İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 24

Hibeler Kitabı

41 hadis · No. 4163–4203

Sayfa 1 / 3Yazı boyutu
  1. Hadis no. 4163

    Onu ne satın al, ne de sadakandan dön; zira sadakasından dönen kusmuğuna dön (üp yiy) en köpek gibidir

    Türkçe meal

    Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik b. Enes, Zeyd b. Eslem'den, o da babasından naklen rivayet ettiki, Ömer b. Hattâb şunları söylemiş : İyi cins bir atımı Hak yolunda tesadduk ettim. Az sonra sahibi onu ziyan etmiş. Ben onu ucuza satacağını anlayarak Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hükmünü sordum da: «Onu ne satın al, ne de sadakandan dön; zira sadakasından dönen kusmuğuna dön (üp yiy) en köpek gibidir.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، قَالَ حَمَلْتُ عَلَى فَرَسٍ عَتِيقٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَأَضَاعَهُ صَاحِبُهُ فَظَنَنْتُ أَنَّهُ بَائِعُهُ بِرُخْصٍ فَسَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ ‏ "‏ لاَ تَبْتَعْهُ وَلاَ تَعُدْ فِي صَدَقَتِكَ فَإِنَّ الْعَائِدَ فِي صَدَقَتِهِ كَالْكَلْبِ يَعُودُ فِي قَيْئِهِ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 4164

    Onu satın alma; velevki onu sana bîr dirheme versin!

    Türkçe meal

    Bana bu hadîsi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân yâni ibni Mehdi, Mâlik b. Enes'den bu isnâdla rivayette bulundu. Şunu da ziyade etti: «Onu satın alma; velevki onu sana bîr dirheme versin!»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، - يَعْنِي ابْنَ مَهْدِيٍّ - عَنْ مَالِكِ، بْنِ أَنَسٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ وَزَادَ ‏ "‏ لاَ تَبْتَعْهُ وَإِنْ أَعْطَاكَهُ بِدِرْهَمٍ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 4165

    Onu satın olma, velevki sana bir dirheme versin; zîra sadakasından dönenin misali kusmuğuna dönen köpek…

    Türkçe meal

    Bana Ümeyye b. Bistâm rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd yâni İbni Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh —ki İbni'l-Kaasîm'dir—, Yezîd b. Eslem'den, o da babasından, o da Ömer'den naklen rivayette bulundu ki, Ömer bir atını Hak yolunda tesadduk etmiş; sonra onu sahibinin ziyan ettiğini görmüş. Bu zâtın malı azmış. Bu sebeple atı satın almak isteyerek Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelmiş ve meseleyi kendilerine arz etmiş. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Onu satın olma, velevki sana bir dirheme versin; zîra sadakasından dönenin misali kusmuğuna dönen köpek gibidir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أُمَيَّةُ بْنُ بِسْطَامَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - يَعْنِي ابْنَ زُرَيْعٍ - حَدَّثَنَا رَوْحٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْقَاسِمِ - عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عُمَرَ، أَنَّهُ حَمَلَ عَلَى فَرَسٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَوَجَدَهُ عِنْدَ صَاحِبِهِ وَقَدْ أَضَاعَهُ وَكَانَ قَلِيلَ الْمَالِ فَأَرَادَ أَنْ يَشْتَرِيَهُ فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ ‏ "‏ لاَ تَشْتَرِهِ وَإِنْ أُعْطِيتَهُ بِدِرْهَمٍ فَإِنَّ مَثَلَ الْعَائِدِ فِي صَدَقَتِهِ كَمَثَلِ الْكَلْبِ يَعُودُ فِي قَيْئِهِ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 4166

    Bize Süfyân, Zeyd b. Eslem'den bu İsnâdla rivayette bulundu. Ancak Mâlik ile Ravh'ın hadîsleri daha tamam ve…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Zeyd b. Eslem'den bu İsnâdla rivayette bulundu. Ancak Mâlik ile Ravh'ın hadîsleri daha tamam ve daha uzundur. İzah 1621 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّ مَالِكٍ وَرَوْحٍ أَتَمُّ وَأَكْثَرُ ‏.‏

  5. Hadis no. 4167

    Onu satın alma ! Sadakandan da dönme!

