İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 5

Namazın Kılınışı ve Sünnetleri Kitabı

626 hadis · No. 803–1432

Sayfa 12 / 32Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1023

    Şüphesiz adam kalkıp namaza başladığı zaman, namazdan çıkıp gidinceye veya fena bir şey işleyinceye kadar…

    Türkçe meal

    Huzeyfe (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Şebes bin Reb'i önüne tükürürken kendisi görmüş ve: Ya Şebes! önüne tükürme. Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bunu menediyordu ve şöyle buyurmuş, demiştir: «Şüphesiz adam kalkıp namaza başladığı zaman, namazdan çıkıp gidinceye veya fena bir şey işleyinceye kadar Allah Teala ona yönelir, (rahmeti ile ona) teveccüh eder.» Not: Senedindeki ravilerin sika olduğu Zevaid'de belirtilmiştir. Bu hadis zevaid türündendir. Yani Kütüb-i sitte’den sadece İbn-i Mace tarafından rivayet edilmiştir.

    Açıklaması: 1024’te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّهُ رَأَى شَبَثَ بْنَ رِبْعِيٍّ بَزَقَ بَيْنَ يَدَيْهِ فَقَالَ يَا شَبَثُ لاَ تَبْزُقْ بَيْنَ يَدَيْكَ فَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَنْهَى عَنْ ذَلِكَ وَقَالَ ‏ "‏ إِنَّ الرَّجُلَ إِذَا قَامَ يُصَلِّي أَقْبَلَ اللَّهُ عَلَيْهِ بِوَجْهِهِ حَتَّى يَنْقَلِبَ أَوْ يُحْدِثَ حَدَثَ سُوءٍ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 1024

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defa) namazda iken elbisesinin içine tükürdü. Sonra ovaladı

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defa) namazda iken elbisesinin içine tükürdü. Sonra ovaladı.

    Açıklama

    Bu hadisteki; يحدث cümlesi ile: "Dine muhalif bir şey ihdas etmek. yapmak yani günah işlemek'' kasdedilmiştir. Bu cümle ile abdestin bozulması anlamının kasdedilmesi ihtimali uzaktır. Ancak, ihtiyaç yok iken ve irade içinde bile bile abdest bozmak anlamını çıkarmak da mümkündür. Yani cümleyi böyle yorumlamak hatıra gelebilir. Bu takdirde; يحدث abdest bozar anlamını taşır. Enes (r.a.)'in hadisinin benzeri Ebu Davud'un süneninde rivayet edilmiştir. Namaz esnasında, namaz dışında, mescid içinde ve dışında tükürmek, balgam atmakla ilgili hadislerin açıklaması bunun dini hükmü ve bu husustaki alimlerin görüşleri: "Mescidler ve Cemaatlar" kitabının 10. babında rivayet edilen (761 - 764) nolu hadisler bahsinde beyan edildiği için oraya bakılabilir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ أَخْزَمَ، وَعَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَزَقَ فِي ثَوْبِهِ وَهُوَ فِي الصَّلاَةِ ثُمَّ دَلَكَهُ ‏.‏

  3. Hadis no. 1025

    Namaz içinde çakıllara el süren kimse abesle iştigal etmiş olur

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Namaz içinde çakıllara el süren kimse abesle iştigal etmiş olur.»

    Açıklaması: 1027’de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ مَسَّ الْحَصَى فَقَدْ لَغَا ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 1026

    Eğer çakıllara (mecburen) el sürecek olursan tek bir defa (el sür)

    Türkçe meal

    Muaykıb (r.a.)'den rivayet edildiğine göre : Namaz esnasında çakıllara el sürmek hakkında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Eğer çakıllara (mecburen) el sürecek olursan tek bir defa (el sür).»

    Açıklaması: 1027’de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالاَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي مُعَيْقِيبٌ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي مَسْحِ الْحَصَى فِي الصَّلاَةِ ‏ "‏ إِنْ كُنْتَ فَاعِلاً فَمَرَّةً وَاحِدَةً ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 1027

    Biriniz namaza başladığı zaman, şüphesiz ona rahmet yönelir. Bu nedenle sakın (secde yerindeki) çakıllara el…

    Türkçe meal

    Ebu Zer' (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Biriniz namaza başladığı zaman, şüphesiz ona rahmet yönelir. Bu nedenle sakın (secde yerindeki) çakıllara el sürmesin.»

