İçeriğe geç

Sünen-i Ebu DavudBölüm 2

Namaz Kitabı

770 hadis · No. 391–1160

Sayfa 2 / 39Yazı boyutu
  1. Hadis no. 411

    Ondan önce iki namaz ve sonra iki namaz vardır

    Türkçe meal

    Zeyd bin Sabit (r.a.)'den demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öğle namazını, zevalden hemen sonra kıldırırdı. Ashabına ondan daha meşakkatli hiçbir namaz kıldırmadı. ''Namazlara ve orta namazına devam ediniz" ayeti inince, Efendimiz: "Ondan önce iki namaz ve sonra iki namaz vardır" buyurdu.

    Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel, V

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ أَبِي حَكِيمٍ، قَالَ سَمِعْتُ الزِّبْرِقَانَ، يُحَدِّثُ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي الظُّهْرَ بِالْهَاجِرَةِ وَلَمْ يَكُنْ يُصَلِّي صَلاَةً أَشَدَّ عَلَى أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْهَا فَنَزَلَتْ ‏{‏ حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلاَةِ الْوُسْطَى ‏}‏ وَقَالَ ‏"‏ إِنَّ قَبْلَهَا صَلاَتَيْنِ وَبَعْدَهَا صَلاَتَيْنِ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 412

    Kim güneş batmadan önce ikindiden bir rek'ata yetişirse, (ikindi namazına) yetişmiş olur. Kim de güneş…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim güneş batmadan önce ikindiden bir rek'ata yetişirse, (ikindi namazına) yetişmiş olur. Kim de güneş doğmadan önce sabah (namazından bir rek'ata yetişirse (sabaha) yetişmiş sayılır."

    Diğer tahric: Buhari, mevakit; Müslim, mesacid; İbni Mace, salat, Nesai, mevakit; Tirmizî, mevakit; Darimi, salat; Ahmed b. Hanbel, II, 254, 282 muvatta, salât

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ الرَّبِيعِ، حَدَّثَنِي ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ أَدْرَكَ مِنَ الْعَصْرِ رَكْعَةً قَبْلَ أَنْ تَغْرُبَ الشَّمْسُ فَقَدْ أَدْرَكَ وَمَنْ أَدْرَكَ مِنَ الْفَجْرِ رَكْعَةً قَبْلَ أَنْ تَطْلُعَ الشَّمْسُ فَقَدْ أَدْرَكَ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 413

    Öğle namazını kıldıktan sonra Enes bin Malik'in yanına girdik. Enes kalktı ve ikindi namazını kıldı. Namazını…

    Türkçe meal

    Ala b. Abdurrahman şöyle demiştir: Öğle namazını kıldıktan sonra Enes bin Malik'in yanına girdik. Enes kalktı ve ikindi namazını kıldı. Namazını bitirince namazı erken kıldığını söyledik -yahut [şek ravilerden birindendir] o söyledi- Bunun üzerine Enes şu cevabı verdi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i Bu (güneş sararıncaya kadar geciktirilen ikindi namazı) münafıkların namazıdır; bu münafıkların namazıdır, bu münafıkların namazıdır. Onlardan biri güneş sararıp şeytanın boynuzları arasına -veya boynuzları üzerine- girinceye kadar oturur. (Sonra) kalkar ve (kuşun yem gagaladığı gibi) dört rekat namaz kılar. O namazda Allah'ı çok az zikreder" derken işittim.