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Ömer b. El-Hattâb bir atını Hak yolunda tesaduk etmiş. Sonra onun satılacağını anlamış da satın almak istemiş; ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bu meseleyi sormuş. Efendimiz: «Onu satın alma ! Sadakandan da dönme!» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ عُمَرَ، بْنَ الْخَطَّابِ حَمَلَ عَلَى فَرَسٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَوَجَدَهُ يُبَاعُ فَأَرَادَ أَنْ يَبْتَاعَهُ فَسَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ ‏ "‏ لاَ تَبْتَعْهُ وَلاَ تَعُدْ فِي صَدَقَتِكَ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 4168

    Bize Yahya —ki El-Kattân'dır— rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet…

    Türkçe meal

    Bize bu hadisi Kuteybe b. Saîd ile ibni Rumh dahi hep birden Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize El-Mukaddemî ile İbni'I-Müsennâ da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya —ki El-Kattân'dır— rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Ubeydullah'dan ve ikisi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَابْنُ، رُمْحٍ جَمِيعًا عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا الْمُقَدَّمِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، وَهُوَ الْقَطَّانُ ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، كِلاَهُمَا عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ، عُمَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ مَالِكٍ ‏.‏

  7. Hadis no. 4169

    Sadakandan dönme yâ Ömer!

    Türkçe meal

    Bize İbni Ebî Ömer ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Lâfız Abd'ındır. (Dediki): Bize Abdürrazzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Sâlim'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi ki, Ömer bir atını Hak yolunda tesaduuk etmiş. Sonra onun satılırdığını görerek satın almak istemiş ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sormuş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sadakandan dönme yâ Ömer!» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، - وَاللَّفْظُ لِعَبْدٍ - قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ عُمَرَ، حَمَلَ عَلَى فَرَسٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ رَآهَا تُبَاعُ فَأَرَادَ أَنْ يَشْتَرِيَهَا فَسَأَلَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَعُدْ فِي صَدَقَتِكَ يَا عُمَرُ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 4170

    Sadakasından dönen kimsenin misâli, kusup da sonra kusmuğuna dönerek onu yiyen köpek gibidir

    Türkçe meal

    Bana İbrahim b. Musa Er-Râzî ile ishâk b. İbrahim rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize îsâ b. Yunus haber verdi. (Dediki): Bize Evzâî, Ebû Ca'fer Muhammed b. Ali'den, o da İbnil-Müseyyeb'den, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sadakasından dönen kimsenin misâli, kusup da sonra kusmuğuna dönerek onu yiyen köpek gibidir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى الرَّازِيُّ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عِيسَى، بْنُ يُونُسَ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ أَبِي جَعْفَرٍ، مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَثَلُ الَّذِي يَرْجِعُ فِي صَدَقَتِهِ كَمَثَلِ الْكَلْبِ يَقِيءُ ثُمَّ يَعُودُ فِي قَيْئِهِ فَيَأْكُلُهُ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 4171

    Bize İbni'l-Mubârek, Evzâî'den naklen haber verdi. Evzâî: Ben Muhammed b. Alî b. Hüseyn'i bu isnâdla bu hadîs…

    Türkçe meal

    Biz» bu hadîsi Ebû Kureyb Muhammed b. Ala' da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni'l-Mubârek, Evzâî'den naklen haber verdi. Evzâî: Ben Muhammed b. Alî b. Hüseyn'i bu isnâdla bu hadîs gibi rivayette bulunurken işittim; demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ أَخْبَرَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ، يَذْكُرُ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

  10. Hadis no. 4172

    Bize Abdüssamed rivayet etti. (Dediki): Bize Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya —ki İbni Ebî Kesîr'dir—-…

