İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 24

Hibeler Kitabı

41 hadis · No. 4163–4203

Sayfa 2 / 3Yazı boyutu
  1. Hadis no. 4183

    Öyle ise onların her birine buna verdiğin gibi verdin mi?

    Türkçe meal

    Bine İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. (Dediki); İsmail, Şa'bî'den, o da Nu'mân b. Beşîr'den rivayet etti. Şöyle demi;: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) babama: «Senin başka oğulların var mı?» dîye sordu. O: Evet! dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Öyle ise onların her birine buna verdiğin gibi verdin mi?» dedi. Babam: Hayır! dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «O halde ben dürüst ve âdil olmayan bir iş üzerine şâhid olmam.» buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ أَلَكَ بَنُونَ سِوَاهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَكُلَّهُمْ أَعْطَيْتَ مِثْلَ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ أَشْهَدُ عَلَى جَوْرٍ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 4184

    Beni adaletsizliğe şahid tutma!

    Türkçe meal

    Bize ishâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, i El-Ahvel'den, o da Şa'bî'den, o da Nu'mân b. Beşîr'den naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), babasına: «Beni adaletsizliğe şahid tutma!» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ لأَبِيهِ ‏ "‏ لاَ تُشْهِدْنِي عَلَى جَوْرٍ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 4185

    Oğullarının hepsine Nu'man'a bağışladığın kadar bağışta bulundun mu?

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehhâb ile Abdülâlâ rivayet ettiler. H. Bize lshâk b. İbrahim ile Ya'kûb Ed-Devraki de hep birden İbni Uleyye'den rivayet ettiler. Lâfız Yâkûb'undur. Dediki: Bize İsmail b. İbrahim, Dâvûd b. Ebî Hind'den, o da Şa'bî'den, o da Nu'mân b. Beşîr'den naklen rivayette bulundu. Şöyle demiş: Babam beni alarak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) götürdü ve: Yâ Resulâllah! Şahid ol ki, ben Nu'man'a malımda şunu ve şunu bağışladım, dedi. Bunun üzerine Efendimiz: «Oğullarının hepsine Nu'man'a bağışladığın kadar bağışta bulundun mu?» diye sordu. Hayır! deyince: «Öyle ise buna benden başkasını şahid yap!» buyurdu. Sonra; «Sana iyilik yapma hususunda oğullarının müsâvî olmalarını dilermisin?» diye sordu. Babam: Hay hay! cevâbını verdi. «O halde olmaz!» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، وَعَبْدُ الأَعْلَى، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَيَعْقُوبُ الدَّوْرَقِيُّ جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ، - وَاللَّفْظُ لِيَعْقُوبَ - قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، بْنُ إِبْرَاهِيمَ عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ انْطَلَقَ بِي أَبِي يَحْمِلُنِي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ اشْهَدْ أَنِّي قَدْ نَحَلْتُ النُّعْمَانَ كَذَا وَكَذَا مِنْ مَالِي ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَكُلَّ بَنِيكَ قَدْ نَحَلْتَ مِثْلَ مَا نَحَلْتَ النُّعْمَانَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَشْهِدْ عَلَى هَذَا غَيْرِي - ثُمَّ قَالَ - أَيَسُرُّكَ أَنْ يَكُونُوا إِلَيْكَ فِي الْبِرِّ سَوَاءً ‏"‏ ‏.‏ قَالَ بَلَى ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ إِذًا ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 4186

    Bundan dilediğin kadar, onlardan iyilik dilemez misin?