    Diğer tahric: Müslim, mesacid; Nesai, mevakit; Tirmizî, mevakit; muvatta, Kur'ân; Ahmed b. Hanbel, III, İ

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ قَالَ دَخَلْنَا عَلَى أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ بَعْدَ الظُّهْرِ فَقَامَ يُصَلِّي الْعَصْرَ فَلَمَّا فَرَغَ مِنْ صَلاَتِهِ ذَكَرْنَا تَعْجِيلَ الصَّلاَةِ أَوْ ذَكَرَهَا فَقَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ تِلْكَ صَلاَةُ الْمُنَافِقِينَ تِلْكَ صَلاَةُ الْمُنَافِقِينَ تِلْكَ صَلاَةُ الْمُنَافِقِينَ يَجْلِسُ أَحَدُهُمْ حَتَّى إِذَا اصْفَرَّتِ الشَّمْسُ فَكَانَتْ بَيْنَ قَرْنَىْ شَيْطَانٍ أَوْ عَلَى قَرْنَىِ الشَّيْطَانِ قَامَ فَنَقَرَ أَرْبَعًا لاَ يَذْكُرُ اللَّهَ فِيهَا إِلاَّ قَلِيلاً ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 414

    İkindi namazını geçiren, sanki ailesini ve malını kaybetmiştir

    Türkçe meal

    İbn Ömer (r.a.)'den, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "İkindi namazını geçiren, sanki ailesini ve malını kaybetmiştir." Ebu Davud dedi ki: Ubeydullah bin Ömer yerine dedi: O konuda Eyyub'un ne dediğinde ihtilaf edildi. Zuhri Salim'den o da babası vasıtasıyla Rasulullah'tan diye nakletti.

    Diğer tahric: Buhari, mevakit; menakib; Müslim, mesacid; fiten; Nesai, salat; mevakît; Tirmizî, mevakit; İbn Mace, salat; Darimî, salat; muvatta', vukut's-salat; Ahmed b. Hanbel, II

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ الَّذِي تَفُوتُهُ صَلاَةُ الْعَصْرِ فَكَأَنَّمَا وُتِرَ أَهْلَهُ وَمَالَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَقَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ ‏"‏ أُتِرَ ‏"‏ ‏.‏ وَاخْتُلِفَ عَلَى أَيُّوبَ فِيهِ وَقَالَ الزُّهْرِيُّ عَنْ سَالِمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ وُتِرَ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 415

    Bu senin güneşi yeryüzünde sarı olarak görmendir

    Türkçe meal

    Ebu Amr -yani Evzai-: "Bu senin güneşi yeryüzünde sarı olarak görmendir" demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ، قَالَ قَالَ أَبُو عَمْرٍو يَعْنِي الأَوْزَاعِيَّ وَذَلِكَ أَنْ تَرَى، مَا عَلَى الأَرْضِ مِنَ الشَّمْسِ صَفْرَاءَ ‏.‏

  6. Hadis no. 416

    Biz Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'le birlikte akşam namazını kılar, sonra da ok atardık da her…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.) şöyle demiştir: "Biz Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'le birlikte akşam namazını kılar, sonra da ok atardık da her birimiz okunun düştüğü yeri görürdü.”

    Diğer tahric: Buhari, salat; Müslim, mesacid; İbn Mace, salat

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ شَبِيبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كُنَّا نُصَلِّي الْمَغْرِبَ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ نَرْمِي فَيَرَى أَحَدُنَا مَوْضِعَ نَبْلِهِ ‏.‏

  7. Hadis no. 417

    Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem), akşam namazını güneşin batıp üst kısmının kaybolduğu bir zamanda kılardı

    Türkçe meal

    Seleme bin el-Ekva (r.a.)'dan, demiştir ki; "Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem), akşam namazını güneşin batıp üst kısmının kaybolduğu bir zamanda kılardı.”

    Diğer tahric: Buhari, mevakit; Müslim, mesacid; Tirmizî, mevakit; İbn Mace, salat; Darimî, salat ; Ahmed b. Hanbel. IV

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ عِيسَى، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي الْمَغْرِبَ سَاعَةَ تَغْرُبُ الشَّمْسُ إِذَا غَابَ حَاجِبُهَا ‏.‏

  8. Hadis no. 418

    Ümmetim, akşam namazını yıldızlar çoğalıncaya kadar te'hir etmedikleri müddetçe hayır -veya fıtrat- üzere…

    Türkçe meal

    Mersed bin Abdullah'dan şöyle demiştir: Ukbe bin Amir Mısır'da emir iken, Ebu Eyyub bize gazi olarak gelmişti. Ukbe akşam namazını geciktirdi. Bunun üzerine Ebu Eyyub kalktı ve Ukbe'ye: Ya Ukbe, bu ne namazı? dedi. Ukbe: Meşgul idik (işimiz vardı) dedi. Ebu Eyyub: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)ın; "Ümmetim, akşam namazını yıldızlar çoğalıncaya kadar te'hir etmedikleri müddetçe hayır -veya fıtrat- üzere devam eder" buyurduğunu duymadın mı?" dedi.

