İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 9

Nikâh Kitabı

171 hadis · No. 1845–2015

Sayfa 6 / 9Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1945

    Odalarınıza aldığınız adamlar (ın sütten mahreminiz sayılıp sayılmıyacağına dikkat ediniz. (Çünkü (mahremliğe…

    Türkçe meal

    Aije (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Bir defa Aişe'nin odasında bir adam otururken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içeri girdi ve: «Bu kimdir?» diye sordu. Aişe: Bu benim (süt) kardeşimdir, diye cevap verdi. Efendimiz, Aişe'ye: «Odalarınıza aldığınız adamlar (ın sütten mahreminiz sayılıp sayılmıyacağına dikkat ediniz. (Çünkü (mahremliğe sebep olan) süt emme işi, ancak açlık halitni gidermek) için olanıdır.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ أَبِي الشَّعْثَاءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ عَلَيْهَا وَعِنْدَهَا رَجُلٌ فَقَالَ ‏"‏ مَنْ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ هَذَا أَخِي ‏.‏ قَالَ ‏"‏ انْظُرُوا مَنْ تُدْخِلْنَ عَلَيْكُنَّ فَإِنَّ الرَّضَاعَةَ مِنَ الْمَجَاعَةِ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 1946

    Barsakları (doldurup) birbirinden ayıran sütten başka süt, nikah haremliğini gerektirmez

    Türkçe meal

    Abdullah bin Zübeyir (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Barsakları (doldurup) birbirinden ayıran sütten başka süt, nikah haremliğini gerektirmez.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde zayıf bir ravl olan İbn-i Lahia vardır. Tirmizl bu hadisi Ümmü Seleme (r.anha)'nın hadisi olarak rivayet edip hasen sahih olduğunu söylemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ أَبِي الأَسْوَدِ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ لاَ رَضَاعَ إِلاَّ مَا فَتَقَ الأَمْعَاءَ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 1947

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bütün karıları Aişe (r.anha)'ya muhalefet ederek, Ebu Huzeyfe'nin…

    Türkçe meal

    Zeyneb binti Ebi Seleme (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bütün karıları Aişe (r.anha)'ya muhalefet ederek, Ebu Huzeyfe'nin mevlası Salim (r.a.)'in (erginlik çağına varmışken) Sehle (r.a.)'nın sütünü emmesinin benzeri ile bir erkeğin onların odalarına girmesinden imtina ettiler ve: (Aişe'ye) Biz ne biliriz? Salimin erlik çağında iken Sehle'nin sütünü emerek, onun odasına girmesinin Salim'e özel bir ruhsat olduğunu umuyoruz, dediler."

    Diğer tahric: İmam Malik, Şafii, Ahmed, Buhari, Müslim. Ebu Davud ve Nesai de bunun benzerini rivayet etmişlerdir.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، وَعُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو عَبِيدَةَ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَمْعَةَ، عَنْ أُمِّهِ، زَيْنَبَ بِنْتِ أَبِي سَلَمَةَ أَنَّهَا أَخْبَرَتْهُ أَنَّ أَزْوَاجَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كُلَّهُنَّ خَالَفْنَ عَائِشَةَ وَأَبَيْنَ أَنْ يَدْخُلَ عَلَيْهِنَّ أَحَدٌ بِمِثْلِ رَضَاعَةِ سَالِمٍ مَوْلَى أَبِي حُذَيْفَةَ وَقُلْنَ وَمَا يُدْرِينَا لَعَلَّ ذَلِكَ كَانَتْ رُخْصَةً لِسَالِمٍ وَحْدَهُ ‏.‏

  4. Hadis no. 1948

    Senin iki elin topraklansın. veya sağ elin topraklansın

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir; Kadınların Erkeklerden saklanması ayeti indirildikten sonra süt amcam Eflah bin Ebi Kuays (r.a.) ziyaretime gelerek odama girmek için istedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girinceye kadar ona izin vermekten imtina ettim. Sonra Efendimiz: «O senin amcandır. Ona izin ver.» buyurdu. Ben: Beni ancak onun kardeşinin karısı emzirdi ve erkek emzirmedi. dedim. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Senin iki elin topraklansın. veya sağ elin topraklansın.» buyurdu.

