İçeriğe geç
Hadis kitabı

Sahih-i Müslim

hadis
7.380
bölüm
57

Bölümler

57
  1. 00MukaddimeNo. 1-92
  2. 01İman KitabıNo. 93-533
  3. 02Taharet KitabıNo. 534-678
  4. 03Hayız KitabıNo. 679-836
  5. 04Namaz KitabıNo. 837-1160
  6. 05Mescidler ve Namaz Kılınan Yerler KitabıNo. 1161-1569
  7. 06Yolcu Namazı ve Namazın Kısaltılması KitabıNo. 1570-1950
  8. 07Cuma KitabıNo. 1951-2043
  9. 08İki Bayram Namazı KitabıNo. 2044-2069
  10. 09Yağmur Duası (İstiskâ) KitabıNo. 2070-2088
  11. 10Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf) Namazı KitabıNo. 2089-2122
  12. 11Cenazeler KitabıNo. 2123-2262
  13. 12Zekât KitabıNo. 2263-2494
  14. 13Oruç KitabıNo. 2495-2779
  15. 14İtikâf KitabıNo. 2780-2790
  16. 15Hac KitabıNo. 2791-3397
  17. 16Nikâh KitabıNo. 3398-3567
  18. 17Süt Emzirme (Radâ) KitabıNo. 3568-3651
  19. 18Talâk KitabıNo. 3652-3742
  20. 19Liân KitabıNo. 3743-3769
  21. 20Köle Azat Etme (Itk) KitabıNo. 3770-3800
  22. 21Alışveriş (Büyû) KitabıNo. 3801-3961
  23. 22Müsâkât KitabıNo. 3962-4139
  24. 23Miras (Ferâiz) KitabıNo. 4140-4162
  25. 24Hibeler KitabıNo. 4163-4203
  26. 25Vasiyet KitabıNo. 4204-4234
  27. 26Adak (Nezir) KitabıNo. 4235-4253
  28. 27Yeminler KitabıNo. 4254-4341
  29. 28Kasâme, Muhâribîn, Kısas ve Diyetler KitabıNo. 4342-4397
  30. 29Hadler KitabıNo. 4398-4469
  31. 30Yargı (Akdiye) KitabıNo. 4470-4497
  32. 31Buluntu Mal (Lukata) KitabıNo. 4498-4518
  33. 32Cihad ve Siyer KitabıNo. 4519-4700
  34. 33Yöneticilik (İmâre) KitabıNo. 4701-4967
  35. 34Av, Kesim ve Yenmesi Helal Olan Hayvanlar KitabıNo. 4972-5063
  36. 35Kurbanlar (Edâhî) KitabıNo. 5064-5126
  37. 36İçecekler (Eşribe) KitabıNo. 5127-5383
  38. 37Giyim ve Süslenme KitabıNo. 5385-5585
  39. 38Âdâb KitabıNo. 5586-5645
  40. 39Selâm KitabıNo. 5646-5861
  41. 40Doğru Kelime Kullanımı (Elfâz) KitabıNo. 5862-5884
  42. 41Şiir KitabıNo. 5887-5896
  43. 42Rüya KitabıNo. 5897-5937
  44. 43Faziletler (Fezâil) KitabıNo. 5938-6168
  45. 44Sahâbenin Faziletleri KitabıNo. 6169-6499
  46. 45İyilik, Sıla-i Rahim ve Âdâb (Birr) KitabıNo. 6500-6722
  47. 46Kader KitabıNo. 6723-6774
  48. 47İlim KitabıNo. 6775-6804
  49. 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfar KitabıNo. 6805-6936
  50. 49Kalbi Yumuşatan Rivayetler (Rikak) KitabıNo. 6937-6951
  51. 50Tövbe KitabıNo. 6952-7023
  52. 51Münafıkların Özellikleri ve Hükümleri KitabıNo. 7024-7044
  53. 52Kıyamet, Cennet ve Cehennemin Özellikleri KitabıNo. 7045-7129
  54. 53Cennet, Nimetleri ve Ehli KitabıNo. 7130-7234
  55. 54Fitneler ve Kıyamet Alametleri KitabıNo. 7235-7416
  56. 55Zühd ve Rekâik KitabıNo. 7417-7522
  57. 56Tefsir KitabıNo. 7523-7563

Tüm hadisler

241 / 369
  1. 4929Her kim şehid olmayı sadakatla isterse şehitlik kendisine verilir. Velevki isabet almasınBize Şeyban b. Ferruh rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit, Enes b. Malik'den rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim şehid olmayı sadakatla isterse şehitlik kendisine verilir. Velevki isabet almasın» buyurdular İzah 1909 da
