Bölümler
57- 00MukaddimeNo. 1-92
- 01İman KitabıNo. 93-533
- 02Taharet KitabıNo. 534-678
- 03Hayız KitabıNo. 679-836
- 04Namaz KitabıNo. 837-1160
- 05Mescidler ve Namaz Kılınan Yerler KitabıNo. 1161-1569
- 06Yolcu Namazı ve Namazın Kısaltılması KitabıNo. 1570-1950
- 07Cuma KitabıNo. 1951-2043
- 08İki Bayram Namazı KitabıNo. 2044-2069
- 09Yağmur Duası (İstiskâ) KitabıNo. 2070-2088
- 10Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf) Namazı KitabıNo. 2089-2122
- 11Cenazeler KitabıNo. 2123-2262
- 12Zekât KitabıNo. 2263-2494
- 13Oruç KitabıNo. 2495-2779
- 14İtikâf KitabıNo. 2780-2790
- 15Hac KitabıNo. 2791-3397
- 16Nikâh KitabıNo. 3398-3567
- 17Süt Emzirme (Radâ) KitabıNo. 3568-3651
- 18Talâk KitabıNo. 3652-3742
- 19Liân KitabıNo. 3743-3769
- 20Köle Azat Etme (Itk) KitabıNo. 3770-3800
- 21Alışveriş (Büyû) KitabıNo. 3801-3961
- 22Müsâkât KitabıNo. 3962-4139
- 23Miras (Ferâiz) KitabıNo. 4140-4162
- 24Hibeler KitabıNo. 4163-4203
- 25Vasiyet KitabıNo. 4204-4234
- 26Adak (Nezir) KitabıNo. 4235-4253
- 27Yeminler KitabıNo. 4254-4341
- 28Kasâme, Muhâribîn, Kısas ve Diyetler KitabıNo. 4342-4397
- 29Hadler KitabıNo. 4398-4469
- 30Yargı (Akdiye) KitabıNo. 4470-4497
- 31Buluntu Mal (Lukata) KitabıNo. 4498-4518
- 32Cihad ve Siyer KitabıNo. 4519-4700
- 33Yöneticilik (İmâre) KitabıNo. 4701-4967
- 34Av, Kesim ve Yenmesi Helal Olan Hayvanlar KitabıNo. 4972-5063
- 35Kurbanlar (Edâhî) KitabıNo. 5064-5126
- 36İçecekler (Eşribe) KitabıNo. 5127-5383
- 37Giyim ve Süslenme KitabıNo. 5385-5585
- 38Âdâb KitabıNo. 5586-5645
- 39Selâm KitabıNo. 5646-5861
- 40Doğru Kelime Kullanımı (Elfâz) KitabıNo. 5862-5884
- 41Şiir KitabıNo. 5887-5896
- 42Rüya KitabıNo. 5897-5937
- 43Faziletler (Fezâil) KitabıNo. 5938-6168
- 44Sahâbenin Faziletleri KitabıNo. 6169-6499
- 45İyilik, Sıla-i Rahim ve Âdâb (Birr) KitabıNo. 6500-6722
- 46Kader KitabıNo. 6723-6774
- 47İlim KitabıNo. 6775-6804
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfar KitabıNo. 6805-6936
- 49Kalbi Yumuşatan Rivayetler (Rikak) KitabıNo. 6937-6951
- 50Tövbe KitabıNo. 6952-7023
- 51Münafıkların Özellikleri ve Hükümleri KitabıNo. 7024-7044
- 52Kıyamet, Cennet ve Cehennemin Özellikleri KitabıNo. 7045-7129
- 53Cennet, Nimetleri ve Ehli KitabıNo. 7130-7234
- 54Fitneler ve Kıyamet Alametleri KitabıNo. 7235-7416
- 55Zühd ve Rekâik KitabıNo. 7417-7522
- 56Tefsir KitabıNo. 7523-7563
Tüm hadisler
162 / 369- 3326Yâ Rabbî! Medine'ye, Mekke'ye verdiğin bereketin ikî mislini ihsanı eyle!Bana Züheyr b. Harb ile İbrâhîm b. Muhammed Es-Sâmi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vehb b. Cerîr rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Yûnus'u, Zührî'den, o da Enes b. Mâlik'ten naklen rivayet ederken dinledim. Enes (Radiyallahu anh) şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Yâ Rabbî! Medine'ye, Mekke'ye verdiğin bereketin ikî mislini ihsanı eyle!» buyurdular
