İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 96

Kitap ve Sünnete Bağlanma Kitabı

103 hadis · Kitâbu'l-İ'tisâm (7268-7370)

Sayfa 4 / 6Yazı boyutu
  1. Hadis no. 7328

    (Öldüğümde) beni Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in diğer eşleriyle birlikte (Baki mezarlığına) göm

    Türkçe meal

    Aişe r.anha Abdullah b. Zübeyr'e şöyle dedi: "(Öldüğümde) beni Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in diğer eşleriyle birlikte (Baki mezarlığına) göm. Sakın beni Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gömmeyesin! ÇÜnkü tezkiye edilip (övülmeyi) istemiyorum

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ ادْفِنِّي مَعَ صَوَاحِبِي وَلاَ تَدْفِنِّي مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الْبَيْتِ، فَإِنِّي أَكْرَهُ أَنْ أُزَكَّى‏.‏ وَعَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ عُمَرَ، أَرْسَلَ إِلَى عَائِشَةَ ائْذَنِي لِي أَنْ أُدْفَنَ مَعَ صَاحِبَىَّ فَقَالَتْ إِي وَاللَّهِ‏.‏ قَالَ وَكَانَ الرَّجُلُ إِذَا أَرْسَلَ إِلَيْهَا مِنَ الصَّحَابَةِ قَالَتْ لاَ وَاللَّهِ لاَ أُوثِرُهُمْ بِأَحَدٍ أَبَدًا‏.‏

  2. Hadis no. 7329

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ikindi namazını kılardı da (namazdan sonra) avalıye gider ve oraya…

    Türkçe meal

    Enes b. Malik'in "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ikindi namazını kılardı da (namazdan sonra) avalıye gider ve oraya vardığında güneş hala yükseklerde bulunurdu" dediği nakledilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَيُّوبُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي أُوَيْسٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ، عَنْ صَالِحِ بْنِ كَيْسَانَ، قَالَ ابْنُ شِهَابٍ أَخْبَرَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي الْعَصْرَ فَيَأْتِي الْعَوَالِيَ وَالشَّمْسُ مُرْتَفِعَةٌ‏.‏ وَزَادَ اللَّيْثُ عَنْ يُونُسَ، وَبُعْدُ الْعَوَالِي أَرْبَعَةُ أَمْيَالٍ أَوْ ثَلاَثَةٌ‏.‏

  3. Hadis no. 7330

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında sağ ölçeği bugünkü müddümüz ölçüsüyle bir müd ile üçte bir müd…

    Türkçe meal

    Saib b. Yezid şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında sağ ölçeği bugünkü müddümüz ölçüsüyle bir müd ile üçte bir müd miktarı idi. Sağ ölçeği (Ömer b. Abdulaziz'in zamanında) arttırıldı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ زُرَارَةَ، حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ بْنُ مَالِكٍ، عَنِ الْجُعَيْدِ، سَمِعْتُ السَّائِبَ بْنَ يَزِيدَ، يَقُولُ كَانَ الصَّاعُ عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مُدًّا وَثُلُثًا بِمُدِّكُمُ الْيَوْمَ، وَقَدْ زِيدَ فِيهِ‏.‏ سَمِعَ الْقَاسِمُ بْنُ مَالِكٍ الْجُعَيْدَ

  4. Hadis no. 7331

    Allah'ım! Bunların mikyal ölçeklerine bereket ihsan et! Onların sa' ve müd ölçekıerine de bereket ver!

    Türkçe meal

    Enes b. Malik, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Medinelileri kastederek) "Allah'ım! Bunların mikyal ölçeklerine bereket ihsan et! Onların sa' ve müd ölçekıerine de bereket ver!" diye dua etti demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ بَارِكْ لَهُمْ فِي مِكْيَالِهِمْ، وَبَارِكْ لَهُمْ فِي صَاعِهِمْ وَمُدِّهِمْ ‏"‏ يَعْنِي أَهْلَ الْمَدِينَةِ‏.‏

  5. Hadis no. 7332

    Yahudiler Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına -evli oldukları halde- birbiriyle zina etmiş bir erkekle…

    Türkçe meal

    İbn Ömer şöyle demiştir: Yahudiler Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına -evli oldukları halde- birbiriyle zina etmiş bir erkekle kadın getirdiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların recm edilmelerini emretti de onlar mescidin yanında cenazelerin konulduğu yerin yakınında recm edildiler