  2. 4930Her kim sıdk ile Allah'dan şehidlik dilerse: Allah onu şehidlerin menzilesine ulaştırır. Velev ki döşeğinde…Bana Ebû't-Tahir ile Harmele b. Yahya rivayet ettiler. Lafz Harmele'nindir. Ebû't-Tahir (bize haber verdi) tabirini kullandı. Harmele: Bize Abdullah b. Vehb rivayet etti dedi. (Demişki): Bana Ebû Şüreyh rivayet etti, ona da babasından o da dedesinden naklen Sehl b. Ebî Ümâme b. Sehl b. Huneyf rivayet etmişki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim sıdk ile Allah'dan şehidlik dilerse: Allah onu şehidlerin menzilesine ulaştırır. Velev ki döşeğinde ölmüş olsun.» buyurmuşlar. Ebû't-Tahir kendi hadisinde «sıdk» kelimesini anmamıştır. izah: Bu hadisin ikinci rivayeti birinciyi tefsir etmiştir. Her iki rivayetin manası: Bir kimse hulusi kalb ile şehit olmayı isterse döşeğinde bile ölse kendisine şehit sevabı verilir demektir. Burada şöyle bir sual hatıra gelebilir: Acaba şehit olmaya niyet etmek harbe başlarken mî şarttır, yoksa harbe çıkarken yapılan umumi niyyet kafimidir? Cevab: Umûmi niyyet kâfidir. Çünkü sahih hadisde sabit olmuştur ki bir kimse gaza etmek niyetiyle bir at beslese kendisine o hayvanı beslediği müddetçe gaza sevabı verilir. Halbuki o zat hayvanı her doyurup suladıkça ayrı ayrı gazaya niyet etmiş değildir. Bir de harbin başladığı an telaş ve dehşet zamanıdır. Şehit olmaya niyet o anda şarttır demek güçlük doğurur. Hadisi şerif şehit olmayı istemenin ve hayra niyetin müstehab olduğuna delildir
  3. 4931Bir kimse gaza etmeden ve onu gönlünden geçirmeden ölürse nifakın bir şu'besi üzere ölürBize Muhammed b. Abdirrahman b. Sehmel-Antâki rivayet etti. (Dediki): bize Abdullah b. Mübarek Vüheyb El Mekkîî'den, o da Ömer b. Muhammed b. El Münkedir'den, o da Sümeyy'den, o da Ebû Salih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Ebû Hureyre şöyle demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir kimse gaza etmeden ve onu gönlünden geçirmeden ölürse nifakın bir şu'besi üzere ölür.» buyurdular
  4. 4932Gerçekten Medine'de öyle adamlar var ki siz bir yolda yürür veya bîr vadiyi geçerseniz sizinie beraber…Bize Osman b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir A'meş'den, o da Ebû Süfyan'dan, o da Cabir'den naklen rivayet etti. Cabir şöyle demiş: Bir gazada Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte idik : «Gerçekten Medine'de öyle adamlar var ki siz bir yolda yürür veya bîr vadiyi geçerseniz sizinie beraber olurlar. Kendilerini hastalık hapsetmiştir.» buyurdular
  5. 4933Ecirde sîze ortak olurlarBize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muaviye haber verdi. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Saîd el-Eşecc de rivayet ettiler (Dedilerki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bize ishak b. ibrahim dahi rivayet etti. (Dediki): Bize îsa b. Yûnus haber verdi. Bu râvilerin hepsi A'meş'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Ancak Vekî'in hadisinde: «Ecirde sîze ortak olurlar,» cümlesi vardır. izah: Hadisi Şerifde gönülden harbe giden gazilerle beraber olup hastalık veya başka bir sebeple fiilen iştirak edemeyenlerin hali beyan, edilmektedir. Veki’in rivayetinde böylelerinde fiilen harb eden gaziler gih sevaba nail olacakları bildirilmiştir. Hadisin zahiri âmm'dır. Şu halde cihada farz-ı kifaye yahut farz-ı ayn olarak yani umumi seferberlikte iştirak etmeye niyetlenmek her mü'mine farzdır. Cihadın farzı ayn olduğunu söyleyenler bu hadisle istidlal etmişlerdir. Hadisi şerif hayırlı bir işe niyet etmenin faziletine, gazaya veya her hangi bir ibadete niyet edipte bir özrden dolayı yapamayan kimsenin yapmış gibi sevap kazanacağına ve yapamadığına üzüldüğü nispette sevabının artırılacağına delildir
