İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 9

Nikâh Kitabı

171 hadis · No. 1845–2015

Sayfa 3 / 9Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1885

    İslam'da şigar (şekli ile nikah yapmak) yoktur

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «İslam'da şigar (şekli ile nikah yapmak) yoktur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahih olup ravileri sika zatlardır. Bu hadis için şahid olan sahih başka hadisler vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مَهْدِيٍّ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَاَ مَعْمَرٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ شِغَارَ فِي الإِسْلاَمِ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 1886

    Ben, Aişe (r.anha)'ya: — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in eşlerinin mehiri ne kadar idi? diye sordum…

    Türkçe meal

    Ebu Seleme (bin Abdirrahman bin Avf) (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Ben, Aişe (r.anha)'ya: — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in eşlerinin mehiri ne kadar idi? diye sordum. Aişe: — O'nun eşleri hakkındaki mehiri 12 okiyye ve bir neşş idi. Neşş'in ne olduğunu biliyor musun? O, yarım okiyyedir. O (on iki buçuk okiyye) de beşyüz dirhem (gümüş) dür, diye cevap verdi. Diğer tahric. Müslim, nikah; Ebu Davud, nikah (2105); Dârimi, nikah

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ الدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْهَادِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ كَمْ كَانَ صَدَاقُ نِسَاءِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَتْ كَانَ صَدَاقُهُ فِي أَزْوَاجِهِ اثْنَتَىْ عَشْرَةَ أُوقِيَّةً وَنَشًّا هَلْ تَدْرِي مَا النَّشُّ هُوَ نِصْفُ أُوقِيَّةٍ وَذَلِكَ خَمْسُمِائَةِ دِرْهَمٍ ‏.‏

  3. Hadis no. 1887

    (Ey Mu'minler!) Kadınların mehiri (ni çoğaltmak) hususunda aşırı gitmeyiniz. Çünkü bunda aşırı gitmek, eğer…

    Türkçe meal

    Ebü'l-Acfa es-Sülemi (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Ömer bin el-Hattab (r.a.) şöyle söyledi, demiştir: (Ey Mu'minler!) Kadınların mehiri (ni çoğaltmak) hususunda aşırı gitmeyiniz. Çünkü bunda aşırı gitmek, eğer dünya (hayatın) da Övülecek bir şey veya Allah katında bir takva olmuş olsaydı, buna en çok hakkı ve en liyakatli olanınız Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olacaktı. (Halbuki) O, (muhterem) hanımlarından hiçbir kadının mehirini on iki okiyyeden fazla yapmamış ve O'nun kızlarından hiçbir kadının mehri on iki okiyyeden fazla yapılmamıştır. Şüphesiz adam, karısının mehirini gerçekten o kadar ağır görür ki nihayet karısına (karşı) içinde bir düşmanlık olur ve (karısına): Senin (ile evlenmek) için alaku'l-Kırba (= kırba ipi) veya araku'l-Kırba (= kırba teri) ne varıncaya kadar her şeyin külfetine girdim, der.

    Diğer tahric: Tirmizi, nikah, Nesai, nikah, Ebu Davud, nikah (2106), Darimi, nikah, Ahmed b. Hanbel, I, 41, 48.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، ح وَحَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي الْعَجْفَاءِ السُّلَمِيِّ، قَالَ قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ لاَ تُغَالُوا صَدَاقَ النِّسَاءِ فَإِنَّهَا لَوْ كَانَتْ مَكْرُمَةً فِي الدُّنْيَا أَوْ تَقْوًى عِنْدَ اللَّهِ كَانَ أَوْلاَكُمْ وَأَحَقَّكُمْ بِهَا مُحَمَّدٌ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَا أَصْدَقَ امْرَأَةً مِنْ نِسَائِهِ وَلاَ أُصْدِقَتِ امْرَأَةٌ مِنْ بَنَاتِهِ أَكْثَرَ مِنِ اثْنَتَىْ عَشْرَةَ أُوقِيَّةً وَإِنَّ الرَّجُلَ لَيُثَقِّلُ صَدَقَةَ امْرَأَتِهِ حَتَّى يَكُونَ لَهَا عَدَاوَةٌ فِي نَفْسِهِ وَيَقُولُ قَدْ كَلِفْتُ إِلَيْكِ عَلَقَ الْقِرْبَةِ أَوْ عَرَقَ الْقِرْبَةِ ‏.‏ وَكُنْتُ رَجُلاً عَرَبِيًّا مُوَلَّدًا مَا أَدْرِي مَا عَلَقُ الْقِرْبَةِ أَوْ عَرَقُ الْقِرْبَةِ ‏.‏

