Bölümler (368)
Müslümanın Hayat ÖlçüleriHadisler: 1-687
- 2İhlâs ve İyi NiyetHadisler: 1-13
- 3TövbeHadisler: 14-25
- 4SabırHadisler: 26-54
- 5Doğru Söylemek (Sıdk)Hadisler: 55-60
- 6Her An Allah ile Beraber Olma Bilinci (Murâkabe)Hadisler: 61-69
- 7Sorumluluk Bilinci (Takva)Hadisler: 70-74
- 8Allah’a Kesin İman (Yakîn) ve O’na Dayanmak (Tevekkül)Hadisler: 75-85
- 9Dürüst Olmak (İstikâmet)Hadisler: 86-87
- 10Yaratılıştaki İhtişamı Düşünmek
- 11Hayırlı İşlere KoşmakHadisler: 88-95
- 12Allah İçin ÇalışmakHadisler: 96-112
- 13Ömrün Sonlarına Doğru Hayır Hasenâtı ArtırmakHadisler: 113-117
- 14Hayır Yollarının ÇokluğuHadisler: 118-143
- 15İbadette Ölçülü DavranmakHadisler: 144-154
- 16Amellerde DevamlılıkHadisler: 155-157
- 17Sünnete ve Âdâba UymakHadisler: 158-169
- 18Allah’ın Hükmüne Boyun EğmekHadisler: 170
- 19Dinde Yenilik (Bid’at)Hadisler: 171-172
- 20İyi veya Kötü Çığır AçmakHadisler: 173-174
- 21Hayra Aracılık, Hidayete ÇağrıHadisler: 175-178
- 22İyilikte ve Takvada YardımlaşmakHadisler: 179-182
- 23Samimiyet (Nasîhat)Hadisler: 183-185
- 24İyiliği Teşvik, Kötülükle Mücadele Etmek (Emr-i Bi’l-Ma’rûf Nehy-i Ani’l-Münker)Hadisler: 186-199
- 25İyiliği Emredip Kötülükten Nehyettiği Hâlde Aksini YapmakHadisler: 200
- 26Emanete Riayet EtmekHadisler: 201-204
- 27Haksızlık (Zulüm)Hadisler: 205-223
- 28Müslümanlar Arası HukukHadisler: 224-241
- 29Kusurların ÖrtülmesiHadisler: 242-245
- 30İhtiyaçların GiderilmesiHadisler: 246
- 31Aracılık EtmekHadisler: 247-249
- 32İnsanların Arasını DüzeltmekHadisler: 250-253
- 33YoksullarHadisler: 254-261
- 34Muhtaçları Himaye EtmekHadisler: 262-274
- 35Hanımlara İyi DavranmakHadisler: 275-282
- 36Kocanın, Eşi Üzerindeki HaklarıHadisler: 283-290
- 37Ailenin Geçimini SağlamakHadisler: 291-298
- 38Malın En İyisinden İnfak EtmekHadisler: 299
- 39Aile Fertlerine Allah’a İtaat Şuuru VermekHadisler: 300-304
- 40Komşu HakkıHadisler: 305-313
- 41Anne Babaya İyilik Etmek, Akrabayı GözetmekHadisler: 314-337
- 42Anne Babaya İsyan Etmek ve Akraba ile İlişkiyi KesmekHadisler: 338-342
- 43Anne Babanın Dostlarına, Yakınlara ve Eşe İyilik EtmekHadisler: 343-346
- 44Ehl-İ Beyt’e Saygı GöstermekHadisler: 347-348
- 45Âlimlere, Büyüklere ve Fazilet Ehline Saygı GöstermekHadisler: 349-360
- 46Hayırlı İnsanları Ziyaret EtmekHadisler: 361-375
- 47Allah İçin SevmekHadisler: 376-386
- 48Allah’ın Kulunu SevmesiHadisler: 387-389
- 49Başkalarına Eziyet VermemekHadisler: 390
- 50İnsanları Yaptıklarına Göre Değerlendirmek, İç Hâllerini Allah’a BırakmakHadisler: 391-396
- 51Allah’tan Korkmak (Havf)Hadisler: 397-412
- 52Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)Hadisler: 413-440
- 53Ümitvar Olmanın SevabıHadisler: 441-443
- 54Korku ile Ümit Arasında YaşamakHadisler: 444-446
- 55Allah Korkusuyla AğlamakHadisler: 447-457
- 56Dünyaya Meyletmemek (Zühd)Hadisler: 458-491
- 57Sade YaşamakHadisler: 492-522
- 58Kanaat ve TokgözlülükHadisler: 523-538
- 59İstenmeden Verilen Sadakanın AlınmasıHadisler: 539
- 60El Emeğiyle GeçinmekHadisler: 540-544
- 61CömertlikHadisler: 545-563
- 62CimrilikHadisler: 564
- 63Başkasını Kendine Tercih Etmek (Îsâr)Hadisler: 565-569
- 64İyilikte YarışmakHadisler: 570-571
- 65Helâl Kazanıp Helâl Yolda HarcamakHadisler: 572-574
- 66Ölümü HatırlamakHadisler: 575-581
- 67Kabir ZiyaretiHadisler: 582-585
- 68Ölümü Temenni EtmemekHadisler: 586-588
- 69Günahlardan Korunmak ve Şüpheli Şeylerden Sakınmak (Vera’)Hadisler: 589-597
- 70İnsanlardan Uzaklaşarak Tek Başına Yaşamak (Uzlet)Hadisler: 598-602
- 71İyiliklerden Yana Olmak ve Fenalıklardan Kaçınmak
- 72Tevazu ve ŞefkatHadisler: 603-612
- 73Kibir ve GururHadisler: 613-621
- 74Güzel AhlâkHadisler: 622-632
- 75Yumuşak Huylu Olmak (Hilm) ve Ölçülü Hareket Etmek (Teennî)Hadisler: 633-643
- 76Affedici OlmakHadisler: 644-648
- 77Eziyetlere KatlanmakHadisler: 649
- 78Dinî Konular da Hassas OlmakHadisler: 650-653
- 79Yöneten Yönetilen İlişkilerinde ÖlçüHadisler: 654-659
- 80Adaletli YöneticiHadisler: 660-663
- 81Yöneticilere İtaatte ÖlçüHadisler: 664-674
- 82İdareciliğin İstenmemesiHadisler: 675-678
- 83Yönetimde İstişare ve İşbirliğiHadisler: 679-680
- 84İdareciliğin Hırslılara VerilmemesiHadisler: 681
- 85HayâHadisler: 682-685
- 86Sır SaklamakHadisler: 686-689
EdepHadisler: 688-728
- 88Ahde Vefa ve Sözünde DurmakHadisler: 690-692
- 89Hayırlı İşleri SürdürmekHadisler: 693
- 90Güler Yüzlü ve Tatlı Sözlü OlmakHadisler: 694-696
- 91Anlaşılır Şekilde KonuşmakHadisler: 697-698
