İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 4

Namaz Kitabı

319 hadis · No. 837–1160

Sayfa 7 / 16Yazı boyutu
  1. Hadis no. 961

    Ey cemâat! Ben sizin imamınızım. Öyle ise rüku, sücud, kıyam ve namazdan çıkma hususlarında beni geçmeyin!…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebf Şeybe ile Ali b. Hucr rivayet ettiler. Lâfız Ebu Bekir'indir. (İbni Hucr, bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ebu Bekir ise: Bize Ali b. Mushir, Muhtar b. Fülfül'den, o da Enes'den naklen rivayet etti, dedi. Enes şunları söylemiş: Bir gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize namaz kıldırdı. Namazı bitirince yüzünü bize çevirerek: «Ey cemâat! Ben sizin imamınızım. Öyle ise rüku, sücud, kıyam ve namazdan çıkma hususlarında beni geçmeyin! Çünkü ben sizi önümdende arkamdan da görüyorum.» buyurdular. Ve sonra şunu ilâve ettiler: «Muhammedin nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederimki siz benim gördüğümü görmüş olsanız hakikaten az güler çok ağlardınız.» Cemâat: Ne gördün, yâ Resulallah? dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cennetle, cehennemi gördüm» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، وَاللَّفْظُ، لأَبِي بَكْرٍ قَالَ ابْنُ حُجْرٍ أَخْبَرَنَا وَقَالَ أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الْمُخْتَارِ بْنِ فُلْفُلٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ صَلَّى بِنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ يَوْمٍ فَلَمَّا قَضَى الصَّلاَةَ أَقْبَلَ عَلَيْنَا بِوَجْهِهِ فَقَالَ ‏"‏ أَيُّهَا النَّاسُ إِنِّي إِمَامُكُمْ فَلاَ تَسْبِقُونِي بِالرُّكُوعِ وَلاَ بِالسُّجُودِ وَلاَ بِالْقِيَامِ وَلاَ بِالاِنْصِرَافِ فَإِنِّي أَرَاكُمْ أَمَامِي وَمِنْ خَلْفِي - ثُمَّ قَالَ - وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لَوْ رَأَيْتُمْ مَا رَأَيْتُ لَضَحِكْتُمْ قَلِيلاً وَلَبَكَيْتُمْ كَثِيرًا ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا وَمَا رَأَيْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ رَأَيْتُ الْجَنَّةَ وَالنَّارَ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 962

    Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İbni Nümeyr ile İshâk b. İbrahim de İbni Fudayl'den ve bunların hepsi…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İbni Nümeyr ile İshâk b. İbrahim de İbni Fudayl'den ve bunların hepsi Muhtâr'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen bu hadisi rivayet ettiler. Cerîr'in hadisinde ........ kaydı yoktur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ ابْنِ فُضَيْلٍ، جَمِيعًا عَنِ الْمُخْتَارِ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ وَلَيْسَ فِي حَدِيثِ جَرِيرٍ ‏ "‏ وَلاَ بِالاِنْصِرَافِ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 963

    Başını imamdan önce kaldıran kimse Allah'ın onun başını eşek başına çevireceğinden korkmuyor mu?

    Türkçe meal

    Bize Halef b. Hişâm ile Ebü'r-Rabî'ez-Zehrânî ve Kuteybetü'bnü Saîd hep birden Hammâd'dan rivayet ettiler. Halef Dediki: Bize Hammâd b. Zeyd, Muhammed b. Ziyâd'dan rivayet etti. (Demişki): Bize Ebu Hureyre rivayet etti. Dediki: Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Başını imamdan önce kaldıran kimse Allah'ın onun başını eşek başına çevireceğinden korkmuyor mu?» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا خَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، وَأَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، كُلُّهُمْ عَنْ حَمَّادٍ، - قَالَ خَلَفٌ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ مُحَمَّدٌ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَمَا يَخْشَى الَّذِي يَرْفَعُ رَأْسَهُ قَبْلَ الإِمَامِ أَنْ يُحَوِّلَ اللَّهُ رَأْسَهُ رَأْسَ حِمَارٍ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 964

