İçeriğe geç

Sünen-i İbni Mace

Mukaddime

264 hadis · No. 1–266

Sayfa 9 / 14Yazı boyutu
  1. Hadis no. 163

    Kim Ensar’ı severse Allah da onu sever ve kim onlara buğzederse Allah da ona buğzeder. ‘’ Şu'be şöyle…

    Türkçe meal

    Bera' bin A'zib r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir : ‘‘Kim Ensar’ı severse Allah da onu sever ve kim onlara buğzederse Allah da ona buğzeder. ‘’ Şu'be şöyle demiştir: (Bana bu hadisi nakleden) Adiy (İbni Sabit)’e : - Sen bu hadisi bizzat Bera bin Azib’den işittin mi? diye sordum.Adiy: - (Bu hadisi) Bera bana nakletti, dedi.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَعَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ أَحَبَّ الأَنْصَارَ أَحَبَّهُ اللَّهُ وَمَنْ أَبْغَضَ الأَنْصَارَ أَبْغَضَهُ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ قُلْتُ لِعَدِيٍّ أَسَمِعْتَهُ مِنَ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ قَالَ إِيَّاىَ حَدَّثَ ‏.‏

  2. Hadis no. 164

    Ensar, şiar (= Bedene en yakın iç elbise) gibidir.Diğer insanlar da disar (= nisbeten tenden uzak olan en üst…

    Türkçe meal

    Sehl bin Sa'd r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur : ‘‘Ensar, şiar (= Bedene en yakın iç elbise) gibidir.Diğer insanlar da disar (= nisbeten tenden uzak olan en üst elbise) gibidir.Eğer insanlar bir dere veya dağ yoluna yönelip ve Ensar da başka bir dere yoluna yönelmiş olsalardı şüphesiz ben Ensar’ın yöneldiği dere yolunda giderdim ve eğer hicret(in yüce şeref ve üstün fazileti) olmasaydı muhakkak ben (kendimi) Ensar’dan bir kişi (saymış) olurdum. ‘‘ Not ;Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi Abdülmuheymin yüzünden sened zayıftır, Diğer raviler sıkadır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، عَنْ عَبْدِ الْمُهَيْمِنِ بْنِ عَبَّاسِ بْنِ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ الأَنْصَارُ شِعَارٌ وَالنَّاسُ دِثَارٌ وَلَوْ أَنَّ النَّاسَ اسْتَقْبَلُوا وَادِيًا - أَوْ شِعْبًا - وَاسْتَقْبَلَتِ الأَنْصَارُ وَادِيًا لَسَلَكْتُ وَادِيَ الأَنْصَارِ وَلَوْلاَ الْهِجْرَةُ لَكُنْتُ امْرَأً مِنَ الأَنْصَارِ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 165

    Allah Ensar’a, Ensar’ın oğullarına ve Ensar’ın oğullarının oğullarına (yani Ensar’ın torunlarına) rahmet…

    Türkçe meal

    Amr İbni Avf r.a. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle dediğini rivayet edilmiştir : «Allah Ensar’a, Ensar’ın oğullarına ve Ensar’ın oğullarının oğullarına (yani Ensar’ın torunlarına) rahmet eylesin.» Not: Bunun senedinin zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنِي كَثِيرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ رَحِمَ اللَّهُ الأَنْصَارَ وَأَبْنَاءَ الأَنْصَارِ وَأَبْنَاءَ أَبْنَاءِ الأَنْصَارِ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 166

    Allahım! Buna hikmet ve kitab (Kur'an) te'vilini öğret

    Türkçe meal

    İbni Abbas r.a.’dan şöyle dediği rivayet olunmuştur: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir ara beni kucakladı ve: «Allahım! Buna hikmet ve kitab (Kur'an) te'vilini öğret » diye buyurdu.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ الْحَذَّاءُ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ ضَمَّنِي رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلَيْهِ وَقَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ عَلِّمْهُ الْحِكْمَةَ وَتَأْوِيلَ الْكِتَابِ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 167