  4. Hadis no. 1888

    Beni Fezare (kabilesin)den bir erkek (mehir olarak) bir çift ayakkabı üzerinde nikahını kıydı. Sonra Nebi…

    Türkçe meal

    Abdullah bin Amir bin Rebia'nın babası (Amir bin Rebia) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Beni Fezare (kabilesin)den bir erkek (mehir olarak) bir çift ayakkabı üzerinde nikahını kıydı. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun (kıyılan) nikahını caiz (muteber) saydı. Diğer tahric. Tirmizi, nikah (1888); ve Ahmed

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو عُمَرَ الضَّرِيرُ، وَهَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَامِرِ بْنِ رَبِيعَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ بَنِي فَزَارَةَ تَزَوَّجَ عَلَى نَعْلَيْنِ فَأَجَازَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نِكَاحَهُ ‏.‏

  5. Hadis no. 1889

    Kur'an'dan ezberindeki (sureleri kadına öğretmen şartı) üzerine seni onunla tezvic ettim. (Evlendirdim.)

    Türkçe meal

    Sehl bin Sa'd (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Bir kadın (evlenmek teklifi ile) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi. Efendimiz: — «Kim bu kadınla evlenmek ister?» diye sordu. Biraz sonra bir adam: — Ben, dedi. Bunun üzerinde Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) adama: Demirden bir yüzük bile olsa kadına (mehir olarak bir şey) ver buyurdu. Sonra adam Efendimize demirden bir yüzüğüm (bile) yoktur, (hiçbir şey bulamadım) Dedi. Efendimiz adama: — «Kur'an'dan ezberindeki (sureleri kadına öğretmen şartı) üzerine seni onunla tezvic ettim. (Evlendirdim.)» buyurdu. Diğer tahric. Buhari, Fedailu'-Kur'an; nikah; libas; Müslim, nikah; Tirmizî, nikah; Ebu Davud, nikah (2111) ; Muvatta, nikah, Darimi, nikah

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عَمْرٍو، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏"‏ مَنْ يَتَزَوَّجُهَا ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ رَجُلٌ أَنَا ‏.‏ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ أَعْطِهَا وَلَوْ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ لَيْسَ مَعِي ‏.‏ قَالَ ‏"‏ قَدْ زَوَّجْتُكَهَا عَلَى مَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 1890

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aişe (r.anha)'yı (mehir olarak) 50 dirhem (gümüş) kıymetindeki ev eşyası…

    Türkçe meal

    Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aişe (r.anha)'yı (mehir olarak) 50 dirhem (gümüş) kıymetindeki ev eşyası üzerine nikahladı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi Atiyye el-Avfi. zayıftır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو هِشَامٍ الرِّفَاعِيُّ، مُحَمَّدُ بْنُ يَزِيدَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَمَانٍ، حَدَّثَنَا الأَغَرُّ الرَّقَاشِيُّ، عَنْ عَطِيَّةَ الْعَوْفِيِّ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَزَوَّجَ عَائِشَةَ عَلَى مَتَاعِ بَيْتٍ قِيمَتُهُ خَمْسُونَ دِرْهَمًا ‏.‏

  7. Hadis no. 1891

    Bir adam bir kadınla evlenmiş, sonra adam duhul (= kadınla cinsel münasebet) de bulunmamışken, (nikah akdinde…

    Türkçe meal

    Abdullah (bin Mes'ud) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, kendisine: Bir adam bir kadınla evlenmiş, sonra adam duhul (= kadınla cinsel münasebet) de bulunmamışken, (nikah akdinde bir) mehir de tayin etmemişken ölmüş, meselesi sorulmuştur. Ravi demiştir ki Abdullah (r.a.): Kadına, mehir (i misil hakkı) var, kadına (kocasından) miras (hakkı) vardır. Ve kadın üzerinde iddet vardır, demiştir. (Abdullah'ın bu fetvasından) hemen sonra Ma'kıl bin Sinan el-Eşcai (r.a.): Birva' bint-i Vaşik (r.anha) hakkında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in aynen böyle hüküm buyurduğuna şahid oldum, demiştir. BU HADİS’İN EBU DAVUD’DA RİVAYETLERİ VE İZAHLARI İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKLERİ KULLAN. ÜÇÜNÜN İZAHINI DA OKU !!! 2114 – 2115 –