    Namazı esnasında başını imamdan evvel kaldıran kimse Allah'ın, onun suretini eşek suretine çevirmesinden emin…

    Türkçe meal

    Bize Amrü'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize İsmail b. İbrahim, Yunus'dan, o da Muhammed b. Ziyâd'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Namazı esnasında başını imamdan evvel kaldıran kimse Allah'ın, onun suretini eşek suretine çevirmesinden emin olamaz.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ يُونُسَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَا يَأْمَنُ الَّذِي يَرْفَعُ رَأْسَهُ فِي صَلاَتِهِ قَبْلَ الإِمَامِ أَنْ يُحَوِّلَ اللَّهُ صُورَتَهُ فِي صُورَةِ حِمَارٍ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 965

    Allah onun yüzünü eşek yüzüne çevireceğinden

    Türkçe meal

    Bize Abdurrahman b. Sellâm El-Cumâhi' ile Abdurrahman b. Rabî b. Müslim hep birden Rabi' b. Müslim'den rivayet ettiler. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dedi kî): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bire Vekî', Hammâd b. Seleme'den rivayet etti. Bunların, hepsi Muhammed b. Ziyad'dan, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den bu şekilde rivayet etmişlerdir. Yalnız Rabi b. Müslim hadîsinde: «Allah onun yüzünü eşek yüzüne çevireceğinden» denilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَلاَّمٍ الْجُمَحِيُّ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الرَّبِيعِ بْنِ مُسْلِمٍ، جَمِيعًا عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ مُسْلِمٍ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِ الرَّبِيعِ بْنِ مُسْلِمٍ ‏ "‏ أَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ وَجْهَهُ وَجْهَ حِمَارٍ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 966

    Namazda gözlerini gökyüzüne diken bîr takım kimseler ya bundan vaz geçerler yahut gözleri kendilerine dönmez

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Muaviye, A'meş'den, o da Museyyeb'den, o da Temim b. Tarefe'den, o da Cabir b. Semure'den naklen rivayet etti. Cabir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Namazda gözlerini gökyüzüne diken bîr takım kimseler ya bundan vaz geçerler yahut gözleri kendilerine dönmez.» buyurdular. İzah 429 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ تَمِيمِ بْنِ طَرَفَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لَيَنْتَهِيَنَّ أَقْوَامٌ يَرْفَعُونَ أَبْصَارَهُمْ إِلَى السَّمَاءِ فِي الصَّلاَةِ أَوْ لاَ تَرْجِعُ إِلَيْهِمْ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 967

    Bir takım insanlar ya namazda dua ederken gözlerini semaya dikmekden vaz geçerler, yahut gözleri kör olur!

    Türkçe meal

    Bana Ebu't-Tâhir ile Amr b. Sevvad rivayet etülcr. Dedilerki: Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Leys b. Sai'd, Cafer b. Ramâ'dan, o da Abdurrahman el-Arac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : . «Bir takım insanlar ya namazda dua ederken gözlerini semaya dikmekden vaz geçerler, yahut gözleri kör olur!» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَعَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ رَبِيعَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لَيَنْتَهِيَنَّ أَقْوَامٌ عَنْ رَفْعِهِمْ أَبْصَارَهُمْ عِنْدَ الدُّعَاءِ فِي الصَّلاَةِ إِلَى السَّمَاءِ أَوْ لَتُخْطَفَنَّ أَبْصَارُهُمْ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 968

    Acep neden sizleri hırçın atların kuyrukları gibi, ellerinizi kaldırmış görüyorum! Namazda sakin olun!

