Riyazus Salihin, 66. hadis
İsrâil oğulları arasında biri ala tenli (abraş), biri kel, biri de kör üç kişi vardı.…
İsrailoğullarından 3 adamın Hikayesi. Diyanet baskısında 65. hadis
Arapça metin
Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. I, s. 309)
Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre kendisi, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işitmiştir:
“İsrâil oğulları arasında biri ala tenli (abraş), biri kel, biri de kör üç kişi vardı. Allah Teâlâ onları sınamak istedi ve kendilerine bir melek gönderdi.
Melek ala tenliye geldi:
- En çok istediğin şey nedir? dedi. Ala tenli:
- Güzel (bir) renk, güzel (bir) ten ve insanların iğrendiği şu halin benden giderilmesi, dedi. Melek onu sıvazladı ve ala tenlilik gitti, rengi güzelleşti. Melek bu defa:
- En çok sahip olmak istediğin mal nedir? dedi. Adam:
- Deve (yahut da sığır)dır, dedi. Ona on aylık gebe bir deve verildi. Melek:
- Allah sana bu deveyi bereketli kılsın! diye dua etti.
Sonra kele gelerek:
- En çok istediğin şey nedir? dedi. Kel:
- Güzel (bir) saç ve insanları benden uzaklaştıran şu kelliğin giderilmesi dedi. Melek onu sıvazladı, kelliği kayboldu. Kendisine gür ve güzel (bir) saç verildi. Melek sordu:
- En çok sahip olmak istediğin mal nedir? Adam:
- Sığır… dedi. Ona da gebe bir inek verildi. Melek:
- Allah sana bunu bereketli kılsın! diye dua ettikten sonra körün yanına geldi ve :
- En çok istediğin şey nedir? dedi. Kör:
- Allah’ın gözlerimi iâde etmesini ve insanları görmeyi çok istiyorum, dedi. Melek (onun gözlerini) sıvazladı. Allah onun gözlerini iâde etti. Bu defa Melek:
- En çok sahip olmak istediğin şey nedir? dedi. O da:
- Koyun… dedi. Bunun üzerine ona döl veren bir gebe koyun verildi.
Deve ve sığır yavruladı, koyun kuzuladı. Neticede birinin vâdi dolusu develeri, diğerinin vâdi dolusu sığırı, ötekinin de bir vâdi dolusu koyun sürüsü oldu.
Daha sonra melek ala tenliye, eski kılığında geldi ve:
- Fakirim, yoluma devam edecek imkânım yok. Gitmek istediğim yere önce Allah sonra senin yardımın sâyesinde ulaşabilirim. Rengini ve cildini güzelleştiren Allah aşkına senden yolculuğumu tamamlayabileceğim bir deve istiyorum, dedi.
Adam:
- Mal verilecek yer çoook, dedi. Melek:
- Ben seni tanıyor gibiyim. Sen insanların kendisinden iğrendikleri, fakirken Allah’ın zengin ettiği abraş değil misin? dedi. Adam:
- Bana bu mal atalarımdan miras kaldı, dedi. Melek:
- Eğer yalan söylüyorsan, Allah seni eski haline çevirsin, dedi.
Sonra melek, eski kılığına girip kelin yanına geldi. Ona da abraşa söylediklerini söyledi. Kel de abraş gibi cevap verdi. Melek ona da:
- Yalan söylüyorsan, Allah seni eski haline çevirsin! dedi.
Körün kılığına girip bu defa da onun yanına gitti ve:
- Fakir ve yolcuyum. Yoluma devam edecek imkânım kalmadı. Bugün önce Allah’ın sonra senin sâyende yoluma devam edebileceğim. Sana gözlerini geri veren Allah aşkına senden bir koyun istiyorum ki, onunla yoluma devam edebileyim, dedi. Bunun üzerine (eski) kör:
- Ben gerçekten kördüm. Allah gözlerimi iâde etti. İstediğini al, istediğini bırak. Allah’a yemin ederim ki, bugün alacağın hiçbir şeyde sana zorluk çıkarmayacağım, dedi. Melek:
- Malın senin olsun. Bu sizin için bir imtihandı. Allah senden razı oldu, arkadaşlarına gazap etti, cevabını verdi (ve oradan ayrıldı).