  6. 4934Ümmetimden bir takım insanlar!.. Bana Allah yolunda gaza ederlerken arz olundularBize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Malik'e ishak b. Abdillah b. Ebi Talha'dan dinlediğim onun da Enes b. Malik'den rivayet ettiği şu hadisi okudum : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ümmü Haram Bînü Milhân'ın yanına girer o da kendisine yiyecek takdim edermiş. Ümmü Haram, Übade b. Sabitin nikâhı altında imiş. Bir gün Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine onun yanına girmiş o da kendisine yemek takdim etmiş.. Sonra (Efendimizin) başını taramaya oturmuş. Derken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyumuş. Sonra gülerek uyanmış. Ümmü Haram diyor ki: Ben: — Seni güldüren nedir ya Resûlallah? dedim. «Ümmetimden bir takım insanlar!. Bana Allah yolunda gaza ederlerken arz olundular. Şu denizin enginine tahtlar üzerinde kırallar olarak yahut tahtlar üzerinde kırallar gibi bini (p gidi) yorlar. (Bu iki cümleden hangisini söylediğinde râvi şekk etmiştir.) Ümmü Haram demiş ki bunun üzerine ben : — Yâ Resûlallah Allah'a dua et beni onlardan eylesin. Dedim. Ona dua buyurmuş sonra başını (yastığa) koyarak uyumuş. Sonra gülerek uyanmış. Ümmü Haram diyor ki ben iyine : — Seni güldüren nedir ya Resûlallah dedim. O birinci defada dediği gibi : «Ümmetimden bir takım insanlar!.. Bana Allah yolunda gaza ederlerken arz olundular...» buyurdu. Ben: — Ya Resûlallah Allah'a dua et beni onlar'dan eylesin. Dedim. «Sen evvelkilerdensin!» buyurdular. Sonra Ümmü Haram Binti Milhân Muaviye zamanında (Gemiye) binmiş ve denizden çıktığı anda hayvanından düşerek vefat etmiştir
  7. 4935Bana ümmetimden tahtlar üzerinde kırallar gibi denizin sırtına binen bir kavim gösterildiBize Halet b. Hişam rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Yahya b. Saîd'den, o da Muhammed b. Yahya b. Habban'dan, o da Enes b. Malik'den, o da Ümmü Haram'dan -ki bu kadın Enes'in teyzesidir- naklen rivayet etti. Ümmü Haram şöyle demiş: — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün bize gelerek bizde kaylule yaptı, sonra gülerek uyandı. Ben: — Annem babam sana feda olsun. Seni güldüren nedir ya Resulellah? dedim. «Bana ümmetimden tahtlar üzerinde kırallar gibi denizin sırtına binen bir kavim gösterildi,» buyurdu. Bunun üzerine ben; — Allah'a dua et beni onlardan eylesin, dedim. «Şüphesiz sen onlardansın!» buyurdu. Sonra uyudu ve yine gülerek uyandı. Ben de kendisine sordum. Evvelki sözü gibi cevap verdi. Ben: — Allah'a dua et beni onlardan eylesin, dedim. «Sen evvelkiler densin» buyurdular. Enes demiş ki: Bundan sonra Ubâde bin Sâmit onunla evlendi ve denizde gazaya çıkarak onu da beraberinde götürdü, (varacakları yere) vardığında ona bîr katır takdim edildi o da bindi. Arkacığmdan katır kendisini yere düşürdü ve boynu kırıldı
