İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 4

Namaz Kitabı

319 hadis · No. 837–1160

Sayfa 8 / 16Yazı boyutu
  1. Hadis no. 981

    İnsanlar ezan İle ilk safda neler olduğunu bilseler de bunlara nâîl olmak için kur'a çekmekten başka çare…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Malik'e, Ebu Bekir'in azatlısı Sümey'den dinlediğim, onun da Ebu Salih es-Semmân'dan, onun da Ebu Hureyre'den naklettiği şu hadîsi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İnsanlar ezan İle ilk safda neler olduğunu bilseler de bunlara nâîl olmak için kur'a çekmekten başka çare bulamasalar mutlaka kur'a çekerlerdi. Namaza erken gitmekte neler olduğunu bilseler, bu hususta mutlaka yârış ederler. Yatsı ile sabah namazlarında neler olduğunu bilseler onlara emekliyerek dahî olsa giderlerdi.» buyurmuşlardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الأَوَّلِ ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلاَّ أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لاَسْتَهَمُوا وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي التَّهْجِيرِ لاَسْتَبَقُوا إِلَيْهِ وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي الْعَتَمَةِ وَالصُّبْحِ لأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 982

    İlerleyin ve bana uyun! Sizden sonrakilerde size uysunlar. Bir kavim gerileye gerileye nihayet Allah…

    Türkçe meal

    Bize Şeybân b. Ferruh rivayet etti. (Dediki): Bize Ebü'l-Eşheb, Ebu Nadrate'I-Abdî'den, o da Ebu Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabında bir gerileme görmüş de onlara: «İlerleyin ve bana uyun! Sizden sonrakilerde size uysunlar. Bir kavim gerileye gerileye nihayet Allah kendilerini geriletir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَشْهَبِ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ الْعَبْدِيِّ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَأَى فِي أَصْحَابِهِ تَأَخُّرًا فَقَالَ لَهُمْ ‏ "‏ تَقَدَّمُوا فَائْتَمُّوا بِي وَلْيَأْتَمَّ بِكُمْ مَنْ بَعْدَكُمْ لاَ يَزَالُ قَوْمٌ يَتَأَخَّرُونَ حَتَّى يُؤَخِّرَهُمُ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 983

    Bize Muhammed b. Abdillah er-Rakaaşi rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b. Mansur, Cüreyrî'den, o da Ebu…

    Türkçe meal

    Bize Abdullah b. Abdirrahman ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Abdillah er-Rakaaşi rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b. Mansur, Cüreyrî'den, o da Ebu Nadra'dan, o da Ebu Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti. Ebu Saîd: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidin gerisinde bir cemâat gördü... diyerek yukarki hadisin mislini rivayet etmiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الرَّقَاشِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مَنْصُورٍ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ رَأَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَوْمًا فِي مُؤَخَّرِ الْمَسْجِدِ ‏.‏ فَذَكَرَ مِثْلَهُ ‏.‏

  4. Hadis no. 984

    Ön safta ne olduğunu bilseniz yahut bilseler muhakkak kur'a çekilirdi

    Türkçe meal

    Bize İbrahim b. Dînâr ile Muhammed b. Harb el-Vâsıtî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Amru'bnü Haysem Ebu Katan rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Hilâs'dan, o da Ebu Râfî'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar: «Ön safta ne olduğunu bilseniz yahut bilseler muhakkak kur'a çekilirdi.» İbni Harb: «Birinci safda ne olduğunu bilseniz kur'adan başka çare kalmazdı» şeklinde rivayet etti. şeklinde rivayet etti. İzah 440 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ دِينَارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ حَرْبٍ الْوَاسِطِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ الْهَيْثَمِ أَبُو قَطَنٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ خِلاَسٍ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لَوْ تَعْلَمُونَ - أَوْ يَعْلَمُونَ - مَا فِي الصَّفِّ الْمُقَدَّمِ لَكَانَتْ قُرْعَةً ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ حَرْبٍ ‏"‏ الصَّفِّ الأَوَّلِ مَا كَانَتْ إِلاَّ قُرْعَةً ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 985

    Erkek saflannın en hayırlısı ilk safdir. En hayırsızı da son sattır. Kadın saflarının en hayırlısı ise son…

