İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 16

Nikâh Kitabı

167 hadis · No. 3398–3567

Sayfa 8 / 9Yazı boyutu
  1. Hadis no. 3541

    Bir adam karısını döşeğine davet eder de döşeğe gelmez; bu sebeble ona dargın olarak yatarsa, sabahlayıncaya…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebu Muâviye rivayet etti. H. Bana Ebu Saîd-i Eşecc dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet eyledi. H, Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. Bu râvilerin hepsi A'meş'den, o da Ebu Hâzim'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayette bulunmuşlardır. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir adam karısını döşeğine davet eder de döşeğe gelmez; bu sebeble ona dargın olarak yatarsa, sabahlayıncaya kadar melekler o kadın'a la'net ederler.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا دَعَا الرَّجُلُ امْرَأَتَهُ إِلَى فِرَاشِهِ فَلَمْ تَأْتِهِ فَبَاتَ غَضْبَانَ عَلَيْهَا لَعَنَتْهَا الْمَلاَئِكَةُ حَتَّى تُصْبِحَ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 3542

    Şüphesiz ki kıyamet gününde Allah indinde mevkii en kötü olacak insanlardan biri, karısı ile haşır neşir olup…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki: Bize Mervân b. Muâviye, Ömer b. Hamzete'l-Ömerî'den rivayet etti. (Demişki); Bize Abdurrahman b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Ebu Saîd-i Hudrî'yi şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki kıyamet gününde Allah indinde mevkii en kötü olacak insanlardan biri, karısı ile haşır neşir olup da sonra onun sırrını yayandır.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ حَمْزَةَ الْعُمَرِيِّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَعْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ مِنْ أَشَرِّ النَّاسِ عِنْدَ اللَّهِ مَنْزِلَةً يَوْمَ الْقِيَامَةِ الرَّجُلَ يُفْضِي إِلَى امْرَأَتِهِ وَتُفْضِي إِلَيْهِ ثُمَّ يَنْشُرُ سِرَّهَا ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 3543

    Şüphesiz ki kıyamet gününde Allah indinde emanete hiyanetin en büyüklerinden biri, karı ile koca beraberce…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebu Üsâme, Ömer b. Hamza'dan, o da Abdurrahman b. Sa'd'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Ebu Saîdi Hudrî'yi şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki kıyamet gününde Allah indinde emanete hiyanetin en büyüklerinden biri, karı ile koca beraberce haşır neşir olduktan sonra, kocasının kadının sırrını yaymasıdir.» buyurdular. îbni Numeyr: «Emaneti hiyanetin en büyüğü» demiştir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عُمَرَ، بْنِ حَمْزَةَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ مِنْ أَعْظَمِ الأَمَانَةِ عِنْدَ اللَّهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ الرَّجُلَ يُفْضِي إِلَى امْرَأَتِهِ وَتُفْضِي إِلَيْهِ ثُمَّ يَنْشُرُ سِرَّهَا ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ ‏"‏ إِنَّ أَعْظَمَ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 3544

    Bunu yapmamanızda size bir zarar yoktur. Allah kıyamet gününe kadar kaç can yaratmayı takdir buyurdu ise, o…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Eyyub ile Kuteybetü'bnü Saîd ve Aliyyü'bnü Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize îsmaîl b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bana Rabîa, Muhammed b. Yahya b. Habbân'dan, o da ibni Muhayrîz'den naklen haber verdi. ibni Muhayrîz şöyle demiş: Ebu Sirme ile ben Ebu Saîd-i Hudrî'nin yanına girdik. Ebu Sırme ona suâl sorarak: — Yâ Ebâ Saîd! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i hiç azil'den bahsederken işittin mi? dedi. Ebu Saîd şu cevâbı verdi: — Evet, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Bel mustalik gazasında bulunduk; ve Arapların güzel kızlarını esir aldık. Derken bekârlığımız uzun sürdü de fidyeye razı olduk. Bunun üzerine cinsî münasebette bulunarak azil yapmak istedik. Arkacığından da şöyle konuştuk : — Biz bu işi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aramızda iken yapacak da ona sormayacak mıyız? Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sorduk: — «Bunu yapmamanızda size bir zarar yoktur. Allah kıyamet gününe kadar kaç can yaratmayı takdir buyurdu ise, o mutlaka olacaktır.» buyurdu