    Hariciler arasında kolları doğuştan çok kısa olan bir adam vardır. Eğer sizlerin amelleri bırakacak ve…

    Türkçe meal

    Abide (bin Amr es-Selmani r.a.’den Ali r.a.’den haricilerden bahs ederken: şöyle söyledi, dediği rivayet olunmuştur : «Hariciler arasında kolları doğuştan çok kısa olan bir adam vardır. Eğer sizlerin amelleri bırakacak ve günahları işlemeye cesaret edecek derecede sevinmeniz endişesi olmasaydı haricileri öldüren kimseler için Allah’ın (Hz.) Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in (mübarek) dili üzerinde söz verdiği mükafata ait hadisi size rivayet edecektim.» (Ravi Abide diyor ki: ) Ben (Hz.) Ali’ye : - (Kasd ettiğin) hadisi Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den sen işittin (mi?) diye sordum.(Hz.) Ali, üç defa: - Evet! (Ben bizzat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den işittiğime) «Kabe Rabb’ine andolsun, dedi. »

    Diğer tahric: Müslim, zekat; Ebu Davud, sunne; Ahmed,

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ عَبِيدَةَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، قَالَ وَذَكَرَ الْخَوَارِجَ فَقَالَ فِيهِمْ رَجُلٌ مُخْدَجُ الْيَدِ أَوْ مُودَنُ الْيَدِ أَوْ مُثْدَنُ الْيَدِ وَلَوْلاَ أَنْ تَبْطَرُوا لَحَدَّثْتُكُمْ بِمَا وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ يَقْتُلُونَهُمْ عَلَى لِسَانِ مُحَمَّدٍ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏ قُلْتُ أَنْتَ سَمِعْتَهُ مِنْ مُحَمَّدٍ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ إِي وَرَبِّ الْكَعْبَةِ ‏.‏ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ‏.‏

  6. Hadis no. 168

    Son zamanda (kıyamete yakın devirde) yaşları küçük, akılları noksan (tecrübeleri kıt) bir zümre çıkacaktır…

    Türkçe meal

    Abdullah İbni Mes'ud r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu dediği rivayet olunmuştur: «Son zamanda (kıyamete yakın devirde) yaşları küçük, akılları noksan (tecrübeleri kıt) bir zümre çıkacaktır. Onlar (hariciler fırkası gibi) insanların sözlerinin en hayırlısı (olan Nebi’in tebliğleri)nden bahsedecekler, Kur'an okuyacaklar, fakat okudukları Kur'an, onların boğaz çemberlerinden öteye geçmeyecektir. Bunlar, şiddetle atılan okun av(ı delip on)dan öte çıktığı gibi İslam (dinin)den hızla çıkıvereceklerdir. Bunun için kim onlara rastlarsa (hemen) onları öldürsün. Çünkü onları öldürmek, Allah katında katilleri için ecir ve sevaptır.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ زِرٍّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ يَخْرُجُ فِي آخِرِ الزَّمَانِ قَوْمٌ أَحْدَاثُ الأَسْنَانِ سُفَهَاءُ الأَحْلاَمِ يَقُولُونَ مِنْ خَيْرِ قَوْلِ النَّاسِ يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ يَمْرُقُونَ مِنَ الإِسْلاَمِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ فَمَنْ لَقِيَهُمْ فَلْيَقْتُلْهُمْ فَإِنَّ قَتْلَهُمْ أَجْرٌ عِنْدَ اللَّهِ لِمَنْ قَتَلَهُمْ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 169

    Siz'den herhangi birisi (türüyecek olan) o kavmin namazlarının yanında kendi namazını,onların oruçlarının…

