İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 5

Namazın Kılınışı ve Sünnetleri Kitabı

626 hadis · No. 803–1432

Sayfa 28 / 32Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1347

    Üç geceden daha az bir sürede Kur'an'ın tamamını okuyan, onu anlamamıştır

    Türkçe meal

    Abdullah bin Amr (bin el-As) (r.a.)'den; şöyle demiştir : «Üç geceden daha az bir sürede Kur'an'ın tamamını okuyan, onu anlamamıştır.»

    Diğer tahric: Tirmizi ve Ebu Davud da bunu benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ لَمْ يَفْقَهْ مَنْ قَرَأَ الْقُرْآنَ فِي أَقَلَّ مِنْ ثَلاَثٍ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 1348

    Ben Allah'ın Nebisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir gecede sabaha kadar Kur'an'ın hepsini okuduğunu…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Ben Allah'ın Nebisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir gecede sabaha kadar Kur'an'ın hepsini okuduğunu bilmiyorum

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ زُرَارَةَ بْنِ أَوْفَى، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لاَ أَعْلَمُ نَبِيَّ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَرَأَ الْقُرْآنَ كُلَّهُ حَتَّى الصَّبَاحِ ‏.‏

  3. Hadis no. 1349

    Ben evimin damında iken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gece (namazmdaki) okuyuşunu işitiyordum. Not…

    Türkçe meal

    Ümmü Hani' bint-i Ebi Talib (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Ben evimin damında iken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gece (namazmdaki) okuyuşunu işitiyordum. Not: Bunun isnadının sahih ve ricalinin sika oldukları, Tirmizi'nin Şemail'de; Nesai'nin de Sünen-i Kübrasında bu hadisi rivayet ettikleri Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، عَنْ أَبِي الْعَلاَءِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ جَعْدَةَ، عَنْ أُمِّ هَانِئٍ بِنْتِ أَبِي طَالِبٍ، قَالَتْ كُنْتُ أَسْمَعُ قِرَاءَةَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِاللَّيْلِ وَأَنَا عَلَى عَرِيشِي ‏.‏

  4. Hadis no. 1350

    Eğer Sen onları tazip edersen şüphesiz onlar senin kullarındır. Ve eğer onları mağfiret eylersen şüphesiz Sen…

    Türkçe meal

    Ebu Zer'(-i Ğıfari) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gece) sabah oluncaya kadar namaz da bir ayeti tekrarladı. ayet de şudur : «Eğer Sen onları tazip edersen şüphesiz onlar senin kullarındır. Ve eğer onları mağfiret eylersen şüphesiz Sen azizsin, hakimsin.» [Maide 118] Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun isnadı sahih ve ricali sikadır. Nesai, Sünen•i Kübrasında, Ahmed, Müsnedinde, İbn-i Huzeyme, Sahihinde; Hakim de kendi sahihinde bunu rivayet etmişlerdir. Hakim, bunun sahih olduğunu da söylemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ قُدَامَةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ جَسْرَةَ بِنْتِ دَجَاجَةَ، قَالَتْ سَمِعْتُ أَبَا ذَرٍّ، يَقُولُ قَامَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِآيَةٍ حَتَّى أَصْبَحَ يُرَدِّدُهَا وَالآيَةُ ‏{إِنْ تُعَذِّبْهُمْ فَإِنَّهُمْ عِبَادُكَ وَإِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَإِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ}‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 1351

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), gece nafilesini kıldı. (Namazdaki) kıraatında bir rahmet ayeti geçtiği…

    Türkçe meal

    Huzeyfe (r.a.)'den: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), gece nafilesini kıldı. (Namazdaki) kıraatında bir rahmet ayeti geçtiği zaman (rahmet) diler, bir azap ayeti geçtiği zaman (azab'tan Allah'a) sığınır ve Allah Teala'nın noksanlıklardan münezzeh olduğundan bahsedilen bir ayet geçtiği zaman tesbih ederdi.