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ فِرَاسٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ سُئِلَ عَنْ رَجُلٍ، تَزَوَّجَ امْرَأَةً فَمَاتَ عَنْهَا وَلَمْ يَدْخُلْ بِهَا وَلَمْ يَفْرِضْ لَهَا ‏.‏ قَالَ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ لَهَا الصَّدَاقُ وَلَهَا الْمِيرَاثُ وَعَلَيْهَا الْعِدَّةُ ‏.‏ فَقَالَ مَعْقِلُ بْنُ سِنَانٍ الأَشْجَعِيُّ شَهِدْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَضَى فِي بَرْوَعَ بِنْتِ وَاشِقٍ بِمِثْلِ ذَلِكَ ‏.‏ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، مِثْلَهُ ‏.‏

  8. Hadis no. 1892

    Her hayrı içine alan veciz sözler ve her hayrın sonuçları (na ait en edebi konuşmalar) veya böyle demiştir…

    Türkçe meal

    Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Her hayrı içine alan veciz sözler ve her hayrın sonuçları (na ait en edebi konuşmalar) veya böyle demiştir: Her hayrın başlangıçları (na dair en edebi) sözler, (Allah tarafından) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e verildi. O da bize namaz (ın sonunda okunan) teşehhüdü ve (nikah akdi ile benzeri) hacet(in başlangıç) hutbesini öğretti. Namaz teşehhüdü şudur:

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ أُوتِيَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ جَوَامِعَ الْخَيْرِ وَخَوَاتِمَهُ - أَوْ قَالَ فَوَاتِحَ الْخَيْرِ - فَعَلَّمَنَا خُطْبَةَ الصَّلاَةِ وَخُطْبَةَ الْحَاجَةِ خُطْبَةُ الصَّلاَةِ التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ ‏.‏ وَخُطْبَةُ الْحَاجَةِ إِنَّ الْحَمْدَ لِلَّهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا مَنْ يَهْدِهِ اللَّهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِيَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ ‏.‏ ثُمَّ تَصِلُ خُطْبَتَكَ بِثَلاَثِ آيَاتٍ مِنْ كِتَابِ اللَّهِ ‏{‏يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ‏}‏ إِلَى آخِرِ الآيَةِ ‏{‏ وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي تَسَاءَلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ ‏}‏ إِلَى آخِرِ الآيَةِ ‏{‏اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيدًا يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ‏}‏ إِلَى آخِرِ الآيَةِ ‏.‏

  9. Hadis no. 1893

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (hutbenin başında:)

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (hutbenin başında:)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ أَبِي هِنْدٍ، حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ الْحَمْدُ لِلَّهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا مَنْ يَهْدِهِ اللَّهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِيَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ ‏.‏ أَمَّا بَعْدُ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 1894

    (Allah'a) Hamd (etmek) ile başlanılmayan her önemli şey (bereketi) kesilmiş (veya noksan bir şey)dir

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «(Allah'a) Hamd (etmek) ile başlanılmayan her önemli şey (bereketi) kesilmiş (veya noksan bir şey)dir.» Not: Sindi, şöyle demiştir: İbnü's-Salah ve Nevevi bu hadisin hasen olduğunu söylemişler, İbn-i Hibban kendi sahihinde, el-Hakim de el-Müstedrek'te bu hadisi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ خَلَفٍ الْعَسْقَلاَنِيُّ، قَالُوا حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، عَنْ قُرَّةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ كُلُّ أَمْرٍ ذِي بَالٍ لاَ يُبْدَأُ فِيهِ بِالْحَمْدِ أَقْطَعُ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 1895

    Bu evlenme işini (halka) duyurun ve bunun için def çalınız

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Bu evlenme işini (halka) duyurun ve bunun için def çalınız.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir; Alimler bunun senedindeki ravi Halid bin iJyas Ebü'l-Heysem el-Adevi'nin zayıflığı üzerinde ittifak etmişlerdir. Hatta, İbn-i Hibban, Hakim ve Ebu Said en-Nakkaş onun mevzu hadislerinin bUlunduğunu söy• lemişlerdir.

