İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 37

Giyim ve Süslenme Kitabı

198 hadis · No. 5385–5585

Sayfa 4 / 10Yazı boyutu
  1. Hadis no. 5445

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir sabah, üzerinde siyah kıldan ma'mul çizgili bir örtü olduğu halde…

    Türkçe meal

    Bana Süreye b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Zekeriyya b. Ebî Zaide, babasından rivayet etti. H. Bana İbrahim b. Musa da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Zaide rivayet etti. H. Bana Ahmed b. Hanbel dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Zekeriyya rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Mus'ab b. Şeybe'den, o da Safiyye binti Şeybe'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir sabah, üzerinde siyah kıldan ma'mul çizgili bir örtü olduğu halde (dışarı) çıktı. İzah 2082 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي سُرَيْجُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّاءَ بْنِ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، ح وَحَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، بْنُ زَكَرِيَّاءَ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ مُصْعَبِ بْنِ شَيْبَةَ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ خَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ غَدَاةٍ وَعَلَيْهِ مِرْطٌ مُرَحَّلٌ مِنْ شَعَرٍ أَسْوَدَ ‏.‏

  2. Hadis no. 5446

    Bize Abde b. Süleyman, Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş)…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abde b. Süleyman, Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in üzerine dayandığı yastığı deriden olup içi lif dolu idi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ وِسَادَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الَّتِي يَتَّكِئُ عَلَيْهَا مِنْ أَدَمٍ حَشْوُهَا لِيفٌ ‏.‏

  3. Hadis no. 5447

    Bize Ali b. Müshir, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş)…

    Türkçe meal

    Bana Ali b. Hucr Es-Sa'dî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ali b. Müshir, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in üzerinde yattığı döşeği deriden olup dolgusu lif idî

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ إِنَّمَا كَانَ فِرَاشُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الَّذِي يَنَامُ عَلَيْهِ أَدَمًا حَشْوُهُ لِيفٌ ‏.‏

  4. Hadis no. 5448

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yatağı

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye haber verdi. Her iki râvi Hişâm b. Urve'den bu isnad ile rivayet etmiş ve «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yatağı» demişlerdir, Ebû Muâviye'nin hadîsinde: «Üzerinde yattığı...» kaydı vardır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، كِلاَهُمَا عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالاَ ضِجَاعُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ فِي حَدِيثِ أَبِي مُعَاوِيَةَ يَنَامُ عَلَيْهِ ‏.‏

  5. Hadis no. 5449

    Beri bak, bu olacak!

    Türkçe meal

    Bize Kuteybe b. Saîd ile Amr'un-Nâkıd ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Amr'ındır. (Amr ile Kuteybe haddesena, İshâk ise ahberanâ tâbirlerini kullandılar.) (İshâk dediki): Sise Süfyân, İbni Münkedir'den, o da Câbir'den naklen haher verdi. Câbir (Şöyle demiş): Evlendiğim vakit Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: «Yaygı edindin mi?» diye sordu. Ben: — Bizim nereden yaygımız olsun! dedim. — «Beri bak, bu olacak!» buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لِعَمْرٍو - قَالَ عَمْرٌو وَقُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا وَقَالَ، إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا تَزَوَّجْتُ ‏"‏ أَتَّخَذْتَ أَنْمَاطًا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ وَأَنَّى لَنَا أَنْمَاطٌ قَالَ ‏"‏ أَمَا إِنَّهَا سَتَكُونُ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 5450

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu olacak, buyurdu

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Süfyân'dan, o da Muhammed b. Münkedir'den, o da Câbir b. Abdillah'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Evlendiğim vakit Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana : «Yaygı edindin mı?» diye sordu. Ben : — Bizim nereden yaygımız olsun! dedim. «Beri bak, bu olacak!» buyurdular. Câbir demişki, hanımımda bir yaygı var. Ben şunu benden uzaklaştır diyorum, o da: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu olacak, buyurdu.» diyor

