İçeriğe geç
Hadis kitabı

Sahih-i Müslim

hadis
7.380
bölüm
57

Bölümler

57
  1. 00MukaddimeNo. 1-92
  2. 01İman KitabıNo. 93-533
  3. 02Taharet KitabıNo. 534-678
  4. 03Hayız KitabıNo. 679-836
  5. 04Namaz KitabıNo. 837-1160
  6. 05Mescidler ve Namaz Kılınan Yerler KitabıNo. 1161-1569
  7. 06Yolcu Namazı ve Namazın Kısaltılması KitabıNo. 1570-1950
  8. 07Cuma KitabıNo. 1951-2043
  9. 08İki Bayram Namazı KitabıNo. 2044-2069
  10. 09Yağmur Duası (İstiskâ) KitabıNo. 2070-2088
  11. 10Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf) Namazı KitabıNo. 2089-2122
  12. 11Cenazeler KitabıNo. 2123-2262
  13. 12Zekât KitabıNo. 2263-2494
  14. 13Oruç KitabıNo. 2495-2779
  15. 14İtikâf KitabıNo. 2780-2790
  16. 15Hac KitabıNo. 2791-3397
  17. 16Nikâh KitabıNo. 3398-3567
  18. 17Süt Emzirme (Radâ) KitabıNo. 3568-3651
  19. 18Talâk KitabıNo. 3652-3742
  20. 19Liân KitabıNo. 3743-3769
  21. 20Köle Azat Etme (Itk) KitabıNo. 3770-3800
  22. 21Alışveriş (Büyû) KitabıNo. 3801-3961
  23. 22Müsâkât KitabıNo. 3962-4139
  24. 23Miras (Ferâiz) KitabıNo. 4140-4162
  25. 24Hibeler KitabıNo. 4163-4203
  26. 25Vasiyet KitabıNo. 4204-4234
  27. 26Adak (Nezir) KitabıNo. 4235-4253
  28. 27Yeminler KitabıNo. 4254-4341
  29. 28Kasâme, Muhâribîn, Kısas ve Diyetler KitabıNo. 4342-4397
  30. 29Hadler KitabıNo. 4398-4469
  31. 30Yargı (Akdiye) KitabıNo. 4470-4497
  32. 31Buluntu Mal (Lukata) KitabıNo. 4498-4518
  33. 32Cihad ve Siyer KitabıNo. 4519-4700
  34. 33Yöneticilik (İmâre) KitabıNo. 4701-4967
  35. 34Av, Kesim ve Yenmesi Helal Olan Hayvanlar KitabıNo. 4972-5063
  36. 35Kurbanlar (Edâhî) KitabıNo. 5064-5126
  37. 36İçecekler (Eşribe) KitabıNo. 5127-5383
  38. 37Giyim ve Süslenme KitabıNo. 5385-5585
  39. 38Âdâb KitabıNo. 5586-5645
  40. 39Selâm KitabıNo. 5646-5861
  41. 40Doğru Kelime Kullanımı (Elfâz) KitabıNo. 5862-5884
  42. 41Şiir KitabıNo. 5887-5896
  43. 42Rüya KitabıNo. 5897-5937
  44. 43Faziletler (Fezâil) KitabıNo. 5938-6168
  45. 44Sahâbenin Faziletleri KitabıNo. 6169-6499
  46. 45İyilik, Sıla-i Rahim ve Âdâb (Birr) KitabıNo. 6500-6722
  47. 46Kader KitabıNo. 6723-6774
  48. 47İlim KitabıNo. 6775-6804
  49. 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfar KitabıNo. 6805-6936
  50. 49Kalbi Yumuşatan Rivayetler (Rikak) KitabıNo. 6937-6951
  51. 50Tövbe KitabıNo. 6952-7023
  52. 51Münafıkların Özellikleri ve Hükümleri KitabıNo. 7024-7044
  53. 52Kıyamet, Cennet ve Cehennemin Özellikleri KitabıNo. 7045-7129
  54. 53Cennet, Nimetleri ve Ehli KitabıNo. 7130-7234
  55. 54Fitneler ve Kıyamet Alametleri KitabıNo. 7235-7416
  56. 55Zühd ve Rekâik KitabıNo. 7417-7522
  57. 56Tefsir KitabıNo. 7523-7563

Tüm hadisler

227 / 369
  1. 4644Bunların hepsi Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan bu hadîsi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen…Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb, ishâk b. ibrahim ve ibni Ebî Ömer de toptan ibni Uyeyne'den rivayet ettiler. H. Bize Amr b. Sevvâd EI-Âmirî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Haris, Saîd b. Ebî Hilâl'den naklen haber verdi. H. Bana Muhammed b. Sehl Et-Temîmî de rivayet etti. (Dediki): Bana ibni Ebî Meryem rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni ibni Mutarrif) rivayet etti. Bunların hepsi Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan bu hadîsi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişlerdir. ibni Ebî Hilâl'in hadîsinde: -Yüzü isabet aldı.» İbni Mutarrif hadîsinde ise : «Yüzü yaralandı.» ibareleri vardır
  2. 4645Nebiinin başını yarıp yan dişini kıran bir kavim nasıl felah bulur! Halbuki o kendilerini Allah'a davet…Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme, Sâbit'ten, o da Enes'den naklen rivayet ettiki, Uhud (harbi) gününde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yan dişi kırılmış; başı da yarılmış. Artık hem yaradan kanı silmeye başlamış; hem: «Nebiinin başını yarıp yan dişini kıran bir kavim nasıl felah bulur! Halbuki o kendilerini Allah'a davet ediyordu!» diyormuş. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle) : «Sana bu işten bîr şey yoktur!» [Al-i İmran 128] âyetini indirmiş