    Açıklaması: 1354’te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنِ الْمُسْتَوْرِدِ بْنِ الأَحْنَفِ، عَنْ صِلَةَ بْنِ زُفَرَ، عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى فَكَانَ إِذَا مَرَّ بِآيَةِ رَحْمَةٍ سَأَلَ وَإِذَا مَرَّ بِآيَةِ عَذَابٍ اسْتَجَارَ وَإِذَا مَرَّ بِآيَةٍ فِيهَا تَنْزِيهٌ لِلَّهِ سَبَّحَ ‏.‏

  6. Hadis no. 1352

    Cehennem ateşinden Allah'a sığınırım. Cehennemliklerin vay haline

    Türkçe meal

    Ebu Leyla (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin nafile namaz kılarken ben O'nun yanında namaz kıldım. O, kıraatında bir azab ayetini okudu. ayetin bitiminde: «Cehennem ateşinden Allah'a sığınırım. Cehennemliklerin vay haline.» buyurdu.

    Açıklaması: 1354’te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ هَاشِمٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ أَبِي لَيْلَى، قَالَ صَلَّيْتُ إِلَى جَنْبِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهُوَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ تَطَوُّعًا فَمَرَّ بِآيَةِ عَذَابٍ فَقَالَ ‏ "‏ أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ النَّارِ وَوَيْلٌ لأَهْلِ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 1353

    Ben. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in okuyuşunu Enes bin Malik (r.a.)'e sordum. Dedi ki: O, (uzatmaya…

    Türkçe meal

    Katade (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in okuyuşunu Enes bin Malik (r.a.)'e sordum. Dedi ki: O, (uzatmaya elverişli harfleri okurken) sesini uzatırdı.

    Açıklaması: 1354’te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ سَأَلْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ عَنْ قِرَاءَةِ النَّبِيِّ، ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ كَانَ يَمُدُّ صَوْتَهُ مَدًّا ‏.‏

  8. Hadis no. 1354

    Ben Aişe (r.anha)'nın yanına giderek: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (gece namazında) Kur'an'ı açık…

    Türkçe meal

    Ğudayf bin el-Haris (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben Aişe (r.anha)'nın yanına giderek: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (gece namazında) Kur'an'ı açık mı gizli mi okurdu? diye sordum. Dedi ki: Bazen açık, bazen gizli okurdu. Ben: Allahu Ekber. Bu din'e genişlik bahşeden Allah Teala'ya hamd olsun, dedim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ بُرْدِ بْنِ سِنَانٍ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ نُسَىٍّ، عَنْ غُضَيْفِ بْنِ الْحَارِثِ، قَالَ أَتَيْتُ عَائِشَةَ فَقُلْتُ أَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَجْهَرُ بِالْقُرْآنِ أَوْ يُخَافِتُ بِهِ قَالَتْ رُبَّمَا جَهَرَ وَرُبَّمَا خَافَتَ ‏.‏ قُلْتُ اللَّهُ أَكْبَرُ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي جَعَلَ فِي هَذَا الأَمْرِ سَعَةً ‏.‏

  9. Hadis no. 1355

    Allahım! Hamd Senin içindir. Sen göklerin, yerin ve bunlardakilerin nurusun. (Bunları aydınlatırsın.) Hamd…

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbas (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin namaza kalktığı zaman şöyle dua ederdi: «Allahım! Hamd Senin içindir. Sen göklerin, yerin ve bunlardakilerin nurusun. (Bunları aydınlatırsın.) Hamd senin içindir Sen göklerin yerin ve bunlardakiierin yöneticisisin. Hamd Sana mahsustur. Sen göklerin, yerin ve bunlardakiierin sahibisin. Hamd Sana mahsustur. Sen haksın. Senin va'din haktır. Seni görmek haktır. Sözün haktır. Cennet haktır. Cehennem haktır. Kıyamet günü haktır. Nebi haktır. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) haktır. Allahım! Sana itaat ettim. Sana inandım. Sana tevekkül ettim. Sana yöneldim. Senin kuvvetine dayanarak (düşmanlarla) mücadele ettim. Aramızda yalnız seni hakem kıldım. Artık evvelce işlediğim ve sonra işliyeceğimi sandığım, gizli yaptığım ve açıktan işlediğim günahlarımı bağışla. (ahiret hayatında beni) öne alan (dünya hayatında Nebiliğimi) sonraya bırakan ancak sensin' Senden başka ibadete layık ilah yoktur. Ancak Sen varsın Günahtan yüz çevirmek ve ibadete kuvvet ancak Senin yardımınladır.»

