İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 15

Hac Kitabı

595 hadis · No. 2791–3397

Sayfa 19 / 30Yazı boyutu
  1. Hadis no. 3160

    Kurban kesmeden traş oldum; taş atmadan kurban kestim!

    Türkçe meal

    Bize, bu hadîsi Abd b. Humeyd de rivayet etti. (dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. H. Bana Saîd b. Yahya El-Emevî de rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. Bunlar hep birden İbni Cüreyc'den bu isnadla rivayet etmişlerdir. Muhammed b. Bekr'in rivayeti İsa'nın rivayeti gibidir. Yalnız: «Bu üç şey'e işaret etmiş.» sözü müstesna! O, bunu söylememiştir. Yahya El-Emevî'ye gelince: Onun rivayetinde: «Kurban kesmeden traş oldum; taş atmadan kurban kestim!» ve benzeri cümleler vardır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، ح وَحَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ يَحْيَى الأُمَوِيُّ، حَدَّثَنِي أَبِي جَمِيعًا، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ أَمَّا رِوَايَةُ ابْنِ بَكْرٍ فَكَرِوَايَةِ عِيسَى إِلاَّ قَوْلَهُ لِهَؤُلاَءِ الثَّلاَثِ ‏.‏ فَإِنَّهُ لَمْ يَذْكُرْ ذَلِكَ وَأَمَّا يَحْيَى الأُمَوِيُّ فَفِي رِوَايَتِهِ حَلَقْتُ قَبْلَ أَنْ أَنْحَرَ نَحَرْتُ قَبْلَ أَنْ أَرْمِيَ ‏.‏ وَأَشْبَاهَ ذَلِكَ ‏.‏

  2. Hadis no. 3161

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam gelerek: — Ben, kurban kesmeden traş oldum! dedi. Resûlullah…

    Türkçe meal

    Bize, bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Ebû Bekir dediki: Bize İbnİ Uyeyne, Zührî'den, o da îsâ b. Tâlha'dan, o da Abdullah b. Amr'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam gelerek: — Ben, kurban kesmeden traş oldum! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Kes, zararı yok! buyurdu; adam: — Ben, taşları atmadan kurban kestim! dedi; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Taşları at, zararı yok! buyurdular.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عِيسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ فَقَالَ حَلَقْتُ قَبْلَ أَنْ أَذْبَحَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَاذْبَحْ وَلاَ حَرَجَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ذَبَحْتُ قَبْلَ أَنْ أَرْمِيَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ ارْمِ وَلاَ حَرَجَ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 3162

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Mina'da dişi bir deve üzerinde gördüm; ona bir adam geldi

    Türkçe meal

    Bize İbni Ebî Ömer ile Abd b. Humeyd, Abdurrazzâk-dan, o da Ma'mer'den, o da Zührî'den bu isnâdla: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Mina'da dişi bir deve üzerinde gördüm; ona bir adam geldi...» diye İbni Uyeyne hadîsi mânâsında rivayette bulundular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى نَاقَةٍ بِمِنًى فَجَاءَهُ رَجُلٌ ‏.‏ بِمَعْنَى حَدِيثِ ابْنِ عُيَيْنَةَ ‏.‏

