İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 6

Cenazeler Kitabı

202 hadis · No. 1433–1637

Sayfa 8 / 11Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1573

    Sen nerede bir müşrik'in kabrine uğrarsan onu ateşle müjdele

    Türkçe meal

    Salim'in babası (ibn-i Ömer r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir A'rabi, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ya Resulullah ! Babam gerçekten yakınlarıyla gerektiği gibi ilgilenirdi. Şöyle idi, böyle idi (diyerek babasını övdü ve:) Babam nerededir ? diye sordu. Efendimiz: «Ateştedir.» buyurdu. Abdullah (r.a.) demiştir ki: Bana öyle geliyor ki; adam bu cevap'tan dolayı içerliyerek: Ya Resulallah ! Senin baban nerededir? diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sen nerede bir müşrik'in kabrine uğrarsan onu ateşle müjdele.» buyurdu. Abdullah (r.a.) demiştir ki: Bu A'rabi, bilahere müslüman oldu ve dediki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana cidden yorucu bir görev yükledi. Ben yanından geçip te onu cehennemle müjdelemediğim hiçbir kafir yoktur. Not: Bu hadisin isnadının sahih olduğu Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ الْبَخْتَرِيِّ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبِي كَانَ يَصِلُ الرَّحِمَ وَكَانَ وَكَانَ. فَأَيْنَ هُوَ قَالَ ‏"‏ فِي النَّارِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَكَأَنَّهُ وَجَدَ مِنْ ذَلِكَ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَأَيْنَ أَبُوكَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ حَيْثُمَا مَرَرْتَ بِقَبْرِ كَافِرٍ فَبَشِّرْهُ بِالنَّارِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَأَسْلَمَ الأَعْرَابِيُّ بَعْدُ وَقَالَ لَقَدْ كَلَّفَنِي رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَعَبًا مَا مَرَرْتُ بِقَبْرِ كَافِرٍ إِلاَّ بَشَّرْتُهُ بِالنَّارِ ‏.‏

  2. Hadis no. 1574

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabirleri ziyaret eden kadınları la'netlemiştir. Not: Hassan bin…

    Türkçe meal

    Hassan bin Sabit (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabirleri ziyaret eden kadınları la'netlemiştir. Not: Hassan bin Sabit (r.a.)'in hadisine ait isnadın sahih ve ricalinin sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir.

    Açıklaması: 1576’da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو بِشْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، ح: وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، ح: وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَلَفٍ الْعَسْقَلاَنِيُّ، حَدَّثَنَا الْفِرْيَابِيُّ، وَقَبِيصَةُ، كُلُّهُمْ عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُثْمَانَ بْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ بَهْمَانَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حَسَّانَ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ: لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ زُوَّارَاتِ الْقُبُورِ ‏.‏

  3. Hadis no. 1575

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kabirleri ziyaret eden kadınları la'netlemiştir

    Türkçe meal

    İbn-i Abbas (r.a.)'dan şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kabirleri ziyaret eden kadınları la'netlemiştir.

    Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai ve Hakim de rivayet etmişlerdir.. Açıklaması: 1576’da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَزْهَرُ بْنُ مَرْوَانَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جُحَادَةَ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ زُوَّارَاتِ الْقُبُورِ ‏.‏

  4. Hadis no. 1576

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kabirleri ziyaret eden kadınları la'netlemiştir

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.e.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kabirleri ziyaret eden kadınları la'netlemiştir.

    Diğer tahric: Ahmed, Tirmizi, İbn-i Hibban ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir.

    Açıklama

    İlk hadis (1574) Zevaid türündendir. İbn-i Abbas (r.a.)'ın (1575) hadisini Ebu Davud, Nesai ve Hakim de rivayet etmişlerdir. Bu (yani Ebu Hureyre (r.a.)'ın) hadisi Ahmed, Tirmizi, İbn-i Hibban ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. Lanetlemek, Allah'ın rahmetinden kovulmayı dilemektir. Kadınlar. ekseriyetle kabir ziyaretine gittikleri zaman bağırıp çağırırlar, yakalarını yırtarlar, yüzlerini döverler, kocalarının hakkını çiğnerler ve İslami örtünmeye riayet etmeden, hatta süslenerek giderler. Bu olumsuz davranışlarından dolayı, ilahi rahmetten uzak kalmaları yolunda Nebi (s.a.v.)'in bedduasına ma'ruz kalmışlardır.

