Riyazus Salihin, 418. hadis
Evinin neresinde namaz kılmamı istersin ?
Diyanet baskısında 420. hadis
Arapça metin
وَعَنْ عِتْبَانَ بنِ مالكٍ ، رضي اللَّه عنه ، وهو مِمَّنْ شَهِدَ بَدْراً ، قال : كُنْتُ أُصَلِّي لِقَوْمي بَني سالمٍ ، وَكَانَ يَحُولُ بَيْني وَبينهُم وادٍ إِذَا جاءَتِ الأَمطارُ ، فَيَشُقُّ عَليَّ اجْتِيَازُهُ قِبَلَ مَسْجِدِهِمْ ، فَجئْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ، فقلتُ له : إِنِّي أَنْكَرْتُ بَصَرِي ، وَإِنَّ الوَادِيَ الَّذِي بيْني وَبَيْنَ قَوْمي يسِيلُ إِذَا جَاءَت الأَمْطارُ ، فَيَشُقُّ عَليَّ اجْتِيازُهُ ، فَوَدِدْتُ أَنَّكَ تَأْتي ، فَتُصَليِّ في بَيْتي مَكاناً أَتَّخِذُهُ مُصَلًّى، فقال رسُول اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « سأَفْعَلُ » فَغَدا عليَّ رَسُولُ اللَّهِ ، وَأَبُو بَكْرٍ، رضي اللَّهُ عنه ، بَعْدَ ما اشْتَدَّ النَّهَارُ ، وَاسْتَأْذَنَ رسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ، فَأَذِنْتُ لهُ ، فَلَمْ يَجْلِسْ حتى قالَ : « أَيْنَ تُحِبُّ أَنْ أُصَلِّيَ مِنْ بَيْتِكَ ؟ » فَأَشَرْتُ لهُ إِلى المَكَانِ الَّذِي أُحبُّ أَنْ يُصَلِّيَ فيه ، فَقَامَ رَسُولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ، فَكَبَّرَ وَصَفَفْنَا وَراءَهُ ، فَصَلَّى رَكَعَتَيْن ، ثُمَّ سَلَّمَ وَسَلَّمْنَا حِينَ سَلَّمَ ، فَحَبَسْتُهُ علَى خَزيرة تُصْنَعُ لَهُ ، فَسَمَعَ أَهْلُ الدَّارِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم في بَيْتي ، فَثَابَ رِجَالٌ منهمْ حتَّى كَثُرَ الرِّجَالُ في البَيْتِ ، فَقَالَ رَجُلٌ : مَا فَعَلَ مَالِكٌ لا أَرَاهُ ، فَقَالَ رَجُلٌ : ذلك مُنَافِقٌ لاَ يُحِبُّ اللَّه ورَسُولَهُ ، فقالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم « لاَ تَقُلْ ذَلِكَ أَلاَ تَراهُ قالَ : لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ يَبْتَغِي بِذَلِكَ وَجْهَ اللَّهِ تَعالى ؟،» . فَقَالَ : اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ ، أَمَّا نَحْنُ فَوَاللَّهِ ما نَرَى وُدَّهُ ، وَلاَ حَديثَهُ إِلاَّ إِلى المُنَافِقينَ ، فقالَ رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « فَإِنَّ اللَّه قَدْ حَرَّمَ على النَّارِ مَنْ قَالَ : لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ يَبْتَغِي بِذَلِكَ وَجْهِ اللَّهِ » متفقٌ عليه .
و « عِتْبَانِ » بكسر العين المهملة ، وإِسكان التاءِ المُثَنَّاةِ فَوْقُ وبَعْدهَا باءٌ مُوَحَّدَةٌ . و «الخَزِيرَةُ » بالخاءِ المُعْجمةِ ، وَالزَّاي : هِي دقِيقٌ يُطْبَخُ بِشَحْمٍ وقوله : « ثابَ رِجالٌ » بالثَّاءِ المِثَلَّثَةِ ، أَيْ : جَاءوا وَاجْتَمعُوا .
Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. III, s. 88)
Bedir Gazvesi’ne katılmış sahâbîlerden İtbân İbni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi:
Kendi kabilem olan Sâlim oğullarına imamlık yapıyordum. Benim (evim)le onlar arasında bir vâdi bulunuyordu. Yağmur yağdığı zaman o vâdiyi geçip mescidlerine gitmek benim için çok güçleşiyordu. Bu sebeple Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldim ve şöyle dedim:
- Ey Allah’ın Resûlü! Gözlerim iyi seçmiyor. Onlarla benim aramdaki vâdinin deresi yağmur yağdığı zaman taşıyor, benim için onu geçmek çok güçleşiyor. Binaenaleyh evimi teşrif edip bir yerinde namaz kılsanız, Ben sizin namaz kıldığınız yeri namazgâh edinmek istiyorum.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
- “(İnşallah) bu isteğini yerine getiririm” buyurdu.
