İçeriğe geç

Sünen-i İbni Mace

Mukaddime

264 hadis · No. 1–266

Sayfa 8 / 14Yazı boyutu
  1. Hadis no. 143

    Hasan ve Hüseyin’i seven kimse şüphesiz beni sevmiş olur. Ve onlara buğz eden kimse şüphesiz bana buğz etmiş…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.’den rivayet edildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem : ‘’Hasan ve Hüseyin’i seven kimse şüphesiz beni sevmiş olur. Ve onlara buğz eden kimse şüphesiz bana buğz etmiş olur.’’ buyurdu. Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in isnadı sahih, ravileri sikadır.’’ Deniyor

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي عَوْفٍ أَبِي الْجَحَّافِ، - وَكَانَ مَرْضِيًّا - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ أَحَبَّ الْحَسَنَ وَالْحُسَيْنَ فَقَدْ أَحَبَّنِي وَمَنْ أَبْغَضَهُمَا فَقَدْ أَبْغَضَنِي ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 144

    Hüseyin benden bir parçadır. Ben de Hüseyin’derim. Kim Hüseyin’i severse Allah da onu sevsin. Hüseyin’i Asbat…

    Türkçe meal

    Said bin Ebi Raşid r.a.’den rivayet edildiğine göre Ya'la bin Murre r.a. onlara: Kendileri (bir cemaat halinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile davet edildikleri bir yemeğe giderlerken; sokakta oynayan Hüseyin ile aniden karşılaştı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beraberindeki cemaatin önüne geçti ve iki kolunu açtı. (Hüseyin’i yakalamak istedi) Çocuk ise yakalanmamak için şuraya buraya kaçıyordu. Resulullah çocukla gülüşerek (onu kovalıyordu.) Nihayet onu yakaladı sonra bir elini çocuğun çenesinin altına diğer elini onun ensesine koydu bunun akabinde onu öptü ve şöyle buyurdu, demiştir: ‘’Hüseyin benden bir parçadır. Ben de Hüseyin’derim. Kim Hüseyin’i severse Allah da onu sevsin. Hüseyin’i Asbat (torunlar)’dan bir sıbt (torun)’dır.’’ Ali bin Muhammed, Veki ve Süfyan’dan rivayet edilen ikinci bir sened ile aynı hadis bize (İbni Maceh’e) intikal etmiştir. Not: Zevaid'de; Bu hadisin isnadı hasen, ravileri sikadır, deniyor

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُثْمَانَ بْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي رَاشِدٍ، أَنَّ يَعْلَى بْنَ مُرَّةَ، حَدَّثَهُمْ أَنَّهُمْ، خَرَجُوا مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلَى طَعَامٍ دُعُوا لَهُ فَإِذَا حُسَيْنٌ يَلْعَبُ فِي السِّكَّةِ قَالَ فَتَقَدَّمَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَمَامَ الْقَوْمِ وَبَسَطَ يَدَيْهِ فَجَعَلَ الْغُلاَمُ يَفِرُّ هَا هُنَا وَهَا هُنَا وَيُضَاحِكُهُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَتَّى أَخَذَهُ فَجَعَلَ إِحْدَى يَدَيْهِ تَحْتَ ذَقَنِهِ وَالأُخْرَى فِي فَأْسِ رَأْسِهِ فَقَبَّلَهُ وَقَالَ ‏ "‏ حُسَيْنٌ مِنِّي وَأَنَا مِنْ حُسَيْنٍ أَحَبَّ اللَّهُ مَنْ أَحَبَّ حُسَيْنًا حُسَيْنٌ سِبْطٌ مِنَ الأَسْبَاطِ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ عَنْ سُفْيَانَ مِثْلَهُ ‏.‏

  3. Hadis no. 145

    *Sizlerin, barış halinde bulunduğunuz kimse ile bende barış halinde olurum ve harp halinde bulunduğunuz kimse…

    Türkçe meal

    Zeyd bin Erkam r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin radiyallahu anhum’a hitaben şöyle buyurdu : *Sizlerin, barış halinde bulunduğunuz kimse ile bende barış halinde olurum ve harp halinde bulunduğunuz kimse ile ben de harp halinde olurum

