İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 37

Giyim ve Süslenme Kitabı

198 hadis · No. 5385–5585

Sayfa 8 / 10Yazı boyutu
  1. Hadis no. 5525

    (Yaptıklarını) Allah'ın yarattıklarına benzetenler, şüphesiz kir kıyamet gününde insanların en şiddetli azab…

    Türkçe meal

    Bize Mansûr b. Ebî Müzâhim rivayet etti. (Dediki): Bize ibrahim b. Sa'd, Zührî'den, o da Kasım b. Muhammed'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben içinde suret bulunan bir çarşaftan perde yapmış olduğum halde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi ve yüzü renklendi. Sonra perdeyi alarak kesti. Sonra şöyle buyurdu: «(Yaptıklarını) Allah'ın yarattıklarına benzetenler, şüphesiz kir kıyamet gününde insanların en şiddetli azab görenlerinden olacaklardır.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مَنْصُورُ بْنُ أَبِي مُزَاحِمٍ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ الْقَاسِمِ، بْنِ مُحَمَّدٍ عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا مُتَسَتِّرَةٌ بِقِرَامٍ فِيهِ صُورَةٌ فَتَلَوَّنَ وَجْهُهُ ثُمَّ تَنَاوَلَ السِّتْرَ فَهَتَكَهُ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ مِنْ أَشَدِّ النَّاسِ عَذَابًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ الَّذِينَ يُشَبِّهُونَ بِخَلْقِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 5526

    Sonra çarşafa uzanarak onu eliyle parçaladı

    Türkçe meal

    Bana Harmele b. Yahya dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi, (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan, o da Kasım b. Muhammed'den naklen haber verdi, ona da Âişe rivayet etmişki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun yanına girmiş... Râvi, İbrahim b. Sa'd'ın hadîsi gibi rivayette bulunmuştur. Yalnız o: «Sonra çarşafa uzanarak onu eliyle parçaladı.» demiştir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، أَنَّ عَائِشَةَ، حَدَّثَتْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ عَلَيْهَا ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ ثُمَّ أَهْوَى إِلَى الْقِرَامِ فَهَتَكَهُ بِيَدِهِ ‏.‏

  3. Hadis no. 5527

    İnsanların azab yönünden en ziyade şiddet görecek olanı

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb toptan İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. H. Bize îshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrezzak haber verdi. (Dedilerki): Bize Ma'mer, Zührî'den bu isnadla haber verdi. Her iki râvinin hadîsinde de : «İnsanların azab yönünden en ziyade şiddet görecek olanı» cümlesi vardır. İkisi de «min» kelimesini anmamışlardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِهِمَا ‏ "‏ إِنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عَذَابًا ‏"‏ ‏.‏ لَمْ يَذْكُرَا مِنْ ‏.‏

  4. Hadis no. 5528

    Ya Âişe! Kıyamet gününde Allah katında insanların en şiddetli azab görecek olanı Allah'ın yaratmasına…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb dahî hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Abdurrahman b. Kâsim'dan, o da babasından naklen rivayet etti ki: Babası Âişe'yi şöyle derken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi. Bir rafımı içinde resimler bulunan bir çarşafla örtmüştüm. Bunu görünce parçaladı ve yüzü rengini attı. «Ya Âişe! Kıyamet gününde Allah katında insanların en şiddetli azab görecek olanı Allah'ın yaratmasına benzeyenlerdir.» buyurdu. Aişe (Demişki): Bunun üzerine çarşafı keserek ondan bir veya iki yastık yaptık

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ عَائِشَةَ، تَقُولُ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ سَتَرْتُ سَهْوَةً لِي بِقِرَامٍ فِيهِ تَمَاثِيلُ فَلَمَّا رَآهُ هَتَكَهُ وَتَلَوَّنَ وَجْهُهُ وَقَالَ ‏ "‏ يَا عَائِشَةُ أَشَدُّ النَّاسِ عَذَابًا عِنْدَ اللَّهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ الَّذِينَ يُضَاهُونَ بِخَلْقِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ عَائِشَةُ فَقَطَعْنَاهُ فَجَعَلْنَا مِنْهُ وِسَادَةً أَوْ وِسَادَتَيْنِ ‏.‏

  5. Hadis no. 5529

    Bunu benden geriye al!