    Açıklama

    Hadis, namaz içinde cakıl taşlarını ellemenin doğru olmadığına delalet eder. Sindi: Cuma namazı bahsinde; "ve abesle iştigal eden için sevab yoktur.'' buyurulmuştur. Cuma sevabını gideren bir harekette çirkinlik bulunur. Bilhassa hutbeyi dinlemekten alıkoyarsa şüphesiz yasak bir hareket. sayılır, demiştir. Muaykib (r.a.)'ın hadisini Kütüb-i Sitte sahiplerinin hepsi ve Ahmed rivayet etmişlerdir. Buhari'nin rivayeti mealen şöyledir: "Secde yerinin toprağını (elile) düzelten adama Resulullah (s.a.v.): ''Eğer (secde edeceğini yerin toprağını düzeltmeye mecbur olursan, (elini) bir defa sür."" Ebu Davud'un rivayetinde Peygamber (s.a.v.)'in buyruğunun meali şudur: ''Sen namazda iken çakıllara el sürme.

    Eğer mecburiyetten yapacak olursan çakılları tesviye etmek üzere bir defa el sürmek yeter." Buhari ve Ebu Davud'un rivayetinden anlaşıldığı gibi secde yerindeki topragı ve çakıl taşlarını tesviye etmek için namaz içinde secde yerine bir defa el sürmek caizdir, caizliğin sebebi de secde ederken eziyete maruz kalmamaktır. Ebu Zer' (r.a.)'in hadisini Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, Ahmed ve İbn-i Hibban da rivayet etmişlerdir. El-Menhel yazarı: Namaza giriş sayesinde kişiye yöneltilen ilahi rahmetin kesintiye uğramaması için secde yerindeki çakıl taşlarını tesviye etmekle (düzeltmek) meşgul olmamak gerekir.

    Secde yerindeki toprak ve kum da çakıl taşları hükmündedir. Bunları tesviye etmekle meşgul olmak namazdaki huzur ve huşunun kesilmesine, dolayısıyla rahmetin kesilmesine yol açar, demiştir. El-Menhel yazarı daha sonra şöyle der: "Bu babta rivayet olunan hadisler, namaz içinde, secde yerindeki çakılları, toprağı, kumu ve benzeri şeyleri tesviye etmenin kerahatine ve zaruret halinde bir defa el sürmenin caizliğine delalet eder Bu husustaki alimlerin görüşüne gelince: Ömer, Cabir, Mesrük, İbrahim en-Nehai, Hasan-i Basri ve cumhur'a göre secde yerindeki çakıllara el sürmenin mekruhluğuna hükmetmişlerdir.

    Malik'ten: Secdeden başını kaldırınca alnına yapışık toprağın yüzüne dökülüp dağılmasıyla eziyete maruz kalacak adamın. secde yerine el sürmesinde bir beis olmadığını söylediği rivayet edilmiştir. EI-Muvatta'da Ebu Ca'fer El-Kari'den rivayet ettiğine göre kendisi şöyle demiştir; Ben Abdullah bin Ömer (r.a.)'i secde için eğildiği zaman alnını koyacağı yerdeki çakıllara hafifçe elini sürerken gördüm. Zahiriye mezhebine mensup alimler, hadislerin zahiri ile hükmederek bir defadan fazla çakıllara el sürmek haramdır, demişlerdir. Abdullah bin Mes'ud, Ebu Hureyre, Huzeyfe ve Ebu Zer' (r.a.). bir defa el sürmeye ruhsat verenlerdendirler.