    Diğer tahric: Ebu Davud hariç Kütüb-i Sitte sahiplerinin hepsi bu hadisi rivayet etmişlerdir. Manayı etkilemeyen az lafız değişikliği bazı rivayetlerde vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ الأَحْوَلِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا تَهَجَّدَ مِنَ اللَّيْلِ قَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ قَيَّامُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ مَالِكُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ الْحَقُّ وَوَعْدُكَ حَقٌّ وَلِقَاؤُكَ حَقٌّ وَقَوْلُكَ حَقٌّ وَالْجَنَّةُ حَقٌّ وَالنَّارُ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ حَقٌّ وَالنَّبِيُّونَ حَقٌّ وَمُحَمَّدٌ حَقٌّ اللَّهُمَّ لَكَ أَسْلَمْتُ وَبِكَ آمَنْتُ وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْكَ أَنَبْتُ وَبِكَ خَاصَمْتُ وَإِلَيْكَ حَاكَمْتُ فَاغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ أَنْتَ الْمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ وَلاَ إِلَهَ غَيْرُكَ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِكَ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ أَبِي مُسْلِمٍ الأَحْوَلُ، خَالُ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ سَمِعَ طَاوُسًا، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ لِلتَّهَجُّدِ ‏.‏ فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏

  10. Hadis no. 1356

    Allah'ım! Bana mağfiret eyle. Beni hidayette daim eyle, beni rızıklandır ve bana afiyet ver

    Türkçe meal

    Humeyd (bin Abdirrahnan bin Avf) (r.a.)'den; şöyle demiştir : Ben Aişe (r.anha)'ya: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ne ile gece namazına başlardı? diye sordum. Dedi ki: Sen bana öyle bir şey sordun ki; senden önce hiç kimse bana onu sormamıştır. O on defa tekbir alırdı. On defa hamd ederdi. On defa tesbih ederdi, on defa istiğfar ederdi ve şöyle derdi : «Allah'ım! Bana mağfiret eyle. Beni hidayette daim eyle, beni rızıklandır ve bana afiyet ver.» ve kıyamet günündeki durduruluşun sıkıntısından Allah'a sığınırdı."

    Diğer tahric: Ebu Davud ve Nesai de bunu rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، حَدَّثَنِي أَزْهَرُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ حُمَيْدٍ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ مَاذَا كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَفْتَتِحُ بِهِ قِيَامَ اللَّيْلِ قَالَتْ لَقَدْ سَأَلْتَنِي عَنْ شَىْءٍ مَا سَأَلَنِي عَنْهُ أَحَدٌ قَبْلَكَ كَانَ يُكَبِّرُ عَشْرًا وَيَحْمَدُ عَشْرًا وَيُسَبِّحُ عَشْرًا وَيَسْتَغْفِرُ عَشْرًا وَيَقُولُ ‏ "‏ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي وَعَافِنِي ‏"‏ ‏.‏ وَيَتَعَوَّذُ مِنْ ضِيقِ الْمُقَامِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏.‏

  11. Hadis no. 1357

    Allah'ım! Cibrail, Mikail ve İsrafil'in Rabbi! Göklerin ve yerin yaratıcısı, gizli ve aşikar her şeyin alimi!…

    Türkçe meal

    Ebu Seleme bin Abdirrahman (bin Avf) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Ben, Aişe (r.anha)'ya Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gece namazına kalktığı zaman namaza ne ile başlardı? diye sordum. Dedi ki: O, (namaza başlayınca) şu duayı okudu : «Allah'ım! Cibrail, Mikail ve İsrafil'in Rabbi! Göklerin ve yerin yaratıcısı, gizli ve aşikar her şeyin alimi! Kullarının ihtilafa düştükleri din konusunda onlar arasında Sen hükmedersin. İhtilaf konusu edilen hakka iradenle beni hidayet eyle. Şüphesiz sen dosdoğru yola hidayet edersin.» Ravi Abdirrahman bin Ömer demiştir ki: Cebrail kelimesini hemzeli olarak hıfzediniz. Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den böyle rivayet olunmuştur."

