Bölümler
57- 00MukaddimeNo. 1-92
- 01İman KitabıNo. 93-533
- 02Taharet KitabıNo. 534-678
- 03Hayız KitabıNo. 679-836
- 04Namaz KitabıNo. 837-1160
- 05Mescidler ve Namaz Kılınan Yerler KitabıNo. 1161-1569
- 06Yolcu Namazı ve Namazın Kısaltılması KitabıNo. 1570-1950
- 07Cuma KitabıNo. 1951-2043
- 08İki Bayram Namazı KitabıNo. 2044-2069
- 09Yağmur Duası (İstiskâ) KitabıNo. 2070-2088
- 10Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf) Namazı KitabıNo. 2089-2122
- 11Cenazeler KitabıNo. 2123-2262
- 12Zekât KitabıNo. 2263-2494
- 13Oruç KitabıNo. 2495-2779
- 14İtikâf KitabıNo. 2780-2790
- 15Hac KitabıNo. 2791-3397
- 16Nikâh KitabıNo. 3398-3567
- 17Süt Emzirme (Radâ) KitabıNo. 3568-3651
- 18Talâk KitabıNo. 3652-3742
- 19Liân KitabıNo. 3743-3769
- 20Köle Azat Etme (Itk) KitabıNo. 3770-3800
- 21Alışveriş (Büyû) KitabıNo. 3801-3961
- 22Müsâkât KitabıNo. 3962-4139
- 23Miras (Ferâiz) KitabıNo. 4140-4162
- 24Hibeler KitabıNo. 4163-4203
- 25Vasiyet KitabıNo. 4204-4234
- 26Adak (Nezir) KitabıNo. 4235-4253
- 27Yeminler KitabıNo. 4254-4341
- 28Kasâme, Muhâribîn, Kısas ve Diyetler KitabıNo. 4342-4397
- 29Hadler KitabıNo. 4398-4469
- 30Yargı (Akdiye) KitabıNo. 4470-4497
- 31Buluntu Mal (Lukata) KitabıNo. 4498-4518
- 32Cihad ve Siyer KitabıNo. 4519-4700
- 33Yöneticilik (İmâre) KitabıNo. 4701-4967
- 34Av, Kesim ve Yenmesi Helal Olan Hayvanlar KitabıNo. 4972-5063
- 35Kurbanlar (Edâhî) KitabıNo. 5064-5126
- 36İçecekler (Eşribe) KitabıNo. 5127-5383
- 37Giyim ve Süslenme KitabıNo. 5385-5585
- 38Âdâb KitabıNo. 5586-5645
- 39Selâm KitabıNo. 5646-5861
- 40Doğru Kelime Kullanımı (Elfâz) KitabıNo. 5862-5884
- 41Şiir KitabıNo. 5887-5896
- 42Rüya KitabıNo. 5897-5937
- 43Faziletler (Fezâil) KitabıNo. 5938-6168
- 44Sahâbenin Faziletleri KitabıNo. 6169-6499
- 45İyilik, Sıla-i Rahim ve Âdâb (Birr) KitabıNo. 6500-6722
- 46Kader KitabıNo. 6723-6774
- 47İlim KitabıNo. 6775-6804
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfar KitabıNo. 6805-6936
- 49Kalbi Yumuşatan Rivayetler (Rikak) KitabıNo. 6937-6951
- 50Tövbe KitabıNo. 6952-7023
- 51Münafıkların Özellikleri ve Hükümleri KitabıNo. 7024-7044
- 52Kıyamet, Cennet ve Cehennemin Özellikleri KitabıNo. 7045-7129
- 53Cennet, Nimetleri ve Ehli KitabıNo. 7130-7234
- 54Fitneler ve Kıyamet Alametleri KitabıNo. 7235-7416
- 55Zühd ve Rekâik KitabıNo. 7417-7522
- 56Tefsir KitabıNo. 7523-7563
Tüm hadisler
300 / 369- 6131İsa'ya insanların en yakını benim. Nebiler baba bir kardeşlerdir. Benimle İsa'nın arasında Nebi yokturBize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvud Ömer b. Sa'd. Süfyan'dan, o da Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «İsa'ya insanların en yakını benim. Nebiler baba bir kardeşlerdir. Benimle İsa'nın arasında Nebi yoktur.» buyurdular