    Türkçe meal

    Bana bu hadîsi Haccâc b. Şâir dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed rivayet etti. (Dediki): Bize Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya —ki İbni Ebî Kesîr'dir—- rivayette bulundu. (Dediki): Bana Abdurrahman b. Amr rivayet ettiki, Muhammed b. Fâtıme binti Resûlullâh kendisine bu isnadla yukarıkilerin hadîsleri gibi rivayette bulunmuş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِيهِ حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا حَرْبٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ أَبِي كَثِيرٍ - حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَمْرٍو، أَنَّ مُحَمَّدَ ابْنَ فَاطِمَةَ بِنْتِ رَسُولِ اللَّهِ، صلى الله عليه وسلم حَدَّثَهُ بِهَذَا الإِسْنَادِ، نَحْوَ حَدِيثِهِمْ ‏.‏

  11. Hadis no. 4173

    Bir sadaka verip de sonra sadakasından dönen kimsenin misâli, kusup da sonra kusmuğunu yiyen köpek gibidir

    Türkçe meal

    Bana Hârûn b. Saîd El-Eylî ile Ahmed b. Isa da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr —ki İbni'l-Hâris'dir— Bükeyr'den naklen haber verdi. O da Saîd b. EI-Müseyyeb'i: Ben İbni Abbas'i şunları söylerken dinledim derken işitmiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Bir sadaka verip de sonra sadakasından dönen kimsenin misâli, kusup da sonra kusmuğunu yiyen köpek gibidir.» buyururken işittim

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ عِيسَى، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرٌو، - وَهُوَ ابْنُ الْحَارِثِ - عَنْ بُكَيْرٍ، أَنَّهُ سَمِعَ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، يَقُولُ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّمَا مَثَلُ الَّذِي يَتَصَدَّقُ بِصَدَقَةٍ ثُمَّ يَعُودُ فِي صَدَقَتِهِ كَمَثَلِ الْكَلْبِ يَقِيءُ ثُمَّ يَأْكُلُ قَيْأَهُ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 4174

    Hibesinden dönen kusmuğuna dön (üp yiy) en gibidir

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Muhammed b. El-Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivâyet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dedi ki); Ben Katâde'yi, Saîd b. El-Müseyyeb'den, o da ibni Abbas'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen onun ; «Hibesinden dönen kusmuğuna dön (üp yiy) en gibidir.» buyurduğunu rivayet ederken dinledim

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ الْعَائِدُ فِي هِبَتِهِ كَالْعَائِدِ فِي قَيْئِهِ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 4175

    Bize İbni Ebi Adiy, Saîd'den, o da Katâde'den bu isnâdla bu hadisin mislini rivayet etti

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Muhammed b. El-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebi Adiy, Saîd'den, o da Katâde'den bu isnâdla bu hadisin mislini rivayet etti

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

  14. Hadis no. 4176

    Hibesinden dönen, kusup da sonra kusmuğuna don (erek yiy) en köpek gibidir

    Türkçe meal

    Bize İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Mahzunu haber verdi. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tavus, babasından, o da İbni Abbas'dan, o da Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ûen naklen rivayette bulundu: «Hibesinden dönen, kusup da sonra kusmuğuna don (erek yiy) en köpek gibidir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا الْمَخْزُومِيُّ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ، بْنُ طَاوُسٍ عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْعَائِدُ فِي هِبَتِهِ كَالْكَلْبِ يَقِيءُ ثُمَّ يَعُودُ فِي قَيْئِهِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 4177

    Her çocuğuna bunun mislini bağışladın mı?

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, ibni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Humeyd b. Abdirrahmân ile Muhammed ,b. Nu'mân b. Beşîr'den, onların da Nu'mân b. Beşir'den naklen rivayet ettikleri şu hadîsi okudum: Nu'mân şunları söylemiş: Babam beni Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirerek: Ben şu oğluma bir kölemi bağışladım, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her çocuğuna bunun mislini bağışladın mı?» diye sordu. Babam; hayır, deyince Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Öyle ise onu dön!» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ، الرَّحْمَنِ وَعَنْ مُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، يُحَدِّثَانِهِ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّهُ قَالَ إِنَّ أَبَاهُ أَتَى بِهِ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي نَحَلْتُ ابْنِي هَذَا غُلاَمًا كَانَ لِي ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَهُ مِثْلَ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ لاَ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَارْجِعْهُ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 4178

    Bütün oğullarına da bağışladın mı?

