İçeriğe geç

Riyazus Salihin, 1808. hadis

Hayır, iddialar doğru değildir. Vallahi bizim yanımızda Kur'ân-ı Kerîm’den ve şu…

Diyanet baskısında 1811. hadis

Arapça metin

­وَعَنْ يزيدَ شريك بن طارقٍ قالَ:رَأَيْتُ عَلِيًّا رضي اللَّه عَنْهُ عَلى المِنْبَرِ يَخْطُبُ،فَسَمِعْتهُ يَقُولُ:لا واللَّهِ مَا عِنْدَنَا مِنْ كتاب نَقْرؤهُ إلاَّ كتاب اللَّه ، وَمَا في هذِهِ الصَّحِيفَةِ، فَنَشَرَهَا فَإذا فِيهَا أسْنَانُ الإبلِ ، وَأَشْيَاءُ مِنَ الجِرَاحاتِ ، وَفيهَا : قَالَ رَسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : المدِينَةُ حَرَمٌ مَا بَيْنَ عَيْرٍ إلى ثَوْرٍ ، فَمَنْ أحْدَثَ فيهَا حَدَثاً ، أوْ آوَى مُحْدِثاً ، فَعَلَيْهِ لَعْنَةُ اللَّهِ والمَلائِكَة وَالنَّاسِ أجْمَعِينَ ، لا يَقْبَلُ اللَّه مِنْهُ يَوْمَ الْقِيَامَة صَرْفاً وَلا عَدْلاً ، ذِمَّةُ المُسْلِمِينَ وَاحِدَةٌ ، يَسْعَى بِهَا أدْنَاهُمْ ، فَمَنْ أخْفَرَ مُسْلِماً ، فَعلَيْهِ لَعْنَةُ اللَّه والمَلائِكَةِ وَالنَّاسِ أجْمَعِينَ، لا يَقْبَلُ اللَّه مِنْهُ يَوْم الْقِيامَةِ صَرفاً ولا عدْلاً . وَمَنِ ادَّعَى إلى غَيْرِ أبيهِ ، أو انتَمَى إلى غَيْرِ مَوَاليهِ ، فَعلَيْهِ لَعْنَةُ اللَّه وَالملائِكَةِ وًَالنَّاسِ أجْمَعِينَ ، لا يقْبَلُ اللَّه مِنْهُ يَوْمَ الْقِيَامةِ صَرْفاً وَلا عَدْلاً » . متفقٌ عليه .

« ذِمَّةُ المُسْلِمِينَ » أيْ : عَهْدٌُهُمْ وأمانتُهُم . « وَأخْفَرَهُ » : نَقَضَ عَهْدَهُ . « والصَّرفُ»: التَّوْبَةُ ، وَقِيلَ : الحِلَةُ . « وَالْعَدْلُ »َ : الفِدَاءُ .

Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. VII, s. 425)

Yezîd İbni Şerîk İbni Târık şöyle dedi:

Ali radıyallahu anh’ı minberde konuşurken gördüm ve şöyle buyurduğunu duydum:

“Hayır, iddialar doğru değildir. Vallahi bizim yanımızda Kur'ân-ı Kerîm’den ve şu sahîfeden başka okuduğumuz bir yazı yoktur.” Böyle dedikten sonra o sahîfeyi açtı. Orada develerin yaşları ve yaralamayla ilgili hükümler vardı. Yine bu sahîfede Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem  şöyle buyuruyordu:

“Ayr (Âir) dağından Sevr dağına kadar olan yerler Medine’nin haremidir. Her kim orada Kitap ve Sünnet’e aykırı bir iş yapar veya bid’at çıkaran birini korursa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun. Allah Teâlâ kıyamet gününde o kimsenin ibadetlerini ve tövbesini kabul etmeyecektir. Müslümanlardan birinin verdiği bir söz ve güvence, yaptığı bir antlaşma hepsini bağlar. Her kim bir müslümanın verdiği söz ve himayeyi dikkate almazsa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun. Allah Teâlâ kıyamet gününde o kimsenin tövbesini ve ibadetlerini kabul etmeyecektir. Her kim kendi babası olmadığını kesinlikle bildiği birinin soyundan geldiğini ileri sürerse veya kendi efendisi olmayan birini efendi olarak kabul etmeye kalkarsa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun. Allah Teâlâ kıyamet gününde o kimsenin tövbesini ve ibadetlerini kabul etmeyecektir.”

Buhârî, Fezâilü’l-Medîne 1, Cizye 10, 17, Ferâiz 21, İ’tisâm 5; Müslim, Hac 467, 468. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Menâsik 95-96  

Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. VII, s. 425, 1808 numaralı hadis (yayınevi)

Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali1811. hadis, c. III, s. 339Göster

Yezîd b. Şerîk b. Târık’tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Hz. Ali’yi (ra) minber üzerinde hitap ederken gördüm ve şöyle buyurduğunu işittim: Hayır, vallahi, bizim yanımızda Allah’ın kitabı ile bu sahifede yazılı olandan başka yoktur, dedi ve sahifeyi açtı. İçinde (zekâta tabi) develerin yaşları, yaralamalar karşısında ödenmesi gereken diyet bedelleri bildirilmekteydi. Yine o sahifede Resûlullah’ın şöyle buyurduğu yazılı idi: “Medine’nin Ayr Dağı ile Sevr Dağı arası haremdir (güvenli bölgedir). Her kim Medine’nin bu bölgesi içinde (Allah’ın emrine ve Peygamber’in sünnetine) aykırı bir şey yapar veya böyle bidatı (dini, hukuki mesnedi olmayan bir şey) ihdas edeni himaye ederse Allah’ın, meleklerin ve bütün halkın lâneti onların üzerine olsun. Kıyamet gününde Allah, o kimsenin tövbe ve fidyesini kabul etmez. Bütün Müslümanlar eşit düzeyde güvence verme hakkına sahiptir. Sıradan bir Müslümanın verdiği güvence dahi muteberdir. Kim bir Müslümanın verdiği güvenceyi çiğnerse, Allah’ın, meleklerin ve bütün halkın lâneti onun üzerine olsun. Allah kıyamet gününde onun tövbe ve fidyesini kabul etmez. Kim de babasından veya efendisinden başkasına mensubiyet iddiasında bulunursa, Allah’ın, meleklerin ve bütün halkın lâneti onun üzerine olsun. Allah Teâlâ kıyamet gününde onun tövbesini de fidyesini de kabul etmez. ”

B3172 Buhârî, Cizye, 10, B7300 Buhârî, İ’tisâm, 5; M3327 Müslim, Hac, 467

Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. III, s. 339, 1811 numaralı hadis.

Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster

Atıf ve kaynak

İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.

APA

Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 1808 Nolu Hadis. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/baskasini-kendi-babasi-kabul-etmemek/1808

BibTeX

@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_1808_nolu_hadis_2026,
  author = {{Hadis Kitapları}},
  title = {Riyazus Salihin, 1808 Nolu Hadis},
  year = {2026},
  url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/baskasini-kendi-babasi-kabul-etmemek/1808},
  note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}

Düz metin

Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 1808 Nolu Hadis". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/baskasini-kendi-babasi-kabul-etmemek/1808