- 6132Ben dünyada da, âhirette de Meryem'in oğlu İsa'ya insanların en yakınıyımBize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer Hemmam b. Münebbih'den rivayet etti. Hemmam: Ebû Hureyre'nia, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bize rivayet ettikleri bunlardır diyerek bir takım hadîsler zikretmiştir. Onlardan biri de şudur: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben dünyada da, âhirette de Meryem'in oğlu İsa'ya insanların en yakınıyım.» buyurdu. Ashab: — Nasıl yâ Resûlallah! dediler. «Nebiler baba bir kardeşlerdir. Anneleri ise muhteliftir. Dinleri birdir. (Isâ ile) bizim aramızda Nebi yoktur.» buyurdular
- 6133Dünyaya gelen hiç bir çocuk yoktur ki, şeytan ona dokunmasın. Çocuk şeytanın dokunmasından feryad ederek…Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'I-A'Ia Ma'mer'den, o da Zührî'den, o da Said'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiKi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar : «Dünyaya gelen hiç bir çocuk yoktur ki, şeytan ona dokunmasın. Çocuk şeytanın dokunmasından feryad ederek ağlar. Bundan yalnız Meryem'in oğlu ile annesi müstesnadır.» Bundan sonra Ebû Hureyre: «İsterseniz ben onu ve zürriyetİni koğulmuş şeytandan sana sığındırırım.»[Al-i İmran 36] âyetini okuyun, demiştir
- 6134Doğduğu vakit çocuğa dokunur. O da Şeytanın kendisine dokunmasından feryad ederek ağlarBana bu hadîsi Muhammed b. Râfi de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. H. Bana Abdullah b. Abdirrahman Ed-Darimî dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'l-Yeman rivayet etti. (Dediki): Bize Şuayb haber verdi. Bu râvilerin ikisi de Zührî'den bu isnadla rivayette bulunmuşlar ve: «Doğduğu vakit çocuğa dokunur. O da Şeytanın kendisine dokunmasından feryad ederek ağlar.» demişlerdir. Şuayb'ın hadîsinde: «Messeti'ş-Şeytan» yerine «Messi Şeytan'dan» denilmiştir
- 6135Âdemoğullarının hepsine anneleri doğurduğu gün şeytan dokunur. Yalnız Meryem'le oğlu müstosnaBana Ebû't-Tahir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Haris rivayet etti. Ona da Ebû Hureyre'nin azatlısı Ebû Yûnus Süleym Ebû Hureyre'den, o da * Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişki, şöyle buyurmuşlar : «Âdemoğullarının hepsine anneleri doğurduğu gün şeytan dokunur. Yalnız Meryem'le oğlu müstosna.» İzah 2368 de
- 6136Çocuğun doğarken feryad etmesi şeytandan bir dürtme sebebiyledirBize Şeyban b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Çocuğun doğarken feryad etmesi şeytandan bir dürtme sebebiyledir.» buyurdular
- 6137Meryem'in oğlu İsâ hırsızlık eden bir adam gördü. ona: Çaldın mı? dîye sordu. Adam: Asla! Kendinden başka…Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürezzâk rivayet etti. (Dediki):' Bize Ma'mer Hemmam b. Münebbih'den rivayet etti. Hemmam: Ebû Hureyre'nin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bize rivayet ettikleri bunlardır, diyerek bir takım hadîsler zikretmiştir. Onlardan biri de şudur. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki : «Meryem'in oğlu İsâ hırsızlık eden bir adam gördü. ona: Çaldın mı? dîye sordu. Adam: Asla! Kendinden başka ilâh olmayan Allah hakkı içini dedi. Bunun üzerine İsâ; Allah'a inandım; kendimi yalanladım, dedi.»