  3. 4646Yâ Rabbi! Kavmimi affet! Çünkü onlar bilmiyorlar!Bize Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Şakîk'dan, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Sanki ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i görüyor gibiyim: Nebilerden birini kavminin doğduğunu hikâye ediyor, kendisi de hem yüzünden kanı siliyor hem de: «Yâ Rabbi! Kavmimi affet! Çünkü onlar bilmiyorlar!» diyordu
  4. 4647Kendisi alnından kanı yıkıyorduBize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' ile Muhammed b. Bişr, A'meş'den bu isnâdla rivayette bulundular. Şu kadar varki o: «Kendisi alnından kanı yıkıyordu.» demiştir
  5. 4648Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bunu .yapan bir kavme Allah'ın gadabı şiddetli olur!Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den naklen rivayet etti. Hemmâm: Bize Ebû Hureyre'nin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettikleri şunlardır; diyerek bir takım hadîsler zikretmiş; ez cümle: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle de buyurdu : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bunu .yapan bir kavme Allah'ın gadabı şiddetli olur!» O anda kendisi yan dişine işaret ediyordu. Bir de Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Resûlulloh'ın Allah (Azze ve Celle) yolunda öldürdüğü bir adama Allah'ın gadabı şiddetli olur!» buyurdular; demiş
  6. 4649Allahım, Ebû Cehil b. Hişâm ile Utbe b. Rabîa, Şeybe b. Rabîa, Velîd b. Ukbe, Umeyye b. Halef ve Ukbe b. Ebî…Bize Abdullah b. Ömer b. Muhammen b. Ebân El-Cu'fî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahîm (yâni ibni Süleyman), Zekeriyyâ'dan, o da Ebû ishâk'dan, o da Amr b. Meymûn El-Evdî'den, o da ibni Mes'ûd'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Bir defa Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Beytin yanında namaz kılarken Ebû Cehil ile bazı arkadaşları da oturuyorlardı. Evveli gün bir dişi deve boğazlanmıştı. Ebû Cehil: —: Fülân oğullarının devesinin sargısını hanginiz kalkıp alacak ve onu secde ettiği vakit Muhammed'în omuzlarına koyacak? dedi. Hemen düşmanın en şakisi ileri atılarak onu aldı. Ve Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secde edince omuzlarının arasına koydu. Bunun üzerine gülüştüler; ve birbirlerinin üzerine yanlamaya başladılar. Ben de ayakta bakıyordum. Bir kuvvetim olsa onu Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sırtından atardım! Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secdede idi; başını kaldırmıyordu. Nihayet bir insan giderek Fâtıme'ye haber verdi. Fâtıme yetişmiş bir kızcağız... hemen gelerek (babasının) üzerinden o sargıyı attı. Sonra onlara dönerek sitemde bulundu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazını bitirince sesini kaldırdı; ve onlara bed dua etti. Dua ettiği zaman üç defa eder; bir şey dilediği zaman üç defa dilerdi. Sonra üç defa : «Allahım, Kureyş sana havale!» dedi. Müşrikler onun sesini işitince gülmeleri kesildi. Ve duasından korktular. Sonra: «Allahım, Ebû Cehil b. Hişâm ile Utbe b. Rabîa, Şeybe b. Rabîa, Velîd b. Ukbe, Umeyye b. Halef ve Ukbe b. Ebî Muayt sana havale!» dedi. (Yedinciyi de söyledi ama onu belleyemedim.) Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i hak (dîn) ile gönderen Allah'a yemîn ederim ki bu adlarını saydığı kimseleri Bedir harbinde yerlere serilmiş gördüm. Sonra çukura, Bedir çukuruna sürüklendiler. Ebû ishâk: «Bu hadîste Velîd b. Ukbe hatadır.» demiştir