  8. 4936Ümmetimden bir takım insanlar bana arz olundular. Şu yeşil denizin sırtına biniyorlarBize bu hadisi Muhammed b. Rumh b. Muhacir ile Yahya b. Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, o da ibni Habban'dan, o da Enes b. Malik'den, o da teyzesi Ümmü Haram Binti Milhan'dan naklen onun söylediğini haber verdi: ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün bana yakın bir yerde uyudu. Sonra gülümseyerek uyandı. Ben: — Ya Resulallah seni güldüren nedir? dedim. «Ümmetimden bir takım insanlar bana arz olundular. Şu yeşil denizin sırtına biniyorlar...» buyurdu. Bundan sonra râvî, Hammâd b. Zeyd'in hadisi gibi rivayette bulunmuştur. {…} Bana Yahya b. Eyyub ile Kuteybe ve ibni Hucr da rivayet eltiler. (Dedilerki): Bize ismail -Bu zat ibni Ca'fer'dir- Abdullah b. Abdirrahman'dan rivayet ettiki o da Enes b. Malik'i şunu söylerken işitmiş: — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Enes'in teyzesi Bint-i Milhana gelerek başını onıuı yanına koydu. Râvi hadîsi ishak b. Ebîralha ile Muhanımed b. Yahya b. Habbân hadîsleri mânasında rivayet eylemiştir. izah: Bu hadisi bütün kütüb-ü sıtte sahipleri «Cihad» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Tirmizi onun hakkında: «Hasen Sahihtir» demiştir. Buhari onu «Rü'ya» ve «isti'zan» bahislerinde de rivayet etmiştir. İbni Abdılberr'e göre Ümmü Haram Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in süt teyzelerinden biridir. Bazıları babasından yahut dedesinden teyzesi olduğunu söylemişlerdir. Ebü Ömer: «Bunların hangisi olursa olsun Ümmü Haram Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mahremidir» diyor. Kaylûle uyku olsun olmasın günün ortasında yapılan istirahattır. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in iki defasında da gülerek uyanması haber verdiklerini rü'yasmda gördüğüne Ümmü Haram va her iki defasında «Allah'a dua et beni onlardan eylesin» diye ricada bulunması rü'yaların ayrı ayrı şeyler hakkında görüldüğüne delalet eder. Nitekim birinci rü'yasında deniz, ikincide kara şehitlerini gördüğü rivayet olunur. Ulema Hz. Ummü Haram'ın şehit düştüğü bu gazanın ne zaman yapıldığında ihtilâf etmişlerdir. Buradaki rivâyetde Hz. Muaviye zamanında yapıldığı görülüyorsa da Kadi îyad ekseri siyer ulemasının kavillerine göre bunun Hz. Osman (Radiyallahu anh) zamanında yapıldığını .söylemektedir. Ümmü Haram hazretleri anhûma) zamanında yapıldığını söylemektedir. Ümmü Haram hazretler; kocası ile beraber gemiye binerek Kıbrıs'a gitmiş orada hayvanından düşerek vefat etmiştir. Kabri bugüne kadar «Hala Sultan Türbesi» namiyle ziyaret edilmektedir. Şu halde Müslim'in rivâyetindeki «Muaviye zamanında» tabirinden murad Muavîye'nin ordusunda bulunmuş manasına olup Muaviye'nin halifeliği zamanında manasına gelmez. Bununla beraber hadisi zahiri manasına hamlederek: «Bu hâdise Muaviye'nin hilafeti zamanında olmuştur» diyenler de vardır, Esahh kavle göre Kıbrıs adası harble alınmış Hz. Ümmü Haram adaya çıkacağı sırada katırdan düşerek vefat etmiştir