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا أَبُو ضَمْرَةَ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ الْيَهُودَ، جَاءُوا إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِرَجُلٍ وَامْرَأَةٍ زَنَيَا، فَأَمَرَ بِهِمَا فَرُجِمَا قَرِيبًا مِنْ حَيْثُ تُوضَعُ الْجَنَائِزُ عِنْدَ الْمَسْجِدِ‏.‏

  6. Hadis no. 7333

    Şu Uhud'dur. O bizi sever, biz de onu severiz. Allah'ım! Şüphesiz İbrahim Nebi Mekke'yi harem kıldı. Ben de…

    Türkçe meal

    Enes b. Malik şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Uhud dağı kendisine görününce "Şu Uhud'dur. O bizi sever, biz de onu severiz. Allah'ım! Şüphesiz İbrahim Nebi Mekke'yi harem kıldı. Ben de Medine'nin şu iki kara taşlık arasındaki sahasını harem kılıyorum" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَمْرٍو، مَوْلَى الْمُطَّلِبِ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم طَلَعَ لَهُ أُحُدٌ فَقَالَ ‏ "‏ هَذَا جَبَلٌ يُحِبُّنَا وَنُحِبُّهُ، اللَّهُمَّ إِنَّ إِبْرَاهِيمَ حَرَّمَ مَكَّةَ، وَإِنِّي أُحَرِّمُ مَا بَيْنَ لاَبَتَيْهَا ‏"‏‏.‏ تَابَعَهُ سَهْلٌ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي أُحُدٍ‏.‏

  7. Hadis no. 7334

    Mescid-i Nebi’nin kıble tarafına olan duvarı ile minberi arasında bir koyun geçecek kadar açıklık vardı

    Türkçe meal

    Sehl (r.a. dediki): "Mescid-i Nebi’nin kıble tarafına olan duvarı ile minberi arasında bir koyun geçecek kadar açıklık vardı" demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ، حَدَّثَنِي أَبُو حَازِمٍ، عَنْ سَهْلٍ، أَنَّهُ كَانَ بَيْنَ جِدَارِ الْمَسْجِدِ مِمَّا يَلِي الْقِبْلَةَ وَبَيْنَ الْمِنْبَرِ مَمَرُّ الشَّاةِ‏.‏

  8. Hadis no. 7335

    Evimle minberim arasındaki saha cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim de havzımın üzerindedir

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Evimle minberim arasındaki saha cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim de havzımın üzerindedir" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ خُبَيْبِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَا بَيْنَ بَيْتِي وَمِنْبَرِي رَوْضَةٌ مِنْ رِيَاضِ الْجَنَّةِ، وَمِنْبَرِي عَلَى حَوْضِي ‏"‏‏.‏

  9. Hadis no. 7336

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem atlar arasında koşu yarışı yaptırdı. Önce idmana çekilmiş, zayıflatılmış…

    Türkçe meal

    Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem atlar arasında koşu yarışı yaptırdı. Önce idmana çekilmiş, zayıflatılmış at1ar salıverildi. Bu koşunun uzaklığı Hayfa ile Veda tepesine kadardı. Bir de zayıflatılmamış atlar salıverildi. Bu koşunun uzunluğu da Veda tepesi ile Züreyk oğulları mescidine kadardı. Abdullah b. Ömer yarış yapan birincilerin içindeydi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ سَابَقَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ الْخَيْلِ، فَأُرْسِلَتِ الَّتِي ضُمِّرَتْ مِنْهَا وَأَمَدُهَا إِلَى الْحَفْيَاءِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ، وَالَّتِي لَمْ تُضَمَّرْ أَمَدُهَا ثَنِيَّةُ الْوَدَاعِ إِلَى مَسْجِدِ بَنِي زُرَيْقٍ، وَأَنَّ عَبْدَ اللَّهِ كَانَ فِيمَنْ سَابَقَ‏.‏ حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ عَنْ لَيْثٍ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ‏.‏

  10. Hadis no. 7337

    İbn Ömer, Ömer b. el-Hattab'tan Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberi üzerinde (konuşma yaparken)…

