İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 4

Namaz Kitabı

319 hadis · No. 837–1160

Sayfa 13 / 16Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1082

    Rüku halinde bulunduğum zaman Kur'ân okumaktan nehyolundum

    Türkçe meal

    Bana Amr b. Ali de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebu Bekir b. Hafs'dan, o da Abdullah b. Huneyn'den, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet ettiki: İbni Abbâs: «Rüku halinde bulunduğum zaman Kur'ân okumaktan nehyolundum.» demiş. Ravi isnâtda Alî'yi zikretmemişdir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ حَفْصٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حُنَيْنٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ قَالَ نُهِيتُ أَنْ أَقْرَأَ، وَأَنَا رَاكِعٌ، ‏.‏ لاَ يَذْكُرُ فِي الإِسْنَادِ عَلِيًّا ‏.‏

  2. Hadis no. 1083

    Kulun rabbine en yakın olduğu hâl secdede bulunduğu hâldir. Binaenaleyh sız (secdede) duayı çok edin!

    Türkçe meal

    Bize Hârun b. Mâ'rııf ile Amr b. Sevvâd rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Abdullah b. Vehb, Amr b. Harîs'den, o da Umâratü'bnü Gaziyye'den, o da Ebu Bekir'in azatlısı Sümey'den naklen rivayet etti. Sümey, Ebu Salih Zekvân'ı, Ebu Hureyre'den rivayet ederken dinlemiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kulun rabbine en yakın olduğu hâl secdede bulunduğu hâldir. Binaenaleyh sız (secdede) duayı çok edin!» buyurmuşlar. İzah 487 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ، وَعَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ، عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا صَالِحٍ، ذَكْوَانَ يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ مِنْ رَبِّهِ وَهُوَ سَاجِدٌ فَأَكْثِرُوا الدُّعَاءَ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 1084

    Allah'ım günahımın hepsini, küçüğünü büyüğünü, evvelini âhirini, aşikârını ve gizlisini bana bağışla

    Türkçe meal

    Bana Ebü't-Tâhir ile Yunus b. Abdi'l Âlâ rivayet ettiler. Dediler ki; Bize ibn-i Vehb haber verdi. (Dedikî): Bana Yahya b. Eyyub, Umâratü'bnü Gaziyye'den, o da Ebu Bekir'in azatlısı Sümey'den, o da Ebu Sâtih'den, o da Ebu Hureyre'den naklen haber verdi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sücudunda: «Allah'ım günahımın hepsini, küçüğünü büyüğünü, evvelini âhirini, aşikârını ve gizlisini bana bağışla» dermiş. İzah 487 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَيُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ، عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقُولُ فِي سُجُودِهِ ‏ "‏ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي كُلَّهُ دِقَّهُ وَجِلَّهُ وَأَوَّلَهُ وَآخِرَهُ وَعَلاَنِيَتَهُ وَسِرَّهُ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 1085

    Allah'ım, seni tesbîh ederim. Ey Rabbimiz! Seni hamdinle tahmîd eyleriz. Allah'ım beni mağfiret eyle!

    Türkçe meal

    Bize Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize Cerîr, Mansur'dan, o da Ebu'd-Duha'dan, o da Mesruk'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) rüku ve sücudunda: «Allah'ım, seni tesbîh ederim. Ey Rabbimiz! Seni hamdinle tahmîd eyleriz. Allah'ım beni mağfiret eyle!» Tesbihini çok söylerdi. Bununla Kur'ân'a imtisal buyururdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُكْثِرُ أَنْ يَقُولَ فِي رُكُوعِهِ وَسُجُودِهِ ‏ "‏ سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ رَبَّنَا وَبِحَمْدِكَ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ‏"‏ ‏.‏ يَتَأَوَّلُ الْقُرْآنَ ‏.‏

