İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 9

Nikâh Kitabı

171 hadis · No. 1845–2015

Sayfa 7 / 9Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1965

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihramda iken (Meymune ile) evlendi

    Türkçe meal

    Abdullah bin Alılıas (r.a.)'dan: Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihramda iken (Meymune ile) evlendi.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَكَحَ وَهُوَ مُحْرِمٌ ‏.‏

  2. Hadis no. 1966

    İhramda bulunan adam, evlenemez, (başkasını) evlendiremez ve evlenme teklifinde bulunamaz

    Türkçe meal

    Osman bin Affan (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «İhramda bulunan adam, evlenemez, (başkasını) evlendiremez ve evlenme teklifinde bulunamaz.»

    Diğer tahric: Müslim, nikah; Tirmizî, hac; Nesai, menasik, nikah; Ebu Davud, menasik (1841); Darimî, nikah; Muvatta', hac; Ahraed b. Hanbel, I, 57, 64, 65, 68, 73. EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH İÇİN: 1841 —

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ الْمَكِّيُّ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ نُبَيْهِ بْنِ وَهْبٍ، عَنْ أَبَانَ بْنِ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ الْمُحْرِمُ لاَ يَنْكِحُ وَلاَ يُنْكِحُ وَلاَ يَخْطُبُ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 1967

    Huyundan ve dindarlığından razı olduğunuz bir adam (yakınınız olan bir kızla evlenmek için) size geldiği…

    Türkçe meal

    Ebü Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Huyundan ve dindarlığından razı olduğunuz bir adam (yakınınız olan bir kızla evlenmek için) size geldiği zaman (kızı) onunla evlendirin. Eğer (bunu) yapmazsanız yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozukluk olacaktır.» Not: Bu hadisi Tirmizi de rivayet ederek, senedinin munkati (kesik) olduğunu tercih etmiş, sonra başka bir senedle Ebu Hatem el-Müzeni (r.a.)'dan merfu' olarak rivayet ederek bu senedin hasen olduğunu söylemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَابُورَ الرَّقِّيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ سُلَيْمَانَ الأَنْصَارِيُّ، أَخُو فُلَيْحٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، عَنِ ابْنِ وَثِيمَةَ الْمِصْرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا أَتَاكُمْ مَنْ تَرْضَوْنَ خُلُقَهُ وَدِينَهُ فَزَوِّجُوهُ إِلاَّ تَفْعَلُوا تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الأَرْضِ وَفَسَادٌ عَرِيضٌ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 1968

    Kadınların en hayırlısıyla evlenmeye bakın, küfülük (emsalliniz olan kadınlarla evlenin ve küfülerinizin…

    Türkçe meal

    Aişe (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kadınların en hayırlısıyla evlenmeye bakın, küfülük (emsalliniz olan kadınlarla evlenin ve küfülerinizin kızlarını isteyin.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedinde el-Haris bin İmran el-Medini bulunur. Ebu Hatem onun hakkında: 0, kuvvetli bir ravi değil ve onun rivayet ettiği bu hadisin sika zatlardan rivayet edilmiş bir aslı yoktur, demiştir. Darekutni de: terkedilmiş bir ravidir, demiştir)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا الْحَارِثُ بْنُ عِمْرَانَ الْجَعْفَرِيُّ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ تَخَيَّرُوا لِنُطَفِكُمْ وَانْكِحُوا الأَكْفَاءَ وَأَنْكِحُوا إِلَيْهِمْ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 1969

    İki karısı olup (yanlarında yatmak hususunda) birisini diğerinden üstün tutan adam, kıyamet günü vücudunun…

    Türkçe meal

    Ebü Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «İki karısı olup (yanlarında yatmak hususunda) birisini diğerinden üstün tutan adam, kıyamet günü vücudunun bir tarafı eğri olarak gelir.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هَمَّامٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ النَّضْرِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ نَهِيكٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ امْرَأَتَانِ يَمِيلُ مَعَ إِحْدَاهُمَا عَلَى الأُخْرَى جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَأَحَدُ شِقَّيْهِ سَاقِطٌ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 1970

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir yolculuğa çıkacağı zaman kadınları arasında kur'a çekerdi (ve…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir yolculuğa çıkacağı zaman kadınları arasında kur'a çekerdi (ve kur'ayı kazananı beraberinde götürürdü.)

