İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 5

Namazın Kılınışı ve Sünnetleri Kitabı

626 hadis · No. 803–1432

Sayfa 14 / 32Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1065

    Yeryüzünde yolculuk ettiğiniz zaman kafirlerin size eziyet ve zarar vermelerinden korkarsanız namazınızı…

    Türkçe meal

    Ya'la bin Ümeyye (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben, Ömer bin el-Hattab (Radıyallahü anh)! Allah: «Yeryüzünde yolculuk ettiğiniz zaman kafirlerin size eziyet ve zarar vermelerinden korkarsanız namazınızı kısaltmanızdan dolayı size günah yoktur.» [Nisa 101] (buyurmuştur.) Halbuki şimdi halk güven içindedir. (Halkın güvenlik içindeyken namazı kıseltmalarına) ne dersin? diye sordum. Ömer (r.a.): Senin şaştırın şu işe ben de şaşmıştım da bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sormuştum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştu: «Bu, Allah'ın size verdiği bir sadakadır. Onun için siz Allah'ın sadakasını kabul ediniz.» dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي عَمَّارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بَابَيْهِ، عَنْ يَعْلَى بْنِ أُمَيَّةَ، قَالَ سَأَلْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ قُلْتُ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلاَةِ إِنْ خِفْتُمْ أَنْ يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَقَدْ أَمِنَ النَّاسُ فَقَالَ عَجِبْتُ مِمَّا عَجِبْتَ مِنْهُ فَسَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ ‏ "‏ صَدَقَةٌ تَصَدَّقَ اللَّهُ بِهَا عَلَيْكُمْ، فَاقْبَلُوا صَدَقَتَهُ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 1066

    Biz hazerdeki namazın ve korku hükmünü Kur'an'da buluyoruz. Fakat yolculuk (halindeki) namazın hükmünü…

    Türkçe meal

    Ümeyye bin Abdillah bin Halid (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi Abdullah bin Ömer (r.a.)a.: Biz hazerdeki namazın ve korku hükmünü Kur'an'da buluyoruz. Fakat yolculuk (halindeki) namazın hükmünü Kur'an'da bulamıyoruz, diye sormuş, Abdullah (r.a.) kendisine: Biz hiçbir şey bilmezken Allah bize Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Nebi olarak gönderdi. Bunun için Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nasıl yaparsa, biz de ancak Ondan gördüğümüz gibi yaparız, diye cevap vermiştir.

    Diğer tahric: Nesai

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أُمَيَّةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ خَالِدٍ، أَنَّهُ قَالَ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ إِنَّا نَجِدُ صَلاَةَ الْحَضَرِ وَصَلاَةَ الْخَوْفِ فِي الْقُرْآنِ وَلاَ نَجِدُ صَلاَةَ السَّفَرِ فَقَالَ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ بَعَثَ إِلَيْنَا مُحَمَّدًا ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَلاَ نَعْلَمُ شَيْئًا فَإِنَّمَا نَفْعَلُ كَمَا رَأَيْنَا مُحَمَّدًا ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَفْعَلُ ‏.‏

  3. Hadis no. 1067

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şu belde (Medine-i Münevvere)'den çıktığı zaman Ona dönünceye kadar…

    Türkçe meal

    (Abdullah) İbn-i Ömer (r.a.)'den; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şu belde (Medine-i Münevvere)'den çıktığı zaman Ona dönünceye kadar (akşam farzı hariç hiçbir farzı) İki rekatten fazla kılmazdı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ بِشْرِ بْنِ حَرْبٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا خَرَجَ مِنْ هَذِهِ الْمَدِينَةِ لَمْ يَزِدْ عَلَى رَكْعَتَيْنِ، حَتَّى يَرْجِعَ إِلَيْهَا ‏.‏

  4. Hadis no. 1068

    Allah, sizin Nebiiniz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in lisaniyle hazerde dört rek'at ve seferde iki rek'at…

    Türkçe meal

    (Abdullah) İbn-i Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Allah, sizin Nebiiniz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in lisaniyle hazerde dört rek'at ve seferde iki rek'at olarak (dört rek'atli namazı) farz kılmıştır.