    Diğer tahric: Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve İbn-i Hibban da bu hadisi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ يُونُسَ الْيَمَامِيُّ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ بِمَا كَانَ يَسْتَفْتِحُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلاَتَهُ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ قَالَتْ كَانَ يَقُولُ ‏ "‏ اللَّهُمَّ رَبَّ جِبْرَئِيلَ وَمِيكَائِيلَ وَإِسْرَافِيلَ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ أَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ اهْدِنِي لِمَا اخْتُلِفَ فِيهِ مِنَ الْحَقِّ بِإِذْنِكَ إِنَّكَ لَتَهْدِي إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عُمَرَ احْفَظُوهُ جِبْرَئِيلُ مَهْمُوزَةً فَإِنَّهُ كَذَا عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

  12. Hadis no. 1358

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsı namazından boşaldığı zaman ile şafağın sökeceği zaman arasındaki…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan. şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsı namazından boşaldığı zaman ile şafağın sökeceği zaman arasındaki süre içinde on-bir rek'at namaz kılardı. Bunun her iki rek'atının sonunda selam verirdi. Ve sonundaki bir rekatı tek kılardı. Bütün rek'atlerdekı secdeleri öyle uzatırdı ki henüz başını secdeden kaldırmamış iken biriniz elli ayet okuyabilirdi. Müezzin sabah namazının ezanını bitirince kalkar, hafif iki rek'at kılardı." Not : İsnadının sahih ve ricalinin sıka olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. Müslim bu hadisin bir parçasını rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، - وَهَذَا حَدِيثُ أَبِي بَكْرٍ - قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي مَا بَيْنَ أَنْ يَفْرُغَ مِنْ صَلاَةِ الْعِشَاءِ إِلَى الْفَجْرِ إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً يُسَلِّمُ فِي كُلِّ اثْنَتَيْنِ وَيُوتِرُ بِوَاحِدَةٍ وَيَسْجُدُ فِيهِنَّ سَجْدَةً بِقَدْرِ مَا يَقْرَأُ أَحَدُكُمْ خَمْسِينَ آيَةً قَبْلَ أَنْ يَرْفَعَ رَأْسَهُ فَإِذَا سَكَتَ الْمُؤَذِّنُ مِنَ الأَذَانِ الأَوَّلِ مِنْ صَلاَةِ الصُّبْحِ قَامَ فَرَكَعَ رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ ‏.‏

  13. Hadis no. 1359

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin on üç rek'at namaz kılardı

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin on üç rek'at namaz kılardı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ ثَلاَثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً ‏.‏

  14. Hadis no. 1360

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin dokuz rek'at namaz kılardı

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'6an; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin dokuz rek'at namaz kılardı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ تِسْعَ رَكَعَاتٍ

  15. Hadis no. 1361

    Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gece namazını Abdullah bin Abbas ve Abdullah bin Ömer…

    Türkçe meal

    Amir eş-Şa'bi (r.a.)'den: şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gece namazını Abdullah bin Abbas ve Abdullah bin Ömer (r.a.)'a sordum. Dediler ki: On üç rek'at kılardı. Bundan sekiz rek'at kılardı. Sonra üç rek'atı vitir olarak kılardı ve iki rek'ati fecirden sonra kılardı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدِ بْنِ مَيْمُونٍ أَبُو عُبَيْدٍ الْمَدِينِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَامِرٍ الشَّعْبِيِّ، قَالَ سَأَلْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ وَعَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ عَنْ صَلاَةِ، رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِاللَّيْلِ فَقَالاَ ثَلاَثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً مِنْهَا ثَمَانٍ وَيُوتِرُ بِثَلاَثٍ وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْفَجْرِ ‏.‏

  16. Hadis no. 1362

    Ben bu gece Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazını dikkatle izliyeceğim, dedim. Ve O'nun evinin…

    Türkçe meal

    Zeyd bin Halid el-Cüheni (r.a.)den: şöyle demiştir: Ben bu gece Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazını dikkatle izliyeceğim, dedim. Ve O'nun evinin eşiğinin veya çadırının bir kenarını kendime yastık edindim. Geceleyin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalktı. Hafif tuttuğu iki rek'at kıldı. Sonra uzun tuttuğu hem de çok uzun tuttuğu iki rek'at kıldı. Daha sonra iki rek'at kıldı. Bunlar daha önceki rek'atlerden biraz kısaydı. Sonra iki rek'at daha kıldı. Bunlar da bir önceki rek'atlerden biraz kısaydı. Sonra iki rek'at kıldı. Bunlar da kendilerinden önceki iki rek'atten biraz kısaydı. Sonra iki rekat daha kıldı. Daha sonra bir rek'ati tek olarak kıldı. İşte hepsi onüç rek'attir.