    Türkçe meal

    Bize Ahmed b. Osman En-Nevfelî rivayet etti. (Dediki): Bize Ezher rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Avn, Şa'bî'den, o da Nu*mân b. Beşir'den rivayet etti. Şöyle demiş: Babam bana bir bağışta bulundu. Sonra şahid yapmak için beni Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürdü. Fahr-i Kâinat Efendimiz: «Bunu bütün çocuklarına verdin mİ?» diye sordu. Babam: Hayır! cevâbını verdi. «Bundan dilediğin kadar, onlardan iyilik dilemez misin?» buyurdu. Babam: Hay hay (dilerim) dedi. «O halde ben şâhid olmuyorum.» buyurdular. (Râvi) İbni Avn diyor ki: Ben bunu Muhammed'e anlattım da: Biz ancak Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in-: «Çocuklarınız arasında müsavat yapın.» buyurduğunu rivayet ettik, dedi. İzah 1624 te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، حَدَّثَنَا أَزْهَرُ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ نَحَلَنِي أَبِي نُحْلاً ثُمَّ أَتَى بِي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيُشْهِدَهُ فَقَالَ ‏"‏ أَكُلَّ وَلَدِكَ أَعْطَيْتَهُ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَلَيْسَ تُرِيدُ مِنْهُمُ الْبِرَّ مِثْلَ مَا تُرِيدُ مِنْ ذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ بَلَى ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَإِنِّي لاَ أَشْهَدُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَوْنٍ فَحَدَّثْتُ بِهِ مُحَمَّدًا فَقَالَ إِنَّمَا تَحَدَّثْنَا أَنَّهُ قَالَ ‏"‏ قَارِبُوا بَيْنَ أَوْلاَدِكُمْ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 4187

    Buna verdiğinin mislini onların hepsine verdin mi?

    Türkçe meal

    Bize Ahmed b. Abdillâh b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Zübeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir'den naklen rivayette bulundu. (Dediki): Beşîr'in karısı; Oğluma köleni bağışla, hem bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şâhîd getir, demiş. Bunun üzerine Beşîr Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek şunları söylemiş: Filânın kızı benden, oğluna kölemi bağışlamamı istedi ve: Bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şâhid yap, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu çocuğun kardeşleri var mı?» diye sormuş. Beşîr: Evet, demiş. «Buna verdiğinin mislini onların hepsine verdin mi?» buyurmuş. Hayır, cevâbını alınca : «Bu iş yaramaz; ben ancak hak üzerine şâhid olurum!» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَتِ امْرَأَةُ بَشِيرٍ انْحَلِ ابْنِي غُلاَمَكَ وَأَشْهِدْ لِي رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ ابْنَةَ فُلاَنٍ سَأَلَتْنِي أَنْ أَنْحَلَ ابْنَهَا غُلاَمِي وَقَالَتْ أَشْهِدْ لِي رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ أَلَهُ إِخْوَةٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَفَكُلَّهُمْ أَعْطَيْتَ مِثْلَ مَا أَعْطَيْتَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلَيْسَ يَصْلُحُ هَذَا ‏.‏ وَإِنِّي لاَ أَشْهَدُ إِلاَّ عَلَى حَقٍّ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 4188

    Herhangi bir kimseye ve çocuklarına ömürlük bir mülk verilirse o mülk verilen kimsenindir; verene dönmez…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, İbni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Ebû Seleme b. Abdirrahman'dan, onun da Câbir b.' Abdillâh'dan naklettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Herhangi bir kimseye ve çocuklarına ömürlük bir mülk verilirse o mülk verilen kimsenindir; verene dönmez; çünkü o öyle bir şey vermiştir ki, onda miraslar câri olmuştur.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ، عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيُّمَا رَجُلٍ أُعْمِرَ عُمْرَى لَهُ وَلِعَقِبِهِ فَإِنَّهَا لِلَّذِي أُعْطِيَهَا لاَ تَرْجِعُ إِلَى الَّذِي أَعْطَاهَا لأَنَّهُ أَعْطَى عَطَاءً وَقَعَتْ فِيهِ الْمَوَارِيثُ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 4189

    Her kim bir adama ve çocuklarına ömürlük bir mülk verirse, kendi sözü o mülkteki hakkını kesmiştir. Artık o…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbni Şihâb'dan, o da Ebû Seleme'den, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet ettiki, şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kim bir adama ve çocuklarına ömürlük bir mülk verirse, kendi sözü o mülkteki hakkını kesmiştir. Artık o mülk ömürlük olarak verilen kimseye ve çocuklarına aittir.» buyururken işittim. Yalnız Yahya hadisinin başında: «Herhangi bir kimseye bir ömürlük verilirse, artık o mülk onun ve çocuklarının olur.» dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ مَنْ أَعْمَرَ رَجُلاً عُمْرَى لَهُ وَلِعَقِبِهِ فَقَدْ قَطَعَ قَوْلُهُ حَقَّهُ فِيهَا وَهِيَ لِمَنْ أُعْمِرَ وَلِعَقِبِهِ ‏"‏ ‏.‏ غَيْرَ أَنَّ يَحْيَى قَالَ فِي أَوَّلِ حَدِيثِهِ ‏"‏ أَيُّمَا رَجُلٍ أُعْمِرَ عُمْرَى فَهِيَ لَهُ وَلِعَقِبِهِ ‏"‏ ‏

