İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 15

Hac Kitabı

595 hadis · No. 2791–3397

Sayfa 20 / 30Yazı boyutu
  1. Hadis no. 3180

    Bize İbn Uyeyne Ab-dülkerîm-i Cezerî'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivâyet etti

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkid ve Züheyr b. Harb da rivâyet ettiler. (Dediler ki): Bize İbn Uyeyne Ab-dülkerîm-i Cezerî'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivâyet etti

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ، الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ أَمَرَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَقُومَ عَلَى بُدْنِهِ وَأَنْ أَتَصَدَّقَ بِلَحْمِهَا وَجُلُودِهَا وَأَجِلَّتِهَا وَأَنْ لاَ أُعْطِيَ الْجَزَّارَ مِنْهَا قَالَ ‏ "‏ نَحْنُ نُعْطِيهِ مِنْ عِنْدِنَا ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 3181

    Bize İbni Uyeyne Abdülkerîm-i Cezerî'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkid ve Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Uyeyne Abdülkerîm-i Cezerî'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ الْجَزَرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

  3. Hadis no. 3182

    Bize Süfyân haber verdi. Yine İshâk b. İbrahim (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm haber verdi. (Dediki): Bana babam…

    Türkçe meal

    Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân haber verdi. Yine İshâk b. İbrahim (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm haber verdi. (Dediki): Bana babam haber verdi. Her iki râvî İbni Ebî Necîh'dan, o da Mücahid'den, o da İbni Ebî Leylâ'dan, o da Alî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulunmuşlardır. İkisinin hadisinde de kasap ücreti yoktur

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، وَقَالَ، إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي كِلاَهُمَا، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي، لَيْلَى عَنْ عَلِيٍّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَلَيْسَ فِي حَدِيثِهِمَا أَجْرُ الْجَازِرِ ‏.‏

  4. Hadis no. 3183

    (Dediki): Bana Hasen b. Müslim haber verdi, ona da Mücâhid, Mücâhid'e de Abdurrahman b. Ebî Leylâ, ona da…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim b. Meymûn ile Muhammed b. Merzûk ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Abd (bize haber verdi) tâbîrini kullandı. Ötekiler : Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti dediler. (Muhammed Demişki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Hasen b. Müslim haber verdi, ona da Mücâhid, Mücâhid'e de Abdurrahman b. Ebî Leylâ, ona da Aliyyu'bnü-Ebî Tâlib haber vermiş ki : Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) develerine bakmasını ve bütün develerinin etlerini, derilerini, çullarını fakirlere taksim etmesini, bunlardan kasaplık hakkı olarak bir şey vermemesini kendisine emir buyurmuş.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمِ بْنِ مَيْمُونٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ مَرْزُوقٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي الْحَسَنُ بْنُ مُسْلِمٍ، أَنَّ مُجَاهِدًا، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي لَيْلَى أَخْبَرَهُ أَنَّ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ أَخْبَرَهُ ‏.‏ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَهُ أَنْ يَقُومَ عَلَى بُدْنِهِ وَأَمَرَهُ أَنْ يَقْسِمَ بُدْنَهُ كُلَّهَا لُحُومَهَا وَجُلُودَهَا وَجِلاَلَهَا فِي الْمَسَاكِينِ وَلاَ يُعْطِيَ فِي جِزَارَتِهَا مِنْهَا شَيْئًا ‏.‏

  5. Hadis no. 3184

    Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Abdülkerim b…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Abdülkerim b. Mâlik El-Cezerî haber verdi. Ona da Mücâhid haber vermiş. Ona da Abdurrahman b. Ebî Leylâ, ona da Aliyyü'bnü Ebî Tâlib haber vermişki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine yukarki hadîsdekinin mislini emir buyurmuş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ، الْكَرِيمِ بْنُ مَالِكٍ الْجَزَرِيُّ أَنَّ مُجَاهِدًا، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي لَيْلَى أَخْبَرَهُ أَنَّ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَهُ بِمِثْلِهِ ‏.‏