  4. Hadis no. 3163

    Yapın, zararı yok! demekten başka bir şey söylediğini görmedim

    Türkçe meal

    Bana Muhamnied b. Abdillâh b. Kuhzâz rivayet etti. (Dediki): Bize Alîyyu'bnu Hasen, Abdullah b. Mübârek'den rivayet etti. (Demişki): Bize Muhammed b. Ebî Hafsa, Zührî'den, o da îsâ b. Tâlha'dan o da Abdullah b. Amr b. Âs'dan naklen haber verdi. Abdullah şöyle demiş: Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den dinledim, kendisi bayram günü cemrede dururken yanına bir adam geldi ve: — Yâ Resûlallah! Ben, taşlarımı atmadan traş oldum! dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — At, zararı yok ! buyurdu. Bir başkası gelerek : — Ben, taşlarımı atmadan kurban kestim! dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Taşlarını at, zararı yok! buyurdu. Bir başkası daha gelerek: — Ben, taşlarımı atmadan, Beyt-i şerife giderek tavâf-ı ifâzamı yaptım! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (yine): — Taşlarını at, zararı yok! buyurdular. Hâsılı o gün kendisine bir şey sorulup da : «Yapın, zararı yok! demekten başka bir şey söylediğini görmedim.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُهْزَاذَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحَسَنِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ، الْمُبَارَكِ أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي حَفْصَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عِيسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ، عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَتَاهُ رَجُلٌ يَوْمَ النَّحْرِ وَهُوَ وَاقِفٌ عِنْدَ الْجَمْرَةِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي حَلَقْتُ قَبْلَ أَنْ أَرْمِيَ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ ارْمِ وَلاَ حَرَجَ ‏"‏ وَأَتَاهُ آخَرُ فَقَالَ إِنِّي ذَبَحْتُ قَبْلَ أَنْ أَرْمِيَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ ارْمِ وَلاَ حَرَجَ ‏"‏ ‏.‏ وَأَتَاهُ آخَرُ فَقَالَ إِنِّي أَفَضْتُ إِلَى الْبَيْتِ قَبْلَ أَنْ أَرْمِيَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ ارْمِ وَلاَ حَرَجَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَمَا رَأَيْتُهُ سُئِلَ يَوْمَئِذٍ عَنْ شَىْءٍ إِلاَّ قَالَ ‏"‏ افْعَلُوا وَلاَ حَرَجَ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 3164

    Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tavus,babasından, o da…

    Türkçe meal

    Bana Muhanınıed b. Hâtim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tavus,babasından, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kurban kesmek, traş olmak, taş atmak (ve bunlarda) takdim te'hîr yapmak hususunda suâller sorulmuş da : «Zararı yoktur!» cevabını vermiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قِيلَ لَهُ فِي الذَّبْحِ وَالْحَلْقِ وَالرَّمْىِ وَالتَّقْدِيمِ وَالتَّأْخِيرِ فَقَالَ ‏ "‏ لاَ حَرَجَ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 3165

    İbni Ömer Kurban Bayramı günü tavafı ifâzayı yapar, sonra dönerek öğleyi Mina'da kılar

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Ömer, Nafi'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kurban Bayramı günü tavâf-ı ifâzayı yapmış, sonra dönerek öğleyi Mina'da kılmış. Nâfi' demiş ki : «İbni Ömer Kurban Bayramı günü tavafı ifâzayı yapar, sonra dönerek öğleyi Mina'da kılar; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın de bunu böyle yaptığını söylerdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَفَاضَ يَوْمَ النَّحْرِ ثُمَّ رَجَعَ فَصَلَّى الظُّهْرَ بِمِنًى ‏.‏ قَالَ نَافِعٌ فَكَانَ ابْنُ عُمَرَ يُفِيضُ يَوْمَ النَّحْرِ ثُمَّ يَرْجِعُ فَيُصَلِّي الظُّهْرَ بِمِنًى وَيَذْكُرُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَعَلَهُ ‏.‏

  7. Hadis no. 3166

    Bize İshâk b. Yûsuf El-Ezrak rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Abdülâziz b. Rüfey'den naklen haber verdi…

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. Yûsuf El-Ezrak rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Abdülâziz b. Rüfey'den naklen haber verdi. (Demişki): Enes b. Mâlik'e sordum : — Bana Resulullah (Sallallahu Aleyhî ve Sellem)'den anladığım bir şeyi haber ver, Terviye günü öğle namazını nerede kıldı? dedim. Enes (Radiyallahu anh): — Mina'da! cevâbını verdi. — Yâ Nefr günü ikindiyi nerede kıldı? dedim. — Ebtah'daî cevâbını verdi. Sonra : — Amirlerin ne yapıyorsa sen de onu yap! dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ يُوسُفَ الأَزْرَقُ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ رُفَيْعٍ، قَالَ سَأَلْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ قُلْتُ أَخْبِرْنِي عَنْ شَىْءٍ، عَقَلْتَهُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَيْنَ صَلَّى الظُّهْرَ يَوْمَ التَّرْوِيَةِ قَالَ بِمِنًى ‏.‏ قُلْتُ فَأَيْنَ صَلَّى الْعَصْرَ يَوْمَ النَّفْرِ قَالَ بِالأَبْطَحِ - ثُمَّ قَالَ - افْعَلْ مَا يَفْعَلُ أُمَرَاؤُكَ ‏.‏

