İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 4

Namaz Kitabı

319 hadis · No. 837–1160

Sayfa 6 / 16Yazı boyutu
  1. Hadis no. 941

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hastalığı ağırlaştığı zaman, namaz vaktinin geldiğini kendisine…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muaviye ile Veki' rivayet ettiler. H. Bize Yahya b. Yahya dahî rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki, bize Ebu Muâviye A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hastalığı ağırlaştığı zaman, namaz vaktinin geldiğini kendisine haber vermek için Bilâl geldi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Ebu Bekir'e emredin de cemâaata namaz kıldırsın» buyurdular. Ben: Yâ Resulullah, gerçekten Ebu Bekir yufka yürekli bir zâttır. Senin yerine geçtiği vakit cemaata işittiremez. Binâenaleyh sen Ömer'e emretmelisin! dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine: «Siz Ebu Bekir'e emredinde cemaata namazı kıldırıversin.» buyurdular. Bunun üzerine Hafsa'ya: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e söyle, de ki; Ebu Bekir yufka yürekli bir adamdır; Senin makamına geçtiği vakit cemaata işittiremez. Sen Ömer'e emretmelisin» dedim. Hafsa bunları Ona söyledi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Hiç şüphe yokki sizler Yusuf (A.S.) zamanının kadınlarısınız Ebu Bekir'e emredinde cemaata namazı kıldırsın» buyurdular. Artık Ebu Bekir'e emrettiler, o da cemaata namazı kıldırdı. O namaza girince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'de kendinde bir hafiflik hissetti ve iki kişi arasında ayağa kalktı. Ayakları yerde sürünüyordu. Mescide girdiği vakit Ebu Bekir onun ayak sesini işiterek geri çekilmeye davrandı, fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona yerinde dur, diye işaret etti. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ilerleyerek Ebu Bekir'in sağ tarafına oturdu. Artık Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaatta oturduğu yerden namaz kıldırıyor. Ebu Bekir de ayakta duruyordu. Ebu Bekir, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in namazına uyuyor, cemâat da Ebu Bekir'in namazına uyuyorlardı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَوَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا ثَقُلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَاءَ بِلاَلٌ يُؤْذِنُهُ بِالصَّلاَةِ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجُلٌ أَسِيفٌ إِنَّهُ مَتَى يَقُمْ مَقَامَكَ لاَ يُسْمِعِ النَّاسَ فَلَوْ أَمَرْتَ عُمَرَ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ لِحَفْصَةَ قُولِي لَهُ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجُلٌ أَسِيفٌ وَإِنَّهُ مَتَى يَقُمْ مَقَامَكَ لاَ يُسْمِعِ النَّاسَ فَلَوْ أَمَرْتَ عُمَرَ ‏.‏ فَقَالَتْ لَهُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّكُنَّ لأَنْتُنَّ صَوَاحِبُ يُوسُفَ ‏.‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَأَمَرُوا أَبَا بَكْرٍ يُصَلِّي بِالنَّاسِ - قَالَتْ - فَلَمَّا دَخَلَ فِي الصَّلاَةِ وَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً فَقَامَ يُهَادَى بَيْنَ رَجُلَيْنِ وَرِجْلاَهُ تَخُطَّانِ فِي الأَرْضِ - قَالَتْ - فَلَمَّا دَخَلَ الْمَسْجِدَ سَمِعَ أَبُو بَكْرٍ حِسَّهُ ذَهَبَ يَتَأَخَّرُ فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُمْ مَكَانَكَ ‏.‏ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى جَلَسَ عَنْ يَسَارِ أَبِي بَكْرٍ - قَالَتْ - فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِالنَّاسِ جَالِسًا وَأَبُو بَكْرٍ قَائِمًا يَقْتَدِي أَبُو بَكْرٍ بِصَلاَةِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَيَقْتَدِي النَّاسُ بِصَلاَةِ أَبِي بَكْرٍ ‏.‏

  2. Hadis no. 942

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettiği hastalığına tutulduğu zaman