    Açıklaması: 1949’da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ أَتَانِي عَمِّي مِنَ الرَّضَاعَةِ أَفْلَحُ بْنُ أَبِي قُعَيْسٍ يَسْتَأْذِنُ عَلَىَّ بَعْدَ مَا ضُرِبَ الْحِجَابُ فَأَبَيْتُ أَنْ آذَنَ لَهُ حَتَّى دَخَلَ عَلَىَّ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّهُ عَمُّكِ فَأْذَنِي لَهُ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ إِنَّمَا أَرْضَعَتْنِي الْمَرْأَةُ وَلَمْ يُرْضِعْنِي الرَّجُلُ قَالَ ‏"‏ تَرِبَتْ يَدَاكِ أَوْ يَمِينُكِ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 1949

    Şüphesiz o senin (süt) amcandır. Bunun için senin yanına girsin

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir; Süt amcam gelerek, odama girmek için izin istedi. Ben ona izin vermekten imtina ettim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: «(Süt) amcan senin yanına girsin» buyurdu. Ben de: Beni ancak kadın emzirdi ve beni erkek emzirmedi, dedim. Efendimiz buyurdu ki: «Şüphesiz o senin (süt) amcandır. Bunun için senin yanına girsin.»

    Diğer tahric: İmam Malik, Şafii ve Kütüb-i Sitte sahipleri :Aişe (r.anha)'nın bu babtaki hadisini benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ جَاءَ عَمِّي مِنَ الرَّضَاعَةِ يَسْتَأْذِنُ عَلَىَّ فَأَبَيْتُ أَنْ آذَنَ لَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ فَلْيَلِجْ عَلَيْكِ عَمُّكِ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ إِنَّمَا أَرْضَعَتْنِي الْمَرْأَةُ وَلَمْ يُرْضِعْنِي الرَّجُلُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِنَّهُ عَمُّكِ فَلْيَلِجْ عَلَيْكِ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 1950

    Eve döndüğün zaman onlardan birisini boşa

    Türkçe meal

    (Feyruz) ed-Deylemi (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Cahiliyyet devrinde evlendiğim iki kız kardeş benim nikahım altında iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldim (Ben müslümanlığı kabul ettikten) sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bana) : «Eve döndüğün zaman onlardan birisini boşa.» buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ السَّلاَمِ بْنُ حَرْبٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي فَرْوَةَ، عَنْ أَبِي وَهْبٍ الْجَيْشَانِيِّ، عَنْ أَبِي خِرَاشٍ الرُّعَيْنِيِّ، عَنِ الدَّيْلَمِيِّ، قَالَ قَدِمْتُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَعِنْدِي أُخْتَانِ تَزَوَّجْتُهُمَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ إِذَا رَجَعْتَ فَطَلِّقْ إِحْدَاهُمَا ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 1951

    İkisinden istediğin birisini boşa

    Türkçe meal

    Feyruz ed-Deylemi (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ya Resulallah! Nikahım altında iki kız kardeş varken ben müslüman oldum dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana buyurdu ki: «İkisinden istediğin birisini boşa.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ أَبِي وَهْبٍ الْجَيْشَانِيِّ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ الضَّحَّاكَ بْنَ فَيْرُوزَ الدَّيْلَمِيَّ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ أَتَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي أَسْلَمْتُ وَتَحْتِي أُخْتَانِ ‏.‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِي ‏ "‏ طَلِّقْ أَيَّتَهُمَا شِئْتَ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 1952

    Onlardan dört tanesini seç

    Türkçe meal

    Kays bin el-Haris (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nikahım altında sekiz kadın varken müslüman oldum. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek bu durumu kendilerine arz ettim. Bunun üzerine buyurdular ki: «Onlardan dört tanesini seç.»

    Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ حُمَيْضَةَ بِنْتِ الشَّمَرْدَلِ، عَنْ قَيْسِ بْنِ الْحَارِثِ، قَالَ أَسْلَمْتُ وَعِنْدِي ثَمَانِ نِسْوَةٍ فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقُلْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ ‏ "‏ اخْتَرْ مِنْهُنَّ أَرْبَعًا ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 1953

    Onlardan dört tanesini al

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan: Şöyle demiştir : Ğaylan bin Seleme (r.a.), nikahı altında on kadın bulunduğu halde müslüman oldu. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Onlardan dört tanesini al.» buyurdu."

    Diğer tahric: Şafii, Ahmed, Tirmizi, Hakim ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ أَسْلَمَ غَيْلاَنُ بْنُ سَلَمَةَ وَتَحْتَهُ عَشْرُ نِسْوَةٍ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ خُذْ مِنْهُنَّ أَرْبَعًا ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 1954

    Yerine getirilmesi gereken şartlardan evla olanı nikah akdinde koşulan şartlardır

    Türkçe meal

    Ukbe bin Amir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Yerine getirilmesi gereken şartlardan evla olanı nikah akdinde koşulan şartlardır.»

    Diğer tahric: Hadisi Buhari (2721, 5151), Müslim (1418), Ebu Davud (2139), Nesai, s-kübra (5506); Tirmizi (1127), Ahmed, Müsned (17302), Tahavi, Şerh Müşkili'l-Asar (4862,4863,4864) ve İbn Hibban (4092) rivayet etmişlerdir.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، وَمُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ مَرْثَدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ أَحَقَّ الشَّرْطِ أَنْ يُوفَى بِهِ مَا اسْتَحْلَلْتُمْ بِهِ الْفُرُوجَ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 1955

    Nikah akdinden önce (verilmiş) olan mehir, hediye ve hibe kadınadır. Ve nikah akdinden sonra (verilmiş) olan…

    Türkçe meal

    Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Nikah akdinden önce (verilmiş) olan mehir, hediye ve hibe kadınadır. Ve nikah akdinden sonra (verilmiş) olan (mal) kime verilmiş veya hediye edilmiş ise onadır. Adama ikram edilmeye en uygun vesile onun kızı veya kız kardeşidir.»

    Diğer tahric: Nesai ve Hakim de bunu rivayet etmişlerdir

  12. Hadis no. 1956

    Kimin bir cariyesi olup onu güzelce eğitip. Öğretir; sonra azat eder ve onunla evlenirse iki ecir kazanır…

    Türkçe meal

    Ebu Musa (el-E$'ari (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kimin bir cariyesi olup onu güzelce eğitip. Öğretir; sonra azat eder ve onunla evlenirse iki ecir kazanır. Ehl-i Kitab'tan herhangi bir adam kendi Nebiine ve Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e iman ederse ona da iki ecir vardır. Başkasının mülkiyeti altında bulunan herhangi bir köle, üzerinde bulunan Allah Teala'nın hakkını ve efendilerinin hakkını eda ederse ona da iki ecir vardır.» (Ravi) Salih demiştir ki t (Şeyhim) Şa'bi şöyle dedi t Ben sana bu hadisi, bir şey (karşılık ve bedel) olmaksızın verdim .Şüphesiz bineği bulunan kişi bunun durumdaki bir mes'ele uğrunda binip (ta) Medine-i Münevvere'ye kadar gider." Tahric: Bu hadisi Ebu Davud'un süneninden başka Kütüb-İ Sitte'nin hepisinde vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ صَالِحِ بْنِ صَالِحِ بْنِ حَىٍّ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ جَارِيَةٌ فَأَدَّبَهَا فَأَحْسَنَ أَدَبَهَا وَعَلَّمَهَا فَأَحْسَنَ تَعْلِيمَهَا ثُمَّ أَعْتَقَهَا وَتَزَوَّجَهَا فَلَهُ أَجْرَانِ وَأَيُّمَا رَجُلٍ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ آمَنَ بِنَبِيِّهِ وَآمَنَ بِمُحَمَّدٍ فَلَهُ أَجْرَانِ وَأَيُّمَا عَبْدٍ مَمْلُوكٍ أَدَّى حَقَّ اللَّهِ عَلَيْهِ وَحَقَّ مَوَالِيهِ فَلَهُ أَجْرَانِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ صَالِحٌ قَالَ الشَّعْبِيُّ قَدْ أَعْطَيْتُكَهَا بِغَيْرِ شَىْءٍ ‏.‏ إِنْ كَانَ الرَّاكِبُ لَيَرْكَبُ فِيمَا دُونَهَا إِلَى الْمَدِينَةِ ‏.‏