    EI-Menhel yazarı bu hadisin açıklaması bahsinde şöyle der: Hadis, kadınların kabir ziyaretine gitmelerinin haramlığına delalet eder. Şafiiler'in, Malikiler'in ve Hanefiler'in bazısı böyle hükmetmişlerdir. Şafiiler'in ekserisi ile Hanefiler'in bir kısmı, bu hadisi delil göstererek, kadınların kabir ziyaretini mekruh görmüşlerdir; Hanbeliler'in mezhebinin meşhur kavli de budur. Haram olmadığına dair gösterdikleri delil, Ümmü Atiyye (r.anha)'nın (1577 nolu) hadisidir. Hanefiler'in ekserisine göre kadınların ziyareti caizdir. Malikiler'in bir kavli ve Ahmed'in bir rivayeti de böyleclir. Bu guruptaki alimlere göre kadınların ziyaretinin yasaklığı, kabir ziyareti için ruhsat verilmeden önceki zamanda idi.

    Bilindiği gibi ilk zamanlarda erkeklere de yasaklanmıştı. Bilahere kabir ziyaretine ruhsat verilince; verilen ruhsat, erkeklere mahsus değil, kadınları da kapsar. Bunlara göre ruhsaL veren hadislerdeki zamirler erkeklere ait ise de; erkeklerin kadınlara galip kılınması yoluyla böyle hitab edilmiştir. Aslında hitap, erkeklere münhasır değildir. Hanefiler'in bir delilide İbn-i Abdi'l-Berr'in et-Temhid'de Abdullah bin Ebi Müleyke (r.a.)'den rivayet ettiği şu mealdeki haberdir: "Aişe (r.anha) bir gün mezarlıktan döndü. Ben Ona: Ey Mu'minlerin annesi! Nereden geliyorsun? diye sordum. Kendisi: Kardeşim Abdurrahman (r.a.)'ın kabrinden geliyorum. dedi.

    Ben: Resulullah (s.a.v.) kabirlerin ziyaretini men etmemiş miydi? dedim. Kendisi: Evet, Efendimiz kabir ziyaretinden men ediyordu. Sonra ziyaretini emretti." El-Menhel yazarı, Hanefiler'in gösterdikleri başka delilleri de zikrettikten sonra: Kadınların ziyaretiyle ilgili hadisler ile diğer hadislerin uzlaştırılması mümkündür Şöyle ki: Ziyaret hakkında verilen izin; örtülü olarak çıkan, ahireti düşünen, kabir halkından ibret alan, bağırıp çağırmayı, yüzünü dövmeyi, yakalarını yırtmayı ve kötü laf etmeyi terkeden kadınlar içindir. Konulan yasak da, anılan uygunsuz davranışlarda bulunan kadınlara mahsustur, demiştir.

    Nevevi, el-Mühezzeb şerhinde el-Müstezhar sahibinin şöyle dediğini nakletmiştir: Bence eğer kadınların ziyareti, üzüntüyü yenilemek, ağlamak, bağırıp çağırmak ve benzeri olumsuz hareketler için ise haramdır. Kadınların ziyaretini yasaklıyan hadisler, bunlara yorumlanır. Eğer bu gibi olumsuz hareketler için değil de ibret almak için ziyaret etmek isterlerse, bu ziyaret mekruhtur. Ancak iştah çekmek halini yitirmiş bulunan ihtiyar kadınlar için caizdir, denilebilir. Nevevi, bu nakli yaptıktan sonra, bunu benimsediğini ifade ederek: Bununla beraber hadisin zahirini dikkate alarak ziyareti terk etmesi ihtiyatlı olanıdır, demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَلَفٍ الْعَسْقَلاَنِيُّ أَبُو نَصْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ طَالِبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ زُوَّارَاتِ الْقُبُورِ ‏.‏

  5. Hadis no. 1577

    Biz (kadınlar, Resul-i Ekrem s.a.v. tarafından) cenaze'yi takib etmekten men edildik. Bu yasak ('a uymak)…

    Türkçe meal

    Ümmü Atiyye (r.anha)'dan şöyle demiştir: Biz (kadınlar, Resul-i Ekrem s.a.v. tarafından) cenaze'yi takib etmekten men edildik. Bu yasak ('a uymak) üzerijmize vacib kılınmadı. (veya cenazeyi takib bize vacib kılınmadı.)

    Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ حَفْصَةَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ: نُهِينَا عَنِ اتِّبَاعِ الْجَنَائِزِ، وَلَمْ يُعْزَمْ عَلَيْنَا ‏.‏

  6. Hadis no. 1578

    Cenazeyi kabre indirenler meyanında siz indirecekmisiniz?

    Türkçe meal

    Ali (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çıktı. baktı ki, bir gurup kadın oturmuşlar. Onlara: «Sizi oturtan nedir ?» diye sordu. Kadınlar: Cenazeyi bekliyoruz, dediler. Efendimiz: «(Cenazeyi) siz yıkayacakmısınız?» buyurdu. Onlar: Hayır, dediler. Efendimiz: «(Cenaze'yi) siz taşıyacakmısınız ?» buyurdu. Onlar: Hayır, dediler. Efendimiz: «Cenazeyi kabre indirenler meyanında siz indirecekmisiniz?» buyurdu. Onlar: Hayır, dediler. Efendimiz: «(O halde) günah işlemiş olarak ve sevapsız olarak geri dönünüz.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadında Dirar bin Ömer (Ebu Ömer) bulunur. Bunu Veki' sika saymış, İbn-i Hibban da sikalar arasında zikretmiş ise de Ebu Hatim: O, meşhur değildir, demiş. El-Ezdi de: Metruktur, demiş. El-Halili de el-İrşad'da: Kezzabtır, demiştir. Diğer ravi İsmail bin Süleyman hakkında Ebu Hatim: O salihtir, demiş, Lakin İbn-i Hibban, Onu sikalar arasında zikretmiş ve: Hata eder, demiştir, Senedin diğer ravileri sika zatlardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ سَلْمَانَ، عَنْ دِينَارٍ أَبِي عُمَرَ، عَنِ ابْنِ الْحَنَفِيَّةِ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَإِذَا نِسْوَةٌ جُلُوسٌ فَقَالَ ‏"‏ مَا يُجْلِسُكُنَّ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَ نَنْتَظِرُ الْجِنَازَةَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هَلْ تَغْسِلْنَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هَلْ تَحْمِلْنَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هَلْ تُدْلِينَ فِيمَنْ يُدْلِي ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَارْجِعْنَ مَأْزُورَاتٍ غَيْرَ مَأْجُورَاتٍ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 1579

    النوح Nevh (=ölü üzerinde yüksek sesle ağlamak) tır

    Türkçe meal

    Ümmü Seleme (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ولا يعصينك في معروف nazm-ı celili hakkında: « النوح Nevh (=ölü üzerinde yüksek sesle ağlamak) tır.» buyurmuştur. Not: Bunun senedindeki Yezid bin Abdillah'm sikalığının ihtilaf konusu olduğu Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، مَوْلَى الصَّهْبَاءِ عَنْ شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏{وَلاَ يَعْصِينَكَ فِي مَعْرُوفٍ}‏ قَالَ: ‏"‏ النَّوْحُ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 1580

    Muaviye (r.a.) Humus'ta hutbe okudu. Hutbe de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in nevh'den nehiy…

    Türkçe meal

    Cerir mevla Muaviye (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Muaviye (r.a.) Humus'ta hutbe okudu. Hutbe de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in nevh'den nehiy buyurduğunu anlattı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Cerir vardır. Ona Ebu Cerir de denilir. Ben ne Onu cerh edeni, ne de sika göstereni görmedim. Seneddeki Abdullah bin Dinar da Humus'lu alandır. Ebu Hatim O'nun hakkında: O, kuvvetli değildir, demiştir. İbn-i Main de Onun zayıf olduğunu söylemiştir. Ebu Ali el-Hafız da: O benim yanımda sikadır, demiştir. İbn-i Hibban da Onu sikalar arasında zikretmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دِينَارٍ، حَدَّثَنَا حَرِيزٌ، مَوْلَى مُعَاوِيَةَ قَالَ خَطَبَ مُعَاوِيَةُ بِحِمْصَ فَذَكَرَ فِي خُطْبَتِهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى عَنِ النَّوْحِ ‏.‏