- 92Dinleme ÂdâbıHadisler: 699
- 93Öğüt Vermede ÖlçüHadisler: 700-703
- 94Ağırbaşlılık (Vakar)Hadisler: 704
- 95İbadet Yerlerinde Saygılı DavranmakHadisler: 705-706
- 96Misafir AğırlamakHadisler: 707-708
- 97İyi İşleri MüjdelemekHadisler: 709-712
- 98Yolcunun VedalaşmasıHadisler: 713-718
- 99İstihar e ve İstişareHadisler: 719
- 100İbadet Yerlerine Gidiş Geliş ÂdâbıHadisler: 720-721
- 101İyi İşlere Sağdan BaşlamakHadisler: 722-728
Yemek Yeme ÂdâbıHadisler: 729-779
- 103Yemeğe Besmele ile Başlamak, Hamd Ederek BitirmekHadisler: 729-736
- 104Yemeğe Kusur BulmamakHadisler: 737-738
- 105Nafile Oruç Tutan Kimsenin Yemek Davetine KatılmasıHadisler: 739
- 106Yemeğe Davet Edilen Kimsenin Yanında Başkalarını da GötürmesiHadisler: 740
- 107Sofra ÂdâbıHadisler: 741-742
- 108Birlikte Meyve Yerken Ölçülü DavranmakHadisler: 743-744
- 109Yemeği Yemek Kabının Kenarından YemekHadisler: 745-746
- 110Yaslanarak YememekHadisler: 747-748
- 111Sofra Âdâbı (Devamı)Hadisler: 749-755
- 112Yemek YemeHadisler: 756-757
- 113İçeceklerle İlgili ÂdâbHadisler: 758-762
- 114Büyük Su Kabının Ağzından Su İçmemekHadisler: 763-765
- 115Su Kabına ÜflememekHadisler: 766-767
- 116Su İçme ÂdâbıHadisler: 768-774
- 117Su İçilecek KaplarHadisler: 775-779
Giyim KuşamHadisler: 780-814
- 119Giyim TarzıHadisler: 780-789
- 120Gömlek GiymekHadisler: 790
- 121Giyeceklerin Uzunluğu ve KısalığıHadisler: 791-802
- 122Giyimde Abartıya KaçmamakHadisler: 803
- 123Kişinin Durumuna Uygun GiyinmesiHadisler: 804
- 124İpekli GiyinmekHadisler: 805-811
- 125Yırtıcı Hayvanların Derisini KullanmamakHadisler: 812-813
- 126Yeni Elbise ve Ayakkabı Giyildiğinde Dua EtmekHadisler: 814
SelâmHadisler: 846-895
- 133Selâmlaşmak ve Selâmı YaymakHadisler: 846-851
- 134Selâm Verme UsûlüHadisler: 852-862
- 135Evine Giren Kimsenin Selâm VermesiHadisler: 863
- 136Çocuklara Selâm VermekHadisler: 864
- 137Hanımlarla SelâmlaşmakHadisler: 865-867
- 138Farklı İnanç Kesimleriyle SelâmlaşmaHadisler: 868-870
- 139Topluluktan Ayrılan Kimsenin Selâm VermesiHadisler: 871
- 140İzin İsteme ÂdâbıHadisler: 872-879
- 141Aksırma ve Esneme ÂdâbıHadisler: 880-886
- 142Tokalaşma ve Kucaklaşma ÂdâbıHadisler: 887-895
Hasta ZiyaretiHadisler: 896-957
- 144Hasta Ziyareti ve Cenazeyi KaldırmaHadisler: 896-902
- 145Hastalara Dua EtmekHadisler: 903-911
- 146Hasta Yakınlarına Hastanın Durumunu SormakHadisler: 912
- 147Hayatından Ümidini Kesen Kimsenin DuasıHadisler: 913-915
- 148Hastanın Hâlinden Şikâyet EtmesiHadisler: 916-918
- 149Ölmek Üzere Olan Kimseye Kelime-i Tevhidi Hatırlatmak (Telkîn)Hadisler: 919-920
- 150Ölünün Gözünü Kapadıktan Sonra Söylenecek SözHadisler: 921
- 151Ölmek Üzere Olan Hastanın Yanında Söylenebilecek SözlerHadisler: 922-926
- 152Ölen Kimse İçin AğlamakHadisler: 927-929
- 153Cenazenin Olumsuz Yönlerini AnlatmamakHadisler: 930
- 154Cenaze Namazına KatılmakHadisler: 931-933
- 155Cenaze Namazına Katılanların Çok OlmasıHadisler: 934-936
- 156Cenaze Namazında Okunacak DualarHadisler: 937-942
- 157Cenazeyi Bir An Evvel KaldırmakHadisler: 943-944
- 158Ölenin Borcunu Geciktirmeden ÖdemekHadisler: 945-946
- 159Kabir Başında Öğüt VermekHadisler: 947
- 160Kabir Başında Dua Edip Kur’an OkumakHadisler: 948-949
- 161Ölen İçin Sadaka Vermek ve Dua EtmekHadisler: 950-951
- 162Ölmüş Kimseleri Hayırla AnmakHadisler: 952-953
- 163Küçük Çocuğu Ölenlere Verilecek SevapHadisler: 954-956
- 164Helâk Edilen Kavimlerin Kalıntılarından İbret AlmakHadisler: 957
Yolculuk EdepleriHadisler: 958-992
- 166Yolculuk ÂdâbıHadisler: 958-970
- 167Yolculukta YardımlaşmakHadisler: 971-973
- 168Yolculukta Okunacak DualarHadisler: 974-981
- 169Yolcunun DuasıHadisler: 982
- 170Korku Hâlinde Okunacak DuaHadisler: 983
- 171Konaklama Esnasında Okunacak DuaHadisler: 984-985
- 172Yolculuktan Dönüş ÂdâbıHadisler: 986-990
- 173Hanımların Yalnız Başına YolculuğuHadisler: 991-992
FaziletlerHadisler: 993-1270
- 175Kur’an-ı Kerim Okumanın FaziletiHadisler: 993-1003
- 176Kur’an-ı Kerim’i Sık Okumak ve UnutmamakHadisler: 1004-1005
- 177Kur’an-ı Kerim’i Güzel Sesle OkumakHadisler: 1006-1010
- 178Belirli Sûre ve Âyetleri OkumakHadisler: 1011-1024
- 179Birlikte Kur’an OkumakHadisler: 1025
- 180Abdestin FaziletiHadisler: 1026-1034
- 181Ezanın FaziletiHadisler: 1035-1043
- 182Namazların FaziletleriHadisler: 1044-1048
- 183Sabah ve İkindi Namazlarının FaziletiHadisler: 1049-1054
- 184Cemaatle Namaz İçin Camilere Gitmenin FaziletiHadisler: 1055-1062
