Riyazus Salihin, 177. hadis
Yarın sancağı, Allah’ın kendisinin eliyle fethi nasib edeceği, Allah’ı ve Resûlü’nü seven…
Diyanet baskısında 174. hadis
Arapça metin
وعن أَبي العباسِ سهل بنِ سعدٍ السَّاعِدِيِّ رضي اللَّه عنه أَن رسولَ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال يَوْمَ خَيْبَرَ : « لأعْطِيَنَّ الرَّايَةَ غَداً رَجُلاً يَفْتَحُ اللَّه عَلَى يَدَيْهِ ، يُحبُّ اللَّه ورسُولَهُ ، وَيُحبُّهُ اللَّه وَرَسُولُهُ »فَبَاتَ النَّاسُ يَدُوكونَ لَيْلَتَهُمْ أَيُّهُمْ يُعْطَاهَا . فَلَمَّا أصبحَ النَّاسُ غَدَوْا عَلَى رسولِ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : كُلُّهُمْ يَرجُو أَنْ يُعْطَاهَا ، فقال: « أَيْنَ عليُّ بنُ أَبي طالب ؟ » فَقيلَ : يا رسولَ اللَّه هُو يَشْتَكي عَيْنَيْه قال :« فَأَرْسِلُوا إِلَيْهِ » فَأُتِي بِهِ ، فَبَصقَ رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم في عيْنيْهِ ، وَدعا لَهُ ، فَبَرأَ حَتَّى كَأَنْ لَمْ يَكُنْ بِهِ وَجعٌ ، فأَعْطَاهُ الرَّايَةَ . فقال عليٌّ رضي اللَّه عنه : يا رسول اللَّه أُقاتِلُهمْ حَتَّى يَكُونُوا مِثْلَنَا ؟فَقَالَ : « انْفُذْ عَلَى رِسلِكَ حَتَّى تَنْزِلَ بِسَاحتِهِمْ، ثُمَّ ادْعُهُمْ إِلَى الإِسْلامِ ، وَأَخْبرْهُمْ بِمَا يجِبُ مِنْ حقِّ اللَّه تَعَالَى فِيهِ ، فَواللَّه لأَنْ يَهْدِيَ اللَّه بِكَ رَجُلاً وَاحِداً خَيْرٌ لَكَ مِنْ حُمْرِ النَّعَمَ» متفقٌ عليه.
قوله : « يَدُوكُونَ » : أَيْ يخُوضُونَ ويتحدَّثون ، قوْلُهُ : « رِسْلِكَ » بكسر الراءِ وبفَتحِهَا لُغَتَانِ ، وَالْكَسْرُ أَفْصَحُ .
Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. II, s. 33)
Ebü’l-Abbâs Sehl İbn Sa’d es-Sâidî radiyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Hayber Gazvesi gününde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Yarın sancağı, Allah’ın kendisinin eliyle fethi nasib edeceği, Allah’ı ve Resûlü’nü seven, Allah’ın ve Resûlü’nün de kendisini sevdiği bir kişiye vereceğim.”
Gazveye iştirak edenler, sancağın aralarından kime verileceğini düşünüp konuşarak geceyi geçirdiler. Sabah olunca, sancağın kendisine verileceği ümidi ile bütün sahâbîler Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’ in huzuruna koştular. Peygamber Efendimiz:
– “Ali İbni Ebû Tâlib nerede?” diye sordu. Sahâbîler:
– Ey Allah’ın Resûlü! O gözlerinden rahatsız, dediler.
Bunun üzerine Peygamberimiz:
– “Ona haber verecek birini gönderiniz” buyurdular. Ali derhal getirildi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onun gözlerini tükürüğüyle tedavi ederek kendisine dua etti. O kadar ki, hiç ağrısı yokmuş gibi oldu. Peygamber sancağı ona verdi. Ali:
– Ya Resûlallah! Onlar da bizim gibi mü’min oluncaya kadar mı savaşacağım? dedi. Resûl-i Ekrem:
“Acele etmeden, gayet sakin bir şekilde onların yanına var, kendilerini İslâm’a davet et, uymaları gereken ilâhî yükümlülükleri kendilerine haber ver. Allah’a yemin ederim ki, senin vasıtanla Allah’ın bir tek kişiye hidâyet vermesi, senin için kırmızı develere sahip olmakdan daha hayırlıdır” buyurdu. Buhârî, Fezâilü’s-sahâbe 9; Müslim, Fezâliü’s-sahâbe 34
Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. II, s. 33, 177 numaralı hadis (yayınevi)
Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali174. hadis, c. I, s. 202Göster
Ebu’l-Abbâs Sehl b. Sa’d es-Sâidî (ra) anlatıyor: Resûlullah Hayber Savaşı’nda: Bu sancağı yarın öyle bir zata vereceğim ki Allah onun eliyle (Hayber’i) fethedecek; o, Allah’ı ve Peygamberi’ni sever, Allah ve Peygamberi de onu sever, dedi. Bunun üzerine halk geceyi, sancak acaba kime verilecek diye konuşarak geçirdiler. Sabaha çıkınca her biri sancak kendisine verilir ümidiyle koşarak Peygamber’in yanına gitti. Peygamber:
– Ali b. Ebû Tâlib nerede, dedi. Ey Allah’ın Resûlü, o, gözlerinden rahatsız dediler. Peygamber:
– Ona birini gönderin, buyurdu. Bunun üzerine Ali getirildi, Resûlullah onun gözüne okuyup üfledi, tükürük sürdü ve iyileşmesi için dua etti. Ali’nin gözü iyileşti, hiç ağrı çekmemiş gibi oldu. Peygamber sancağı ona verdi. Bunun üzerine Ali (ra):
– Yâ Resûlallah, (onlar) bizim gibi (Müslüman) oluncaya kadar onlarla savaşacak mıyım, dedi. Peygamber:
– Onların yanlarına acele etmeden var, sonra onları İslâm’a çağır ve Allah’ın hakkı olan ve yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerini söyle. Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın bir kimseye senin aracılığınla hidayet vermesi, senin için kırmızı develere sahip olmaktan daha hayırlıdır, dedi.
M6223 Müslim, Fedâilü’s-sahâbe, 34; B3701 Buhârî, Fedâilü’s-sahâbe, 9
Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. I, s. 202, 174 numaralı hadis.
Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster
Atıf ve kaynak
İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.
APA
Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 177 Nolu Hadis. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/hayra-aracilik-hidayete-cagri/177
BibTeX
@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_177_nolu_hadis_2026,
author = {{Hadis Kitapları}},
title = {Riyazus Salihin, 177 Nolu Hadis},
year = {2026},
url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/hayra-aracilik-hidayete-cagri/177},
note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}Düz metin
Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 177 Nolu Hadis". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/hayra-aracilik-hidayete-cagri/177