    İbn-i Huzeyme, kendi sahihinde rivayet ettiğine göre Cabir (r.a.): Namaz içinde çakıllara el sürrnenin hükmünü Resulullah (s.a.v.)'e sorduk. Buyurdu ki: ''Bir defa. bunu yapmaktan sakınman tümü kara gözlü olan yüz deveden daha hayırlıdır.'' Secde yerindeki çakıllara el sürme yasağının hikmetine gelince. namaz kılana yönelen ilahi rahmettin dönüp başka şeylerle meşgul olmamak ve rahmetten alacağı nasibi kaçırmamaktır. Bazıları demiş ki; Bunun hikmeti secde mahallinde bulunan çakılları basıp toprağa gömmek veya temizlemekle, üzerlerinde secde edilmesinden hoşlanan çakılları mahrum etmemektir. Nitekim İbn-i Ebi Şeybe'nin rivayetine göre Ebu Salih: Secdeye varmak istediğin zaman çakıllara el sürme.

    Çünkü her çakıl. üzerinde secde edilmesini sever, demiştir. Bir kısım alimler de : Çakıllara el sürüp secde yerini düzenlemek tevazu'ya aykırıdır. demişlerdir.' HADİSLERDEN ÇIKARILAN HÜKÜMLER : 1- Zaruret olmadıkça. namazda iken secde yerine el sürmek mekruhtur. Abesle iştigaldir. 2- Zaruret halinde bir defa el sürmek caizdir. 3- Namaza durana ilahi rahmet yönelir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ اللَّيْثِيِّ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا قَامَ أَحَدُكُمْ إِلَى الصَّلاَةِ فَإِنَّ الرَّحْمَةَ تُوَاجِهُهُ فَلاَ يَمْسَحِ الْحَصَى ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 1028

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) humre üzerinde namaz kılardı

    Türkçe meal

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eşi Meymune (r.a.) şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) humre üzerinde namaz kılardı.

    Diğer tahric: Tirmizi'den başka Kütüb-i Sitte müelliflerinin hepsi bu hadisi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ الْعَوَّامِ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَدَّادٍ، حَدَّثَتْنِي مَيْمُونَةُ، زَوْجُ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي عَلَى الْخُمْرَةِ ‏.‏

  7. Hadis no. 1029

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hasır üzerinde namaz kılmıştır

    Türkçe meal

    Ebu Said(-i Hudri (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hasır üzerinde namaz kılmıştır.

    Diğer tahric: Müslim ve Tirmizi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَلَى حَصِيرٍ ‏.‏

  8. Hadis no. 1030

    (Abdullah) bin Abbas (r.a.), Basra'da iken yaygısı üzerinde namaz kılmış ve sonra arkadaşlarına : Resulullah…

    Türkçe meal

    Amr bin Dinar (r.a.)'den; şöyle demiştir: (Abdullah) bin Abbas (r.a.), Basra'da iken yaygısı üzerinde namaz kılmış ve sonra arkadaşlarına : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yaygısı üzerinde namaz kılardı, demiştir Not: Zevaid'de belirtildiğine göre bu hadisin senedindeki ravi Zam'a zayıftır, Müslim O'nun hadisini rivayet etmiş, ama orada Zam'a'nın beraberinde başka ravi vardır. Yalnız değildir. Ahmed, İbn-i Main ve başkaları da Zam'a'nın zayıflığını söylemişlerdir.

    Diğer tahric: Ahmed bin Hanbel Müsnedinde.

    Açıklama

    Ebu Said (r.a.)'in hadisi, Nebi (s.a.v.)'in hasır üzerinde namaz kıldığına delildir. Amr (r.a.)'ın hadisinde geçen Bisat kelimesini yaygı olarak terceme ettim. Bisat: Yere serilen sergi demektir. Yani bisat'ın lugat anlamı hasır, kilim, seccade, halı gibi eşyanın hepsini kaplar. Tirmizi Humre. Hasır ve Bisat için ayrı ayrı bablar açmıştır. Bisat üzerinde namaz kılmak babında Enes (r.a.)'den bir hadis rivayet ettikten sonra: Sahabilerin ve onlardan sonra gelen alimlerin çoğu tüylü ve tüysüz yaygılar üzerinde namaz kılmakta bir sakınca görmemişlerdir, demiştir. Bazı alimler Bisat kelimesi ile hasir kasdedildiğini söylemişlerdir.