  8. Hadis no. 4190

    Herhangi bir adam bir kimseye, kendine ve çocuklarına ömürlük bir mülk verir de: Bunu sana ve sizden bîr kişi…

    Türkçe meal

    Bana Abdurrahman b. Bişr El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzak haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana İbni Şihâb umrâ ve umranın yolu hakkında Ebû Seleme b. Abdirrahmân hadîsinden naklen haber verdi; ona da Câbir b. Abdillâh El-Ensârî haber vermiş ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Herhangi bir adam bir kimseye, kendine ve çocuklarına ömürlük bir mülk verir de: Bunu sana ve sizden bîr kişi kaldığı müddetçe çocuklarına verdim, derse; artık o mülk verilen kimsenin olur; sahibine, dönmez; çünkü o öyle bir şey vermiştir ki, onda miraslar câri olmuştur.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ بِشْرٍ الْعَبْدِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي ابْنُ شِهَابٍ، عَنِ الْعُمْرَى، وَسُنَّتِهَا، عَنْ حَدِيثِ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ، اللَّهِ الأَنْصَارِيَّ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيُّمَا رَجُلٍ أَعْمَرَ رَجُلاً عُمْرَى لَهُ وَلِعَقِبِهِ فَقَالَ قَدْ أَعْطَيْتُكَهَا وَعَقِبَكَ مَا بَقِيَ مِنْكُمْ أَحَدٌ ‏.‏ فَإِنَّهَا لِمَنْ أُعْطِيَهَا ‏.‏ وَإِنَّهَا لاَ تَرْجِعُ إِلَى صَاحِبِهَا مِنْ أَجْلِ أَنَّهُ أَعْطَى عَطَاءً وَقَعَتْ فِيهِ الْمَوَارِيثُ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 4191

    Bu mülk yaşadığın müddetçe senin olsun!

    Türkçe meal

    Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Lâfız Abd'indir. (Dedilerki): Bize Abdürrazzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Ebû Seleme'den, o da Câbir'den naklen haber verdi. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cevaz verdiği umrâ: «Bu senin ve çocuklarının olsun!» demekle yapılır. Fakat: «Bu mülk yaşadığın müddetçe senin olsun!» derse mülk, sahibine döner: Ma'mer: «Zührî bununla fetva verirdi.» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، - وَاللَّفْظُ لِعَبْدٍ - قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ، الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ إِنَّمَا الْعُمْرَى الَّتِي أَجَازَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَقُولَ هِيَ لَكَ وَلِعَقِبِكَ ‏.‏ فَأَمَّا إِذَا قَالَ هِيَ لَكَ مَا عِشْتَ ‏.‏ فَإِنَّهَا تَرْجِعُ إِلَى صَاحِبِهَا ‏.‏ قَالَ مَعْمَرٌ وَكَانَ الزُّهْرِيُّ يُفْتِي بِهِ ‏.‏