    Türkçe meal

    Bize Mincâb b. Haris et-Temî'mi rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Müshîr haber verdi. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yunus haber verdi. Bunların ikisi de Â'meş'den bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etmişlerdir. Onların hadîslerinde: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettiği hastalığına tutulduğu zaman...» ibaresi de vardır. İbni Müshir hadîsinde: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i getirdiler ve Ebu Bekir'in yanıbaşında oturttular. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaata namazı kıldırıyor, Ebu Bekir de onlara tekbiri işittiriyordu.» denilmektedir. İsa'nın hadisinde dahî: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oturarak namaz kıldırıyor. Ebu Bekir de yanıbaşında bulunuyordu. Ebu Bekir cemaata (Tekbîrleri) duyuruyordu.» ibaresi vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مِنْجَابُ بْنُ الْحَارِثِ التَّمِيمِيُّ، أَخْبَرَنَا ابْنُ مُسْهِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ وَفِي حَدِيثِهِمَا لَمَّا مَرِضَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَرَضَهُ الَّذِي تُوُفِّيَ فِيهِ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ مُسْهِرٍ فَأُتِيَ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى أُجْلِسَ إِلَى جَنْبِهِ وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِالنَّاسِ وَأَبُو بَكْرٍ يُسْمِعُهُمُ التَّكْبِيرَ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ عِيسَى فَجَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي وَأَبُو بَكْرٍ إِلَى جَنْبِهِ وَأَبُو بَكْرٍ يُسْمِعُ النَّاسَ ‏.‏

  3. Hadis no. 943

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendinde bir parça hafiflik hissederek çıktı

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize İbni Nümeyr, Hişâm'dan naklen rivayet etti. H. Bize İbni Nümeyr de rivayet etti. Lâfızları birbirine yakındır. Dediki: Bize babam rivayet etti. Dediki: Bize Hişâm babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hastalığında cemaata namaz kıldırmasını Ebu Bekir'e emretti. Artık cemâaata namazı o kıldırıyordu.» Urve demiş ki: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendinde bir parça hafiflik hissederek çıktı. Bir de baktık ki, Ebu Bekir cemaata imam olmuş. Ebu Bekir onu görünce geri çekilmek istedi. Fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona olduğun gibi dur, diye işaret etti Sonra Resulullah Ebu Bekir'in yanıbaşına onun hizasına oturdu. Artık Ebu Bekir, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazına, cemâat ta Ebu Bekir'in namazına uyarak kılıyorlardı.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ هِشَامٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، - وَأَلْفَاظُهُمْ مُتَقَارِبَةٌ - قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَبَا بَكْرٍ أَنْ يُصَلِّيَ بِالنَّاسِ فِي مَرَضِهِ فَكَانَ يُصَلِّي بِهِمْ ‏.‏ قَالَ عُرْوَةُ فَوَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً فَخَرَجَ وَإِذَا أَبُو بَكْرٍ يَؤُمُّ النَّاسَ فَلَمَّا رَآهُ أَبُو بَكْرٍ اسْتَأْخَرَ فَأَشَارَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىْ كَمَا أَنْتَ فَجَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ حِذَاءَ أَبِي بَكْرٍ إِلَى جَنْبِهِ ‏.‏ فَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يُصَلِّي بِصَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالنَّاسُ يُصَلُّونَ بِصَلاَةِ أَبِي بَكْرٍ ‏.‏

  4. Hadis no. 944

    Bana da babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen rivayet etti. İbni Şihâb şöyle demiş: Bana Enes b. Mâlik…