    Açıklaması: 1896’da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، وَالْخَلِيلُ بْنُ عَمْرٍو، قَالاَ حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنْ خَالِدِ بْنِ إِلْيَاسَ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ أَعْلِنُوا هَذَا النِّكَاحَ وَاضْرِبُوا عَلَيْهِ بِالْغِرْبَالِ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 1896

    Helal (birleşme) ve haram (birleşme) arasındaki fark, evlenmekte def çalmak ve duyurmaktır

    Türkçe meal

    Muhammed bin Hatib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Helal (birleşme) ve haram (birleşme) arasındaki fark, evlenmekte def çalmak ve duyurmaktır.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ أَبِي بَلْجٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ حَاطِبٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ فَصْلُ مَا بَيْنَ الْحَلاَلِ وَالْحَرَامِ الدُّفُّ وَالصَّوْتُ فِي النِّكَاحِ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 1897

    Bu söze gelince bunu söylemeyiniz. Yarın ne olacağını Allah'tan başka kimse bilmez

    Türkçe meal

    Halid el-Medeni isimli Ebü'I-Hüseyn (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz bir aşure günü Medine'de idik. Cariyeler, def çalıp nağme ile söz söylüyorlardı. (Bu durumu yadırgadığımız için) Biz er-Rubeyyi' bint-i Muavviz (r.anha)'nın yanına girdik de cariyelerin durumunu ona anlattık. Kendisi bize şöyle dedi: Ben, gelin olduğumun kuşluk vaktinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evlenme törenime gelerek odama girdi. O sırada iki kızcağız def çalgısı eşliğinde nağme ile söz söylüyor ve Bedir savaşında şehid edilen babalarımın menkıbelerini anıyorlardı. Bu kızcağızlar söyledikleri sözler arasında: İçimizde yarın ne olacağını bilen bir Nebi de vardır, diyorlardı. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (oradakilere) : «Bu söze gelince bunu söylemeyiniz. Yarın ne olacağını Allah'tan başka kimse bilmez.» buyurdu." Diğer tahric. Buhari, Tirmizi ve Ebu Davud da Rubeyyi' (r.anha)'nın hadisini rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي الْحُسَيْنِ، - اسْمُهُ خَالِدٌ الْمَدَنِيُّ - قَالَ كُنَّا بِالْمَدِينَةِ يَوْمَ عَاشُورَاءَ وَالْجَوَارِي يَضْرِبْنَ بِالدُّفِّ وَيَتَغَنَّيْنَ فَدَخَلْنَا عَلَى الرُّبَيِّعِ بِنْتِ مُعَوِّذٍ فَذَكَرْنَا ذَلِكَ لَهَا ‏.‏ فَقَالَتْ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَبِيحَةَ عُرْسِي وَعِنْدِي جَارِيَتَانِ تُغَنِّيَانِ وَتَنْدُبَانِ آبَائِي الَّذِينَ قُتِلُوا يَوْمَ بَدْرٍ وَتَقُولاَنِ فِيمَا تَقُولاَنِ وَفِينَا نَبِيٌّ يَعْلَمُ مَا فِي غَدٍ ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ أَمَّا هَذَا فَلاَ تَقُولُوهُ مَا يَعْلَمُ مَا فِي غَدٍ إِلاَّ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 1898

    Ya Eba Bekir! (Onlara ilişme.) Şüphesiz her kavmin bir bayramı vardır. Bu da bizim bayramımızdır

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Bir defa ensar kızlarından iki kızcağız (def çalgısı eşliğinde) Buas savaşında ensar'ın yekdiğeri hakkında söyledikleri şiirleri nağme ile ve yüksek sesle benim yanımda okurlarken (Babam) Ebu Bekir (r.a.) odama girdi. Aişe (r.a.) demiştir ki: ve bu iki kız şarkıcı değillerdi. Ebu Bekir (r.a.) : (Bu ne hal?) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in odasında şeytan mezmuru mu? diyerek beni azarladı. Bu iş fıtır bayramı gününde idi. (Odamdaki yatağına uzanıp mübarek yüzünü çevirmiş vazıyette bulunan) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bunun üzerine (Ebu Bekir) (r.a.)'e dönerek): «Ya Eba Bekir! (Onlara ilişme.) Şüphesiz her kavmin bir bayramı vardır. Bu da bizim bayramımızdır.» buyurdu."