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ لَمَّا تَزَوَّجْتُ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَتَّخَذْتَ أَنْمَاطًا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ وَأَنَّى لَنَا أَنْمَاطٌ قَالَ ‏"‏ أَمَا إِنَّهَا سَتَكُونُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ جَابِرٌ وَعِنْدَ امْرَأَتِي نَمَطٌ فَأَنَا أَقُولُ نَحِّيهِ عَنِّي ‏.‏ وَتَقُولُ قَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّهَا سَتَكُونُ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 5451

    Ben de onu bırakıyorum

    Türkçe meal

    Bana bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman rivayet etti. Bize Süfyân bu isnad ile rivayette bulundu. Ve «Ben de onu bırakıyorum» cümlesini ziyade etti

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَزَادَ فَأَدَعُهَا ‏.‏

  8. Hadis no. 5452

    Erkek için bir döşek, karısı için de bîr döşek. Üçüncüsü misafir için, dördüncüsü de şeytan içindir

    Türkçe meal

    Bana Ebû't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Şerh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Ebû Hânî rivayet etti ki, kendisi Ebû Abdirrahman'ı, Câbir b. Abdillah'dan naklen, ona da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söylemiş olmak üzere şöyle derken işitmiş: «Erkek için bir döşek, karısı için de bîr döşek. Üçüncüsü misafir için, dördüncüsü de şeytan içindir.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي أَبُو هَانِئٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يَقُولُ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَهُ ‏ "‏ فِرَاشٌ لِلرَّجُلِ وَفِرَاشٌ لاِمْرَأَتِهِ وَالثَّالِثُ لِلضَّيْفِ وَالرَّابِعُ لِلشَّيْطَانِ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 5453

    Elbisesini büyüklenerek sürüyen kimseye Aliah bakmaz

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Nâfi' ile Abdullah b. Dinar ve Zeyd b. Eslem'den dinlediğim, onların da her birinin İbni Ömer'den naklen haber verdiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Elbisesini büyüklenerek sürüyen kimseye Aliah bakmaz.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، وَزَيْدِ، بْنِ أَسْلَمَ كُلُّهُمْ يُخْبِرُهُ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاَءَ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 5454

    Bize Abdullah b. Numeyr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. H. Bize İbnü Numeyr'de rivayet etti, (Dediki): Bize…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. H. Bize İbnü Numeyr'de rivayet etti, (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ ile Ubeydullah b. Saîd dâhi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya (bu zât Kattan'dır) rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Ubeydulİah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Kuteybe ile İbni Rumh dahî Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Harun El-Eylî de rivayet etti, (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Usâme rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik'in (42) hadîsi gibi rivayette bulunmuşlar. Ve hadîse «Kıyamet gününde...» kaydını ziyade etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - كُلُّهُمْ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، كِلاَهُمَا عَنْ أَيُّوبَ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، وَابْنُ، رُمْحٍ عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا هَارُونُ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي أُسَامَةُ، كُلُّ هَؤُلاَءِ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ مَالِكٍ وَزَادُوا فِيهِ ‏ "‏ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 5455

    Şüphesiz ki elbisesini büyüklenerek sürükleyen kimseye Allah kıyamet gününde bakmayacaktır

    Türkçe meal

    Bana Ebû't-Tâhir de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Ömer b. Muhammed babası ile Salim b. Abdillah'dan ve Nâfi'den, onlar da Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdi ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki elbisesini büyüklenerek sürükleyen kimseye Allah kıyamet gününde bakmayacaktır.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، وَسَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ وَنَافِعٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّ الَّذِي يَجُرُّ ثِيَابَهُ مِنَ الْخُيَلاَءِ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 5456

    Bize Alî b. Müshir, Şeybânî'den rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir, Şeybânî'den rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Her iki râvi Muharib b. Disar ile Cebele b. Süheym'den, onlar da İbnî Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den yukarkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ مُحَارِبِ بْنِ دِثَارٍ، وَجَبَلَةَ بْنِ، سُحَيْمٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِهِمْ ‏.‏

  13. Hadis no. 5457

    Her kim büyüklenerek elbisesini sürüklerse, kıyamet gününde Allah ona bakmayacaktır

    Türkçe meal

    Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Hanzale rivayet etti. (Dediki): Sâlîm'den dinledim. O da İbni Ömer'den rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim büyüklenerek elbisesini sürüklerse, kıyamet gününde Allah ona bakmayacaktır.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا حَنْظَلَةُ، قَالَ سَمِعْتُ سَالِمًا، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ مِنَ الْخُيَلاَءِ لَمْ يَنْظُرِ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 5458