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، بْنُ جَعْفَرٍ أَخْبَرَنِي رَبِيعَةُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنِ ابْنِ مُحَيْرِيزٍ، أَنَّهُ قَالَ دَخَلْتُ أَنَا وَأَبُو صِرْمَةَ عَلَى أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ فَسَأَلَهُ أَبُو صِرْمَةَ فَقَالَ يَا أَبَا سَعِيدٍ هَلْ سَمِعْتَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَذْكُرُ الْعَزْلَ فَقَالَ نَعَمْ غَزَوْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَزْوَةَ بَلْمُصْطَلِقِ فَسَبَيْنَا كَرَائِمَ الْعَرَبِ فَطَالَتْ عَلَيْنَا الْعُزْبَةُ وَرَغِبْنَا فِي الْفِدَاءِ فَأَرَدْنَا أَنْ نَسْتَمْتِعَ وَنَعْزِلَ فَقُلْنَا نَفْعَلُ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ أَظْهُرِنَا لاَ نَسْأَلُهُ ‏.‏ فَسَأَلْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ لاَ عَلَيْكُمْ أَنْ لاَ تَفْعَلُوا مَا كَتَبَ اللَّهُ خَلْقَ نَسَمَةٍ هِيَ كَائِنَةٌ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ إِلاَّ سَتَكُونُ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 3545

    Çünkü Atlah kıyamet gününe kadar kimleri yaratacağını takdir buyurmuştur

    Türkçe meal

    Bana Benî Hâşim'in âzâdlısı Muhammed b. el-Ferec rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Zibrikaan rivayet etti. (Dediki): Bize Musâ b. Ukbe, Muhammed b, Yahya b. Habbân'dan şu isnâdla Rabîa hadîsi mânâsında rivayette bulundu. Şu kadar var ki, o : «Çünkü Atlah kıyamet gününe kadar kimleri yaratacağını takdir buyurmuştur.»dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْفَرَجِ، مَوْلَى بَنِي هَاشِمٍ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الزِّبْرِقَانِ، حَدَّثَنَا مُوسَى، بْنُ عُقْبَةَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ فِي مَعْنَى حَدِيثِ رَبِيعَةَ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ فَإِنَّ اللَّهَ كَتَبَ مَنْ هُوَ خَالِقٌ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 3546

    Siz bunu hakîkaten yapıyor musunuz? Siz bunu hakikaten yapıyor musunuz? Siz bunu hakikaten yapıyor musunuz?…

    Türkçe meal

    Bize Abdullah b. Muhammed b. Esmâ'ed-Dubaî rivayet etti. (Dediki): Bize Cüveyriye, Mâlik'den, o da Zührî'den, o da ibni Muhayrîz'den, ona da Ebu Saîd-i Hudrî haber vermiş olmak üzere rivayet eyledi. Ebu Saîd şöyle demiş : — Bir takım esîr kadınlar ele geçirdik. Artık (onlarla cima' ederken) azil yapıyorduk. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bunun hükmünü sorduk da, bize: — «Siz bunu hakîkaten yapıyor musunuz? Siz bunu hakikaten yapıyor musunuz? Siz bunu hakikaten yapıyor musunuz? Kıyamet gününe kadar yaratılması mukadder hiçbir can yoktur ki, dünyaya gelmiş olmasın.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَسْمَاءَ الضُّبَعِيُّ، حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ ابْنِ مُحَيْرِيزٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ قَالَ أَصَبْنَا سَبَايَا فَكُنَّا نَعْزِلُ ثُمَّ سَأَلْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ لَنَا ‏ "‏ وَإِنَّكُمْ لَتَفْعَلُونَ وَإِنَّكُمْ لَتَفْعَلُونَ وَإِنَّكُمْ لَتَفْعَلُونَ مَا مِنْ نَسَمَةٍ كَائِنَةٍ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ إِلاَّ هِيَ كَائِنَةٌ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 3547