    Türkçe meal

    Ebu Seleme r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle söylemiştir: Ben Ebu Said-i Hudri r.a.’a : Sen! Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Haruralılar hakkında bir şey anlattığını işittin mi? diye sordum.Bunun üzerine Ebu Said: Resulullah s.a.v.’in külfetle ibadet eden bir kavmi (şöyle) zikrettiğini (bizzat) işittim, dedi: «Siz'den herhangi birisi (türüyecek olan) o kavmin namazlarının yanında kendi namazını,onların oruçlarının yanında kendi orucunu küçük görecektir. Onlar okun av'dan (delip) çıktığı gibi din'den çıkacaklar.Okun sahibi (avı delip geçen) okunu alır (tetkik eder) okunun demirine bakar (kan namına) bir şey göremez.Okun kirişine bakar, orada bir şey göremez.Sonra ağaç kısmına bakar, oradada bir şey göremez. Bundan sonra yelelerine bakar, bunda da (kan izinden) bir şey görüp görmiyeceğinden şüphelenir.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ قُلْتُ لأَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ هَلْ سَمِعْتَ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَذْكُرُ فِي الْحَرُورِيَّةِ شَيْئًا فَقَالَ سَمِعْتُهُ يَذْكُرُ قَوْمًا يَتَعَبَّدُونَ ‏"‏ يَحْقِرُ أَحَدُكُمْ صَلاَتَهُ مَعَ صَلاَتِهِمْ وَصَوْمَهُ مَعَ صَوْمِهِمْ يَمْرُقُونَ مِنَ الدِّينِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ ‏"‏ ‏.‏ أَخَذَ سَهْمَهُ فَنَظَرَ فِي نَصْلِهِ فَلَمْ يَرَ شَيْئًا فَنَظَرَ فِي رِصَافِهِ فَلَمْ يَرَ شَيْئًا فَنَظَرَ فِي قِدْحِهِ فَلَمْ يَرَ شَيْئًا فَنَظَرَ فِي الْقُذَذِ فَتَمَارَى هَلْ يَرَى شَيْئًا أَمْ لاَ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 170

    Şüphesiz ben'den sonra ümmetimden bir kavim vardır.(Ravi diyor ki Resulullah ilk cümleyi ya böyle ifade…

    Türkçe meal

    Ebu Zer’ r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet olunmuştur: «Şüphesiz ben'den sonra ümmetimden bir kavim vardır.(Ravi diyor ki Resulullah ilk cümleyi ya böyle ifade buyurdu veyahut benden sonra ümmetimden bir kavim olacaktır, (dedi.) Bu kavimdekiler Kur'an okuyacaklar, fakat Kur'an(ın feyzi) onların boğazlarını geçmiyecektir. Onlar, okun avdan (delip) çıktığı gibi dinden çıkacaklar. Sonra din'e dönmeyeceklerdir. Onlar insanların ve hayvanların en köyüleridir. » (Hadisi Ebu Zer’den rivayet eden) Abdullah bin Es-Samıt şöyle dedi: (Ben bu hadisi Ebu Zer’den işittikten) sonra El-Hakem bin Amr el-Gifari’nin kardeşi Rafi bin Amr’e bunu anlattım.Kendisi: «Ben de bunu Resulullah s.a.v.’den işittim, dedi. »

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ الْمُغِيرَةِ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الصَّامِتِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّ بَعْدِي مِنْ أُمَّتِي - أَوْ سَيَكُونُ بَعْدِي مِنْ أُمَّتِي - قَوْمًا يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ حُلُوقَهُمْ يَمْرُقُونَ مِنَ الدِّينِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ ثُمَّ لاَ يَعُودُونَ فِيهِ هُمْ شِرَارُ الْخَلْقِ وَالْخَلِيقَةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الصَّامِتِ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِرَافِعِ بْنِ عَمْرٍو أَخِي الْحَكَمِ بْنِ عَمْرٍو الْغِفَارِيِّ فَقَالَ وَأَنَا أَيْضًا قَدْ سَمِعْتُهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