  6. Hadis no. 3185

    Hudeybiye senesinde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikle yedi kişi için bir deve, yine yedi…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki); Bize Mâlik rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. Bu lâfız onundur, (Dediki): Mâlik'e, Ebû'z-Zübeyr'den dinlediğim, onun da Câbir b. Abdillâh'tan rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Câbir: : «Hudeybiye senesinde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikle yedi kişi için bir deve, yine yedi kişi için bir sığır kurban ettik.» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ نَحَرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَامَ الْحُدَيْبِيَةِ الْبَدَنَةَ عَنْ سَبْعَةٍ وَالْبَقَرَةَ عَنْ سَبْعَةٍ ‏.‏

  7. Hadis no. 3186

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} iîe birlikte hacc'a telbiye getirerek yola çıktık. Resulullah…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) ; Bize Ebû Hayseme, Ebû'z-Zübeyr'den. o da Câbir'den naklen haber verdi. H. Bize Ahmed b. Yûnus da rivayet etti. (Dediki): Bize Zübeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'z-Zübeyr, Câbir'den naklen rivayet elti. Câbir şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} iîe birlikte hacc'a telbiye getirerek yola çıktık. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} bize deve ile sığırda ortak olmamızı, içimizden her yedi kişinin bir deveye iştirâk etmemizi emir buyurdu.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، ح. وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُهِلِّينَ بِالْحَجِّ فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ نَشْتَرِكَ فِي الإِبِلِ وَالْبَقَرِ كُلُّ سَبْعَةٍ مِنَّا فِي بَدَنَةٍ ‏.‏

  8. Hadis no. 3187

    Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte hacc ettik de deveyi yedi kişi, sığırı dahî yedi…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize Azratübnu Sabit, Ebü'z-Zübeyr'den, o da Câbir b. Abdullah'tan naklen rivayet etti. Câbir (Radiyallahu anh) şöyle demiş: «Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte hacc ettik de deveyi yedi kişi, sığırı dahî yedi kişi nâmına kurban kestik.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا عَزْرَةُ بْنُ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَجَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنَحَرْنَا الْبَعِيرَ عَنْ سَبْعَةٍ وَالْبَقَرَةَ عَنْ سَبْعَةٍ ‏.‏

  9. Hadis no. 3188

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} ile birlikte yaptığımız hacc ve Umrede her yedi kişi, bir devede ortak…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki Câbir b, Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} ile birlikte yaptığımız hacc ve Umrede her yedi kişi, bir devede ortak olduk.» Bunun üzerine bir adam Câbir'e : — Bedene'de dahî cezûr'da olduğu gibi ortaklık sahih midir? diye sordu. Câbir. {Radiyallahu anh) : — O ancak bedenelerden ma'dûdtur cevâbını verdi. Câbir Hudeybiye'de bulunmuştu : — Biz o gün yetmiş bedene boğazladık; her yedi kişi, bir bedenede ortak olduk, dedi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ اشْتَرَكْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ كُلُّ سَبْعَةٍ فِي بَدَنَةٍ فَقَالَ رَجُلٌ لِجَابِرٍ أَيُشْتَرَكُ فِي الْبَدَنَةِ مَا يُشْتَرَكُ فِي الْجَزُورِ قَالَ مَا هِيَ إِلاَّ مِنَ الْبُدْنِ ‏.‏ وَحَضَرَ جَابِرٌ الْحُدَيْبِيَةَ قَالَ نَحَرْنَا يَوْمَئِذٍ سَبْعِينَ بَدَنَةً اشْتَرَكْنَا كُلُّ سَبْعَةٍ فِي بَدَنَةٍ ‏.‏