    Diğer tahric: Bu hadisi Buhari, Müsliın ve Nesa i de rivayet etmişlerdir. Tercemede parentez içi ifadeler, Buhari ve Müslim'deki rivayetlerden alınmadır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ عَلَىَّ أَبُو بَكْرٍ وَعِنْدِي جَارِيَتَانِ مِنْ جَوَارِي الأَنْصَارِ تُغَنِّيَانِ بِمَا تَقَاوَلَتْ بِهِ الأَنْصَارُ فِي يَوْمِ بُعَاثٍ ‏.‏ قَالَتْ وَلَيْسَتَا بِمُغَنِّيَتَيْنِ ‏.‏ فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ أَبِمَزْمُورِ الشَّيْطَانِ فِي بَيْتِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَذَلِكَ فِي يَوْمِ عِيدِ الْفِطْرِ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ يَا أَبَا بَكْرٍ إِنَّ لِكُلِّ قَوْمٍ عِيدًا وَهَذَا عِيدُنَا ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 1899

    Allah biliyor ki cidden ben de sizleri seviyorum

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir defa Medine'nin bazı yerlerinden geçti de aniden birkaç kızcağızla karşılaştı. Kızlar def çalıyor, nağme ile şiirler okuyor ve: Biz Neccar oğullarının kızlarıyız. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ne iyi komşudur, diyorlardı. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), o kızcağızlara: «Allah biliyor ki cidden ben de sizleri seviyorum.» buyurdu. Not: Bunun isnadının sahih, ravilerinin de sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا عَوْفٌ، عَنْ ثُمَامَةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِبَعْضِ الْمَدِينَةِ فَإِذَا هُوَ بِجَوَارٍ يَضْرِبْنَ بِدُفِّهِنَّ وَيَتَغَنَّيْنَ وَيَقُلْنَ نَحْنُ جَوَارٍ مِنْ بَنِي النَّجَّارِ يَا حَبَّذَا مُحَمَّدٌ مِنْ جَارِ ‏.‏ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ يَعْلَمُ اللَّهُ إِنِّي لأُحِبُّكُنَّ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 1900

    Genç kızı (damadın evine) gönderdiniz (mi?)

    Türkçe meal

    Abdullah bin Abbas (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Aişe (r.anha), yakını olan bir kızı Ensar'dan bir adam ile evlendirdi. (Gelin götürüldükten sonra) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geldi ve (orada bulunanlara): — «Genç kızı (damadın evine) gönderdiniz (mi?)» buyurdu. Sahabiler: — Evet, dediler. Efendimiz: — «Def çalıp nağme ile şiir söyleyecek bir kızcağızı gelinle beraber gönderdiniz (mi?)» buyurdu. Aişe (r.anha): — Hayır, dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Şüphesiz Ensar, içlerinde gazel (adeti) bulunan bir kavimdir. Keşke onlara: أتيناكم أتيناكم، فحيانا وحياكم Size geldik, size geldik. Artık Allah bize de, size de uzun ömür versin, diyecek bir kızcağızı gelinle beraber göndereydiniz.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi e1-Eclah ve EbU'z-Zübeyr dolayısıyla bunun senedi hakkında ihtilaf vardır. Alimler, Ebu'z-Zübeyr'in İbni Abbas (r.a.)'den hadis işitmediğini söylerler. Ebu Hatim de onun İbni Abbas (r.a.)'ı gördüğünü isbatlamıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَنْبَأَنَا جَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ، أَنْبَأَنَا الأَجْلَحُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَنْكَحَتْ عَائِشَةُ ذَاتَ قَرَابَةٍ لَهَا مِنَ الأَنْصَارِ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ ‏"‏ أَهْدَيْتُمُ الْفَتَاةَ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَرْسَلْتُمْ مَعَهَا مَنْ يُغَنِّي قَالَتْ لاَ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ إِنَّ الأَنْصَارَ قَوْمٌ فِيهِمْ غَزَلٌ فَلَوْ بَعَثْتُمْ مَعَهَا مَنْ يَقُولُ أَتَيْنَاكُمْ أَتَيْنَاكُمْ فَحَيَّانَا وَحَيَّاكُمْ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 1901

    Ben, (Abdullah) bin Ömer (r.a.)'ın beraberinde idim. Bir davul sesini işitti. Bunun üzerine iki parmağı (nın…