    Diğer tahric: Müslim ve Nesai

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، وَجُبَارَةُ بْنُ الْمُغَلِّسِ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ الأَخْنَسِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: افْتَرَضَ اللَّهُ الصَّلاَةَ عَلَى لِسَانِ نَبِيِّكُمْ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي الْحَضَرِ أَرْبَعًا وَفِي السَّفَرِ رَكْعَتَيْنِ ‏.‏

  5. Hadis no. 1069

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiçbir düşman O'nu takip etmezken, hiçbir düşman korkusu yokken ve…

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiçbir düşman O'nu takip etmezken, hiçbir düşman korkusu yokken ve O'na acele ettirecek hiçbir sebep yokken yolculukta akşam ile yatsı farzlarını beraber kılardı.

    Diğer tahric: Ahmed ve Beyhaki. Açıklaması: 1070’te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحْرِزُ بْنُ سَلَمَةَ الْعَدَنِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، وَسَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، وَعَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، وَطَاوُسٍ، أَخْبَرُوهُ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَجْمَعُ بَيْنَ الْمَغْرِبِ وَالْعِشَاءِ فِي السَّفَرِ مِنْ غَيْرِ أَنْ يُعْجِلَهُ شَىْءٌ وَلاَ يَطْلُبَهُ عَدُوٌّ وَلاَ يَخَافَ شَيْئًا ‏.‏

  6. Hadis no. 1070

    Tebuk savaşı yolculuğunda Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle ile ikindi farzlarını keza akşam ile yatsı…

    Türkçe meal

    Muaz bin Cebel (r.a. )'den; şöyle demiştir: Tebuk savaşı yolculuğunda Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle ile ikindi farzlarını keza akşam ile yatsı farzlarını beraber kılmıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ، عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ جَمَعَ بَيْنَ الظُّهْرِ وَالْعَصْرِ وَالْمَغْرِبِ وَالْعِشَاءِ فِي غَزْوَةِ تَبُوكَ فِي السَّفَرِ ‏.‏

  7. Hadis no. 1071

    Ey Mu'minler! Andolsun ki sizin için Resulullah en güzel örnektir

    Türkçe meal

    Hafs bin Asım bin Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den; şöyle demiştir: Biz yolculukta (amcam Abdullah) bin Ömer (r.a.)'in beraberindeydik. İbn-i Ömer (r.a.) bize namaz kıldırdı. Farz'dan sonra (sünnet kılmadan) kendisi de, biz de dönüp gittik. İbn-i Ömer (r.a.) dönüşünde cemaatin bir kısmının (kalkıp) namaz'a durduklarını görünce: Bunlar ne yapıyorlar? diye sordu. Ben de: Sünnet kılıyorlar, dedim. İbn-i Ömer (r.a.): 'Eğer ben (yolculukta) Sünnet kılmış olsaydım farzımı (kasırlı değil) tam kılardım. Ey kardeşimin oğlu! Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile arkadaşlık ettim. Vefat edinceye kadar yolculukta iki rek'at (farz) dan fazla (sünnet namaz) kılmadı. Sonra Ebu Bekir (r.a.) ile arkadaşlık ettim. O da iki rekat'ten fazla kılmadı. Sonra Ömer (r.a.) ile arkadaşlık ettim. Kendisi de iki rek'at'ten fazla kılmadı. Ondan sonra Osman (r.a.) ile arkadaşlık ettim. O da iki rek'at'ten fazla kılmadı. Bu zatlar vefat edinceye kadar durum böyleydi. Allah Teala da: لقد كان لكم في رسول الله أسوة حسنة «Ey Mu'minler! Andolsun ki sizin için Resulullah en güzel örnektir.» [Ahzab 21] buyuruyor' dedi."

    Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai, Malik ve Beyhaki

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، عَنْ عِيسَى بْنِ حَفْصِ بْنِ عَاصِمِ بْنِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، كَنَّا مَعَ ابْنِ عُمَرَ فِي سَفَرٍ فَصَلَّى بِنَا ثُمَّ انْصَرَفْنَا مَعَهُ وَانْصَرَفَ ‏.‏ قَالَ فَالْتَفَتَ فَرَأَى أُنَاسًا يُصَلُّونَ فَقَالَ مَا يَصْنَعُ هَؤُلاَءِ قُلْتُ يُسَبِّحُونَ ‏.‏ قَالَ لَوْ كُنْتُ مُسَبِّحًا لأَتْمَمْتُ صَلاَتِي يَا ابْنَ أَخِي إِنِّي صَحِبْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَلَمْ يَزِدْ عَلَى رَكْعَتَيْنِ فِي السَّفَرِ حَتَّى قَبَضَهُ اللَّهُ ثُمَّ صَحِبْتُ أَبَا بَكْرٍ فَلَمْ يَزِدْ عَلَى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ صَحِبْتُ عُمَرَ فَلَمْ يَزِدْ عَلَى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ صَحِبْتُ عُثْمَانَ فَلَمْ يَزِدْ عَلَى رَكْعَتَيْنِ حَتَّى قَبَضَهُمُ اللَّهُ وَاللَّهُ يَقُولُ ‏{لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ ‏}‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 1072

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hazer namazını ve sefer namazını farz kılmıştır. Biz hazerde…

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hazer namazını ve sefer namazını farz kılmıştır. Biz hazerde farz'dan önce ve sonra sünnet kılardık. Seferde de farz'dan önce ve sonra sünnet kılardık." Not: Hadisin isnadının hasen olduğı: Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، قَالَ سَأَلْتُ طَاوُسًا عَنِ السُّبْحَةِ، فِي السَّفَرِ - وَالْحَسَنُ بْنُ مُسْلِمِ بْنِ يَنَّاقٍ جَالِسٌ عِنْدَهُ - فَقَالَ حَدَّثَنِي طَاوُسٌ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عَبَّاسٍ، يَقُولُ فَرَضَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلاَةَ الْحَضَرِ وَصَلاَةَ السَّفَرِ فَكُنَّا نُصَلِّي فِي الْحَضَرِ قَبْلَهَا وَبَعْدَهَا وَكُنَّا نُصَلِّي فِي السَّفَرِ قَبْلَهَا وَبَعْدَهَا ‏.‏

  9. Hadis no. 1073

    Sadır tavafmdan sonra muhacir için (Mekke'de) üç (gece ikamet etmeye ruhsat vardır.)

    Türkçe meal

    Abdurrahman bin Humeyd ez-Zühri (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben es-Saib bin Yezid (r.a.)'a : Mekke'de ikamet etmek hakkında ne (hüküm) işitmişsin? diye sordum. Dedi ki: Ben el-Ala' bin el-Hadrami (r.a.)'den şöyle söylerken işittim: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki; «Sadır tavafmdan sonra muhacir için (Mekke'de) üç (gece ikamet etmeye ruhsat vardır.)»

    Diğer tahric: Buhari, Müslim ve Nesai de Saib (r.a.)'in hadisini rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حُمَيْدٍ الزُّهْرِيِّ، قَالَ سَأَلْتُ السَّائِبَ بْنَ يَزِيدَ مَاذَا سَمِعْتَ فِي، سُكْنَى مَكَّةَ قَالَ سَمِعْتُ الْعَلاَءَ بْنَ الْحَضْرَمِيِّ، يَقُولُ قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ ثَلاَثًا لِلْمُهَاجِرِ بَعْدَ الصَّدَرِ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 1074

    Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan; şöyle demiştir; (Veda haccı seferinde) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)…

    Türkçe meal

    Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan; şöyle demiştir; (Veda haccı seferinde) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zi'lhicce ayının dördüncü günü sabahı Mekke'ye vardı.

    Diğer tahric: Buhari ve Müslim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، وَقَرَأْتُهُ، عَلَيْهِ أَنْبَأَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، حَدَّثَنِي جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، فِي أُنَاسٍ مَعِي قَالَ قَدِمَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَكَّةَ صُبْحَ رَابِعَةٍ مَضَتْ مِنْ شَهْرِ ذِي الْحِجَّةِ ‏.‏

  11. Hadis no. 1075

    (Mekke fethinde) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'de on-dokuz gün ikamet ederek (dört rek*atli…

    Türkçe meal

    Abdullah İbn-i Abbas (r.a.)'den; şöyle demiştir : (Mekke fethinde) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'de on-dokuz gün ikamet ederek (dört rek*atli farz namazları) ikişer rek'at olarak kıldı. Biz de ondokuz gün kalacağımız zaman namazımızı ikişer rek'at kılarız. Bundan fazla kıldığımız zaman dörder rek'at kılarız.