    EI-Menhel yazarı da: "Hayvanı ve nebati olan bütün yaygılar hasır hükmünde olup hepsinin üzerinde namaz kılmanın caizliği bu hadislerden anlaşılıyor. Ahmed, Evzai, Şafii, İshak ve Fıkıhçıların Cumhurunun kavli budur. Nebi (s.a.v.)'in hasır ve başka şeyler üzerinde namaz kıldığı sahih hadislerle sabittir. Tabiilerden bir cemaat çıplak yer üzerinde namaz kılmayı arzulamışlar ve herhangi bir şey üzerinde namaz kılmayı mekruh saymışlardır. Said bin El-Müseyyeb ve Muhammed bin Sirin'in yaygı üzerinde namaz kılmanın sonradan ihdas edilen bir şey olduğunu söylediklerini İbn-i Ebi Şeybe rivayet etmiştir.

    Cabir bin Zeyd'in de nebati olan yaygılar üzerinde namaz kılmayı müstahap ve hayvanı yaygılar üzerinde namaz kılmayı mekruh adettiği rivayet olunmuştur .. Urve bin Zübeyr ise çıplak yerden başka bir şey üzerinde secde etmekten kerahet ediyordu. Malikiler'e göre rahat verici ve refahlı sergi üzerinde namaz kılmak mekruhtur. Hasır ve benzeri şeyler üzerinde ise mekruh değildir. Mamafih çıplak yerde namaz kılmak daha iyidir. Malik: Soğuk ve sıcak gibi bir özür olmadıkça pamuk veya ketenden mamul elbise ve aba üzerinde secde edilemez demiştir." diye malumat verir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي زَمْعَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، قَالَ صَلَّى ابْنُ عَبَّاسٍ وَهُوَ بِالْبَصْرَةِ عَلَى بِسَاطِهِ ثُمَّ حَدَّثَ أَصْحَابَهُ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُصَلِّي عَلَى بِسَاطِهِ ‏.‏

  9. Hadis no. 1031

    Abdullah bin Abdirrahman'dan, o da babasından, o da dedesi Sabit bin es-Samit'tan

    Türkçe meal

    Abdullah bin Abdirrahman (r.a.) (babası vasıtasıyla dedesinden naklen) şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize geldi. Beni Abdi'l-Eşhel mescidinde namaz kıldırdı. Secde ettiği zaman ellerini elbisesinin üzerine koyduğunu gördüm. Not: Bundan sonra gelen rivayette olduğu gibi bunun senedinde; ''Abdullah bin Abdirrahman'dan, o da babasından, o da dedesi Sabit bin es-Samit'tan ... '' ifadesi vardır. Senedin aslı böyle olunca muttasıl bir sened olmuş olur. diye Zevaid'de açıklama vardır. ---- Çünkü senedde sahabi olan ilk ravi Sabit bin es-Samit ve onun ravisi olan oğlu Abdurrahman'ın ismi geçmiyor. Ancak Abdurrahman'ın ravisi olan oğlu Abdullah'ın ismi vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ الدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي حَبِيبَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ جَاءَنَا النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَصَلَّى بِنَا فِي مَسْجِدِ بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ فَرَأَيْتُهُ وَاضِعًا يَدَيْهِ عَلَى ثَوْبِهِ إِذَا سَجَدَ ‏.‏

  10. Hadis no. 1032

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir elbiseye bürünmüş olarak, Beni Eşhel kabilesi içinde namaz…

    Türkçe meal

    Abdullah bin Abdirrahman bin Sabit bin es-Sami'den. O da babası (Abdurrahman)'dan, O da dedesi (Sabit) (r.a.)'den rivayel ettiğine yöre : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir elbiseye bürünmüş olarak, Beni Eşhel kabilesi içinde namaz kılmış, (secde ederken) ellerini elbisesinin üzerine koyup çakılların soğukluğundan korunmuştur. Not: Zevaid'de: Bu senedde buluman İbrahim bin İsmail el-Eşheli'nin hadislerinin münker olduğunu Buhari söylemiştir. Başkası da onu zayıf saymıştır. Ahmed ve el-İcli ise onu sika göstermişlerdir. Diğer ravi Abdullah bin Abdurrahman aleyhinde konuşanı veya onu sika göstereni görmedim. Geri kalan ravileri sikadır, diye bilgi verilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ مُسَافِرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي أُوَيْسٍ، أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الأَشْهَلِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ ثَابِتِ بْنِ الصَّامِتِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى فِي بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ وَعَلَيْهِ كِسَاءٌ مُتَلَفِّفٌ بِهِ يَضَعُ يَدَيْهِ عَلَيْهِ يَقِيهِ بَرْدَ الْحَصَى ‏.‏