    Diğer tahric: Malik, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ السَّلاَمِ بْنُ عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نَافِعِ بْنِ ثَابِتٍ الزُّبَيْرِيُّ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسِ بْنِ مَخْرَمَةَ، أَخْبَرَهُ عَنْ زَيْدِ بْنِ خَالِدٍ الْجُهَنِيِّ، قَالَ قُلْتُ لأَرْمُقَنَّ صَلاَةَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ اللَّيْلَةَ ‏.‏ قَالَ فَتَوَسَّدْتُ عَتَبَتَهُ أَوْ فُسْطَاطَهُ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ طَوِيلَتَيْنِ طَوِيلَتَيْنِ طَوِيلَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ وَهُمَا دُونَ اللَّتَيْنِ قَبْلَهُمَا ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ وَهُمَا دُونَ اللَّتَيْنِ قَبْلَهُمَا ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ وَهُمَا دُونَ اللَّتَيْنِ قَبْلَهُمَا ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ أَوْتَرَ فَتِلْكَ ثَلاَثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً ‏.‏

  17. Hadis no. 1363

    Ben yastığın genişliği istikametinde uzandım. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve eşi, yastığın…

    Türkçe meal

    (Abdullah) İbn-İ Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre kendisi teyzesi olan Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhterem eşlerinden Meymune (r.anha)'nın odasında bir gece yatmış ve şoyle demiştir : Ben yastığın genişliği istikametinde uzandım. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve eşi, yastığın uzunluğu istikametinde uzandılar. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyudu. Gece yarısı veya biraz önce yahut biraz sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyandı ve elini yüzüne sürerek uykuyu kaçırdıktan sonra Al-i İmran suresinin sonundaki on ayeti okudu. Sonra asılı olan bir su kırbasına doğru giderek ondan güzelce abdest aldı ve namaz kılmaya başladı. Abdullah bin Abbas (r.a.) demiştir ki: Ben de kalktım ve Onun yaptığının mislini (gibisini) yaptım. Sonra gidip Onun (sol) tarafında namaza durdum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sağ elini başıma koydu ve sağ kulağımı tutup bükmeye başladı. İki rekat namaz kıldı, sonra iki rek'at kıldı, sonra iki rek'at kıldı, sonra iki rek'at kıldı, sonra iki rek'at kıldı, sonra iki rek'at kıldı sonra tek rek'at olarak vitir kıldı. Sonra müezzin Ona gelinceye kadar uzandı. (Müezzin gelince) hafif iki rek'at kılarak sabah namazına çıktı."

    Diğer tahric: Bu hadisi Malik ve Kütüb-i Sitte sahipleri ile Beyhaki de rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا مَعْنُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ مَخْرَمَةَ بْنِ سُلَيْمَانَ، عَنْ كُرَيْبٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، نَامَ عِنْدَ مَيْمُونَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ - وَهِيَ خَالَتُهُ - قَالَ فَاضْطَجَعْتُ فِي عَرْضِ الْوِسَادَةِ وَاضْطَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَهْلُهُ فِي طُولِهَا فَنَامَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَتَّى إِذَا انْتَصَفَ اللَّيْلُ أَوْ قَبْلَهُ بِقَلِيلٍ أَوْ بَعْدَهُ بِقَلِيلٍ اسْتَيْقَظَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَجَعَلَ يَمْسَحُ النَّوْمَ عَنْ وَجْهِهِ بِيَدِهِ ثُمَّ قَرَأَ الْعَشْرَ آيَاتٍ مِنْ آخِرِ سُورَةِ آلِ عِمْرَانَ ثُمَّ قَامَ إِلَى شَنٍّ مُعَلَّقَةٍ فَتَوَضَّأَ مِنْهَا فَأَحْسَنَ وُضُوءَهُ ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي ‏.‏ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبَّاسٍ فَقُمْتُ فَصَنَعْتُ مِثْلَ مَا صَنَعَ ثُمَّ ذَهَبْتُ فَقُمْتُ إِلَى جَنْبِهِ فَوَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى رَأْسِي وَأَخَذَ أُذُنِي الْيُمْنَى يَفْتِلُهَا فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ أَوْتَرَ ‏.‏ ثُمَّ اضْطَجَعَ حَتَّى جَاءَهُ الْمُؤَذِّنُ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ ثُمَّ خَرَجَ إِلَى الصَّلاَةِ ‏.‏