  8. Hadis no. 3167

    Bize Abdürrezzâk, Ma'mer'den, o da Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki: Nebi…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Mihrân Er-Râzî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk, Ma'mer'den, o da Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Ebû Bekir ve Ömer Ebtah'a inerlermiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مِهْرَانَ الرَّازِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَأَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ كَانُوا يَنْزِلُونَ الأَبْطَحَ

  9. Hadis no. 3168

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve ondan sonra Hulefâ-i Râşidîn Muhassab'e inmişlerdir

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim b. Meymûn rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize Sahr b. Cüveyriye, Nâfi'den naklen rivayet ettiki İbni Ömer (Radiyallahu anh) El-Muhassab'a inmeyi sünnet sayar; Nefr günü öğleyi EI-Muhassab'da kılarmış. Nâfi': «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve ondan sonra Hulefâ-i Râşidîn Muhassab'e inmişlerdir.» demiş. İzah 1313 te

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمِ بْنِ مَيْمُونٍ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا صَخْرُ بْنُ جُوَيْرِيَةَ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، كَانَ يَرَى التَّحْصِيبَ سُنَّةً وَكَانَ يُصَلِّي الظُّهْرَ يَوْمَ النَّفْرِ بِالْحَصْبَةِ ‏.‏ قَالَ نَافِعٌ قَدْ حَصَّبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْخُلَفَاءُ بَعْدَهُ ‏.‏

  10. Hadis no. 3169

    Ebtah'a inmek sünnet değildir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in oraya inmesi (Medine'ye dönerken)…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: «Ebtah'a inmek sünnet değildir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in oraya inmesi (Medine'ye dönerken) yola çıkmak için daha kolayına geldiğindendir.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ نُزُولُ الأَبْطَحِ لَيْسَ بِسُنَّةٍ إِنَّمَا نَزَلَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَنَّهُ كَانَ أَسْمَحَ لِخُرُوجِهِ إِذَا خَرَجَ ‏.‏

  11. Hadis no. 3170

    Bize Hafs b. Gıyâs rivayet etti. H. Bana bu hadîsi Ebu'r-Rabî' Ez-Zehrânî de rivayet etti. (Dediki): Bize…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi (yine) Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs rivayet etti. H. Bana bu hadîsi Ebu'r-Rabî' Ez-Zehrânî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd yâni İbni Zeyd rivayet etti. H. Bize bu hadîsi Ebû Kâmil dahî rivayet etti. (dediki); Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Habîb El-Muallim rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Hişâm'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، ح وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو الرَّبِيعِ، الزَّهْرَانِيُّ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كَامِلٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا حَبِيبٌ الْمُعَلِّمُ، كُلُّهُمْ عَنْ هِشَامٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

  12. Hadis no. 3171

    Bana Âişe'den naklen Urve de haber verdi ki Âişe (Radiyallahu anha) bunu yapmaz. (Resûlullah (Sallallahu…

    Türkçe meal

    Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Sâlim'den naklen haber verdi kî, Ebû Bekir, Ömer ve İbni Ömer Ebtaha inerlermiş. Zührî demiş ki: «Bana Âişe'den naklen Urve de haber verdi ki Âişe (Radiyallahu anha) bunu yapmaz. (Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in oraya inmesi ancak yola çıkması için kolayına gelen bir yer olduğundandır.) dermiş.» İzah 1313 te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، أَنَّ أَبَا بَكْرٍ، وَعُمَرَ، وَابْنَ، عُمَرَ كَانُوا يَنْزِلُونَ الأَبْطَحَ ‏.‏ قَالَ الزُّهْرِيُّ وَأَخْبَرَنِي عُرْوَةُ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا لَمْ تَكُنْ تَفْعَلُ ذَلِكَ وَقَالَتْ إِنَّمَا نَزَلَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَنَّهُ كَانَ مَنْزِلاً أَسْمَحَ لِخُرُوجِهِ ‏.‏

  13. Hadis no. 3172

    El-Muhassab'da kalmak bir şey değildir. O ancak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in indiği bir…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim, İbni Ebî Ömer ve Ahmed b. Abde rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Anır'dan, o da Atâ'dan, o da İbni Abbas'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs (Radiyallahu anh): «El-Muhassab'da kalmak bir şey değildir. O ancak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in indiği bir menzildir.» demiş. İzah 1313 te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، وَأَحْمَدُ بْنُ، عَبْدَةَ - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لَيْسَ التَّحْصِيبُ بِشَىْءٍ إِنَّمَا هُوَ مَنْزِلٌ نَزَلَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  14. Hadis no. 3173