- 6138O İbrahim (Aleyhisselam)Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir ile îbni Fudayl muhtardan rivayet ettiler. H. Bana Ali b. Hucur Es-Sa'dî dahi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ali b. Müshir rivayet etti. (Dediki): Bize Muhtar b. Fülfül, Enes b. Mâlik'den naklen haber verdi. Enes şöyle demiş: Bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi de: — Ey insanların en hayırlısı! dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O İbrahim (Aleyhisselam).» buyurdular
- 6139Enes'i şunu söylerken işittim: Bir adam; — Yâ Resûlallah!.. dedi. Râvi yukarki hadîs gibi rivayet etmiştirBu hadîsi bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni îdris rivayet etti. (Dediki): Ben Amr b. Hufrey'in azatlısı Muhtar b. Fülfül'den dinledim, dedi ki: Enes'i şunu söylerken işittim: Bir adam; — Yâ Resûlallah!.. dedi. Râvi yukarki hadîs gibi rivayet etmiştir
- 6140Bize Abdurrahman Süfyân'dan, o da Muhtar'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Enes'den, o da Nebi'den…Bana Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti, (Dediki): Bize Abdurrahman Süfyân'dan, o da Muhtar'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Enes'den, o da Nebi'den naklen dinledim... Ve râvi yukarki hadîsin mislini rivayet etmiştir
- 6141Nebi ibrahim (Aleyhisselam) sekiz yaşında iken keserle sünnet olduBize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Muğıre (yâni îbni Abdirrahman Eî-Hızâmi) Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nebi ibrahim (Aleyhisselam) sekiz yaşında iken keserle sünnet oldu.» buyurdular
- 6142Bize Cüveyriye Mfilik'den, o da Zührî'den naklen rivâyet etti. Zührî'ye de Saîd b. Müseyyeb ile Ebû Ubeyde…(Bize bu hadisi İnşallah Abdullah b. Muhammed b. Esma da rivâyet etti. ki): Bize Cüveyriye Mfilik'den, o da Zührî'den naklen rivâyet etti. Zührî'ye de Saîd b. Müseyyeb ile Ebû Ubeyde, Ebû Hüreyre'den, o da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'den naklen Yûnus'un Zührî'den rivâyet ettiği hadîs manâsında haber vermişlerdir
- 6143Allah Lût'a mağfiret buyursun, o kuvvetli bir istinadgâha sığınmıştıBana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etü. (Dediki): Bize Verkâ, Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Allah Lût'a mağfiret buyursun, o kuvvetli bir istinadgâha sığınmıştı.» buyurmuşlar
- 6145Nebi ibrahim (Aleyhisselam) üç yalandan başka hiç yalan söylememiştir. (Bunların) ikisi Allah'ın zâtına…Bana Ebû't-Tahir rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Cerîr b. Hâzım Eyyûb'u Sahtiyanî'den, o da Muhammed b. Sîrîn'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Nebi ibrahim (Aleyhisselam) üç yalandan başka hiç yalan söylememiştir. (Bunların) ikisi Allah'ın zâtına aiddir. Biri ben gerçekten hastayım; diğeri belki bu işi büyükleri olan şu put yapmıştır, demesidir. Bir tanesi de Sâro hakkındadır. İbrahim yanında Sere olduğu halde bir cebbarın memleketine gelmişti. Sâre insanların en güzeli idi. İbrahim ona: Bu cebbar senin benim karım olduğunu bilirse, senin için bana galebe çalar. Binâenaleyh sana sorarsa kendinin kız kardeşim olduğunu haber ver. Çünkü sen İslâm'da benim kız kardeşimsin. Zira yeryüzünde senle benden başka muslöman bilmiyorum, dedi. Vaktaki Cebbâr'ın memleketine girdiler. Onun bir adamı Sâre'yi gördü. Ve Cebbar'a vararak : Gerçekten senin memleketine öyle bir kadın geldi ki, bu kadının senden başkasına âid olması yakışık olmaz, dedi. Cebbar hemen Sâre'ye adam göndererek onu getirtti. İbrahim (Aleyhisselâm) namaza kalktı. Sâre, Cebbâr'ın yanına girince Cebbar elini ona uzatmaktan kendini alamadı. Fakat eli şiddetli bir şekilde yakalandı. Bunun üzerine Cebbar ona : Allah'a dua et de elimi salsın! Sana bir zarar vermîyeçeğim, dedi. O da bunu yaptı. Fakat