Buhârî, Enbiyâ 51; Müslim, Zühd 10
Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. I, s. 309, 66 numaralı hadis (yayınevi)
Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali65. hadis, c. I, s. 102Göster
Ebû Hüreyre (ra), Peygamber’den şöyle dediğini işittiğini nakletmiştir: İsrailoğullarında biri alacalı, diğeri kel ve öbürü kör olan üç kişi vardır. Allah Teâlâ, bu insanları sınamak ister. Onlara bir melek gönderir. Melek, alacalıya gelir, “En çok ne istersin?” diye sorar. Alacalı “Güzel bir renk ve güzel bir cilt, beni insanlara iğrenç gösteren şeyin giderilmesini isterim. ” der. Melek hemen onu sıvazlar, iğrenç hâl kendisinden gider ve rengi güzelleşir. Melek ona, “En sevdiğin mal nedir?” diye sorar. Alacalı adam, “Deve yahut inek” cevabını verir. (Bunun hangisini söylediği hakkında ravinin şüphesi vardır.) Ona on aylık bir gebe dişi deve verilir ve melek, “Allah, bunları senin için bereketli kılsın. ” der. Sonra kel olan adamın yanına gider ve “En çok ne istersin?” diye sorar. O da “Güzel bir saçım olmasını ve insanları iğrendiren bu hâlin benden giderilmesini isterim” der. Melek hemen onu da sıvazlar, iğrenç görüntü gider ve güzel saçları çıkar. Sonra melek ona, “En sevdiğin mal nedir?” diye sorar. “İnek” der. Ona gebe bir inek verilir. Melek, “Allah, bunu senin için bereketli kılsın. ” der. Sonra kör olan kişinin yanına gelir ve “En çok ne istersin?” diye sorar. Kör, “Cenâb-ı Hakk’ın gözlerimi geri vermesini ve insanları görebilmeyi. ” der. Bunun üzerine melek onun da gözlerini sıvazlar, Allah Teâlâ yeniden görmesini sağlar. Melek, “En sevdiğin mal nedir?” der. (Adam,) “Koyun. ” der. Bunun üzerine kendisine gebe bir koyun verilir. Hayvanlardan deve ile inek yavrular, koyun kuzular. Bu üç kimseden her birinin bir vadiyi dolduracak kadar develeri, inekleri ve koyunları olur. Melek alacalının önceki hâline bürünerek tekrar yanına gelir ve “Fakir bir adamım, yola devam etme imkânım kalmadı, bugün ulaşmak istediğim yere, önce Allah’ın sonra senin yardımın sayesinde varabilirim. Rengini ve cildini güzelleştiren zâtın hakkı için senden bana bir deve vermeni istiyorum; ta ki onunla yolculuğumu tamamlayabileyim. ” der. (Daha önce alaca hastalığına yakalanan) adam, “Verilmesi lazım gelen haklar çoktur!” karşılığını verir. Bunun üzerine melek, “Ben seni tanır gibi oluyorum, sen alacalı biriydin, insanlar senden iğrenirlerdi, fakirdin, Allah sana mal verdi, öyle değil mi?” der. Alacalı adam, “Bu mal bana dededen, babadan miras olarak intikal etti. ” der. Melek, “Eğer yalan söylüyorsan Allah seni önceki hâline döndürsün” der. Melek daha sonra kelin kılığına girerek onun yanına gelir, ona da ötekine söylediği gibi söyler. Adam ala tenli gibi cevap verir. Melek buna da “Eğer yalan söylüyorsan, Allah seni evvelki hâline çevirsin. ” der. Sonra körün kılık ve kıyafetine girerek onun yanına gelir ve “Yolcu ve fakir bir adamım, yola devam etme imkânım kalmadı. Bugün önce Allah’ın, sonra senin yardımın sayesinde gideceğim yere varabileceğim. Sana tekrar görmeyi bahşeden Allah hakkı için senden bir koyun istiyorum; ta ki onunla yolculuğumu devam ettirebileyim. ” der. Bunun üzerine daha evvel kör olan kişi, “Ben kördüm, Allah görmemi sağladı. İstediğini al, istediklerini bırak. Allah’a yemin ederim ki Allah için hiçbir şeyi senden esirgemeyeceğim. ” der. Melek, “Malın senin olsun, bu sizin için bir imtihandı. Allah, senden razı oldu ve arkadaşlarına gazap etti. ” der.
M7431 Müslim, Zühd, 10; B3464 Buhârî, Enbiyâ, 51
Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. I, s. 102, 65 numaralı hadis.
Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster
Atıf ve kaynak
İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.
APA
Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 66 Nolu Hadis: İsrailoğullarından 3 adamın Hikayesi. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/her-an-allah-ile-beraber-olma-bilinci-murakabe/66
BibTeX
@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_66_nolu_hadis_israilogullarindan_3_adamin_hikayesi_2026,
author = {{Hadis Kitapları}},
title = {Riyazus Salihin, 66 Nolu Hadis: İsrailoğullarından 3 adamın Hikayesi},
year = {2026},
url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/her-an-allah-ile-beraber-olma-bilinci-murakabe/66},
note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}Düz metin
Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 66 Nolu Hadis: İsrailoğullarından 3 adamın Hikayesi". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/her-an-allah-ile-beraber-olma-bilinci-murakabe/66