  9. 4938Bir gün bir gece serhat bekçiliği bîr ayın orucu ile teravihinden daha hayırlıdır. Ölürse üzerine dünyada…Bize Abdullah b. Abdirrahman b. Behram ed Dârimi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'l-Velid Et-Tayâlisi rivayet etti. (Dediki): Bize Leys (Yani îbni Sa'd) Eyyub b. Musa'dan, o da Mekhûl'den, o da Şürahbil b. Semitden, o da Selman'dan naklen rivayet etti şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Bir gün bir gece serhat bekçiliği bîr ayın orucu ile teravihinden daha hayırlıdır. Ölürse üzerine dünyada iken yaptığı ameli ve rızkı cereyan eder. Fettandan da emin olur.» buyururken işittim
  10. 4939Kabrin iki fettanı şeklinde tesniye olarak da rivayet edilmiştirBana Ebût-Tahir rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb, Abdurrahman b. Şureyh'dan o da Abdulkerim b. Hâris'den, o da Ebû Übeyde b. Ukbe'den, o da Şurayhbil b. Semit'dan o da Selmanu'l-Hayr'dan, o da Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Leys'in Eyyub b. Musa'dan rivayet ettiği hadis manasında haber verdi. izah: Ribat; hayvanı bağlamaya yarayan ip demektir. Sonra bu kelime hudud muhafızına ıtlak olunmuştur. Hadisden murad şudur. Bir gün bir gece düşmana karşı hudud muhafızlığı yapmak bir ay nafile oruç tutmakla bir ay nafile namaz kılmaktan daha hayırlıdır. Şayet hudud muhafızlığı yaparken ölürse o vazifede iken yaptığı amelleri devam edermiş gibi ecir ve mükafat verilir. Hadis-i Şerif şehid hakkındaki âyetlerle hadislere muvafıktır. Şehit âyetlerinde şehitlerinin ölmediği Allah katında diri oldukları ve kendilerine rızk verildiği beyan buyrulduğu gibi yukarda geçen bazı hadislerde şehit ruhlarının cennet meyvelerinden yedikleri beyan olunmuştur. Fettan'dan murad, kabir fitnesidir. Bu kelime «Futtan» şeklinde cemi olarak rivayet edildiği gibi «Kabrin iki fettanı şeklinde tesniye olarak da rivayet edilmiştir. Kabrin fettanı Münker ve Nekir ismindeki meleklerdir. Hadisi Şerif: Hudud muhafızlığı yapan kimsenin faziletine ve amellerinin öldükten sonra da devam edeceğine, bu hal ona mahsus olup başka hiç bîr kimseye nasip olmayacağına delildir
  11. 4940Bir defa bir adam yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı buldu ve onu uzaklaştırdı. Bunun üzerine Allah…Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Malik'e Sümeyye'den dinlediğim onunda Ebû Salîh'den, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum. Resulullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem): «Bir defa bir adam yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı buldu ve onu uzaklaştırdı. Bunun üzerine Allah kendisine teşekkür etti, ve onu affetti.» buyurmuşlar. Bir de: «Şehitler beş kısımdır. Vebadan, ishalden ve boğulmaktan ölenlerle yıkıntıdan ölen ve Allah azze ve cellenin yolunda şehit olandır.» buyurmuşlar. İzah 1916 da
  12. 4941Kim Allah yolunda öldürülürse o şehiddir. Kim Allah yolunda ölürse o da şehittir. Kim vebadan ölürse o da…Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem): «Siz aranızda kimi şehid sayıyorsunuz?» diye sordu. Ashab: — Ya Resulellah kim Allah yolunda öldürülürse o şehittir, dediler. «O halde ümmetimin şehitleri pek azdır.» buyurdu. Ashab: — Öyle ise kimdir onlar yâ Resulellah? dediler. — «Kim Allah yolunda öldürülürse o şehiddir. Kim Allah yolunda ölürse o da şehittir. Kim vebadan ölürse o da şehittir. Kim ishalden ölürse o da şehittir.» buyurdular. İbni Miksem (Demişki): Baban üzerine şehadet ederim ki bu hadiste o şöyle demiştir: «Boğulan da şehiddir.»