    Türkçe meal

    Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir Süheyl'den, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Erkek saflannın en hayırlısı ilk safdir. En hayırsızı da son sattır. Kadın saflarının en hayırlısı ise son saf en hayırsızı ilk safdir.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ خَيْرُ صُفُوفِ الرِّجَالِ أَوَّلُهَا وَشَرُّهَا آخِرُهَا وَخَيْرُ صُفُوفِ النِّسَاءِ آخِرُهَا وَشَرُّهَا أَوَّلُهَا ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 986

    Bize Abd'ül Aziz (yâni Derâverdî) Süheyl'den bu isnadla rivayet etti

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. Dediki: Bize Abd'ül Aziz (yâni Derâverdî) Süheyl'den bu isnadla rivayet etti

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي الدَّرَاوَرْدِيَّ - عَنْ سُهَيْلٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏

  7. Hadis no. 987

    Vallahi ben bazı kimseleri elbiselerinin darlığından dolayı çocuklar gibi boyunlarına asmış oldukları halde…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b.Ebi Şeybe rivayet etti (Dediki): Bize Veki, SÜfyan'dan, o da Ebu Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan naklen rivayet etti. Sehl şöyle demiş: «Vallahi ben bazı kimseleri elbiselerinin darlığından dolayı çocuklar gibi boyunlarına asmış oldukları halde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasında (Namaz kılarken) gördüm. Bir sözcü (kadınlara hitaben): Ey kadınlar cemâati! Erkeklerden önce başlarınızı (secdeden kaldırmayın) dedi.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ لَقَدْ رَأَيْتُ الرِّجَالَ عَاقِدِي أُزُرِهِمْ فِي أَعْنَاقِهِمْ مِثْلَ الصِّبْيَانِ مِنْ ضِيقِ الأُزُرِ خَلْفَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ قَائِلٌ يَا مَعْشَرَ النِّسَاءِ لاَ تَرْفَعْنَ رُءُوسَكُنَّ حَتَّى يَرْفَعَ الرِّجَالُ ‏.‏

  8. Hadis no. 988

    Birinizden zevcesi mescide gitmek için izin isterse onu menetmesin

    Türkçe meal

    Bana Amru'n-Nâkıd İle Züheyr b. Harb hep birden ibni Uyeyne'den rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize Süfyân b. Uyeyne Zührî'den naklen rivayet etti. O da Salim'i, babasından naklen rivayet ederken dinlemiş, babası (ibn-i Ömer r.a.) da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birinizden zevcesi mescide gitmek için izin isterse onu menetmesin» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنِ الزُّهْرِيِّ، سَمِعَ سَالِمًا، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا اسْتَأْذَنَتْ أَحَدَكُمُ امْرَأَتُهُ إِلَى الْمَسْجِدِ فَلاَ يَمْنَعْهَا ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 989

    Kadınlarınız mescidlere gitmek için sizden izin istedikleri vakit onları mesddlerden men etmeyin

    Türkçe meal

    Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. Demişki: Bana Salim b. Abdillah haber verdi ki, Abdullah b. Ömer şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kadınlarınız mescidlere gitmek için sizden izin istedikleri vakit onları mesddlerden men etmeyin.» buyururken işittim. Bunun üzerine Bilâl b. Abdillah: «Vallahi biz onları pekâlâ menederiz.» dedi. Müteakiben Abdullah ona dönerek kendisine böyle çirkin bir sövdü ki ona böyle sövdüğünü hlc işitmemiştim. Abdullah: «Ben sana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den hadis haber veriyorum, sen halâ: Vallahi biz onları menederiz diyorsun, dedi.» (rivayet'e göre o'na üç kere lanet etmiş ve ölünceye kadar konuşmamış)

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ لاَ تَمْنَعُوا نِسَاءَكُمُ الْمَسَاجِدَ إِذَا اسْتَأْذَنَّكُمْ إِلَيْهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقَالَ بِلاَلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ وَاللَّهِ لَنَمْنَعُهُنَّ ‏.‏ قَالَ فَأَقْبَلَ عَلَيْهِ عَبْدُ اللَّهِ فَسَبَّهُ سَبًّا سَيِّئًا مَا سَمِعْتُهُ سَبَّهُ مِثْلَهُ قَطُّ وَقَالَ أُخْبِرُكَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَقُولُ وَاللَّهِ لَنَمْنَعُهُنَّ ‏.‏

  10. Hadis no. 990

    Allah'ın cariyelerini, Allah'ın mescidlerinden men etmeyin!