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Cafer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Abdurrahman b. Kâsim'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Kâsım'i Âişe'den rivayet ederken dinledim. Âişe'nin içinde suretler bulunan bir elbisesi varmış, bir rafın üzerine uzatılmışmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona doğru namaz kıhyormuş. (Âişe'ye); «Bunu benden geriye al!» buyurmuşlar. Âişe (Demişki): Ben de onu geri alarak, ondan yastıklar yaptım

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، بْنِ الْقَاسِمِ قَالَ سَمِعْتُ الْقَاسِمَ، يُحَدِّثُ عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهُ كَانَ لَهَا ثَوْبٌ فِيهِ تَصَاوِيرُ مَمْدُودٌ إِلَى سَهْوَةٍ فَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي إِلَيْهِ فَقَالَ ‏ "‏ أَخِّرِيهِ عَنِّي ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَأَخَّرْتُهُ فَجَعَلْتُهُ وَسَائِدَ ‏.‏

  6. Hadis no. 5530

    Bize Ebû Âmir El-Akadî haber verdi. İki râvi birden Şu'be'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi îshâk b. İbrahim ile Ukbe b. Mûkrem Saîd b. Amir'den rivayet ettiler. H. Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âmir El-Akadî haber verdi. İki râvi birden Şu'be'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعُقْبَةُ بْنُ مُكْرَمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَامِرٍ، ح وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبْرَنَا أَبُو عَامِرٍ الْعَقَدِيُّ، جَمِيعًا عَنْ شُعْبَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏

  7. Hadis no. 5531

    Bize Veki Süfyân'dan, o da Abdurrahman b. Kâsim'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki Süfyân'dan, o da Abdurrahman b. Kâsim'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi. Ben içinde suretler bulunan bir yaygıdan perde yapmıştım. Onu def etti. Ben de ondan iki yastık yaptım

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَىَّ وَقَدْ سَتَرْتُ نَمَطًا فِيهِ تَصَاوِيرُ فَنَحَّاهُ فَاتَّخَذْتُ مِنْهُ وِسَادَتَيْنِ ‏.‏

  8. Hadis no. 5532

    Ben de onu kestim ve iki yastık yaptım. Bunun üzerine o anda meclisde bulunan Rabîa b. Atâ namında Benî…

    Türkçe meal

    Bize Harun b. Ma'ruf da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Haris rivayet etti. Ona da Bükeyr rivayet etmiş. Ona da Abdurrahman b. Kasım rivayet etmiş. Ona da babası Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'den naklen rivayet etmiş Ki, Âişe içinde suretler bulunan bîr perde germiş. Az sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) girerek onu atmış. Âİşe demiş ki: Ben de onu kestim ve iki yastık yaptım. Bunun üzerine o anda meclisde bulunan Rabîa b. Atâ namında Benî Zühre'nin azatlısı bir zât: — Ebû Muhammed'i Âişe'nin söylediklerini anlatırken işitmedin mi? Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu yastıkların üzerinde istirahat buyururmuş, demiş. İbni Kasım : — Hayır! cevâbını vermiş. Rabîa, Kasım b. Muhammed'i kasdederek : — Lâkin ben onu dinledim, demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، أَنَّ بُكَيْرًا، حَدَّثَهُ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الْقَاسِمِ حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَاهُ حَدَّثَهُ عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا نَصَبَتْ سِتْرًا فِيهِ تَصَاوِيرُ فَدَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنَزَعَهُ قَالَتْ فَقَطَعْتُهُ وِسَادَتَيْنِ ‏.‏ فَقَالَ رَجُلٌ فِي الْمَجْلِسِ حِينَئِذٍ يُقَالُ لَهُ رَبِيعَةُ بْنُ عَطَاءٍ مَوْلَى بَنِي زُهْرَةَ أَفَمَا سَمِعْتَ أَبَا مُحَمَّدٍ يَذْكُرُ أَنَّ عَائِشَةَ قَالَتْ فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَرْتَفِقُ عَلَيْهِمَا قَالَ ابْنُ الْقَاسِمِ لاَ ‏.‏ قَالَ لَكِنِّي قَدْ سَمِعْتُهُ ‏.‏ يُرِيدُ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ ‏.‏

  9. Hadis no. 5533

    Şüphesiz ki, bu suretlerin sahipleri azâb olunacaklar ve kendilerine; Yarattıklarınıza can verin! denilecektir