  11. Hadis no. 1033

    Sıcaklığın şiddetli zamanlarında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber namaz kılardık. Birimiz…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'den: şöyle demiştir: Sıcaklığın şiddetli zamanlarında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber namaz kılardık. Birimiz (secde yerinin hararetinden dolayı) alnını yere iyice koymaya muktedir olmadığı zaman (büründüğü) elbisesinin bir tarafını yere yayarak üzerinde secde ederdi. Bu hadisi Kütüb-i Sitte sahiplerinin hepsi ve Ahmed rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ حَبِيبٍ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، عَنْ غَالِبٍ الْقَطَّانِ، عَنْ بَكْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كُنَّا نُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي شِدَّةِ الْحَرِّ فَإِذَا لَمْ يَقْدِرْ أَحَدُنَا أَنْ يُمَكِّنَ جَبْهَتَهُ بَسَطَ ثَوْبَهُ فَسَجَدَ عَلَيْهِ ‏.‏

  12. Hadis no. 1034

    Sübhanallah demek erkeklere, el çırpmak da kadınlara uygundur

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Sübhanallah demek erkeklere, el çırpmak da kadınlara uygundur.» Bu hadisi Kütüb-i Sitte sahibleri ve Ahmed rivayet etmişlerdir.

    Açıklaması: 1036’da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَهِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ التَّسْبِيحُ لِلرِّجَالِ وَالتَّصْفِيقُ لِلنِّسَاءِ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 1035

    Sübhanallah demek erkeklere; el çırpmak da kadınlara uygundur

    Türkçe meal

    Sehl bin Sa'd es-Sairli (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Sübhanallah demek erkeklere; el çırpmak da kadınlara uygundur.» Bu Hadis’i Tirmizi dışında Kütüb-i Sitte sahipleri ve Malik, el-Muvatta'da rivayet etmişlerdir.

    Açıklaması: 1036’da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، وَسَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ التَّسْبِيحُ لِلرِّجَالِ وَالتَّصْفِيقُ لِلنِّسَاءِ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 1036

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), el çırpmak hakkında kadınlara ve sübhanallah demek hakkında…

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), el çırpmak hakkında kadınlara ve sübhanallah demek hakkında erkeklere ruhsat vermiştir. Not: Bu hadisin senedinin hasen olduğu Zevaid'de belirtilmiştir.

    Açıklama

    Bu Hadis zevaid türündendir. Kişi namazda iken vuku bulan bir durum karşısında namazda olduğunu sezdirmek veya herhangi bir uyarıda bulunmak için işaret verecek. Bu babtaki hadisler, erkeklerin sübhanallah demekle, kadınların ise el çırpmakla işaret vermelerinin uygun olduğuna hükmederler, Mesela, kör adamı tehlikeye karşı uyarmak, yanılanı uyarmak, içeri girmek isteyene izin vermek ve kapı çalana içerdekinin namazda olduğunu sezdirmek için hadislerde belirtilen şekilde işaret verilir. Tesbih, zikir niyeti ile edilir. Kadınların, seslerini yükseltmeleri sakıncalı olduğu için el çırpmaları uygun görülmüştür.

    El çırpmak umumiyetle kadınlara yakışır bir iş olduğundan erkeklerin el çırpmaları uygun görülmemiştir, NAMAZDAKİ UYARI HAKKINDA ALİMLERDEN, 1- Şafiiler ve Hanbeliler bu hadislerin zahiri ile hükmederek demişler ki: Sübhanallah sözü namazdaki zikir türünden olduğu için çokça tekrarlansa dahi namaza zarar vermez. Fakat el çırpmak namaza yabancı bir hareket olduğu için çok yapılırsa namaz bozulur, Tesbih edilirlerken sırf ikaz niyetiyle edilmez. Niyet zikir olacak. İkaz kendiliğinden gerçekleşir. 2- Hanefiler ve Malikiler demişlerki: Kadınlar da erkekler gibi tesbih ederek ikazlarını yayarlar el çırpmazlar.