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam ile ibnİ İdrîs rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da ibn-i Ömer'den naklen rivayet ettiki; Resululllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allah'ın cariyelerini, Allah'ın mescidlerinden men etmeyin!» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي وَابْنُ، إِدْرِيسَ قَالاَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَمْنَعُوا إِمَاءَ اللَّهِ مَسَاجِدَ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 991

    Kadınlarınız mescidlere gitmek için sizden izin isterlerse onlara izin verin

    Türkçe meal

    Bize İbni Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Hanzele rivayet etti. Dediki: Salim'i şöyle derken işittim: İbni Ömer'i şunları söylerken dinledim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kadınlarınız mescidlere gitmek için sizden izin isterlerse onlara izin verin» buyururken işittim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا حَنْظَلَةُ، قَالَ سَمِعْتُ سَالِمًا، يَقُولُ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا اسْتَأْذَنَكُمْ نِسَاؤُكُمْ إِلَى الْمَسَاجِدِ فَأْذَنُوا لَهُنَّ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 992

    Kadınları geceleyin mescidlere çıkmakdan men etmeyin

    Türkçe meal

    Bize Ebu Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da Mücâhid'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kadınları geceleyin mescidlere çıkmakdan men etmeyin,» buyurdular. Bunun üzerine Abdullah b. Ömer'in bir oğlu: — Biz onlara çıksınlar da bunu fitne ve fesada vesile ittihaz etsinler diye müsaade edemeyiz!., dedi. ibn-i Ömer bu sözden dolayı oğlunu azarladı. Ve: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (şöyle) buyurdu, diyorum; Sen hâla biz onlara müsâade edemeyiz diyorsun!» dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَمْنَعُوا النِّسَاءَ مِنَ الْخُرُوجِ إِلَى الْمَسَاجِدِ بِاللَّيْلِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ ابْنٌ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ لاَ نَدَعُهُنَّ يَخْرُجْنَ فَيَتَّخِذْنَهُ دَغَلاً ‏.‏ قَالَ فَزَبَرَهُ ابْنُ عُمَرَ وَقَالَ أَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَقُولُ لاَ نَدَعُهُنَّ ‏.‏

  13. Hadis no. 994

    Kadınlara geceleyin mescidlere gitmek için İzin verin!

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Hatim ile İbni Râfi' rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Şebâbe rivayet etti. (Dediki): Bana Verka, Amr'dan, o da Mücâhid'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. ibn-i Ömer şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kadınlara geceleyin mescidlere gitmek için İzin verin!» buyurdular. Bunun üzerine Abdullah'ın Vâkid ismindeki bir oğlu: «Öyle ise kadınlar bunu bir fitne ve fesâd vesilesi ittihâz ederler.» dedi. İbni Ömer onun göğsüne vurdu ve: — «Ben sana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den hadis rivayet ediyorum; sen hayır diyorsun!» dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَابْنُ، رَافِعٍ قَالاَ حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، حَدَّثَنِي وَرْقَاءُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ ائْذَنُوا لِلنِّسَاءِ بِاللَّيْلِ إِلَى الْمَسَاجِدِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ ابْنٌ لَهُ يُقَالُ لَهُ وَاقِدٌ إِذًا يَتَّخِذْنَهُ دَغَلاً ‏.‏ قَالَ فَضَرَبَ فِي صَدْرِهِ وَقَالَ أُحَدِّثُكَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَقُولُ لاَ ‏.‏

  14. Hadis no. 995

    Kadınlar sizden izin istedikleri vakit onları mescidlerdeki nasiplerinden menetmeyin

    Türkçe meal

    Bize Harun b. Abdillah rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Yezîd el-Mukri' rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd (yani İbni Ebî Eyyup) rivayet etti. (Dediki): Bize Ka'b b. Alkame, Bilâl b, Abdillah b. Ömer'den, o da babasından naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kadınlar sizden izin istedikleri vakit onları mescidlerdeki nasiplerinden menetmeyin.» buyurdular. Bunun üzerine Bilâl: «Vallahi onları mutlaka menederiz.» dedi. Abdullah ona: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu, diyorum. Sen hâlâ onları mutlaka menederim diyorsun.» dedi.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ الْمُقْرِئُ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي أَيُّوبَ - حَدَّثَنَا كَعْبُ بْنُ عَلْقَمَةَ، عَنْ بِلاَلِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَمْنَعُوا النِّسَاءَ حُظُوظَهُنَّ مِنَ الْمَسَاجِدِ إِذَا اسْتَأْذَنُوكُمْ ‏"‏ فَقَالَ بِلاَلٌ وَاللَّهِ لَنَمْنَعُهُنَّ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ أَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَقُولُ أَنْتَ لَنَمْنَعُهُنَّ ‏.‏