  13. Hadis no. 1957

    (Hayber savaşında esir alman) Safiyye (binti Huyey) (r.anha); Dıhye el-Kelbiyye (r.a.)'ın (cariyesi) oldu…

    Türkçe meal

    Enes (r.a.)'dtn; Şöyle demiştir: (Hayber savaşında esir alman) Safiyye (binti Huyey) (r.anha); Dıhye el-Kelbiyye (r.a.)'ın (cariyesi) oldu. Bundan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (cariyesi) oldu. Bunun üzerine Efendimiz onunla evlendi ve onu azad etmeyi onun için mehir eyledi. (Ravi) Hammad demiştir ki: (Ravi) Abdü'l-Aziz, ravi Sabit'e: Ey Eba Muhammed! Sen Nebiin Safiyye'ye neyi mehir eylediğini Enes'e sordun mu? demiş. Sabit: Efendimiz, Safiyye'nin nefsini (azad etmeyi) onun için mehir eyledi demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ، وَعَبْدُ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ صَارَتْ صَفِيَّةُ لِدِحْيَةَ الْكَلْبِيِّ ثُمَّ صَارَتْ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَعْدُ فَتَزَوَّجَهَا وَجَعَلَ عِتْقَهَا صَدَاقَهَا ‏.‏ قَالَ حَمَّادٌ فَقَالَ عَبْدُ الْعَزِيزِ لِثَابِتٍ يَا أَبَا مُحَمَّدٍ أَنْتَ سَأَلْتَ أَنَسًا مَا أَمْهَرَهَا قَالَ أَمْهَرَهَا نَفْسَهَا ‏.‏

  14. Hadis no. 1958

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Safiyye (binti Huyey) (r.anha)'yı azad etti ve onu azad etmeyi ona…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Safiyye (binti Huyey) (r.anha)'yı azad etti ve onu azad etmeyi ona mehir eyleyerek onunla evlendi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: İbni Abbas'ın mevlası İkrime, Aişe'den hadis işittiği kabul edilince bu hadisin senedi sahih olur. İkrime'nin Aişe'den hadis işitmesi hususunda İbni Hatim'in sözleri arasında bir çelişki vardır. Çünkü el-Merasil'de, Aişe'den hadis işitmediğini söylemiş, el-Cerh ve't-Ta'dil'de ise Aişe'den hadis işittiğini söylemiştir. İkrime'nin Aişe'den rivayetinin Sahih-i Buhari'de bulunması, onun Aişe'den nadis işittiğini teyid etmiştir. İbnü'l-Medini de: İknme'nin Peygamber (s.a.v.)'in muhterem zevcelerinden herhangi birisinden hadis işittiğini bilemiyeceğim, demiştir. Bu hadis Enes'den rivayet edilmiş olarak Buhari, Müslim ve başka hadis kitablarında vardır. (1957 nolu hadis kastediliyor)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حُبَيْشُ بْنُ مُبَشِّرٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، ‏.‏ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَعْتَقَ صَفِيَّةَ وَجَعَلَ عِتْقَهَا صَدَاقَهَا وَتَزَوَّجَهَا ‏.‏

  15. Hadis no. 1959

    Efendisinin izni olmaksızın köle nikahını kıydığı zaman zina tehlikesine düşmüş olur

    Türkçe meal

    İbn-i Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Efendisinin izni olmaksızın köle nikahını kıydığı zaman zina tehlikesine düşmüş olur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin isnadı hasendir. Ebu Davud ve TirmizI bu hadisi Cabir (r.a.)'ın hadisi olarak rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَزْهَرُ بْنُ مَرْوَانَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا تَزَوَّجَ الْعَبْدُ بِغَيْرِ إِذْنِ سَيِّدِهِ كَانَ عَاهِرًا ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 1960

