İçeriğe geç

Riyazus Salihin, 1508. hadis

Sa'd namaz kıldırmasını bile bilmiyor

Diyanet baskısında 1510. hadis

Arapça metin

وعنْ جَابِر بن سمُرَةَ ، رضي اللَّه عَنْهُمَا . قَالَ : شَكَا أهْلُ الكُوفَةِ سَعْداً ، يَعْنِي : ابْنِ أبي وَقَّاصٍ ، رضي اللَّه عَنْهُ ، إلى عُمَرَ بنِ الخَطَّابِ ، رضي اللَّه عَنْهُ ، فَعزَلَه وَاسْتَعْمَلَ عَلَيْهِمْ عمَّاراً ، فَشَكَوْا حَتَّى ذكَرُوا أَنَّهُ لا يُحْسِنُ يُصَلِّي ، فَأْرسَلَ إلَيْهِ ، فَقَالَ: ياأَبا إسْحاقَ ، إنَّ هؤُلاءِ يزْعُمُونَ أنَّكَ لا تُحْسِنُ تُصَلِّي. فَقَالَ : أمَّا أَنَا واللَّهِ فَإنِّي كُنْتُ أُصَلِّي بِهمْ صَلاةَ رَسُولِ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم لا أَخْرِمُ عَنْهَا أُصَلِّي صَلاةَ العِشَاءِ فَأَرْكُدُ في الأُولَيَيَنِ ، وَأُخِفُّ في الأُخْرَييْنِ ، قال : ذَلِكَ الظَنُّ بكَ يَا أبَا إسْحاقَ ، وأَرسلَ مَعَهُ رَجُلاً ­ أَوْ رجَالاً ­ إلَى الكُوفَةِ يَسْأَلُ عَنْهُ أَهْلَ الكُوفَةِ ، فَلَمْ يَدَعْ مَسْجِداً إلاَّ سَأَلَ عَنْهُ ، وَيُثْنُونَ مَعْرُوفاً، حَتَّى دَخَلَ مَسْجِداً لِبَني عَبْسٍ ، فَقَامَ رَجُلٌ مِنْهُمْ ، يُقَالُ لَهُ أُسامةُ بنُ قَتَادَةَ ، يُكَنَّى أبا سَعْدَةَ، فَقَالَ : أَمَا إذْ نَشَدْتَنَا فَإنَّ سَعْداً كانَ لا يسِيرُ بِالسَّرِيّةِ ولا يَقْسِمُ بِالسَّويَّةِ ، وَلا يعْدِلُ في القَضِيَّةِ ، قَالَ سعْدٌ : أَمَا وَاللَّهِ لأدْعُوَنَّ بِثَلاثٍ : اللَّهُمَّ إنْ كَانَ عبْدكَ هذا كَاذِباً ، قَام رِيَآءً ، وسُمْعَةً ، فَأَطِلْ عُمُرَهُ ، وَأَطِلْ فَقْرَهُ ، وَعَرِّضْهُ للفِتَنِ ، وَكَانَ بَعْدَ ذلكَ إذا سُئِلَ يَقُولُ : شَيْخٌ كَبِيرٌ مَفْتُون ، أصَابتْني دَعْوةُ سعْدٍ .

قَالَ عَبْدُ الملِكِ بنُ عُميْرٍ الرَّاوِي عنْ جَابرِ بنِ سَمُرَةَ  فَأَنا رَأَيْتُهُ بَعْدَ قَدْ سَقَط حَاجِبَاهُ عَلى عيْنيْهِ مِنَ الكِبَرِ ، وَإنَّهُ لَيَتَعَرَّضُ للجوارِي في الطُّرقِ فَيغْمِزُهُنَّ . متفقٌ عليهِ .

Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. VI, s. 412)

Câbir İbni Semüre radıyallahu anhümâ dedi ki; Kûfeliler(in bir kısmı vâli) Sa'd İbni Ebû Vakkâs'ı (halife) Ömer İbnu'l-Hattâb radıyallahu anh'e şikâyet ettiler. Ömer de Sa'd'ı vâlilikten azledip  Ammar İbni Yâsir'i Kufeye vâli tayin etti. Kûfeliler Sa'd hakkındaki şikâyetlerini, "Sa'd namaz kıldırmasını bile bilmiyor" demeye kadar vardırmışlardı. Ömer, adam gönderip Sa'd'ı Medineye getirtti ve:

- Ey Ebû İshak! Bu adamlar senin namaz kıldırmayı bile bilmediğini iddia ediyorlar, dedi. Bunun üzerine Sa'd:

-  Allaha yemin ederim ki ben onlara Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in namazı gibi namaz kıldırdım; ondan hiçbir şeyi eksik bırakmadım. Yatsı namazını kıldırırken ilk iki rek'atte uzunca ayakta durur, son iki rek'ati de hafif tutarım, dedi.

Ömer:

- Senden  bizim beklediğimiz de aslında budur, Ey Ebû İshak, dedi.  Sonra, (durumu bir de  yerinde araştırmak üzere) Sa'd ile birlikte bir veya birkaç adamı Kûfeye gönderdi.