  13. 4942Süheyl dedi ki: Ubeydullah b. Miksem şunu söyledi: Kardeşin üzerine şehadet ederim ki; o bu hadiste (kim…Bana Abdulhamid b. Beyan El Vasıtî de rivayet etti. (Dediki): Bize Halid, Süheyl'den bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etti. Şu kadar var ki onun hadisinde: «Süheyl dedi ki: Ubeydullah b. Miksem şunu söyledi: Kardeşin üzerine şehadet ederim ki; o bu hadiste (kim boğulursa o da şehiddir) cümlesini ziyade etti.» ibaresi vardır
  14. 4943Boğulan da şehiddlrBana Muhammed b. Hatim dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivâyfct etti. (Dedîki): Bize Vüheyb rivayet etti. {Dediki): Bize Süheyl bu isnadla rivayet etti. Onan hadisinde şu da vardır: «Dediki Ubeydullah b. Miksem, Ebû Salih'den naklen haber verdi. Hadisde şunu da ziyade etti. «Boğulan da şehiddlr.» İzah 1916 da
  15. 4944Taun her müslüman için şehitliktirBize Hamid b. Ömer El-Bekrâvî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahid (Yani îbni Ziyâd) rivayet etti. (Dediki): Bize Âsim, Hafsa binti Sîrîn'den rivayet etti. Şöyle demiş: Bana Enes b. Malik: — Yahya b. Ebî Amra neden öldü diye sordu. — Taun'dan dedim. Bunun üzerine: Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem): «Taun her müslüman için şehitliktir.» buyurdu dedi
  16. 4945Allah ona teşekkür ettiBize bu hadisi Velid b. Şüca'dah rivayet etti. (Dediki): Bize Ali b. Müshir, Asim'dan bu isnâdda bu hadisin mislini rivayet etti. izah: Bu hadislerin Ebû Hureyre rivayetini Buhari «Ezan» ve «Namaz» bahislerinde; Tirmizî «Kitabül birr» de tahric etmişlerdir. Tirmizi onun hakkında: «Bu hadis Hasen Sahihtir» demiştir. Enes rivayetini Buhârî «Cihâd» ve «Tib» bahislerinde tahrîc etmiştir. «Allah ona teşekkür etti.» cümlesinden murad: Onun yaptığından razı oldu fiilini kabul etti ve kendisine senada bulundu demektir. Şüheda: Şehidin cem'idir. Şehid faîl veznin de olduğu için hâzır bulunup gören manasına ismi fail olduğu gibi, görülen manasına ismi mef'ûl de olabilir. Burada her iki takdir caizdir. Şehidin ölümünde melekler hazır bulunduğu için o meşhûd yani görülmüş demekir. Bazıları şehidin cennet için kendisine şahidîik edilmiş manasına geldiğini söylemişlerdir. Bir takımları şehid Allah katında diri ve hazır olduğu için kendisine bu isim verildiğini, daha başkaları Allah'ın ikramını gördüğü için şehid denildîğini söylemişlerdir. Şehidler hakkında birçok hadisler vardır. Bunların bazısında şehidlerin beş nevi olduğu bazıların da yedi diğerlerin de sekiz hatta dokuz ve on bir olduğu bildirilmektedir. Bu muhtelif sayılara bakarak rivayetler arasında tenakuz olduğu iddia edilemez. Çünkü bu sayıların muhtelif oluşu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) efendimize gelen vahye göredir. Burada harb şehidlerinden başkâ veba'dan, ishalden ölenlerle boğularak ve üzerine bina yıkılarak ölenlerin de şehid oldukları bildiriliyor. Başka rivayetlerde yanarak ölenlerle zatürreden ölenlerin hamile olarak ölenlerin malı uğrunda ödürülenlerin de şehîd gittikleri bildirilmiştir. Ulemanın beyânına göre; bu suretle ölenlerin şehîd sayılması çektikleri büyük elem ve acılara mukabil bir lütfu ihsandır. Harb meydanında ölenlerden başk şehit hükmünde olanlar yıkanırlar ve cenaze namazları kılınır. Harbde ölenlerse yıkanmazlar. Hasılı şehitler üç kısma ayrılır. 1- Dünya ve ahiret şehitleri: Bunlar harbde öldürülenlerdir. 2- Dünya ahkâmı hakkında değilde yalnız ahiret hususunda şehid sayılanlar. 3- Yalnız dünya ahkâmı hususunda şehid sayılanlar: Bunlar ganimet aşıranlar ve harbden kaçarken öldürülenlerdir, ki insanlara göre şehid sayılırlar. Çünkü yaptıklarının iç yüzünü bilen yoktur. Bunu yalnız Allah bilir. Ve kendilerine ahirette şehid sevabı vermez