    Diğer tahric: Bu hadisi Buhari, Ahmed ve Ebu Davud daha uzun metin halinde, Şafii de buradaki metin gibi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَمَانٍ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا سَافَرَ أَقْرَعَ بَيْنَ نِسَائِهِ ‏.‏

  7. Hadis no. 1971

    Allahım! İşte bu, benim gücümün yettiği adalettir. Artık senin kadir olduğun ve benim gücümün yetmediği (kalb…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (gecelerini) karıları arasında bölerdi ve (bölme işini) tam bir adaletle yapardı. Sonra şöyle derdi: «Allahım! İşte bu, benim gücümün yettiği adalettir. Artık senin kadir olduğun ve benim gücümün yetmediği (kalb sevgisi farklılığı) hakkında beni kınama.»

    Diğer tahric: Bu hadisi Ahmed, Tirmizi, Ebu Davud , Nesai, Darimi ve Hakim de rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقْسِمُ بَيْنَ نِسَائِهِ فَيَعْدِلُ ثُمَّ يَقُولُ ‏ "‏ اللَّهُمَّ هَذَا فِعْلِي فِيمَا أَمْلِكُ فَلاَ تَلُمْنِي فِيمَا تَمْلِكُ وَلاَ أَمْلِكُ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 1972

    Efendimizin eşlerinden Sevde bint-i Zema' (r.anha) yaşlanınca gününü Aişe (r.anha)'ya hibe etti. Bunun…

    Türkçe meal

    Aİşe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Efendimizin eşlerinden Sevde bint-i Zema' (r.anha) yaşlanınca gününü Aişe (r.anha)'ya hibe etti. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevde (r.anha)'nın gününü Aişe (r.anha)'ya ayırırdı.

    Diğer tahric: Bu hadisi Müslim de rivayet etmiş, Buhari, Ahmed , Ebu Davud ve Nesai de bunun benzerini rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، جَمِيعًا عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا أَنْ كَبِرَتْ، سَوْدَةُ بِنْتُ زَمْعَةَ وَهَبَتْ يَوْمَهَا لِعَائِشَةَ فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقْسِمُ لِعَائِشَةَ بِيَوْمِ سَوْدَةَ ‏.‏

  9. Hadis no. 1973

    Ya Aişe! Benden uzak dur. Çünkü bu gün senin günün değildir

    Türkçe meal

    Aİşe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defa) Safiyye binti-Huyeyy (r.anha)'ya bir şeyden dolayı hiddetlenmişti. Bunun üzerine Safiyye: Ya Aişe! (bu) günüm sana olmak üzere sen Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benden razi etmeye çalışır mısın? demiş. Aişe de: Evet demiş sonra safran bitkisi ile boyanmış olan bir baş örtüsünü alıp (boyanın güzel) kokusunun yayılması için üzerine su serpmiş, sonra (bunu üzerine giyinmiş olarak) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yakınında oturmuş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ya Aişe! Benden uzak dur. Çünkü bu gün senin günün değildir.» buyurmuş. Bunun üzerine Aişe: Bu, Allah'ın fazlıdır dilediğine verir demiş ve (Safiyye ile olan) durumu O'na anlatmış. Efendimiz de Safiyye'den razı olmuştur. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedinde ravi Sümeyye el-Basriyye bulunuyor. Bu ravinin tanınmadığını, el-Mizan sahibi söylemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ سُمَيَّةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَجَدَ عَلَى صَفِيَّةَ بِنْتِ حُيَىٍّ فِي شَىْءٍ ‏.‏ فَقَالَتْ صَفِيَّةُ يَا عَائِشَةُ هَلْ لَكِ أَنْ تُرْضِي رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِّي وَلَكِ يَوْمِي قَالَتْ نَعَمْ ‏.‏ فَأَخَذَتْ خِمَارًا لَهَا مَصْبُوغًا بِزَعْفَرَانٍ فَرَشَّتْهُ بِالْمَاءِ لِيَفُوحَ رِيحُهُ ثُمَّ قَعَدَتْ إِلَى جَنْبِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ يَا عَائِشَةُ إِلَيْكِ عَنِّي إِنَّهُ لَيْسَ يَوْمَكِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَتْ ذَلِكَ فَضْلُ اللَّهِ يُؤْتِيهِ مَنْ يَشَاءُ ‏.‏ فَأَخْبَرَتْهُ بِالأَمْرِ فَرَضِيَ عَنْهَا ‏.‏