  9. Hadis no. 171

    Ümmetimden bir kısım insanlar muhakkak Kur'an okuyacaklardır. Fakat okun avı delerek hızla çıktığı gibi onlar…

    Türkçe meal

    İbni Abbas r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: » Ümmetimden bir kısım insanlar muhakkak Kur'an okuyacaklardır. Fakat okun avı delerek hızla çıktığı gibi onlar da sür'atle İslamiyetten çıkacaklardır. » Not: Bu isnadın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَسُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لَيَقْرَأَنَّ الْقُرْآنَ نَاسٌ مِنْ أُمَّتِي يَمْرُقُونَ مِنَ الإِسْلاَمِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 172

    Sana azap olsun! Ben adalet etmeyince benden sonra kim adalet edecektir?

    Türkçe meal

    Cabir bin Abdillah r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Mekke civarında) Cirane (denilen mevki)de külçe altın, gümüş ve ganimet mallarını taksim ediyordu.Mal Bilal’in eteği içinde idi.Bu esnada bir kişi (küstahça bir eda ile) : - Ya Muhammed s.a.v. adalet et! Çünkü hakikaten (şu taksim işinde) sen adalet etmedin, dedi. Bu söz üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: «Sana azap olsun! Ben adalet etmeyince benden sonra kim adalet edecektir?» diye cevap verdi.Bundan sonra Ömer r.a.: Ya Resulallah! Bu münafığın boynunu vurmam için beni (serbest) bırak, dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ömer r.a.’e cevaben : «Şüphesiz bu adamın arkadaşları veya arkadaşçıkları vardır. Bunlar Kur'an okuyacaklar, fakat Kur'an onların boyun çemberlerini geçmiyecektir. Ok süratle avı delerek öteye çıktığı gibi bunlar da dinden hızla çıkıvereceklerdir. » buyurdu. Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in isnadı sahihtir’’ deniyor

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِالْجِعِرَّانَةِ وَهُوَ يَقْسِمُ التِّبْرَ وَالْغَنَائِمَ وَهُوَ فِي حِجْرِ بِلاَلٍ فَقَالَ رَجُلٌ اعْدِلْ يَا مُحَمَّدُ فَإِنَّكَ لَمْ تَعْدِلْ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ وَيْلَكَ وَمَنْ يَعْدِلُ بَعْدِي إِذَا لَمْ أَعْدِلْ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ دَعْنِي يَا رَسُولَ اللَّهِ حَتَّى أَضْرِبَ عُنُقَ هَذَا الْمُنَافِقِ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ إِنَّ هَذَا فِي أَصْحَابٍ - أَوْ أُصَيْحَابٍ - لَهُ يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ يَمْرُقُونَ مِنَ الدِّينِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 173

    Hariciler Cehennem’in köpekleridir

    Türkçe meal

    İbni Ebi Evfa r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu demiştir : «Hariciler Cehennem’in köpekleridir. » Not: Zevaid de: Bu hadisin ravilerinin tümü sikadır. Ancak onda inkıta’ mevcuttur.’’ Deniyor. (eI'A'meş'in İbn-i Ebi Evfa.'dan hadis işitmediği söylemiştir)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ الأَزْرَقُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنِ ابْنِ أَبِي أَوْفَى، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ الْخَوَارِجُ كِلاَبُ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 174

    Öyle genç bir cemaat türeyecek ki Kur'an okuyacaklar.Fakat okudukları Kur'an onların boğazlarının…

