İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 16

Nikâh Kitabı

167 hadis · No. 3398–3567

Sayfa 7 / 9Yazı boyutu
  1. Hadis no. 3519

    Bize Ebu Âsim, îbni Cüreyc'den, o da Ebu'z-Zübeyr'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet eyledi. İzah 1432…

    Türkçe meal

    Bize ibni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Âsim, îbni Cüreyc'den, o da Ebu'z-Zübeyr'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet eyledi. İzah 1432 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ بِمِثْلِهِ

  2. Hadis no. 3520

    Biriniz çağrılırsa hemen davete icabet etsin. Şayet oruçlu bulunursa salât eylesin. Oruçsuz ise yesin!

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Ğiyâs, Hişâm'dan, o da ibni Sîrîn'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz çağrılırsa hemen davete icabet etsin. Şayet oruçlu bulunursa salât eylesin. Oruçsuz ise yesin!» buyurdular. İzah 1432 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنْ هِشَامٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا دُعِيَ أَحَدُكُمْ فَلْيُجِبْ فَإِنْ كَانَ صَائِمًا فَلْيُصَلِّ وَإِنْ كَانَ مُفْطِرًا فَلْيَطْعَمْ ‏

  3. Hadis no. 3521

    Kendisine zenginler çağrılıp fakirler çağrılmayan davet yemeği ne kötü yemektir. Davete geîmiyen muhakkak…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, ibni Şihab'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Ebu Hureyre : «Kendisine zenginler çağrılıp fakirler çağrılmayan davet yemeği ne kötü yemektir. Davete geîmiyen muhakkak Allah ve Resulüne isyan etmiştir.» Dermiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ بِئْسَ الطَّعَامُ طَعَامُ الْوَلِيمَةِ يُدْعَى إِلَيْهِ الأَغْنِيَاءُ وَيُتْرَكُ الْمَسَاكِينُ فَمَنْ لَمْ يَأْتِ الدَّعْوَةَ فَقَدْ عَصَى اللَّهَ وَرَسُولَهُ ‏.‏

  4. Hadis no. 3522

    Yemeğin en kötüsü davet yemeğidir

    Türkçe meal

    Bize îbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Zührî'ye : — Ey Ebu Bekir! Şu hadîs nasıldır? (Yemeğin en kötüsü zenginlerin yemeğidir.) dedim. Zührî güldü de: — Bu hadîs (yemeğin en kötüsü zenginlerin yemeğidir) şeklinde değildir, cevabını verdi. Süfyân demiş ki, babam zengindi. Bu hadisi işittiğim zaman beni ürküttü de onu Zührî'ye sordum. Zührî şunu söyledi: Bana Abdurrahman'ı A'rac rivayet etti. O da Ebu Hureyre'yi şöyle derken işitmiş: «Yemeğin en kötüsü davet yemeğidir...» sonra râvi hadîsi, Mâlik hadîsi tarzında zikretmiştir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ قُلْتُ لِلزُّهْرِيِّ يَا أَبَا بَكْرٍ كَيْفَ هَذَا الْحَدِيثُ شَرُّ الطَّعَامِ طَعَامُ الأَغْنِيَاءِ فَضَحِكَ فَقَالَ لَيْسَ هُوَ شَرُّ الطَّعَامِ طَعَامُ الأَغْنِيَاءِ ‏.‏ قَالَ سُفْيَانُ وَكَانَ أَبِي غَنِيًّا فَأَفْزَعَنِي هَذَا الْحَدِيثُ حِينَ سَمِعْتُ بِهِ فَسَأَلْتُ عَنْهُ الزُّهْرِيَّ فَقَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجُ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ يَقُولُ شَرُّ الطَّعَامِ طَعَامُ الْوَلِيمَةِ ‏.‏ ثُمَّ ذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ مَالِكٍ

  5. Hadis no. 3524

    Yemeğin en kötüsü gelene verilmeyen, gelmeyecek kimsenin çağrıldığı davet yemeğidir. Her kim davete icabet…