  10. Hadis no. 4192

    Kendisine ve çocuklarına ömürlük mülk verilen kimse hakkında : Bu mülk kat'i olarak onundur; veren içîn o…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Ebî Fudeyk, İbni Ebî Zi'b'den, o da İbni Şihâb'dan, o da Ebû Seleme b. Abdirrahmân'dan, o da Câbir'den —ki İbni Abdillâh'dir— naklen rivayette bulundu ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kendisine ve çocuklarına ömürlük mülk verilen kimse hakkında : Bu mülk kat'i olarak onundur; veren içîn o mülk hususunda şart ve istisna caiz değildir.» diye hüküm vermiş. Ebû Seleme: «Çünkü bu adam öyle bir şey verdiki, onda miraslar câri olmuş; ve miraslar onun şartını kesmiştir.» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ جَابِرٍ، - وَهُوَ ابْنُ عَبْدِ اللَّهِ - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَضَى فِيمَنْ أُعْمِرَ عُمْرَى لَهُ وَلِعَقِبِهِ فَهِيَ لَهُ بَتْلَةً لاَ يَجُوزُ لِلْمُعْطِي فِيهَا شَرْطٌ وَلاَ ثُنْيَا ‏.‏ قَالَ أَبُو سَلَمَةَ لأَنَّهُ أَعْطَى عَطَاءً وَقَعَتْ فِيهِ الْمَوَارِيثُ فَقَطَعَتِ الْمَوَارِيثُ شَرْطَهُ ‏.‏

  11. Hadis no. 4193

    Umrâ kime hibe edildi ise onundur

    Türkçe meal

    Bize Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Haris rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Yahya b. Ebî Kesîr'den rivayet etti. (Demişki): Bana Ebû Seleme b. Abdirrahmân rivayet etti. (Dediki): Ben Câbir b. Abdillâh'ı: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Umrâ kime hibe edildi ise onundur.» buyurdu; derken işittim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْقَوَارِيرِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الْعُمْرَى لِمَنْ وُهِبَتْ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 4194

    Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Yahya b. Ebî Kesîr'den rivayet etti. (Dediki): Bize…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Muhammed b. El-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Yahya b. Ebî Kesîr'den rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Seleme b. Abdirrahmân, Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayette bulundu ki, Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hadîsin mislini söylemiştir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي، كَثِيرٍ حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ بِمِثْلِهِ ‏.‏

  13. Hadis no. 4195

    Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir'den Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ref…

    Türkçe meal

    Bize Ahmed b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir'den Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ref ederek rivayette bulundu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، يَرْفَعُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  14. Hadis no. 4196

    Mallarınızı elinizde tutun;-onları batırmayın; zîra kim bir ömürlük verirse, o mülk ölü iken de, diri iken de…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yalıya rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ebû Hayseme, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi, Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mallarınızı elinizde tutun;-onları batırmayın; zîra kim bir ömürlük verirse, o mülk ölü iken de, diri iken de verilen kimsenin ve çocuklarının olur!» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَمْسِكُوا عَلَيْكُمْ أَمْوَالَكُمْ وَلاَ تُفْسِدُوهَا فَإِنَّهُ مَنْ أَعْمَرَ عُمْرَى فَهِيَ لِلَّذِي أُعْمِرَهَا حَيًّا وَمَيِّتًا وَلِعَقِبِهِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 4197

    Mallarınızı elinizde tutun!

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Ebi Osman rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim, Vekî'dan, o da Süfyân'dan naklen rivayet etti. H. Bize Abdülvâris b. Abdissamed de rivayet etti. (Dediki): Bana babam, dedemden, o da Eyyûb'dan naklen rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*den Ebû Hayseme hadîsi mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Eyyûb'un hadisinde şu ziyâde vardır: (Dediki): Ensâr muhacirlere ömürlük vermeğe başladılar. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mallarınızı elinizde tutun!» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ أَبِي عُثْمَانَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ وَكِيعٍ، عَنْ سُفْيَانَ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي، عَنْ أَيُّوبَ، كُلُّ هَؤُلاَءِ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمَعْنَى حَدِيثِ أَبِي خَيْثَمَةَ وَفِي حَدِيثِ أَيُّوبَ مِنَ الزِّيَادَةِ قَالَ جَعَلَ الأَنْصَارُ يُعْمِرُونَ الْمُهَاجِرِينَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَمْسِكُوا عَلَيْكُمْ أَمْوَالَكُمْ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 4198