    Türkçe meal

    İbn Ömer, Ömer b. el-Hattab'tan Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberi üzerinde (konuşma yaparken) işittim, demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ عَنْ لَيْثٍ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ‏‏ ح. وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ، أَخْبَرَنَا عِيسَى، وَابْنُ، إِدْرِيسَ وَابْنُ أَبِي غَنِيَّةَ عَنْ أَبِي حَيَّانَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ سَمِعْتُ عُمَرَ، عَلَى مِنْبَرِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏

  11. Hadis no. 7338

    Saib b. Yezid'in Osman b. Affan'ı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberi üzerinde konuşma yaparken…

    Türkçe meal

    Saib b. Yezid'in Osman b. Affan'ı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberi üzerinde konuşma yaparken işittiği nakledilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي السَّائِبُ بْنُ يَزِيدَ، سَمِعَ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ، خَطَبَنَا عَلَى مِنْبَرِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏

  12. Hadis no. 7339

    Benimle Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (cünüplükten yıkanmamız) için şu mirken denilen leğen…

    Türkçe meal

    Aişe r.anha "Benimle Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (cünüplükten yıkanmamız) için şu mirken denilen leğen konulurdu da biz yıkanırken beraberce onun içinden suyu elimizle almaya başlardık" demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ حَسَّانَ، أَنَّ هِشَامَ بْنَ عُرْوَةَ، حَدَّثَهُ عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ يُوضَعُ لِي وَلِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم هَذَا الْمِرْكَنُ فَنَشْرَعُ فِيهِ جَمِيعًا‏.‏

  13. Hadis no. 7340

    Bir ay rükudan sonra kunut duası yapıp, beddua etti

    Türkçe meal

    Enes b. Malik şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ensar ile Kureyş arasında Medine' deki benim evimde birbirlerine yardım etmek üzere muahede yaptı. [-7341-] Ve yine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Kur'an hafızlarını öldüren) Süleym oğullarından bazı kabilelere "Bir ay rükudan sonra kunut duası yapıp, beddua etti" demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ عَبَّادٍ، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ حَالَفَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ الأَنْصَارِ وَقُرَيْشٍ فِي دَارِي الَّتِي بِالْمَدِينَةِ‏.‏ وَقَنَتَ شَهْرًا يَدْعُو عَلَى أَحْيَاءٍ مِنْ بَنِي سُلَيْمٍ

  14. Hadis no. 7341

    Bir ay rükudan sonra kunut duası yapıp, beddua etti

    Türkçe meal

    Enes b. Malik şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ensar ile Kureyş arasında Medine' deki benim evimde birbirlerine yardım etmek üzere muahede yaptı. [-7341-] Ve yine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Kur'an hafızlarını öldüren) Süleym oğullarından bazı kabilelere "Bir ay rükudan sonra kunut duası yapıp, beddua etti" demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ عَبَّادٍ، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ حَالَفَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ الأَنْصَارِ وَقُرَيْشٍ فِي دَارِي الَّتِي بِالْمَدِينَةِ‏.‏ وَقَنَتَ شَهْرًا يَدْعُو عَلَى أَحْيَاءٍ مِنْ بَنِي سُلَيْمٍ

  15. Hadis no. 7342

    Haydi benim evime gidelim de sana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in içinden su içmiş olduğu bir…

    Türkçe meal

    Ebu Bürde şöyle anlatmıştır: Medine'ye geldim. Beni Abdullah b. Selam karşıladı ve şöyle dedi: "Haydi benim evime gidelim de sana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in içinden su içmiş olduğu bir kadehle su içireyim ve sen de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in namaz kıldığı bir mescid içinde namaz kılarsın" dedi. Bunun üzerine onunla birlikte gittim. Bana sevik içirdi ve hurma yedirdi. Ben de onun mescidinde namaz kıldım

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا بُرَيْدٌ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، قَالَ قَدِمْتُ الْمَدِينَةَ فَلَقِيَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَلاَمٍ فَقَالَ لِي انْطَلِقْ إِلَى الْمَنْزِلِ فَأَسْقِيَكَ فِي قَدَحٍ شَرِبَ فِيهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، وَتُصَلِّي فِي مَسْجِدٍ صَلَّى فِيهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم‏.‏ فَانْطَلَقْتُ مَعَهُ، فَسَقَانِي سَوِيقًا، وَأَطْعَمَنِي تَمْرًا، وَصَلَّيْتُ فِي مَسْجِدِهِ‏.‏