  5. Hadis no. 1086

    Seni hamdinle tesbih eylerim. Mağfiretini diler, sana tevbe ederim

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da Müslim'den, o da Mesruk'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefatından önce: «Seni hamdinle tesbih eylerim. Mağfiretini diler, sana tevbe ederim.» duasını çok okurdu. Ben: «Yâ Resulullah! Yeni ihdas edip söylemekte olduğunu gördüğüm bu kelimeler nedir?» dedim. «Ümmetim hakkında bana bir alâmet verildi. Onu gördümmü ben bu kelimeleri söylerim. (O alâmet) sonuna kadar nasr süresidir.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُسْلِمٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُكْثِرُ أَنْ يَقُولَ قَبْلَ أَنْ يَمُوتَ ‏"‏ سُبْحَانَكَ وَبِحَمْدِكَ أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا هَذِهِ الْكَلِمَاتُ الَّتِي أَرَاكَ أَحْدَثْتَهَا تَقُولُهَا قَالَ ‏"‏ جُعِلَتْ لِي عَلاَمَةٌ فِي أُمَّتِي إِذَا رَأَيْتُهَا قُلْتُهَا ‏{‏ إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ‏}‏ ‏"‏ ‏.‏ إِلَى آخِرِ السُّورَةِ ‏.‏

  6. Hadis no. 1087

    Seni hamdine bürünerek tesbih eylerim yâ Rabbî! Beni affeyle Allah'ım!

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Râfi* rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem rivayet etti. (Dediki): Bize Mufaddâl, A'meş'den, o da Müslim b. Subeyh'den, o da Mesruk'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Kendisine nasr suresi indikten sonra Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in bir namaz kılıp ta duâ etmediğini, yahut o namazda: «Seni hamdine bürünerek tesbih eylerim yâ Rabbî! Beni affeyle Allah'ım!» demediğini görmedim

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، حَدَّثَنَا مُفَضَّلٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ صُبَيْحٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مُنْذُ نَزَلَ عَلَيْهِ ‏{‏ إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ‏}‏ يُصَلِّي صَلاَةً إِلاَّ دَعَا أَوْ قَالَ فِيهَا ‏"‏ سُبْحَانَكَ رَبِّي وَبِحَمْدِكَ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 1088

    Allah'ı, hamdine bürünerek tesbih eylerim; Allah'tan mağfiret diler, O'na tevbe ederim

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. EI-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bana Abdül Âlâ rivayet etti. (Dediki): Bize Dâvud, Anu'den, o da Mesruk'dan, o da Aîşe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah'ı, hamdine bürünerek tesbih eylerim; Allah'tan mağfiret diler, O'na tevbe ederim» sözlerini çok söylüyordu. Ben: Yâ Resulullah Görüyorum ki: «Allâhı hamdine bürünerek tesbih eylerim; Allah'dan mağfiret diler, O'na tevbe ederim.» sözlerini çok söylüyorsun... dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Rabbim bana ümmetim hakkında bir alâmet göreceğimi haber verdi. Ben onu gördümmü: Allah'a hamdine bürünerek tesbîh eylerim; Allah'dan mağfiret diler, ona tevbe ederim; sözlerini çok söyleyeceğim. İşte o alâmeti gördüm: (Alâmet şudur) Allah'ın yardımı ile fetih yâni Mekke'nin fethi geldiğinde, sende insanların takım takım Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde hemen habîbinin hamdine bürünerek tesbih et; ve ondan mağfiret dile! Çünkü Allah tevbeleri çok kabul edicidir.» buyurdular.» İzah 487 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنِي عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا دَاوُدُ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُكْثِرُ مِنْ قَوْلِ ‏"‏ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَاكَ تُكْثِرُ مِنْ قَوْلِ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ خَبَّرَنِي رَبِّي أَنِّي سَأَرَى عَلاَمَةً فِي أُمَّتِي فَإِذَا رَأَيْتُهَا أَكْثَرْتُ مِنْ قَوْلِ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ ‏.‏ فَقَدْ رَأَيْتُهَا ‏{‏ إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ‏}‏ فَتْحُ مَكَّةَ ‏{‏ وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا * فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا‏}‏ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 1089