    Diğer tahric: Buhari, Ebu. Davud, Tirmizi, Nesai ve başkaları

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تِسْعَةَ عَشَرَ يَوْمًا يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ، فَنَحْنُ إِذَا أَقَمْنَا تِسْعَةَ عَشَرَ يَوْمًا، نُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ، فَإِذَا أَقَمْنَا أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ، صَلَّيْنَا أَرْبَعًا ‏.‏

  12. Hadis no. 1076

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fetih yılı Mekke'de on-beş gece ikamet ederek namazı kasır yapardı

    Türkçe meal

    Abdullah İbn-i Abbas (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fetih yılı Mekke'de on-beş gece ikamet ederek namazı kasır yapardı."

    Diğer tahric: Ebu Davud ve Nesai

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو يُوسُفَ الصَّيْدَلاَنِيُّ، مُحَمَّدُ بْنُ أَحْمَدَ الرَّقِّيُّ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَقَامَ بِمَكَّةَ عَامَ الْفَتْحِ خَمْسَ عَشْرَةَ لَيْلَةً يَقْصُرُ الصَّلاَةَ ‏.‏

  13. Hadis no. 1077

    Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde Medine'den Mekke'ye (Veda haccı için yola)…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde Medine'den Mekke'ye (Veda haccı için yola) çıktık. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (dört rek'atli farz namazları) Medine'ye dönüşümüze kadar ikişer rek'at olarak kıldı. Ravi demiştir ki: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Mekke'de kaç gün kaldığını sordum. Enes (r.a.) : On gün diye cevap verdi. Kütüb-i Sitte sahiblerinin hepsi ve Beyhaki de bu hadisi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، وَعَبْدُ الأَعْلَى، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَنَسٍ قَالَ: خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنَ الْمَدِينَةِ إِلَى مَكَّةَ. فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ، حَتَّى رَجَعْنَا ‏.‏ قُلْتُ: كَمْ أَقَامَ بِمَكَّةَ؟ قَالَ: عَشْرًا ‏.‏

  14. Hadis no. 1078

    Kul ile küfür arasında (yalnız) namazı terketmek vardır

    Türkçe meal

    Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Kul ile küfür arasında (yalnız) namazı terketmek vardır.»

    Diğer tahric: Müslim, Tirmizi ve Ebu Davud

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ بَيْنَ الْعَبْدِ وَبَيْنَ الْكُفْرِ تَرْكُ الصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 1079

    Bizimle onlar arasında (aktedilen) ahit, namazdır. Kim namazı terkederse küfre gitmiş olur

    Türkçe meal

    Büreyde (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Bizimle onlar arasında (aktedilen) ahit, namazdır. Kim namazı terkederse küfre gitmiş olur.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْبَالِسِيُّ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحَسَنِ بْنِ شَقِيقٍ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ وَاقِدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ الْعَهْدُ الَّذِي بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمُ الصَّلاَةُ، فَمَنْ تَرَكَهَا فَقَدْ كَفَرَ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 1080

    Kul ile şirk arasında namazı bırakmaktan başka hiçbir şey yoktur. Bu itibarla kul namazı bıraktığı zaman şirk…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} şöyle buyurmuştur : «Kul ile şirk arasında namazı bırakmaktan başka hiçbir şey yoktur. Bu itibarla kul namazı bıraktığı zaman şirk etmiş olur.» Not: Ravi Yezid bin Eban er-Rakkaşi'nin zayıflığı nedeni ile isnadın zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ الرَّقَاشِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ لَيْسَ بَيْنَ الْعَبْدِ وَالشِّرْكِ إِلاَّ تَرْكُ الصَّلاَةِ، فَإِذَا تَرَكَهَا فَقَدْ أَشْرَكَ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 1081