  16. Hadis no. 7343

    Bu gece bana Rabbim tarafından bir gelen geldi de Akık vadisinde iken bana 'Bu mübarek vadide namaz kıl ve…

    Türkçe meal

    İbn Abbas r.a.'ın nakline göre İbn Ömer şöyle demiştir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana şöyle dedi: "Bu gece bana Rabbim tarafından bir gelen geldi de Akık vadisinde iken bana 'Bu mübarek vadide namaz kıl ve umretun ve haccun' diye söyle

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ الرَّبِيعِ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي عِكْرِمَةُ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ عُمَرَ ـ رضى الله عنه ـ حَدَّثَهُ قَالَ حَدَّثَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَتَانِي اللَّيْلَةَ آتٍ مِنْ رَبِّي وَهْوَ بِالْعَقِيقِ أَنْ صَلِّ فِي هَذَا الْوَادِي الْمُبَارَكِ وَقُلْ عُمْرَةٌ وَحَجَّةٌ ‏"‏‏.‏ وَقَالَ هَارُونُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا عَلِيٌّ عُمْرَةٌ فِي حَجَّةٍ‏.‏

  17. Hadis no. 7344

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Karn mevkisini Necd ahalisi için, el-Cuhfe'yi Şam ahalisi için…

    Türkçe meal

    İbn Ömer şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Karn mevkisini Necd ahalisi için, el-Cuhfe'yi Şam ahalisi için, Zülhuleyfe'yi de Medine halkı için mikat noktası tayin etti. İbn Ömer dedi ki: Ben bunu Nebiden işittim. Duyduğuma göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Yemen ahalisi için Yelemlem mevkisini mikat noktası tayin etmiştir. İbn Ömer'in yanında Irak'tan söz edilince "O vakit Irak yoktu" demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، وَقَّتَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَرْنًا لأَهْلِ نَجْدٍ، وَالْجُحْفَةَ لأَهْلِ الشَّأْمِ، وَذَا الْحُلَيْفَةِ لأَهْلِ الْمَدِينَةِ‏.‏ قَالَ سَمِعْتُ هَذَا مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَبَلَغَنِي أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ وَلأَهْلِ الْيَمَنِ يَلَمْلَمُ ‏"‏‏.‏ وَذُكِرَ الْعِرَاقُ فَقَالَ لَمْ يَكُنْ عِرَاقٌ يَوْمَئِذٍ‏.‏

  18. Hadis no. 7345

    Şüphesiz ki sen mübarek bir Batha vadisindesin

    Türkçe meal

    Salim b. Abdullah'ın babasından nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e veda haccında Zulhuleyfe'deki gece sonu istirahati içindeyken rüyasında "Şüphesiz ki sen mübarek bir Batha vadisindesin" denildi.

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ilim ehlini ittifaka teşvik etmesi" Başlıkta geçen "hadda" fiili teşvik etti anlamındadır. "İki harem halkının yani Mekke ve Medine'lilerin üzerinde ittifak ettikleri şeyler, bu iki yerde Nebi s.a.v.'in, muhacirlerin ve ensarın hazır bulundukları yerler." Kirmanı şöyle demiştir: İcma, ehlü'l-hal ve'l-akd'in ittifakıdır. Bir başka ifadeyle icma, Muhammed ümmetinden müçtehidlerin dini meselelerden herhangi biri üzerinde ittifakıdır. Çoğunluğa göre icma sadece Haremeyn müçtehitlerinin ittifakı değildir. İmam Malik şöyle demiştir: Medinelilerin iemaının delil değeri vardır.

    Buharl'nin kullandığı ifade, Haremeyn müçtehitlerinin ittifakının iema olduğuna işaret etmektedir. Biz de şunu belirtelim: Herhalde o icma iddiasını değil, bunu tercih ettiğini ifade etmek istemektedir. İmam Malik ve taraftarları, Medinelilerin iemalarının delil değeri taşıdığını söylediklerinde -Mekkeliler onlara muvafakat ettiği takdirde- bunun delil değeri taşıdığını evleviyetle söylemiş olurlar. İbnü't-Tın'in nakline göre Sehnun Mekkelilerin Medinelilerle birlikteki iemalarının geçerli olduğunu söylemiştir. O şöyle demiştir: Bunların tamamı herhangi bir meselede ittifak etse ve İbn Abbas kendilerine muhalif olsa bu iema sayılmaz.