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mina'dan çıktığı vakit Ebtah'a inmemi bana emir buyurmadı. Ama ben…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetübnü Saîd ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb toptan İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Salih b. Keysân'dan, o da Süleyman b. Yesâr'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Ebû Râfî' şunu söyledi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mina'dan çıktığı vakit Ebtah'a inmemi bana emir buyurmadı. Ama ben (kendiliğimden) giderek oraya onun çadırını kurdum. Müteakiben o da oraya gelerek konakladı.» Ebû Bekir Salih'in rivayetinde şunları söyledi: «dediki: Süleyman b. Yesâr'dan dinledim.» Kuteybe'nin rivayetinde: «Ebû Râfi'den naklen o, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in eşyasına bakmaya me'mûrdu, dedi.» ibaresi vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ جَمِيعًا عَنِ ابْنِ، عُيَيْنَةَ قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ صَالِحِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، قَالَ قَالَ أَبُو رَافِعٍ لَمْ يَأْمُرْنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَنْزِلَ الأَبْطَحَ حِينَ خَرَجَ مِنْ مِنًى وَلَكِنِّي جِئْتُ فَضَرَبْتُ فِيهِ قُبَّتَهُ فَجَاءَ فَنَزَلَ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ فِي رِوَايَةِ صَالِحٍ قَالَ سَمِعْتُ سُلَيْمَانَ بْنَ يَسَارٍ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ قُتَيْبَةَ قَالَ عَنْ أَبِي رَافِعٍ وَكَانَ عَلَى ثَقَلِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  15. Hadis no. 3174

    Yarın inşaallah Benî Kinâne'nin Hayfına, küfr üzere ahd-ü peymân verdikleri yere ineceğiz

    Türkçe meal

    Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İleni Şihâb'dan, o da Ebû Selemete'bnü-Abdirrahman b. Avf'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdiki, şöyle buyurmuşlar : «Yarın inşaallah Benî Kinâne'nin Hayfına, küfr üzere ahd-ü peymân verdikleri yere ineceğiz.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ نَنْزِلُ غَدًا إِنْ شَاءَ اللَّهُ بِخَيْفِ بَنِي كِنَانَةَ حَيْثُ تَقَاسَمُوا عَلَى الْكُفْرِ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 3175

    Yarın biz Benî Kinâne'nin Hayfına, küfür üzere ahd-ü peymân ettikleri yere ineceğiz

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Velîd b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bana Evzâî rivayet etti. (Dediki): Bana Zührî rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Seleme rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hureyre rivayet etti. (Dediki): Mina'da bulunduğumuz sırada Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize hitaben: «Yarın biz Benî Kinâne'nin Hayfına, küfür üzere ahd-ü peymân ettikleri yere ineceğiz.» buyurdular; Bunun sebebi Kureyş'Ie Benî Kinâne'nin, Benî Hâşim'le Benî Muttalib aleyhine onlarla kız alıp-vermemek Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kendilerine teslim edinceye kadar alışverişte bulunmamak üzere ahd-ü peymân etmiş olmalarıdır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu yerden El-Muhassab'ı kasdetmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنِي الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ، حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ بِمِنًى ‏ "‏ نَحْنُ نَازِلُونَ غَدًا بِخَيْفِ بَنِي كِنَانَةَ حَيْثُ تَقَاسَمُوا عَلَى الْكُفْرِ ‏"‏ ‏.‏ وَذَلِكَ إِنَّ قُرَيْشًا وَبَنِي كِنَانَةَ تَحَالَفَتْ عَلَى بَنِي هَاشِمٍ وَبَنِي الْمُطَّلِبِ أَنْ لاَ يُنَاكِحُوهُمْ وَلاَ يُبَايِعُوهُمْ حَتَّى يُسْلِمُوا إِلَيْهِمْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَعْنِي بِذَلِكَ الْمُحَصَّبَ ‏.‏

  17. Hadis no. 3176

    Hedefimiz Allah fütuhat verirse inşaallah Hayf (yâni) müşriklerin küfr ahd-ü peymân ettikleri yerdir