  9. Hadis no. 1581

    Niyahat, cahiliyyet (devrin)in işindendir. Ve şüphesiz naiha kadın, tevbe etmeden öldüğü zaman Allah onun…

    Türkçe meal

    Ebu Malik el-Eş'ari (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Niyahat, cahiliyyet (devrin)in işindendir. Ve şüphesiz naiha kadın, tevbe etmeden öldüğü zaman Allah onun için katran'dan elbise ve ateşten bir gömlek kestirir.» Not: İsnadının sahih ve ricalinin sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنِ ابْنِ مُعَانِقٍ، عَنْ أَبِي مَالِكٍ الأَشْعَرِيِّ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ النِّيَاحَةُ مِنْ أَمْرِ الْجَاهِلِيَّةِ وَإِنَّ النَّائِحَةَ إِذَا مَاتَتْ وَلَمْ تَتُبْ قَطَعَ اللَّهُ لَهَا ثِيَابًا مِنْ قَطِرَانٍ وَدِرْعًا مِنْ لَهَبِ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 1582

    Ölü üzerinde niyahat, cahiliyyet (devri)in işindendir. Şüphesiz ki naiha kadın ölmeden önce tevbe etmezse…

    Türkçe meal

    Abdullah bin Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Ölü üzerinde niyahat, cahiliyyet (devri)in işindendir. Şüphesiz ki naiha kadın ölmeden önce tevbe etmezse, gerçekten üzerinde katran'dan bir gömlek ve onun üstünde de ona giydirilmiş ateş'ten bir gömlek bulunduğu halde kıyamet günü diriltilir. » Not: Zevaid de: İsnadında Ömer bin Raşid var, Ahmed bin Hanbel: Hadis'i zayıftır, doğru değildir, demiştir. İbn-i Muin de zayıftır demiştir. Buhari: Onun Yahya bin Ebi Kesir'den rivayet ettiği hadis muzdarib doğru değşldir. İbn-i Hibban: O hadis uydurur. Onu zikretmek helal değildir, aleyhinde konuşmak hariç. Darekutni : El-İlel de: O mekruhtur. Mahir: Hadis'in benzer metin sahih olarak ta gelmiştir: 1581 deki Ebu Malik hadisine bakın

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ رَاشِدٍ الْيَمَامِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ النِّيَاحَةُ عَلَى الْمَيِّتِ مِنْ أَمْرِ الْجَاهِلِيَّةِ فَإِنَّ النَّائِحَةَ إِنْ لَمْ تَتُبْ قَبْلَ أَنْ تَمُوتَ فَإِنَّهَا تُبْعَثُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَيْهَا سَرَابِيلُ مِنْ قَطِرَانٍ ثُمَّ يُعْلَى عَلَيْهَا بِدُرُوعٍ مِنْ لَهَبِ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 1583

    Beraberinde yüksek sesle ağlayan kadın bulunan bir cenazeyi takib etmeyi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve…

    Türkçe meal

    Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan şöyle demiştir: Beraberinde yüksek sesle ağlayan kadın bulunan bir cenazeyi takib etmeyi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yasaklamıştır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebu Yahya el-Kattat el-Kufi Zazan vardır. Adının Dinar olduğu da söylenmiştir. İmam Ahmed: İsrail, ondan cidden münker olan birçok hadis rivayet etmiş, demiştir. İbn-i Main de: Onun hadisinde zaaf var, demiştir. Yakub bin Süfyan ve el-Bezzar da: Onda beis yok, demişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، أَنْبَأَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ أَبِي يَحْيَى، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ: نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ تُتْبَعَ جِنَازَةٌ مَعَهَا رَانَّةٌ ‏.‏

  12. Hadis no. 1584

    Ölüler için (eli ile) yanaklarını (yüzünü) döven, yakalarını yırtan ve cahiliyyet adeti üzere dua eden kimse…

    Türkçe meal

    Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Ölüler için (eli ile) yanaklarını (yüzünü) döven, yakalarını yırtan ve cahiliyyet adeti üzere dua eden kimse biz'den değildir.» buyurdu.