    Ey İnsanlar! Ölmeden Önce Allah'a tevbe ediniz. Meşgul olmadan önce salih amellere koşunuz. Rabbinizi çok…

    Türkçe meal

    Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize şu hutbeyi irad buyurdu: «Ey İnsanlar! Ölmeden Önce Allah'a tevbe ediniz. Meşgul olmadan önce salih amellere koşunuz. Rabbinizi çok anmakla ve gizli -açık bol sadaka (vermek) ile O'nun, sizin üzerinizdeki hakkı yerine ulaştırınız ki rızıklanasınız, yardım olunasınız ve İslah olunasınız. Bilmiş olunuz ki içinde bulunduğum bu yılın bu ayının bu gününde ve burada kıyamet gününe kadar Allah size Cum'a namazını şüphesiz farz kıldı. Ben hayatta İken veya benden sonra, başında adil veya zalim bir devlet başkanı varken kim Cum'a namazını küçümsiyerek veya farziyetini inkar ederek bırakırsa Allah onun işini düzene sokmasın ve işinde ona bereket vermesin. Bilmiş olunuz ki tevbe etmedikçe böylesinin ne namazı, ne zekatı, ne haccı, ne orucu, ne de hiçbir hayrı (sahihtir.) Kim de tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder (veya kabul eylesin). Bilmiş olunuz ki, hiçbir kadın hiçbir erkeğe namaz kıldıramaz. Hiçbir bedevi hiçbir muhacire imam olamaz. Hiçbir fasık, hiçbir mu'min (= fasık olmayan) a namaz kıldıramaz. Meğer ki fasık zor kullanır, mu'min de onun kılıcından ve copundan korktuğu zaman (mu'min uyar.)»" Not: Ravilerden Ali bin Zeyd bin Cud'an ve Abdullah bin Muhammed el-Adevi zayıf oldukları için isnadın zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ بُكَيْرٍ أَبُو خَبَّابٍ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ الْعَدَوِيُّ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ خَطَبَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ ‏ "‏ يَا أَيُّهَا النَّاسُ تُوبُوا إِلَى اللَّهِ قَبْلَ أَنْ تَمُوتُوا وَبَادِرُوا بِالأَعْمَالِ الصَّالِحَةِ قَبْلَ أَنْ تُشْغَلُوا وَصِلُوا الَّذِي بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ رَبِّكُمْ بِكَثْرَةِ ذِكْرِكُمْ لَهُ وَكَثْرَةِ الصَّدَقَةِ فِي السِّرِّ وَالْعَلاَنِيَةِ تُرْزَقُوا وَتُنْصَرُوا وَتُجْبَرُوا وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ قَدِ افْتَرَضَ عَلَيْكُمُ الْجُمُعَةَ فِي مَقَامِي هَذَا فِي يَوْمِي هَذَا فِي شَهْرِي هَذَا مِنْ عَامِي هَذَا إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ فَمَنْ تَرَكَهَا فِي حَيَاتِي أَوْ بَعْدِي وَلَهُ إِمَامٌ عَادِلٌ أَوْ جَائِرٌ اسْتِخْفَافًا بِهَا أَوْ جُحُودًا بِهَا فَلاَ جَمَعَ اللَّهُ لَهُ شَمْلَهُ وَلاَ بَارَكَ لَهُ فِي أَمْرِهِ أَلاَ وَلاَ صَلاَةَ لَهُ وَلاَ زَكَاةَ لَهُ وَلاَ حَجَّ لَهُ وَلاَ صَوْمَ لَهُ وَلاَ بِرَّ لَهُ حَتَّى يَتُوبَ فَمَنْ تَابَ تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ أَلاَ لاَ تَؤُمَّنَّ امْرَأَةٌ رَجُلاً وَلاَ يَؤُمَّنَّ أَعْرَابِيٌّ مُهَاجِرًا وَلاَ يَؤُمَّ فَاجِرٌ مُؤْمِنًا إِلاَّ أَنْ يَقْهَرَهُ بِسُلْطَانٍ يَخَافُ سَيْفَهُ وَسَوْطَهُ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 1082