  7. 4650Allahım, Kureyş'ten bu cemâat, Ebû Cehil b. Hişâm, Utbe b. Rabîa, Ukbe b. Ebî Muayt, Şeybe b. Rabîa, Umeyye…Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız ibni'l-Müsenna'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ebû ishâk'ı, Amr b. Meymûn'dan, o da AbduIIah'dan naklen rivayet ederken dinledim. Abdullah şöyle demiş: Bir defa Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secdede, etrafında Kureyş'den bâzı insanlar bulunduğu bir sırada Ukbe b. Ebî Muayt bir dişi deve sargısı getiriverdi. Ve onu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sırtına attı. O başını kaldırmadı. Az sonra Fâtıme gelerek onu sırtından aldı. Ve bunu yapana bed duâ etti. Resulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de : «Allahım, Kureyş'ten bu cemâat, Ebû Cehil b. Hişâm, Utbe b. Rabîa, Ukbe b. Ebî Muayt, Şeybe b. Rabîa, Umeyye b. Halef yahut Ubey b. Halef (burda şüphe eden Şu'be'dir) sana havale!» dedi. Yemin olsun ki ben bunları Bedir günü öldürülmüş görmiişümdür. Arkacağından bir kuyuya atıldılar. Yalnız Ümeyye yahut Übeyy'in mafsalları kesildi, fakat kuyuya atılmadı
  8. 4651Allahım! Kureyş sana havale! Allahım, Kureyş sana havale! Allahım, Kureyş sana havâle!Bize Ebü Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ca'fer b. Avn rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Ebû İshâk'dan bu isnâdla bu hadîsin benzerini habrr verdi. Şunu da ziyade etmiş: -Üç defa söylemeyi seviyor üç defa : «Allahım! Kureyş sana havale! Allahım, Kureyş sana havale! Allahım, Kureyş sana havâle!» diyordu. Kureyş'în arasında Velîd b. Utbe ile Ümeyye b. Halefi de anmış; ve şekketmemiştir. Ebıı lshâk: «Yedinciyi unuttum.» demiştir
  9. 4652Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû ishâk, Amr b…Bana Seleme b. Şebîb de rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû ishâk, Amr b. Meymûn'dan, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Beyte karşı durarak Kureyş'den altı kişi aleyhine dua etti. Bunların içinde Ebû Cehil, Ümeyye b. Halef, Utbe b. Rabîa, Şeybe b. Rabîa ve Ukbe b. Ebî Muayt da vardı. Allah'a yemîn ederim ki, ben bunları Bedir harbinde yere serilmiş gördüm. Güneş kendilerini değiştirmişti. Sıcak bir gündü
  10. 4653Bilâkis! Allah'ın onların sulblerinden sırf Allah'a ibâdet edecek, ona hiç bir şeyi şerik koşmayacak kimseler…Bana Ebû't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Şerh ile Harmele b. Yahya ve Amr b. Sevvâd El-Âmirî rivayet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. (Dedilerki): Bize îbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Urvetü'bnü'z-Zübeyr rivayet ntti. Ona da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Aişe rivayet etmiş ki, Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: — Yâ Resûlâllah! Uhud gününden daha şiddetli bir gün başına geldi mi? diye sormuş da şöyle buyurmuşlar: «Gerçekten senin kavminden neler başıma geldi neler!.. Onlardan başıma gelenin en şiddetlisi Akabe günü gelmiştir. Kendimi Ibni Abdı Yâlîl b. Abdi Külâl'e arzetmiştim. Arzum hususunda bana icabet etmedi. Ben de üzgün olarak gözümün gördüğü tarafa yollandım. Ve ancak Karnü's-Seâlib'de kendime gelebildim de, başımı kaldırdım. Bîr de ne göreyim! Bîr bulut... Beni gölgelendirmiş! Baktım; içinde Cibril!.. Hemen bana seslenerek : — Muhakkak Allah (Azze ve Celle), kavminin sana söylediklerini ve sana verdikleri redd cevabını işitti de onlar hakkında dilediğini kendisine emretmen için sana dağlar meleğini gönderdi. Dedi. Arkacığından: Dağlar meleği bana seslendi ve selâm verdi. Sonra: — Yâ Muhammed ! Şüphesiz Allah, kavminin sana söylediklerini işitti. Ben de Dağlar meleğiyim) Rabbin beni sana dilediğini emretmen için gönderdi. imdi ne dilersen dile! Eğer üzerlerine iki Ahşebi kapamamı dilersen (kaparım) dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şunu söylemiş : «Bilâkis! Allah'ın onların sulblerinden sırf Allah'a ibâdet edecek, ona hiç bir şeyi şerik koşmayacak kimseler çıkarmasını dilerim!»