    Türkçe meal

    Bana Amru'n-Nâkıd ile Hasen el Hulvânî ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Abd, bana haber verdi, tabirini kullandı. Ötekiler bize Ya'kub -ki bu zât Ibni İbrahim b. Sa'd'dır- rivayet etti, dediler. Ya'kub demiş ki: «Bana da babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen rivayet etti. İbni Şihâb şöyle demiş: Bana Enes b. Mâlik haber verdi ki, Ebu Bekir Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in vefatına müncer olan hastalığında onlara namaz kıldırmış. Pazartesi günü gelince cemâat saflar halinde namazda iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) odanın perdesini açarak ayakta onlara bakmış; mübarek yüzü mushaf yaprağı gibiymiş. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tebessüm buyurarak gülmüş. Enes demiş ki: —Biz namazda olduğumuz halde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in çıkışına sevincimizden hayrette kaldık. Ebu Bekir saf'a ulaşmak için ökçeleri üzerinde geriledi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namaz için çıktığını zannetmişti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle cemaata namazını tamamlayın diye işaret etti, sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Âişe'nin odasına) girdi ve perdeyi indirdi. İşte Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o gün vefat etti.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَحَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، - قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنِي وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ - وَحَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّ أَبَا بَكْرٍ، كَانَ يُصَلِّي لَهُمْ فِي وَجَعِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الَّذِي تُوُفِّيَ فِيهِ حَتَّى إِذَا كَانَ يَوْمُ الاِثْنَيْنِ - وَهُمْ صُفُوفٌ فِي الصَّلاَةِ - كَشَفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سِتْرَ الْحُجْرَةِ فَنَظَرَ إِلَيْنَا وَهُوَ قَائِمٌ كَأَنَّ وَجْهَهُ وَرَقَةُ مُصْحَفٍ ‏.‏ ثُمَّ تَبَسَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ضَاحِكًا - قَالَ - فَبُهِتْنَا وَنَحْنُ فِي الصَّلاَةِ مِنْ فَرَحٍ بِخُرُوجِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَكَصَ أَبُو بَكْرٍ عَلَى عَقِبَيْهِ لِيَصِلَ الصَّفَّ وَظَنَّ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَارِجٌ لِلصَّلاَةِ فَأَشَارَ إِلَيْهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ أَنْ أَتِمُّوا صَلاَتَكُمْ - قَالَ - ثُمَّ دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَرْخَى السِّتْرَ - قَالَ - فَتُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ يَوْمِهِ ذَلِكَ ‏.‏

  5. Hadis no. 945

    Bize Süfyan b. Uyeyne, Zührî'den, o da Enes den naklen rivayet etti. Enes: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve…

    Türkçe meal

    Bana bu hadîsi Amru'n-Nâkid ile Züheyr b. Harb dahî rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Süfyan b. Uyeyne, Zührî'den, o da Enes den naklen rivayet etti. Enes: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i son görüşüm, Pazartesi günü perdeyi açtığı zamandır, diyerek kıssayı anlatmış. Salih'in hadîsi daha tamâm ve daha kanâatbahşdir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِيهِ عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ آخِرُ نَظْرَةٍ نَظَرْتُهَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَشَفَ السِّتَارَةَ يَوْمَ الاِثْنَيْنِ بِهَذِهِ الْقِصَّةِ وَحَدِيثُ صَالِحٍ أَتَمُّ وَأَشْبَعُ ‏.‏

  6. Hadis no. 946

    Pazartesi günü gelince

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd hep bîrden Abdurrezzâk'dan rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ma'mer, Zührî'den naklen haber verdi. Zührî: Bana Enes b. Mâlik: «Pazartesi günü gelince...» diyerek yukarıkilerin hadisi tarzında haber verdi, demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، جَمِيعًا عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ الاِثْنَيْنِ ‏.‏ بِنَحْوِ حَدِيثِهِمَا ‏.‏

  7. Hadis no. 947

    Nebîyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç gün bizim yanımıza çıkmadı. Derken namaz için ikamet getirdi…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. El-Müsenna ile Harun b. Abdillâh rivayet ettiler, dediler ki: Bize Abdüssamed rivâyet etti. (Dediki): Babam rivayet ederken dinledim. (Dediki): Bize Abdülâziz Enes'ten naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Nebîyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç gün bizim yanımıza çıkmadı. Derken namaz için ikamet getirdi. Ebu Bekir imamete geçmeye davrandı. Fakat bu sırada Nebîyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) perdeyi tutup kaldırdı. Bize Nebîyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mübarek yüzü açılınca öyle bir güzellik arzettiki, biz Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in o andaki güzelliği kadar hoşumuza giden hiçbir manzara seyretmiş değiliz. Nebîyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle Ebu Bekir'e ileri geçmesini işaret buyurdu ve perdeyi indirdi. Bir daha kendisini vefat edinceye kadar göremedik