    Türkçe meal

    Bize ibni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Ben Ziyad b. Sa'd-ı şunu söylerken işittim : Ben Sâbit-i, A'rac'ı Ebu Hureyre'den naklen rivayet ederken dinledim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Yemeğin en kötüsü gelene verilmeyen, gelmeyecek kimsenin çağrıldığı davet yemeğidir. Her kim davete icabet etmezse Allah ve Resulüne isyan etmiştir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ زِيَادَ بْنَ سَعْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ ثَابِتًا، الأَعْرَجَ يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ شَرُّ الطَّعَامِ طَعَامُ الْوَلِيمَةِ يُمْنَعُهَا مَنْ يَأْتِيهَا وَيُدْعَى إِلَيْهَا مَنْ يَأْبَاهَا وَمَنْ لَمْ يُجِبِ الدَّعْوَةَ فَقَدْ عَصَى اللَّهَ وَرَسُولَهُ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 3526

    Rifaa'ya dönmek mi istiyorsun? Hayır, sen onun balcağızını, o da senin balcağızını tatmadıkça dönemezsin

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile Amr b. Nakıd rivayet ettiler. Lafız Amr'ındır. (Dedilerki): Bize Süfyan, Zührî'den, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen rivayet etiî. Aişe (Radiyallahu anha) şöyle demiş : Rifaa'nın karısı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ben Rifaa'nın nikahında idim. Beni üç talakla boşadı da Abdurrahman b. Zebîr'le evlendim. Ama ondakini elbisenin saçağı gibi buldum; dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gülümseyerek; «Rifaa'ya dönmek mi istiyorsun? Hayır, sen onun balcağızını, o da senin balcağızını tatmadıkça dönemezsin» buyurdu. Aişe (Radiyallahu anha) (Demişki): Ebu Bekir de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında idi. Halid ise kapıda kendisine izin verilmesini bekliyordu. Derken : Ya Eba Bekr! Bu kadının Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda alenen ne konuştuğunu işitmiyor musun? dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، - وَاللَّفْظُ لِعَمْرٍو - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ جَاءَتِ امْرَأَةُ رِفَاعَةَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ كُنْتُ عِنْدَ رِفَاعَةَ فَطَلَّقَنِي فَبَتَّ طَلاَقِي فَتَزَوَّجْتُ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الزَّبِيرِ وَإِنَّ مَا مَعَهُ مِثْلُ هُدْبَةِ الثَّوْبِ فَتَبَسَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ أَتُرِيدِينَ أَنْ تَرْجِعِي إِلَى رِفَاعَةَ لاَ حَتَّى تَذُوقِي عُسَيْلَتَهُ وَيَذُوقَ عُسَيْلَتَكِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ وَأَبُو بَكْرٍ عِنْدَهُ وَخَالِدٌ بِالْبَابِ يَنْتَظِرُ أَنْ يُؤْذَنَ لَهُ فَنَادَى يَا أَبَا بَكْرٍ أَلاَ تَسْمَعُ هَذِهِ مَا تَجْهَرُ بِهِ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  7. Hadis no. 3527

    Galîba sen Rifaa'ya dönmek istiyorsun! Hayır, o senin balcağızını, sen de onun balcağızını tatmadıkça…