    Babam (Ka'b)ın gözleri kaybolunca onu ben yederdim (beraberimde götürürdüm). Onu Cuma namazına (her)…

    Türkçe meal

    Abdurrahman bin Ka'b bin Malik (r.a.)'dan, şöyle demiştir: Babam (Ka'b)ın gözleri kaybolunca onu ben yederdim (beraberimde götürürdüm). Onu Cuma namazına (her) götürdüğümde Cum'a ezanını işitince Ebu Ümame Es'ad bin Zürare için istiğfar ve dua ederdi. Ben ondan bunu işittiğim halde bir süre bekledim. (Hikmetini sormadım.) Sonra içimden dedim ki = Vallahi benim bu bekleyişim bir acizliktir. Kendisi ne zaman Cuma ezanını işitirse Ebu Ümame için istiğfar ve dua ettiğini hep işitiyorum da: 'Nedir bu.*? diyerek hikmetini sormuyorum. Sonra daha önce kendisini her Cuma günü götürdüğüm gibi yine götürdüm. Ezanı işitince her zaman yaptığı gibi yine (Ebu Ümame için) istiğfar etti. Ben de ona : Babacığım! Cuma ezanını ne zaman işitirsen Es'ad bin Zürare için dua ediyorsun. Bunun sebebinin ne olduğunu bana bildiriver, dedim. Kendisi: Ey oğulcuğum! Resülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), henüz Mekke'den teşrif etmemiş İken, Nakiü'l Hadamat (mıntıkasın)daki Beni Peyada'ya ait Harrr (köyü)nün Hazm (denilen semtinlde bize ilk Cuma namazını kıldıran zat odur. dedi. Ben: O gün (Cuma nanıa/ında) kaç kişi idiniz? diye sordum. Dedi ki: Kırk erkek (idik.)*'

    Diğer tahric: Ebu Davud salat (h.no:1069), İbn-i Hibban, Beyhal\i, Darekutni ve el-Hakim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ خَلَفٍ أَبُو سَلَمَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ أَبِيهِ أَبِي أُمَامَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ: كُنْتُ قَائِدَ أَبِي حِينَ ذَهَبَ بَصَرُهُ، وَكُنْتُ إِذَا خَرَجْتُ بِهِ إِلَى الْجُمُعَةِ فَسَمِعَ الأَذَانَ اسْتَغْفَرَ لأَبِي أُمَامَةَ، أَسْعَدَ بْنِ زُرَارَةَ، وَدَعَا لَهُ، فَمَكَثْتُ حِينًا أَسْمَعُ ذَلِكَ مِنْهُ، ثُمَّ قُلْتُ فِي نَفْسِي: وَاللَّهِ إِنَّ ذَا لَعَجْزٌ، إِنِّي أَسْمَعُهُ كُلَّمَا سَمِعَ أَذَانَ الْجُمُعَةِ يَسْتَغْفِرُ لأَبِي أُمَامَةَ وَيُصَلِّي عَلَيْهِ، وَلاَ أَسْأَلُهُ عَنْ ذَلِكَ لِمَ هُوَ؟ فَخَرَجْتُ بِهِ كَمَا كُنْتُ أَخْرُجُ بِهِ إِلَى الْجُمُعَةِ. فَلَمَّا سَمِعَ الأَذَانَ اسْتَغْفَرَ كَمَا كَانَ يَفْعَلُ. فَقُلْتُ لَهُ: يَا أَبَتَاهُ أَرَأَيْتَكَ صَلاَتَكَ عَلَى أَسْعَدَ بْنِ زُرَارَةَ كُلَّمَا سَمِعْتَ النِّدَاءَ بِالْجُمُعَةِ لِمَ هُوَ؟ قَالَ: أَىْ بُنَىَّ كَانَ أَوَّلَ مَنْ صَلَّى بِنَا صَلاَةَ الْجُمُعَةِ قَبْلَ مَقْدَمِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ مَكَّةَ، فِي نَقِيعِ الْخَضِمَاتِ، فِي هَزْمٍ مِنْ حَرَّةِ بَنِي بَيَاضَةَ ‏.‏ قُلْتُ: كَمْ كُنْتُمُ يَوْمَئِذٍ؟ قَالَ: أَرْبَعِينَ رَجُلاً ‏.‏