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَمْ يَخْرُجْ إِلَيْنَا نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثَلاَثًا فَأُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَذَهَبَ أَبُو بَكْرٍ يَتَقَدَّمُ فَقَالَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْحِجَابِ فَرَفَعَهُ فَلَمَّا وَضَحَ لَنَا وَجْهُ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا نَظَرْنَا مَنْظَرًا قَطُّ كَانَ أَعْجَبَ إِلَيْنَا مِنْ وَجْهِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حِينَ وَضَحَ لَنَا - قَالَ - فَأَوْمَأَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ إِلَى أَبِي بَكْرٍ أَنْ يَتَقَدَّمَ وَأَرْخَى نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْحِجَابَ فَلَمْ نَقْدِرْ عَلَيْهِ حَتَّى مَاتَ ‏.‏

  8. Hadis no. 948

    Ebu Bekir'e emredin de cemaata namazı kıldırıversin

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti (Dediki): Bize Hüseyin b. Ali, Zâide'den, o da Abdülmelik b. Ümeyr'den, o da Ebu Bürde'den, o da Ebu Musa'dan naklen rivayet etti. Ebu Musa şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hastalandı ve hastalığı şiddetlendi, bunun üzerine: «Ebu Bekir'e emredin de cemaata namazı kıldırıversin» buyurdular. Âişe: — Yâ Resulullah, Ebu Bekir yufka yürekli bir zâttır. Senin yerine geçerse halka namaz kıldıramaz, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : (Sana) Ebu Bekir'e emretde cemaata namazı kıldırsın (diyorum) Siz muhakkak Yusuf (A.S.) zamanının kadınlarısınız.» buyurdular. Artık bundan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in yaşadığı günler de cemaata namazı Ebu Bekir kıldırdı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى، قَالَ مَرِضَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاشْتَدَّ مَرَضُهُ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَتْ عَائِشَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجُلٌ رَقِيقٌ مَتَى يَقُمْ مَقَامَكَ لاَ يَسْتَطِعْ أَنْ يُصَلِّيَ بِالنَّاسِ فَقَالَ ‏"‏ مُرِي أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ فَإِنَّكُنَّ صَوَاحِبُ يُوسُفَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَصَلَّى بِهِمْ أَبُو بَكْرٍ حَيَاةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  9. Hadis no. 949

    Ya Ebu Bekir ben sana emretmişken yerinde durmaktan seni ne men etti?