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da Müseyyeb b. Rafi'den, o da Temim b. Tarefe'den, o da Câbir b. Semure'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza geldi. Ve: «Acep neden sizleri hırçın atların kuyrukları gibi, ellerinizi kaldırmış görüyorum! Namazda sakin olun!» buyurdular. Sonra (Başka bir defa) yine yanımıza çıktı ve bizi halkalar halinde görerek: «Acep sizi neye dağınık cemâatler halinde görüyorum» dedi. Başka bir sefer yine yanımıza çıktı ve: «Siz meleklerin Rableri katında saff saff durdukları gibi saf bağlayıp dursanız ya!» buyurdular. Biz: Yâ Resulallah! Melekler Rableri katında nasıl saf olurlar? dedik: «İlk safları tamamlarlar, ve safda sıkışık dururlar.» buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنِ الْمُسَيَّبِ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ تَمِيمِ بْنِ طَرَفَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ مَا لِي أَرَاكُمْ رَافِعِي أَيْدِيكُمْ كَأَنَّهَا أَذْنَابُ خَيْلٍ شُمْسٍ اسْكُنُوا فِي الصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ثُمَّ خَرَجَ عَلَيْنَا فَرَآنَا حَلَقًا فَقَالَ ‏"‏ مَا لِي أَرَاكُمْ عِزِينَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ثُمَّ خَرَجَ عَلَيْنَا فَقَالَ ‏"‏ أَلاَ تَصُفُّونَ كَمَا تَصُفُّ الْمَلاَئِكَةُ عِنْدَ رَبِّهَا ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَكَيْفَ تَصُفُّ الْمَلاَئِكَةُ عِنْدَ رَبِّهَا قَالَ ‏"‏ يُتِمُّونَ الصُّفُوفَ الأُوَلَ وَيَتَرَاصُّونَ فِي الصَّفِّ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 969

    Bize Â'meş bu isnatla bu hadisin mislini rivayet etti.* demişlerdir

    Türkçe meal

    Bana Ebu Saîd El-Eşecc rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yunus haber verdi. Her iki râvi: «Bize Â'meş bu isnatla bu hadisin mislini rivayet etti.* demişlerdir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، قَالاَ جَمِيعًا حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

  10. Hadis no. 970

    Siz neden hırçın atların kuyrukları gibi ellerinizle işaret ediyorsunuz? Her birinize elini uyluğunun üzerine…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. Dediki: Bize Vekî' Mis'ar'dan rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb de rivayet etti, lâfız onundur. Dediki: Bize İbni Ebî Zaide, Mis'ar'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ubeydullah b. Kıptiyye; Câbir b. Semura'dan rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte namaz kıldığımız vakit es-selâmu aleykum ve rahmetullah, es-selâmu aleykum ve rahmetullah derdik. Câbir eliyle iki tarafa da işaret etmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Siz neden hırçın atların kuyrukları gibi ellerinizle işaret ediyorsunuz? Her birinize elini uyluğunun üzerine koyması kâfidir sonra sağ ve sol tarafında bulunan kardeşlerine selâm verir» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مِسْعَرٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ مِسْعَرٍ، حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ ابْنُ الْقِبْطِيَّةِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ كُنَّا إِذَا صَلَّيْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُلْنَا السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللَّهِ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللَّهِ ‏.‏ وَأَشَارَ بِيَدِهِ إِلَى الْجَانِبَيْنِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ عَلاَمَ تُومِئُونَ بِأَيْدِيكُمْ كَأَنَّهَا أَذْنَابُ خَيْلٍ شُمُسٍ إِنَّمَا يَكْفِي أَحَدَكُمْ أَنْ يَضَعَ يَدَهُ عَلَى فَخِذِهِ ثُمَّ يُسَلِّمُ عَلَى أَخِيهِ مَنْ عَلَى يَمِينِهِ وَشِمَالِهِ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 971

    Size ne oluyor kî hırçın atların kuyrukları gibi ellerinizle işaret ediyorsunuz. Biriniz selâm verdiği vakit…