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Nâfi'den dinlediğim, onun da Kasım b. Muhammed'den, onun da Âişe'den naklettiği şu hadîsi okudum. Aişe üzerinde suretler bulunan küçük bir yastık satın almış. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kapı dışına çıkmış ve içeri girmemiş. (Âişe demişki): Ben yüzünden hoşnutsuzluğunu anladım. — Yahut hoşnutsuzluğu anlaşıldı.— Aişe: — Yâ Resûlallah! Allah'a ve Resulüne tevbe ediyorum. Ben ne suç işledim? demiş. Onun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu yastık ne oluyor?» buyurmuş. Âişe : — Ben onu senin için satın aldım. Onun üzerine oturur ve yaslanırsın! demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki, bu suretlerin sahipleri azâb olunacaklar ve kendilerine; Yarattıklarınıza can verin! denilecektir.» buyurmuş. Sonra: «İçinde suret bulunan eve melekler girmez.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا اشْتَرَتْ نُمْرَقَةً فِيهَا تَصَاوِيرُ فَلَمَّا رَآهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ عَلَى الْبَابِ فَلَمْ يَدْخُلْ فَعَرَفْتُ أَوْ فَعُرِفَتْ فِي وَجْهِهِ الْكَرَاهِيَةُ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتُوبُ إِلَى اللَّهِ وَإِلَى رَسُولِهِ فَمَاذَا أَذْنَبْتُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا بَالُ هَذِهِ النُّمْرُقَةِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَتِ اشْتَرَيْتُهَا لَكَ تَقْعُدُ عَلَيْهَا وَتَوَسَّدُهَا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ أَصْحَابَ هَذِهِ الصُّوَرِ يُعَذَّبُونَ وَيُقَالُ لَهُمْ أَحْيُوا مَا خَلَقْتُمْ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ إِنَّ الْبَيْتَ الَّذِي فِيهِ الصُّوَرُ لاَ تَدْخُلُهُ الْمَلاَئِكَةُ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 5534

    Âişe demişki: Ben de onu alarak ondan iki yastık yaptım. Evde onlardan faydalanıyordu

    Türkçe meal

    Bize bu hiidîsi Kuteybe ile İbni Rumh Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize İshâk b, İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Sekafî haber verdi. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet etti. H. Bize Abdü'I-Vâris b. Abdüs'Samed rivayet etti. (Dediki): Bize babam, dedemden, o da Eyyûb'dan naklen rivayet etti. H. Bize Harun b. Said El-Eylî de rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Vehb rivayet etti, (Dediki): Bana Usâme b. Zeyd haber verdi. H. Bana Ebû Bekir b. İshâk dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Selemete'l-Hüzâî rivayet etti, (Dediki): Bize Mâcişûn'un kardeşi oğlu Abdul'Aziz, Ubeydullah b. Ömer'den naklen haber verdi. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da Kâsım'dan, o da Âişe'den naklen bu hadîsi rivayet etmişlerdir. Bâzılarının hadîsi diğerlerinden daha tamdır. Mâcişun'un kardeşi oğlu hadîsinde şu cümleyi ziyâde etmiştir : «Âişe demişki: Ben de onu alarak ondan iki yastık yaptım. Evde onlardan faydalanıyordu.» İzah 2112 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ، وَابْنُ، رُمْحٍ عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا الثَّقَفِيُّ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ جَدِّي، عَنْ أَيُّوبَ، ح وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ الْخُزَاعِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَخِي، الْمَاجِشُونِ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، كُلُّهُمْ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، بِهَذَا الْحَدِيثِ وَبَعْضُهُمْ أَتَمُّ حَدِيثًا لَهُ مِنْ بَعْضٍ ‏.‏ وَزَادَ فِي حَدِيثِ ابْنِ أَخِي الْمَاجِشُونِ قَالَتْ فَأَخَذْتُهُ فَجَعَلْتُهُ مِرْفَقَتَيْنِ فَكَانَ يَرْتَفِقُ بِهِمَا فِي الْبَيْتِ ‏.‏

  11. Hadis no. 5535

    Suret yapanlar kıyamet gününde azâb olunacaklar; kendilerine: Yarattıklarınıza can verin! denilecektir

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (bu zât Kattan'dir) rivayet etti. Bunlar hep birlikle Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den rivayet etti. Ona da İbni Ömer haber vermiş ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Suret yapanlar kıyamet gününde azâb olunacaklar; kendilerine: Yarattıklarınıza can verin! denilecektir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - جَمِيعًا عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الَّذِينَ يَصْنَعُونَ الصُّوَرَ يُعَذَّبُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يُقَالُ لَهُمْ أَحْيُوا مَا خَلَقْتُمْ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 5536

    Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki); Bize îsmâîl yâni İbni Uleyye…

    Türkçe meal

    Bize Ebû'r-Rabi' ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki); Bize îsmâîl yâni İbni Uleyye rivayet etti. H. Bize İbni Ebî Ömer dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Sekafî rivâye' etti. Bu râvilerin hepsi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Ubeydullah'ın Nâfi'den, onun da İbni Ömer'den, onun da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır. İzah 2112 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا الثَّقَفِيُّ، كُلُّهُمْ عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  13. Hadis no. 5537