    Diğer tahric: Buhari, Müslim ve Tirmizi de bunu rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ، جَمِيعًا عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ زُبَيْدٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ قَالاَ: حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لَيْسَ مِنَّا مَنْ شَقَّ الْجُيُوبَ وَضَرَبَ الْخُدُودَ وَدَعَا بِدَعْوَى الْجَاهِلِيَّةِ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 1585

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Ölü için) yüzünü tırmalayıp derisini yırtan kadına, yakasını yırtan…

    Türkçe meal

    Ebu Ümame (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Ölü için) yüzünü tırmalayıp derisini yırtan kadına, yakasını yırtan kadın'a ve mahv oldum, helak oldum diye bağırıp çağıran kadın'a la'net etmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahihtir. Çünki İbn-i Mace'nin şeyhi Muhammed bin Cabir'in sikalığını Muhammed bin Abdillah el-Hadremi, Mesleme, el•Kaşif'te Zehebi ifade etmişlerdir. Senedin diğer ravileri, Müs!im'in şartı üzere sika zatlardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَابِرٍ الْمُحَارِبِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ كَرَامَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ بْنِ جَابِرٍ، عَنْ مَكْحُولٍ، وَالْقَاسِمِ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لَعَنَ الْخَامِشَةَ وَجْهَهَا وَالشَّاقَّةَ جَيْبَهَا وَالدَّاعِيَةَ بِالْوَيْلِ وَالثُّبُورِ ‏.‏

  14. Hadis no. 1586

    Ben, Musibet zamanında saçını yolan, yüksek sesle ağlayan ve elbisesini yırtan kadınlardan uzağım

    Türkçe meal

    Abdurrahman bin Yezid ve Ebu Bürde (r.anhuma)'dan şöyle demişlerdir: Ebu Musa (el-Eş'ari r.a.)'ın hastalığı şiddetlenince hanımı Ümmü Abdillah (bint-i ebi Devme r.anha) ona yönelip, yüksek sesle ağlamaya başladı. (baygın olan Ebu Musa r.a.) biraz sonra ayıldı. Ve hanımına: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in uzak olduğu kimsden benim (de) uzak olduğumu bilmedin mi? dedi. Kendisi hanımına Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in şu hadisini daha önceden anlatırdı: «Ben, Musibet zamanında saçını yolan, yüksek sesle ağlayan ve elbisesini yırtan kadınlardan uzağım.»

    Diğer tahric: Buhari ve Müslim de bunu rivayet etmişlerdir. Ebu Davud ve Nesai de bunun benzerini rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ الأَوْدِيُّ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ، عَنْ أَبِي الْعُمَيْسِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا صَخْرَةَ، يَذْكُرُ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، وَأَبِي، بُرْدَةَ قَالاَ: لَمَّا ثَقُلَ أَبُو مُوسَى أَقْبَلَتِ امْرَأَتُهُ أُمُّ عَبْدِ اللَّهِ تَصِيحُ بِرَنَّةٍ فَأَفَاقَ فَقَالَ لَهَا: أَوَ مَا عَلِمْتِ أَنِّي بَرِيءٌ مِمَّنْ بَرِئَ مِنْهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَكَانَ يُحَدِّثُهَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ: ‏ "‏ أَنَا بَرِيءٌ مِمَّنْ حَلَقَ وَسَلَقَ وَخَرَقَ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 1587

    O'nu bırak ya Ömer! Çünkü göz, yaş dökücüdür, kalb'e musibet gelmiştir. Ölüm vukuatı yakında olmuştur

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.e.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cenaze de idi. Ömer (r.a.) ağlayan bir kadını gördü de susturmak için kadın'a bağırdı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O'nu bırak ya Ömer! Çünkü göz, yaş dökücüdür, kalb'e musibet gelmiştir. Ölüm vukuatı yakında olmuştur.» buyurdu. Not: Sindi, el-Fetih'te : Bu hadisin ricali sika zatlardır, demiştir

    Diğer tahric: Nesai ve İbn-i Şeybe de bu hadisi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ وَهْبِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ فِي جِنَازَةٍ فَرَأَى عُمَرُ امْرَأَةً فَصَاحَ بِهَا فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ دَعْهَا يَا عُمَرُ فَإِنَّ الْعَيْنَ دَامِعَةٌ وَالنَّفْسَ مُصَابَةٌ وَالْعَهْدَ قَرِيبٌ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ وَهْبِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَزْرَقِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِنَحْوِهِ ‏.‏