    Söz konusu hüküm, muhalifin nadir bulunmasının iemanın doğmasına etki ettiği görüşüne dayalıdır. "Bedevinin biri" İbn Battal'ın nakline göre Mühelleb şöyle demiştir: Bu ifade Medine'nin başka şehirlerden daha faziletli olduğunu göstermektedir. Çünkü Yüce Allah bu şehre içindeki kiri dışarı atma özelliği vermiştir. Bu görüş Medinelilerin icmanın delil değeri taşıması sonucunu doğurmuştur. Ancak Mühelleb, İbn Abdilberr'in şu yaklaşımı ile tenkit edilmiştir: Hadis Medine'nin faziletini göstemektedir. Fakat hadiste zikredilen nitelik, bütün zamanlar açısından Medine için geçerli olan bir nitelik değildir.

    Tam tersine bu, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zamanına mahsustur. Çünkü Hz. Nebile birlikte ikamet etmek istemeyerek oradan ancak kendisinde hayır olmayan bir kimse çıkar. Kadi İyad da buna benzer bir açıklama yapmıştır. Bu yaklaşımı Ebu Hureyre'nin Müslim'de yer alan şu nakli teyit etmektedir: "Medine, içindeki kötüleri -körüğün demirin cürufunu dışarı attığı gibi- dışarı atmadıkça kıyamet kopmayacaktır."(Müs!im, Hac) Kadi İyad şöyle demiştir: Ateş ancak cüruf ve değersiz olan şeyleri dışarı atar. Hz. Nebiden sonra Medine'den sahabilerin faziletlileri çıkıp gitmişler ve başka şehirlere yerleşip, Medine dışında vefat etmişlerdir.

    İbn Mesud, Ebu Musa, Ali, Ebu Zerr, Ammar, Huzeyfe, Ubade b. es-Samit, Ebu Ubeyde, Muaz, Ebü'd-Oerda ve başkaları buna örnek olarak gösterilebilir. Bu da bize söz konusu özelliğin Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zamanına mahsus olduğunu göstermektedir. Öte yandan kalitesiz kimselerin Medine' den tam olarak çıkarılması -Fiten Bölümünün son kısmında açıkça belirtildiği üzere- Oeccal'in kuşatması esnasında olacaktır. Orada şöyle bir ifade geçmişti: "Medine' den çıkmamış hiçbir erkek ve kadın münafık kalmayacaktır. Bu kurtuluş günüdür." Medinelilerin iemaının delil değeri taşıdığı görüşünde olan birçok bilgin bu meseleyi sahabilerin icmaı meselesine katmış ve şöyle demiştir: Çünkü onlar vahyin inişine şahit oldular.

    Vahiy inerken orada bulundular ve buna benzer başka özelliklere sahiptirler. Bu iki mesele birbirinden farklıdır. Sahabilerin icmaı delil değeri taşır görüşü, başka görüşten daha güçlüdür. Ancak bu iema merfu bir nas ile çatışmamalıdır. Ayrıca sahabilerin rivayetleri, nakilde araştırma yapmak ve tedlise prim vermemekle meşhur oldukları için tercih edilir. Bu bölüme mahsus olan, ittifak ettikleri takdirde Medinelilerin görüşlerinin delil değeri taşıdığıdır. Medine'nin ve Medinelilerin faziletlerine gelince, bu bölümde zikredilenlerin çoğu bu amaca delil olmak noktasında güçlü değildir. Üçüncü hadiste yer alan "sevbani mümeşşekani" mışk denilen kırmızı çamur boyasıyla boyanmış elbise demektir.

    "Bah bah" hayret ve övgü ifade eden bir kelimedir. Bu kelimenin çeşitli şekillerden telaffuzu bulunmaktadır. Söz konusu kelimenin açıklaması Rikak Bölümünde Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yaşantısı başlığı altında geçmişti. Hadisin burada zikredilmesinden maksat "Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberi ile Aişe r.anha'nın hücresi arasında baygın olarak yere düşerdim" cümlesidir. Kastedilen yer, Nebi s.a.v.'in mübarek kabrinin olduğu noktadır. İbn Battal'ın nakline göre Mühelleb şöyle demiştir: Bu ifadenin Buharl'nin başlığında yer alması, Ebu Hureyre'nin ilim öğrenmek amacıyla Hz.