Cebbar saldırışını tekrarladı. Ve eli ilk defakinden daha şiddetli şekilde yakalandı. Cebbar, Sâre'ye deminkinin mislini söyledi. O da yaptı. Fakat Cebbar aynı hareketi tekrarladı. Ve eli İlk İkiden daha şiddetli şekilde yakalandı. Artık Cebbar: Allah'a duâ et, benim elimi salıversin. Allah şahidim olsun sana bir zarar vermiyeceğim, dedi. O da bunu yaptı ve Cebbâr'ın eli salındı. (Bu sefer) Cebbar, Sâre'yi getiren adamı çağırarak: Sen bana ancak bir şeytan getirmişsin, bana insan getirmemişsin! Bunu hemen memleketimden çıkar. Haceri de ona ver!» dedi. Râce diyor ki: Sâre yürüyerek döndü, geldi. İbrahim (Aleyhisselam) onun geldiğini görünce ona: Ne haber? diye sordu. Sâre: Hayırdır, Allah facirin elini men etti. Bana da bir hizmetçi İhsan etti, dedi. Ebû Hureyre: «Ey gökyüzü suyunun oğullan! İşte anneniz bu kadındır,» demiş
- 6146İsrâiloğulları çıplak yıkanırlar; birbirlerinin avretlerini görürlerdi. Musa (Aleyhisselâm) yalnız başına…Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti., (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmam b, Münebbih'den naklen haber verdi. Hemmam şöyle demiş: Bize Ebû Hureyre'nin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettikleri bunlardır. Müteakiben bir takım hadîsler zikretmiştirki: Onlardan biri de şudur: Resûlullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: «İsrâiloğulları çıplak yıkanırlar; birbirlerinin avretlerini görürlerdi. Musa (Aleyhisselâm) yalnız başına yıkanırdı. Bu sebeple İsrâiloğulları : — Vallahi Musa'nın bizimle yıkanmasına bir mâni yoktur. Şu kadar varki, onun hayaları büyüktür, dediler. Bir defa Musa (Aleyhisselâm) yıkanmaya gitti. Ve elbisesini bir taşın üzerine koydu. Derken taş elbiseyi kaçırdı. Musa da: Elbisemi bırak ey taşl Elbisemi, ey taş! diyerek izinden koştu. Nihayet İsrâiloğuIIarı Musa'nın avret mahallini gördüler de: — Vallahi Musa'da bir şey yokmuş, dediler. Bundan sonra taş dikildi. Hattâ ona baktılar ve Musa elbisesini alarak taşı döğmeye başladı.» Ebû Hureyre demiş ki: Vallahi bu taşda Musa (Aleyhisselâm)'ın taşla vuruşundan altı veya yedi iz kalmıştır
- 6147Onun hayaları büyüktür, dediler. Derken bir sucağızın yanında yıkandı da elbisesini bir taşın üzerine koydu…Bize Yahya b. Habİb El-Hârisi de rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey* rivayet etti. (Dediki): Bize Halid El-Hazzâ', Abdullah b. Şakik'dan rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû Hureyre haber verdi. (Dediki): Musa (Aleyhisselam) utangaç bir zat idi, çıplak görünmezdi. Bundan dolayı Benî İsrail: «Onun hayaları büyüktür, dediler. Derken bir sucağızın yanında yıkandı da elbisesini bir taşın üzerine koydu. Ve taş koşmaya başladı. Musa da sopasıyle arkasına takılmış, onu doğuyor: Elbisemi (bırak) ey taşt Elbisemi, ey taşt diyordu. Nihayet taş İsrâil oğullarından bir cemâatin yanında durdu. Ve "Ey iman edenler! Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın ki, Allah onu onların söylediklerinden tebrie etmişti. O Allah indinde makbuldü."» [Ahzab 69]. âyet-i kerîmesi indi
- 6148Beni ölmek istemeyen bir kuluna gönderdin, dedi. Bunun özerine Allah gözünü ona iade etti. Ve : Ona dön de…Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Abd: Ahberana; İbni Râfi ise: Haddesenâ tâbirini kullandılar. (Dedilerki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, İbni Tâvus'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Ebû Hureyre şöyle demiş: Ölüm meleği Musa (Aleyhisselâm)'a gönderildi. Fakat ona geldiği vakit Musa (Aleyhisselam) bir tokat vurarak gözünü çıkardı. O da Rabbine döndü ve: «Beni ölmek istemeyen bir kuluna gönderdin, dedi. Bunun özerine Allah gözünü ona iade etti. Ve : Ona dön de söyleki: Elini bir öküzün sırtına koysun, elinin kapladığı yerdeki her kıl için kendisine bir sene ömür vereceğim, dedi. (Musa): — Yâ Rabbi, sonra ne olacak? dedi. — Sonra ölüml cevâbını verdi. (Musa) : — O halde şimdi öleyim!» dedi ve Allah'dan kendisini arz-i mukaddeseye bir taş atımı yaklaştırmasını diledi. Bunun üzerine ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Orada olsaydım yolun kenarında kırmızı kum tepesinin altında onun kabrini size gösterirdim.» buyurdular