  16. Hadis no. 1588

    Allah'ın aldığı her şey Allah'a aittir. Ve verdiği her şey de Allah'a aittir. Ve Allah'ın ilminde her şey…

    Türkçe meal

    Usame b. Zeyd (r.a.)'dan şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kızlarından birisinin oğlu ölmek üzere idi. Oğlanın annesi, Efendimiz'e haber göndererek yanına uğramasını istedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ona: «Allah'ın aldığı her şey Allah'a aittir. Ve verdiği her şey de Allah'a aittir. Ve Allah'ın ilminde her şey belirli bir anda son bulur. Artık kızım sabretsin. Ve bu sabrın Allah indindeki sevabını beklesin. » diye cevap yolladı. Bu cevap'tan sonra oğlan'ın annesi Efendimize and vererek yanına uğramasını istedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (kızının evine gitmek üzere) ayağa kalktı. Ben de Onunla beraber kalktım. Ve beraberinde Muaz bin Cebel, Ubeyy bin Ka'b ve Ubade bin es-Samit (r.anhum) vardı. (Çocuğun bulunduğu odaya) girdiğimiz zaman çocuğu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e verdiler. Çocuğun ruh'u göğsüne gelmiş vaziyette ızdırapta idi. Ravi demiştir ki: Usame (r.a.)'ın: Çocuk (zayıflıktan dolayı) eski bir kırbaya benziyordu, dediğini zannediyorum. Usame (r.e.) demiştir ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ağladı. Ubade bin es-Samit (r.a. ona): Nedir bu (ağlama) Ya Resulullah ? dedi. Efendimiz: «Adem oğullarına Allah'ın verdiği rahmet (eseri) dir. Allah, kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder.»

    Diğer tahric: Ahmed, Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ كَانَ ابْنٌ لِبَعْضِ بَنَاتِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقْضِي فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِ أَنْ يَأْتِيَهَا فَأَرْسَلَ إِلَيْهَا أَنَّ ‏"‏ لِلَّهِ مَا أَخَذَ وَلَهُ مَا أَعْطَى وَكُلُّ شَىْءٍ عِنْدَهُ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى فَلْتَصْبِرْ وَلْتَحْتَسِبْ ‏"‏ ‏.‏ فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِ فَأَقْسَمَتْ عَلَيْهِ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَقُمْتُ مَعَهُ وَمَعَهُ مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ وَأُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ وَعُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ فَلَمَّا دَخَلْنَا نَاوَلُوا الصَّبِيَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَرُوحُهُ تَقَلْقَلُ فِي صَدْرِهِ ‏.‏ قَالَ حَسِبْتُهُ قَالَ كَأَنَّهُ شَنَّةٌ ‏.‏ قَالَ فَبَكَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ لَهُ عُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ: مَا هَذَا يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ: ‏"‏ الرَّحْمَةُ الَّتِي جَعَلَهَا اللَّهُ فِي بَنِي آدَمَ وَإِنَّمَا يَرْحَمُ اللَّهُ مِنْ عِبَادِهِ الرُّحَمَاءَ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 1589

    Göz yaşarır, kalb mahzun olur. Biz Rabbimizin razı olmayacağı söz söylemeyiz. Eğer ölüm sadık bir vaad…

    Türkçe meal

    Esma' binti Yezid (r.anha)'dan şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in oğlu İbrahim vefat edince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ağladı. (gözleri yaşardı) Onu ta'ziye eden (ya Ebu Bekir yada Ömer (r.a.)) O'na: Sen Allah hakkını ta'zim edenlerin en liyakatlısısın, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Göz yaşarır, kalb mahzun olur. Biz Rabbimizin razı olmayacağı söz söylemeyiz. Eğer ölüm sadık bir vaad, va'dedilen umumi bir şey olmasaydı ve sonraya kalan önce olan'a tabi olmasaydı (o da ölmeseydi); Ey İbrahim ! şu anda duyduğumuz üzüntü'den fazla şiddetli bir üzüntü duyacaktık ve gerçekten biz, senin için cidden mahzunuz.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi hasendir, Buhari, Müslim ve Ebu Davud, bu hadisi Enes (r.a.)'den rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، عَنِ ابْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ، عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ يَزِيدَ، قَالَتْ لَمَّا تُوُفِّيَ ابْنُ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِبْرَاهِيمُ بَكَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ لَهُ الْمُعَزِّي - إِمَّا أَبُو بَكْرٍ وَإِمَّا عُمَرُ - أَنْتَ أَحَقُّ مَنْ عَظَّمَ اللَّهَ حَقَّهُ ‏.‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ تَدْمَعُ الْعَيْنُ وَيَحْزَنُ الْقَلْبُ وَلاَ نَقُولُ مَا يُسْخِطُ الرَّبَّ لَوْلاَ أَنَّهُ وَعْدٌ صَادِقٌ وَمَوْعُودٌ جَامِعٌ وَأَنَّ الآخِرَ تَابِعٌ لِلأَوَّلِ لَوَجَدْنَا عَلَيْكَ يَا إِبْرَاهِيمُ أَفْضَلَ مِمَّا وَجَدْنَا وَإِنَّا بِكَ لَمَحْزُونُونَ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 1590