    Medine'de bir kadın bir bahçesini bir oğluna ömürlük verdi. Sonra oğlu öldü. Arkasından kadın da öldü ve…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Râfi' ile İshâk b. Mansûr da rivayet ettiler. Lâfız İbni Râfi'indir. (Dedilerki): Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr, Câbir'den naklen haber verdi. Câbir şöyle demiş: Medine'de bir kadın bir bahçesini bir oğluna ömürlük verdi. Sonra oğlu öldü. Arkasından kadın da öldü ve geride bir çocuk bıraktı; bu çocuğun umrâ sahibesinin oğullan olan kardeşleri vardı. Umrâ sahibesinin oğlu bahçe bize dönecek, dedi. Ömürlük verilenin oğulları: Hayır, bahçe hayâtında memâtında babamızındı, dediler; ve Osman'ın azadlısı Tarık'ın huzuruna dâvaya çıktılar. Tarık Câbir'i çağırdı. Câbir umrânın (verilen) sahibine aid olduğuna Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerine şehâdet etti. Târik da böylece hüküm verdi. Sonra Abdülmelik'e mektup yazarak ona bu meseleyi ve Câbir'in şâhidliğini haber verdi. Abdülmelik: Câbir doğru söylemiş demiş. Bunun üzerine Târik hükmünü yürürlüğe koydu. Bu bahçe bugüne kadar ömürlük verilenin oğullarına ait kalmıştır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ رَافِعٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ أَعْمَرَتِ امْرَأَةٌ بِالْمَدِينَةِ حَائِطًا لَهَا ابْنًا لَهَا ثُمَّ تُوُفِّيَ وَتُوُفِّيَتْ بَعْدَهُ وَتَرَكَتْ وَلَدًا وَلَهُ إِخْوَةٌ بَنُونَ لِلْمُعْمِرَةِ فَقَالَ وَلَدُ الْمُعْمِرَةِ رَجَعَ الْحَائِطُ إِلَيْنَا وَقَالَ بَنُو الْمُعْمَرِ بَلْ كَانَ لأَبِينَا حَيَاتَهُ وَمَوْتَهُ ‏.‏ فَاخْتَصَمُوا إِلَى طَارِقٍ مَوْلَى عُثْمَانَ فَدَعَا جَابِرًا فَشَهِدَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْعُمْرَى لِصَاحِبِهَا فَقَضَى بِذَلِكَ طَارِقٌ ثُمَّ كَتَبَ إِلَى عَبْدِ الْمَلِكِ فَأَخْبَرَهُ ذَلِكَ وَأَخْبَرَهُ بِشَهَادَةِ جَابِرٍ فَقَالَ عَبْدُ الْمَلِكِ صَدَقَ جَابِرٌ ‏.‏ فَأَمْضَى ذَلِكَ طَارِقٌ ‏.‏ فَإِنَّ ذَلِكَ الْحَائِطَ لِبَنِي الْمُعْمَرِ حَتَّى الْيَوْمِ ‏.‏

  17. Hadis no. 4199

    Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da Süleyman b. Yesâr'dan naklen rivayet ettiki, Târik, Câbir b. Abdîllâh'ın…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. İshâk (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ebû Bekir: Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da Süleyman b. Yesâr'dan naklen rivayet ettiki, Târik, Câbir b. Abdîllâh'ın Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen söylediklerine istînad ederek umrânın mirasçıya aîd olduğuna hüküm vermiş; dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ طَارِقًا، قَضَى بِالْعُمْرَى لِلْوَارِثِ لِقَوْلِ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  18. Hadis no. 4200

    Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Katâde'yi Atâ'dan, o da…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Katâde'yi Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivâyette bulunurken dinledim. (Efendimiz) : «Umrâ caizdir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْعُمْرَى جَائِزَةٌ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 4201

    Umrâ, sahibine mirastır

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Habîb El-Hârisî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid yâni Îbni'l-Hâris rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd, Katâde'den, o da Ata'dan, o da Câbir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulundu ki: «Umrâ, sahibine mirastır.» buyurmuşlar. İzah 1626 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ - حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ الْعُمْرَى مِيرَاثٌ لأَهْلِهَا ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 4202

    Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Nadr b. Enes'den, o da Beşîr b…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. EI-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Nadr b. Enes'den, o da Beşîr b. Nehîk'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Umrâ caizdir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ النَّضْرِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ نَهِيكٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْعُمْرَى جَائِزَةٌ ‏"‏ ‏.‏