İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 9

Nikâh Kitabı

171 hadis · No. 1845–2015

Sayfa 4 / 9Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1905

    Allah sizler için bereket versin, O'nun bereketi üzerinizde olsun ve O ikinizi hayır içerisinde bir araya…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (evlenenleri) tebrik etmek (veya onların uyum ve düzenleri) için dua ettiği zaman şöyle derdi: «Allah sizler için bereket versin, O'nun bereketi üzerinizde olsun ve O ikinizi hayır içerisinde bir araya getirsin.»

    Diğer tahric: Tirmizi, nikah (1091) Ebu Davud ve Beyhaki de bu hadisi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ الدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا رَفَّأَ قَالَ ‏ "‏ بَارَكَ اللَّهُ لَكُمْ وَبَارَكَ عَلَيْكُمْ وَجَمَعَ بَيْنَكُمَا فِي خَيْرٍ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 1906

    Allah'ım! Onlara bereket ver ve senin bereketin onların üzerinde olsun

    Türkçe meal

    Akil bin Ebi Talib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisi (Basra'da) Beni Cüşem kabilesinden bir kadınla evlenmiş. Bunun üzerine halk, onun için uyum ve oğlan çocuklar, dileğinde bulunmuşlar. Kendisi halka: — Böyle söylemeyin. Lakin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dediği gibi şöyle söyleyin, demiştir: «Allah'ım! Onlara bereket ver ve senin bereketin onların üzerinde olsun.»

    Diğer tahric: Nesai ve Beyhaki de bu hadisi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا أَشْعَثُ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عَقِيلِ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، أَنَّهُ تَزَوَّجَ امْرَأَةً مِنْ بَنِي جُشَمٍ فَقَالُوا بِالرِّفَاءِ وَالْبَنِينَ فَقَالَ لاَ تَقُولُوا هَكَذَا وَلَكِنْ قُولُوا كَمَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ اللَّهُمَّ بَارِكْ لَهُمْ وَبَارِكْ عَلَيْهِمْ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 1907

    Bir koyun (kesmek sureti) ile de olsun velime (düğün ziyafetini) ver

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) Abdurrah-man bin Avf (r.a.)'in üzerinde (kadınlara mahsus güzel kokulardan) sufra (kokusunun) izini gördü ve (Ona): «Bu (koku izi) nedir?» veya «Nedir?» buyurdu. Bunun üzerine Abdurrahman bin Avf: Ya Resulullah! (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ben (mehir olarak) bir nevat (= çekirdek) ağırlığında altın üzerinde bir kadınla evlendim, diye cevap verdi. Bunun üzerine Efendimiz (Ona) : «Bir koyun (kesmek sureti) ile de olsun velime (düğün ziyafetini) ver.» buyurdu.

    Diğer tahric: Buharî, nikah, Müslim, nikah, Ebu Davud, nikah (2109); Tirmizî, nikah; Nesai, nikah; Darimî, nikah; Ahmed b. Hanbei, III, 227, 271, 274, 278.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ الْبُنَانِيُّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَأَى عَلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ أَثَرَ صُفْرَةٍ فَقَالَ ‏"‏ مَا هَذَا أَوْ مَهْ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي تَزَوَّجْتُ امْرَأَةً عَلَى وَزْنِ نَوَاةٍ مِنْ ذَهَبٍ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ بَارَكَ اللَّهُ لَكَ أَوْلِمْ وَلَوْ بِشَاةٍ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 1908

    Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Zeyneb (bint-i Cahş) (r.a.) için velime ziyafeti verdiği…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Zeyneb (bint-i Cahş) (r.a.) için velime ziyafeti verdiği kadar karılarından hiçbirisi için velime ziyafeti verdiğini görmedim. Çünkü Zeyneb (r.anha)'nın velimesinde bir koyun (keserek) ziyafet verdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَوْلَمَ عَلَى شَىْءٍ مِنْ نِسَائِهِ مَا أَوْلَمَ عَلَى زَيْنَبَ فَإِنَّهُ ذَبَحَ شَاةً ‏.‏