    Diğer tahric: İbn Mace, salat, Ahmed b. Hanbel, IV, 147; V, 417, 422; İbn Huzeyme, Sahîh, I, 174-175, Hâkim, el-Müstedrek, I

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنِي يَزِيدُ بْنُ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ مَرْثَدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ لَمَّا قَدِمَ عَلَيْنَا أَبُو أَيُّوبَ غَازِيًا وَعُقْبَةُ بْنُ عَامِرٍ يَوْمَئِذٍ عَلَى مِصْرَ فَأَخَّرَ الْمَغْرِبَ فَقَامَ إِلَيْهِ أَبُو أَيُّوبَ فَقَالَ لَهُ مَا هَذِهِ الصَّلاَةُ يَا عُقْبَةُ فَقَالَ شُغِلْنَا ‏.‏ قَالَ أَمَا سَمِعْتَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ لاَ تَزَالُ أُمَّتِي بِخَيْرٍ - أَوْ قَالَ عَلَى الْفِطْرَةِ - مَا لَمْ يُؤَخِّرُوا الْمَغْرِبَ إِلَى أَنْ تَشْتَبِكَ النُّجُومُ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 419

    Ben, bu namazın (yani) yatsı, namazının vaktini insanların en iyi bileniyim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve…

    Türkçe meal

    Nu'man bin Beşir (r.a.)'den şöyle demiştir: Ben, bu namazın (yani) yatsı, namazının vaktini insanların en iyi bileniyim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yatsıyı hilal üçüncü gecesinde kaybolduğu vakitte kılardı.

    Diğer tahric: Tirmizî, salat; Nesai, mevakit; Darimî, salat

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ سَالِمٍ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ أَنَا أَعْلَمُ النَّاسِ، بِوَقْتِ هَذِهِ الصَّلاَةِ صَلاَةِ الْعِشَاءِ الآخِرَةِ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّيهَا لِسُقُوطِ الْقَمَرِ لِثَالِثَةٍ ‏.‏

  10. Hadis no. 420

    Siz bu namazı mı bekliyorsunuz? Eğer ümmetime ağır gelmeyecek olsaydı, onu bu saatte kıldırırdım

    Türkçe meal

    Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan şöyle demiştir: Bir gece Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yatsı namazı için (mescidde) bekleyip durduk. Nihayet gecenin üçte biri geçtiği zaman veya daha sonra yanımıza geldi. Onu (ailesi ile ilgili) bir şey mi alıkoydu, yoksa başka bir şey mi oldu, bilmiyoruz. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanımıza gelince: "Siz bu namazı mı bekliyorsunuz? Eğer ümmetime ağır gelmeyecek olsaydı, onu bu saatte kıldırırdım" buyurdu. Sonra müezzine (kaamet et diye) emretti, o da namaz için kaamet getirdi.

    Diğer tahric: Müslim, mesacid; Nesai, mevakit

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ مَكَثْنَا ذَاتَ لَيْلَةٍ نَنْتَظِرُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِصَلاَةِ الْعِشَاءِ فَخَرَجَ إِلَيْنَا حِينَ ذَهَبَ ثُلُثُ اللَّيْلِ أَوْ بَعْدَهُ فَلاَ نَدْرِي أَشَىْءٌ شَغَلَهُ أَمْ غَيْرُ ذَلِكَ فَقَالَ حِينَ خَرَجَ ‏ "‏ أَتَنْتَظِرُونَ هَذِهِ الصَّلاَةَ لَوْلاَ أَنْ تَثْقُلَ عَلَى أُمَّتِي لَصَلَّيْتُ بِهِمْ هَذِهِ السَّاعَةَ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ أَمَرَ الْمُؤَذِّنَ فَأَقَامَ الصَّلاَةَ ‏.‏