    Efendilerinin izni olmaksızın hangi köle nikahını kıyarsa zina tehlikesine düşmüş olur

    Türkçe meal

    İbn-i Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Efendilerinin izni olmaksızın hangi köle nikahını kıyarsa zina tehlikesine düşmüş olur.» Not: Bunun senedinde bulunan Mendel'in zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَصَالِحُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ، مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا مِنْدَلٌ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أَيُّمَا عَبْدٍ تَزَوَّجَ بِغَيْرِ إِذْنِ مَوَالِيهِ فَهُوَ زَانٍ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 1961

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber (savaşı) günü kadınların mut'a usulü ile nikahlanmasını ve…

    Türkçe meal

    Ali bin Ebi Talib (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber (savaşı) günü kadınların mut'a usulü ile nikahlanmasını ve ehli merkeblerin etinin yenilmesini şüphesiz yasakladı.

    Diğer tahric: Buhari, Müslim. Tirmizi ve Nesai de bu hadisi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، وَالْحَسَنِ، ابْنَىْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ عَنْ أَبِيهِمَا، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى عَنْ مُتْعَةِ النِّسَاءِ يَوْمَ خَيْبَرَ وَعَنْ لُحُومِ الْحُمُرِ الإِنْسِيَّةِ ‏.‏

  18. Hadis no. 1962

    Onlarla aranıza belirli bir süre koyunuz

    Türkçe meal

    Sebre (bin Ma'bed (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Veda haccı yolculuğuna çıktık. Sonra sahabiler: Ya Resulallah! Bekarlık bize cidden çetin geldi, dediler. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «(Nikahlanmasına engel bulunmayan) şu kadınlarla mut'a suretiyle evlenebilirsiniz» buyurdu. Bunun üzerine biz onların yanına vardık. Onlar ancak bizlere kendileri arasına belirli bir süre koyduğumuz takdirde bizlerle evlenmeyi kabul edebileceklerini belirttiler. Bunun üzerine sahabiler bu durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlattılar. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Onlarla aranıza belirli bir süre koyunuz.» buyurdu. Sonra ben ve bir amcam oğlu çıkıp gittik. (Mehir olmaya elverişli mal olarak) amcam oğlunun beraberinde bir hırka vardı. Benim de yanımda bir hırka vardı. Onun hırkası benimkinden iyi idi. Ben de ondan daha gençtim. Nihayet bir kadının yanına vardık. (Ve evlenme teklifinde bulunduk.) Kadın (benimle evlenmeyi tercih ederek): Bir hırka diğer hırka gibidir, dedi. Bunun üzerine ben (hırkamı mehir vererek) onunla evlendim. Ve o gece onun yanında durdum. Ertesi gün gittim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ka'be'nin kapısı ile rüknü arasında ayakta şöyle buyuruyordu: «Ey insanlar! Ben gerçekten mut'a suretiyle evlenmek için sizlere izin vermiştim. Bilmiş olunuz ki: Şüphesiz Allah Teala bunu kıyamet gününe kadar haram kıldı. Artık kimin yanında mut'a suretiyle evlendiği kadınlardan varsa derhal ona yol versin ve onlara mehir olarak verdiğinizden bir şeyi (geri) almayınız.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ عُمَرَ، عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ سَبْرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الْعُزْبَةَ قَدِ اشْتَدَّتْ عَلَيْنَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَاسْتَمْتِعُوا مِنْ هَذِهِ النِّسَاءِ ‏"‏ ‏.‏ فَأَتَيْنَاهُنَّ فَأَبَيْنَ أَنْ يَنْكِحْنَنَا إِلاَّ أَنْ نَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُنَّ أَجَلاً فَذَكَرُوا ذَلِكَ لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ ‏"‏ اجْعَلُوا بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُنَّ أَجَلاً ‏"‏ ‏.‏ فَخَرَجْتُ أَنَا وَابْنُ عَمٍّ لِي مَعَهُ بُرْدٌ وَمَعِي بُرْدٌ وَبُرْدُهُ أَجْوَدُ مِنْ بُرْدِي وَأَنَا أَشَبُّ مِنْهُ فَأَتَيْنَا عَلَى امْرَأَةٍ فَقَالَتْ بُرْدٌ كَبُرْدٍ ‏.‏ فَتَزَوَّجْتُهَا فَمَكَثْتُ عِنْدَهَا تِلْكَ اللَّيْلَةَ ثُمَّ غَدَوْتُ وَرَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَائِمٌ بَيْنَ الرُّكْنِ وَالْبَابِ وَهُوَ يَقُولُ ‏"‏ أَيُّهَا النَّاسُ إِنِّي قَدْ كُنْتُ أَذِنْتُ لَكُمْ فِي الاِسْتِمْتَاعِ أَلاَ وَإِنَّ اللَّهَ قَدْ حَرَّمَهَا إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ فَمَنْ كَانَ عِنْدَهُ مِنْهُنَّ شَىْءٌ فَلْيُخَلِّ سَبِيلَهَا وَلاَ تَأْخُذُوا مِمَّا آتَيْتُمُوهُنَّ شَيْئًا ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 1963