  18. Hadis no. 1364

    Evet. En makbul vakit, gecenin son yarısıdır

    Türkçe meal

    Amr bin Abese (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ya Resulallah! Kim seninle beraber müslüman oldu? diye sordum. Buyurdu ki; «Bir hür ve bir köle.» Ben: Allah katında bir saattan daha makbul başka bir saat var mıdır? diye sordum. Buyurdu ki: «Evet. En makbul vakit, gecenin son yarısıdır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi Abdurrahman bin el-Beylemani'nin sahabilerden sırf ve Yezid bin Talak müstesna herhangi bir zat'tan hadis işittiğinin bilinmediği söylenmiştir. İbn-i Hibban: 0, mürselleri rivayet eder, demiştir. Bu hadis zevaid türündendir.

    Açıklaması: 1366’da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ، قَالُوا حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ طَلْقٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْبَيْلَمَانِيِّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ عَبَسَةَ، قَالَ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَنْ أَسْلَمَ مَعَكَ قَالَ ‏"‏ حُرٌّ وَعَبْدٌ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ هَلْ مِنْ سَاعَةٍ أَقْرَبُ إِلَى اللَّهِ مِنْ أُخْرَى قَالَ ‏"‏ نَعَمْ جَوْفُ اللَّيْلِ الأَوْسَطُ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 1365

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gecenin evvelinde uyurdu ve sonunu ibadetle ihya ederdi. Not…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan, şiiyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gecenin evvelinde uyurdu ve sonunu ibadetle ihya ederdi. Not: .Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahih ve ricali sika zatlardır. Ebu İshak, son zamanlarında senedleri karıştırmış ise de İsrail bu halinden önce kendisinden rivayet etmiştir. Buhari ve Müslim de bir tarikten Onun rivayetlerini almışlardır. Bu hadis zevaid türündendir.

    Açıklaması: 1366’da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَنَامُ أَوَّلَ اللَّيْلِ وَيُحْيِي آخِرَهُ ‏.‏

  20. Hadis no. 1366

    Gecenin üçte biri kalınca her gece Rabbimiz Tebareke ve Teala keyfiyeti bizce meçhul bir durumda (birinci…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şüyle buyurdu. demiştir : «Gecenin üçte biri kalınca her gece Rabbimiz Tebareke ve Teala keyfiyeti bizce meçhul bir durumda (birinci göğe) inerek şafak sökünceye kadar buyurur ki: Kim ben'den bir şey istiyor ki ben ona vereyim? Kim bana dua ediyor ki onun duasına icabet edeyim? Kim ben'den mağfiret diliyor ki ona mağfiret edeyim?»

    Diğer tahric: Buharî, teheccüd, tevhîd; Müslim, müsafirîn; Tirmizî, salat, da'vat; Ebu Davud, salatu tatavvu, sunne; Darimî, salat; Muvatta\ Kur'an; Ahmed b. Hanbel, II, 264, 267, 282, 410, 487, 504.

    Açıklama

    Amr (r.a.)'ın hadisi zevaid türündendir. Müslümanlığı ilk kabul eden hür ile Ebu Bekir (r.a.) kasdedilmiş, Köle'den maksat da Bilal-i Habeşi (r.a.)'dır. ' Hadisin: «Gecenin tam ortası..." mealindeki ifadesinden maksadın gecenin son yarısı olduğu Sindi'de belirtildiği için tercemede buna işaret edilmiştir. Şu halde hadis, en faziletli olan gecenin son yarısının başlangıcı olan gecenin ortasını bildirmiştir. Bu hadisteki: "Allah'a en yakın saat...'' tabirinden maksad, sevabı en çok ve en makbul zamandır. Çünkü Allah Teala'ya maddi anlamda yakınlık ve uzaklık söz konusu değildir. Bununla beraber ehli sünnet ve'l-cemaa'nın da görüşü olan şu esas ta göz önünde bulundurulmalıdır ki; Lafzen bahsedilen bir yakınlık söz konusudur ve bu yakınlık kabul edilir ama nasıl olduğu konusunda fazla yorum yapılmaz.