  5. Hadis no. 1909

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Zevcesi) Safiyye bint-i Huyey (r.anha) için kavud ve kuru hurma ile…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'dtn; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Zevcesi) Safiyye bint-i Huyey (r.anha) için kavud ve kuru hurma ile velime ziyafetini verdi. Diğer tahric. Tirmizi, nikah; Ebu Davud, et’ime, (3744)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُمَرَ الْعَدَنِيُّ، وَغِيَاثُ بْنُ جَعْفَرٍ الرَّحَبِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا وَائِلُ بْنُ دَاوُدَ، عَنِ ابْنِهِ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَوْلَمَ عَلَى صَفِيَّةَ بِسَوِيقٍ وَتَمْرٍ ‏.‏

  6. Hadis no. 1910

    Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir velime ziyafetinde bulundum. O ziyafette ne et vardı ne de…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir velime ziyafetinde bulundum. O ziyafette ne et vardı ne de ekmek vardı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ أَبُو خَيْثَمَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ زَيْدِ بْنِ جُدْعَانَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ شَهِدْتُ لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَلِيمَةً مَا فِيهَا لَحْمٌ وَلاَ خُبْزٌ ‏.‏ قَالَ ابْنُ مَاجَهْ لَمْ يُحَدِّثْ بِهِ إِلاَّ ابْنُ عُيَيْنَةَ ‏.‏

  7. Hadis no. 1911

    (Ali bin Ebi Talib ile Efendimizin kızı Fatıma (r.anhuma)'nın düğününde) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve…

    Türkçe meal

    Aişe ve Ümmü Seleme (Hind bint-i Ebi Umeyye) (r.anhuma)'dan; Şöyle demişlerdir: (Ali bin Ebi Talib ile Efendimizin kızı Fatıma (r.anhuma)'nın düğününde) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Fatıma (r.anha)'nın gelinlik hazırlığını yapıp onun Ali (r.a.)'in odasına götürmemizi emretti. Bunun üzerine biz Ali (r.a.)'m odasına gittik ve Batha taraflanndan (getirilen) yumuşak toprağı odaya yaydık. Sonra ellerimizle dittiğimiz hurma kabuğunun elyafı ile iki yastık doldurduk. Daha sonra velime ziyafeti olarak kuru hurma ve kuru üzüm yedirdik, güzel bir su içirdik. Sonra üstüne elbise atılacak ve su kabı asılacak bir ağaç parçasını getirip odanın bir kenarına koyduk. Biz, Fatıma (r.anha)'nın düğününden daha güzel bir düğün görmedik. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan ravi el-Fadl bin Abdillah zayıftır, (şia mezhebinin ileri gelen alimlerinden olan) ravi Cabir el•Ca'fi de zayıflıkla itham edilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا الْمُفَضَّلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، وَأُمِّ سَلَمَةَ قَالَتَا أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ نُجَهِّزَ فَاطِمَةَ حَتَّى نُدْخِلَهَا عَلَى عَلِيٍّ فَعَمَدْنَا إِلَى الْبَيْتِ فَفَرَشْنَاهُ تُرَابًا لَيِّنًا مِنْ أَعْرَاضِ الْبَطْحَاءِ ثُمَّ حَشَوْنَا مِرْفَقَتَيْنِ لِيفًا فَنَفَشْنَاهُ بِأَيْدِينَا ثُمَّ أَطْعَمْنَا تَمْرًا وَزَبِيبًا وَسَقَيْنَا مَاءً عَذْبًا وَعَمَدْنَا إِلَى عُودٍ فَعَرَضْنَاهُ فِي جَانِبِ الْبَيْتِ لِيُلْقَى عَلَيْهِ الثَّوْبُ وَيُعَلَّقَ عَلَيْهِ السِّقَاءُ فَمَا رَأَيْنَا عُرْسًا أَحْسَنَ مِنْ عُرْسِ فَاطِمَةَ ‏.‏

  8. Hadis no. 1912

    Ebu Useyd es-Saidi (r.a.), Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i düğününe davet etti. Gelin (velime…

    Türkçe meal

    Sehl bin Sa'd es-Saidi (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Ebu Useyd es-Saidi (r.a.), Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i düğününe davet etti. Gelin (velime yemeğini hazırlamak işinde) onlara hizmet ediyordu. Gelin: Ey Sehl! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ne içirdiğimi biliyor musun? dedikten sonra: Ben (Tevr denilen kab içinde) geceden birkaç tane kuru hurma ıslattım. Sabah olunca hurmaları süzdüm ve bunun şırasını O'na içirdim, demiştir." Diğer tahric. Buhari; Müslim, (eşribe) de bu hadisi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ دَعَا أَبُو أُسَيْدٍ السَّاعِدِيُّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلَى عُرْسِهِ فَكَانَتْ خَادِمَهُمُ الْعَرُوسُ ‏.‏ قَالَتْ تَدْرِي مَا سَقَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَتْ أَنْقَعْتُ تَمَرَاتٍ مِنَ اللَّيْلِ فَلَمَّا أَصْبَحْتُ صَفَّيْتُهُنَّ فَأَسْقَيْتُهُنَّ إِيَّاهُ ‏.‏