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْخَلاَّلُ، وَعَلِيُّ بْنُ الْمُنْذِرِ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ، حَدَّثَنَا أَسْبَاطُ بْنُ نَصْرٍ، عَنِ السُّدِّيِّ، عَنْ صُبَيْحٍ، مَوْلَى أُمِّ سَلَمَةَ عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِعَلِيٍّ وَفَاطِمَةَ وَالْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ ‏ "‏ أَنَا سِلْمٌ لِمَنْ سَالَمْتُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حَارَبْتُمْ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 146

    Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanında oturuyordum. Ammar bin Yasir huzura çıkmak için…

    Türkçe meal

    Ali bin Ebi Talib r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi demiştir ki: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanında oturuyordum. Ammar bin Yasir huzura çıkmak için (kapıda) izin istedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem : *Ammar’a (içeri girmesi için) izin veriniz! Tayyib (=aslında güzel olan ve), Mutayyab (=daha da güzelleştirilen Ammar)’a merhaba

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ هَانِئِ بْنِ هَانِئٍ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، قَالَ كُنْتُ جَالِسًا عِنْدَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَاسْتَأْذَنَ عَمَّارُ بْنُ يَاسِرٍ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ ائْذَنُوا لَهُ مَرْحَبًا بِالطَّيِّبِ الْمُطَيَّبِ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 147

    Ammar, kemiklerinin uçlarına kadar iman ile doldurulmuştur

    Türkçe meal

    Hani bin Hani r.a.’den şöyle dediği mervidir: Ammar (Hz.) Ali’nin yanına girdi.Ali r.a. onu kasdederek: Tayyib, Mutayyab’e merhaba! Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den işittim buyuruyordu ki: ‘‘Ammar, kemiklerinin uçlarına kadar iman ile doldurulmuştur.’’

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا عَثَّامُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ هَانِئِ بْنِ هَانِئٍ، قَالَ دَخَلَ عَمَّارٌ عَلَى عَلِيٍّ فَقَالَ مَرْحَبًا بِالطَّيِّبِ الْمُطَيَّبِ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مُلِئَ عَمَّارٌ إِيمَانًا إِلَى مُشَاشِهِ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 148

    Ammar iki şey arasında muhayyer kılınırken daima en kolay olanı seçmiştir

    Türkçe meal

    Miftahül Hace’de rivayet edilen başka bir hadis şöyledir : ‘‘Ammar iki şey arasında muhayyer kılınırken daima en kolay olanı seçmiştir.’’

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَعَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ جَمِيعًا حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ سِيَاهٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ عَمَّارٌ مَا عُرِضَ عَلَيْهِ أَمْرَانِ إِلاَّ اخْتَارَ الأَرْشَدَ مِنْهُمَا ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 149

    Ali onlardandır. Nebi bu cümleyi üç defa tekrarladı. (Ve kalan üç zatı şöyle sıraladı): Ve Ebu Zer(-i Gıfari)…

    Türkçe meal

    Büreyde (bin el-Husayb el-Eslemi) r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: - ‘‘ Şüphesiz Allah dört kişiyi fazla sevmemi emretti. Ve onları sevdiğini bana haber verdi.’’ -(Ashab tarafından): Ya Resulallah! Bu dört zat kimlerdir? diye soruldu. Resul-i Ekrem s.a.v. buna cevaben: - ‘‘Ali onlardandır. Nebi bu cümleyi üç defa tekrarladı. (Ve kalan üç zatı şöyle sıraladı): Ve Ebu Zer(-i Gıfari), Selman(-ı Farisi) ve Mikdad (bin Esved)dir. Buyurdu.’’

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى، وَسُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ أَبِي رَبِيعَةَ الإِيَادِيِّ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ إِنَّ اللَّهَ أَمَرَنِي بِحُبِّ أَرْبَعَةٍ وَأَخْبَرَنِي أَنَّهُ يُحِبُّهُمْ ‏"‏ ‏.‏ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَنْ هُمْ قَالَ ‏"‏ عَلِيٌّ مِنْهُمْ ‏"‏ ‏.‏ يَقُولُ ذَلِكَ ثَلاَثًا ‏"‏ وَأَبُو ذَرٍّ وَسَلْمَانُ وَالْمِقْدَادُ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 150

    Müslüman olduğunu ilk açıklayan (şu) yedi zat idi: Resulullah s.a.v., Ebu Bekir, Ammar, anası Sümeyye, Suhayb…