  11. Hadis no. 421

    Bu namazı geciktiriniz, çünkü siz bununla diğer ümmetlere üstün kılındınız. Sizden önce onu hiçbir ümmet…

    Türkçe meal

    Muaz bin Cebel (r.a.) şöyle demiştir: (Bir gün) yatsı namazında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i bekledik. O kadar gecikti ki bizden kimi onun hiç (Mescid'e) çıkmayacağını zannetti. Kimi de o namazını kılmıştır, diyordu. Biz bu halde iken Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (Mescid'e) çıkageldi. (Ashab) önceki söylediklerini ona da söylediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); "Bu namazı geciktiriniz, çünkü siz bununla diğer ümmetlere üstün kılındınız. Sizden önce onu hiçbir ümmet kılmadı" buyurdu. Kutûb-i Sitte müelliflerinden sadece Ebu Davud rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا حَرِيزٌ، عَنْ رَاشِدِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ حُمَيْدٍ السَّكُونِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ، يَقُولُ ارْتَقَبْنَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فِي صَلاَةِ الْعَتَمَةِ فَأَخَّرَ حَتَّى ظَنَّ الظَّانُّ أَنَّهُ لَيْسَ بِخَارِجٍ وَالْقَائِلُ مِنَّا يَقُولُ صَلَّى فَإِنَّا لَكَذَلِكَ حَتَّى خَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا لَهُ كَمَا قَالُوا فَقَالَ لَهُمْ ‏ "‏ أَعْتِمُوا بِهَذِهِ الصَّلاَةِ فَإِنَّكُمْ قَدْ فُضِّلْتُمْ بِهَا عَلَى سَائِرِ الأُمَمِ وَلَمْ تُصَلِّهَا أُمَّةٌ قَبْلَكُمْ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 422

    Muhakkak (bazı) insanlar, namazlarını kıldılar ve yataklarına yattılar. Siz ise, namazı beklediğiniz müddetçe…

    Türkçe meal

    Ebu Said el-Hudri (r.a.)'den demiştir ki: (Bir gün) Yatsı namazını Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte kıl(mayı iste)dık. Fakat O, gece yarısına yakın bir zaman geçinceye kadar (mescide) çıkmadı. (Sonra çıktı ve) "Yerlerinizden ayrılmayınız" diye buyurdu. Biz de yerlerimizde kaldık. Daha sonra şöyle buyurdu: "Muhakkak (bazı) insanlar, namazlarını kıldılar ve yataklarına yattılar. Siz ise, namazı beklediğiniz müddetçe namazda imiş gibi sevap aldınız. Eğer zayıfların zayıflığı ve hastaların hastalığı olmasaydı, bu namazı gece yarısına kadar geciktirirdim"

    Diğer tahric: Nesai, mevakit; İbn Mace, salat; Ahmed b. Hanbel, III

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ أَبِي هِنْدٍ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ صَلَّيْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْعَتَمَةِ فَلَمْ يَخْرُجْ حَتَّى مَضَى نَحْوٌ مِنْ شَطْرِ اللَّيْلِ فَقَالَ ‏"‏ خُذُوا مَقَاعِدَكُمْ ‏"‏ ‏.‏ فَأَخَذْنَا مَقَاعِدَنَا فَقَالَ ‏"‏ إِنَّ النَّاسَ قَدْ صَلَّوْا وَأَخَذُوا مَضَاجِعَهُمْ وَإِنَّكُمْ لَنْ تَزَالُوا فِي صَلاَةٍ مَا انْتَظَرْتُمُ الصَّلاَةَ وَلَوْلاَ ضَعْفُ الضَّعِيفِ وَسَقَمُ السَّقِيمِ لأَخَّرْتُ هَذِهِ الصَّلاَةَ إِلَى شَطْرِ اللَّيْلِ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 423

    Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sabah namazını kılardı da kadınlar, örtülerine bürünmüş olarak…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan, şöyle demiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sabah namazını kılardı da kadınlar, örtülerine bürünmüş olarak ayrılırlar (ve) karanlıktan dolayı tanınmazlardı''

    Diğer tahric: Buhari, salat, mevakit; Müslim, mesacid; Tirmizî, mevakit; Nesai, mevakit

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ إِنْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيُصَلِّي الصُّبْحَ فَيَنْصَرِفُ النِّسَاءُ مُتَلَفِّعَاتٍ بِمُرُوطِهِنَّ مَا يُعْرَفْنَ مِنَ الْغَلَسِ ‏.‏

  14. Hadis no. 424

    Sabah namazını ortalık aydınlanınca kılınız. Çünkü bu ecrinizi daha büyük kılar veya ecir(iniz) daha büyük…

    Türkçe meal

    Rafi'b. Hadic (r.a.)'dan, şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sabah namazını ortalık aydınlanınca kılınız. Çünkü bu ecrinizi daha büyük kılar veya ecir(iniz) daha büyük olur."

    Diğer tahric: Tirmizî, mevakit, (Benzeri); Nesai, mevakit (Benzeri); İbn Mace, salat

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ عُمَرَ بْنِ قَتَادَةَ بْنِ النُّعْمَانِ، عَنْ مَحْمُودِ بْنِ لَبِيدٍ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَصْبِحُوا بِالصُّبْحِ فَإِنَّهُ أَعْظَمُ لأُجُورِكُمْ ‏"‏ ‏.‏ أَوْ ‏"‏ أَعْظَمُ لِلأَجْرِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 425

    Beş vakit namazı Allah farz kıldı. Her kim, bu namazların abdeslini (farzlarına riayet ile) tam alır, onları…

    Türkçe meal

    Abdullah bin Sunabihi demiştir ki; Ebu Muhammed Vitr'in vacip (farz) olduğunu ileri sürdü. Ubade bin es-Samit ise dedi ki; Ebu Muhammed hata etti. Şehadet ederim ki, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: "Beş vakit namazı Allah farz kıldı. Her kim, bu namazların abdeslini (farzlarına riayet ile) tam alır, onları vaktinde kılar, rüku ve huşularını eksiksiz yaparsa, onu bağışlayacağına dair Allah'ın va'di vardır. Her kim de bunu yapmazsa, Allah'ın ona bir va'di yoktur. Dilerse bağışlar, dilerse azap eder"

    Diğer tahric: Nesai, salat; İbn Mace, ikame; Darimi, salat; Muvatta, salâtu'l-leyl; Ahmed b. Hanbel, hno:

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَرْبٍ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - يَعْنِي ابْنَ هَارُونَ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُطَرِّفٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الصُّنَابِحِيِّ، قَالَ زَعَمَ أَبُو مُحَمَّدٍ أَنَّ الْوِتْرَ، وَاجِبٌ، فَقَالَ عُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ كَذَبَ أَبُو مُحَمَّدٍ أَشْهَدُ أَنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ خَمْسُ صَلَوَاتٍ افْتَرَضَهُنَّ اللَّهُ تَعَالَى مَنْ أَحْسَنَ وُضُوءَهُنَّ وَصَلاَّهُنَّ لِوَقْتِهِنَّ وَأَتَمَّ رُكُوعَهُنَّ وَخُشُوعَهُنَّ كَانَ لَهُ عَلَى اللَّهِ عَهْدٌ أَنْ يَغْفِرَ لَهُ وَمَنْ لَمْ يَفْعَلْ فَلَيْسَ لَهُ عَلَى اللَّهِ عَهْدٌ إِنْ شَاءَ غَفَرَ لَهُ وَإِنْ شَاءَ عَذَّبَهُ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 426

    Resulullah'a soruldu

    Türkçe meal

    Ümmü Ferve (r.anha)'dan, demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e, amellerin hangisinin daha efdal olduğu soruldu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem); " İlk vaktinde kılman namazdır" buyurdu. Huzai rivayeti (el-Kasım b. Gannarn) Ummu Ferve denilen halasından, -ki o, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e biat etmiştir- "Resulullah'a soruldu" şeklindedir.