- 185Camide Namazı Beklemenin FaziletiHadisler: 1063-1065
- 186Cemaatle Namaz Kılmanın FaziletiHadisler: 1066-1072
- 187Sabah ve Yatsı Namazlarında Camiye GitmekHadisler: 1073-1075
- 188Farz Namazlara Devam EtmekHadisler: 1076-1083
- 189Namazı İlk Safta Kılmanın Fazileti, Safları Tamamlayıp Düzgün TutmakHadisler: 1084-1098
- 190Sünnet Namazların FaziletiHadisler: 1099-1101
- 191Sabah Namazının SünnetiHadisler: 1102-1114
- 192Öğle Namazının SünnetiHadisler: 1115-1120
- 193İkindi Namazının SünnetiHadisler: 1121-1123
- 194Akşam Namazının SünnetiHadisler: 1124-1127
- 195Yatsı Namazının Sünnetleri
- 196Cuma Namazının SünnetiHadisler: 1128-1129
- 197Sünnet Namazları Evde KılmakHadisler: 1130-1133
- 198Vitir NamazıHadisler: 1134-1140
- 199Kuşluk NamazıHadisler: 1141-1145
- 200Tahiyyetü’l-Mescid NamazıHadisler: 1146-1147
- 201Abdest Aldıktan Sonra İki Rekât Namaz KılmakHadisler: 1148
- 202Cuma Gününün Fazileti ve Cumaya HazırlıkHadisler: 1149-1160
- 203Şükür SecdesiHadisler: 1161
- 204Gece İbadet Etmenin FaziletiHadisler: 1162-1189
- 205Teravih NamazıHadisler: 1190-1191
- 206Kadir Gecesini İhya Etmenin FaziletiHadisler: 1192-1198
- 207Ağız ve Diş TemizliğiHadisler: 1199-1208
- 208Zekâtın Farziyeti ve FaziletiHadisler: 1209-1217
- 209Ramazan Orucunun Farziyeti ve FaziletiHadisler: 1218-1224
- 210Ramazan Ayında İyilik EtmekHadisler: 1225-1226
- 211Şa’ban Ayında Tutulan OruçHadisler: 1227-1230
- 212Yeni Ay Görüldüğünde Yapılacak DuaHadisler: 1231
- 213Sahurun FaziletiHadisler: 1232-1235
- 214İftarı Geciktirmemek ve İftardan Sonra Yapılacak DuaHadisler: 1236-1242
- 215Oruçlunun Dikkat Etmesi Gereken HususlarHadisler: 1243-1244
- 216OruçHadisler: 1245-1248
- 217Bazı Mübarek Aylarda Tutulacak Orucun FaziletiHadisler: 1249-1251
- 218Zilhiccenin İlk Onunda Tutulan Orucun ve Diğer İyiliklerin FaziletiHadisler: 1252-1253
- 219Arefe Gününde ve Muharrem’in 9 ve 10. Günlerinde Tutulan Orucun FaziletiHadisler: 1254-1256
- 220Şevval Ayında Altı Gün Oruç Tutmanın FaziletiHadisler: 1257
- 221Pazartesi ve Perşembe Günlerinde Oruç Tutmanın FaziletiHadisler: 1258-1260
- 222Her Aydan Üç Gün Oruç Tutmanın FaziletiHadisler: 1261-1267
- 223İftar Vermenin FaziletiHadisler: 1268-1270
CihadHadisler: 1288-1378
- 227Cihadın FaziletiHadisler: 1288-1355
- 228Şehitliğin FaziletiHadisler: 1356-1360
- 229Köle Azat Etmenin FaziletiHadisler: 1361-1362
- 230Kölelere İyi Davranmanın FaziletiHadisler: 1363-1364
- 231Kölelerin Sorumluluklarını Yerine GetirmesiHadisler: 1365-1368
- 232Fitne ve Karışıklık Zamanlarında İbadet Etmenin FaziletiHadisler: 1369
- 233Alışverişte ve Ödemelerde Kolaylık Göstermenin FaziletiHadisler: 1370-1378
YasaklarHadisler: 1514-1811
- 250GıybetHadisler: 1514-1530
- 251Gıybet Edenleri DinlememekHadisler: 1531-1533
- 252Sakıncası Olmayan GıybetHadisler: 1534-1538
- 253Laf Taşımamak (Nemîme)Hadisler: 1539-1541
- 254İnsanları GammazlamamakHadisler: 1542
- 255İkiyüzlülükHadisler: 1543-1544
- 256YalanHadisler: 1545-1549
- 257Yalan Söylenebilecek YerlerHadisler: 1550
- 258Bilinçli ve Doğru KonuşmaHadisler: 1551-1553
- 259Yalancı ŞahitlikHadisler: 1554
- 260İnsanlara ve Hayvanlara Lanet EtmemekHadisler: 1555-1562
- 261Günahkârlığı Telin Etmek
- 262Müslümana Hakaret Etmenin GünahıHadisler: 1563-1567
- 263Ölülere SövmemekHadisler: 1568
- 264İnsanlara Eziyet EtmemekHadisler: 1569-1570
- 265Kin Gütmemek, İlişkiyi Kesmemek ve İnsanlara Sırt ÇevirmemekHadisler: 1571-1572
- 266KıskançlıkHadisler: 1573
- 267Başkalarının Ayıplarını AraştırmamakHadisler: 1574-1576
- 268Sû-i Zanda BulunmamakHadisler: 1577
- 269Müslümanı KüçümsememekHadisler: 1578-1580
- 270Müslümanın Başına Gelen Felakete SevinmemekHadisler: 1581
- 271İnsanların Soylarına Dil UzatmamakHadisler: 1582
- 272Hile ve AldatmaHadisler: 1583-1587
- 273Ahde VefasızlıkHadisler: 1588-1591
- 274İyilikleri Başa KakmamakHadisler: 1592
- 275Böbürlenmemek ve Haddini AşmamakHadisler: 1593-1594
- 276Üç Günden Fazla Küs DurmamakHadisler: 1595-1601
- 277Başkalarının Yanında Birisiyle Gizli KonuşmamakHadisler: 1602-1603
- 278İşkence EtmemekHadisler: 1604-1612
- 279Canlıları YakmamakHadisler: 1613-1614
- 280Borcunu Ödemeyi GeciktirmemekHadisler: 1615
- 281Hibeden VazgeçmekHadisler: 1616-1617
- 282Yetim Malı YememekHadisler: 1618
- 283Faiz (Riba) YememekHadisler: 1619
- 284Gösteriş (Riya) YapmamakHadisler: 1620-1624
- 285Riyayı Andıran ŞeylerHadisler: 1625
- 286Harama BakmamakHadisler: 1626-1631
- 287Nâmahrem Bir Kadınla Başbaşa KalmamakHadisler: 1632-1634