    Türkçe meal

    Bana Ebu't-Tahir ile Harmeletü'bnu Yahya rivayet ettiler. Lafız Harmele'nindir. Ebu't-Tahir (Bize rivayet etti.) Harmele ise (Bize îbnî Vehb haber verdi) tabirlerini kullandılar. (ibni Vehb demiş ki): Bana Yunus, ibni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Urvetü'bnu Zübeyr rivayet etti. Ona da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Aişe haber vermiş ki, Rifaatü'I-Kurazî karısını Üç talakla boşamiş da, kadın ondan sonra Abdurrahman b. Zebîr ile evlenmiş. Sonrasında kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ya Resulallah, ben Rifaa'nın nikahı altında idim. Sonunda beni üç talakla boşadı; ben de ondan sonra Abdurrahman b. Zebîr ile evlendim. Ama hakikatte vallahi ondakini ancak elbisenin saçağı gibi buldum: demiş; ve çarşafından bir saçak koparmış. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gülerek tebessüm buyurmuş ve : «Galîba sen Rifaa'ya dönmek istiyorsun! Hayır, o senin balcağızını, sen de onun balcağızını tatmadıkça (dönemezsin)» buyurmuşlar, Ebu Bekir de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında oturuyormuş. Halid b. Saîd b. As ise hücrenin kapısında oturmakta imiş: (içerî girmek için) kendisine izin verilmemiş imiş. Bunun üzerine Halid Ebu Bekr'e: Bu kadını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda aşikare konuşmaktan men'etsen a! diye seslenmeğe başlamış

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لِحَرْمَلَةَ - قَالَ أَبُو الطَّاهِرِ حَدَّثَنَا وَقَالَ، حَرْمَلَةُ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّ رِفَاعَةَ الْقُرَظِيَّ طَلَّقَ امْرَأَتَهُ فَبَتَّ طَلاَقَهَا فَتَزَوَّجَتْ بَعْدَهُ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الزَّبِيرِ فَجَاءَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهَا كَانَتْ تَحْتَ رِفَاعَةَ فَطَلَّقَهَا آخِرَ ثَلاَثِ تَطْلِيقَاتٍ فَتَزَوَّجْتُ بَعْدَهُ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الزَّبِيرِ وَإِنَّهُ وَاللَّهِ مَا مَعَهُ إِلاَّ مِثْلُ الْهُدْبَةِ وَأَخَذَتْ بِهُدْبَةٍ مِنْ جِلْبَابِهَا ‏.‏ قَالَ فَتَبَسَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ضَاحِكًا فَقَالَ ‏ "‏ لَعَلَّكِ تُرِيدِينَ أَنْ تَرْجِعِي إِلَى رِفَاعَةَ لاَ حَتَّى يَذُوقَ عُسَيْلَتَكِ وَتَذُوقِي عُسَيْلَتَهُ ‏"‏ ‏.‏ وَأَبُو بَكْرٍ الصِّدِّيقُ جَالِسٌ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَخَالِدُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ الْعَاصِ جَالِسٌ بِبَابِ الْحُجْرَةِ لَمْ يُؤْذَنْ لَهُ قَالَ فَطَفِقَ خَالِدٌ يُنَادِي أَبَا بَكْرٍ أَلاَ تَزْجُرُ هَذِهِ عَمَّا تَجْهَرُ بِهِ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم

  8. Hadis no. 3528

    Bize Abdürrazzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen haber…

    Türkçe meal

    Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dedikî): Bize Abdürrazzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen haber verdi ki, Rifaatü'I-Kurazî karısını boşamış da kadını Abdurrahman b. Zebîr almış. Sonrasında kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ya Resülallah! Rifaa beni üç talakın sonuna kadar boşadı... demiş. Ravi hadîsi Yunus, hadîsi gibi rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رِفَاعَةَ الْقُرَظِيَّ، طَلَّقَ امْرَأَتَهُ فَتَزَوَّجَهَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الزَّبِيرِ فَجَاءَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ رِفَاعَةَ طَلَّقَهَا آخِرَ ثَلاَثِ تَطْلِيقَاتٍ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ يُونُسَ ‏.‏

  9. Hadis no. 3529

    Hayır, ikinci kocası onun balcağızını tutmadıkça helal olmaz

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. A'la' El-Hamdanî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Usame, Hişam'dan, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adamın evlenip de boşadığı bir kadın başka kocaya varır da o kocası cinsî münasebetten evvel onu boşarsa birinci kocasına helal olur mu? diye sorulmuş da : «Hayır, ikinci kocası onun balcağızını tutmadıkça helal olmaz.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ عَنِ الْمَرْأَةِ يَتَزَوَّجُهَا الرَّجُلُ فَيُطَلِّقُهَا فَتَتَزَوَّجُ رَجُلاً فَيُطَلِّقُهَا قَبْلَ أَنْ يَدْخُلَ بِهَا أَتَحِلُّ لِزَوْجِهَا الأَوَّلِ قَالَ ‏ "‏ لاَ حَتَّى يَذُوقَ عُسَيْلَتَهَا ‏"‏‏.‏