- 3327Bu zimmet uğrunda onların en aşağı olanı sa'y ü gayret gösterirBize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Ebû Kureyb hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiîer. Ebû Kureyb (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, İbrâhîm-i Teymî'den, o da babasından naklen rivayet etti. Babası (Yezîd) şöyle demiş: «Bize Alıyyü'bnü Ebî Tâlib hutbe okudu da şunları söyledi: — Kim biz de Allah'ın kitabıyla şu sahîfeden başka bir şey bulunduğunu, onu okuduğumuzu söylerse muhakkak yalan söylemiştir. —Sahîfe kılıcının kılıfında asılı bulunuyordu.— Bu sahîfede develerin yaşları ile yaralamalara âit şeyler vardır. Yine bu sahîfede Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): (Medine, Ayr ile Sevr arası (olmak üzere) haremdir. Binâenaleyh orada kim bir günah İşler veya günah işleyeni barındırırsa Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerinedir. Kıyamet gününde Allah onun farz veya nafile hiç bîr ibâdetini kabul etmez. Müslümanların zimmeti birdir. Bu zimmet uğrunda onların en aşağı olanı sa'y ü gayret gösterir. Bir kimse babasından başkasının oğlu olduğunu iddia eder yahut (âzâd edilen bir köle) sahiplerinden başkasına intisab eylerse ona da Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti vardsr. Kıyamet gününde Allah onun farz veya nafile hiç bir ibâdetini kabul etmez, buyurdu.) hadîsi vardır. Ebû Bekr He Züheyr hadîsleri: «Bu zimmet uğrunda onların en aşağı olanı sa'y ü gayret gösterir» cümlesinde sona erer. Bundan sonrasını zikretmemişlerdir. Onların hadîslerinde: «Kılıcının kınında asılı» ifâdesi de yoktur
- 3328Her kim bîr müslümanın verdiği emânı bozarsa AlIah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâ'neti onun…Bana Aliyyu'bnü Hucr Es-Sa'dî rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyyu'bnü Müshir haber verdi. H. Bana Ebû Saîd-i Eşecc dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. Bunlar hep birden A'meş'den bu isnâdla Ebû Kureyb'in Ebû Muâviye'den sonuna kadar rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır. Bu hadîsde şu ziyâde de vardır: «Her kim bîr müslümanın verdiği emânı bozarsa AlIah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâ'neti onun üzerinedir. Kıyamet gününde onun farz veya nafile hiç bir ibâdeti kabul olunmaz.» İbni Müshir ile Vekî'nin rivayetlerinde: «Bir kimse babasından başkasının oğlu olduğunu iddia ederse» ifâdesi yoktur. Vekî'nîn rivayetinde kıyamet günü dahî zikredilmemiştir
- 3329Herhangi âzadlı bir köle sahiplerinden başkasını kendine velî yaparsaBana Abdullah b. Ömer El-Kavârîrî ile Muhammed b. Ebî Bekr EI-Mukaddemî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrahman b. Mehdi rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, A'meş'den bu isnadla İbni Müshir ve Vekî'nin hadîsi gibi rivayette bulundu. Yalnız: «Herhangi âzadlı bir köle sahiplerinden başkasını kendine velî yaparsa» İfadesiyle, ona lanet müstesna.