    Türkçe meal

    Bana Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Mâlik'e Ebu Hâzim'den duyduğum, onun da Seni b. Sâd es-Saîdî'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aralarını bulmak için Ben-i Amr b. Avf kabilesine gitmiş Namaz vakti girince müezrin Ebu Bekir'e gelerek: Cemaata namazı kıldırırmısın? Ben de ikâmet ederim, demiş. Ebu Bekir: Evet, cevabını vermiş ve namazı kıldırmış. Mütakiben cemâat namazda iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çıkagelmiş ve safları yara yara birinci safa durmuş. Bunun üzerine cemaat el çırpmışlar. Ebu Bekir namazda bakınmazmış. Cemâat fazla el çırpınca bakınmış ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i görmüş, fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine, yerinde dur! diye işaret buyurmuş. Derken Ebu Bekir ellerini kaldırarak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kendisine verdiği emirden dolayı Allah (Azze ve Celle') ye hamdü-senâ etmiş. Sonra geri çekilerek birinci safa durmuş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ileri geçerek namazı kıldırmış. Namazdan çıktıktan sonra: «Ya Ebu Bekir ben sana emretmişken yerinde durmaktan seni ne men etti?» buyurmuş. Ebu Bekir: «Ebu Kuhâfe oğluna, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda namaz kıldırmak lâyık değildir.» demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Bu sefer cemaata dönerek): «Acep neden bu kadar fazla el çırptığınızı gördüm. Bir kimsenin namazı esnasında başına bir şey gelirse tesbih ediversin! Zîra tesbih ettiği vakit ona bakarlar. El çırpmak yalnız kadınlara mahsustur.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَهَبَ إِلَى بَنِي عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ لِيُصْلِحَ بَيْنَهُمْ فَحَانَتِ الصَّلاَةُ فَجَاءَ الْمُؤَذِّنُ إِلَى أَبِي بَكْرٍ فَقَالَ أَتُصَلِّي بِالنَّاسِ فَأُقِيمُ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ فَصَلَّى أَبُو بَكْرٍ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالنَّاسُ فِي الصَّلاَةِ فَتَخَلَّصَ حَتَّى وَقَفَ فِي الصَّفِّ فَصَفَّقَ النَّاسُ - وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ لاَ يَلْتَفِتُ فِي الصَّلاَةِ - فَلَمَّا أَكْثَرَ النَّاسُ التَّصْفِيقَ الْتَفَتَ فَرَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَشَارَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنِ امْكُثْ مَكَانَكَ فَرَفَعَ أَبُو بَكْرٍ يَدَيْهِ فَحَمِدَ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ عَلَى مَا أَمَرَهُ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ ذَلِكَ ثُمَّ اسْتَأْخَرَ أَبُو بَكْرٍ حَتَّى اسْتَوَى فِي الصَّفِّ وَتَقَدَّمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى ثُمَّ انْصَرَفَ فَقَالَ ‏"‏ يَا أَبَا بَكْرٍ مَا مَنَعَكَ أَنْ تَثْبُتَ إِذْ أَمَرْتُكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ مَا كَانَ لاِبْنِ أَبِي قُحَافَةَ أَنْ يُصَلِّيَ بَيْنَ يَدَىْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا لِي رَأَيْتُكُمْ أَكْثَرْتُمُ التَّصْفِيقَ مَنْ نَابَهُ شَىْءٌ فِي صَلاَتِهِ فَلْيُسَبِّحْ فَإِنَّهُ إِذَا سَبَّحَ الْتُفِتَ إِلَيْهِ وَإِنَّمَا التَّصْفِيحُ لِلنِّسَاءِ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 950

    Ebu Bekir ellerini kaldırarak Allah'a hamd etti. Ve tâ birinci saff'a duruncaya kadar arkasına doğru geri…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâziz (yani ibni Ebî Hâzim) rivayet etti. Yine Kuteybe Dediki: Bize Yâ'kup- ki bu zât ibn-i Abdirrahman el-Kâarî'dir- rivayet etti. Abdülâziz ile Yâ'kub'un ikisi birden Ebu Hâzim'den, o da Sehl b. Sâd'dan naklen Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlar. (Yalnız) onların rivayetlerinde: «Ebu Bekir ellerini kaldırarak Allah'a hamd etti. Ve tâ birinci saff'a duruncaya kadar arkasına doğru geri geri gitti.» ifadesi vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي حَازِمٍ - وَقَالَ قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - وَهُوَ ابْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيُّ - كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، بِمِثْلِ حَدِيثِ مَالِكٍ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِهِمَا فَرَفَعَ أَبُو بَكْرٍ يَدَيْهِ فَحَمِدَ اللَّهَ وَرَجَعَ الْقَهْقَرَى وَرَاءَهُ حَتَّى قَامَ فِي الصَّفِّ ‏.‏

  11. Hadis no. 951

    Nebiyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Benî Amr b. Avf kabilesinin aralarını bulmağa gitti

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Abdillah b. Bezi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdi'l alâ haber verdi. (Dediki): Bize Ubeydullah, Ebu Hâzim'den, o da Sehl b. Sâ'd es-Sâidî'den naklen rivayet etti. Sehl: «Nebiyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Benî Amr b. Avf kabilesinin aralarını bulmağa gitti.» diyerek yukarkilerin hadisi tarzında rivayette bulunmuş. Şunu da ziyade etmiş: «Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelerek safları yara yara tâ ön saf'ta durdu.» Bu hadiste: «Ebu Bekir gerisin geriye gitti.» cümlesi de vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بَزِيعٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ ذَهَبَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصْلِحُ بَيْنَ بَنِي عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِهِمْ وَزَادَ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَخَرَقَ الصُّفُوفَ حَتَّى قَامَ عِنْدَ الصَّفِّ الْمُقَدَّمِ ‏.‏ وَفِيهِ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجَعَ الْقَهْقَرَى ‏.‏