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize lbrahim b. Sa'd, ibni Şihâb'dan, o da Humeyd b. Abdirrahmân ile Muhammed b. Nu'mân'dan, onlar da Nu'mân b. Beşîr'den naklen haber verdi. Nu'mân şöyle demiş: Babam beni Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirerek: Ben şu oğluma bir köle bağışladım; dedi. Bunun üzerine: «Bütün oğullarına da bağışladın mı?» diye sordu. Babam: Hayır! deyince : «Dyle ise onu dön!» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ، عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَمُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ أَتَى بِي أَبِي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي نَحَلْتُ ابْنِي هَذَا غُلاَمًا ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَكُلَّ بَنِيكَ نَحَلْتَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَارْدُدْهُ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 4179

    Beşir Nu'man'ı getirmiş. denilmiştir

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile ishâk b. İbrahim ve İbni Ebî Ömer, İbni Uyeyne'den naklen rivayette bulundular. H. Bize Kuteybe ile İbni Rumh da Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bana Harmele b. Yahya dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrazzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zühri'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Yûnus'Ia Ma'mer'in hadîslerinde: «Bütün oğullarına da mı?» ibaresi; Leys ile İbni Uyeyne hadîsinde: «Evlâdının hepsine mi?» cümlesi vardır. Leys'in Muhammed b. Nu'mân ile Humeyd b. Abdirrahman'dan naklettiği rivayette: «Beşir Nu'man'ı getirmiş. denilmiştir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، وَابْنُ، رُمْحٍ عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ، وَهْبٍ قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، كُلُّهُمْ عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ أَمَّا يُونُسُ وَمَعْمَرٌ فَفِي حَدِيثِهِمَا ‏"‏ أَكُلَّ بَنِيكَ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ اللَّيْثِ وَابْنِ عُيَيْنَةَ ‏"‏ أَكُلَّ وَلَدِكَ ‏"‏ ‏.‏ وَرِوَايَةُ اللَّيْثِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ وَحُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ بَشِيرًا جَاءَ بِالنُّعْمَانِ ‏.‏

  18. Hadis no. 4180

    Bunun bütün kardeşlerine de buna verdiğin gibi verdin mi?

    Türkçe meal

    Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bise Cerîr, Hişâm b. Urve'den, o da babasından naklen rivayette bulundu. Babası şöyle demiş: Bize Nu'mân b. Beşîr rivayet etti. (Dediki): Babası ona bir köle vermişti. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Bu köle nedir?» diye sordu. Nu'man: Onu bana babam verdi, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (babasına) : «Bunun bütün kardeşlerine de buna verdiğin gibi verdin mi?» dedi. Hayır! cevâbını verince: «Öyle ise onu dön!» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ حَدَّثَنَا النُّعْمَانُ بْنُ بَشِيرٍ، قَالَ وَقَدْ أَعْطَاهُ أَبُوهُ غُلاَمًا فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا هَذَا الْغُلاَمُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَعْطَانِيهِ أَبِي ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَكُلَّ إِخْوَتِهِ أَعْطَيْتَهُ كَمَا أَعْطَيْتَ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَرُدَّهُ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 4181

    Allah'tan korkun, çocuklarınız arasında adalet gösterin!