  11. 4654Sen kanayan parmaktan başka bir şey değilsin! Ama başına gelen Allah yolunda gelmiştir!Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybe b. Saîd ikisi birden Ebû Avâne'deıı rivayet ettiler. Yahya (Dediki): Bize Ebû Avâne, Esved b. Kays'dan, o da Cündüb b. Süfyân'dan naklen haber verdi. Cündüb şöyle demiş : — Bu gazalardan birinde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in parmağı kanadı da şöyle buyurdular: «Sen kanayan parmaktan başka bir şey değilsin! Ama başına gelen Allah yolunda gelmiştir!»
  12. 4655Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cemaatin içinde idi; ve parmağından isabet aldıBize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile ishâk b. ibrahim de hep birden ibni Uyeyne'den, o da Esved b. Kays'dan naklen bu isnadla rivayet ettiler. O şunu da söylemiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cemaatin içinde idi; ve parmağından isabet aldı.»
  13. 4656Kuşluk zamanına ve sakinleştiği vakit geceye yemîn ederim ki, Rabbin sana ne veda' etti, ne de küstü!Bize ishâk b. ibrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Esved b. Kays'dan naklen haber verdi ki, kendisi Cündüb'ü şunu söylerken işitmiş : (Bir ara) Cibril, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelmekte gecikti. Bunun üzerine müşrikler: Muhammed'e veda' edildi. Dediler. Allah (Azze ve Celle) de: «Kuşluk zamanına ve sakinleştiği vakit geceye yemîn ederim ki, Rabbin sana ne veda' etti, ne de küstü!» [Duha ilk 3 ] ayeti indirdi
  14. 4657Kuşluk zamanına ve sakinleştiği vakit geceye yemîn ederim ki, Rabbin sana ne veda' etti; ne de küstü!Bize ishâk b. ibrahim ile Muhammed b. Râfi' rivayet ettiler. Lâfız ibni Râfi'indir. (ishâk; Bize haber verdi ta'bîrini kullandı, İbni Râfi' ise: Bize Yahya b. Âdem rivayet etti, dedi.) (Yahya demişki:) Bize Züheyr, Esved b. Kays'dan rivayet etti. Demiş ki: Ben Cündüb b. Süfyân'ı şöyle derken işittim : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) rahatsızlandı da iki veya üç gece kalkamadı. Derken ona bir kadın gelerek : — Yâ Muhammed! Ben şeytanın seni terk etmiş olmasını cidden umarım! Onun iki veya üç gecedir sana yaklaştığını görmedim! Dedi. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle): «Kuşluk zamanına ve sakinleştiği vakit geceye yemîn ederim ki, Rabbin sana ne veda' etti; ne de küstü!» âyetlerini indirdi
  15. 4658Bize Muhammed b. Ca'fer, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize ishâk b. ibrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize…Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Müsennâ ve ibni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize ishâk b. ibrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Mülâî haber verdi. {Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Her iki râvi Esved b. Kays'dan bu isnadla ikisinin hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır
  16. 4659Ey Sa'd! Ebû Hubab'ın {yâni Abdullah b. Ubeyy'in) ne söylediğini işitmedin mi? Şöyle... şöyle dediBize ishâk b. ibrahim El-Hanzalî ile Muhammed b. Râfi' ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Lâfız ibni Râfı'indir. (ibni Râfi'; haddesenâ ta'birini kullandı. Ötekiler: Bize Abdürrazzâk haber verdi dediler.) (Abdürrezzâk demiş ki:) Bize Ma'mer, Zühri'den, o da Urve'den naklen haber verdi. Ona da Usâme b. Zeyd haber vermiş ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerinde semer bulunan bir eşeğe binmiş. Altında bir Fedek kadifesi varmış. Arkasına da Usâme'yi bindirmiş. Kendisi Haris b. Hazrec oğullarındaki Sa'd b. Ubâde'yi dolaşmağa gidiyormuş. Bu iş Bedir vak'asından önce olmuş. Nihayet müslümanlarla putperest müşriklerden ve içlerinde Abdullah b. Ubeyy de olduğu halde yahudîlerden müteşekkil karma bir toplantının yanına uğramış. Toplantıda Abdullah b. Revâha da varmış. Hayvanın kaldırdığı toz duman meclisi kaplayınca Abdullah b. Ubeyy elbisesi ile burnunu kapamış; sonra: Üzerimize tozatmayın! demiş. Müteakiben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara selâm vermiş. Sonra durarak inmiş; ve kendilerini Allah'a (îmâna) da'vet etmiş; onlara Kur'ân okumuş. Bunun üzerine Abdullah b. Ubeyy: — Be adam! Bundan daha güzel bir şey yok!.. Eğer söylediklerin hak ise bizi toplantılarımızda rahatsız etme de evine dön!.. Artık bizden sana kim giderse ona anlat! demiş. Abdullah b. Revâha da: — Sen bize toplantılarımızda gel!.. Zira biz bunu istiyoruz! mukabelesinde bulunmuş. Derken müslümanlarla müşrikler ve yahudiler birbirlerine söğmüşler. Hattâ birbirlerinin üzerine atlamayı gönüllerinden geçirmişler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise onları yatıştırmağa çalışıyormuş. Sonra hayvanına binerek Sa'd b. Ubâde'nin yanına girmiş ve şunları söylemiş: «Ey Sa'd! Ebû Hubab'ın {yâni Abdullah b. Ubeyy'in) ne söylediğini işitmedin mi? Şöyle... şöyle dedi.» Sa'd: — Onu affet yâ Resûlâllah, bağışla! Vallahi Allah sana verdiğini vermiştir. Gerçekten bu yerin ahâlisi ona tâç giydirmeye, sarık sarmaya ittifak etmişlerdi. Allah, sana verdiği hak ile bunu reddedince bu onun boğazına durdu. işte ona gördüğün şeyi yaptıran budur! demiş. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu affetmiş
  17. 4660Bu mesele Abdullah müslüman olmazdan önce idiBana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Huceyn (yâni ibni'l-Müsennâ) rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Ukayl'den, o da ibni Şihâb'dan bu isnâdda bu hadîsin mislini rivayet etti. Şunu da ziyâde eyledi: «Bu mesele Abdullah müslüman olmazdan önce idi.»
  18. 4661Eğer mü'minlerden iki taife çarpışırlarsa hemen onların arasını yatıştırın!Bize Muhammed b. Abdilâla Ei-Kaysî rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir, babasından, o da Enes b. Mâlik'ten naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) :Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e : — Abdullah b. Ubeyy'e gitsen (iyi olur) dediler. O da gitti. Ve bir eşeğe bindi. Müslümanlar da gittiler. O yer çoraktı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanına varınca Abdullah: — Yanımdan çekil! Vallahi eşeğinin pis kokusu beni rahatsız etti! dedi. Bunun üzerine Ensârdan bir zât: — Vallahi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in eşeği koku i'tibârı ile senden daha güzeldir! cevabını verdi. Derken Abdullah namına, kavminden biri gadaba geldi. Ve her iki taraf namına arkadaşları gadaba geldiler. Aralarında hurma dalı ile, ellerle ve ayakkabıları ile kavga oldu. Duyduğumuza göre : «Eğer mü'minlerden iki taife çarpışırlarsa hemen onların arasını yatıştırın!» [Hucurat 9] âyeti onlar hakkında inmiş