    Aişe (r.anha)'nın hadisi zevaid türünden sayılmıştır. Halbuki Kütüb-i Sitte'nin tümünde Aişe (r.anha)'nın buna benzer hadisi vardır. Buhari'deki Aişe (r.anha)'nın hadisi şöyledir: Aişe (r.anha)'dan Reslilullah (s.a.v.)'in gece namazının nasıl olduğu sorulmuş ve kendisi şöyle cevap vermiştir: Resululah (s.a.v.) gecenin evvelinde uyurdu, sonunda da kalkıp namaz kılardı. Sonra yatağına dönerdi. Müezzin sabah ezanını okuyunca (yatağından) sıçrardı. Şayet kendisinin bir ihtiyacı olursa guslederdi. Yoksa abdest (alıp (namaza) çıkardı." Ebu Hüreyre (r.a.)'in hadisi Kütüb-i Sitte'nin tümünde rivayet edilmiştir.

    Bu hadiste Allah Teala'nın her gece dünyaya en yakın olan birinci goge indiği bildirilmiştir. Mekandan münezzeh olan Allah Teala'nın inişinden maksadın ne olduğu hususunda alimler arasında ihtilaf vardır. EI-Menhel yazarı bu hususta geniş izahat vermiş olup, özetle şöyle demiştir ; "Bu hadis, müteşabih sıfatlara ait hadislerdendir. Bu gibi hadislerin yorumu hakkında selef ve halef alimlerinin meşhur iki görüşü vardır. Müctehid dört imam'ırı , Zühri, Evzai, İbnü'l-Mübarek, Mekhul, Süfyan-ı Sevri, İbn-i Uyeyne el-Leys bin Sa'd ve iki Hammad'ın dahil bulunduğu selefin cumlıuru. bu gibi hadislerin yorumu hakkında şöyle demişlerdir.

    Allah Teala'nın sıfatlarına ait olup, zahirine göre Allah Teala'nın başka şeylere benzetildiği görülen hadislerin yorumunda açık ve selametli yol, bu hadisleri zahirine göre bırakıp icmalen buna inanmak ve Allah Teala'yı benzetmekten ve keyfiyetten tenzih etmektir. Çünkü: «Hiçbir şey O'na benzemez. O, işiticidir, görücüdür.» [Şura 11] ayeti, Allah Teala'nın hiçbir şeye benzemedigini bildirmiştir. Bu mezheb, bizim de benimsediğimiz en salim mezhebtir. Halef'in cumhuruna gelince; Onlar müteşabih ayetleri ve hadisleri Allah Teala'nın şanına layık bir takım yorumlarla yorumlamışlardır. Çünkü Allah Teala'nın cisim olmak, hareket etmek, durmak, yön taşımak, inmek, bir yerde durmak ve benzeri durumlardan münezzeh ve pak olduğu kat'i delillerle sabittir.

    Bunlar bu hadisteki inişi Allah'ın bizzat inişi değil, görevli meleğinin inişi olarak yorumlarlar. Arap dilinde bu tür ifadeler kullanılır. Mesela devlet başkanının emriyle görevli memurları bir şey yaptıkları zaman: Devlet başkanı yaptı denilir. Şöyle de yorumlanmıştır: Allah'ın inişiyle Onun kullarına yönelmesi hepsine rahmet etmesi ve tümüne ikramda bulunup dualarını ve mazeretlerini kabul buyurması kastedilmiştir. Ayni'nin Buhari'nin şerhinde naklen beyan ettiğine göre bazı alimler; Allah'ın inişiyle Onun tenezzül buyurması kastedilmiş, demişlerdir. Yani Allah'ın azametine bakılırsa hakir ve fakir olan Kulların yakarış ve yalvarışlarına iltifat etmemesi beklenir.

    Lakin Allah lütfunu esirgemeyip tenezzülen kullarına iyilik eder. Müslim'in İmam-ı Malik'ten olan rivayetindeki: «Rabbimiz tenezzül buyurur» ifadesi bu yorumu te'yid eder. Çünkü tenezzül, manevi nüzul anlamına gelir. Hatta ilk akla gelen mana budur. Ebu Bekir bin Furek'in bazı güvenilir ravilerden nakline göre hadisteki fiil,yunzilu.olarak zaptedilmiştir. Fiil böyle okununca cümlenin manası: «Rabbimiz Tebareke ve Teala birinci göğe melek indirir.» şeklinde olur. EI-Menhel yazarı, yukarıdaki bilgileri verdikten sonra şöyle der: Bu konuda uymaya ve kabule şayan en selametli yorum selef mezhebinin yorumudur.