    Türkçe meal

    (Abdullah) İbni Ömer r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet olunmuştur : «Öyle genç bir cemaat türeyecek ki Kur'an okuyacaklar.Fakat okudukları Kur'an onların boğazlarının çemberlerinden öteye geçmeyecektir.Onlardan bir grup çıktıkça hemen kökleri kazılmalıdır. » İbn-i Ömer dedi ki: Ben Resulullah s.a.v.’den «Onlardan bir grup çıktıkça hemen kökleri kazılmalıdır. » fıkrasını 20 defadan fazla işittim. (Ravi İbni Ömer bundan sonra Resulullah’ın buyurduğu hadisin son parçasını şöyle nakletti.) : «Nihayet bu cemaatın sürdürdüğü hile ve aldatma esnasında veya onların askerleri arasında Deccal çıkıverecektir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahihtir. Buhari bunun bütün ravilerini hüccet saymıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏"‏ يَنْشَأُ نَشْءٌ يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ كُلَّمَا خَرَجَ قَرْنٌ قُطِعَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عُمَرَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏"‏ كُلَّمَا خَرَجَ قَرْنٌ قُطِعَ ‏"‏ ‏.‏ أَكْثَرَ مِنْ عِشْرِينَ مَرَّةً ‏"‏ حَتَّى يَخْرُجَ فِي عِرَاضِهِمُ الدَّجَّالُ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 175

    Son zamanlarda veya bu ümmet arasında öyle bir kavim çıkacaktır ki Kur'an okuyacaklar.Fakat (okudukları)…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir : «Son zamanlarda veya bu ümmet arasında öyle bir kavim çıkacaktır ki Kur'an okuyacaklar.Fakat (okudukları) Kur'an onların boğazlarının çemberlerini veya boğazlarını geçmeyecektir. Onların alameti (başlarını) kazımak suretiyle tıraş olmalarıdır. Siz onları gördüğünüz veya onlara rastladığınız zaman hemen onları öldürünüz. »

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ يَخْرُجُ قَوْمٌ فِي آخِرِ الزَّمَانِ - أَوْ فِي هَذِهِ الأُمَّةِ - يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ - أَوْ حُلْقُومَهُمْ سِيمَاهُمُ التَّحْلِيقُ إِذَا رَأَيْتُمُوهُمْ - أَوْ إِذَا لَقِيتُمُوهُمْ - فَاقْتُلُوهُمْ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 176

    Öldürülen Hariciler, gök cildi (görülen tabakası) altında öldürülenlerin en kötüleridir. Öldürülen insanların…

    Türkçe meal

    Ebu Galip r.a.’den rivayet edildiğine göre Ebu Ümame r.a. şöyle buyurmuştur: Öldürülen Hariciler, gök cildi (görülen tabakası) altında öldürülenlerin en kötüleridir. Öldürülen insanların en hayırlısı da Haricilerin öldürdüğü kimselerdir. (Çünkü şehid olurlar.) Hariciler Cehennem ehlinin köpekleridir. Bunlar müslüman idiler sonra kafir oldular. (Ravi Ebu Galip diyor ki) :Ben Ebu Ümame’ye: Bu söz, senin söylediğin bir şeydir! dedim.Ebu Umame : Hayır! Ben bu sözü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den işittim, dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي غَالِبٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، يَقُولُ شَرُّ قَتْلَى قُتِلُوا تَحْتَ أَدِيمِ السَّمَاءِ وَخَيْرُ قَتْلَى مَنْ قَتَلُوا كِلاَبُ أَهْلِ النَّارِ قَدْ كَانَ هَؤُلاَءِ مُسْلِمِينَ فَصَارُوا كُفَّارًا ‏.‏ قُلْتُ يَا أَبَا أُمَامَةَ هَذَا شَىْءٌ تَقُولُهُ قَالَ بَلْ سَمِعْتُهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

  15. Hadis no. 177

    Şu ay’ı nasıl hepiniz izdihamsız olarak ve sıkışıp üst üste yığılmanıza ihtiyaç kalmadan görüyorsanız…