    Kadınların el çırpması Malikiler'e göre mekruh, Ebu Hanife'ye göre ise namazı bozar. Bu alimler derler ki, Sehl bin Sa'd (r.a.)'ın uzun metin halinde rivayet ettiği hadiste şöyle buyurulmuştur : Namaz içinde iken kime bir şey peyda olursa sübhanallah desin. Çünkü sübhanallah deyince ona dönülür. El çırpmak ancak kadınlara aittir,'' Bu hadiste erkek, kadın ayırımı yapİlmadan: .''kime bir şey... '' buyurulmuştur, Bu ifadenin kapsamına kadınlar da girer. Hadisin son kısmının manası ise şudur: El çırpmak kadınların namaz dışındaki işidir. Eğlence için yaptıkları bir harekettir. Namaza yakışmaz.'' Bu babta rivayet edilen hadislerin Şafiiler'le.

    Hanbeliler'in görüşlerini teyid ettikleri Kurtubi ve İbn-i Abdi'l-Berr tarafından ifade edilmiştir. Müellif de bu görüştedir, Birinci görÜşteki alimler derler ki, Sehl (r.a.)'ın hadisi bizim delilimizdir. Şöyle ki, bu hadisin baş kısmında anlatıldığı gibi Ebu Bekir (r.a.ı) Beni Amr kabilesinde sahabilere namaz kıldırmaya başladıktan sonra Resulullah (s.a.v.) gelerek birinci saffa girince cemaat, durumu Ebu '8ekir (r.a.)'a sezdirmek için el çırpmaya başlamıştır, çok kimse el çırpmış. Nihayet Ebu 8ekir durumu sezince geri çekilmiş ve Nebi (s.a.v.) imamlığa geçmiştir. Namazdan sonra Nebi (s.a.v.) cemaata: ''Size ne oluyordu?

    Niçin bu kadar çok kişi el çırptı. Kime bir şey arız olursa sübhanallah desin. Çünkü sübhanallah deyince kendisine dönülür, dikkat edilir. El çırpmak kadınlara mahsustur." buyurmuştur. Hadisteki: •El çırpmak kadınlara mahsustur." cümlesinin manası şudur: 'Kadınlara namaz içinde bir şey arız olursa onlar el çırparlar'' (siz. erkekler böyle yapmayın sübhanallah deyin).' HADİSLERDEN ÇIKARILAN HÜKÜMLER : 1- Erkekler namazda ikaz mahiyetinde (ve fakat zikir' niyeti ile) sübhanallah diyebilir. 2- Kadınlar ikaz için el çırpabilirler. 3- Az hareket namazı bozmaz

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أُمَيَّةَ، وَعُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ قَالَ ابْنُ عُمَرَ رَخَّصَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِلنِّسَاءِ فِي التَّصْفِيقِ وَلِلرِّجَالِ فِي التَّسْبِيحِ ‏.‏

  15. Hadis no. 1037

    Dedem Evs (es-Sakafi) namaz kılarken zaman zaman namaz esnasında bana işaret ederdi. Ben de ayakkabılarını…

    Türkçe meal

    İbn-i Ebi Evs (r.a.)'den; şöyle demiştir: Dedem Evs (es-Sakafi) namaz kılarken zaman zaman namaz esnasında bana işaret ederdi. Ben de ayakkabılarını kendisine verirdim ve derdi ki : Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ayakkabıları ile namaz kılarken gördüm. Not: Hadisin senedinin sahih olduğu Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي أَوْسٍ، قَالَ كَانَ جَدِّي أَوْسٌ يُصَلِّي فَيُشِيرُ إِلَىَّ وَهُوَ فِي الصَّلاَةِ فَأُعْطِيهِ نَعْلَيْهِ وَيَقُولُ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي فِي نَعْلَيْهِ ‏.‏