  10. Hadis no. 3189

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize ihramdan çıktığımız vakit hedy kurbanı kesmemizi ve bir…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bize Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdullâh'ı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in haccını anlatırken dinlemiş. Câbîr (Radiyallahu anh) şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize ihramdan çıktığımız vakit hedy kurbanı kesmemizi ve bir kurbanda birkaç kişinin ortak olmasını emir buyurdu.» Bu hadîsde beyân edildiğine göre bu hâdise Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashâhına hacclarından hılle çıkmalarını emir buyurduğu zaman olmuş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يُحَدِّثُ عَنْ حَجَّةِ النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم قَالَ فَأَمَرَنَا إِذَا أَحْلَلْنَا أَنْ نُهْدِيَ وَيَجْتَمِعَ النَّفَرُ مِنَّا فِي الْهَدِيَّةِ وَذَلِكَ حِينَ أَمَرَهُمْ أَنْ يَحِلُّوا مِنْ ‏.‏ حَجِّهِمْ فِي هَذَا الْحَدِيثِ ‏.‏

  11. Hadis no. 3190

    Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} ile birlikte Umreye temettü' yapar ve bir sığırı yedi kişi…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym, Abdülmelik'ten, o da Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen haber verdi, Câbîr (Radiyallahu anh) : «Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} ile birlikte Umreye temettü' yapar ve bir sığırı yedi kişi nâmına keser onda ortak oturduk.» demiş. İzah 1319 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ، عَبْدِ اللَّهِ قَالَ كُنَّا نَتَمَتَّعُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْعُمْرَةِ فَنَذْبَحُ الْبَقَرَةَ عَنْ سَبْعَةٍ نَشْتَرِكُ فِيهَا ‏.‏

  12. Hadis no. 3191

    Kurban bayramı günü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Âîşe nâmına bir sığır kesti

    Türkçe meal

    Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Zekeriyyâ b. Ebî Zâide, İbni Cüreyc'den, o da Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbîr'den naklen rivayet etti. Câbîr (Radiyallahu anh): «Kurban bayramı günü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Âîşe nâmına bir sığır kesti.» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّاءَ بْنِ أَبِي زَائِدَةَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ ذَبَحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ عَائِشَةَ بَقَرَةً يَوْمَ النَّحْرِ ‏.‏

  13. Hadis no. 3192

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınlar'ı nâmına kurban boğazladı

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti, (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki): Bize îbnî Cüreyc haber verdi. H. Bana Saîd b. Yahya EI-Emevî de rivayet etti. (dediki); Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bize îbnî Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillâh'ı: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınlar'ı nâmına kurban boğazladı.» derken işitmiş. İbni Bekr'in Âişe'den rivayet ettiği hadîsde: «Haccında bir sığır (kurban etti)» kaydı vardır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنِي سَعِيدُ، بْنُ يَحْيَى الأُمَوِيُّ حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ، اللَّهِ يَقُولُ نَحَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ نِسَائِهِ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ بَكْرٍ عَنْ عَائِشَةَ بَقَرَةً فِي حَجَّتِهِ ‏.‏

  14. Hadis no. 3193

    Onu bağlı olarak ayağa kaldır. Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetine tâbi ol

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Halid b, Abdillâh, Yûnus'dan, o da Ziyâd b. Cübeyr'den naklen haber verdiki, İbni Ömer devesini yatırarak boğazlıyan bir adamın yanına varmış da: «Onu bağlı olarak ayağa kaldır. Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetine tâbi ol.» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ يُونُسَ، عَنْ زِيَادِ بْنِ جُبَيْرٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، أَتَى عَلَى رَجُلٍ وَهُوَ يَنْحَرُ بَدَنَتَهُ بَارِكَةً فَقَالَ ابْعَثْهَا قِيَامًا مُقَيَّدَةً سُنَّةَ نَبِيِّكُمْ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  15. Hadis no. 3194

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hedy kurbanını Medine'den gönderirdi. Ben kurbanının nişan iplerini…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbni Şihâb'dan, o da Urvetü'bnü Zübeyr ile Amra binti Abdurrahmân'dan naklen rivayet ettiki, Âişe (Radiyallahu anha) şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hedy kurbanını Medine'den gönderirdi. Ben kurbanının nişan iplerini örerdim. Sonra ihrâmlı bir kimsenin sakındığı hiçbir şeyden sakınmazdı.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، وَعَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُهْدِي مِنَ الْمَدِينَةِ فَأَفْتِلُ قَلاَئِدَ هَدْيِهِ ثُمَّ لاَ يَجْتَنِبُ شَيْئًا مِمَّا يَجْتَنِبُ الْمُحْرِمُ ‏.‏