    Türkçe meal

    Bize Kaasım b. Zekeriyya rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Musa, İsrail'den, o da Furât (yâni el-Kazzâz) dan, o da Ubeydullah'dan, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte namaz kıldım. Biz (kendi aramızda) namazda selâm verirken ellerimizle es-selâmu aleykum, es-selâmu aleykum... diyerek işaret ederdik. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize bakarak: «Size ne oluyor kî hırçın atların kuyrukları gibi ellerinizle işaret ediyorsunuz. Biriniz selâm verdiği vakit yanındakine bakıversin! Eliyle işaret etmesin» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ فُرَاتٍ، - يَعْنِي الْقَزَّازَ - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكُنَّا إِذَا سَلَّمْنَا قُلْنَا بِأَيْدِينَا السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ فَنَظَرَ إِلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ مَا شَأْنُكُمْ تُشِيرُونَ بِأَيْدِيكُمْ كَأَنَّهَا أَذْنَابُ خَيْلٍ شُمُسٍ إِذَا سَلَّمَ أَحَدُكُمْ فَلْيَلْتَفِتْ إِلَى صَاحِبِهِ وَلاَ يُومِئْ بِيَدِهِ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 972

    Doğrulun karışık durmayın ki kalpleriniz de karmakarışık olmasın. Benim arkama aklı başında olanlarınız, daha…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdrîs ile Ebu Muâviye ve Vekî', A'meş'den, o da Umaretü'bnü Umeyr et-Teymî'den,, o da Ebu Ma'mer'den, o da Ebu Mes'ud'dan naklen rivayet etti. Ebu Mes'ud şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda bizim omuzlarımıza dokunur ve: «Doğrulun karışık durmayın ki kalpleriniz de karmakarışık olmasın. Benim arkama aklı başında olanlarınız, daha sonra derece itibariyle onlardan sonra gelenler onların arkasına daha sonra gelenler dursun!» buyurdular. Ebu Mes'ud: «Bugün en ziyâde karışıklığı siz yapıyorsunuz.» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ وَوَكِيعٌ عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي مَعْمَرٍ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَمْسَحُ مَنَاكِبَنَا فِي الصَّلاَةِ وَيَقُولُ ‏ "‏ اسْتَوُوا وَلاَ تَخْتَلِفُوا فَتَخْتَلِفَ قُلُوبُكُمْ لِيَلِنِي مِنْكُمْ أُولُو الأَحْلاَمِ وَالنُّهَى ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو مَسْعُودٍ فَأَنْتُمُ الْيَوْمَ أَشَدُّ اخْتِلاَفًا ‏.‏

  13. Hadis no. 973

    Bize Cerîr haber verdi. (Dediki): H. Bize İbni Haşrem de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa (yani îbni Yunus)…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi İshak da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr haber verdi. (Dediki): H. Bize İbni Haşrem de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa (yani îbni Yunus) haber verdi. (Dediki): H. Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Uyeyne bu isnatla bu hadîsin mislini rivayet etti

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا ابْنُ خَشْرَمٍ، أَخْبَرَنَا عِيسَى يَعْنِي ابْنَ يُونُسَ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

  14. Hadis no. 974

    Benim arkama yaşlı başlılar dursun; sonra derece itibariyle onlardan sonra gelenler dursunlar

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Habîb el-Hârisî ile Salih b. Hatim b. Verdan rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bana Hâlid el-Hazzâ', Ebu Ma'şer'den, o da İbrahim'den, o da Alkame'den, o da Abdullah b. Mes'ud'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Benim arkama yaşlı başlılar dursun; sonra derece itibariyle onlardan sonra gelenler dursunlar.» buyurdu. Bunu Uç defa tekrarladı ve: «Pazar yerlerindeki keşmekeş (e benzemek) den sakının» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِيُّ، وَصَالِحُ بْنُ حَاتِمِ بْنِ وَرْدَانَ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنِي خَالِدٌ الْحَذَّاءُ، عَنْ أَبِي مَعْشَرٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لِيَلِنِي مِنْكُمْ أُولُو الأَحْلاَمِ وَالنُّهَى ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ - ثَلاَثًا - وَإِيَّاكُمْ وَهَيْشَاتِ الأَسْوَاقِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 975

    Saflarınızı düzeltin! Çünkü saffı düzeltmek namazın tamamındandır

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile ibni Beşşâr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Dediki: Katâde'yi Enes b. Mâlik'den naklen rivayet ederken dinledim. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Saflarınızı düzeltin! Çünkü saffı düzeltmek namazın tamamındandır.» buyurdular. İzah 436 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ سَوُّوا صُفُوفَكُمْ فَإِنَّ تَسْوِيَةَ الصَّفِّ مِنْ تَمَامِ الصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 976