    Nebiden ayrılmama uğruna işaret ettiği sıkıntıya katlanmış olduğuna dikkat çekmek içindir. Çektiği bu sıkıntıya çok hadis ezberleme, ahkam ve benzeri konularda çok nakilde bulunma açısından birieik olmak gibi bir mükafat verilmiştir. Bu, onun Medine'ye sabrının bereketiyle olmuştur. "Aişe r.anha, Abdullah b. ZUbeyr' e dedi ki" "Maa savahibi" Bu kelime "sahibe" kelimesinin çoğulu olup, kastettiği Nebi s.a.v.'in diğer eşleridir. "Çünkü tezkiye edilip (övülmeyi) istemiyorum." Yani hiç kimsenin beni bende olan bir özellikten dolayı değil, diğer eşlerinden farklı olarak onun yanında gömülmüş olmamdan dolayı övmesini istemiyorum.

    Çünkü bu durumda buraya gömülmek onun diğer eşlerine değil -bende bulunmayan bir nitelikten dolayı- bana mahsus zannedilir. Bu ifade, Aişe r.anha'nın ne kadar alçak gönüllü olduğunu göstermektedir. On altıncı sırada zikredilen İbn Ömer'in atlar arasındaki yarışla ilgili hadisinin açıklaması Cihad Bölümünde geçmişti. Hadiste yer alan "Hafya" Medine' de bir yerin adıdır. Kelime uzatılarak ve uzatılmadan okunabilir. Belki ya harfi, fa harfinden önce olmak suretiyle "hayfa" da olabilir. İbn Batta1'ın nakline göre Mühelleb şöyle demiştir: Sehl hadisinde mescidin kıble tarafındaki duvarıyla minberi arasında bir koyun geçecek kadar açıklık bırakmak gibi uyulan bir sünnetten söz edilmektedir ki bu boşluk, oraya bu noktadan girmek için bırakılmıştır.

    Bir de Hafya ile Seniyyetu'l-Veda arasında at yarışıarı yapmak için tahsis edilmiş bir alan bırakmak gibi bir başka sünnet söz konusudur. Bu mesafe yarış esnasında idman yaptırılarak zayıflatılmış atlar içindir. "Osman b. Affan'ı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberi üzerinde konuşma yaparken işittiği nakledilmiştir." İbn Batta1'ın nakline göre Mühelleb şöyle demiştir: Bu iki hadiste bir sünnetten daha söz edilmektedir. Buna göre halife önemli işler hakkında minbere çıkıp, konuşma yapabilir. Halife minberde insanlara yüzünü döndüğünde yaptığı konuşmayı insanlar duysun diye sesini kısmadan yapar.

    Hadisten Nebi s.a.v.'in minberinin o döneme kadar herhangi bir ilave veya noksanlık söz konusu olmaksızın olduğu gibi durduğuna işaret vardır. Bir başka hadiste minberin bu dönemden sonra uzun bir süre ilk haliyle kaldığı ifade edilmektedir. "Haze'l-mirken." el-Halil, bunun deriden yapılmış su kabına benzer bir şey olduğunu ifade etmiştir. Bir başkası ise bakırdan yapılmış leğen benzeri bir şeydir demiştir. "Fe neşra'u fihi cemian" yani biz o leğenden bir kap kullanmaksızın suyu elimizle alır ve yıkanırdık. İbn Battal şöyle demiştir: Hadiste karı ve kocanın boy abdesti aldıklarında kendilerine yetecek miktardaki sUYl1n açıklaması konusunda bir sünnetten söz edilmektedir.