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etti. (dediki) ; Bana Verkaas, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan. o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hedefimiz Allah fütuhat verirse inşaallah Hayf (yâni) müşriklerin küfr ahd-ü peymân ettikleri yerdir» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، حَدَّثَنِي وَرْقَاءُ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْزِلُنَا - إِنْ شَاءَ اللَّهُ إِذَا فَتَحَ اللَّهُ - الْخَيْفُ حَيْثُ تَقَاسَمُوا عَلَى الْكُفْرِ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 3177

    Bize İbni Numeyr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. H. Bize. İbni Numeyr de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti. (Dediki): Bana Nâfi', İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki, Abbâs b. Abdilmuttalib sakiliği dolayısıyla Mina gecelerinde Mekke'de kalmak üzere Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den izin istemiş. O da kendisine izin vermiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ قَالاَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، ح. وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ الْعَبَّاسَ بْنَ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ، اسْتَأْذَنَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَبِيتَ بِمَكَّةَ لَيَالِيَ مِنًى مِنْ أَجْلِ سِقَايَتِهِ فَأَذِنَ لَهُ ‏.‏

  19. Hadis no. 3178

    Bize îsâ b. Yûnus haber verdi. H. Bana bu hadîsi Muhammed b. Hatim ile Abd b. Humeyd dahî hep birden Muhammed…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi İshâk b. İbrâhîm de rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ b. Yûnus haber verdi. H. Bana bu hadîsi Muhammed b. Hatim ile Abd b. Humeyd dahî hep birden Muhammed b. Bekir'den rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (îsâ ile îbni Cüreyc'in) ikisi birden Ubeydullah b. Ömer'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، ح وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ، حَاتِمٍ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ جَمِيعًا عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، كِلاَهُمَا عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، بْنِ عُمَرَ بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

  20. Hadis no. 3179

    Acep neden amcanız oğullarını hacılara bal ve süt sunarken görüyorum, siz ise üzüm şerbeti sunuyorsunuz. Bunu…

    Türkçe meal

    Bana Muhammedu'bnu-Münhâl Ed-Darîr rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Humeyd-i Tavîl, Bekr b. Abdillâh El-Müzenî'den rivayet etti. (Demişki): Ben Kabe'nin yanında İbni Abbâs'Ia birlikte oturuyordum. Derken ona bir bedevî gelerek şunları söyledi: «Acep neden amcanız oğullarını hacılara bal ve süt sunarken görüyorum, siz ise üzüm şerbeti sunuyorsunuz. Bunu ihtiyâcınızdan dolayı mı yoksa cimrilikten mi yapıyorsunuz?» İbni Abbâs şu mukabelede bulundu : «Allah'a hamdolsun hiçbir ihtiyâcımız yok. Cimri de değiliz, (Ama) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) arkasında Usâme olduğu halde devesi üzerinde geldi de su istedi. Biz de kendisine bir kap üzüm şerbeti getirdik. O bunu içti. Ve artanını Usâme'ye sundu. (Bize de): «İyi yaptınız! Hoş ettiğiniz! Hep böyle yapın! buyurdular. Binâenaleyh biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in emir buyurduğu bir şeyi değiştirmek istemeyiz

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمِنْهَالِ الضَّرِيرُ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ الطَّوِيلُ، عَنْ بَكْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْمُزَنِيِّ، قَالَ كُنْتُ جَالِسًا مَعَ ابْنِ عَبَّاسٍ عِنْدَ الْكَعْبَةِ فَأَتَاهُ أَعْرَابِيٌّ فَقَالَ مَا لِي أَرَى بَنِي عَمِّكُمْ يَسْقُونَ الْعَسَلَ وَاللَّبَنَ وَأَنْتُمْ تَسْقُونَ النَّبِيذَ أَمِنْ حَاجَةٍ بِكُمْ أَمْ مِنْ بُخْلٍ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ الْحَمْدُ لِلَّهِ مَا بِنَا مِنْ حَاجَةٍ وَلاَ بُخْلٍ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَى رَاحِلَتِهِ وَخَلْفَهُ أُسَامَةُ فَاسْتَسْقَى فَأَتَيْنَاهُ بِإِنَاءٍ مِنْ نَبِيذٍ فَشَرِبَ وَسَقَى فَضْلَهُ أُسَامَةَ وَقَالَ ‏ "‏ أَحْسَنْتُمْ وَأَجْمَلْتُمْ كَذَا فَاصْنَعُوا ‏"‏ ‏.‏ فَلاَ نُرِيدُ تَغْيِيرَ مَا أَمَرَ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