Bölümler
57- 00MukaddimeNo. 1-92
- 01İman KitabıNo. 93-533
- 02Taharet KitabıNo. 534-678
- 03Hayız KitabıNo. 679-836
- 04Namaz KitabıNo. 837-1160
- 05Mescidler ve Namaz Kılınan Yerler KitabıNo. 1161-1569
- 06Yolcu Namazı ve Namazın Kısaltılması KitabıNo. 1570-1950
- 07Cuma KitabıNo. 1951-2043
- 08İki Bayram Namazı KitabıNo. 2044-2069
- 09Yağmur Duası (İstiskâ) KitabıNo. 2070-2088
- 10Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf) Namazı KitabıNo. 2089-2122
- 11Cenazeler KitabıNo. 2123-2262
- 12Zekât KitabıNo. 2263-2494
- 13Oruç KitabıNo. 2495-2779
- 14İtikâf KitabıNo. 2780-2790
- 15Hac KitabıNo. 2791-3397
- 16Nikâh KitabıNo. 3398-3567
- 17Süt Emzirme (Radâ) KitabıNo. 3568-3651
- 18Talâk KitabıNo. 3652-3742
- 19Liân KitabıNo. 3743-3769
- 20Köle Azat Etme (Itk) KitabıNo. 3770-3800
- 21Alışveriş (Büyû) KitabıNo. 3801-3961
- 22Müsâkât KitabıNo. 3962-4139
- 23Miras (Ferâiz) KitabıNo. 4140-4162
- 24Hibeler KitabıNo. 4163-4203
- 25Vasiyet KitabıNo. 4204-4234
- 26Adak (Nezir) KitabıNo. 4235-4253
- 27Yeminler KitabıNo. 4254-4341
- 28Kasâme, Muhâribîn, Kısas ve Diyetler KitabıNo. 4342-4397
- 29Hadler KitabıNo. 4398-4469
- 30Yargı (Akdiye) KitabıNo. 4470-4497
- 31Buluntu Mal (Lukata) KitabıNo. 4498-4518
- 32Cihad ve Siyer KitabıNo. 4519-4700
- 33Yöneticilik (İmâre) KitabıNo. 4701-4967
- 34Av, Kesim ve Yenmesi Helal Olan Hayvanlar KitabıNo. 4972-5063
- 35Kurbanlar (Edâhî) KitabıNo. 5064-5126
- 36İçecekler (Eşribe) KitabıNo. 5127-5383
- 37Giyim ve Süslenme KitabıNo. 5385-5585
- 38Âdâb KitabıNo. 5586-5645
- 39Selâm KitabıNo. 5646-5861
- 40Doğru Kelime Kullanımı (Elfâz) KitabıNo. 5862-5884
- 41Şiir KitabıNo. 5887-5896
- 42Rüya KitabıNo. 5897-5937
- 43Faziletler (Fezâil) KitabıNo. 5938-6168
- 44Sahâbenin Faziletleri KitabıNo. 6169-6499
- 45İyilik, Sıla-i Rahim ve Âdâb (Birr) KitabıNo. 6500-6722
- 46Kader KitabıNo. 6723-6774
- 47İlim KitabıNo. 6775-6804
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfar KitabıNo. 6805-6936
- 49Kalbi Yumuşatan Rivayetler (Rikak) KitabıNo. 6937-6951
- 50Tövbe KitabıNo. 6952-7023
- 51Münafıkların Özellikleri ve Hükümleri KitabıNo. 7024-7044
- 52Kıyamet, Cennet ve Cehennemin Özellikleri KitabıNo. 7045-7129
- 53Cennet, Nimetleri ve Ehli KitabıNo. 7130-7234
- 54Fitneler ve Kıyamet Alametleri KitabıNo. 7235-7416
- 55Zühd ve Rekâik KitabıNo. 7417-7522
- 56Tefsir KitabıNo. 7523-7563
Tüm hadisler
87 / 369- 1801Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), teyzem Meymûne'nin evinde idi. O gece onunla beraber kaldım…Bana, Hârûn b. AbdiIIâh ile Muhammed b. Râfî' rivâye: ettiler. Dediler ki : Bize, Vehb b. Cerîr rivayet etti. (Dediki): Bana, babam haber verdi. Dediki: Kays b. Sa'd'i, Atâ'dan, o da İbni Abbâs'dai naklen rivayet ederken dinledim. îbni Abbâs şöyle demiş: «Abbâs, beni Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gönderdi. «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), teyzem Meymûne'nin evinde idi. O gece onunla beraber kaldım. Geceleyin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza kalktı, ben de (kalkarak) sol tarafına durdum. O, beni arkasından yakalayarak sağ tarafına durdurdu.»