    Bunu yapmamanızda size bir zarar yoktur. Çünkü bu ancak kadere bağlı bir şeydir

    Türkçe meal

    Bize Nasr b. Aliy el-Cahdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b, Mufaddal rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Enes b. Sîrîn'-den, o da Ma'bed b. Sîrîn'den, o da Ebu Saîd-i Hudrî'den naklen rivâyet eyledi. Enes demiş ki: (Ma'bede) sen bu hadîsi Ebu Saîd'den mi işittin? diye sordum: — Evet, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den nakletti: «Bunu yapmamanızda size bir zarar yoktur. Çünkü bu ancak kadere bağlı bir şeydir.» buyurmuşlar, cevâbını verdi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَنَسِ، بْنِ سِيرِينَ عَنْ مَعْبَدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قُلْتُ لَهُ سَمِعْتَهُ مِنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ نَعَمْ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ عَلَيْكُمْ أَنْ لاَ تَفْعَلُوا فَإِنَّمَا هُوَ الْقَدَرُ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 3548

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet olunmuştur. Azil hakkında : "Bunu yapmamanızda size bîr zarar…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. el-Müsennâ ile ibni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bize Yahya b. Habîb de rivayet etti. (Dedikî): Bize Hâlid yâni ibni'l Haris rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Hatim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân b. Mehdi ile Behz rivayet ettiler. Bu râvilerin hepsi: Bize Şu'be, Enes b. Sîrîn'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet eyledi; demişlerdir. Yalnız bunların hadîsinde: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet olunmuştur. Azil hakkında : "Bunu yapmamanızda size bîr zarar yoktur; çünkü bu ancak kader (e bağlı bir şey) dir; buyurmuşlar.» denilmiştir. Behz'in rivayetinde: «Şu'be dediki: Enes'e : — Sen bu hadîsi Ebu Saîd'den mi işittin? diye sordum. — Evet, cevâbını verdi.» ifâdesi de vardır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى، بْنُ حَبِيبٍ حَدَّثَنَا خَالِدٌ يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، بْنُ مَهْدِيٍّ وَبَهْزٌ قَالُوا جَمِيعًا حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَنَسِ بْنِ سِيرِينَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِهِمْ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ فِي الْعَزْلِ ‏ "‏ لاَ عَلَيْكُمْ أَنْ لاَ تَفْعَلُوا ذَاكُمْ فَإِنَّمَا هُوَ الْقَدَرُ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ بَهْزٍ قَالَ شُعْبَةُ قُلْتُ لَهُ سَمِعْتَهُ مِنْ أَبِي سَعِيدٍ قَالَ نَعَمْ ‏.‏

  9. Hadis no. 3549

    Bunu yapmamalısınız; çünkü bu ancak bir kaderden ibarettir

    Türkçe meal

    Bana Ebu'r-Rabî'ez-Zehrânî ile Ebu Kâmil el-Cahderî rivayet ettiler. Lâfız Ebu Kâmil'indir. (Dedilerki): Bize Hammâd yâni îbni Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyub, Muhammed'den. o da Abdurrahman b. Bişr b. Mes'ud'dan. o da Ebu Saîd-i Hudrî'ye isnâd etmek suretiyle rivayette bulundu. Ebu Saîd şöyle demiş : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e azlin hükmünü sordular da: «Bunu yapmamalısınız; çünkü bu ancak bir kaderden ibarettir.» buyurdular. Râvi Muhammed: «Yapmamalısınız» sözü nehye daha yakındır; demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي أَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، وَأَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ - وَاللَّفْظُ لأَبِي كَامِلٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - وَهُوَ ابْنُ زَيْدٍ - حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ بِشْرِ بْنِ مَسْعُودٍ، رَدَّهُ إِلَى أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ قَالَ سُئِلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْعَزْلِ فَقَالَ ‏"‏ لاَ عَلَيْكُمْ أَنْ لاَ تَفْعَلُوا ذَاكُمْ فَإِنَّمَا هُوَ الْقَدَرُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مُحَمَّدٌ وَقَوْلُهُ ‏"‏ لاَ عَلَيْكُمْ ‏"‏ ‏.‏ أَقْرَبُ إِلَى النَّهْىِ ‏.‏