- 3330Medine Haremdir; binâenaleyh orada kim bir günah işler veya günâh işleyeni barındırırsa, Allah'ın, meleklerin…Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyn b. Aliy El-Cu'fî, Zâide'den, o da Süleyman'dan, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Medine Haremdir; binâenaleyh orada kim bir günah işler veya günâh işleyeni barındırırsa, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerinedir. Kıyamet gönünde onun farz veya nafile hiç bir ibâdeti kabul edilmeyecektir.» buyurmuşlar
- 3331Müslümanların zimmeti birdir. Bu zimmet uğrunda onların en aşağı olanı (bile) sa'yü gayret gösterir. Her kim…Bize Ebû Bekr b. Nadr b. Ebi'n-Nadr rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'n-Nadr rivayet etti. (Dediki): Bana Ubeydullah el Eşce'i, Süfyân'dan, o da A'meş'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti. Ama «kıyamet günü» demedi. Şunu da ziyâde eyledi: «Müslümanların zimmeti birdir. Bu zimmet uğrunda onların en aşağı olanı (bile) sa'yü gayret gösterir. Her kim bir müslümanın verdiği emânı bozarsa Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerinedir. Kıyamet gününde onun farz veya nafile hiç bir ibâdeti kabul edilmeyecektir.»
- 3332Ben Medine'de geyiklerin otladiğını görsem onları ürkütmem. (Çünkü) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)…Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, İbni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Saîd b. el-Müseyyeb'den, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Ebû Hureyre: «Ben Medine'de geyiklerin otladiğını görsem onları ürkütmem. (Çünkü) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — O'nun iki taşlığının arası haremdır, buyurdular; dermiş.»
- 3333Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'nin iki taşlığı arasını harem kıldıBize İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. Râfi' ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. İshâk (Dediki): Size Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'deri; o da Saîd b. el-Müseyyeb'den, o da Ebü Hureyre'den naklen rivayet etli. Ebû Hureyre şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'nin iki taşlığı arasını harem kıldı.» (Yine Ebû Hureyre) : «Ben Medine'nin iki taşlığı arasında geyikleri bulsam ürkütmem.» demiş; ve -Medine'nin on iki mil etrafını korunan yer ta'yin etmiş
- 3334Halk ilk mahsûlü gördüler mi onu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirirler; Resulullah (Sallallahu…Bize Kuteybetü'bnü Saîd, Mâlik b. Enes'den, ona da Süheyl b. Ebî Sâlih'den naklen okunan hadîsler meyanında Süheyl'in, babasından, onun da Ebû Hureyre'den rivayet ettiği şu hadîsi tahdîs eyledi. Ebû Hureyre şöyle demiş : «Halk ilk mahsûlü gördüler mi onu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirirler; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu alınca: — Ya Rabbî! Bize mahsûlümüzde bereket, Medînemizde bereket, sâ'ımızda bereket, müddümüzde bereket ihsan oyle! Allah! Şüphesizki İbrahim senin kulun, halilin ve Nebiindir; ben de senin kulun ve Nebiinim. O sana Mekke için dua'da bulunmuş; ben de onun Mekke için yaptığı dua'nın bir mislini, bir misli daha beraberinde olmak üzere sana Medine için yapıyorum.» buyurur; sonra en küçük çocuğunu çağırır da bu mahsulü ona verirdi.»
- 3335Aliahım! Bize Medine'mizde, meyvelerimizde;, müddümüzde ve sâ'ımızda bereket üstüne bereket ihsan eyle!Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki); Bize Abdülâzîz b. Muhammed el-Medenî. Süheyl b. Sâlih'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ilk mahsul getirilir de : «Aliahım! Bize Medine'mizde, meyvelerimizde;, müddümüzde ve sâ'ımızda bereket üstüne bereket ihsan eyle!» der; sonra o mahsulü orada bulunan çocukların en küçüğüne verirmiş