  19. Hadis no. 1083

    Allah bizden öncekilerini Cum'a gününden sapıttırdı. (İbadet günü olarak) Yahudiler için Cumartesi günü var…

    Türkçe meal

    Huzeyfe ve Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur : «Allah bizden öncekilerini Cum'a gününden sapıttırdı. (İbadet günü olarak) Yahudiler için Cumartesi günü var. Pazar günü da Hristiyanlarındır. Artık bunlar kıyamet gününe kadar bizden geri kalmış oldular. Biz dünya ehlinin en sona kalanlarıyız. Ve (kıyamet günü) başa geçip bütün yaratıklardan evvel haklarında hüküm verilecek olanlarız.»

    Diğer tahric: Müslim ve Nesai

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مَالِكٍ الأَشْجَعِيُّ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، وَعَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أَضَلَّ اللَّهُ عَنِ الْجُمُعَةِ مَنْ كَانَ قَبْلَنَا. كَانَ لِلْيَهُودِ يَوْمُ السَّبْتِ. وَالأَحَدُ لِلنَّصَارَى. فَهُمْ لَنَا تَبَعٌ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ. نَحْنُ الآخِرُونَ مِنْ أَهْلِ الدُّنْيَا، وَالأَوَّلُونَ الْمَقْضِيُّ لَهُمْ قَبْلَ الْخَلاَئِقِ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 1084

    Şüphesiz Cum'a günü, Allah katında günlerin büyüğü ve en azametlisidir. Allah katında Kurban bayramı ve…

    Türkçe meal

    Ebu Lübabe bin Abdilmünzir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şöyle buyurdu, demiştir: «Şüphesiz Cum'a günü, Allah katında günlerin büyüğü ve en azametlisidir. Allah katında Kurban bayramı ve Ramazan bayramı günlerinden daha büyüktür. Onda beş meziyet vardır. Allah, adem (Aleyhisselam)'ı o gün yarattı, Allah, adem (Aleyhisselam)'ı (Cennetten) yere o gün indirdi, Allah, adem (Aleyhisselam)'ı o gün öldürdü. O günde öyle bir saat vardır ki, (mu'min) kul haram bir şey istemedikçe Allah Teala'dan ne isterse mutlaka Allah verecektir. Kıyamet o günde kopacaktır. Yüce makama erişen melekler, gök, yer, rüzgarlar, dağlar ve deniz Cuma gününden korkarlar. (Anılan varlıklardan) bu günden korkmayan tek bir ferd yoktur.» Not: İsnadının hasen olduğu Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ أَبِي لُبَابَةَ بْنِ عَبْدِ الْمُنْذِرِ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّ يَوْمَ الْجُمُعَةِ سَيِّدُ الأَيَّامِ، وَأَعْظَمُهَا عِنْدَ اللَّهِ. وَهُوَ أَعْظَمُ عِنْدَ اللَّهِ مِنْ يَوْمِ الأَضْحَى وَيَوْمِ الْفِطْرِ. فِيهِ خَمْسُ خِلاَلٍ. خَلَقَ اللَّهُ فِيهِ آدَمَ. وَأَهْبَطَ اللَّهُ فِيهِ آدَمَ إِلَى الأَرْضِ. وَفِيهِ تَوَفَّى اللَّهُ آدَمَ. وَفِيهِ سَاعَةٌ لاَ يَسْأَلُ اللَّهَ فِيهَا الْعَبْدُ شَيْئًا إِلاَّ أَعْطَاهُ. مَا لَمْ يَسْأَلْ حَرَامًا. وَفِيهِ تَقُومُ السَّاعَةُ. مَا مِنْ مَلَكٍ مُقَرَّبٍ وَلاَ سَمَاءٍ وَلاَ أَرْضٍ وَلاَ رِيَاحٍ وَلاَ جِبَالٍ وَلاَ بَحْرٍ إِلاَّ وَهُنَّ يُشْفِقْنَ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ ‏"‏ ‏.‏