini gönderdi. O anda, dağlar meleği de selâm verdi ve bana seslendi:

– Ey Muhammed, kavminin sana söylediklerini Allah işitti. Ben dağlardan sorumlu meleğim. Ne emredersen onu yapmam için Rabbim beni sana gönderdi. Dilersen Ahşebeyn denilen şu iki dağı, onların üzerlerine kapayıvereyim. Bunun üzerine ben:

– Hayır, ben ümit ediyorum ki, Allah bunların soyundan, yalnız kendine ibadet edecek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayacak kimseler çıkaracaktır, dedim.

B3231 Buhârî, Bed’ü’l-halk, 7; M4653 Müslim, Cihâd, 111

Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. II, s. 78, 646 numaralı hadis.

Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster

Atıf ve kaynak

İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.

APA

Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 644 Nolu Hadis. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/affedici-olmak/644

BibTeX

@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_644_nolu_hadis_2026,
  author = {{Hadis Kitapları}},
  title = {Riyazus Salihin, 644 Nolu Hadis},
  year = {2026},
  url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/affedici-olmak/644},
  note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}

Düz metin

Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 644 Nolu Hadis". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/affedici-olmak/644