    Şüphesiz ki kıyamet gününde insanların en şiddetli azab görecek olanları ressamlardır

    Türkçe meal

    Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr A'meş'den rivayet etti. H, Bana Ebû Saîd EI-Eşecc de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Ebû'd-Duhâ'dan, o da Mesrûk'dan, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki kıyamet gününde insanların en şiddetli azab görecek olanları ressamlardır.» buyurdular. Eşecc «İnne» edatını zikretmemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو سَعِيدٍ، الأَشَجُّ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عَذَابًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ الْمُصَوِّرُونَ ‏"‏ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرِ الأَشَجُّ إِنَّ ‏.‏

  14. Hadis no. 5538

    Kıyamet gününde cehennemliklerin en şiddetli azab göreceklerinden bâzıları da ressamlardır

    Türkçe meal

    Bu hadîsi bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. H. Bize bunu İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Her iki râvi A'meş'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Yahya ile Ebû Kureyb'in Ebû Muâviye'den rivayetlerinde : «Kıyamet gününde cehennemliklerin en şiddetli azab göreceklerinden bâzıları da ressamlardır.» denilmiştir. Süfyân'ın hadîsi Veki'in hadîsi gibidir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ كُلُّهُمْ عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ يَحْيَى وَأَبِي كُرَيْبٍ عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، ‏ "‏ إِنَّ مِنْ أَشَدِّ أَهْلِ النَّارِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابًا الْمُصَوِّرُونَ ‏"‏ ‏.‏ وَحَدِيثُ سُفْيَانَ كَحَدِيثِ وَكِيعٍ ‏.‏

  15. Hadis no. 5542

    Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Katâde'den, o da Nadr b. Enes'den naklen rivayet…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Gassan EI-Mismaî ile Muhanınıed b. Müsennâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Katâde'den, o da Nadr b. Enes'den naklen rivayet ettiki: Bir adam İbni Abbâs'a gelmiş, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarki hadîsin mislini söylemiş. İzah 2112 de

  16. Hadis no. 5543

    Allah (Azze ve Celle); Benim yarattığım gibi mahlûk yaratmaya kalkışan kimseden daha zâlim kim olabilir…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. Iüftzlari birbirine yakındır. (Dedilerki): Bize İbni Fudayl Umârâ'dan, o da Ebû Zür'a'dan naklen rivayet etti. Ebû Zür'a şöyle demiş: Ebû Hureyre ile birlikte Mervan'ın evine girdim. Ebû Hureyre orada suretler gördü. Ve şunları söyledi: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Allah (Azze ve Celle); Benim yarattığım gibi mahlûk yaratmaya kalkışan kimseden daha zâlim kim olabilir. Haydi bir zerre yaratsınlar. Yahut bir tane veya arpa tanesi yaratsınlar.» buyurdu

  17. Hadis no. 5544

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu

    Türkçe meal

    Bana bu hadîsi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Umâra'dan, o da Ebû Zûr'a'dan naklen rivayet edildi. (Şöyle demiş): Ben ve Ebû Hureyre Medine'de Saîd veya Mervan için yapılmakta olan bir eve girdik. Ebû Hureyre evde resim yapan bir ressam gördü. Ve : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu» diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet etti. Ama: «Yahut bir arpa tanesi yaratsınlar» sözünü anmadı. İzah 2112 de

  18. Hadis no. 5546

    Melekler aralarında köpek ve çan bulunan yolcularla arkadaşlık etmezler

    Türkçe meal

    Bize Ebû Kâmil FudayI b. Hüseyin El-Cahderî rivayet elti. (Dediki): Bize Bişr (yâni İbni Mufaddal) rivayet etti. (Dediki): Bize Süheyl, babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Melekler aralarında köpek ve çan bulunan yolcularla arkadaşlık etmezler.» buyurmuş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ، فُضَيْلُ بْنُ حُسَيْنٍ الْجَحْدَرِيُّ حَدَّثَنَا بِشْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ مُفَضَّلٍ - حَدَّثَنَا سُهَيْلٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَصْحَبُ الْمَلاَئِكَةُ رُفْقَةً فِيهَا كَلْبٌ وَلاَ جَرَسٌ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 5547

    Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize Kuteybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül'Aziz (yâni Ed-derâverdi)…

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize Kuteybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül'Aziz (yâni Ed-derâverdi) rivayet etti. Her iki râvi Süheyl'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. İzah 2114 te

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي الدَّرَاوَرْدِيَّ - كِلاَهُمَا عَنْ سُهَيْلٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