- 1802Ben, teyzem Meymûne'nin yanında geceledimBize, İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize, babam rivayet etti, (Dediki): Bize, Abdülmelik, Atâ'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. îbni Abbâs, İbni Cüreyc ve Kavs b. Sa'd rivayetlerinde olduğu gibi: «Ben, teyzem Meymûne'nin yanında geceledim...» demiş
- 1803Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin onüç rek'ât namaz kılardıBize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize, Gunder, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize İbni'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be, Ebû Cemre'den rivayet etti. Demişki: Ben, İbni Abbâs'ı: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin onüç rek'ât namaz kılardı.» derken işittim
- 1804Bu gece Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazını mutlaka ta'kîp edeceğim! dedim. Bunu müteakib…Bize, Kuteybetü'bnü Saîd, Mâlik b. Enes'den, o da Abdullah b. Ebî Bekr'den, o da babasından, o da Abdullah b. Kays b. Mahrame'den'den naklen rivayet etti. Abdullah da Zeydü'bnü Hâlid-i Cühenî'den naklen haber vermişki, Zeyd şöyle demiş: «Bu gece Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazını mutlaka ta'kîp edeceğim! dedim. Bunu müteakib Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hafif iki rek'ât namaz kıldı. Sonra iki rek'ât uzun, uzun (ama çok) uzun iki rek'ât namaz kıldı. Sonra iki rek'ât daha kıldı. Bunlar önceki rek'âtlardan daha kısaydılar. Sonra iki rek'ât daha kıldı; bunlar da öncekilerden kısaydılar. Sonra iki rek'ât daha kıldı; bunlar da öncekilerden kısaydılar. Sonra iki rek'ât daha kıldı; bunlar dahî kendilerinden öncekilerden kısa idiler. Sonra vitr yaptı. İşte bu namazlar (in mecmuu) onüç rek'âtdır.»
- 1805Hayvanını sulamıyacakmısın Yâ Câbir?Bana, Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Ca'fer El-Medâinî Ebü Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Verkaa', Muhammed b. Münkedir'den, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Bir seferde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber idim, giderken bir su yoluna vardık, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hayvanını sulamıyacakmısın Yâ Câbir?» dedi. Ben: Hay hay! cevâbını verdim. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) indi. Ben de deveyi suya sürdüm. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kazâ-i hacete gitti. Ben, kendisine abdest suyu koydum. Az sonra geldi ve abdest aldı. Sonra kalktı ve bir elbisenin iki tarafını omuzlarına atarak namaza durdu. Ben de arkasına durdum. Fakat o, benim kulağımdan tutarak beni sağ tarafına geçirdi. İzah 768 de
- 1806Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin namaz kılmak için kalktımı evvelâ namazına hafif iki…Bize, Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe hep birden Hüşeym'den rivayet ettiler. Ebû Bekr Dediki: Bize, Hüşeym rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Hurre, Hasen'den, o da Sa'd b. Hişâm'dan, o da Âişe'den naklen haber verdiki, Âişe şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin namaz kılmak için kalktımı evvelâ namazına hafif iki rek'âtla başlardı.» İzah 768 de
- 1807Biriniz geceleyin kalktığı zaman namazına hafif iki rekrâtla başlayıversin!Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Usâme, Hişâm'dan, o da Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki, şöyle buyurmuşlar : «Biriniz geceleyin kalktığı zaman namazına hafif iki rekrâtla başlayıversin!»