  9. Hadis no. 1913

    Yemeğin en fenası zenginlerin davet edilip fakirlerin terkedildiği velime yemeğidir. Kim (velime ziyafeti…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Yemeğin en fenası zenginlerin davet edilip fakirlerin terkedildiği velime yemeğidir. Kim (velime ziyafeti davetine) icabet etmezse şüphesiz Allah'a ve Resulüne isyan etmiş olur.

    Diğer tahric: Bu hadisi Buhari, Müslim, Malik, Ahmed ve Darimi de rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ شَرُّ الطَّعَامِ طَعَامُ الْوَلِيمَةِ يُدْعَى لَهَا الأَغْنِيَاءُ وَيُتْرَكُ الْفُقَرَاءُ وَمَنْ لَمْ يُجِبْ فَقَدْ عَصَى اللَّهَ وَرَسُولَهُ ‏.‏

  10. Hadis no. 1914

    Siz'den birisi düğün yemeğine çağırıldığı zaman (davete) icabet etsin

    Türkçe meal

    İbn-İ Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Siz'den birisi düğün yemeğine çağırıldığı zaman (davete) icabet etsin.»

    Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Malik, Ahmed ve Darimi de bu hadisi rivayet etmişlerdir. Bu hadis’in Ebu Davud’da birçok benzeri var, 3736’dan 3742’ye. 3742’de Ebu Hureyre hadis’inin izahı aynı zamanda bu hadisinde izahı niteliğinde.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا دُعِيَ أَحَدُكُمْ إِلَى وَلِيمَةِ عُرْسٍ فَلْيُجِبْ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 1915

    Düğün yemeği ilk gün haktır, ikinci gün meşrudur. Üçüncü gün riya ve gösteriştir

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Düğün yemeği ilk gün haktır, ikinci gün meşrudur. Üçüncü gün riya ve gösteriştir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi Ebu Malik en-Nahal, zayıflıklarında alimlerin ittifakla hükmettikleri ravilerdendir. Tirmizi kendi sünemnde bu hadisi (1097 mo ile) İbn-i Mes'ud (r.a.l'den merfu olarak rivayet etmiştir)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبَادَةَ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ حُسَيْنٍ أَبُو مَالِكٍ النَّخَعِيُّ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ الْوَلِيمَةُ أَوَّلَ يَوْمٍ حَقٌّ وَالثَّانِي مَعْرُوفٌ وَالثَّالِثُ رِيَاءٌ وَسُمْعَةٌ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 1916

    Şüphesiz (son nikahlanan) dul kadın için üç gece ve bakire kız için yedi gece (ikamet hakkı) vardır

    Türkçe meal

    Enes (bin Malik) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Şüphesiz (son nikahlanan) dul kadın için üç gece ve bakire kız için yedi gece (ikamet hakkı) vardır.»'

    Diğer tahric: Bu hadisi Buhari. Müslim. Ebu Davud ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir.. Açıklaması: 1917’de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّ لِلثَّيِّبِ ثَلاَثًا وَلِلْبِكْرِ سَبْعًا ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 1917

    Sen'in ehlin yanında seninle ilgili bir önemsizlik yoktur. Dilersen senin için (ikamet süremi) yedi geceye…

    Türkçe meal

    Ümmü Seleme (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ümmü Seleme (yani kendisi) ile evlendiği zaman, yanında (üst üste) üç gece ikamet etti ve (ikamet süresini kısa tutmasının sebebinin sırayla diğer zevcelerinin yanında kalması gereği olduğuna işaret etmek üzere) ona şöyle buyurdu: «Sen'in ehlin yanında seninle ilgili bir önemsizlik yoktur. Dilersen senin için (ikamet süremi) yedi geceye tamamlarım. Eğer senin için yedi geceyi tamamlarsam, (diğer) karılarımın her birisi yanında yedişer gece ikamet ederim.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي بَكْرِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ - عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لَمَّا تَزَوَّجَ أُمَّ سَلَمَةَ أَقَامَ عِنْدَهَا ثَلاَثًا وَقَالَ ‏ "‏ لَيْسَ بِكِ عَلَى أَهْلِكِ هَوَانٌ إِنْ شِئْتِ سَبَّعْتُ لَكِ وَإِنْ سَبَّعْتُ لَكِ سَبَّعْتُ لِنِسَائِي ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 1918