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yukarki hadîsin mislini söylerken dinledim. Yalnız o…

    Türkçe meal

    Bize İbnü Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. Süleyman rivayet etti. (Dediki): Bize Hanzale b. Ebi Süfyân rivayet etti. (Dediki): Ben İbnü Ömer'i şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yukarki hadîsin mislini söylerken dinledim. Yalnız o «elbisesini...» demiştir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا حَنْظَلَةُ بْنُ أَبِي سُفْيَانَ، قَالَ سَمِعْتُ سَالِمًا، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏.‏ مِثْلَهُ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ ثِيَابَهُ ‏.‏

  15. Hadis no. 5459

    Bir kimse elbisesini sürükler de bununla büyüklenmekten başka bir şey kasdetmezse, muhakkak kıyamet gününde…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Müslim b. Yennâk'ı İbnü Ömer'den naklen rivayet ederken dinledim. İbnü Ömer elbisesini sürükleyen bir adam görmüş de : — Sen kimlerdensin? diye sormuş. O da kendisine nesebini bildirmiş. Bir de ne görsün Benî Leys'den bir adam. İbni Ömer onu tanımış. (Demişki): Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'âen şu iki kulağımla dinledim: «Bir kimse elbisesini sürükler de bununla büyüklenmekten başka bir şey kasdetmezse, muhakkak kıyamet gününde Allah o kimseye bakmaz!» buyuruyordu

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ مُسْلِمَ، بْنَ يَنَّاقَ يُحَدِّثُ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ رَأَى رَجُلاً يَجُرُّ إِزَارَهُ فَقَالَ مِمَّنْ أَنْتَ فَانْتَسَبَ لَهُ فَإِذَا رَجُلٌ مِنْ بَنِي لَيْثٍ فَعَرَفَهُ ابْنُ عُمَرَ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِأُذُنَىَّ هَاتَيْنِ يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ جَرَّ إِزَارَهُ لاَ يُرِيدُ بِذَلِكَ إِلاَّ الْمَخِيلَةَ فَإِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 5460

    Bir kimse örtüsünü sürüklerse

    Türkçe meal

    Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Melik (yâni İbni Ebî Süleyman) rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Yûnus rivayet etti. H. Bize İbni Ebî Halef de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Bükeyr rivayet etti. (Dediki): Bana İbrahim (yâni îbni Nâfi') rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Müslim b. Yennâk'dan, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Yalnız Ebû Yûnus'un hadîsinde: «Müslim Ebû'l-Hasen'den» kaydı vardır. Ve toptan hepsinin rivayetlerinde : «Bir kimse örtüsünü sürüklerse...» ifadesi vardır. «Elbisesini...» dememişlerdir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي سُلَيْمَانَ - ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا أَبُو يُونُسَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي خَلَفٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي بُكَيْرٍ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ، - يَعْنِي ابْنَ نَافِعٍ - كُلُّهُمْ عَنْ مُسْلِمِ بْنِ يَنَّاقَ، عَنِ ابْنِ، عُمَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِ أَبِي يُونُسَ عَنْ مُسْلِمٍ أَبِي الْحَسَنِ وَفِي رِوَايَتِهِمْ جَمِيعًا ‏ "‏ مَنْ جَرَّ إِزَارَهُ ‏"‏ ‏.‏ وَلَمْ يَقُولُوا ثَوْبَهُ ‏.‏