  10. Hadis no. 3550

    Bunu yapmamalısınız; çünkü bu ancak bir kaderden ibarettir

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. el-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Avn, Muhammed'den, o da Abdurrahman b. Bişr el-Ensârî'den naklen rivayet eyledi. Muhammed demiş ki: Abdurrahman hadîsi geriye isnâd ede ede tâ Ebu Saîd-i Hudrî'ye vardırdı. Ebu Saîd şunları söylemiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında azlin lâfı oldu da: «Ne konuşuyorsunuz?» diye sordu. Ashâb: — Bir adamın karısı emzikli olur da onunla cinsî münâsebette bulunur; ve gebe kalmasını istemezse; yine bir adamın cariyesi olur; onunla cima' ederek gebe kalmamasını isterse ne yapması lâzım geldiğini (konuşuyoruz) dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunu yapmamalısınız; çünkü bu ancak bir kaderden ibarettir.» buyurdular. İbni Avn demişki: «Ben bu hadîsi Hasen'e söyledim de : — Vallahi bu söz tıpkı nehye benziyor; dedi.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ بِشْرٍ الأَنْصَارِيِّ، ‏.‏ قَالَ فَرَدَّ الْحَدِيثَ حَتَّى رَدَّهُ إِلَى أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ قَالَ ذُكِرَ الْعَزْلُ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ وَمَا ذَاكُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا الرَّجُلُ تَكُونُ لَهُ الْمَرْأَةُ تُرْضِعُ فَيُصِيبُ مِنْهَا وَيَكْرَهُ أَنْ تَحْمِلَ مِنْهُ وَالرَّجُلُ تَكُونُ لَهُ الأَمَةُ فَيُصِيبُ مِنْهَا وَيَكْرَهُ أَنْ تَحْمِلَ مِنْهُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ عَلَيْكُمْ أَنْ لاَ تَفْعَلُوا ذَاكُمْ فَإِنَّمَا هُوَ الْقَدَرُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَوْنٍ فَحَدَّثْتُ بِهِ الْحَسَنَ فَقَالَ وَاللَّهِ لَكَأَنَّ هَذَا زَجْرٌ ‏.‏

  11. Hadis no. 3551

    Bize Süleyman b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, ibni Avn'dan rivayet etti. (Demişki)…

    Türkçe meal

    Bana Haccâc b. Şaîr rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, ibni Avn'dan rivayet etti. (Demişki): Muhammed'e, ibrahim'den dinlediğim Abdurrahmân b. Bişr hadîsini (yâni azil hadîsini) anlattım da: Abdurrahmân b. Bişr onu ancak bana rivayet etti; dedi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، قَالَ حَدَّثْتُ مُحَمَّدًا، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، بِحَدِيثِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ بِشْرٍ - يَعْنِي حَدِيثَ الْعَزْلِ - فَقَالَ إِيَّاىَ حَدَّثَهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ بِشْرٍ، ‏.‏

  12. Hadis no. 3552

    Ebu Saîd'e: Sen Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i azil hakkında bir şey söylerken işittin mi? diye…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. el-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül â'lâ rivayet eyledi. (Dediki): Bize Hişâm, Muhammed'den, o da Mâ'bed b. Sîrîn'den naklen rivayette bulundu. Ma'bed şöyle demiş : Ebu Saîd'e: Sen Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i azil hakkında bir şey söylerken işittin mi? diye sorduk. — Evet, cevâbını verdi. Râvi bu hadîsi «kader» kelimesine kadar, ibni Avn hadîsi mânâsında rivayet eylemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ مَعْبَدِ، بْنِ سِيرِينَ قَالَ قُلْنَا لأَبِي سَعِيدٍ هَلْ سَمِعْتَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَذْكُرُ فِي الْعَزْلِ شَيْئًا قَالَ نَعَمْ ‏.‏ وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِمَعْنَى حَدِيثِ ابْنِ عَوْنٍ إِلَى قَوْلِهِ ‏ "‏ الْقَدَرُ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 3553

    Sizden bîriniz bunu niçin yapıyor? Çünkü yaratılmış hiçbir nefs yoktur ki, yaratanı Allah olmasın!