  10. Hadis no. 1974

    ....ve sulh hayırlıdır

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Bir adam'ın uzun süre hayat arkadaşlığı ettiği bir karısı vardı. Bu kadından çocukları da olmuş idi. Adam bu kadmı boşayıp başka bir kadınla evlenmek istedi. Kadıncağız, kendisine gün ayırmaksızın (nikah altında) durmaya (ve başka bir kadınla evlenmeye) kocasmı razi etti. Bu adam hakkında ''....ve sulh hayırlıdır....'' [Nisa 128] ayeti indi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عَمْرٍو، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، ‏.‏ أَنَّهَا قَالَتْ نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ ‏{وَالصُّلْحُ خَيْرٌ}‏ فِي رَجُلٍ كَانَتْ تَحْتَهُ امْرَأَةٌ قَدْ طَالَتْ صُحْبَتُهَا وَوَلَدَتْ مِنْهُ أَوْلاَدًا فَأَرَادَ أَنْ يَسْتَبْدِلَ بِهَا فَرَاضَتْهُ عَلَى أَنْ تُقِيمَ عِنْدَهُ وَلاَ يَقْسِمَ لَهَا ‏.‏

  11. Hadis no. 1975

    Evlenme işi için iki kişi arasında aracı olmak, en faziletli aracılıklardandır

    Türkçe meal

    Ebu Rühm (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Evlenme işi için iki kişi arasında aracı olmak, en faziletli aracılıklardandır.» Not: Zevaİd'de şöyle denilmiştir: Bu isnad. mürseldir. Çünkü ravisi Ebu Rühm, Ahzab bin Esid veya Ahzab bin Üseyd isimli zattır ki, Buhari ve Ebu Hatim onun tabii olduğunu yani sahabi olmadığını söylemişlerdir. İbn-i Hibban onu sıkalar arasında zikretmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ أَبِي الْخَيْرِ، عَنْ أَبِي رُهْمٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مِنْ أَفْضَلِ الشَّفَاعَةِ أَنْ يُشَفَّعَ بَيْنَ الاِثْنَيْنِ فِي النِّكَاحِ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 1976

    Eğer Usame kız olsaydı, onu evlendirmek için kendisini süsleyip (güzel) giydirecektim

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan: Şöyle demiştir: (Bir gün) Usame (r.a.)'ın ayağı kaydı ve kapının eşiği üstüne düşüp yüzü yaralandı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de (bana) : «Onun kanını sil,» buyurdu. (Fakat tiksinmem nedeni ile) ben onun kanını silmekten hoşlanmadım. Bunun üzerine Efendimiz onun (yarasının) kanını emip yüzünden atmaya başladı. Sonra şöyle buyurdu: «Eğer Usame kız olsaydı, onu evlendirmek için kendisini süsleyip (güzel) giydirecektim.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Eğer ravi Behi, Aişe'den hadis işitmiş ise bu hadisin senedi sahihtir. Behi'nin Aişe'den hadis işitmesi üzerinde konuşulmuştur. Bu husus Ahmed'e sorulmuş kendisi: Ben bu hususta bir şey göremiyorum, ancak Behi'den rivayet ediliyor, diye cevap vermiştir. El-Ala, el-Merasil'de: Müslim, Abdullah el-Behi'nin Aişe'den rivayet ettiği bir hadisi almıştır, demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنِ الْعَبَّاسِ بْنِ ذَرِيحٍ، عَنِ الْبَهِيِّ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ عَثَرَ أُسَامَةُ بِعَتَبَةِ الْبَابِ فَشُجَّ فِي وَجْهِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ أَمِيطِي عَنْهُ الأَذَى ‏"‏ ‏.‏ فَتَقَذَّرْتُهُ فَجَعَلَ يَمَصُّ عَنْهُ الدَّمَ وَيَمُجُّهُ عَنْ وَجْهِهِ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ لَوْ كَانَ أُسَامَةُ جَارِيَةً لَحَلَّيْتُهُ وَكَسَوْتُهُ حَتَّى أُنَفِّقَهُ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 1977

    Sizin en hayırlınız, ailesine en iyi olanınızdır. Ben de aileme en iyi olanınızım