    Diğer tahric: Tirmizî, mevakit

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْخُزَاعِيُّ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ غَنَّامٍ، عَنْ بَعْضِ، أُمَّهَاتِهِ عَنْ أُمِّ فَرْوَةَ، قَالَتْ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىُّ الأَعْمَالِ أَفْضَلُ قَالَ ‏ "‏ الصَّلاَةُ فِي أَوَّلِ وَقْتِهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ الْخُزَاعِيُّ فِي حَدِيثِهِ عَنْ عَمَّةٍ لَهُ يُقَالُ لَهَا أُمُّ فَرْوَةَ قَدْ بَايَعَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ ‏.‏

  17. Hadis no. 427

    Güneş doğmadan ve batmadan önce birer namaz

    Türkçe meal

    Abdullah b. Fedale, babasının şöyle dediğini haber vermiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana (İslam'ın hükümlerini) öğretti. (Efendimizin), şu emri bana öğrettikleri arasındadır: "Beş vakit namaza devam et!" Bu vakitlerde benim meşguliyetlerim var. Bana (çeşitli faziletleri) toplayan bir şey emret, onu yaptığım zaman bana, yetsin dedim. "İki Asr'a devam et" buyurdu. Bizim lugatımızda bu kelime yoktu. "İki Asr nedir?" dedim. "Güneş doğmadan ve batmadan önce birer namaz" buyurdular.

    Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel, IV

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي خَالِدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عُمَارَةَ بْنِ رُؤَيْبَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَأَلَهُ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْبَصْرَةِ فَقَالَ أَخْبِرْنِي مَا سَمِعْتَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ لاَ يَلِجُ النَّارَ رَجُلٌ صَلَّى قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ أَنْ تَغْرُبَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَنْتَ سَمِعْتَهُ مِنْهُ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ كُلَّ ذَلِكَ يَقُولُ سَمِعَتْهُ أُذُنَاىَ وَوَعَاهُ قَلْبِي ‏.‏ فَقَالَ الرَّجُلُ وَأَنَا سَمِعْتُهُ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ذَلِكَ ‏.‏

  18. Hadis no. 428

    Güneş doğmadan ve batmadan önce namaz kılan adam ateşe girmez.” Basralı, üç defa

    Türkçe meal

    Ebu Bekr bin Umara bin Ruveybe, babası (Umara)'dan naklen onun şöyle dediğini rivayet etmiştir: Basralılardan bir adam Umara'ya: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den duyduğunu bana haber ver, dedi. Umara şu karşılığı verdi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim; "Güneş doğmadan ve batmadan önce namaz kılan adam ateşe girmez.” Basralı, üç defa: "Sen onu bizzat Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den duydun mu?" dedi. Umara her seferinde: "Evet, onu kulaklarım duydu, kalbim hıfzetti” diyordu. Adam: "Ben de Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i aynısını söylerken işittim" dedi.

    Diğer tahric: Müslim salat; mesacid (Ahmed Davudoğlu nüshasında sadece; mesacid bahsinde geçer), Nesai, salat; Ahmed b. Hanbel IV

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ، أَخْبَرَنَا خَالِدٌ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنْ أَبِي حَرْبِ بْنِ أَبِي الأَسْوَدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ فَضَالَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ عَلَّمَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكَانَ فِيمَا عَلَّمَنِي ‏"‏ وَحَافِظْ عَلَى الصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ إِنَّ هَذِهِ سَاعَاتٌ لِي فِيهَا أَشْغَالٌ فَمُرْنِي بِأَمْرٍ جَامِعٍ إِذَا أَنَا فَعَلْتُهُ أَجْزَأَ عَنِّي فَقَالَ ‏"‏ حَافِظْ عَلَى الْعَصْرَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ وَمَا كَانَتْ مِنْ لُغَتِنَا فَقُلْتُ وَمَا الْعَصْرَانِ فَقَالَ ‏"‏ صَلاَةٌ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَصَلاَةٌ قَبْلَ غُرُوبِهَا ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 429