  12. Hadis no. 952

    Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazını bitirince onlara döndü ve (iyi ettiniz) yahut; (isabet…

    Türkçe meal

    Bana Muhammet! b. Râfî ile Hasen b. Ali El-Hulvânî hep birden Abdürrezzâk'dan rivayet ettiler. İbni Rafî' Dediki, bize Abdürrezzâk rivayet etti, (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana İbni Şihâb, Abbas b. Ziyad'in hadîsinden naklen rivayet etti. Ona da Urvete'bnü Mugîre b. Şu'be haber vermiş. Ona da Mugîratü'bnü Şu'be haber vermiş ki, Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Tebuk gazasında bulunmuş. Muğire şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kazâ-i hacet için çukura doğru gitti. Ben sabah namazından önce ona bir su kabı getirmiştim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kazâ-i hacetden sonra yanıma dönünce bu kaptan ellerine su dökmeye başladım. Ellerini Üç defa yıkadı. Sonra yüzünü yıkadı. Sonra cübbesini kollarından çıkarmaya çalıştı. Fakat cübbesinin yenleri dar geldi. Bu sefer ellerini cübbenin içine doğru çekerek kollarım cübbenin aşağısından çıkardı ve kollarını dirsekleriyle beraber yıkadı. Sonra mestleri üzerine abdest aldı. Sonra (cemâatin yanına) geldi. Mugîre demiştir ki; Ben onunla beraber geldim. Cemâati Abdurrahman b. Avfı imam yapmışlar kendilerine namaz kıldırırken bulduk. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki rek'âtın birine yetişti ve cemaatla birlikte son rek'âtı kıldı. Abdurrahman b. Avf selâm verince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazını tamamlamak üzere kalktı. Bu, müslümanları telâşa düşürdü ve birçok tesbihlerde bulundular. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazını bitirince onlara döndü ve (iyi ettiniz) yahut; (isabet ettiniz)» buyurdu. Namazı vaktinde kılmış olmalarından dolayı onlara gıpta ediyordu

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، جَمِيعًا عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ، قَالَ ابْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنِي ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ حَدِيثِ، عَبَّادِ بْنِ زِيَادٍ أَنَّ عُرْوَةَ بْنَ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ الْمُغِيرَةَ بْنَ شُعْبَةَ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، غَزَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَبُوكَ - قَالَ الْمُغِيرَةُ - فَتَبَرَّزَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قِبَلَ الْغَائِطِ فَحَمَلْتُ مَعَهُ إِدَاوَةً قَبْلَ صَلاَةِ الْفَجْرِ فَلَمَّا رَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَىَّ أَخَذْتُ أُهَرِيقُ عَلَى يَدَيْهِ مِنَ الإِدَاوَةِ وَغَسَلَ يَدَيْهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثُمَّ ذَهَبَ يُخْرِجُ جُبَّتَهُ عَنْ ذِرَاعَيْهِ فَضَاقَ كُمَّا جُبَّتِهِ فَأَدْخَلَ يَدَيْهِ فِي الْجُبَّةِ حَتَّى أَخْرَجَ ذِرَاعَيْهِ مِنْ أَسْفَلِ الْجُبَّةِ ‏.‏ وَغَسَلَ ذِرَاعَيْهِ إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ ثُمَّ تَوَضَّأَ عَلَى خُفَّيْهِ ثُمَّ أَقْبَلَ - قَالَ الْمُغِيرَةُ - فَأَقْبَلْتُ مَعَهُ حَتَّى نَجِدُ النَّاسَ قَدْ قَدَّمُوا عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ عَوْفٍ فَصَلَّى لَهُمْ فَأَدْرَكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِحْدَى الرَّكْعَتَيْنِ فَصَلَّى مَعَ النَّاسِ الرَّكْعَةَ الآخِرَةَ فَلَمَّا سَلَّمَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَوْفٍ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُتِمُّ صَلاَتَهُ فَأَفْزَعَ ذَلِكَ الْمُسْلِمِينَ فَأَكْثَرُوا التَّسْبِيحَ فَلَمَّا قَضَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم صَلاَتَهُ أَقْبَلَ عَلَيْهِمْ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ أَحْسَنْتُمْ ‏"‏ ‏.‏ أَوْ قَالَ ‏"‏ قَدْ أَصَبْتُمْ ‏"‏ ‏.‏ يَغْبِطُهُمْ أَنْ صَلَّوُا الصَّلاَةَ لِوَقْتِهَا ‏.‏