- 288Karşı Cinse Benzemeye ÇalışmamakHadisler: 1635-1637
- 289Başka Milletlere ÖzenmemekHadisler: 1638-1640
- 290Saçları Siyaha BoyamamakHadisler: 1641
- 291Saç Kestirme ÂdâbıHadisler: 1642-1645
- 292Peruk Takmamak, Dövme Yaptırmamak ve Estetik Amaçla Dişleri SeyrekleştirmemekHadisler: 1646-1649
- 293Saç ve Sakaldaki Beyaz Kılları KoparmamakHadisler: 1650-1651
- 294Sağ Elle TaharetlenmemekHadisler: 1652
- 295Ayakkabı Giyme ÂdâbıHadisler: 1653-1655
- 296Yangına Karşı Tedbir AlmakHadisler: 1656-1658
- 297İşleri Zora KoşmamakHadisler: 1659-1660
- 298Cenazenin Ardından Yas TutmakHadisler: 1661-1671
- 299Kâhin, Falcı, Medyum ve Benzerlerine İnanmamakHadisler: 1672-1677
- 300UğursuzlukHadisler: 1678-1681
- 301Canlı Resmi YapmamakHadisler: 1682-1691
- 302Köpek EdinmemekHadisler: 1692-1693
- 303Hayvanlara Çan TakmamakHadisler: 1694-1695
- 304Pislik Yemeye Alışmış Hayvana BinmemekHadisler: 1696
- 305Mescitleri KirletmemekHadisler: 1697-1699
- 306Mescit ÂdâbıHadisler: 1700-1704
- 307Kötü Kokularla Camiye GitmemekHadisler: 1705-1708
- 308Hutbe Dinlerken Oturma ÂdâbıHadisler: 1709
- 309Hacılara Benzemek İçin Zilhiccenin Başından İtibaren Kurban Kesinceye Kadar Saçın ve Tırnakların KesilmemesiHadisler: 1710
- 310Yasaklanan YeminlerHadisler: 1711-1715
- 311Biler ek Yalan Yere Yemin EtmemekHadisler: 1716-1718
- 312Yemin KefaretiHadisler: 1719-1722
- 313Boş Yere Yapılan Yeminler İçin Kefaretin OlmamasıHadisler: 1723
- 314Alışverişte Yemin EtmemekHadisler: 1724-1725
- 315Allah İçin İstemekHadisler: 1726-1727
- 316Yöneticilere Hitap TarzıHadisler: 1728
- 317Fasık ve Zalimlere Hitap TarzıHadisler: 1729
- 318Hastalıklara SövmemekHadisler: 1730
- 319Rüzgâra SövmemekHadisler: 1731-1733
- 320Horoza SövmemekHadisler: 1734
- 321Yağmurun Yağmasını Başka Sebeplere BağlamamakHadisler: 1735
- 322Müslümana Kâfir DememekHadisler: 1736-1737
- 323Kötü ve Çirkin Söz SöylememekHadisler: 1738-1739
- 324Konuşma ÂdâbıHadisler: 1740-1742
- 325Kendi Nefsini AşağılamamakHadisler: 1743
- 326Kötü Şeylere İyi İsimler VermemekHadisler: 1744-1745
- 327Kadınların Güzelliklerini Başkalarına AnlatmamakHadisler: 1746-1748
- 328“Allah ve Falan Kimse Dilerse” DememekHadisler: 1749
- 329Yatsıdan Sonra Sohbet EtmemekHadisler: 1750-1752
- 330Kadının Kocasına Karşı YükümlülükleriHadisler: 1753
- 331Hanımın, Kocasından İzinsiz Nafile Oruç TutmamasıHadisler: 1754
- 332İmamdan Evvel Rükû veya Secdeye GitmemekHadisler: 1755
- 333Namazda Eli Böğre KoymamakHadisler: 1756
- 334Yemek Hazırken veya Tuvalet İhtiyacı Varken Namaza DurmamakHadisler: 1757
- 335Namazda Göğe BakmamakHadisler: 1758
- 336Namazda Sağa Sola BakınmamakHadisler: 1759-1760
- 337Kabre Doğru Namaz KılmamakHadisler: 1761
- 338Namaz Kılan Kimsenin Önünden GeçmemekHadisler: 1762
- 339Namaz İçin Kâmet Getirildikten Sonra Nafile Namaza BaşlamamakHadisler: 1763
- 340Sadece Cuma Gününü Oruçla ve Gecesini İbadetle GeçirmemekHadisler: 1764-1767
- 341Visâl Orucu TutmamakHadisler: 1768-1769
- 342Kabir Üstüne OturmamakHadisler: 1770
- 343Kabirler Üzerine Yapı YapmamakHadisler: 1771
- 344Efendisinden Kaçan Kölenin DurumuHadisler: 1772-1773
- 345Cezalarda Ayrımcılık YapmamakHadisler: 1774
- 346Topluma Rahatsızlık Veren Şeylerden SakınmakHadisler: 1775-1776
- 347Çocuklara Bağış Yaparken Eşit DavranmakHadisler: 1777
- 348Kadının Yas TutmasıHadisler: 1778
- 349Alışverişle İlgili Bazı YasaklarHadisler: 1779-1784
- 350Meşru Olmayan Yerlere Harcama YapmamakHadisler: 1785-1786
- 351Müslümana Silah ÇekmemekHadisler: 1787-1788
- 352Ezan Okunduktan Sonra Camiden ÇıkmamakHadisler: 1789
- 353İkram Edilen Güzel Kokuyu Geri ÇevirmemekHadisler: 1790-1791
- 354İnsanları Yüzlerine Karşı ÖvmemekHadisler: 1792-1794
- 355KarantinaHadisler: 1795-1796
- 356BüyüHadisler: 1797
- 357Zarar Görebileceği Yerlere Kur’an’ı GötürmemekHadisler: 1798
- 358Altın ve Gümüş Kapları KullanmamakHadisler: 1799-1801
- 359Erkeklerin GiyimiHadisler: 1802-1803
- 360Gün Boyunca SusmamakHadisler: 1804-1805
- 361Başkasını Kendi Babası Kabul EtmemekHadisler: 1806-1809
- 362Allah ve Peygamber’in Yasaklarını İşlememekHadisler: 1810
- 363Yasakları Çiğneyenin TövbesiHadisler: 1811
Hadisler
- 1501. hadisKulun Rabbine en yakın olduğu hal secde halidir. İşte bu sebeple secdede çok dua etmeye bakın!Ebû Hureyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kulun Rabbine en yakın olduğu hal secde halidir. İşte bu sebeple secdede çok dua etmeye bakın!” Müslim, Salât 215.