    Seni hamdine bürünerek tesbih eylerim, senden başka hiçbir ilâh yoktur

    Türkçe meal

    Bana Hasen b. Alî El-Hulvânî İle Muhammed b. Râfî' rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize ibn-i Cüreyc haber verdi. Dediki: Atâ'ya: «Sen rükuda ne okursun?» diye sordum, Dediki: «Seni hamdine bürünerek tesbih eylerim; senden başka ilâh yoktur; sözlerini bana İbni Ebî Müleyke, Âişe'den naklen haber verdi. Aişe demiş ki: Bir gece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kaybettim. Kadınlarından birinin yanına gittiğini zannederek onu araştırdım, sonra döndüm. Bir de baktım ki, o rüku'a yahut secdeye varmış: «Seni hamdine bürünerek tesbih eylerim, senden başka hiçbir ilâh yoktur.» diyor. Bunun üzerine: «Annem babam sana feda olsun: Ben ne hâl peşindeyim, sen ne hâldesin!» dedim. İzah 487 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي حَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ قُلْتُ لِعَطَاءٍ كَيْفَ تَقُولُ أَنْتَ فِي الرُّكُوعِ قَالَ أَمَّا سُبْحَانَكَ وَبِحَمْدِكَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ فَأَخْبَرَنِي ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتِ افْتَقَدْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ لَيْلَةٍ فَظَنَنْتُ أَنَّهُ ذَهَبَ إِلَى بَعْضِ نِسَائِهِ فَتَحَسَّسْتُ ثُمَّ رَجَعْتُ فَإِذَا هُوَ رَاكِعٌ أَوْ سَاجِدٌ يَقُولُ ‏ "‏ سُبْحَانَكَ وَبِحَمْدِكَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي إِنِّي لَفِي شَأْنٍ وَإِنَّكَ لَفِي آخَرَ ‏.‏

  9. Hadis no. 1090

    Allah'ım senin gadabından senin rızana; Azabındanda affına sığınırım! Hem senden sana sığınırım!

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Usame rivayet etti. (Dediki): Bana Ubeydullah b. Ömer, Muhammed b. Yahya b. Habbân'dan, o da A'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Bir gece Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yataktan kaybettim de kendisini araştırdım. Derken elim, secdegâhında iken onun ayaklarının altına dokunuverdi. Ayakları dikilmiş; kendisi: — «Allah'ım senin gadabından senin rızana; Azabındanda affına sığınırım! Hem senden sana sığınırım!» Sana karşı senayı bitiremem! Sen kendini nasıl sena ettinse öylecesin!» diyor. İzah 487 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ فَقَدْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةً مِنَ الْفِرَاشِ فَالْتَمَسْتُهُ فَوَقَعَتْ يَدِي عَلَى بَطْنِ قَدَمَيْهِ وَهُوَ فِي الْمَسْجِدِ وَهُمَا مَنْصُوبَتَانِ وَهُوَ يَقُولُ ‏ "‏ اللَّهُمَّ أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ لاَ أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 1091

    Münezzehsin! Mukaddessin! Meleklerle ruhun Rabbisinl (Allah'ım dermiş)

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Eb! Şeybe rivayet etti. (Dediki) :Bize Muhammed b. Bişr El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Ebt Arube Katâde'den, o da Mutarrif b. Abdillâh b. Şıhhîr'dan, naklen rivayet etti. Mutarrife de Aişe haber vermiş ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) rüku' ve sücudunda: «Münezzehsin! Mukaddessin! Meleklerle ruhun Rabbisinl (Allah'ım dermiş)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ مُطَرِّفِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ، أَنَّ عَائِشَةَ، نَبَّأَتْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقُولُ فِي رُكُوعِهِ وَسُجُودِهِ ‏ "‏ سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلاَئِكَةِ وَالرُّوحِ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 1092

    Bana da Hişâm, Katâdeden, o da Mutarrif den, o da Aişe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. EI-Müsennâ rivayet etti. (Dediki Bize Ebu Dâvud rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Katâde haber verdi. Dediki: Mutarrif b. Abdillâh b. Şıhîr'den dinledim. Ebu Dâvud: «Bana da Hişâm, Katâdeden, o da Mutarrif den, o da Aişe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hdlsi rivayet etti.» demiş. Bu rivayetler Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in rüku ve sücudda okuduğu tesbih ve duaları göstermektedirler