  13. Hadis no. 953

    Bana İbni Şihâb, İsmail b. Muhammed b. Sa'd'dan, o da Hamzetü'bnü Mugîre'den Abbâd'ın hadisi tarzında…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Râfi' ile Hasan b. Ali El-Hulvânî rivayet ettiler. Dediler ki; Bize Abdürrezzâk, İbni Cüreyc'den naklen rivayet etti. (Demiş ki): Bana İbni Şihâb, İsmail b. Muhammed b. Sa'd'dan, o da Hamzetü'bnü Mugîre'den Abbâd'ın hadisi tarzında rivayette bulundu. Mugîra: «Ben Abdurrahmân'ı geri çekmek istedim, fakat Nebi «Bırak onu» buyurdular, demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَالْحُلْوَانِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنِي ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ حَمْزَةَ بْنِ الْمُغِيرَةِ، نَحْوَ حَدِيثِ عَبَّادٍ قَالَ الْمُغِيرَةُ فَأَرَدْتُ تَأْخِيرَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ دَعْهُ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 954

    Tesbîh erkeklere, tasfik da kadınlara mahsusdur

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Zuhrî'den, o da Ebu Seleme'den, o da Ebu Hureyre'aen, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Bize Hârun b. Ma'ruf ile Harmeletübnü Yahya da rivayet ettiler. Dediler ki: Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Saîd b. el-Müseyyeb ile Ebu Selemetü'bnü Abdurrahman haber verdiler. Onlar da Ebu Hureyre'yi şöyle derken işitmişler; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Tesbîh erkeklere, tasfik da kadınlara mahsusdur» buyurdular. Harmele kendi rivayetinde şunu ziyâde etti: «İbni Şihâb: Ben ulemâdan birçok kimseler gördüm ki, hem tesbih hem de işaret ederlerdi.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّهُمَا سَمِعَا أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ التَّسْبِيحُ لِلرِّجَالِ وَالتَّصْفِيقُ لِلنِّسَاءِ ‏"‏ ‏.‏ زَادَ حَرْمَلَةُ فِي رِوَايَتِهِ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَقَدْ رَأَيْتُ رِجَالاً مِنْ أَهْلِ الْعِلْمِ يُسَبِّحُونَ وَيُشِيرُونَ ‏.‏

  15. Hadis no. 955

    Bize Fudayl (yani İbni Iyâd) rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muâviye…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetübmü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Fudayl (yani İbni Iyâd) rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muâviye rivayet etti. H. Bize İshak b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ b. Yunus haber verdi: Bunların hepsi Â'meş'den, o da Ebu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadisin mislini rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا الْفُضَيْلُ يَعْنِي ابْنَ عِيَاضٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

  16. Hadis no. 956

    (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm'dan; O da Ebu Hureyre'den, o da Nebi…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Râfî' rivayet etti: (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm'dan; O da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadisin mislini haber verdi: O «Namazda» sözünü de ziyâde etti. Bu hadîsin şerhi 274 nolu Hadis sayfasında geçmişti. Ulaşmak için

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ وَزَادَ ‏ "‏ فِي الصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 957