  19. 4662Bizim için kim bakacak; Ebû Cahil ne yapmış?Bize Aliy b. Hucr Es-Sa'dî rivayet etîi. (Dediki): Bize îsmâîl (yâni ibni Uleyye) haber verdi, (Dediki): Bize Süleyman Et-Teymî rivayet etti. (Dediki): Bize Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bizim için kim bakacak; Ebû Cahil ne yapmış?» buyurdu. Bunun üzerine ibni Mes'ûd gitti. Ve onu Afrâ'nın iki oğlu vurmuş da yere serilmiş buldu. Hemen sakalından yakalayarak: — Ebû Cehil sen misin? dedi. O da : — Öldürdüğünüz (yahut: kavminin öldürdüğü) bir adamın üzerinde mi? cevâbını verdi. Râvi diyor ki : Ebû Miclez şöyle dedi: Ebû Cehil: Keşke beni çiftçiden başkası öldürseydi! demiş. {…} Bize Hâmid b. Ömer EI-Bekrâvî rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir rivayet etti. (Dediki): Babamı şöyle derken işittim: Bize Enes rivayet etti. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ebû Cehil'in ne yaptığını bana kim öğretecek?» buyurdular. Ravi, ibni Uleyye'nin hadîsi gibi rivayet etmiştir. Ebû Miclez'tn sözü de ismail'in zikrettiği gibidir
  20. 4664Ka'b b. Eşref'e kim çıkacak? Çünkü o Allah ve Resulüne eza etmiştir!Bize ishâk b. ibrâhîm El-Hanzalî ile Abdullah b. Muhammed b. Abdirrahmân b. Misver Ez-Zührî ikisi birden ibni Uyeyne'den rivayet ettiler. Lâfız Zührî'nindir. (Dedilerki): Bize Süfyân, Amr'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Câbir'i şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ka'b b. Eşref'e kim çıkacak? Çünkü o Allah ve Resulüne eza etmiştir!» buyurdu. Bunun üzerine Muhammed b. Mesleme : — Yâ Resûlâllah! Onu öldürmemi mi istiyorsun? dedi. «Evet!» buyurdular. ibni Mesleme : — Bana müsaade buyur da (söyleyeceğimi) söyleyeyim! dedi. «Söyle!» buyurdular. Müteakiben ona vararak (söyleyeceğini) söyledi. ikisinin aralarında olanları anlattı ve şöyle dedi: — Bu adam sadaka istedi ve bizi dara düşürdü. Kâ'b bunu işitince : — Vallahi ondan daha da yaka silkeceksiniz! dedi. ibni Mesleme : — Biz şimdi ona gerçekten tâbi* olduk! Onu bırakıp da halinin nereye varacağını görmekten çekiniyoruz. Bana biraz ödünç vermeni dilerim! Dedi. Kâ'b: — Bana rehin olarak ne vereceksin? diye sordu, İbni Mesleme : — Neyi dilersen! cevâbını verdi. — Bana kadınlarınızı rehin verirsin! dedi. ibni Mesleme: — Sen Arapların en güzelisin, sana kadınlarımızı rehnedebilirmiyiz hiç! dedi. Kâ'b: — Bana çocuklarınızı rehin verin! dedi. ibni Mesleme : — Birimizin oğluna söverler de: Bu iki yük hurma karşılığında rehnedildî; derler. Lâkin biz sana zırhları (yâni silâhları) rehnedelim! dedi. Kâb da: — Peki öyle ise! dedi. ibni Mesleme ona Haris, Ebû Abs b. Cebr ve Abbâd b. Bişr ile geleceğini va'detti. Bunlar geceleyin gelerek Kâb'ı çağırdılar. O da yanlarına indi. (Râvi) Süfyân (b. Uyeyne) şöyle demiş: Amr'dan başkası dedi ki: Karısı Kâ'b'a: Ben bir ses işitiyorum; sanki kan sesi! dedi, Kâ'b: — Bu (gelen) Muhammed b. Mesleme ile süt kardeşi ve Ebû Nâile'dir. Mert adam geceleyin yaralanmaya çağırılsa yine icabet eder! dedi. Muhammed (b. Mesleme) (dediki); — O geldiği vakit ben elimi başına uzatacağım. Onu alt etme imkânı buldum mu hemen tutun! Kâ'b indiği zaman kılıcını kuşanmış olarak indi. (Gelenler): Biz senden tîb kokusu duyuyoruz! dediler. Kâ'b: — Evet! Fülân hanım nikâhım altındadır. O Arapların en güzel kokulu kadınıdır; cevabını verdi, İbni Mesleme: — Bana bundan koklamaya müsaade eder misin? dedi. Kâ'b: __ Evet! Koklayabilirsin! cevâbını verdi. O da tutarak kokladı. Sonra; — Tekrarlamama müsaade eder misin? dedi; ve başına iyice hâkim oldu. Arkasından : Tutun! dedi. Onu hemen öldürdüler