    Türkçe meal

    Abdullah İbni Mes'ud r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: ''Müslüman olduğunu ilk açıklayan (şu) yedi zat idi: Resulullah s.a.v., Ebu Bekir, Ammar, anası Sümeyye, Suhayb, Bilal(-i Habeşi) ve Mikdad (bin el-Esved). (Müşriklerin bunlara karşı takındığı tavıra gelince), Allah, Resul-i Ekrem s.a.v.’i amcası Ebu Talib(in himayesi) ile (müşriklerden) korudu. Ebu Bekr’i de kavminin nüfuzu ile korudu. Fakat diğer Müslümanlar ise, müşrikler, onları yakaladı. Demirden (mamul gömlekler giydirip vücudlarının yağlarını eritmek sureti ile tazib etmek için onları (Mekke’nin) kızgın güneşi altında yatırdılar.İslamiyetten döndürmek için sürdürdükleri bu azablara dayanamayan bu Müslümanların hepisi müşriklerin istediğini (zahiren) kabullendiler. Fakat Bilal müstesna (o zahiren bile müşriklere en ufak bir taviz vermedi.) Çünkü,Bilal,Allah uğrunda canını feda etmesini gerçekten küçümsedi. Ta'zib eden kavmi de onu öldürmeyi küçümsediler. Bu yüzden müşrikler (Bilal’dan istediklerini koparamayınca) onu tutup çoluk çocuklara (ayak takımına) teslim ettiler. Bu (serseri) takım onu Mekke sokaklarında ve çevresindeki dağ yollarında süründürdüler. Bilal ise: (Allah) birdir birdir, diyordu.'' Not: Zevaid de: Bu Hadis’in isadındakilerin tümü sikadır. Hakim Müstedrekinde, İbn-i Hibban Sahihinde Asım bin Ebi’n-Necu tariki ile tahiric etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا زَائِدَةُ بْنُ قُدَامَةَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ أَبِي النَّجُودِ، عَنْ زِرِّ بْنِ حُبَيْشٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ كَانَ أَوَّلَ مَنْ أَظْهَرَ إِسْلاَمَهُ سَبْعَةٌ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَبُو بَكْرٍ وَعَمَّارٌ وَأُمُّهُ سُمَيَّةُ وَصُهَيْبٌ وَبِلاَلٌ وَالْمِقْدَادُ فَأَمَّا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَمَنَعَهُ اللَّهُ بِعَمِّهِ أَبِي طَالِبٍ وَأَمَّا أَبُو بَكْرٍ فَمَنَعَهُ اللَّهُ بِقَوْمِهِ وَأَمَّا سَائِرُهُمْ فَأَخَذَهُمُ الْمُشْرِكُونَ وَأَلْبَسُوهُمْ أَدْرَاعَ الْحَدِيدِ وَصَهَرُوهُمْ فِي الشَّمْسِ فَمَا مِنْهُمْ مِنْ أَحَدٍ إِلاَّ وَقَدْ وَاتَاهُمْ عَلَى مَا أَرَادُوا إِلاَّ بِلاَلاً فَإِنَّهُ قَدْ هَانَتْ عَلَيْهِ نَفْسُهُ فِي اللَّهِ وَهَانَ عَلَى قَوْمِهِ فَأَخَذُوهُ فَأَعْطَوْهُ الْوِلْدَانَ فَجَعَلُوا يَطُوفُونَ بِهِ فِي شِعَابِ مَكَّةَ وَهُوَ يَقُولُ أَحَدٌ أَحَدٌ ‏.‏

  9. Hadis no. 151

    (Abdolsun ki) Allah uğrunda gerçekten bana eziyet edildi. (O esnada benden başka) hiç kimseye eziyet…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik r.a.’den, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir : '' (Abdolsun ki) Allah uğrunda gerçekten bana eziyet edildi. (O esnada benden başka) hiç kimseye eziyet edilmiyordu ve Allah uğrunda hakikaten ben korkutuldum (=tehdit edildim.) (O zamanlarda benden başka) hiç kimse korkutulmuyordu. Bilal’in,kendi koltuğu altında sakladığı bir parça azıktan başka ne bende ne de Bilal’de bir canlının yiyebileceği bir şey bulunmadığı halde üçüncü gece üzerime gelip (bastı).'' Bu hadisi Tirmizi Zühd de tahric etti ve: ''Hasen Sahih'tir'' dedi.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لَقَدْ أُوذِيتُ فِي اللَّهِ وَمَا يُؤْذَى أَحَدٌ وَلَقَدْ أُخِفْتُ فِي اللَّهِ وَمَا يُخَافُ أَحَدٌ وَلَقَدْ أَتَتْ عَلَىَّ ثَالِثَةٌ وَمَا لِيَ وَلِبِلاَلٍ طَعَامٌ يَأْكُلُهُ ذُو كَبِدٍ إِلاَّ مَا وَارَى إِبِطُ بِلاَلٍ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 152