  10. Hadis no. 3530

    Bize îbni Fudayl rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muaviye rivayet eyledi…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Fudayl rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muaviye rivayet eyledi. Bu raviîer hep birden Hişam'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ جَمِيعًا عَنْ هِشَامٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏

  11. Hadis no. 3531

    Hayır! ikinci kocası onun baîcağızından, birincinin tatdığı gibi tatmadıkça onunla evlenemez

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyu'bnu Müshir, Ubeydullah b. Ömer'den, o da Kaasım b. Muhammedi'den, o da Aişe'den naklen rivayet eyledi. Aişe şöyle demiş: Bir adam karısını üç defa boşadı da kadmı başka bir adam aldı. Sonra onu cinsî münasebette bulunmadan boşadı. Bunun üzerine ilk kocası onunla tekrar evlenmek istedi. Ve mes'ele Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e soruldu. O: «Hayır! ikinci kocası onun baîcağızından, birincinin tatdığı gibi tatmadıkça onunla evlenemez.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ طَلَّقَ رَجُلٌ امْرَأَتَهُ ثَلاَثًا فَتَزَوَّجَهَا رَجُلٌ ثُمَّ طَلَّقَهَا قَبْلَ أَنْ يَدْخُلَ بِهَا فَأَرَادَ زَوْجُهَا الأَوَّلُ أَنْ يَتَزَوَّجَهَا فَسُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ ‏ "‏ لاَ حَتَّى يَذُوقَ الآخِرُ مِنْ عُسَيْلَتِهَا مَا ذَاقَ الأَوَّلُ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 3532

    Bize Kasım, Aişe'den rivayet etti

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Muhammed b. Abdillah b. Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet eyledi. H. Bize bu hadisi Muhammed b. El-Müsenna dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya yani ibni Saîd rivayet etti. Bunlar hep birden Ubeydullah'dan bu isnadla yukarki hadisin mislini rivayet etmişlerdir. Yahya'nın Ubeydullah'dan rivayet ettiği hadîste: «Bize Kasım, Aişe'den rivayet etti.» cümlesi vardır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ - جَمِيعًا عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ مِثْلَهُ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ يَحْيَى عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ عَنْ عَائِشَةَ ‏.‏

  13. Hadis no. 3533

    Ümmetimden biri ehline yakınlık etmek istediği vakit: Bismillah, Yarabbi! Bizi şeytandan ırak eyle! Bize…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile ishâk b. ibrahim rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. (Dedilerki): Bize Cerîr, Mansur'dan, o da Sâlim'den, o da Kureyb'den, o da ibni Abbas'dan naklen haber verdi. ibni Abbâs şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ümmetimden biri ehline yakınlık etmek istediği vakit: Bismillah, Yarabbi! Bizi şeytandan ırak eyle! Bize ihsan edeceğin (zürriyet)'den de şeytanı ırak eyle! demiş olsa aralarındaki o cimadan çocuk mukadderse o çocuğa şeytan ebediyyen zarar veremez.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لِيَحْيَى - قَالاَ أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ كُرَيْبٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لَوْ أَنَّ أَحَدَهُمْ إِذَا أَرَادَ أَنْ يَأْتِيَ أَهْلَهُ قَالَ بِاسْمِ اللَّهِ اللَّهُمَّ جَنِّبْنَا الشَّيْطَانَ وَجَنِّبِ الشَّيْطَانَ مَا رَزَقْتَنَا فَإِنَّهُ إِنْ يُقَدَّرْ بَيْنَهُمَا وَلَدٌ فِي ذَلِكَ لَمْ يَضُرَّهُ شَيْطَانٌ أَبَدًا ‏"‏‏.‏