  16. Hadis no. 1038

    Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i (bazen) yalın ayak ve (başka zamanlarda) ayakkabılarını giymiş…

    Türkçe meal

    Amr bin Şuayb (bin Muhaınmed bin Abdillah bin Amr bin el-As)'dan, O da babası (Şuayb)'den, O da dedesi (Abdullah bin Amr) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i (bazen) yalın ayak ve (başka zamanlarda) ayakkabılarını giymiş olarak namaz kılarken gördüm

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ هِلاَلٍ الصَّوَّافُ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ حُسَيْنٍ الْمُعَلِّمِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي حَافِيًا وَمُنْتَعِلاً ‏.‏

  17. Hadis no. 1039

    Şüphesiz biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ayakkabılaryla ve mestlerle namaz kılarken gördük…

    Türkçe meal

    Abdullah (bin Mes'ud) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Şüphesiz biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ayakkabılaryla ve mestlerle namaz kılarken gördük. Not: Zevaid'de Ebu Zur'a'dan naklen bildirildiğine göre bu hadisin isnadındaki ravi Ebu İshak'ın hafızası ömrünün son zamanlarında karışmış ve Zühayr bin Muaviye bin Cüreyc'in ondan rivayeti de o zamanlarında olmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ لَقَدْ رَأَيْنَا رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي فِي النَّعْلَيْنِ وَالْخُفَّيْنِ ‏.‏

  18. Hadis no. 1040

    (Namaz kılarken) saç ve elbiseyi (durumu bozulmasın veya tozlanmasın diye) toplamamakla emrolundum

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «(Namaz kılarken) saç ve elbiseyi (durumu bozulmasın veya tozlanmasın diye) toplamamakla emrolundum. (Mahir: Bu tür bir elbise düzeltemesi mekruhtur) Bu Hadisi Buhari, Müslim ve Nesai

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مُعَاذٍ الضَّرِيرُ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، وَأَبُو عَوَانَةَ عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ لاَ أَكُفَّ شَعْرًا وَلاَ ثَوْبًا ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 1041

    (Namaz kılarken) saç ve elbiseyi toplamamakla ve pis yere basmaktan dolayı abdest almamakla emrolunduk

    Türkçe meal

    Abdullnh (bin Mes'ud) (r.a.)'den; şöyle demiştir: (Namaz kılarken) saç ve elbiseyi toplamamakla ve pis yere basmaktan dolayı abdest almamakla emrolunduk

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ أُمِرْنَا أَلاَّ نَكُفَّ شَعَرًا وَلاَ ثَوْبًا وَلاَ نَتَوَضَّأَ مِنْ مَوْطَإٍ ‏.‏

  20. Hadis no. 1042

    Hasan bin Ali (bin Ebi Talib) r.a. (bir gün) saçlarını tepesinde toplamış olduğu halde (ayakta) namaz…

    Türkçe meal

    Medine-i Münevvere halkından Ebu Sa'd (künyeli) bir adan (r.a.)'den rivayet edildiğine göre ben şunu gördüm demiştir: Hasan bin Ali (bin Ebi Talib) r.a. (bir gün) saçlarını tepesinde toplamış olduğu halde (ayakta) namaz kılarken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mevlası (azadlı kölesi) Ebu Rafi' r.a. onu gördü. Ebu Rafi' onun saçlarını salıvererek veya onu böyle yapmaktan men ederek: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) erkeğin saçlarını tepesinde toplamış olduğu halde namaz kılmasını yasaklamıştır. dedi. Bu Hadis’i Tirmizi ve Ebu Davud da rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنِي مُخَوَّلُ بْنُ رَاشِدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَعْدٍ، - رَجُلاً مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ - يَقُولُ رَأَيْتُ أَبَا رَافِعٍ مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَأَى الْحَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ وَهُوَ يُصَلِّي وَقَدْ عَقَصَ شَعْرَهُ فَأَطْلَقَهُ أَوْ نَهَى عَنْهُ وَقَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُصَلِّيَ الرَّجُلُ وَهُوَ عَاقِصٌ شَعْرَهُ ‏.‏