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنِي قَتَادَةُ، قَالَ سَمِعْتُ مُطَرِّفَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ، قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَحَدَّثَنِي هِشَامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ مُطَرِّفٍ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ ‏.‏

  12. Hadis no. 1093

    Allâh'a çok çok secde etmeye bak: Çünkü; eğer sen Allah için bir secde yaparsan onun sayesinde Allah senin…

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b, Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Velîd b. Müslim rivayet etti. Dediki: Evzâî'yi şöyle derken işittim: Bana Velîd b. Hişâm El-Muâytî rivayet etti. (Dediki): Bana Ma'dân b. Ebî Talhate'l-Ya'merî rivayet etti. Dediki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) azatlısı Sevbân'a tesadüf ettim de: Bana bir amel haber ver ki, onu yaparsam Allah beni onun sebebiyle cennete koysun; dedim. Yahut şöyle demiş: Allah indinde en makbul ameli haber ver! dedim. Sevbân sükut etti. Sonra kendisinden (Aynı şeyi) tekrar istedim, yine sükut etti. Sonra üçüncü defa istedim. Bunun üzerine şunları söyledi: Ben bu meseleyi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum da: «Allâh'a çok çok secde etmeye bak: Çünkü; eğer sen Allah için bir secde yaparsan onun sayesinde Allah senin bir dereceni yükseltir; ve onun sayesinde bir günâhını indirir.» buyurdular. Ma'dân: «Sonra Ebu'd-Derda'ya rastladım. Ona da sordum. Bana Sevbân'ın dediği gibi söyledi.» demiş. İzah 489 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ الأَوْزَاعِيَّ، قَالَ حَدَّثَنِي الْوَلِيدُ بْنُ هِشَامٍ الْمُعَيْطِيُّ، حَدَّثَنِي مَعْدَانُ بْنُ أَبِي طَلْحَةَ الْيَعْمَرِيُّ، قَالَ لَقِيتُ ثَوْبَانَ مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ أَخْبِرْنِي بِعَمَلٍ أَعْمَلُهُ يُدْخِلُنِي اللَّهُ بِهِ الْجَنَّةَ ‏.‏ أَوْ قَالَ قُلْتُ بِأَحَبِّ الأَعْمَالِ إِلَى اللَّهِ ‏.‏ فَسَكَتَ ثُمَّ سَأَلْتُهُ فَسَكَتَ ثُمَّ سَأَلْتُهُ الثَّالِثَةَ فَقَالَ سَأَلْتُ عَنْ ذَلِكَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ عَلَيْكَ بِكَثْرَةِ السُّجُودِ لِلَّهِ فَإِنَّكَ لاَ تَسْجُدُ لِلَّهِ سَجْدَةً إِلاَّ رَفَعَكَ اللَّهُ بِهَا دَرَجَةً وَحَطَّ عَنْكَ بِهَا خَطِيئَةً ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مَعْدَانُ ثُمَّ لَقِيتُ أَبَا الدَّرْدَاءِ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ لِي مِثْلَ مَا قَالَ لِي ثَوْبَانُ ‏.‏