  14. Hadis no. 3534

    Mansur, zannederim Bismillah dedi

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile ibni Beşşar rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet eyledi. H. Bize Abd b. Humeyd dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrezzâk haber verdi. Bunlar toptan Sevrî'den ve her ikisi Mansur'dan, Cerîr hadîsi mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki, Şu'be'nin hadîsinde Bismillah zikredilmemiştir. Abdurrezzak'ın Sevrî'den rivayetinde Bismillah kaydı vardır. ibni Numeyr rivayetinde ise: «Mansur, zannederim Bismillah dedi.» cümlesi vardır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، جَمِيعًا عَنِ الثَّوْرِيِّ، كِلاَهُمَا عَنْ مَنْصُورٍ، بِمَعْنَى حَدِيثِ جَرِيرٍ غَيْرَ أَنَّ شُعْبَةَ لَيْسَ فِي حَدِيثِهِ ذِكْرُ ‏"‏ بِاسْمِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ عَبْدِ الرَّزَّاقِ عَنِ الثَّوْرِيِّ ‏"‏ بِاسْمِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ ابْنِ نُمَيْرٍ قَالَ مَنْصُورٌ أُرَاهُ قَالَ ‏"‏ بِاسْمِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 3535

    Kadınlarınız sizin tarlanızdır. imdi tarlanıza nereden isterseniz gidin) [ Bakara 223 ] âyet-i kerîmesi indi

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnu Saîd, Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ve Amru'n-Nâkıd rivayet ettiler. Lâfız Ebu Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân, ibni'l-Münkedir'den rivayet etti. O da Câbir'i şunu söylerken işitmiş: Yahudiler: Bir adam karısının fercine arkasından cima' ederse çocuk şaşı gözlü olur; derlerdi. Sonra : «Kadınlarınız sizin tarlanızdır. imdi tarlanıza nereden isterseniz gidin) [ Bakara 223 ] âyet-i kerîmesi indi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَعَمْرٌو النَّاقِدُ - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ ابْنِ الْمُنْكَدِرِ سَمِعَ جَابرًا يَقُولُ كَانَتِ الْيَهُودُ تَقُولُ إِذَا أَتَى الرَّجُلُ امْرَأَتَهُ مِنْ دُبُرِهَا فِي قُبُلِهَا كَانَ الْوَلَدُ أَحْوَلَ فَنَزَلَتْ ‏{‏ نِسَاؤُكُمْ حَرْثٌ لَكُمْ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ أَنَّى شِئْتُمْ‏}‏

  16. Hadis no. 3536

    Bize Leys, ibni'I-Hâd'dan, o da Ebu Hâzim'den, o da Muhammed b. Münkedir'den, o da Câbir b. Abdillâh'dan…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Rumh rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, ibni'I-Hâd'dan, o da Ebu Hâzim'den, o da Muhammed b. Münkedir'den, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen haber verdiki, Yahudiler: Kadının fercine arkasından cima' edilir de sonra gebe kalırsa çocuğu şaşı gözlü olur; derlermiş. Nihayet: (Kadınlarınız sizin tarlanızdır; imdi tarlanıza nereden isterseniz gidin) âyet-i kerîmesi indirilmiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ الْهَادِ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ مُحَمَّدِ، بْنِ الْمُنْكَدِرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ يَهُودَ، كَانَتْ تَقُولُ إِذَا أُتِيَتِ الْمَرْأَةُ مِنْ دُبُرِهَا فِي قُبُلِهَا ثُمَّ حَمَلَتْ كَانَ وَلَدُهَا أَحْوَلَ ‏.‏ قَالَ فَأُنْزِلَتْ ‏{‏ نِسَاؤُكُمْ حَرْثٌ لَكُمْ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ أَنَّى شِئْتُمْ‏}‏