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti, (Dediki): Bize Abbâd b. El-Avvâm, Huşayn'dan, o da Şa'bî'den naklen rivayet etti. Şa'-bi: Ben Nu'mân b. Beşîr'den işittim, demiş. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ebul-Ahvas, Husayn'dan, o da Şa'bî'den, o da Nu'mân b. Beşîr'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Babam malının bîr kısmını bana tesadduk etti. Bunun üzerine annem Amra biati Ravâha; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şâhid göstermedikçe ben razı olamam, dedi. Babam da sadakama şâhid yapmak için beni Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürdü. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Bunu bütün çocuklarına yaptın mı?» diye sordu. Babam: Hayır: cevabını verdi. Efendimiz: «Allah'tan korkun, çocuklarınız arasında adalet gösterin!» buyurdular. Bunun üzerine babam döndü ve o sadakayı geri aldı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ الْعَوَّامِ، عَنْ حُصَيْنٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - أَخْبَرَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ حُصَيْنٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ تَصَدَّقَ عَلَىَّ أَبِي بِبَعْضِ مَالِهِ فَقَالَتْ أُمِّي عَمْرَةُ بِنْتُ رَوَاحَةَ لاَ أَرْضَى حَتَّى تُشْهِدَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ فَانْطَلَقَ أَبِي إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لِيُشْهِدَهُ عَلَى صَدَقَتِي فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَفَعَلْتَ هَذَا بِوَلَدِكَ كُلِّهِمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اتَّقُوا اللَّهَ وَاعْدِلُوا فِي أَوْلاَدِكُمْ ‏"‏ ‏.‏ فَرَجَعَ أَبِي فَرَدَّ تِلْكَ الصَّدَقَةَ ‏.‏

  20. Hadis no. 4182

    Hepsine buna yaptığın kadar bağışta bulundun mu?

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ett Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir, Ebû Hayyân'dan, o da Şa'bî'den, o da Nu'mân b. Begüm'den naklen rivayet etti. H. Bize Muhammed b, Abdillâh b. Numeyr de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Muhammed b; Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hayyân Et-Teymî, Şa'bî'den rivayet etti. (Demişki): Bana Nu'mân b. Beşîr rivayette bulundu ki, Annesi Binti Revâha babasına malından oğluna hibe edilen bâzı şeyleri sormuş. Babası onu bir sene bekletmiş. Sonra aklına pişmanlık gelmiş. Ama kadın: Oğluma hibe ettiğin şeye Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şâhid tutmadıkça ben razı olamam, demiş. (Nu'mân diyorki:) Bunun üzerine babam elimden tuttu. O gün ben çocuktum. Beni Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürerek: Yâ Resûlâllah, bunun annesi Binti Revâha, oğluna yaptığım hibeye seni şâhid tutmamı diledi, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yâ Beşîr, bundan başka çocuğun var mı?» diye sordu. Evet, cevabını alınca: «Hepsine buna yaptığın kadar bağışta bulundun mu?» dedi. Babam (yine) hayır, cevâbını verince: «O halde beni şâhid tutma! Zîrâ ben adaletsizliğe şâhid olamam!» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ أَبِي حَيَّانَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، ح. وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو حَيَّانَ التَّيْمِيُّ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، حَدَّثَنِي النُّعْمَانُ بْنُ بَشِيرٍ، أَنَّ أُمَّهُ بِنْتَ رَوَاحَةَ، سَأَلَتْ أَبَاهُ بَعْضَ الْمَوْهِبَةِ مِنْ مَالِهِ لاِبْنِهَا فَالْتَوَى بِهَا سَنَةً ثُمَّ بَدَا لَهُ فَقَالَتْ لاَ أَرْضَى حَتَّى تُشْهِدَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى مَا وَهَبْتَ لاِبْنِي ‏.‏ فَأَخَذَ أَبِي بِيَدِي وَأَنَا يَوْمَئِذٍ غُلاَمٌ فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أُمَّ هَذَا بِنْتَ رَوَاحَةَ أَعْجَبَهَا أَنْ أُشْهِدَكَ عَلَى الَّذِي وَهَبْتُ لاِبْنِهَا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ يَا بَشِيرُ أَلَكَ وَلَدٌ سِوَى هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَكُلَّهُمْ وَهَبْتَ لَهُ مِثْلَ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ تُشْهِدْنِي إِذًا فَإِنِّي لاَ أَشْهَدُ عَلَى جَوْرٍ ‏"‏ ‏.‏