    Beyhaki bu konudaki mezhebleri naklettikten sonra: En selametli mezhep, keyfiyetinden (nasıl olduğundan) bahsetmeden ve kastedilen manayı araştırmadan buna inanmaktır. Ancak Peygamber (s.a.v.) tarafından bir açıklayıcı bilgi sabit olursa ona dönülür. Nitekim alimler, bu tür hadislerin belirli bir şekilde yorumlanmasının zorunlu olmadığı hususunda ittifak etmişlerdir. Şu halde en salim yol, bunun ilmini Allah'a havale etmektir, demiştir . EI-Menhel yazarı daha sonra bu konudaki mezheblerin görüşlerini açıklayıcı mahiyetteki Nevevi'nin Müslim'in şerhindeki beyanını nakleder. Bu beyan, yukardaki açıklamanın bir benzeri olduğu için bunu aktarmaya gerek görmÜyorum.

    EI-Mirkat şerhinin yazarı, Nevevi'nin söz konusu beyanını zikrettikten sonra şöyle der: "Nevevi'nin bu beyanı ile Ebu İshak-ı Şirazi, İmamu'l-Haremeyn, Gazali ve başka birçok imarnın beyanından anlaşılıyor ki bu hususta selef mezhebi ile halef mezhebi mensupları Kitap ve Sünnet'te varid olan müteşabih cümlelarin zahirine göre manalandırılmamas! hususunda ittifak halindedirler. Allah hakkında Kitap ve Sünnet'te varid olan gelmek, inmek, el, yüz, öfke, acımak, arş'ta oturmak,. gökte olmak gibi sözlerin zahiri manasının, Allah hakkında aklen imkansız olduğu kat'idir. Bunların zahiri manalarına inanan kimselerin İslam'dan çıktığı hususunda icma' vardır.

    Bu sözleri zahiri manaya hamletmek mümkün olmayınca selef ve halef alimleri, bunları te'vil etmek zorunda kalmışlardır. Selef ve halef alimleri, bu husüsta müttefik olmakla beraber, yorumlama şeklinde ihtilaf etmişlerdir. Selef alimlerinin ekserisinin mezhebine göre bu sözleri, zahiri manasından döndürmek zorunludur. Ama bunları hiçbir mana ile yorumlamamak ve Allah Teala'nın şanına layık kemal sıfatlarının haiz olduğuna ve her tür noksanlıklardan nezih ve pak olduğuna itikad edilir. Bu görüş, icmali bir yorum mahiyetini arzeder. Halef alimlerinin ekserisi ise bu sözleri Allah'ın şanına layık bir şekilde yorumlamak yolunu tutmuşlardır.

    Bu yol, tafsili bir yorum mahiyetini arzeder ..... HADİSİN FIKIH YÖNÜ : 1- Gece namazına kalkmaya teşvik vardır. 2- Gecenin üçte ikisi geçtikten sonra ibadet etmek daha faziletlidir. 3- Gece ibadetine kalkıldığında dua etmek, dileklerde bulunmak ve istiğfar etmek arzulanır. .

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُثْمَانِيُّ وَيَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، وَأَبِي عَبْدِ اللَّهِ الأَغَرِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ يَنْزِلُ رَبُّنَا تَبَارَكَ وَتَعَالَى، حِينَ يَبْقَى ثُلُثُ اللَّيْلِ الآخِرُ، كُلَّ لَيْلَةٍ، فَيَقُولُ: مَنْ يَسْأَلُنِي فَأُعْطِيَهُ؟ مَنْ يَدْعُونِي فَأَسْتَجِيبَ لَهُ؟ مَنْ يَسْتَغْفِرُنِي فَأَغْفِرَ لَهُ؟ حَتَّى يَطْلُعَ الْفَجْرُ ‏"‏ ‏.‏ فَلِذَلِكَ كَانُوا يَسْتَحِبُّونَ صَلاَةَ آخِرِ اللَّيْلِ عَلَى أَوَّلِهِ ‏.‏