    Beş (haslet) var ki, her kim onları (bilerek ve) inanarak yaparsa, cennete girer: (Bu hasletlerin sahipleri)…

    Türkçe meal

    Ebu'd-Derda (r.a.)'dan demiştir ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Beş (haslet) var ki, her kim onları (bilerek ve) inanarak yaparsa, cennete girer: (Bu hasletlerin sahipleri) Abdestlerine, rükularına, secdelerine, ve vakitlerine riayet ederek beş vakit namaza devam eden, Ramazanda oruç tutan, gücü yeterse Kabe'yi hacceden gönlü razı olarak zekat veren ve emanete riayet edenlerdir." (İşitenler): Ya Eba'd-Derda "Emanete riayet nedir?" dediler. Cünüplükten dolayı yıkanmak, dedi.

    Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel, 1, 46; II, 362; V

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَلِيٍّ الْحَنَفِيُّ، عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ حَدَّثَنَا عِمْرَانُ الْقَطَّانُ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، وَأَبَانُ، كِلاَهُمَا عَنْ خُلَيْدٍ الْعَصَرِيِّ، عَنْ أُمِّ الدَّرْدَاءِ، عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ خَمْسٌ مَنْ جَاءَ بِهِنَّ مَعَ إِيمَانٍ دَخَلَ الْجَنَّةَ مَنْ حَافَظَ عَلَى الصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ عَلَى وُضُوئِهِنَّ وَرُكُوعِهِنَّ وَسُجُودِهِنَّ وَمَوَاقِيتِهِنَّ وَصَامَ رَمَضَانَ وَحَجَّ الْبَيْتَ إِنِ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلاً وَأَعْطَى الزَّكَاةَ طَيِّبَةً بِهَا نَفْسُهُ وَأَدَّى الأَمَانَةَ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا أَبَا الدَّرْدَاءِ وَمَا أَدَاءُ الأَمَانَةِ قَالَ الْغُسْلُ مِنَ الْجَنَابَةِ ‏.‏

  20. Hadis no. 430

    Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in

    Türkçe meal

    Ebu Katade bin Rib'i (veya Rab'i) (ra.) "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in "Allah (azze ve celle) şöyle buyurdu" dediğini haber vermiştir: "Ben ümmetin üzerine beş (vakit) namazı farz kıldım ve onları tam vakitlerinde kılarak geleni, cennete koyacağıma katımda ahdettim. Ama kim o namazlara devam etmezse benim katımda onun için herhangi bir ahd yoktur" buyurdu.

    Diğer tahric: İbni Mace, ikame

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَيْوَةُ بْنُ شُرَيْحٍ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، عَنْ ضُبَارَةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي سَلِيكٍ الأَلْهَانِيِّ، أَخْبَرَنِي ابْنُ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ الزُّهْرِيِّ، قَالَ قَالَ سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ إِنَّ أَبَا قَتَادَةَ بْنَ رِبْعِيٍّ أَخْبَرَهُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ قَالَ اللَّهُ تَعَالَى إِنِّي فَرَضْتُ عَلَى أُمَّتِكَ خَمْسَ صَلَوَاتٍ وَعَهِدْتُ عِنْدِي عَهْدًا أَنَّهُ مَنْ جَاءَ يُحَافِظُ عَلَيْهِنَّ لِوَقْتِهِنَّ أَدْخَلْتُهُ الْجَنَّةَ وَمَنْ لَمْ يُحَافِظْ عَلَيْهِنَّ فَلاَ عَهْدَ لَهُ عِنْدِي ‏"‏ ‏.‏