- 6149Ölüm meleği Musa (Aleyhisselâm)'a gelerek: Rabbine icabet et! dedi. Bunun üzerine Musa (Aleyhisselâm) ölüm…Bize Muhammed lb. Rafi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer Hemmam b. Münebbih'den rivayet etti, Hemmam: Bize Ebû Hureyre'nin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettikleri budur diyerek bazı hadîsler rivayet etmiştir. Onlardan biri de şudur: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular: «Ölüm meleği Musa (Aleyhisselâm)'a gelerek: Rabbine icabet et! dedi. Bunun üzerine Musa (Aleyhisselâm) ölüm meleğinin gözüne bir tokat vurarak onu çıkardı. Melek hemen Allah Teâlâ'ya döndü ve: Muhakkak sen beni ölmek istemeyen bir kuluna göndermişsin, o benim gözümü çıkardı, dedi. Allah da gözünü ona İade etti. Ve: Kuluma dön de, hayatı mı istiyorsun? dîye sor. Eğer hayatı istersen, elini bir öküzün sırtına koy! Elin ne kadar kıl örterse muhakkak o kadar sene yaşayacaksın! de. Musa (Aleyhisselâm): Sonra ne olacak? diye sordu. — Sonra öleceksin! buyurdu. — O halde şimdi yakınken öleyim. Yarabbi beni Arz-ı Mukaddese'ye bir taş atımı uzaklıkta öldür, dedi.» Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Vallahi onun yanında olmuş olsam yolun kenarında kırmızı kum tepesinin yanında kabrini size gösterirdim.» buyurdular
- 6150Bize Muhammed b, Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti, (Dediki): Bize Ma'mer bu…Ebû İshâk dedi ki: Bize Muhammed b, Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti, (Dediki): Bize Ma'mer bu hadîsin mislini haber verdi
- 6151Nebiler arasında fazilet farkı yapmayın, zîra gerçek şu ki : Sur'a üfürüiecek ve yerle göklerde bulunan…Bana Züheyr b. Harh rivayet etti. (Dediki): Bize Huceyn b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül-Aziz b. Abdillah b. Ebî Seleme, Abdullah b. Fadl El-Hâşimî'den, o da Abdurrahman El-A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş. Bir defa bir yahûdi bir şey verilip de hoşlanmadığı yahut razı olmadığı — Burada Abdü'I-Aziz şekketmiştir.— bir malını (satışa) arzederken. Hayır! Musa (Aleyhisselâm)'ı insanlar üzerine seçkin eyleyen Allah'a yemin ederim, dedi. Bunu ensardan bir zat işiterek yüzüne bir tokat vurdu. — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aramızda olduğu halde sen Musa (Aleyhisselâm) insanlar üzerine seçkin kılan Allah'a yemin ederim diyorsun ha! dedi. Bunun üzerine Yahûdi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gitti. Ve: — Yâ Eba'l-Kaâsım benim zimmetim ve ahdim vardır. (Böyle olduğu halde) Fülân yüzüme tokat vurdu, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ensâriye) : «Onun yüzüne niye tokat vurdun?» diye sordu. — Yâ Resûlallah! Sen aramızda olduğun halde bu adam Musa (Aleyhisselâm)’ı insanlar üzerine seçkin kılan Allah'a yemin ederim, dedi. Cevâbını verdi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızdı. Hattâ gazab yüzünden anlaşıldı. Sonra şöyle buyurdular : «Nebiler arasında fazilet farkı yapmayın, zîra gerçek şu ki : Sur'a üfürüiecek ve yerle göklerde bulunan herkes ölecek ve yalnız Allah'ın diledikleri kalacaktır. Sonra Sûr'a tekrar üfürüiecek ve ilk diriien (yahut ilk diriienler) arasında ben olacağım. Bir bakacağım ki, Musa (Aleyhisselâm) arşı tutmuştur. Bilemem tur günündeki sa'kasıyla mt hesaba çekildi. Yoksa benden önce mi dirildi. Ben kimsenin Yûnus b. Metta (Aleyhisselâm)'dan efdal olduğunu söyleyemem.»