    (Babam) Ömer bin el Hattab (r.a.), halife olunca halka bir hitabede bulunarak şöyle dedi: Resulullah…

    Türkçe meal

    İbn-i Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: (Babam) Ömer bin el Hattab (r.a.), halife olunca halka bir hitabede bulunarak şöyle dedi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in şüphesiz mut'a nikahı için bize üç gün (veya üç defa) izin verdi. Sonra bunu haram kıldı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mut'a nikahını haram kıldıktan sonra helal kıldığına şahitlik edecek dört şahidi bana getirmedikçe, evli iken mut'a suretiyle bir kadınla birleştiğini bileceğim. Herhangi bir adamı mutlaka taşla recmedeceğime Allah'ın adıyla yemin ederim. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedinde bulunan Ebu Bekir bin Hafs'ın ismi İsmail el-İbai'dir. İbn-i Hibban onu sikalar arasında zikretmiştir. İbn-i Ebi Hatim de babasından naklen: Ondan ve onun babasından hadisler yazılmıştır. Onun babası yalan rivayette bulunurdu, demiştir. Ben derim ki onun rivayetinde bir beis yoktur. İbn-i Ebi Hatem: Ahmed, İbn-i Main, İcli, İbn-i Numeyr ve başkaları onu sika saymışlardır, demiştir. İbn-i Huzeyme kendi sahihinde, Hakim de el-Müstedrek'te onun hadislerini rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَلَفٍ الْعَسْقَلاَنِيُّ، حَدَّثَنَا الْفِرْيَابِيُّ، عَنْ أَبَانَ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ حَفْصٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ لَمَّا وَلِيَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ خَطَبَ النَّاسَ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَذِنَ لَنَا فِي الْمُتْعَةِ ثَلاَثًا ثُمَّ حَرَّمَهَا وَاللَّهِ لاَ أَعْلَمُ أَحَدًا تَمَتَّعَ وَهُوَ مُحْصَنٌ إِلاَّ رَجَمْتُهُ بِالْحِجَارَةِ إِلاَّ أَنْ يَأْتِيَنِي بِأَرْبَعَةٍ يَشْهَدُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ أَحَلَّهَا بَعْدَ إِذْ حَرَّمَهَا ‏.‏

  20. Hadis no. 1964

    Meymune bint-i el-Haris (r.anha) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ihramda değil iken kendisi ile…

    Türkçe meal

    Yezid bin el-Asım (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Meymune bint-i el-Haris (r.anha) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ihramda değil iken kendisi ile evlendiğini bana anlattı. Yezid (sözüne devamla) ve Meymune, benim ve (Abdullah) bin Abbas (r.a.)'ın teyzesi idi, demiştir.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو فَزَارَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ الأَصَمِّ، حَدَّثَتْنِي مَيْمُونَةُ بِنْتُ الْحَارِثِ، ‏.‏ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَزَوَّجَهَا وَهُوَ حَلاَلٌ ‏.‏ قَالَ وَكَانَتْ خَالَتِي وَخَالَةَ ابْنِ عَبَّاسٍ ‏.‏