İçeriğe geç

Riyazus Salihin, 115. hadis

Allah’ın yardımı erişip fetih gerçekleşince...

Diyanet baskısında 114. hadis

Arapça metin

الثالث : عن عائشةَ رضي اللَّه عنها قالت : ما صَلَّى رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم صلاةً بعْد أَنْ نزَلَتْ علَيْهِ { إذَا جَاءَ نصْرُ اللِّهِ والْفَتْحُ } إلاَّ يقول فيها : « سُبْحانك ربَّنَا وبِحمْدِكَ ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لى » متفقٌ عليه . وفي رواية الصحيحين عنها : كان رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يُكْثِر أنْ يَقُول فِي ركُوعِه وسُجُودِهِ : « سُبْحانَكَ اللَّهُمَّ ربَّنَا وَبحمْدِكَ ، اللَّهمَّ اغْفِرْ لي » يتأوَّل الْقُرْآن . معنى : « يتأوَّل الْقُرُآنَ » أيْ : يعْمل مَا أُمِرَ بِهِ في الْقُــرآنِ في قولِهِ تعالى : {فَسبِّحْ بِحمْدِ ربِّكَ واستَغْفِرْهُ } . وفي رواية لمسلم : كان رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يُكْثِرُ أنْ يَقولَ قبْلَ أَنْ يَمُوتَ : «سُبْحانَكَ اللَّهُمَّ وبِحْمدِكَ ، أسْتَغْفِركَ وأتُوبُ إلَيْكَ » . قالت عائشةُ : قلت : يا رسولَ اللَّه ما هذِهِ الكلِمَاتُ الَّتي أرَاكَ أحْدثْتَها تَقولها ؟ قــال : « جُعِلَتْ لِي علامةٌ في أمَّتي إذا رَأيتُها قُلتُها {إذَا جَاءَ نَصْرُ اللِّهِ والْفَتْحُ } إلى آخر السورة». وفي رواية له : كان رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يُكْثِرُ مِنْ قَوْلِ : « سُبْحانَ اللَّهِ وبحَمْدِهِ . أسْتَغْفِرُ اللَّه وَأَتُوبُ إلَيْه » . قالت : قلت : يا رسولَ اللَّه ، أَرَاكَ تُكْثِرُ مِنْ قَوْل : سُبْحَانَ اللَّهِ وبحمْدِهِ ، أسْتغْفِر اللَّه وأتُوبُ إليْهِ ؟ فقال : « أخْبرني ربِّي أنِّي سَأرَى علاَمَةً فِي أُمَّتي فَإِذَا رأيْتُها أكْثَرْتُ مِن قَوْلِ : سُبْحانَ اللَّهِ وبحَمْدِهِ ، أسْتَغْفِرُ اللَّه وَأتُوبُ إلَيْهِ : فَقَدْ رَأَيْتُها: {إذَا جَاءَ نَصْرُ اللِّهِ والْفَتْحُ } فَتْحُ مَكَّةَ ، { ورأيْتَ النَّاس يدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أفْوَاجًا ، فَسبحْ بحمْدِ ربِّكَ واسْتَغفِرْهُ إنَّهُ كانَ توَّاباً } .

Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. I, s. 437)

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:

“Allah’ın yardımı erişip fetih gerçekleşince...” âyeti indikten sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kıldığı her namazda mutlaka “Rabbimiz, seni tenzih ederim, seni hamd ile  anarım. Allahım! Beni bağışla ...” derdi.  Buhârî, Ezân 123, 139; Megâzî 5, Tefsîru sûre (110), 1; Müslim, Salât 219, 220

Buhârî’nin Sahîh’i (Ezân 139, Tefsîru sûre (110), 2) ile Müslim’in Sahîh’inde (Salât 217) Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edilen bir başka hadis de şöyledir:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem rükû ve secdelerinde:

“Allahım! Seni tenzîh ederim. Rabbimiz! Sana hamdederim. Allahım! Beni bağışla!” duasını pek sık tekrarlardı. Bu sözüyle o, Kur’an’a imtisal (ve âyeti fiilen tefsir) ederdi.

Müslim’in rivayetinde de (Salât 218) şöyle denilmektedir:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vefatından önce, “Seni hamdinle tesbih ve tenzih eder, bağışını diler, tövbe ederim” duasını sık sık tekrar ederdi.

Hz. Âişe diyor ki:

- Ey Allah’ın Resûlü! Yeni yeni söylediğinizi duyduğum bu cümleler nedir? diye sordum. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:

- “Ümmetimle ilgili olarak benim için bir işaret tayin edilmiştir. Onu gördüğüm zaman bu kelimeleri söylerim. Bu işaret, Nasr sûresi’dir” buyurdu.