- 1808Allah'ım! Hamd sana mahsûsdur. Göklerle yerin nûr'u sensin, Hamd da sana mahsûsdur. Göklerle yerin ve…Bize, Kutybetü'bnü Saîd, Mâlik b. Enes'den, o da Ebû'z-Zühyer'den, o da Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gece yarısı namaza kalktığında. «Allah'ım! Hamd sana mahsûsdur. Göklerle yerin nûr'u sensin, Hamd da sana mahsûsdur. Göklerle yerin ve onlardakilerin Rabbî sensin, hak sensin, senin va'din hak'dır. Sözün hak'dır. Sana kavuşmak hakdır. Cennet hakdır. Cehennem hakdır. Kıyamet hakdır. Yâ Rabbî! Ben ancak sana teslim oldum; ancak sana îmân ettim; ancak sana tevekkül eyledim ve yalnız sana rücû' ettim. Ben hasmıma karşı ancak senin (burhanın) ile muhasama ettim ve düşmanınla aramızda ancak senin hakemliğine müracaat ettim Binâenaleyh benim gerek evvelce gerekse sonradan işlediğim ğünahiarımla gizli ve aşikâr yaptıklarımı hep bana bağışla! Benim ilâhım sensin, senden başka hiç bir ilâh yokdur!» diye duâ ederdi
- 1809Bize, Süfyân rivayet etti. H. Bize, Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. Dediki: Bize, Abdürrazzâk rivayet…Bize, Amru'n-Nâkıd ile ibni Numeyr ve ibni Ebî Ömer rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Süfyân rivayet etti. H. Bize, Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. Dediki: Bize, Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize, İbni Cüreyc haber verdi. Bunların ikisi de Süleymân-ı Ahvel'den, o da Tâvûs'dan, o da ibni Abbâs'dan, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiler. İbni Cüreyc hadîsinin lâfzı Mâlik hadîsi ile birdir. Yalnız iki kelimede ihtilâf etmişlerdir. İbni Cüreyc «Kayyâm» yerine «Kayyım» demiş. Bir de «Esrartü» cümlesini «Mâ Esrartü» şeklinde rivayet etmişdir. İbni Uyeyne hadîsine gelince: onda bâzı ziyâdeler vardır. Hem o bir kaç kelimede Mâlik ile İbni Cüreyc hadîslerine muhâlifdir
- 1810Bize, Mehdî (yâni İbni Meymûn) rivayet etti. (Dediki): Bize, Imrânü'l-Kasîr, Kays b. Sa'd'dan, o da Tâvûs'dan…Bize, Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize, Mehdî (yâni İbni Meymûn) rivayet etti. (Dediki): Bize, Imrânü'l-Kasîr, Kays b. Sa'd'dan, o da Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsi rivayet etti. Lâfzı yukarkilerin lâfızlarına yakındır.
- 1811Allah'ım! Ey Cebrail, Mîkâîl ve İsrafil'in Rabbi! Gökler'le yerin yaradanı; hâzırı ve gâîbi bilen Allah'ım!…Bize, Muhammedü'bnü'l-Müsenna ile Muhammed b. Hatim, Abd b. Humeyd ve Ebî Ma'ni'r-Rakaaşî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Ömer b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize, îkrimetü'bnü Ammâr rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Kesîr rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Selemete'bnü Abdirrahmân İbni Avf rivayet etti. Dediki: Ümmü'l-Mü'minîn Âişe'ye sordum: — Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin kalktığı vakit namazına ne ile başlardı? dedim. Aişe : — Geceleyin kalktığı vakit namazına : «Allah'ım! Ey Cebrail, Mîkâîl ve İsrafil'in Rabbi! Gökler'le yerin yaradanı; hâzırı ve gâîbi bilen Allah'ım! Kullarının ihtilâf ettikleri şeylerde, onların aralarında ancak sen hükmedersin. İhtilâf edilen hakka izninle beni hidâyet eyle! Çünkü dilediğini doğru yola ancak sen hidâyet eylersin!» duası ile başlardı... dedi