    Türkçe meal

    Mücahid (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, (Abdullah) bin Ömer (r.a.)'ın beraberinde idim. Bir davul sesini işitti. Bunun üzerine iki parmağı (nın uçları) nı kulaklarına soktuktan sonra oradan uzaklaştı. Hatta bunu üç defa yaptı. Sonra dedi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle yapmıştır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi Leys bin Ebi Selim'in zayıflığı hususunda cumhur ittifak etmiştir. Senedin diğer ravisi Sa'lebe ise İbni Mace'nin rivayetinde (İbni Malik) diye geçmiştir. Bu da Sa'lebe'nin ravisi el-Firyabi'nin yanılgısıdır. El-Müzzi'nin et-Tehzib ve el-Etraf'ta dediği gibi bunun doğrusu (Sa'lebe bin Süheyl Ebu Malik)'dir. Ebu Davud bu hadisi kendi süneninde, senedi ile beraber Nafi aracılığı ile İbni Ömer.(r.a.)'den rivayet etmiştir. Yalnız şu fark var ki, Ebu Davıld'un rivayetinde Nafi «Davul sesi» dememiş, bunun yerine ''Mizmar (sesi)'' demiştir. Hadisin kalan kısmı buradakinin mislidir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا الْفِرْيَابِيُّ، عَنْ ثَعْلَبَةَ بْنِ أَبِي مَالِكٍ التَّمِيمِيِّ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، قَالَ كُنْتُ مَعَ ابْنِ عُمَرَ فَسَمِعَ صَوْتَ، طَبْلٍ فَأَدْخَلَ إِصْبَعَيْهِ فِي أُذُنَيْهِ ثُمَّ تَنَحَّى حَتَّى فَعَلَ ذَلِكَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ هَكَذَا فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

  18. Hadis no. 1902

    (Ey Mu'minler!) bu herifi evlerinizden çıkartınız

    Türkçe meal

    Nebi'in eşlerinden Ümmü Seleme (r.anha)'den rivayet edildiğine göre: (Taif in muhasarası esnasında) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun yanına girmiş. O sırada (Ümmü Seleme'nin kardeşi Abdullah bin Ebi Ümeyye (r.a.) ve kölesi Muhannes orada idiler.) Muhannesin Abdullah bin Ebi Ümeyye (r.a.)'e şöyle söylediğini efendimiz işitti: Eğer Allah yarın Taif'in fethini müyesser eylerse ben sana öyle bir (genç) kadın göstereceğim (yani senin için yakalıyacağım) ki (semizlikten karnı) dört büklüm karşılar, sekiz büklümle de arkaya döner. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «(Ey Mu'minler!) bu herifi evlerinizden çıkartınız.» buyurdu.

    Diğer tahric: Buhari, Müslim ve İbni Hibban da bu hadisi rivayet etmişlerdir. ...

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ أُمِّ سَلَمَةَ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ عَلَيْهَا فَسَمِعَ مُخَنَّثًا وَهُوَ يَقُولُ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي أُمَيَّةَ إِنْ يَفْتَحِ اللَّهُ الطَّائِفَ غَدًا دَلَلْتُكَ عَلَى امْرَأَةٍ تُقْبِلُ بِأَرْبَعٍ وَتُدْبِرُ بِثَمَانٍ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أَخْرِجُوهُ مِنْ بُيُوتِكُمْ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 1903

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendini (kasden) erkeklere benzeten kadına ve kendini (kasden)…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendini (kasden) erkeklere benzeten kadına ve kendini (kasden) kadınlara benzeten erkeğe la'net etmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin isnadı hasendir. Çünkü ravi Yakub bin Humeyd'in sikalığı hususunda ihtilaf vardır. Kalan raviler sika zatlardır. Ebu Davud da bu hadisi buna yakın lafızlarla rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لَعَنَ الْمَرْأَةَ تَتَشَبَّهُ بِالرِّجَالِ وَالرَّجُلَ يَتَشَبَّهُ بِالنِّسَاءِ ‏.‏

  20. Hadis no. 1904

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) erkeklerden kendilerini (kasden) kadınlara benzeten erkeklere ve…

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) erkeklerden kendilerini (kasden) kadınlara benzeten erkeklere ve kadınlardan kendilerini (kasden) erkeklere benzeten kadınlara la'net etmiştir.

    Diğer tahric: Buhari, libas, meğazi; Ebu Davud, edeb, libas; Tirmizî. edeb:

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لَعَنَ الْمُتَشَبِّهِينَ مِنَ الرِّجَالِ بِالنِّسَاءِ وَلَعَنَ الْمُتَشَبِّهَاتِ مِنَ النِّسَاءِ بِالرِّجَالِ ‏.‏