Ertesi sabah, güneş yükseldiği bir vakitte, Ebû Bekr ile birlikte Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana geldi. İçeri girmek için izin istedi, verdim. İçeri girdi, daha oturmadan:
- “Evinin neresinde namaz kılmamı istersin?” buyurdu. Namaz kılmasını istediğim yeri gösterdim, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem orada tekbir alıp namaza durdu. Biz de arkasında saf bağladık. İki rek’at namaz kıldırdı sonra selâm verdi, biz de selâm verdik. Namazı bitirince Resûlullah sallallahu aleyhi ve selem’i, kendisi için hazırlanmış olan hazireyi yemesi için alıkoyduk. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bizde olduğunu duyan mahalle halkının erkeklerinden bir grup geldi. Evde epeyce insan toplandı. İçlerinden biri:
- Mâlik (İbni Duhşum) ne yaptı? Onu göremiyorum, dedi. Bir başkası:
- O, Allah ve Resûlünü sevmeyen bir münâfıktır, dedi.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, derhal müdâhale ederek:
- “Öyle deme! Görmüyor musun o, Allahın rızâsını dileyerek lâ ilâhe illallah diyor” buyurdu.
Bunun üzerine adam:
- Allah ve Resûlü daha iyi bilir. Ancak biz, Allah’a yemin olsun ki, kendisini münâfıkları sever ve onlarla düşer-kalkar olarak görüyoruz, dedi.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
- “Allah Teâlâ, rızâsını umarak lâ ilâhe illallah diyen kimseyi cehenneme haram kılmıştır.”
Buhârî, Salât 45, 46, Ezân 4, 5, 153, 154, Teheccüd 25, 33, 36, Meğâzî, 12, 13, Et’ime 15, Rikak 6, İstitâbetü’l-mürteddîn 9; Müslim, Îmân 54, 55, Mesâcid 263, 264, 265, Fezâilü’s-sahâbe 178. Ayrıca bk. Nesâî, İmâme 10, 46, Sehv 73; İbni Mâce, Mesâcid 8
Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. III, s. 88, 418 numaralı hadis (yayınevi)
Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali420. hadis, c. I, s. 400Göster
Bedir Savaşı’na katılan (ensardan) İtbân b. Mâlik (ra) anlatıyor: Ben, kabilem olan Sâlimoğullarına namaz kıldırırdım. Onlarla aramızda bir dere vardı; yağmur yağdığı zaman mescide gitmem zorlaşırdı. Bunun üzerine Resûlullah’a gelip:
– Ey Allah’ın Resûlü, gözlerim zayıfladı. Yağmur yağdığında aramızdaki dere taşıyor geçmekte zorlanıyorum. İstiyorum ki bana gelip evimin bir yerinde namaz kıldırsan, ben de orayı namazgâh edinsem, dedim. Resûlullah:
– Olur, geleyim, diye söz verdi. Ertesi sabah Resûlullah Ebû Bekir (ra) ile birlikte öğlene doğru bana geldiler. Allah Resûlü (eve girmek için) izin istedi. Ben de buyur ettim. Eve girince oturmadan “Evinin neresinde namaz kılmamı istersin?” diye sordu. Namaz kılmasını istediğim yeri kendisine gösterdim. Resûlullah (namaza durup) tekbir aldı. Biz de arkasında saf tuttuk. İki rekât kıldırıp selâm verdi. Biz de selâm verdik. İç yağı ile hazırlanmış un çorbasını ikram etmek için Peygamber’i alıkoydum. Mahalle halkı Resûlullah’ın evimi teşriflerini haber alınca, evime gelip doldular. İçlerinden biri “Mâlik ne yaptı, onu göremiyorum?” diye sordu. Mecliste bulunanlardan birisi de:
– O, Allah’ı ve Resûlü’nü sevmeyen bir münafıktır, dedi. Resûlullah ona:
– Böyle deme, o Allah’ın rızasını arzu ederek lâ ilâhe illâllâh diyor, görmüyor musun, buyurdu. Adam:
– Allah ve Resûlü daha iyi bilir, ama biz yemin ederiz ki, Mâlik münafıkları seviyor ve onlarla konuşuyor; bunu görüyoruz, dedi. Resûlullah:
– Allah’ın rızasını gözeterek lâ ilâhe illâllâh diyen kimseyi Allah, cehenneme haram kılmıştır, buyurdu.
B1186 Buhârî, Teheccüd, 36; M1496 Müslim, Mesâcid, 263
Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. I, s. 400, 420 numaralı hadis.
Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster
Atıf ve kaynak
İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.
APA
Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 418 Nolu Hadis. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/allahtan-yana-umitvar-olmak-reca/418
BibTeX
@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_418_nolu_hadis_2026,
author = {{Hadis Kitapları}},
title = {Riyazus Salihin, 418 Nolu Hadis},
year = {2026},
url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/allahtan-yana-umitvar-olmak-reca/418},
note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}Düz metin
Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 418 Nolu Hadis". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/allahtan-yana-umitvar-olmak-reca/418