  13. Hadis no. 1094

    O halde çok secde etmek suretiyle nefsin için bana yardımcı ol

    Türkçe meal

    Bize Hakem b. Musâ Ebu Salih rivayet etti. (Dediki): Bize Hikil b. Ziyâd rivayet etti. Dediki; Evzâi'den dinledim, Dediki; Bana Yahya b. Ebî Kesir rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu Seleme rivayet etti. (Dediki): Bana Rabîatü'bnü Kâ'b El-Eslemî rivayet etti. Dediki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte gecelemekteydim. Kendisine abdest suyunu ve ihtiyacı olan şeyleri getirdim. Bunun üzerine bana: «Dile!» dedi. Ben: — Cennette senin refikin olmayı dilerim... dedim. «Yahut bundan başka bir şeyi...» buyurdular. Ben: — Dileğim budur! dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «O halde çok secde etmek suretiyle nefsin için bana yardımcı ol» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْحَكَمُ بْنُ مُوسَى أَبُو صَالِحٍ، حَدَّثَنَا هِقْلُ بْنُ زِيَادٍ، قَالَ سَمِعْتُ الأَوْزَاعِيَّ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ، حَدَّثَنِي رَبِيعَةُ بْنُ كَعْبٍ الأَسْلَمِيُّ، قَالَ كُنْتُ أَبِيتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَتَيْتُهُ بِوَضُوئِهِ وَحَاجَتِهِ فَقَالَ لِي ‏"‏ سَلْ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ أَسْأَلُكَ مُرَافَقَتَكَ فِي الْجَنَّةِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَوَغَيْرَ ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ هُوَ ذَاكَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَعِنِّي عَلَى نَفْسِكَ بِكَثْرَةِ السُّجُودِ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 1095

    Yedi kemik üzerine yâni avuçların, dizlerin

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile Ebü'r-Rabî'ez-Zehrânî rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi) ta'birini kullandı. Ebü'r-Rabî': Bize Hammâd b. Zeyd, Amr b. Dinar'dan, o da Tâvus'dan, o da îbni Abbâs'dan naklen rivayet etti: Dediki; Îbni Abbâs şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yedi şey üzerine secde etmek emrolundu. Saçlarını ve elbisesini toplamakdan da nehyedildL Bu hadîs Yahya'nındır. Ebu'r Babı': «Yedi kemik üzerine yâni avuçların, dizlerin» ayakların ve alının üzerine secde etmesi emrolundu. Saçlarını ve elbisesini toplamakdan nehyedildi.» dedi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ أَبُو الرَّبِيعِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أُمِرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَسْجُدَ عَلَى سَبْعَةٍ وَنُهِيَ أَنْ يَكُفَّ شَعْرَهُ وَثِيَابَهُ ‏.‏ هَذَا حَدِيثُ يَحْيَى ‏.‏ وَقَالَ أَبُو الرَّبِيعِ عَلَى سَبْعَةِ أَعْظُمٍ وَنُهِيَ أَنْ يَكُفَّ شَعْرَهُ وَثِيَابَهُ الْكَفَّيْنِ وَالرُّكْبَتَيْنِ وَالْقَدَمَيْنِ وَالْجَبْهَةِ ‏.‏

  15. Hadis no. 1096

    Bana yedi kemik üzerine secde etmem, elbise ve saçımı toplamamam emrolundu

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed -ki İbni Câ'fer'dir rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Amr b. Dinar'dan» o da Tâvus'dan, o da îbni Abbas'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen rivayet ettiki, şöyle buyurmuşlar: «Bana yedi kemik üzerine secde etmem, elbise ve saçımı toplamamam emrolundu.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أَسْجُدَ عَلَى سَبْعَةِ أَعْظُمٍ وَلاَ أَكُفَّ ثَوْبًا وَلاَ شَعْرًا ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 1097

    Bize Süyan b. Uyeyne, İbni Tâvus'dan, o da babasından, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet ettiki, Nebi…

    Türkçe meal

    Bize Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Süyan b. Uyeyne, İbni Tâvus'dan, o da babasından, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yedi şey üzerine secde etmeye me'mur olmuş. Saçlarıyla elbisesini toplamakdan da nehy buyurulmuş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أُمِرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَسْجُدَ عَلَى سَبْعٍ وَنُهِيَ أَنْ يَكْفِتَ الشَّعْرَ وَالثِّيَابَ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 1098