    Biriniz bir kadına, bir hizmetçi (=köle veya cariye) ye veya bir hayvana sahip olduğu zaman onun başının ön…

    Türkçe meal

    Abdullah bin Amr (bin el-As) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Biriniz bir kadına, bir hizmetçi (=köle veya cariye) ye veya bir hayvana sahip olduğu zaman onun başının ön kısmından tutsun ve şöyle desin; Allah'ım! Ben bunun hayrından ve yaradılışındaki (huyları ile vasıfları) nın hayırlısından (nasibimi) şüphesiz senden diliyorum. Bunun şerrinden ve yaradılışındaki (huyları ile vasıflan) nın şerrinden sana sığınıyorum.»

    Diğer tahric: Ebu Davud ve Nesai de bunu manayı etkilemeyen az kelime değişikliği ile rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَصَالِحُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى الْقَطَّانُ، قَالاَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا أَفَادَ أَحَدُكُمُ امْرَأَةً أَوْ خَادِمًا أَوْ دَابَّةً فَلْيَأْخُذْ بِنَاصِيَتِهَا وَلْيَقُلِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِهَا وَخَيْرِ مَا جُبِلَتْ عَلَيْهِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهَا وَشَرِّ مَا جُبِلَتْ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 1919

    Sizden bir kimse karısının yanına (cinsel ilişki için) yaklaşmak isterken: (Bismillah) Allah'ım! Şeytanı…

    Türkçe meal

    İbni Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Sizden bir kimse karısının yanına (cinsel ilişki için) yaklaşmak isterken: (Bismillah) Allah'ım! Şeytanı benden (ve eşimden) uzaklaştır ve şeytanı bize vereceğin (zürriyet)den uzak eyle" derse, sonra (bu cinsel ilişkiden) onların bir çocuğu olursa Allah Teala şeytanı o çocuğa musallat etmez veya şeytan o çocuğa zarar veremez.»

    Diğer tahric: Buhari, Bed'ul-halk; vudu'; nikah; da'vat; tevhid; Müslim, talak; Tirmizi, nikah; Ebu Davud, nikah (2161); Darimi, nikah; Ahmed b. Hanbel, I, 217, 220, 243, 283, 286.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ كُرَيْبٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ لَوْ أَنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا أَتَى امْرَأَتَهُ قَالَ اللَّهُمَّ جَنِّبْنِي الشَّيْطَانَ وَجَنِّبِ الشَّيْطَانَ مَا رَزَقْتَنِي ثُمَّ كَانَ بَيْنَهُمَا وَلَدٌ لَمْ يُسَلِّطِ اللَّهُ عَلَيْهِ الشَّيْطَانَ - أَوْ لَمْ يَضُرَّهُ - ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 1920

    Sen avretini karından veya cariyenden başka herkesten sakla!

    Türkçe meal

    Behz bin Hakim'in dedesi (Muaviye bin Hayda) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ya Resulallah! Avretlerimizin neresini örteriz (örtmemiz gerekir), neresini örtüsüz bırakırız (örtmeyebiliriz)? diye sordum. Efendimiz, (bana): «Sen avretini karından veya cariyenden başka herkesten sakla!» buyurdu. Ben: Ya Resulallah! Eğer kavm kendi aralarında (karışık ve bir yerde) olsalar, (avretle ilgili hüküm nedir?) bana bundan haber ver, dedim. Efendimiz (bana): «Avretini hiç kimseye göstermemeye gücün yeterse sakın avretini katiyyen gösterme!» buyurdu. Ben : Ya Resulallah! Eğer birimiz (tek başına) boş bir yerde olursa? (hüküm nedir) diye sordum. Buyurdu ki: «İnsanlara nazaran Allah'tan haya etmek daha vacibtir.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، وَأَبُو أُسَامَةَ قَالاَ حَدَّثَنَا بَهْزُ بْنُ حَكِيمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ عَوْرَاتُنَا مَا نَأْتِي مِنْهَا وَمَا نَذَرُ قَالَ ‏"‏ احْفَظْ عَوْرَتَكَ إِلاَّ مِنْ زَوْجَتِكَ أَوْ مَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ إِنْ كَانَ الْقَوْمُ بَعْضُهُمْ فِي بَعْضٍ قَالَ ‏"‏ إِنِ اسْتَطَعْتَ أَنْ لاَ تُرِيَهَا أَحَدًا فَلاَ تُرِيَنَّهَا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَإِنْ كَانَ أَحَدُنَا خَالِيًا قَالَ ‏"‏ فَاللَّهُ أَحَقُّ أَنْ يُسْتَحْيَى مِنْهُ مِنَ النَّاسِ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 1921