    Safları tamamlayın. Çünkü ben sizi arkamdan görüyorum

    Türkçe meal

    Bize Şeybân b. Ferruh rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül Vâris, Abdül Azîz'den -ki bu zât İbni Suhayb'dir- O da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Safları tamamlayın. Çünkü ben sizi arkamdan görüyorum.» buyurdular. İzah 436 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، - وَهُوَ ابْنُ صُهَيْبٍ - عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَتِمُّوا الصُّفُوفَ فَإِنِّي أَرَاكُمْ خَلْفَ ظَهْرِي ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 977

    Namazda safları doğrultun. Çünkü saffı doğrultmak namazın güzelliğindendir

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Râfî' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'den rivayet etti. Hemmam: Ebu Hureyre'nin, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den bize rivayet ettikleri budur, diyerek bir takım hadîsler zikretmiş. Ez cümle: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Namazda safları doğrultun. Çünkü saffı doğrultmak namazın güzelliğindendir.» buyurmuşlar, demiş. İzah 436 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ ‏ "‏ أَقِيمُوا الصَّفَّ فِي الصَّلاَةِ فَإِنَّ إِقَامَةَ الصَّفِّ مِنْ حُسْنِ الصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 978

    Ya saflarınızı düzeltirsiniz yahut Allah yüzlerinizi başka başka taraflara çevirir!

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder Şube'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. El-Müsenna ile İbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Amr b. Mürra'dan rivayet etti Demiş ki: Ben Salim b. Ebi'l-Ca'del, Gatafâni'den dinledim. Dediki: Ben Nu'man b. Beşîr'den dinledim. Dediki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ya saflarınızı düzeltirsiniz yahut Allah yüzlerinizi başka başka taraflara çevirir!» buyururken işittim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ سَالِمَ بْنَ أَبِي الْجَعْدِ الْغَطَفَانِيَّ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ لَتُسَوُّنَّ صُفُوفَكُمْ أَوْ لَيُخَالِفَنَّ اللَّهُ بَيْنَ وُجُوهِكُمْ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 979

    Ey Allah'ın kulları ya saflarınızı düzeltirsiniz; Yahut Allah yüzlerinizi başka başka taraflara çevirir

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hayseme, Simâk b. Harb'dan naklen haber verdi. Demiş ki: Nu'man b. Beşîr'i şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim saflarımızı düzeltir, onları oklar gibi oluncaya kadar tesviye ederdi. Buna tâ biz anlayıp öğreninceye kadar böyle yapmakta devam etti. Sonra bir gün (mescide) çıktı ve namaza kalktı. Tam Tekbir alacağı sırada göğsü saftan çıkmış bir adam gördü» Bunun üzerine «Ey Allah'ın kulları ya saflarınızı düzeltirsiniz; Yahut Allah yüzlerinizi başka başka taraflara çevirir.» buyurdul,ar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُسَوِّي صُفُوفَنَا حَتَّى كَأَنَّمَا يُسَوِّي بِهَا الْقِدَاحَ حَتَّى رَأَى أَنَّا قَدْ عَقَلْنَا عَنْهُ ثُمَّ خَرَجَ يَوْمًا فَقَامَ حَتَّى كَادَ يُكَبِّرُ فَرَأَى رَجُلاً بَادِيًا صَدْرُهُ مِنَ الصَّفِّ فَقَالَ ‏ "‏ عِبَادَ اللَّهِ لَتُسَوُّنَّ صُفُوفَكُمْ أَوْ لَيُخَالِفَنَّ اللَّهُ بَيْنَ وُجُوهِكُمْ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 980

    Bize Ebu'l-Ahvas rivayet etti. H. Bize Kuteybetti'bnü Sa'd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Avâne bu…

    Türkçe meal

    Bize Hasen b. Rabî' üe Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ebu'l-Ahvas rivayet etti. H. Bize Kuteybetti'bnü Sa'd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Avâne bu isnâdla bu hadisin benzerini rivayet etti

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ الرَّبِيعِ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