Görevli kişi Kûfelilerden Sa'd'ın durumunu soruşturdu, bütün mescidlere gidip cemaata Sa'd'ı sordu. Onlar da Sa'd hakkında hep övgü dolu sözler söylediler. En sonunda Absoğulları mescidine gitti (ve herkesi Sa'd hakkında bildiklerini Allah için söylemeye davet etti). Onlar arasından Ebû Sa'de  Üsâme İbni Katâde kalktı ve şöyle dedi:

- Mâdem ki bize Allah adını verdin, söyliyeyim: Sa'd, askerle birlikte harbe gitmez, mal taksiminde eşitliği gözetmez, adâletle hükmetmez, dedi.

Bunun üzerine Sa'd şöyle dedi:

- (Madem ki sen böyle dedin) Ben de  senin hakkında vallahi üç dilek dileyeceğim: Allahım, senin bu kulun bu söylediklerinde yalancı ise, sen onun ömrünü uzat, fakirliğini artır ve kendisini fitnelere çarptır.

Sonraları Üsâme'ye  hali sorulduğunda:

- Kocamış, fitneye uğramış zavallı bir ihtiyarım ben. Sa'd'ın bedduasına tutuldum, diye cevap verirdi.

Hadisi, Câbir  İbni Semüre'den rivayet eden râvi Abdülmelik İbni Umeyr şöyle der: Daha sonraki zamanlarda o kişiyi ben de gördüm. Yaşlılıktan dolayı kaşları gözlerinin üzerine düşmüş olduğu halde yollarda rast geldiği kız çocuklarına sataşır, onları çimdiklerdi.

Buhârî, Ezân 95; Müslim, Salât 158-159. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 128; Nesâî, İftitâh 74

Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. VI, s. 412, 1508 numaralı hadis (yayınevi)

Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali1510. hadis, c. III, s. 102Göster

Câbir b. Semüre’den (ra) şöyle dediği aktarılmıştır: Kûfe halkı Hz. Ömer’e (vali) Sa’d b. Ebû Vakkâs’ı şikâyet ettiler. Bunun üzerine Ömer (ra), onu görevden alıp yerine Ammar b. Yasîr’i (ra) atadı. Kûfeliler, Sa’d’ın, namazı dahi güzelce kılmadığını söyleyecek kadar ileri gittiler. Hz. Ömer, Sa’d’a (haber) gönderip onu huzuruna çağırdı ve:

– Ey Ebû İshâk (Sa’d b. Ebû Vakkâs), bu adamlar senin namazı bile güzel kılmadığını ileri sürüyorlar, ne dersin, dedi. Sa’d:

– Vallahi ben onlara Resûlullah’ın namazı gibi namaz kıldırır, hiçbir şeyi eksik yapmazdım. Yatsı namazını kıldırırken ilk iki rekâtı uzun, son iki rekâtı da hafif tutardım, dedi. Hz. Ömer:

– Zaten senin hakkında kanaatimiz bu idi, dedikten sonra Sa’d’ın durumunu bir de Kûfe halkından soruşturması için bir veya birkaç kişiyi Sa’d ile birlikte Kûfe’ye gönderdi. Görevli, Sa’d hakkında bütün mescitlerde soruşturma yaptı. Onlar da Sa’d’ı iyi bir şekilde övdüler. Nihayet Absoğulları’na ait bir mescide girdi. Cemaatten Ebû Sa’de künyesiyle anılan Üsâme b. Katâde isminde biri ayağa kalktı ve:

– Mademki bize Allah andı verdin (söyleyelim): Sa’d, askerin başına geçip savaşa çıkmaz. Mal taksim ederken eşitliği, hüküm verirken de adaleti gözetmez, dedi. (Bu haksız ithamlara çok içerleyen) Sa’d dedi ki:

– (Mademki sen böyle söyledin) ben de vallahi şu üç (bed)duayı edeceğim: “Allah’ım, eğer senin bu kulun yalancı ise, bunları sırf gösteriş ve birilerine bir şeyler duyurmak için söyledi ise, ömrünü uzat, fakirliğini artır ve onu fitnelere uğrat!” Sonraları o adama hâli sorulduğunda, “Kocamış, fitnelere uğramış zavallı bir ihtiyarım. Sa’d’ın bedduasına uğradım. ” derdi. Câbir’den (ra) bu hadisi rivayet eden Abdülmelik b. Umeyr de der ki: Daha sonra onu ihtiyarlıktan kaşları gözlerinin üzerine sarkmış olduğu hâlde, ben de gördüm. Yollarda rastladığı cariyelere sataşır, onları çimdiklerdi.

B755 Buhârî, Ezân, 95; M1016-M1018 Müslim, Salât, 158-159

Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. III, s. 102, 1510 numaralı hadis.

Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster

Atıf ve kaynak

İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.

APA

Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 1508 Nolu Hadis. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/allah-dostlarinin-keramet-ve-faziletleri/1508

BibTeX

@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_1508_nolu_hadis_2026,
  author = {{Hadis Kitapları}},
  title = {Riyazus Salihin, 1508 Nolu Hadis},
  year = {2026},
  url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/allah-dostlarinin-keramet-ve-faziletleri/1508},
  note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}

Düz metin

Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 1508 Nolu Hadis". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/allah-dostlarinin-keramet-ve-faziletleri/1508