    Türkçe meal

    Cerir bin Abdillah (el-Beceli) r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanında oturuyorduk.Kendisi ay'ın on dördüncü gecesi ay’a bakıp : «Şu ay’ı nasıl hepiniz izdihamsız olarak ve sıkışıp üst üste yığılmanıza ihtiyaç kalmadan görüyorsanız şüphesiz Rabbiniz de (kıyamet günü) öylece göreceksiniz.Artık güneşin doğuşundan ve batışından önceki namazların bir birisinden alıkonmamaya gücünüz yeterse (onu) işleyiniz.» buyurdu.Sonra şu (mealdeki) ayeti okudu: «… Ve güneşin doğuşundan önce de gurubundan önce de Rabbine hamd ile tesbih et.» (Kaf)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي وَوَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا خَالِي، يَعْلَى وَوَكِيعٌ وَأَبُو مُعَاوِيَةَ قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا جُلُوسًا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَنَظَرَ إِلَى الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّكُمْ سَتَرَوْنَ رَبَّكُمْ كَمَا تَرَوْنَ هَذَا الْقَمَرَ لاَ تَضَامُّونَ فِي رُؤْيَتِهِ فَإِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَنْ لاَ تُغْلَبُوا عَلَى صَلاَةٍ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا فَافْعَلُوا ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَرَأَ ‏{وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ الْغُرُوبِ}‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 178

    Ayın ondördüncü gecesi kamer’i (dolunayı) görebilmek için izdihama ve üst üste yığılmaya ihtiyaç duyuyor…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, şöyle buyurdu, demiştir: «Ayın ondördüncü gecesi kamer’i (dolunayı) görebilmek için izdihama ve üst üste yığılmaya ihtiyaç duyuyor musunuz?» Sahabiler : Hayır! diye cevap verdiler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'de: «İşte öylece kıyamet günü Rabbinizi görebilmek için hiçbir izdihama ve üst üste yığılmaya ihtiyaç duymayacaksınız. » buyurdu.

    Açıklaması: 177 DE VERİLDİ

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عِيسَى الرَّمْلِيُّ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ تَضَامُّونَ فِي رُؤْيَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَكَذَلِكَ لاَ تَضَامُّونَ فِي رُؤْيَةِ رَبِّكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 179

    Siz, güneş’i öğle zamanı ve hiçbir bulut yokken görmek için itişip kakışmaya, birbirinize zahmet vermeye…

    Türkçe meal

    Ebu Said-i Hudri r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir: Biz (Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e) : Ya Resulallah! (Kıyamet gününde) biz Rabbimizi görecek miyiz? diye sorduk, (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) efendimiz hazretleri bize cevaben): «Siz, güneş’i öğle zamanı ve hiçbir bulut yokken görmek için itişip kakışmaya, birbirinize zahmet vermeye ihtiyaç görür müsünüz?» diye sordu. Biz: Hayır! diye cevap verdik.Bu kere : «Ayın on dördüncü gecesi (dolun) ayı yine (hava ayaz iken ve) hiçbir bulut yok iken görmek için birbirinize izdiham etmeye hacet duyar mısınız?» diye sordu. Sahabiler : Hayır! diye cevapladılar. (Bunun üzerine) Resulullah s.a.v. : «Şüphesiz Allah’ı görmek hususunda ancak (durumu anlatılan) öğle güneşi ve dolunayı görmek için duyduğunuz izdiham kadar bir zahmet göreceksiniz. (Yani Güneş ve Ay’ı görmek için nasıl hiçbir zahmet çekmiyorsanız, ahiret günü Allah Teala’yı görmek için de hiçbir zahmet çekmiyeceksiniz.)» buyurdu.

    Açıklaması: 177 DE VERİLDİ

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنَرَى رَبَّنَا قَالَ ‏"‏ تَضَامُّونَ فِي رُؤْيَةِ الشَّمْسِ فِي الظَّهِيرَةِ فِي غَيْرِ سَحَابٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَا لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَتَضَارُّونَ فِي رُؤْيَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ فِي غَيْرِ سَحَابٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِنَّكُمْ لاَ تَضَارُّونَ فِي رُؤْيَتِهِ إِلاَّ كَمَا تَضَارُّونَ فِي رُؤْيَتِهِمَا ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 180

    Ya Eba Rezin! Hepiniz ayrı ayrı ve izdihamsız olarak Ay’ı görmüyormusunuz?