    Yirminci sıradaki Kureyşle, ensar arasındaki muhalefet ve Nebi s.a.v.'in Süleym oğullarından bir kabileye bir ay boyunca kunut okuyarak beddua etmesi konusundaki Asım el-Ahvel rivayetiyle gelen Enes hadisini İmam Buhari iki hadisten özetleyerek nakletmiştir. Bunların her ikisi onun burada zikrettiğinden daha uzundur. Birinci !:ı adisin açıklaması Edeb bölümünde geçmişti. Orada kardeşlikle muahede arasındaki fark açıklanmıştı. İkinci hadisin açıklaması ise Vitr bölümünde geçmişti. Yirmi üçüncü sıradaki "O vakit Irak yoktu" ifadesi, o vakit Irak müslümanların elinde değildi anlamındadır. Çünkü o zamanlar Irak, baştan sona kadar Kisra ve onun Fars ve Araplardan olan valilerinin elinde bulunuyordu.

    İbn Ömer adeta Iraklılar o zamanlar Müslüman değillerdi ki kendilerine mikat mahalli tespit edilsin demiş olmaktadır. Bu hükmü, "Şamiılar" ifadesi bulandırmaktadır. Herhalde İbn Ömer'in maksadı, iki Irak olmadığını söylemektir. Bunlar meşhur Kufe ve Basra şehirleridir. Bu iki şehirden her biri müslümanların Fars beldesini fethetmelerinin ardından büyük şehir haline geldiler. İbn Battal'ın nakline göre Mühelleb şöyle demiştir: İmam BuhMi'nin bu başlık ve hadisleriyle maksadı Medine'nin Yüce Allah'ın buraya dinin sembollerinden bahşettiği şeylerle üstün olduğunu vurgulamaktır. Hadiste Medine'nin vahyin yurdu, meleklerin hidayet ve rahmetle indikleri yer olduğu belirtilmektedir.

    Yüce Allah, bu toprak parçasını Nebiinin ikameti ile şereflendirmiş, onun kabrini, minberini buraya tahsis etmiştir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kabriyle minberi arasında cennet bahçelerinden bir bahçe vardır. Mühelleb bundan sonra bölümün hadisleri hakkında kendisinden daha önce nakledildiği şekilde açıklamada bulunmuş ve bunları tekrarına ihtiyaç kalmayacak şekilde incelemiştir. Medine'nin faziletli bir şehir olduğu sabittir. Buna özel delil getirmeye ihtiyaç yoktur. Medine'nin fazileti hakkında Hac Bölümünün sonlarında tatmin edici şekilde hadislergeçmişti. Burada Medine'nin fazileti ile ilgili hadise yer verilmesinin nedeni, Medinelilerin ilimde başka şehrin insanlarını geride bırakmış olmalarıdır.

    Bundan maksat, anlamı bazı çağlarda önde olduklarını vurgulamaksa bu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in burada ikamet ettiği asır ile sahabilerin başka şehirlere dağılmadan önce kendisinden sonra yaşadıkları asırdır. Bu iki asrın başkalarına üstün olduğu noktasında hiçbir kuşku yoktur. Zaten bu, bu bölümdeki hadislerden ve başkalarından anlaşılmaktadır. Bundan maksat söz konusu üstünlüğün her çağda Medine' de oturan herkese mahsus olduğunu vurgulamaksa bu, tartışılır. Bu konuda genellemeye gitmeye imkan yoktur. Çünkü müçtehit imamlar döneminden sonraki geç dönemde Medine' de ikamet edenlerin tümü şöyle dursun, ilimde ve fazilette başkalarına üstün olan bir kimse bile yoktu.

    Tam tersine -daha önce vurguladığımız üzere- kötü niyetinde ve habisliğinde kuşku duyulmayan iğrenç bid'at ehli kimseler oturmaktaydl. Doğruyu en iyi Yüce Allah bilir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الْمُبَارَكِ، حَدَّثَنَا الْفُضَيْلُ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ أُرِيَ وَهْوَ فِي مُعَرَّسِهِ بِذِي الْحُلَيْفَةِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّكَ بِبَطْحَاءَ مُبَارَكَةٍ‏.‏

  19. Hadis no. 7346

    Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur veya tövbelerini kabul etsin ya da onlara azap etsin diye (Allah…

    Türkçe meal

    İbn Ömer r.a.'in nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (yaralanıp, dişi kırılınca) sabah namazının son rekMında başını rüku'dan kaldırıp, 'Allahumme Rabbena ve leke'l-hamd" dedi. Bunun ardından da 'Allah'ım filana ve filana lanet eyle!" diye beddua etti. Bunun üzerine Yüce Allah "Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur veya tövbelerini kabul etsin ya da onlara azap etsin diye (Allah Bedir'de yardım etti). Çünkü onlar zalimdirier" ayetini indirdi.