Yine Müslim’in bir başka rivayetinde (Salât 220), bu husus şöyle yer almaktadır:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Ben Allah’ı ulûhiyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve O’na hamdederim” sözlerini sık sık söyler olmuştu.” Hz. Âişe diyor ki:

- “Sübhânallah ve bi hamdihî, estağfirullah ve etûbü ileyh” sözlerini görüyorum ki, pek sık söylüyorsun?” dedim.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:

- “Rabbim bana ümmetim içinde bir alâmet göreceğimi bildirdi. Onu gördüğümden bu yana “sübhânellah ve bi hamdihî estağfirullah ve etûbu ileyh” sözünü çok söylerim. Ben o alâmeti, Mekke’nin fethine işaret eden “Allah’ın yardımı ulaşıp Fetih gerçekleşince ve insanların grup grup Allah’ın dinine girdiklerini gördüğünde Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü Allah tövbeleri çok çok kabul edendir” (meâlindeki Nasr) sûresi’nde gördüm,” buyurdu.

Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. I, s. 437, 115 numaralı hadis (yayınevi)

Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali114. hadis, c. I, s. 147Göster

Hz. Âişe (ra) anlatıyor: Resûlullah “Allah’ın yardımı ve fetih gelince… ” meâlindeki Nasr sûresi nâzil olduktan sonra her namazında, (rükû ve secdelerinde): Ey Rabbimiz, seni tenzih eder ve sana hamd ederim. Allah’ım, beni bağışla, derdi. (B4967 Buhârî, Tefsîr, (Nasr) 1; M1087 Müslim, Salât, 219) Sahîh-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim’de Hz. Âişe’den gelen diğer bir rivayet şöyledir: Resûlullah, ilgili Kur’an âyetine dayanarak rükû ve secdelerinde, “Allah’ım, seni tenzih eder ve sana hamdederim. Allah’ım, beni bağışla!” sözünü çok tekrarlamaya başladı. (B817 Buhârî, Ezân, 139; M1085 Müslim, Salât, 217) Müslim’in bir rivayetinde de şöyledir: Resûlullah vefatından önce, “Allah’ım, seni tenzih eder, sana hamdederim. Senden bağışlanma dilerim. Sana tövbe ederim. ” sözünü tekrarlamayı âdet edindi. Hz. Âişe, Peygamber’e:

– Yâ Resûlallah, görüyorum ki birtakım yeni sözler söylüyorsun, bunlar nedir, diye sordum. Peygamber de:

– Allah Teâlâ, “Allah’ın yardımı ve fethi geldiğinde… ” meâlindeki sûresiyle benim için ümmetimin (halini bana gösteren) bazı işaretler koymuştur. Onları gördüğüm zaman bu sözleri tekrarlıyorum, dedi. (M1086 Müslim, Salât, 218) Müslim’in diğer bir rivayetine göre, Resûlullah, “Allah’ı tenzih eder ve O’na hamdederim; O’ndan mağfiret diler ve O’na tövbe ederim. ” sözünü çok söylemeye başladı. Hz. Âişe şöyle diyor:

Yâ Resûlallah, senin “Allah’ı tesbih eder, O’na hamdederim; O’ndan mağfiret diler ve O’na tövbe ederim. ” sözünü tekrar ettiğini görüyorum, dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu :

– Ümmetimde bir alâmet göreceğimi Rabbim bana haber verdi. O alâmeti gördüğümde, “Allah’ı tesbih eder, O’na hamdederim, O’ndan mağfiret dilerim ve O’na tövbe ederim. ” sözünü çok söylerim. Ben o alâmeti “Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke Fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamdederek tesbihte bulun (onu yücelt) ve ondan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. ” meâlindeki sûrede gördüm.

M1088 Müslim, Salât, 220

Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. I, s. 147, 114 numaralı hadis.

Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster

Atıf ve kaynak

İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.

APA

Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 115 Nolu Hadis. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/omrun-sonlarina-dogru-hayir-hasenati-artirmak/115

BibTeX

@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_115_nolu_hadis_2026,
  author = {{Hadis Kitapları}},
  title = {Riyazus Salihin, 115 Nolu Hadis},
  year = {2026},
  url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/omrun-sonlarina-dogru-hayir-hasenati-artirmak/115},
  note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}

Düz metin

Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 115 Nolu Hadis". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/omrun-sonlarina-dogru-hayir-hasenati-artirmak/115
Allah’ın yardımı erişip fetih gerçekleşince... | Riyazus Salihin, 115 Nolu Hadis