    Şüphesiz kocasına karşı kadın tarafından öyle bir muhabbet ve ilgi çeşidi vardır ki, o hiçbir şeye karşı…

    Türkçe meal

    Hamne binti Cahş (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Kendisine: Erkek kardeşin katledildi diye haber verilmiş : Kendisi: Allah ona rahmet eylesin. İnna Lillah ve inna ileyhi raciun demiştir. (bu defa) dediler ki: Senin eşin öldürüldü. Kadın: Ah hüzün! dedi. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurduki: «Şüphesiz kocasına karşı kadın tarafından öyle bir muhabbet ve ilgi çeşidi vardır ki, o hiçbir şeye karşı olamaz.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Abdullah bin Ömer el-Ömeri zayıftır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْفَرْوِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَحْشٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ حَمْنَةَ بِنْتِ جَحْشٍ، أَنَّهُ قِيلَ لَهَا قُتِلَ أَخُوكِ ‏.‏ فَقَالَتْ رَحِمَهُ اللَّهُ وَإِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ ‏.‏ قَالُوا قُتِلَ زَوْجُكِ ‏.‏ قَالَتْ وَاحُزْنَاهُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّ لِلزَّوْجِ مِنَ الْمَرْأَةِ لَشُعْبَةً مَا هِيَ لِشَىْءٍ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 1591

    Lakin hamza için ağlayıcı kadınlar yoktur

    Türkçe meal

    İbn-i Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Abdu'l-Eşhel kadınları Uhud günündeki şehidleri için ağlarlarken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onların yakınından geçti ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Lakin hamza için ağlayıcı kadınlar yoktur.» buyurdu. Sonra Ensar'ın kadınları gelip Hamza (r.a.) için ağlamaya başladılar. Bir süre sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyandı ve: «Yazık o kadınlara. Hala evlerine dönmemişler (mi?) Onlara emredin. Gitsinler ve bu günden sonra ölen kimse üzerinde ağlamasınlar. » buyurdu. Not: Sindi şöyle demiştir: Zevaid sahibinin, bu hadisi kitabına koyması, hadisin Zevaid türünden olmasını gerektirir. Lakin isnadının durumunu belirtmemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَنْبَأَنَا أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِنِسَاءِ عَبْدِ الأَشْهَلِ يَبْكِينَ هَلْكَاهُنَّ يَوْمَ أُحُدٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ لَكِنَّ حَمْزَةَ لاَ بَوَاكِيَ لَهُ ‏"‏ ‏.‏ فَجَاءَ نِسَاءُ الأَنْصَارِ يَبْكِينَ حَمْزَةَ فَاسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ ‏"‏ وَيْحَهُنَّ مَا انْقَلَبْنَ بَعْدُ؟ مُرُوهُنَّ فَلْيَنْقَلِبْنَ وَلاَ يَبْكِينَ عَلَى هَالِكٍ بَعْدَ الْيَوْمِ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 1592

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mersiyeler (ölünün iyi taraflarını sayıp ağlamak)'dan men etmiştir…

    Türkçe meal

    İbn-i Ebi Evfa (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mersiyeler (ölünün iyi taraflarını sayıp ağlamak)'dan men etmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde el-Heceri vardır ki, o, cidden zayıftır. Onu zayıf sayanlar bir kişi değildir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ الْهَجَرِيِّ، عَنِ ابْنِ أَبِي أَوْفَى، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الْمَرَاثِي ‏.‏