- 1812Yüzümü hak dîne meylederek, göklerle yeri yaradana çevirdim. Ben müşriklerden değilim. Şüphesiz ki benim…Bize, Muhammed b. Ebî Bekr El-Mukaddemi rivayet etti. (Dediki): Bize, Yûsufu'l-Mâcişûn rivayet etti. (Dediki): Bana, babam, Abdurrahmân El-A'rac'dan o da Ubeydullah b. Ebî Râfi'den, o da Alî b. Ebî Tâlib'den, o da Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki, namaza kalktığı vakit: «Yüzümü hak dîne meylederek, göklerle yeri yaradana çevirdim. Ben müşriklerden değilim. Şüphesiz ki benim namazım, ibâdetlerim, hayâtım ve memâtım âlemlerin rabbi olan Allah'a âiddir. Onun hiç bir şeriki yoktur. Ben, bununla emrolundum; ve ben müslümanlardanım. Allah'ım melik ancak sensin! senden başka hiç bir ilâh yokdur. Sen, benim Rabbimsin. Ben de senin kulun!... Nefsime zulmettim. Günâhımı da îtirâf eyledim. Binâenaleyh bütün günahlarımı bana bağışla! Çünkü günahları senden başka affedecek yokdur. Beni ahlâkın en güzeline hidâyet buyur! Onun en güzeline senden başka hidâyet eyleyecek yokdur. Kötü ahlâkı benden def eyle! Onu senden başka benden def edecek yokdur. Senin emrine tekrar tekrar icabet eder; dînine tekrar tekrar tâbi' olurum! Bütün hayırlar senin yed-i kudretindedir. Şerr sana âid değildir. Varlığım seninledir; sonu da sana müntehidir. Mübareksin, yücesin senden mağfiret diler; sana tevbe eylerim!» duasını okur, rüku'a vardığında: «Allah'ım ancak sana rüku ettim; sana îmân eyledim; ve ancak sana teslim oldum. Kulağım, gözüm, iliğim, kemiğim ve sinirim hep sana itaat etmektedir.» der, başını rükû'dan kaldırdırınca : «Allah'ım! Ey Rabbimiz! Gökler dolusu, yer dolusu, göklerle yer arası dolusun, onlardan başka dilediğin her şey dolusu hamd ancak sana mahsûsdur.» duasını okur. Secde ettiği zaman: «Allahım ancak sana secde ettim ve yalnız sana îmân eyledim; sana teslim oldum. Yüzüm, kendisini yaratıp şekillendiren, gözünü ve kulağını yaradan Allahına secde etti. Halikların en güzeli olan Allah pek yücedir.» dermiş. Sonra teşehhüdle selâm arasında en son sözü şu olurmuş: «Allahım! Evvel ve âhir, gîzli ve aşikâr işlediğim bütün günahları ve yaptığım bütün israflarımı ve senin benden daha iyi bildiğin kusurlarımı bana bağışla! İlerleten ancak sen! gerileten de ancak sensin! Senden başka hiç bir ilâh yokdur!»
- 1813Allah, hamd edenin hamd'ını kabûl eder. Ey Rabbimiz! Hamd de sana mahsûsdur!Bize, bu hadîsi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân b. Mehdi rivayet etti. H. Bize, İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû'n-Nadr haber verdi. Bu râvîlerin ikisi de demişler ki: Bize, Abdülâzîz b. Abdillâh b. Ebî Seleme, amcası Mâcişûn b. Ebî Seîeme'den, o da A'rac'dan bu isnâdla rivayet etti. Ve şöyle dedi: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza başlarken tekbir alır; sonra: «Yüzümü çevirdim.» ve: «Ben, müslümanların birincisiyim.» derdi. Başını rükû'dan kaldırdımı: «Allah, hamd edenin hamd'ını kabûl eder. Ey Rabbimiz! Hamd de sana mahsûsdur!» derdi. (Secde hâlinde) : «Yüz'e şekil vererek onu güzel bir sûretde yaradan.» der; selâm verirkende: «Allahıml önceden yaptığım günahları bana bağışla!...» derdi, diyerek hadisi sonuna kadar rivayet etti. Yalnız: «Teşehhüdle selâm arasında.» tâbirini söylemedi.