    Türkçe meal

    Ebu Rezin r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle söylemiştir: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e : - Ya Resulallah! Kıyamet günü biz Allah’ı görecek miyiz? ve mahlukatı içerisinde Allah’ı görebilmenin alameti nedir? diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Ya Eba Rezin! Hepiniz ayrı ayrı ve izdihamsız olarak Ay’ı görmüyormusunuz?» buyurdu. Ebu Rezin dedi ki Ben: - Evet! (Buyurduğun gibi hepimiz izdihamsız olarak ayrı ayrı ay’ı görüyoruz), dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «İşte, Allah her şey'den büyük ve yücedir. Ve rahatlıkla gördüğünüz Ay Allah’ın yaratıkları içinde bir alamettir,» buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ وَكِيعِ بْنِ حُدُسٍ، عَنْ عَمِّهِ أَبِي رَزِينٍ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَكُلُّنَا يَرَى اللَّهَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَمَا آيَةُ ذَلِكَ فِي خَلْقِهِ قَالَ ‏"‏ يَا أَبَا رَزِينٍ أَلَيْسَ كُلُّكُمْ يَرَى الْقَمَرَ مُخْلِيًا بِهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ بَلَى ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَاللَّهُ أَعْظَمُ وَذَلِكَ آيَتُهُ فِي خَلْقِهِ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 181

    Sıkıntılı durumlarının değişmesi yakın olmakla beraber kullarının ümitsizliğe kapılmalarına Allah güldü

    Türkçe meal

    Ebu Rezin r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu demiştir: « Sıkıntılı durumlarının değişmesi yakın olmakla beraber kullarının ümitsizliğe kapılmalarına Allah güldü» buyurdu. Ebu Rezin dedi ki ben: Ya Resulallah! Rab (Teala) güler mü? diye sordum. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): «Evet» dedi. (Bunun üzerine) Ben: «Gülmek vasfını taşıyan bir Rab’den daima hayır buluruz, dedim.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: İbn-i Hibban, ravi Veki'i sıka raviler arasında zikretmiştir. Senedin kalan ravilerini Müs!im huccet saymıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ وَكِيعِ بْنِ حُدُسٍ، عَنْ عَمِّهِ أَبِي رَزِينٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ ضَحِكَ رَبُّنَا مِنْ قُنُوطِ عِبَادِهِ وَقُرْبِ غِيَرِهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَوَ يَضْحَكُ الرَّبُّ قَالَ ‏"‏ نَعَمْ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لَنْ نَعْدِمَ مِنْ رَبٍّ يَضْحَكُ خَيْرًا ‏.‏

  20. Hadis no. 182

    Rabbimiz, ne altında ne de üstünde hava bulunmayan bir ama (bulut) da idi. Orada hiçbir yaratık yoktu…

    Türkçe meal

    Ebu Rezin r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle söylemiştir: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e: - Ya Resulallah! Rabbimiz mahlukatı yaratmadan önce nerde idi? diye sordum. Resulullah s.a.v. : «Rabbimiz, ne altında ne de üstünde hava bulunmayan bir ama (bulut) da idi. Orada hiçbir yaratık yoktu. Rabbimizin arşı su üzerindedir», buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ وَكِيعِ بْنِ حُدُسٍ، عَنْ عَمِّهِ أَبِي رَزِينٍ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيْنَ كَانَ رَبُّنَا قَبْلَ أَنْ يَخْلُقَ خَلْقَهُ قَالَ ‏ "‏ كَانَ فِي عَمَاءٍ مَا تَحْتَهُ هَوَاءٌ وَمَا فَوْقَهُ هَوَاءٌ ثُمَّ خَلَقَ الْعَرْشَ عَلَى الْمَاءِ ‏"‏ ‏.‏