  17. Hadis no. 3537

    isterse yüzükoyun, isterse daha başka şekilde yalnız bir deliğe olmak şartı ile

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Kuteybetü'bnu Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Avâne rivayet etti. H. Bize Abdülvâris b. Abdissamed dahî rivayet eyledi. (Dedikî): Bana babam, dedemden, o da Eyyub'dan naklen rivayet etti. H. Bize Muhammed b, El-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bana Vehb b. Cerîr rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet eyledi. H. Bize yine Muhammed b. el-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bana Ubeydullah b. Saîd ile Hârun b. Abdillâh ve Ebu Ma'ne'r-Rakaaşî dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vehb b. Cerir rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Nu'mân b. Râşid'i, Zührî'den naklen rivayet ederken dinledim. H. Bana Süleyman b. Ma'bed'de rivayet etti. (Dediki): Bize Muallâ b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülazîz yâni ibni'I-Muhtâr, Süheyl b. Ebî Salih'den rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Muhammed b. Münkedir'den, o da Câbir'den bu hadîsi rivayet etmişlerdir. Nu'man'ın Zührî'den rivayet ettiği hadîsde: «isterse yüzükoyun, isterse daha başka şekilde yalnız bir deliğe olmak şartı ile...» ifâdesini ziyade etmiştir.

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي، عَنْ أَيُّوبَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنِي وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ، بْنُ سَعِيدٍ وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ وَأَبُو مَعْنٍ الرَّقَاشِيُّ قَالُوا حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ رَاشِدٍ، يُحَدِّثُ عَنِ الزُّهْرِيِّ، ح وَحَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ مَعْبَدٍ، حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - وَهُوَ ابْنُ الْمُخْتَارِ - عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، كُلُّ هَؤُلاَءِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ، بِهَذَا الْحَدِيثِ وَزَادَ فِي حَدِيثِ النُّعْمَانِ عَنِ الزُّهْرِيِّ إِنْ شَاءَ مُجَبِّيَةً وَإِنْ شَاءَ غَيْرَ مُجَبِّيَةٍ غَيْرَ أَنَّ ذَلِكَ فِي صِمَامٍ وَاحِدٍ ‏.‏

  18. Hadis no. 3538

    Kadın, kocasının döşeğini terk ederek sabahlarsa, o'na melekler sabah'a kadar la'net ederler

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile ibni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız îbni Müsenna'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Katade'yi, Zurâratü'bnu Evfâ'dan, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken dinledim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz: «Kadın, kocasının döşeğini terk ederek sabahlarsa, o'na melekler sabah'a kadar la'net ederler.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ، بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ زُرَارَةَ بْنِ أَوْفَى، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا بَاتَتِ الْمَرْأَةُ هَاجِرَةً فِرَاشَ زَوْجِهَا لَعَنَتْهَا الْمَلاَئِكَةُ حَتَّى تُصْبِحَ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 3539

    Yatağına dönünceye kadar

    Türkçe meal

    Bu hadîsi bana Yahya b. Habîb dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid yâni ibnil Haris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be bu isnadla rivayette bulundu. O: «Yatağına dönünceye kadar» cümlesini de söyledi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِيهِ يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ ‏ "‏ حَتَّى تَرْجِعَ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 3540

    Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, eğer bir adam karısını yatağına davet ederde kadın razı…

    Türkçe meal

    Bize îbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân, Yezid'den yâni îbni Keysan'dan, o da Ebu Hâzım'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayette bulundu. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, eğer bir adam karısını yatağına davet ederde kadın razı olmazsa, kocası ondan razı oluncaya kadar Yüce Altah ona gazâb eder.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ، عَنْ يَزِيدَ، - يَعْنِي ابْنَ كَيْسَانَ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ مَا مِنْ رَجُلٍ يَدْعُو امْرَأَتَهُ إِلَى فِرَاشِهَا فَتَأْبَى عَلَيْهِ إِلاَّ كَانَ الَّذِي فِي السَّمَاءِ سَاخِطًا عَلَيْهَا حَتَّى يَرْضَى عَنْهَا ‏"‏ ‏