  16. Hadis no. 3195

    Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini haber verdi

    Türkçe meal

    Bana bu hadîsi Harmeletü'bnü Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini haber verdi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِيهِ حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

  17. Hadis no. 3196

    Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hedy kurbanının nişan iplerini örerken hâlâ kendimi görür…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Saîd b. Mansur ile Züheyr b. Harb dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân, Zührî'den, o da Urve'den, o da Aişe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet eyledi. H. Bize Saîd b. Mansûr ile Halef b. Hişâm ve Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd b. Zeyd, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Aişe'den naklen haber verdi. Âişe : «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hedy kurbanının nişan iplerini örerken hâlâ kendimi görür gibiyim.» demiş. Râvî hadîsi yukaıki hadîs gibi rivayet etmiştir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَخَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالُوا أَخْبَرَنَا حَمَّادُ، بْنُ زَيْدٍ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَىَّ أَفْتِلُ قَلاَئِدَ هَدْىِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِنَحْوِهِ ‏.‏

  18. Hadis no. 3197

    Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hedy kurbanının nişan iplerini şu iki elimle örerdim

    Türkçe meal

    Bize Saîd b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân. Abdurrahmân b. Kaasim'den, o da babasından naklen rivayet etti. Babası şöyle demiş: Ben Âişe'yi şunu söylerken işittim : «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hedy kurbanının nişan iplerini şu iki elimle örerdim. Sonra (hacıların uzaklaştığı) hiçbir şeyden uzaklaşmaz ve bir şeyi terketmezdî

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ عَائِشَةَ، تَقُولُ كُنْتُ أَفْتِلُ قَلاَئِدَ هَدْىِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدَىَّ هَاتَيْنِ ثُمَّ لاَ يَعْتَزِلُ شَيْئًا وَلاَ يَتْرُكُهُ

  19. Hadis no. 3198

    Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in develerini:! nişan iplerini ellerimle Ördüm. Sonra onlar'ı…

    Türkçe meal

    Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh, Kaasim'den, o da Âîşe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş : «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in develerini:! nişan iplerini ellerimle Ördüm. Sonra onlar'ı nişanladı ve boyunlarına alâmet taktı. Bilâhare banları Beyt-i şerife gönderdi. Kendisi Medine'de kaldı ama (bununla) ona helâl olan hiçbir şey haram olmadı.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا أَفْلَحُ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ فَتَلْتُ قَلاَئِدَ بُدْنِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدَىَّ ثُمَّ أَشْعَرَهَا وَقَلَّدَهَا ثُمَّ بَعَثَ بِهَا إِلَى الْبَيْتِ وَأَقَامَ بِالْمَدِينَةِ فَمَا حَرُمَ عَلَيْهِ شَىْءٌ كَانَ لَهُ حِلاًّ ‏.‏

  20. Hadis no. 3199

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hedy gönderdi. Ben onların nişan ipîerini ellerimle örerdim. Sonra…

    Türkçe meal

    Bize Aliyyü'bnü Hucr Es-Sa'dî ile Ya'kûb b. İbrâhîm Ed-Devrakî rivayet etliler. İbni Hucr dediki; Bize İsmail b. İbrâhîm, Eyyûb'dan, o da Kaasînı ile Ebû Kilâbe'den, onlar da Âîşe'den naklen rivayet etti. Âişe (Radiyallahu anhu) şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hedy gönderdi. Ben onların nişan ipîerini ellerimle örerdim. Sonra ihrâmsız bîr kimsenin çekinmediği hiçbir şeyden (o da) çekinmezdi.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، وَيَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، قَالَ ابْنُ حُجْرٍ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنِ الْقَاسِمِ، وَأَبِي، قِلاَبَةَ عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَبْعَثُ بِالْهَدْىِ أَفْتِلُ قَلاَئِدَهَا بِيَدَىَّ ثُمَّ لاَ يُمْسِكُ عَنْ شَىْءٍ لاَ يُمْسِكُ عَنْهُ الْحَلاَلُ ‏.‏