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbas (r.a.)'daan rivayet edilgine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Sizin en hayırlınız, ailesine en iyi olanınızdır. Ben de aileme en iyi olanınızım.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisi Tirmizi ve İbn-i Hibban Aişe (r.anha)'dan rivayet etmişlerdir. İbni Abbas (r.a.)'dan olan rivayete gelince, bu rivayetin senedi zayıftır. Çünkü ravi Umare bin Sevban'ı İbni Hibban sikalar arasında zikretmiş ise de Abdülhak: O, kuvvetli değil, demiştir. İbnü'l-Kattan da: O'nun hali meçhuldür, demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ يَحْيَى بْنِ ثَوْبَانَ، عَنْ عَمِّهِ، عُمَارَةَ بْنِ ثَوْبَانَ عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ خَيْرُكُمْ خَيْرُكُمْ لأَهْلِهِ وَأَنَا خَيْرُكُمْ لأَهْلِي ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 1978

    Sizin en hayırlılarınız, karılarına en iyi olanlanmzdır

    Türkçe meal

    Abdullah bin Amr (bin el-As) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu. demiştir: «Sizin en hayırlılarınız, karılarına en iyi olanlanmzdır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi, Buharl ile Müslim'in şartları üzerine sahihtir. Bu hadisi Tirmizi de Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet ederek hasen olduğunu söylemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 1979

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benimle koşu yarışması yaptı da ben O'nu geçtim. Not: Zevaid'de…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan: Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benimle koşu yarışması yaptı da ben O'nu geçtim. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi Buhari'nin şartı üzerine sahihtir. EI-Mizzi, el-Etraf'ta bu hadisin Nesai tarafından rivayet edildiğini söylemiştir. Halbuki, bu hadis, Nesai'nin ravisi İbnü's.Sünni'nin rivayetinde yoktur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سَابَقَنِي النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَسَبَقْتُهُ ‏.‏

  16. Hadis no. 1980

    Sen onu (Safiyye'yi) nasıl gördün?

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan: Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Safiyye binti Huyey (r.anha) ile yeni evlenmiş iken (Hayber savaşından dönüp) Medine-i Münevvere'ye gelince Ensar-ı Kiramın kadınları (yanıma) gelip Safiyye'den bahsettiler. Aişe (r.anha) demiştir ki ben de (onu görmek üzere) tanınmıyacak bir kıyafetle ve yüzümü örtüp gittim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (açık) olan) gözüme bakıp beni tanıdı. Aişe demiştir ki : Bunun üzerine ben hemen geri döndüm ve hızlıca yürüdüm. Resul-i Ekrem (arkamdan gelip) bana yetişti ve beni bağrına bastı. Sonra: «Sen onu (Safiyye'yi) nasıl gördün?» diye (bana) sordu. Aişe demiştir ki, ben O'na: Bırak (beni). Yahudi kadınlar arasında bir Yahud? kadındır, dedim. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi Ali bin Zeyd bin Cudan'ın zayıflığı nedeni ile bunun senedi zayıftır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَدْرٍ، عَبَّادُ بْنُ الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا حَبَّانُ بْنُ هِلاَلٍ، حَدَّثَنَا مُبَارَكُ بْنُ فَضَالَةَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ أُمِّ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ الْمَدِينَةَ وَهُوَ عَرُوسٌ بِصَفِيَّةَ بِنْتِ حُ��َىٍّ جِئْنَ نِسَاءُ الأَنْصَارِ فَأَخْبَرْنَ عَنْهَا ‏.‏ قَالَتْ فَتَنَكَّرْتُ وَتَنَقَّبْتُ فَذَهَبْتُ فَنَظَرَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلَى عَيْنِي فَعَرَفَنِي ‏.‏ قَالَتْ فَالْتَفَتَ فَأَسْرَعْتُ الْمَشْىَ فَأَدْرَكَنِي فَاحْتَضَنَنِي فَقَالَ ‏ "‏ كَيْفَ رَأَيْتِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ قُلْتُ أَرْسِلْ يَهُودِيَّةٌ وَسْطَ يَهُودِيَّاتٍ ‏.‏