- 1502. hadisHerhangi biriniz acele etmedikçe duası kabul edilir. (Kul acele ederek) Rabbime kaç defa dua ettim de duamı…Ebû Hureyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Herhangi biriniz acele etmedikçe duası kabul edilir. (Kul acele ederek) Rabbime kaç defa dua ettim de duamı kabul etmedi, der.” Buhârî, Daavât 22; Müslim, Zikir 90, 91. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitir 23; Tirmizî, Daavât 12; İbni Mâce, Dua 7
- 1503. hadisGecenin son saatlerinde ve farz namazlardan sonra yapılan duaEbû Ümâme radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’e: - Hangi dua daha çok kabul edilir? diye sordular. - “Gecenin son saatlerinde ve farz namazlardan sonra yapılan dua” buyurdu. Tirmizî, Daavât 79. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvû‘ 10; Nesâî, Mevâkît 35, 40
- 1504. hadisYeryüzünde bir müslüman Allah’tan bir şey dilerse, günah bir şeyi istemediği veya akrabası ile ilgisini…Ubâde İbni’s-Sâmit radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Yeryüzünde bir müslüman Allah’tan bir şey dilerse, günah bir şeyi istemediği veya akrabası ile ilgisini kesmeyi arzu etmediği sürece Allah onun dileğini mutlaka yerine getirir veya ona vereceği şey kadar bir kötülüğü kendisinden giderir.” Orada bulunanlardan biri: - O takdirde biz Allah’tan çok şey isteriz, deyince, Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem : - “Allah’ın lutfu dilediğiniz şeylerden daha çoktur” buyurdu. Tirmizî, Daavât 115. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned , III, 18
- 1505. hadisLâ ilâhe illallâhü’l-azîmü’l-halîm. Lâ ilâhe illallâhü rabbü’l-arşi’l-azîm. Lâ ilâhe illallâhü…İbni Abbâs radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir keder ve üzüntü hissettiği zaman şöyle dua ederdi: “Lâ ilâhe illallâhü’l-azîmü’l-halîm. Lâ ilâhe illallâhü rabbü’l-arşi’l-azîm. Lâ ilâhe illallâhü rabbü’s-semâvâti ve rabbü’l-ardı ve rabbü’l-arşi’l-kerîm: Azamet ve hilim sahibi olan Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Azametli arşın sahibi olan Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Göklerin rabbi, yerin rabbi ve yüce arşın rabbinden başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur.” Buhârî, Daavât 27, Tevhîd 22, 23; Müslim, Zikir 83. Ayrıca bk. Tirmizî, Duâ 39; İbni Mâce, Duâ 17
- 1506. hadisİki kişilik yemeği olan (suffe ashâbından) bir üçüncüsünü; dört kişilik yemeği olan da bir beşincisini ve…Ebû Muhammed Abdurrahman İbni Ebû Bekr es-Sıddîk radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Suffe ashâbı fakir kişilerdi. Bir keresinde Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: - "İki kişilik yemeği olan (suffe ashâbından) bir üçüncüsünü; dört kişilik yemeği olan da bir beşincisini ve hatta altıncısını yemeğe buyur edip götürsün! " Yahut buna benzer bir tavsiyede bulundu. Ebû Bekir, onlardan üç kişiyi evine getirdi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem de on kişiyi alıp götürdü. Ebû Bekir, akşam yemeğini Nebî sallallahu aleyhi ve sellem 'in evinde yedi. Yatsı namazı kılınıncaya kadar orada kaldı. Gecenin hayli ilerlemiş bir vaktinde evine döndü. Hanımı ona: - Seni misafirlerinin yanında bulunmaktan alıkoyan nedir? diye sordu. O da: - Vay! Sen onlara hâlâ yemek vermedin mi? diye çıkıştı. Hanımı: - Sen gelmedikçe yemek yemeyeceklerini söylediler, sofra kurduk, yemediler, dedi. (Hadisin râvîsi) Abdurrahman şöyle dedi: Ben ortalıktan kaybolup saklandım. Ebû Bekir bana: - Behey anlayışsız herif! diye bağırdı. Verdi veriştirdi. Sonra hiddetle: - İçinize sinmesin, yiyin. Vallahi ben bu yemekten yemiyeceğim, dedi. (Abdurrahman dedi ki), Allah'a yemin ederim ki, bizim her el uzattığımız lokmanın altından yemek daha artıyordu. Nihayet misafirler doydular. Yemek de ilk getirildiğinden daha fazla olarak ortada duruyordu. Ebû Bekir yemeğe baktı, olduğu gibi duruyordu. Hanımına hitâben: - Bu ne hal? Ey Benî Firâsın kızı! dedi. O da: - Gözümün nuruna yemin ederim ki, yemek şimdi öncekinden üç misli fazladır, dedi. Bunun üzerine Ebû Bekir o yemekten yedi ve ettiği yemini kastederek, "O, şeytandandı" dedi. O yemekten bir lokma aldıktan sonra, geri kalanı Nebî sallallahu aleyhi ve sellem 'e gönderdi. Yemek orada sabaha kadar durdu. Bizim ile bir topluluk arasında bir sözleşme vardı. Sözleşmenin süresi bittiği için o topluluk Medine'ye gelmişlerdi. İçlerinden sözcü olarak on iki kişi ayırdık. Her biri ile beraber kaç kişinin bulunduğunu Allah bilir. İşte onların hepsi o yemekten yediler. Buhârî'nin bir rivâyetinde (Edeb 87) şöyle denilmektedir: (Misâfirlerin, kendisi gelmedikçe yemek yemek istemediklerini öğrenince) Ebû Bekir, o yemekten yemeyeceğine dair yemin etti. Hanımı da o yemedikce yemeyeceğine yemin etti. Misafir veya misafirler de, zaten o yemedikçe sofraya oturmayacağına – veya oturmayacaklarına- yemin etmişlerdi. Bunun üzerine Ebû Bekir: - Başlangıçta yaptığım yemin şeytandandır, haydi buyurun yemeğe, dedi. Kendisi de misafirleri de yediler. Her el uzattıkları lokmanın altından yemek çoğalıyordu. Bunun üzerine Ebû