    Bilal bin Abdillah, Bilaller’in en hayırlısıdır

    Türkçe meal

    Salim r.a.’den rivayet edildiğine göre bir Şair Bilal bin Abdillah (bin Ömer bin el-Hattab) r.a.’i överek: - ''Bilal bin Abdillah, Bilaller’in en hayırlısıdır'' dedi. İbni Ömer, (Bilal’ın babası) Şair’e : - ''Sen yalan söyledin! Hayır. (Bilaller’in en hayırlısı oğlum olan Bilal değildir). Fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Bilal’i en hayırlı Bilal’dır'', dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ حَمْزَةَ، عَنْ سَالِمٍ، أَنَّ شَاعِرًا، مَدَحَ بِلاَلَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ فَقَالَ بِلاَلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ خَيْرُ بِلاَلٍ ‏.‏ فَقَالَ ابْنُ عُمَرَ كَذَبْتَ لاَ بَلْ بِلاَلُ رَسُولِ اللَّهِ خَيْرُ بِلاَلٍ ‏.‏

  11. Hadis no. 153

    Yakınıma gel. Çünkü, Ammar r.a. müstesna, bu meclise senden daha fazla hak kazanmış (liyakatlı) kimse yoktur

    Türkçe meal

    Ebu Leyla el-Kindi r.a.’den rivayet edildiğine göre Habbab (bin el-Eret) (r.a. Ömer r.a.)’in yanına geldi. Hz Ömer ona : ''Yakınıma gel. Çünkü, Ammar r.a. müstesna, bu meclise senden daha fazla hak kazanmış (liyakatlı) kimse yoktur.'' dedi. Bunun üzerine Habbab, müşriklerin yaptıkları işkence ve azabın kendisinin sırtında bıraktığı izleri Ömer’e göstermeye başladı. Not: Zevaid de: ''Bu hadis'in isnadı sahihtir'' deniyor

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَعَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي لَيْلَى الْكِنْدِيِّ، قَالَ جَاءَ خَبَّابٌ إِلَى عُمَرَ فَقَالَ ادْنُ فَمَا أَحَدٌ أَحَقَّ بِهَذَا الْمَجْلِسِ مِنْكَ إِلاَّ عَمَّارٌ ‏.‏ فَجَعَلَ خَبَّابٌ يُرِيهِ آثَارًا بِظَهْرِهِ مِمَّا عَذَّبَهُ الْمُشْرِكُونَ ‏.‏

  12. Hadis no. 154

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şüphesiz buyurdular ki: '' Benim ümmetime mensup insanlar içinde…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şüphesiz buyurdular ki: '' Benim ümmetime mensup insanlar içinde ümmetime en çok merhametli olan (zat) Ebu Bekir’dir.Allah’ın dini (hükümlerin tatbiki) hususunda onların en şiddetlisi Ömer’dir.Onların samimi olarak en çok haya edeni Osman’dır.Hak ve Batılı ayırd etmek bakımından onların en isabetli hüküm vereni Ali bin Ebi Talib’dir. Kur'an okuyuşu bakımından onların en üstünü Ubeyy bin Ka'b’dır. Helal ve haramı en iyi bilenleri Muaz bin Cebel’dir. Feraiz ilmini en iyi bilenleri Zeyd bin Sabit’tir. Dikkat! Şüphesiz her milletin bir emini vardır. Bu ümmetin emini de Ebu Ubeyde bin el-Cerrah’tır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ الْحَذَّاءُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ أَرْحَمُ أُمَّتِي بِأُمَّتِي أَبُو بَكْرٍ وَأَشَدُّهُمْ فِي دِينِ اللَّهِ عُمَرُ وَأَصْدَقُهُمْ حَيَاءً عُثْمَانُ وَأَقْضَاهُمْ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ وَأَقْرَؤُهُمْ لِكِتَابِ اللَّهِ أُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ وَأَعْلَمُهُمْ بِالْحَلاَلِ وَالْحَرَامِ مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ وَأَفْرَضُهُمْ زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ أَلاَ وَإِنَّ لِكُلِّ أُمَّةٍ أَمِينًا وَأَمِينُ هَذِهِ الأُمَّةِ أَبُو عُبَيْدَةَ بْنُ الْجَرَّاحِ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 155