  17. Hadis no. 1981

    O'nu tutup kendini savun

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Zeyneb (bint-i Cahş (r.anha), benim odama izinsiz ve öfkeli olarak girinceye kadar (Kumalarımın kızdıklarını) bilmiyordum. (Zeyneb) odama girdikten sonra (odamda bulunan) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e : Ya Resulallah I Ebu Bekir'in kızcağızı senin için kollarını çevirince, (onun yaptığı iş) sana yetiyor mu? dedikten sonra bana yöneldi (aleyhimde atıp tuttu.) Ben (ona cevap vermeyip) ondan vazgeçtim. Nihayet Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bana) : «O'nu tutup kendini savun,» buyurunca ben ona yöneldim. Nihayet bana cevap veremez ve tükürüğü ağzında kurumuş vaziyette kendisini gördüm. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in de mübarek yüzünün güldüğünü gördüm. Not: Zevald'de şöyle denilmiştJr: Bunun senedi sahih olup ravileri sikadır. Ravi Zekeriyya. bin Zahide de tedlis ederdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، عَنْ زَكَرِيَّا، عَنْ خَالِدِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنِ الْبَهِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ مَا عَلِمْتُ حَتَّى دَخَلَتْ عَلَىَّ زَيْنَبُ بِغَيْرِ إِذْنٍ وَهِيَ غَضْبَى ‏.‏ ثُمَّ قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَحَسْبُكَ إِذَا قَلَبَتْ لَكَ بُنَيَّةُ أَبِي بَكْرٍ ذُرَيْعَتَيْهَا ‏.‏ ثُمَّ أَقْبَلَتْ عَلَىَّ فَأَعْرَضْتُ عَنْهَا حَتَّى قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ دُونَكِ فَانْتَصِرِي ‏"‏ ‏.‏ فَأَقْبَلْتُ عَلَيْهَا حَتَّى رَأَيْتُهَا وَقَدْ يَبِسَ رِيقُهَا فِي فِيهَا مَا تَرُدُّ عَلَىَّ شَيْئًا فَرَأَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَتَهَلَّلُ وَجْهُهُ ‏.‏

  18. Hadis no. 1982

    Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında iken (yani O'nunla evli iken) oyuncak bebeklerle…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında iken (yani O'nunla evli iken) oyuncak bebeklerle oynardım. Efendimiz de benim (kız) arkadaşlarımı bana gönderirdi, arkadaşlarımla oynaşırdık. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir; Bunun. senedi zayıftır. Çünkü halife Memun döneminde önce Basra kadılığı, daha sonra Eş-Şarkiyye kadılığı yapmış olan ravi Ömer bin Habib el-Adevi'nin zayıflığı hususunda ittifak vardır. İbni Main de bu raviyi yalanlamıştır. Sindi: Ben derim ki bu hadis'in aslı şüphesiz sabittir, demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عَمْرٍو، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَبِيبٍ الْقَاضِي، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كُنْتُ أَلْعَبُ بِالْبَنَاتِ وَأَنَا عِنْدَ، رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَكَانَ يُسَرِّبُ إِلَىَّ صَوَاحِبَاتِي يُلاَعِبْنَنِي ‏.‏

  19. Hadis no. 1983

    Cariyeyi değnekle dövercesine ne zamana kadar bazılarınız karılarını değnekle dövecek (yani bu adeti…

    Türkçe meal

    Abdullah bin Zam'a (r.a.)'den: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ashabına) hitabede bulundu. Sonra kadınlardan bahsedip bunlar (a iyilik etmek) hakkında erkeklere nasihatta bulunduktan sonra şöyle buyurdu: «Cariyeyi değnekle dövercesine ne zamana kadar bazılarınız karılarını değnekle dövecek (yani bu adeti sürdürecek)tir? Halbuki döven adamın, dövdüğü karısının yatağına ayni günün sonunda girmesi umulur.»

    Diğer tahric: Bu hadisi Müslim daha uzun bir metin halinde rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَمْعَةَ، قَالَ خَطَبَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثُمَّ ذَكَرَ النِّسَاءَ فَوَعَظَهُمْ فِيهِنَّ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ إِلاَمَ يَجْلِدُ أَحَدُكُمُ امْرَأَتَهُ جَلْدَ الأَمَةِ وَلَعَلَّهُ أَنْ يُضَاجِعَهَا مِنْ آخِرِ يَوْمِهِ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 1984

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiçbir hizmetçisini ve hiçbir kadını dövmemiş ve mübarek eli İle…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiçbir hizmetçisini ve hiçbir kadını dövmemiş ve mübarek eli İle hiçbir şeyi dövmemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا ضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خَادِمًا لَهُ وَلاَ امْرَأَةً وَلاَ ضَرَبَ بِيَدِهِ شَيْئًا ‏.‏