    Türkçe meal

    Bize Ubeydullah b. Ömer el-Kavârîrî ile Ahmed b. Abde rivayet ettiler. ibni Abde «Bize haber verdi» tâbirini kullandı. Ubeydullah ise: Bize Süfyân b. Uyeyne, ibni Ebî Necîh'den, o da Mücâhid'den, o da Kaza'a'dan, o da Ebu Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet eyledi; dedi. Ebu Saîd şunları söylemiş : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında azil lâfı oldu da: «Sizden bîriniz bunu niçin yapıyor? Çünkü yaratılmış hiçbir nefs yoktur ki, yaratanı Allah olmasın!» buyurdu. «Bunu sizden hiçbiriniz yapmasın» demedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْقَوَارِيرِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، قَالَ ابْنُ عَبْدَةَ أَخْبَرَنَا وَقَالَ، عُبَيْدُ اللَّهِ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ قَزَعَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، الْخُدْرِيِّ قَالَ ذُكِرَ الْعَزْلُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ وَلِمَ يَفْعَلُ ذَلِكَ أَحَدُكُمْ - وَلَمْ يَقُلْ فَلاَ يَفْعَلْ ذَلِكَ أَحَدُكُمْ - فَإِنَّهُ لَيْسَتْ نَفْسٌ مَخْلُوقَةٌ إِلاَّ اللَّهُ خَالِقُهَا ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 3554

    Her meniden çocuk olmaz; Allah bir nesneyi yaratmak isterse onu hiçbir şey men edemez

    Türkçe meal

    Bana Harun b. Saîd el-Eylî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Muâviye yâni ibni Salih, Aliy b. Ebî Talha'dan, o da Ebu'l-Veddâk'dan, o da Ebu Saîd-i Hudrî'den naklen haber verdi. Veddâk Ebu Saîd'i şunu söylerken işitmiş : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e azlin hükmü soruldu da: «Her meniden çocuk olmaz; Allah bir nesneyi yaratmak isterse onu hiçbir şey men edemez.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مُعَاوِيَةُ، - يَعْنِي ابْنَ صَالِحٍ - عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَبِي الْوَدَّاكِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، سَمِعَهُ يَقُولُ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْعَزْلِ فَقَالَ ‏ "‏ مَا مِنْ كُلِّ الْمَاءِ يَكُونُ الْوَلَدُ وَإِذَا أَرَادَ اللَّهُ خَلْقَ شَىْءٍ لَمْ يَمْنَعْهُ شَىْءٌ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 3555

    Bize Zeyd b. Hubâb rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye rivayet etti. (Dediki): Bana Aliy b. Ebî…

    Türkçe meal

    Bana Ahmed b. el-Münzir el-Basri rivayet etti. (Dedikî): Bize Zeyd b. Hubâb rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye rivayet etti. (Dediki): Bana Aliy b. Ebî Talhate'l-Hâşimî, Ebu'l-Veddâk'dan, o da Ebu Saîd-i Hudrî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini haber verdi. İzah 1440 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْبَصْرِيُّ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، أَخْبَرَنِي عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَلْحَةَ الْهَاشِمِيُّ، عَنْ أَبِي الْوَدَّاكِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

  16. Hadis no. 3556

    Ben o'na mukadder olanın başına geleceğini sana haber vermiştim

    Türkçe meal

    Bize Ahmed b. Abdillâh b. Yunus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir'den naklen haber verdi ki, Bir adam Resullullah (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek : Benim bir cariyem var ki, hizmetçimiz ve su taşıyan devemiz hep odur. Ben onunla cinsî münâsebette de bulunuyorum; ama gebe kalmasını istemiyorum; demiş. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem): «istersen ondan azil yap; çünkü ona mukadder olan başına gelecektir.» buyurmuşlar. Adam bir müddet durmuş; sonra tekrar Nebi (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Câriye gebe kaldı; demiş. O zaman Resulullah (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem); «Ben o'na mukadder olanın başına geleceğini sana haber vermiştim.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، أَخْبَرَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ رَجُلاً، أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ لِي جَارِيَةً هِيَ خَادِمُنَا وَسَانِيَتُنَا وَأَنَا أَطُوفُ عَلَيْهَا وَأَنَا أَكْرَهُ أَنْ تَحْمِلَ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ اعْزِلْ عَنْهَا إِنْ شِئْتَ فَإِنَّهُ سَيَأْتِيهَا مَا قُدِّرَ لَهَا ‏"‏ ‏.‏ فَلَبِثَ الرَّجُلُ ثُمَّ أَتَاهُ فَقَالَ إِنَّ الْجَارِيَةَ قَدْ حَبِلَتْ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ قَدْ أَخْبَرْتُكَ أَنَّهُ سَيَأْتِيهَا مَا قُدِّرَ لَهَا ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 3557