    ... Ve feraizi en iyi bilenleri şeklinde söyler

    Türkçe meal

    Enes bin Malik r.a.’ın bu (yukarıdaki 154.) hadisinin mislini senediyle rivayet etti.Ancak Zeyd bin Sabit r.a. hakkındaki cümleyi : ''... Ve feraizi en iyi bilenleri şeklinde söyler. '' Önceki 154 nolu hadisle aynı olup farklı kısmı yukarıdaki gibidir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ مثله عند إبن قدامة. غير أنه يقول في حق زيد (وَأَعْلَمُهُمْ بِالْفَرَائِضِ)

  14. Hadis no. 156

    Ebu Zer’den daha doğru ve düzgün sözlü bir adamı yer (küre) taşımamış ve gök (yüzü) gölgelememiştir

    Türkçe meal

    Abdurrahman bin Amr bin el-As r.a.’dan rivayet edildiğine göre: < Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle buyurduğunu işittim> demiştir : '' Ebu Zer’den daha doğru ve düzgün sözlü bir adamı yer (küre) taşımamış ve gök (yüzü) gölgelememiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي حَرْبِ بْنِ أَبِي الأَسْوَدِ الدِّيلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَا أَقَلَّتِ الْغَبْرَاءُ وَلاَ أَظَلَّتِ الْخَضْرَاءُ مِنْ رَجُلٍ أَصْدَقَ لَهْجَةً مِنْ أَبِي ذَرٍّ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 157

    Bir kere Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e (Ukeydir tarafından) ipekli kumaş'tan bir parça hediye…

    Türkçe meal

    Bera’ bin A'zib r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir : Bir kere Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e (Ukeydir tarafından) ipekli kumaş'tan bir parça hediye edildi.Sahabiler, (güzelliğine ve yumuşaklığına hayret ettikleri) kumaşı birbirinin elinden almaya (dokunup incelemeye) başladılar.Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, oradaki sahabilere : ‘’Siz bu kumaşın güzelliğine ve yumuşaklığına hayretmi ediyorsunuz?’’ diye sordu. Sahabiler de : - Evet Ya Resulallah! diye cevap verdiler.Bu cevap üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem : ‘’Nefsim, elinde olan (Allah)’a yemin ederim ki: Sa'd İbni Muaz’ın Cennetteki mendilleri (çok beğendiğiniz) bu ipekli kumaştan şüphesiz daha hayırlı (ve güzel)dir.’’

    Diğer tahric: Buhari Menakıbu'l-Ensar ile Hile; Müslim, fedailu’s-sahabe

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ أُهْدِيَ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ سَرَقَةٌ مِنْ حَرِيرٍ فَجَعَلَ الْقَوْمُ يَتَدَاوَلُونَهَا بَيْنَهُمْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ أَتَعْجَبُونَ مِنْ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ فَقَالُوا لَهُ نَعَمْ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَمَنَادِيلُ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ فِي الْجَنَّةِ خَيْرٌ مِنْ هَذَا ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 158

    Cabir r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, şöyle buyurdu, dediği rivayet…

    Türkçe meal

    Cabir r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, şöyle buyurdu, dediği rivayet olunmuştur. Rahman’ın Arşı, Sa'd bin Muaz’ın ölümü için titredi.

    Diğer tahric: Buhari, menakibu’l-ensar; Müslim, fedailu’s-sahabe; Tirmizi, menakib

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ اهْتَزَّ عَرْشُ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ لِمَوْتِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 159

    Ben Müslüman olduğum zamandan beri Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanına girmek istediğimin her…

    Türkçe meal

    Cerir bin Abdillah el-Beceli r.a.’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Ben Müslüman olduğum zamandan beri Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanına girmek istediğimin her defasında O, beni kabul buyurdu. ve beni gördükçe yüzüme gülümserdi. At üzerinde duramadığımı (kendimi tutamadığımı) bir ara Resulullah’a arzetmekle halimden şikayetçi oldum. Bunun üzerine Resulullah (Mübarek) eliyle göğsüme (şiddetli bir darbe) vurdu.Sonra : ‘’ Allahım! Sen Cerir’i (at üstünde) sabit kıl, onu hadi (hidayete erici, erdirici) ve mehdi (hidayete erdirilmiş) kıl ‘’ diyerek dua buyurdu.