  17. 4946Onlar için gücünüzün yetebildiğî kadar kuvvet hazırlayın! Dikkat kuvvet atıcılıktır! Dikkat kuvvet…Bize Harun b. Mâruf rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Haris, Ebû Ali Sümâme b. Şüfiyy'den naklen haber verdiki Ukbe b. Âmiri şöyle derken işitmiş: Ben Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)'i minber üzerinde: «Onlar için gücünüzün yetebildiğî kadar kuvvet hazırlayın! Dikkat kuvvet atıcılıktır! Dikkat kuvvet atıcılıktır! Dikkat kuvvet atıcılıktır.» buyururken işittim. izah: Bu hadisde Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem): «Onlar için gücünüzün yetebildfği kadar kuvvet hazırlayın» Ayeti Kerimesini tefsir etmiştir. Bu tefsir müfessirlerin hikâye ettikleri diğer kavilleri red etmektedir. Bazıları kuvvetten murad kal'alar bîr takımları da erkek atlar olduğunu söylemişlerdir. Bu ve emsali hadisler atıcılığın faziletine ve cihad niyetiyle silah kullanmaya atıcılığın her nev'ini öğrenmeye teşvik etmektedirler. Binaenaleyh bugünkü modern silâhların her çeşidini öğrenmek hatta hava kara ve su taşıtlarını kullanmak hükümde dahildir. Ata binmek ve harbe yarayacak yüzücülük nişancılık ve güreş nevileri gibi spor faaliyetleri de böyledir
  18. 4947Size yerler feth edilecektir. Allah stze kâfidir. O halde sizden biriniz oklarıyla oynamaktan aciz değildirBize Harun b. Ma'ruf rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr b. Haris, Ebû Ali'den, o da Ukbe Amir'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Ben Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem): «Size yerler feth edilecektir. Allah stze kâfidir. O halde sizden biriniz oklarıyla oynamaktan aciz değildir.» buyururken işittim
  19. 4948Bize Velid, Bekir b. Mudar'dan, o da Amr b. Hâris'den, o da Ebû Ali el Hemdanî'den naklen rivayet etti. Ben…Bize bu hadîsi Davud b. Ruşeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Velid, Bekir b. Mudar'dan, o da Amr b. Hâris'den, o da Ebû Ali el Hemdanî'den naklen rivayet etti. Ben Ukbe b. Âmiri Nebi (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken dinledim. Demiş ve yukardaki hadîsin mislini rivayet etmiştir
  20. 4949Her kîm atıcılığı öğrenir de sonra terkederse bizden değildir. Yahud muhakkak isyan etmiştirBize Muhammed b. Rumh b, Muhacir rivayet etti. (Dediki) Bize Leys, Haris b. Ya'kub'dan o da Abdurrahman b. Şumase' naklen haber verdiki Fukeym-i Lahmî, Ukbe b. Amir'e : — Şu iki hedef arasında gidip geliyorsun. Halbuki sen yaşlısın bu sana zor gelir demiş. Ukbe: —> Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğim bir soz olmasaydı ben buna katlanmazdım. Cevabını vermiş. Haris diyor ki; Bunun özerine ben ibnü Şumase'ye : — Ne o? diye sordum. — Nebi (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem): «Her kîm atıcılığı öğrenir de sonra terkederse bizden değildir. Yahud muhakkak isyan etmiştir,» buyurdu dedi