    Ben yedi kemik üzerine : (Eliyle burnuna işaret ederek) yüz, eller, ayaklar ve ayakların uçları üzerine secde…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Hâtîm rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tâvus, Tavus'dan, o da ibn-i Abbâs'dan naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben yedi kemik üzerine : (Eliyle burnuna işaret ederek) yüz, eller, ayaklar ve ayakların uçları üzerine secde etmeye: elbiseyi ve saçları toplamamaya me'mur oldum.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ طَاوُسٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أَسْجُدَ عَلَى سَبْعَةِ أَعْظُمٍ الْجَبْهَةِ - وَأَشَارَ بِيَدِهِ عَلَى أَنْفِهِ - وَالْيَدَيْنِ وَالرِّجْلَيْنِ وَأَطْرَافِ الْقَدَمَيْنِ وَلاَ نَكْفِتَ الثِّيَابَ وَلاَ الشَّعْرَ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 1099

    Ben, yedi kemik (yâni) alın, burun, eller, dizler ve ayakların üzerlerine secde etmeye : saç ve elbisemi…

    Türkçe meal

    Bize Ebu't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki):Bana ibn-i Cüreyc, Abdullah b, Tavus'dan o da babasından, o da Abdullah b. Abbâs'dan naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ben, yedi kemik (yâni) alın, burun, eller, dizler ve ayakların üzerlerine secde etmeye : saç ve elbisemi toplamamaya me'mur oldum» buyurmuşlar. İzah 491 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أَسْجُدَ عَلَى سَبْعٍ وَلاَ أَكْفِتَ الشَّعْرَ وَلاَ الثِّيَابَ الْجَبْهَةِ وَالأَنْفِ وَالْيَدَيْنِ وَالرُّكْبَتَيْنِ وَالْقَدَمَيْنِ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 1100

    Kul secde ettimi onunla birlikte yedi taraf (Yâni) yüzü, elleri, dizleri ve ayaklan secde eder. buyururken…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Bekr - ki îbni Mudar'dır- İbni'I-Hâd'dan, o da Muhammed b. İbrahim'den, o da Âmir b. Sa'd'dan, o da Abbâs b. Abdülmuttalib'den naklen rivayet etti. Abbâs, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kul secde ettimi onunla birlikte yedi taraf (Yâni) yüzü, elleri, dizleri ve ayaklan secde eder. buyururken işitmiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا بَكْرٌ، - وَهُوَ ابْنُ مُضَرَ - عَنِ ابْنِ الْهَادِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدٍ، عَنِ الْعَبَّاسِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا سَجَدَ الْعَبْدُ سَجَدَ مَعَهُ سَبْعَةُ أَطْرَافٍ وَجْهُهُ وَكَفَّاهُ وَرُكْبَتَاهُ وَقَدَمَاهُ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 1101

    Böylesinin misâli kolları arkasına bağlı olarak namaz kılan kimse gîbidir

    Türkçe meal

    Bize Amr b. Sevvâd El-Amİrî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi, (Dediki): Bize Amr b. Haris haber verdi. «Ona da Bukeyr rivayet etmiş: Ona da İbni Abbas'ın azatlısı Kureyb, Abdullah b. Abbâs'dan rivayet etmiş ki; ibni Abbâs, Abdullah b. Hâris'i başının saçı arkaya topuz yapılmış olduğu halde namaz kılarken görmüş de, onu çözmeye kalkışmış. Abdullah namazdan çıkınca İbni Abbâs'ın yanına gelerek: «Benim başım senin ne işine giriyor?» demiş. İbni Abbâs: — Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Böylesinin misâli kolları arkasına bağlı olarak namaz kılan kimse gîbidir.» buyururken işittim, cevâbını vermiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ الْعَامِرِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، أَنَّ بُكَيْرًا، حَدَّثَهُ أَنَّ كُرَيْبًا مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ حَدَّثَهُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ رَأَى عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْحَارِثِ يُصَلِّي وَرَأْسُهُ مَعْقُوصٌ مِنْ وَرَائِهِ فَقَامَ فَجَعَلَ يَحُلُّهُ فَلَمَّا انْصَرَفَ أَقْبَلَ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ فَقَالَ مَا لَكَ وَرَأْسِي فَقَالَ إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّمَا مَثَلُ هَذَا مَثَلُ الَّذِي يُصَلِّي وَهُوَ مَكْتُوفٌ ‏"‏ ‏.‏