  15. Hadis no. 996

    Kadınlar! Sizden biriniz yatsı namazına çıkarsa o gece koku sürünmesin

    Türkçe meal

    Bize Hârun b. Saîd el-Eylî rivayet etti. (Dediki): Bize ibn-i Vehb rivayet etti. (Dediki) :Bana Mahrem'e, babasından, o da Büsr b. Saîd'den naklen haber verdi ki, Zeyneb es-Sakafîyye Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen şu hadisi rivayet etmiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kadınlar! Sizden biriniz yatsı namazına çıkarsa o gece koku sürünmesin» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مَخْرَمَةُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ زَيْنَبَ الثَّقَفِيَّةَ، كَانَتْ تُحَدِّثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ إِذَا شَهِدَتْ إِحْدَاكُنَّ الْعِشَاءَ فَلاَ تَطَيَّبْ تِلْكَ اللَّيْلَةَ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 997

    Sizden biriniz mescide giderse kokuya el sürmesin

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd el-Kattan; Muhammed b. Aclân'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Bükeyr b. Abdillah b. el-Eşecc, Büsr b. Saîd'den, o da Abdullah'ın karısı Zeynep'den naklen rivayet etti. Zeynep şöyle demiş: Bize Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sizden biriniz mescide giderse kokuya el sürmesin.» buyurdular. İzah 445 te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، حَدَّثَنِي بُكَيْرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ زَيْنَبَ، امْرَأَةِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَتْ قَالَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا شَهِدَتْ إِحْدَاكُنَّ الْمَسْجِدَ فَلاَ تَمَسَّ طِيبًا ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 998

    Herhangi bir kadın koku sürünürse bizimle beraber yatsı namazında bulunmasın

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Yahya Dediki: Bize Abdullah b. Muhammed b. Abdillah b. Ebî Ferve, Yezîd b. Husayfe'den, o da Büsr b. Saîd'den, o da Ebu Hureyre'den naklen haber verdi. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Herhangi bir kadın koku sürünürse bizimle beraber yatsı namazında bulunmasın.» buyurdular. İzah 445 te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي فَرْوَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ خُصَيْفَةَ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَيُّمَا امْرَأَةٍ أَصَابَتْ بَخُورًا فَلاَ تَشْهَدْ مَعَنَا الْعِشَاءَ الآخِرَةَ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 999

    Eğer Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınların çıkardıkları modaları görseydi, onları Benî İsrail…

    Türkçe meal

    Bize Abdullah b. Meslemete'bnü Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman (yani İbni Bilâl) Yahya'dan -ki bu zât İbni Saîd'dir- o da Amra binti Abdirrahman'dan naklen rivayet etti. Amra, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in zevcesi Âişeyi şöyle derken işitmiş: «Eğer Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınların çıkardıkları modaları görseydi, onları Benî İsrail kadınlarının men edildikleri gibi mescide gitmekten mutlaka menederdi.» Râvî diyor ki: Ben Amra'ya: «Beni İsrail kadınları mescide gitmekten menedilmişler miydi?» dedim. Amra: Evet, cevabını verdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ سَعِيدٍ - عَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهَا سَمِعَتْ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم تَقُولُ لَوْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَأَى مَا أَحْدَثَ النِّسَاءُ لَمَنَعَهُنَّ الْمَسْجِدَ كَمَا مُنِعَتْ نِسَاءُ بَنِي إِسْرَائِيلَ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ لِعَمْرَةَ أَنِسَاءُ بَنِي إِسْرَائِيلَ مُنِعْنَ الْمَسْجِدَ قَالَتْ نَعَمْ ‏.‏

  19. Hadis no. 1000

    H. Bize Amrü'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti.Dediki: H. Bize Ebu Bekir…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahhâb (yani Sekafi) rivayet etti. Dediki: H. Bize Amrü'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti.Dediki: H. Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hâlid el-Ahmer rivayet etti.Dediki: H. Bize İshak b. İbrahim de rivayet etti. Dediki: Bize İsâ b. Yunus haber verdi. Bu râvîlerin hepsi Yahya b. Saîd'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ يَعْنِي الثَّقَفِيَّ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، كُلُّهُمْ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ مِثْلَهُ ‏.‏