Bekir, hanımına: - Ey Benî Firasın kızı, bu ne hal? dedi. O da: - Gözümün nûruna yemin ederim ki, yemek şimdi, ilk halinden daha fazladır, dedi. Oradakiler yediler, mevcut yemeği Nebî sallallahu aleyhi ve sellem' e gönderdiler. Abdurrahman, Hz. Peygamber'in bu yemekten yediğini haber verdi. Bir başka rivâyette (Buhârî, Edeb 88) olay şöyle anlatılmaktadır: Ebû Bekir, oğlu Abdurrahman'a; - Ben Hz. Peygamber'in yanına gideceğim. Ben gelinceye kadar misafirlerin hizmetinde bulun, yemeklerini yedirmiş ol, diye tenbihde bulundu. Abdurrahman misafirlere yemek getirdi, "Buyurunuz," dedi. Onlar: - Bu evin sahibi nerede? dediler. Abdurrahman: - Siz buyurun, yiyin, dedi. Onlar: - Evin sahibi gelinceye kadar biz yemiyeceğiz, dediler. Abdurrahman: - Yemeğinizi lutfen yiyiniz. Eğer babam geldiğinde siz yemek yememiş olursanız, bana darılır, kızar, diye ısrar ettiyse de misafirleri yemeye ikna edemedi. (Abdurrahman diyor ki) babam geldiğinde bana fenâ halde çıkışacağını bildiğim için o gelince hemen savuşup bir yere gizlendim. - Misafirlere ne yaptınız? diye sordu. Durumu haber verdiler. Bunun üzerine: - Abdurrahman! diye bana seslendi. Cevap vermedim. Sonra yine: - Abdurrahman! diye bağırdı. Ben yine ses vermedim. Bu defa: - Behey anlayışsız herif! Sesimi duyuyorsan, Allah aşkına gel, dedi. Ben de yanına gelip: - Benim kusurum yok, istersen misafirlere sor, dedim. Misafirler: - Abdurrahman doğru söylüyor, bize yemek getirdi ama biz yemedik, dediler. Bunun üzerine: - Demek beni beklediniz! Ben de bu gece bu yemeği yemiyeceğim işte! dedi. Onlar: - Allaha yemin ederiz ki sen yemezsen, biz de yemeyiz, dediler. Ebû Bekir: - Allah iyiliğinizi versin! Size ne oluyor ki, yemeğimizi kabul etmiyorsunuz? Haydi buyurun yemeğe! dedi. Yemek geldi, babam elini koydu, besmele çekti, "Kızgınlığımdan ötürü başta ettiğim yemin şeytandandır" deyip yemeği yedi, misafirler de yediler. Buhârî, Mevâkît 41, Menâkıb 25, Edeb 87-88; Müslim, Eşribe 176, 177
- 1507. hadisSizden önce yaşamış ümmetler içinde kendilerine ilham olunan kimseler vardı. Şayet ümmetim içinde de onlardan…Ebû Hureyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: " Sizden önce yaşamış ümmetler içinde kendilerine ilham olunan kimseler vardı. Şayet ümmetim içinde de onlardan biri varsa, hiç şüphesiz o Ömer'dir. " Buhârî, Fezâilü'l-ashâb 6; Enbiyâ 54; Müslim, Fezâilü's-sahâbe 23. Ayrıca bk. Tirmizî, Menâkıb 17
- 1508. hadisSa'd namaz kıldırmasını bile bilmiyorCâbir İbni Semüre radıyallahu anhümâ dedi ki; Kûfeliler(in bir kısmı vâli) Sa'd İbni Ebû Vakkâs'ı (halife) Ömer İbnu'l-Hattâb radıyallahu anh 'e şikâyet ettiler. Ömer de Sa'd'ı vâlilikten azledip Ammar İbni Yâsir'i Kufeye vâli tayin etti. Kûfeliler Sa'd hakkındaki şikâyetlerini, "Sa'd namaz kıldırmasını bile bilmiyor" demeye kadar vardırmışlardı. Ömer, adam gönderip Sa'd'ı Medineye getirtti ve: - Ey Ebû İshak! Bu adamlar senin namaz kıldırmayı bile bilmediğini iddia ediyorlar, dedi. Bunun üzerine Sa'd: - Allaha yemin ederim ki ben onlara Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' in namazı gibi namaz kıldırdım; ondan hiçbir şeyi eksik bırakmadım. Yatsı namazını kıldırırken ilk iki rek'atte uzunca ayakta durur, son iki rek'ati de hafif tutarım, dedi. Ömer: - Senden bizim beklediğimiz de aslında budur, Ey Ebû İshak, dedi. Sonra, (durumu bir de yerinde araştırmak üzere) Sa'd ile birlikte bir veya birkaç adamı Kûfeye gönderdi. Görevli kişi Kûfelilerden Sa'd'ın durumunu soruşturdu, bütün mescidlere gidip cemaata Sa'd'ı sordu. Onlar da Sa'd hakkında hep övgü dolu sözler söylediler. En sonunda Absoğulları mescidine gitti (ve herkesi Sa'd hakkında bildiklerini Allah için söylemeye davet etti). Onlar arasından Ebû Sa'de Üsâme İbni Katâde kalktı ve şöyle dedi: - Mâdem ki bize Allah adını verdin, söyliyeyim: Sa'd, askerle birlikte harbe gitmez, mal taksiminde eşitliği gözetmez, adâletle hükmetmez, dedi. Bunun üzerine Sa'd şöyle dedi: - (Madem ki sen böyle dedin) Ben de senin hakkında vallahi üç dilek dileyeceğim: Allahım, senin bu kulun bu söylediklerinde yalancı ise, sen onun ömrünü uzat, fakirliğini artır ve kendisini fitnelere çarptır. Sonraları Üsâme'ye hali sorulduğunda: - Kocamış, fitneye uğramış zavallı bir ihtiyarım ben. Sa'd'ın bedduasına tutuldum, diye cevap verirdi. Hadisi, Câbir İbni Semüre'den rivayet eden râvi Abdülmelik İbni Umeyr şöyle der: Daha sonraki zamanlarda o kişiyi ben de gördüm. Yaşlılıktan dolayı kaşları gözlerinin üzerine düşmüş olduğu halde yollarda rast geldiği kız çocuklarına sataşır, onları çimdiklerdi. Buhârî, Ezân 95; Müslim, Salât 158-159. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 128; Nesâî, İftitâh 74