    Ey Filan! namazını güzel kılsanal. Hiç namaz kılan kimse nasıl namaz kıldığına bakmazmı? Çünkü namazı ancak…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Muhammed b. El-Alâ El-Hemdânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Usame, Velîd (yani İbni Kesir) den rivayet etti. (Demişki): Bana Sâîd b. Ebî Saîd el-Makburî, babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Bir gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize namaz kıldırdı. Sonra namazdan çıkarak: «Ey Filan! namazını güzel kılsanal. Hiç namaz kılan kimse nasıl namaz kıldığına bakmazmı? Çünkü namazı ancak kendisi için kılar. Vallahi ben önümden nasıl görürsem arkamdanda öyle görmekteyim» buyurdular. İzah 425 te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنِ الْوَلِيدِ، - يَعْنِي ابْنَ كَثِيرٍ - حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ صَلَّى بِنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا ثُمَّ انْصَرَفَ فَقَالَ ‏ "‏ يَا فُلاَنُ أَلاَ تُحْسِنُ صَلاَتَكَ أَلاَ يَنْظُرُ الْمُصَلِّي إِذَا صَلَّى كَيْفَ يُصَلِّي فَإِنَّمَا يُصَلِّي لِنَفْسِهِ إِنِّي وَاللَّهِ لأُبْصِرُ مَنْ وَرَائِي كَمَا أُبْصِرُ مَنْ بَيْنَ يَدَىَّ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 958

    Siz benim kıblemi bu tarafa doğrumu görüyorsunuz? Vallahi bana sizin ne rükünüz gizli kalıyor ne de…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd, Mâlik b. Enes'den, o da Ebu Zinâd'dan, o da Â'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Siz benim kıblemi bu tarafa doğrumu görüyorsunuz? Vallahi bana sizin ne rükünüz gizli kalıyor ne de sücudunuz. Ben sizi arkamdan pek âlâ görüyorum.» buyurmuşlar. İzah 425 te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ هَلْ تَرَوْنَ قِبْلَتِي هَا هُنَا فَوَاللَّهِ مَا يَخْفَى عَلَىَّ رُكُوعُكُمْ وَلاَ سُجُودُكُمْ إِنِّي لأَرَاكُمْ وَرَاءَ ظَهْرِي ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 959

    Rüku ve sücudu dosdoğru yapın. Vallahi ben sizi rüku' ve secde ettiğiniz zaman arkamdan (Galiba sııtımın…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Dedilerkî: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Dediki: Katâde'yi Enes b. Mâlik'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken işittim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Rüku ve sücudu dosdoğru yapın. Vallahi ben sizi rüku' ve secde ettiğiniz zaman arkamdan (Galiba sııtımın arkasından demiş) görüyorum.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَقِيمُوا الرُّكُوعَ وَالسُّجُودَ فَوَاللَّهِ إِنِّي لأَرَاكُمْ مِنْ بَعْدِي - وَرُبَّمَا قَالَ مِنْ بَعْدِ ظَهْرِي - إِذَا رَكَعْتُمْ وَسَجَدْتُمْ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 960

    Rüku' ve sücudu tamamlayın! Vallahi rüku' ve secde ettiğiniz zaman ben sizi arkamdan pekâlâ görüyorum

    Türkçe meal

    Bana Ebu Gassân el-Mismaî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz (yani İbni Hişâm) rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. el-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiy, Saîd'den naklen rivayet etti. Bunların ikisi de Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet etmişler ki: Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Rüku' ve sücudu tamamlayın! Vallahi rüku' ve secde ettiğiniz zaman ben sizi arkamdan pekâlâ görüyorum.» buyurmuşlar. Saîd'in rivayetinde: (Mâ) kelimesi zikredilmeksizin [ iza reke'tum ve iza secedtum ] denilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، - يَعْنِي ابْنَ هِشَامٍ - حَدَّثَنِي أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ سَعِيدٍ، كِلاَهُمَا عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ أَتِمُّوا الرُّكُوعَ وَالسُّجُودَ فَوَاللَّهِ إِنِّي لأَرَاكُمْ مِنْ بَعْدِ ظَهْرِي إِذَا مَا رَكَعْتُمْ وَإِذَا مَا سَجَدْتُمْ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ سَعِيدٍ ‏"‏ إِذَا رَكَعْتُمْ وَإِذَا سَجَدْتُمْ ‏"‏ ‏.‏