  17. Hadis no. 5461

    Kıyâmet gününde Allah ona bakmaz

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim ile Harun b. Abdillah ve İbni Ebî Halef de rivayet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. (Dedilerki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Muhammed b. Abbâd b. Cafer'i şunu söylerken işittim : Nâfi' b. Abdil Hâris'in azatlısı Müslim b. Yesâr'a İbni Ömer'e sormasını emrettim. Ben de aralarında oturmakta olduğum halde : — Sen Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den örtüsünü büyüklenerek sürükleyen kimse hakkında bir şey işittin mi? dedi. — Onu «Kıyâmet gününde Allah ona bakmaz» buyururken işittim. Cevâbını verdi. İzah 2087 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، وَابْنُ أَبِي خَلَفٍ، وَأَلْفَاظُهُمْ، مُتَقَارِبَةٌ قَالُوا حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ عَبَّادِ بْنِ جَعْفَرٍ، يَقُولُ أَمَرْتُ مُسْلِمَ بْنَ يَسَارٍ مَوْلَى نَافِعِ بْنِ عَبْدِ الْحَارِثِ أَنْ يَسْأَلَ ابْنَ عُمَرَ، - قَالَ - وَأَنَا جَالِسٌ، بَيْنَهُمَا أَسَمِعْتَ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الَّذِي يَجُرُّ إِزَارَهُ مِنَ الْخُيَلاَءِ شَيْئًا قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ ‏ "‏ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 5462

    Yâ Abdellah örtünü kaldır!

    Türkçe meal

    Bana Ebû't-Tahir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Ömer b. Muhammed Abdullah b. Vâkıd'dan, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e uğradım örtümde sarkıklık vardı. «Yâ Abdellah örtünü kaldır!» dedi. Ben de kaldırdım. Sonra: «Ziyade et!» buyurdu. Ben de ziyâde ettim. Bundan sonra evlâ olanı araştırmaya devam ettim. Cemaattan biri: — Nereye kadar? diye sordu. — Baldırların yarılarına kadar, cevâbını verdi. İzah 2087 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ، وَاقِدٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ مَرَرْتُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَفِي إِزَارِي اسْتِرْخَاءٌ فَقَالَ ‏"‏ يَا عَبْدَ اللَّهِ ارْفَعْ إِزَارَكَ ‏"‏ ‏.‏ فَرَفَعْتُهُ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ زِدْ ‏"‏ ‏.‏ فَزِدْتُ فَمَا زِلْتُ أَتَحَرَّاهَا بَعْدُ ‏.‏ فَقَالَ بَعْضُ الْقَوْمِ إِلَى أَيْنَ فَقَالَ أَنْصَافِ السَّاقَيْنِ ‏.‏

  19. Hadis no. 5463

    Şüphesiz ki, büyüklenerek örtüsünü sürükleyen kimseye Allah bakmaz, buyurdular

    Türkçe meal

    Bize Ubeydullalı b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Muhammenden (Bu zat İbni Ziyaddır) rivayet etti. (Dediki): Ebû Hureyre'yi dinledim. Örtüsünü sürükleyen bir adam gördü de ayağı ile yere vurmaya başladı. Kendisi Bahreyn valisi idi ve: Vali geldi! Vali geldi! Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki, büyüklenerek örtüsünü sürükleyen kimseye Allah bakmaz, buyurdular.» diyordu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُحَمَّدٍ، - وَهُوَ ابْنُ زِيَادٍ - قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، وَرَأَى، رَجُلاً يَجُرُّ إِزَارَهُ فَجَعَلَ يَضْرِبُ الأَرْضَ بِرِجْلِهِ وَهُوَ أَمِيرٌ عَلَى الْبَحْرَيْنِ وَهُوَ يَقُولُ جَاءَ الأَمِيرُ جَاءَ الأَمِيرُ ‏.‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى مَنْ يَجُرُّ إِزَارَهُ بَطَرًا ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 5464

    Mervan Ebû Hureyre'yi kendi yerine halife bırakırdı

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni İbni Cafer rivayet etti.) H. Bize bu hadîsi İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiyy rivayet etti. Her iki râvi Şu'be'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. İbni Ca'fer'in hadîsinde: «Mervan Ebû Hureyre'yi kendi yerine halife bırakırdı.» cümlesi vardır. İbni Müsennâ'nın hadîsinde ise: «Ebû Hureyre Medîne üzerine Halife bırakılırdı.» ibaresi vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ، ح وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، كِلاَهُمَا عَنْ شُعْبَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ جَعْفَرٍ كَانَ مَرْوَانُ يَسْتَخْلِفُ أَبَا هُرَيْرَةَ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ الْمُثَنَّى كَانَ أَبُو هُرَيْرَةَ يُسْتَخْلَفُ عَلَى الْمَدِينَةِ ‏.‏