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    İmam Buhari bu konuda ayetin nüzul sebebini içeren İbn Ömer hadisine yer verdi. Bunun açıklaması, Al-i İmran suresinin tefsirinde bir parça açıklamasıyla birlikte geçmişti. Kendilerine beddua edilen kimselerin kimler oldukları Uhud savaşı anlatılırken verilmişti. İbn Battal şöyle demiştir: Yukarıdaki başlığın İ'tisam Bölümüne girmesi, Nebi s.a.v.'in adı geçenlere beddua etmesi açısındandır. Çünkü onlar lanetten kurtulmak için imana boyun eğmediler. Yüce Allah'ın "Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur" ayeti, liOnları doğru yola iletmek sana ait değildir. Lakin Allah dilediğini doğru yola iletir"(Bakara 272) ayeti ile aynı manadadır.

    İmam Buharl'nin bu hadise yer vermekten maksadı, usul-i fıkıhta meşhur olan ihtilaflı konuya işaret etmek olabilir. Bu Nebi s.a.v.'in ahkam konusunda içtihat edip etmediği meselesi idi. Bu konu bundan sekiz başlık önce ele alıp açıklanmıştı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فِي صَلاَةِ الْفَجْرِ رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ قَالَ ‏"‏ اللَّهُمَّ رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ فِي الأَخِيرَةِ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ اللَّهُمَّ الْعَنْ فُلاَنًا وَفُلاَنًا ‏"‏‏.‏ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏{‏لَيْسَ لَكَ مِنَ الأَمْرِ شَىْءٌ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ أَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَإِنَّهُمْ ظَالِمُونَ‏}‏‏.‏

  20. Hadis no. 7347

    Ya Resulallah! Nefislerimiz ancak Allah'ın elindedir. Bizi uyandırmak istediği zaman uyandırır!

    Türkçe meal

    Ali b. Ebi Talib şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gece benimle ve kızı Fatıma'nın aleyhisselam ziyaretine geldi ve bize "Sizler namaz kılmaz mısınız?" diye sordu. Ali olayın devamını şöyle anlattı: Ben "Ya Resulallah! Nefislerimiz ancak Allah'ın elindedir. Bizi uyandırmak istediği zaman uyandırır!" dedim. Bu cevabım üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geri döndü ve bana hiçbir cevap vermedi. Sonra dönüp giderken dizine vurarak "Tartışmaya en çok düşkün varlık insandır" ayetini okumakta olduğunu işittim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، ح حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ سَلاَمٍ، أَخْبَرَنَا عَتَّابُ بْنُ بَشِيرٍ، عَنْ إِسْحَاقَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي عَلِيُّ بْنُ حُسَيْنٍ، أَنَّ حُسَيْنَ بْنَ عَلِيٍّ ـ رضى الله عنهما ـ أَخْبَرَهُ أَنَّ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم طَرَقَهُ وَفَاطِمَةَ ـ عَلَيْهَا السَّلاَمُ ـ بِنْتَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لَهُمْ ‏"‏ أَلاَ تُصَلُّونَ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ عَلِيٌّ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّمَا أَنْفُسُنَا بِيَدِ اللَّهِ، فَإِذَا شَاءَ أَنْ يَبْعَثَنَا بَعَثَنَا، فَانْصَرَفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ قَالَ لَهُ ذَلِكَ وَلَمْ يَرْجِعْ إِلَيْهِ شَيْئًا، ثُمَّ سَمِعَهُ وَهْوَ مُدْبِرٌ يَضْرِبُ فَخِذَهُ وَهْوَ يَقُولُ ‏{‏وَكَانَ الإِنْسَانُ أَكْثَرَ شَىْءٍ جَدَلاً‏}‏‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ يُقَالُ مَا أَتَاكَ لَيْلاً فَهْوَ طَارِقٌ‏.‏ وَيُقَالُ الطَّارِقُ النَّجْمُ، وَالثَّاقِبُ الْمُضِيءُ، يُقَالُ أَثْقِبْ نَارَكَ لِلْمُوقِدِ‏.‏