    Diğer tahric: Buhâri Cihâd, Edeb; Müslim, fedailu’s-sahabe; Tirmizi ile Nesâi (kübra) Menâkıb

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْبَجَلِيِّ، قَالَ مَا حَجَبَنِي رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مُنْذُ أَسْلَمْتُ وَلاَ رَآنِي إِلاَّ تَبَسَّمَ فِي وَجْهِي وَلَقَدْ شَكَوْتُ إِلَيْهِ أَنِّي لاَ أَثْبُتُ عَلَى الْخَيْلِ فَضَرَبَ بِيَدِهِ فِي صَدْرِي فَقَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ ثَبِّتْهُ وَاجْعَلْهُ هَادِيًا مَهْدِيًّا ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 160

    (Ey Allah’ın Nebii!) Bedir savaşına katılan sahabileri sizler kendi aranızda nasıl (bir mertebe sahibi…

    Türkçe meal

    Rafi' bin Hadic r.a.’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Cebrail (Aleyhisselam) veya bir melek Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e geldi ve: - ‘‘(Ey Allah’ın Nebii!) Bedir savaşına katılan sahabileri sizler kendi aranızda nasıl (bir mertebe sahibi olarak) sayarsınız? diye sordu.Buna cevaben : - Onları, müslümanların en seçkin ve üstün simaları olarak sayarız,buyurdular. Soru sahabi melek : Sizler o kahramanları üstün saydığınız gibi Bedir savaşına katılan melekler de bizce meleklerin en hayırlı olanlarıdır ‘’, dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رِفَاعَةَ، عَنْ جَدِّهِ، رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ قَالَ جَاءَ جِبْرِيلُ - أَوْ مَلَكٌ - إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ ‏ "‏ مَا تَعُدُّونَ مَنْ شَهِدَ بَدْرًا فِيكُمْ قَالُوا خِيَارَنَا ‏.‏ قَالَ كَذَلِكَ هُمْ عِنْدَنَا خِيَارُ الْمَلاَئِكَةِ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 161

    (Ey mu'minler!) sakın benim ashabıma sövmeyiniz. Çünkü (onların şeref ve fazileti pek yüksektir) nefsim…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, şöyle buyurdu dediği rivayet edilmiştir : ‘‘(Ey mu'minler!) sakın benim ashabıma sövmeyiniz. Çünkü (onların şeref ve fazileti pek yüksektir) nefsim elinde olan (Allah)’a yemin ederim ki siz'den birisi Uhud (dağı) kadar altın sadaka verdiği farzedilse, bu ashabımdan birisinin iki avuç (hurma) sadakası(nın sevabı)na erişmez. Hatta bunun yarısına bile erişemez.’’ Not: Zevaid de: Bu hadis'in isnadı sahihtir, deniyor.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، جَمِيعًا عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ تَسُبُّوا أَصْحَابِي فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ أَنَّ أَحَدَكُمْ أَنْفَقَ مِثْلَ أُحُدٍ ذَهَبًا مَا أَدْرَكَ مُدَّ أَحَدِهِمْ وَلاَ نَصِيفَهُ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 162

    (Ey Müslümanlar!) Sakın Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ashabına sövmeyin! Çünkü, onlardan birisinin…

    Türkçe meal

    Nüseyr bin Zulük r.a.’den rivayet edildiğine göre (Abdullah) İbni Ömer r.a. şöyle söylerdi : ‘‘(Ey Müslümanlar!) Sakın Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ashabına sövmeyin! Çünkü, onlardan birisinin bir saatlik kıyamı sizden birisinin ömür boyunca işlediği amelinden daha hayırlıdır.’’ 161’i okumadıysanız; okuyun

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَعَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ نُسَيْرِ بْنِ ذُعْلُوقٍ، قَالَ كَانَ ابْنُ عُمَرَ يَقُولُ لاَ تَسُبُّوا أَصْحَابَ مُحَمَّدٍ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَلَمَقَامُ أَحَدِهِمْ سَاعَةً خَيْرٌ مِنْ عَمَلِ أَحَدِكُمْ عُمْرَهُ ‏.‏