- 1814Cerîr'in hadîsinde: (Semi' Allahu limen hamideh. Rabbena lekel hamd. ) ziyâdesi vardırBize, EbÛ Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize, Abdullah b. Numeyr ile Ebû Muâviye rivayet ettiler. H. Bize, Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim hep birden Cerîr'den ve bu râvîlerin hepsi birden A'meş'den naklen rivayet ettiler. H, Bize, îbni Numeyr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize, babam rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Sa'd b. Ubeyde'den, o da Müstevrid b. Ahnef'den, o da Saletü'bnü Züfer'den, o da Huzeyfe'den naklen rivayet etti. Huzeyfe şöyle demiş: «Bir gece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile bîrlikde namaz kıldım. Bakara sûresine başladı, ben (içimden) yüz âyeti tamamlayınca rükû' eder; dedim. Sonra devam etti. Ben (içimden) bütün sûreyi bir rek'âtdâ okuyacak; dedim. O yine devam etti. Ben bu sûre ile rükû'a varır; dedim. Sonra nisa' sûresine başladı. Onu da okudu. Sonra Âl-i Imrân sûresine başladı; onu da okudu. Ağır ağır okuyor, içinde tesbîh bulunan bir âyete gelince tesbîh ediyor; istek âyetine gelince İstiyor; teavvüz âyetine gelince (Allah'a) sığınıyordu. Sonra rökû'a gitti ve «Sübhana Rabbel-Azim» demeye başladı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın rökû'u dahî kıyamı kadardı. Sonra : «Semi' Allahu limen hamidehu» dedi. Sonra rükû'una yakın uzun bir müddet ayakta durdu. Sonra secde etti. Ve: «Ulu Allahımı tesbîh eylerim.» (Sübhana Rabbil-A'la) dedi. Sücûdu dahi kıyamına yakındı. Râvî der ki: «Cerîr'in hadîsinde: (Semi' Allahu limen hamideh. Rabbena lekel hamd. ) ziyâdesi vardır.» İzah 773 te
- 1815Abdullah Dediki: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde namaz kıldım. Kırâatı o kadar…Bize, Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrâhîm ikisi birden Cerîr'den rivayet ettiler. Osman Dediki: Bize, Cerîr, A'meş'den, e da Ebû Vâil'den naklen rivayet etti. Ebû Vâil şöyle demiş: Abdullah Dediki: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde namaz kıldım. Kırâatı o kadar uzattı ki, ben bir edepsizlik yapmayı düşündüm. — Ona ne yapmak istedin? dediler. — Oturup onu (yalnız) bırakmayı düşündüm, dedi
- 1816Bize, İsmaîl b. Halil [83] ile Süveyd b. Saîd, Alîyü'bnü Müshir'-den, o da A'meş'den bu isnâdla, bu hadîsin…Bize, İsmaîl b. Halil [83] ile Süveyd b. Saîd, Alîyü'bnü Müshir'-den, o da A'meş'den bu isnâdla, bu hadîsin mislini rivayet ettiler
- 1817Bu, öyle bir adamdır ki, şeytan onun kulaklarınaBize, Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk rivayet ettiler. Osman dediki: Bize Cerîr, Mansûr'dan, o da Ebû Vâil'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Abdulah şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında, bir gece tâ sabaha kadar uyuyan bir adamın Iâfı edildi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bu, öyle bir adamdır ki, şeytan onun kulaklarına.» yahut: «Kulağına bevl etmiştir,» buyurdular
- 1818Zâten insan pek münâkaşacı bir şeydirBize, Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize, Leys, Ukayl'den, o da Zührî'den, o da Alî b. Hüseyin'den, naklen rivayet etti. Ona da Alîyu'bnu Ebî Tâlib'den naklen Hüseyin b. Alîy rivayet etmiş ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sel!em) bir gece kızı Fâtıme ile Ali'yî ziyarete gelmiş ve : «Siz namaz kılmıyormusunuz? diye sormuş (Alî demiş ki): Ben : — Yâ Resûlallah! Bizim nefislerimiz ancak Allah'ın yed-i kudretindedir. O, bizi uyandırmak isterse uyandırır, dedim. Ben, bunu söyleyince Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çekildi gitti. Sonra dönüp giderken onun uyluklarına vurarak: «Zâten insan pek münâkaşacı bir şeydir.» buyurduğunu işittim
- 1819Sîzden biriniz uyuduğu vakit şeytan, onun ensesi köküne üç düğüm vurur. Her bir düğümle birlikde senin…Bize, Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Amr dediki: Bize, Süfyân b. Uyeyne, Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ulaştırmış olmak üzere rivayet etti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Sîzden biriniz uyuduğu vakit şeytan, onun ensesi köküne üç düğüm vurur. Her bir düğümle birlikde senin üzerine: Haydi gecen uzun ola!... diye vurur. O kimse uyanıp de Allah'ı zikrettiği vakit bir düğüm çözülür; abdest alırsa iki düğüm; namaz kılarsa bütün düğümler çözülür. Artık o kimse neşârlı ve gönlü rahat olarak sabahlar. Aksi takdirde nefsi pis ve tenbel bir hâlde sabahı bulur.»
- 1820Namazlarınızın bir kısmını evlerinizde kılın! Evlerinizi kabirlere çevirmeyin!Bize, Muhammedü'bnü'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize, Yahya, Ubeydulah'dan rivayet etti. Demiş ki: Bana, Nâfi', İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)''den naklen haber verdiki : «Namazlarınızın bir kısmını evlerinizde kılın! Evlerinizi kabirlere çevirmeyin!» buyurmuşlar