- 3336Ben çoluk çocuğu kalaba bir adamım. Meşakkata düçâr olduk. Binâenaleyh çocuklarımı köylerden birine nakletmek…Bize Hammâd b. İsmâîl b. Uleyye rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Vüheyb'ten, o da Yabyâ b. Ebî îshâk'dan naklen rivayet etti, O da Mehrî'nin azadlısı Ebû Saîd'den rivayet etmişki, Medine'de başları sıkılmış, meşakkat çekmişler. Ebû Saîd, Hz. Ebû Saîd-i Hudri'ye gelerek : «Ben çoluk çocuğu kalaba bir adamım. Meşakkata düçâr olduk. Binâenaleyh çocuklarımı köylerden birine nakletmek istiyorum» demiş. Hz. Ebû Saîd şu mukabelede bulunmuş : — «Bunu yapma! Medine'de kal! Çünkü biz Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile yola çıktık —zannederim şöyle dedi— Usfân'a geldiğimiz vakit orada birkaç gece kaldı. Cemâat: — Vallahi burada bizim bir işimiz yok. Çoluk çocuğumuz kimsesizdir. Onlar namına emin değiliz, dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu duydu ve : «Konuştuklarınızdan bu kulağıma gelenler nedir? —nasıl dediğini bilemiyorum — Kendisine yemin ettiğim Allah hakkı için yahut nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki gönlümden geçti yâhuf dilerseniz —bunların hangisini dediğini bilemiyorum — devemin semerlenmesini emreder sonra Medine'ye varıncaya kadar onun bir düğümünü çözmem buyurdu ve şöyle devam etti : — Allah'ım! Şüphesiz kî Ibrâhîm Mekke'yi haram kılarak onu harem yaptı. Ben de Medine'yi, onun iki dağı arasını iyiden iyiye haram kıldım. Orada kan dökülmemeli, harb için silâh taşınmamalı, ağacından yaprak düşürülmemeli. Yalnız hayvanı alaflandırmak için düşürülen müstesna! Allah'ım! Bize Medine'miz hakkında bereket ihsan eyle! Allah'ım! Bize sâ'ımız hakkında bereket ihsan eyle! Allah'ım! Bize müddümüz hakkında bereket ihsan eyle! Allah'ım bize sâ'ımız hakkında bereket ihsan eyle! Allah'ım! Bize müddümüz hakkında bereket ihsan eyle! Allah'ım! Bize Medine'miz hakkında bereket ihsan eyle! Allah'ım! Bir bereketin yanısıra iki bereket ihsan eylei Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederimki, Medine'nin her dağ yolu ve geçidinde iki melek vardır. Onu siz varıncaya kadar korurlar.» Sonra cemaata : «Yollanın!» buyurdu. Biz de yola revân olduk ve Medine'ye geldik. Kendisine yemin ettiğimiz yahut kendisine yemin olunan —buradaki şekk râvî Hammâd'dandir— Allah hakkı için Medine'ye girdiğimiz vakit henüz semerlerimizi indirmemiştik ki, Benî Abdillâh b. Gatafân kabilesi üzerimize baskın yaptılar. Halbuki bundan önce onları harekete geçirecek bir sebep yoktu
- 3337Allah'ım! Bize sâ'ımızla müddümüz hakkında bereket ihsan eyle! Bir bereketin yanısıra iki bereket ihsan eyle!Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Uleyye, AIiyyu'bnu'l-Mübârek'ten rivayet etti. (Demişki): Yahya b. Ebî Kesîr rivayet etti. (Dediki): Bize Mehrî'nin azadlısı Ebû Said. Hz. Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Allah'ım! Bize sâ'ımızla müddümüz hakkında bereket ihsan eyle! Bir bereketin yanısıra iki bereket ihsan eyle!» diye duâ buyurmuş
- 3338Bize Ubeydullah b. Mûsâ rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân haber verdi. H. Bana İshâk b. Mansûr dahî rivayet…Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Mûsâ rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân haber verdi. H. Bana İshâk b. Mansûr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed haber verdi. (Dediki): Bize Harb yâni İbni Şeddâd rivayet etti. Her iki râvî Yahya b. Ebî Kesîr'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir
- 3339Eğer bir kimse Medine'nin sıkıntısına katlanarak öiürse müslüman olmak şartıyle kıyamet gününde ben ona…Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti, (Dediki): Bize Leys, Saîd b. Ebî Saîd'den, o da Mehrînin azadlısı Ebu Said'den naklen rivayet etti ki, Ebû Saîd, Harra gecelerinde Hz. Ebû Saîd'î Hudrî'ye gelerek Medine'den çekilmek hususunda onunla istişarede bulunmuş. Ve kendisine Medine'nin pahalılığından çoluk çocuğunun kalabalığından dert yanmış. Medine'nin meşakkat ve sıkıntısına sabrı Kalmadığını haber vermiş. Hz. Ebû Said ona şunları söylemiş: — Yazık sana! Ben sana bunu emredemem. Çünkü ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i; «Eğer bir kimse Medine'nin sıkıntısına katlanarak öiürse müslüman olmak şartıyle kıyamet gününde ben ona şefaatçı yâhut şahid olurum, buyururkea işittim
- 3340Sonra Ebu Suîd bizden birimizi elinde kuş olduğu halde yakalarda onu elinden kurtarır ve salardıBize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr ve Ebû Kureyb toptan Ebû Usameden rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekir ile iîe İbni Numeyrindir. (Dedilerki): Bize Ebû Usame, Velîd b. Kesîr'den rivayet etti. (Demişki): Bana Saîd b. Abdirrahmân b. Ebî Saîd-i Hudrî rivayet etti. Ona da Âbdurrahman babas» Ebu SAid'den naklen rivayeî etmişki, Ebû Saîd (Radiyallahu anh) Resûlullan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Ben Medine'nin iki taşlığı arasını, İbrahim'in Mekke'yi Haram kıldıgı gibi haram kıldım buyururken işitmiş. (Râvi Abdurrahmân) demişki, «Sonra Ebu Suîd bizden birimizi elinde kuş olduğu halde yakalarda onu elinden kurtarır ve salardı.» Ebü Bekr (yakalar yerine) bulur. dedi
- 3341Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle Medine'ye işaret ederek: — Burası emniyetli bir haremdir…Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyyü'bnü Müshir, Şeybânî'den, o da Yüseyr b. Amr'dan, o da Sehl b. Huneyf'den naklen rivayet etti. Sehl şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle Medine'ye işaret ederek: — Burası emniyetli bir haremdir, buyurdular
- 3342Medine'ye geldik. Orası veba'lı bir yerdi. Ebû Bekr ile Bilâl rahatsızlandılar. Resulullah (Sallallahu Aleyhi…Bize Elû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abde, Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe (Radiyallahu anhi (Şöyle demiş: «Medine'ye geldik. Orası veba'lı bir yerdi. Ebû Bekr ile Bilâl rahatsızlandılar. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabının rahatsızlığını görünce: — Allah'ım bize Medine'yi Mekke gibi yahut daha fazla sevdir. Havasını iyileştir. Onun sâ'iyle müddü hakkında bize bereke ihsan eyle! Sıtmasını Cuhfe'ye havale buyur, diye dua etti.»
- 3343Bize Ebû Usâme ile İbni Numeyr Hişâm b. Urve'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet ettiBize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme ile İbni Numeyr Hişâm b. Urve'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti
- 3344Her kim Medînenin sıkıntılarına katlanırsa kıyamet gününde ben ona şefaatçı yahut şâhid olurumBana Züheyr b. Harb rivayet elli. (Dediki): Bize Osman b. Ömer rivayet elti. (Dediki): Bize îsâ b. Hafs b. Âsim haber verdi. (Dediki): Bize Nafi', İbni Ömeı'den rivayet etti. şöyîe demiş; Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Her kim Medînenin sıkıntılarına katlanırsa kıyamet gününde ben ona şefaatçı yahut şâhid olurum» buyururken işittim
- 3345Eğer bir kimse Medine'nin şiddet ve sıkıntısına katlanırsa kıyamet gününde ben ona şahit yahut şefaatçi olurumBize Yahyâ b. Yahyâ rivayet etti, (Dediki): Mâlik'e, Katan b. Vehb b, Uveymir b. Ecda'dan dinlediğim, onun da Zubeyr'in azadlısı Yuhannes'den naklen rivayet ettiği bu hadîsi okudum: Yuhannes Katan'a şunu haber vermiş: Kendisi fitne zamanında Abdullah b. Ömer'in yanında oturuyormuş. Derken Abdullah'ın âzadlı bir cariyesi gelerek ona selâm vermiş ve: — Ben (buradan) çıkmak istiyorum yâ Ebâ Abdirrahman! (Çünkü) fena zamana çattık; demiş. Âbdullah ona şu cevâbı vermiş : — (Yerinde) otur aptal! Zira ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Eğer bir kimse Medine'nin şiddet ve sıkıntısına katlanırsa kıyamet gününde ben ona şahit yahut şefaatçi olurum.» buyururken işittim