- 1509. hadisKim haksız olarak bir karış yer alırsa, o yerin yedi katı o kişinin boynuna dolanırUrve İbni'z-Zübeyr'den rivayet edildiğine göre Ervâ Binti Evs, kendi arazisinden bir parçayı gasbettiği iddiasıyla Saîd İbni Zeyd İbni Amr İbni Nüfeyl İbni'l-Hakem radıyallahu anh 'ı (Medine vâlisi) Mervân İbnü'l-Hakem'e şikâyet etti. Bu şikâyet üzerine Saîd: - Ben bu konuda Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' in söylediklerini dinledikten sonra, onun hakkını üzerime geçirir miyim hiç! dedi. Mervân: - Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'den ne duydun? diye sordu. O da: - Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'in, " Kim haksız olarak bir karış yer alırsa, o yerin yedi katı o kişinin boynuna dolanır " buyurduğunu işittim, dedi. Bunun üzerine Mervân Saîd'e hitâben: - Artık senden, bundan başka delil istemiyorum, dedi. Dâva bu noktaya gelince Saîd: - Allahım! Eğer bu kadın yalancı ise, sen onun gözünü kör et, kendisini de o arazisinde öldür! diye beddua etti. Urve dedi ki, kadın ölmeden önce gözleri kör oldu ve bir gün o dâva konusu yerde gezinirken bir çukura düşüp öldü. Buhârî, Bed'ül-halk 2, Mezâlim 13; Müslim, Müsâkât 139-142. Ayrıca bk. Tirmizî, Diyât 21 Müslim'in, Muhammed İbni Zeyd İbni Abdullah İbni Ömer'den bir rivayeti de aynı mânadadır. Râvi Muhammed, o kadının kör olduğunu, Saîd'in bedduasına uğradım diyerek duvarlara tutuna tutuna yürüdüğünü görmüş ve o kadının, dâva konusu arazisindeki bir kuyuya düştüğünü ve kabrinin o kuyu olduğunu haber vermiştir ( Müslim, Müsâkât 138 ).
- 1510. hadisNebî sallallahu aleyhi ve sellem 'in sahâbîlerinden ilk öldürelecek kişinin ben olacağımı sanıyorum.…Câbir İbni Abdullah radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Uhud Harbi'nden önceki gece babam beni yanına çağırdı ve "Nebî sallallahu aleyhi ve sellem 'in sahâbîlerinden ilk öldürelecek kişinin ben olacağımı sanıyorum. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hariç, benim için geride bırakacağım en kıymetli kişi sensin. Borçlarım var, onları öde. Kardeşlerine daima iyi davran" dedi. Sabahleyin babam ilk şehid düşen kişi oldu. Bir başka şehid ile birlikte onu bir kabre defnettim. Sonra onu bir başkasıyla aynı kabirde bırakmayı içime sindiremedim. Altı ay sonra onu kabirden çıkardım. Bir de ne göreyim; kulağı(nın bir kısmı) hariç, tüm vücûdu kendisini kabre koyduğum günkü gibiydi. Onu yalnız başına bir mezara defnettim. Buhârî, Cenâiz 78
- 1511. hadisNebî sallallahu aleyhi ve sellem 'in ashâbından iki kişi karanlık bir gecede Peygamber aleyhisselam 'ın…Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem 'in ashâbından iki kişi karanlık bir gecede Peygamber aleyhisselam 'ın yanından çıktılar. Önlerinde meş'ale gibi iki ışık peydâ oldu. Birbirlerinden ayrılınca da evlerine varıncaya kadar herbirinin yolunu bir ışık aydınlattı. Buhârî, Salât 79; Menâkıbü'l-ensâr 13
- 1512. hadisAllaha yemin ederim ki, ölümden korktuğumu zannetmeyeceğinizi bilsem, bu namazı daha fazla kılardımEbû Hureyre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem başlarına Medineli Âsım İbni Sâbit'i komutan tayin ettiği on kişiden oluşan bir kâfileyi (irşad ve istihbârât için) görevlendirdi. Kâfile Usfân ile Mekke arasında bulunan Hüdât denilen yere ulaştı. Bunların hareketi (müşriklerce), Hüzeyl'in bir kolu olan ve Lihyân oğulları denilen kabileye haber verilmişti. Lihyân oğulları yüze yakın okçudan oluşan bir grupla onları takibe aldılar. Âsım ve arkadaşları izlendiklerini farkedince, kendilerini savunabilecekleri yüksekçe bir yere sığındılar ama düşman da onların çevresini sardı ve: - İnin aşağı, elinizdeki silahları bırakıp teslim olun. Söz veriyoruz hiç birinizi öldürmeyeceğiz! dediler. Bunun üzerine Âsım İbni Sâbit: - Arkadaşlar! Ben, bir kâfirin sözüne güvenerek aşağı inmem, dedi. Allahım, durumumuzu Peygamberine bildir, diye dua etti. Bunun üzerine düşmanlar, Âsım'ı (ve komutasındaki altı kişiyi) oka tutup şehit ettiler. İçlerinden üç kişi, Hubeyb, Zeyd İbni Desine ve bir kişi daha verilen söze güvenerek inip teslim oldular. Müşrikler bu üç kişiyi ellerine geçirince, yay tellerini çıkarıp onları kıskıvrak bağlamaya kalktılar. Durumu gören üçüncü kişi: -Bu bize yapılan ilk kalleşliktir. Vallahi size aslâ teslim olmayacağım. Şu şehitler bana güzel bir örnektir, diye direndi. Onu zorla sürükleyip götürmek istediler ise de şiddetle karşı koydu. Bunun üzerine onu da şehit ettiler. Hubeyb ve Zeyd İbni Desine'yi götürüp Bedir Gazvesi sonrasında Mekke'de sattılar. Hubeyb'i, Bedir Gazvesi'nde öldürdüğü Hâris İbni Âmir İbni Nevfel İbni Abdimenâf'ın oğulları satın aldı. Hubeyb, kendisini öldürmeye karar verdikleri güne kadar onların elinde esir olarak kaldı. Bu esâret günlerinde Hubeyb, etek traşı olmak için Hâris'in kızlarından birinden bir emânet ustura istedi, o da verdi. Bir ara kadının gafletinden yararlanan küçük çocuğu, Hubeyb’in yanına sokuldu. Hubeyb'in elinde ustura olduğu halde çocuğu dizine oturttuğunu görünce kadın, son derece telaşlandı. Durumu sezen Hubeyb: - Çocuğu öldüreceğimden mi endişeleniyorsun? Ben böyle bir şey yapmam! dedi. Kadın dedi ki: Allah'a andolsun ki ben hayatımda Hubeyb'den daha iyi bir esir görmedim. Vallahi ben onu, zincire bağlı olduğu ve Mekke'de hiç bir meyvenin bulunmadığı bir gün taze üzüm yerken gördüm. Bu, Allah'ın Hubeyb'e lutfettiği bir rızıktı. Hâris'in oğulları onu öldürmek için Harem bölgesinin dışına Hill denilen yere çıkardıkları zaman Hubeyb onlara: - Müsaade edin de iki rek'at namaz kılayım, dedi. Bıraktılar. Hubeyb iki rek'at namaz kıldı ve sonra “Allaha yemin ederim ki, ölümden korktuğumu zannetmeyeceğinizi bilsem, bu namazı daha fazla kılardım” dedi ve “Allahım! Bunların her birini tek tek mahvet, birer birer canlarını al, hiç birini sağ bırakma!” diye dua edip şu beyitleri okudu: Müslüman olarak öldükten sonra, Nasıl öldüğümü asla dert etmem. Bunların hepsi elbette Allah uğrunda; Dilerse O, pek kolaydır, parçalanmış vücûdumla rahmete ermem! Böylece Hubeyb, idam edilecek her müslümanın iki rekat namaz kılması âdetini başlatan kişi oldu. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem , düşman tarafından kuşatıldıkları gün bu on kişilik müslüman kafilesinin başına gelenleri ashâbına anında bildirmişti. Âsım İbni Sâbit'in şehit edildiğini haber aldıkları zaman Kureyş'in bazı ileri gelenleri, (Bedir savaşında) kendilerinden birini öldürmüş olması sebebiyle onu tanımaya yarayacak bir parçasını getirmek üzere adamlar yolladılar. Bunun üzerine Allah, Âsım'ı korumak için bir arı sürüsü gönderdi. Bu arı bulutu Âsım'ın cesedini kapladı. Kureyşin adamları, onun nâşından hiç bir şey koparmaya imkân bulamadılar. Buhârî, Cihad 170, Meğâzî 10, 28
- 1513. hadisBen şöyle düşünüyorumİbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Ömer radıyallahu anh , herhangi bir şey hakkında "Ben şöyle düşünüyorum" dedi mi, o şey gerçekten onun düşündüğü gibi neticelenirdi. Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 35
- 1514. hadisAllah'a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.Ebû Hureyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah'a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun." Buhârî, Edeb 31, 85, Rikak 23; Müslim, Îmân 74, Lukata 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 123; Tirmizî, Kıyâmet 50
- 1515. hadisDilinden ve elinden müslümanların emniyette olduğu kimseEbû Mûsâ radıyallahu anh şöyle dedi: - Ey Allah'ın Resûlü! Hangi müslüman en üstündür? diye sordum. - " Dilinden ve elinden müslümanların emniyette olduğu kimse" cevabını verdi. Buhârî, Îmân 4, 5, Rikak 26; Müslim, Îmân 64, 65. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihâd 2; Tirimizî, Kıyâmet 52, Îmân 12; Nesâî, Îmân 8, 9, 11
- 1516. hadisKim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iki budu arasındaki (üreme) organını koruma sözü verirse, ben de…Sehl İbni Sa'd radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: " Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iki budu arasındaki (üreme) organını koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm. " Buhârî, Rikak 23. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 61
- 1517. hadisKul, iyice düşünüp taşınmadan bir söz söyleyiverir de bu yüzden cehennemin, doğu ile batı arasından daha uzak…Ebû Hureyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre o, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'i şöyle buyururken dinlemiştir: " Kul, iyice düşünüp taşınmadan bir söz söyleyiverir de bu yüzden cehennemin, doğu ile batı arasından daha uzak bir yerine düşer gider" . Buhârî, Rikak 23 ; Müslim, Zühd 49, 50
- 1518. hadisKul, Allah'ın hoşnut olduğu bir sözü önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onun derecesini yüceltir. Yine bir…Ebû Hureyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Nebî salallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: " Kul, Allah'ın hoşnut olduğu bir sözü önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onun derecesini yüceltir. Yine bir kul Allah'ın gazabını gerektiren bir sözü hiç önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onu bu sözü sebebiyle cehennemin dibine atar. " Buhârî, Rikak 23. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 10; İbni Mâce, Fiten 12
- 1519. hadisKul, Allah'ın hoşnut olduğu bir sözü söyler, fakat onunla Allah'ın rızâsını kazanacağı hiç aklına gelmez.…Ebû Abdurrahman Bilâl İbni'l-Hâris el-Müzenî radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: " Kul, Allah'ın hoşnut olduğu bir sözü söyler, fakat onunla Allah'ın rızâsını kazanacağı hiç aklına gelmez. Halbuki Allah, o söz sebebiyle, kendisine kavuştuğu kıyamet gününe kadar o kimseden hoşnut olur. Yine bir kul da Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler fakat o sözün kendisini Allah'ın gazabına çarptıracağını düşünmez. Oysa Allah, o kimseye o kötü söz sebebiyle kendisine kavuşacağı kıyamet gününe kadar gazap eder. " Muvatta, Kelâm 5; Tirmizî, Zühd 12. Ayrıca bk. İbni Mâce, Fiten 12
- 1520. hadisRabbim Allah'tır de, sonra dosdoğru ol!Süfyân İbni Abdullah radıyallahu anh şöyle dedi: - Ey Allah'ın Resûlü! Bana kesinlikle yapmam gereken bir iş söyle dedim. Efendimiz: - " Rabbim Allah'tır de, sonra dosdoğru ol! " buyurdu. Ben: - Ey Allah'ın Resûlü! Hakkımda (zararını göreceğimden) en çok endişe ettiğin şey nedir? dedim. Efendimiz, o güzel dilini eliyle tuttu ve: - " İşte budur! " buyurdu. Tirmizî, Zühd 61; Ayrıca bk. İbni Mâce, Fiten 12