    Sizden birisi karısına yaklaşmak (cinsel münasebette bulunmak) istediği zaman (karısı ile beraber) örtünsün…

    Türkçe meal

    Utbe bin Abd es-Sülemi (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Sizden birisi karısına yaklaşmak (cinsel münasebette bulunmak) istediği zaman (karısı ile beraber) örtünsün ve yabani eşeklerin çıplaklığı gibi soyunmasın.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Hadisi sahabi'den rivayet eden tabii meçhul olduğu için senedi zayıftır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ وَهْبٍ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ الْقَاسِمِ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا الأَحْوَصُ بْنُ حَكِيمٍ، عَنْ أَبِيهِ، وَرَاشِدِ بْنِ سَعْدٍ، وَعَبْدِ الأَعْلَى بْنِ عَدِيٍّ، عَنْ عُتْبَةَ بْنِ عَبْدٍ السُّلَمِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا أَتَى أَحَدُكُمْ أَهْلَهُ فَلْيَسْتَتِرْ وَلاَ يَتَجَرَّدْ تَجَرُّدَ الْعَيْرَيْنِ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 1922

    Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in fercine katiyyen bakmadım veya bu yerini görmedim. Ravi Ebu…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in fercine katiyyen bakmadım veya bu yerini görmedim. Ravi Ebu Bekir demiştir ki: Ebu Naim'in dediğine göre bu hadisi Aişe (r.anha)'dan rivayet eden ravi Aişe (r.anha)'nın kadın olan mevlasıdır. BU HADİS 662’NİN TEKRARIDIR.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ مَوْلًى، لِعَائِشَةَ عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا نَظَرْتُ - أَوْ مَا رَأَيْتُ - فَرْجَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَطُّ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ قَالَ أَبُو نُعَيْمٍ عَنْ مَوْلاَةٍ لِعَائِشَةَ ‏.‏

  19. Hadis no. 1923

    Makadında karısıyla cima eden adam'a Allah (rahmet bakışı ile) bakmıyacaktır

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Makadında karısıyla cima eden adam'a Allah (rahmet bakışı ile) bakmıyacaktır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: 'Bunun senedi sahihtir. Çünkü İbni Hibban, ravi el-Haris bin Muhalled'i sikalar içinde zikretmiştir. Senedin kalan ravileri sika zatlardır: Sindi de: Ebu Davud ve Tirmizi bu hadisi, buradaki metne yakın bir metinle rivayet etmişler, demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الْمُخْتَارِ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنِ الْحَارِثِ بْنِ مُخَلَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى رَجُلٍ جَامَعَ امْرَأَتَهُ فِي دُبُرِهَا ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 1924

    Şüphesiz Allah gerçeği bildirmeyi bırakmaz

    Türkçe meal

    Huzeyme bin Sabit (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Üç kez (üst üste): «Şüphesiz Allah gerçeği bildirmeyi bırakmaz.» buyurdu (ktan sonra): «Mak'adlarından kadınlara varmayınız.» buyurdu, demiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Haccac bin Ertat tedlisçidir. Hadis münker olup hiçbir yönden sahih değildir. (Hadisin senedine ait) durumun böyle olduğunu söyleyen bir kişi değildir. Tirmizi bu hadisi Ali bin Talk (r.a.)'den (merfu' olarak) rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، عَنْ حَجَّاجِ بْنِ أَرْطَاةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ هَرَمِيٍّ، عَنْ خُزَيْمَةَ بْنِ ثَابِتٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ إِنَّ اللَّهَ لاَ يَسْتَحْيِي مِنَ الْحَقِّ ‏"‏ ‏.‏ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ لاَ تَأْتُوا النِّسَاءَ فِي أَدْبَارِهِنَّ ‏"‏ ‏.‏