    Şüphesiz kî, bu hareket Allah'ın irâde ettiği bir şey'e mâni olamaz

    Türkçe meal

    Bize Saîd b. Amr EI-Eş'asî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Saîd b. Hassân'dan, o da Urvetü'bnu Iyâz'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş : Bir adam Nebi (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem)'e suâl sordu; ve: Yanımda bir cariyem var; ondan azil yapıyorum; dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz kî, bu hareket Allah'ın irâde ettiği bir şey'e mâni olamaz.» buyurdu. Sonrasında o adam tekrar gelerek: — Yâ Resulâllah! Sana anlattığım câriye gebe kaldı; dedi. O zaman Resulullah (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben Allah'ın kul'u ve Resulüyüm!» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَمْرٍو الأَشْعَثِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ حَسَّانَ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ عِيَاضٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ سَأَلَ رَجُلٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ عِنْدِي جَارِيَةً لِي وَأَنَا أَعْزِلُ عَنْهَا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ ذَلِكَ لَنْ يَمْنَعَ شَيْئًا أَرَادَهُ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَجَاءَ الرَّجُلُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الْجَارِيَةَ الَّتِي كُنْتُ ذَكَرْتُهَا لَكَ حَمَلَتْ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَنَا عَبْدُ اللَّهِ وَرَسُولُهُ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 3558

    Nebi (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam geldi

    Türkçe meal

    Bize Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Ahmed Ez-Zübeyrî rivayet etti. (Dediki): Bize Mekkeliler'in hikayecisi Saîd b. Hassan rivayet etti. (Dediki): Bana Urvetübnu lyâz b. Adiy b. Hıyar En-Nevfelî, Câbir b. Abdillâh'dan naklen haber verdi. Câbir: «Nebi (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam geldi...» demiş. Râvi, Süfyân hadîsi mânâsında rivayette bulunmuştur. İzah 1440 da

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ الزُّبَيْرِيُّ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ حَسَّانَ، قَاصُّ أَهْلِ مَكَّةَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ عِيَاضِ بْنِ عَدِيِّ بْنِ الْخِيَارِ النَّوْفَلِيُّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ، اللَّهِ قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمَعْنَى حَدِيثِ سُفْيَانَ ‏.‏

  19. Hadis no. 3559

    Süfyân: Azil yasak edilecek bir şey olsa idi, bizi ondan Kur'ân nehyederdi; dedi

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekr.b. Ebî Şeybe ile ishâk b. ihrâhîm rivayet ettiler. ishâk (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ebu Bekr ise: Bize Süfyân, Amr'dan, o da Atâ'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti; dedi. Câbir: «Biz Kur'ân inerken azil yapardık.» demiş. ishâk şunu da ziyâde etti: «Süfyân: Azil yasak edilecek bir şey olsa idi, bizi ondan Kur'ân nehyederdi; dedi.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ، أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كُنَّا نَعْزِلُ وَالْقُرْآنُ يَنْزِلُ ‏.‏ زَادَ إِسْحَاقُ قَالَ سُفْيَانُ لَوْ كَانَ شَيْئًا يُنْهَى عَنْهُ لَنَهَانَا عَنْهُ الْقُرْآنُ

  20. Hadis no. 3560

    Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında hakîkaten azil yapardık

    Türkçe meal

    Bana Selemetü'bnü Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl, Atâ'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Câbiri şunu söylerken işittim : «Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında hakîkaten azil yapardık.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ، حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ، عَنْ عَطَاءٍ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرًا، يَقُولُ لَقَدْ كُنَّا نَعْزِلُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