İçeriğe geç
Hadis kitabı

Sahih-i Müslim

hadis
7.380
bölüm
57

Bölümler

57
  1. 00MukaddimeNo. 1-92
  2. 01İman KitabıNo. 93-533
  3. 02Taharet KitabıNo. 534-678
  4. 03Hayız KitabıNo. 679-836
  5. 04Namaz KitabıNo. 837-1160
  6. 05Mescidler ve Namaz Kılınan Yerler KitabıNo. 1161-1569
  7. 06Yolcu Namazı ve Namazın Kısaltılması KitabıNo. 1570-1950
  8. 07Cuma KitabıNo. 1951-2043
  9. 08İki Bayram Namazı KitabıNo. 2044-2069
  10. 09Yağmur Duası (İstiskâ) KitabıNo. 2070-2088
  11. 10Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf) Namazı KitabıNo. 2089-2122
  12. 11Cenazeler KitabıNo. 2123-2262
  13. 12Zekât KitabıNo. 2263-2494
  14. 13Oruç KitabıNo. 2495-2779
  15. 14İtikâf KitabıNo. 2780-2790
  16. 15Hac KitabıNo. 2791-3397
  17. 16Nikâh KitabıNo. 3398-3567
  18. 17Süt Emzirme (Radâ) KitabıNo. 3568-3651
  19. 18Talâk KitabıNo. 3652-3742
  20. 19Liân KitabıNo. 3743-3769
  21. 20Köle Azat Etme (Itk) KitabıNo. 3770-3800
  22. 21Alışveriş (Büyû) KitabıNo. 3801-3961
  23. 22Müsâkât KitabıNo. 3962-4139
  24. 23Miras (Ferâiz) KitabıNo. 4140-4162
  25. 24Hibeler KitabıNo. 4163-4203
  26. 25Vasiyet KitabıNo. 4204-4234
  27. 26Adak (Nezir) KitabıNo. 4235-4253
  28. 27Yeminler KitabıNo. 4254-4341
  29. 28Kasâme, Muhâribîn, Kısas ve Diyetler KitabıNo. 4342-4397
  30. 29Hadler KitabıNo. 4398-4469
  31. 30Yargı (Akdiye) KitabıNo. 4470-4497
  32. 31Buluntu Mal (Lukata) KitabıNo. 4498-4518
  33. 32Cihad ve Siyer KitabıNo. 4519-4700
  34. 33Yöneticilik (İmâre) KitabıNo. 4701-4967
  35. 34Av, Kesim ve Yenmesi Helal Olan Hayvanlar KitabıNo. 4972-5063
  36. 35Kurbanlar (Edâhî) KitabıNo. 5064-5126
  37. 36İçecekler (Eşribe) KitabıNo. 5127-5383
  38. 37Giyim ve Süslenme KitabıNo. 5385-5585
  39. 38Âdâb KitabıNo. 5586-5645
  40. 39Selâm KitabıNo. 5646-5861
  41. 40Doğru Kelime Kullanımı (Elfâz) KitabıNo. 5862-5884
  42. 41Şiir KitabıNo. 5887-5896
  43. 42Rüya KitabıNo. 5897-5937
  44. 43Faziletler (Fezâil) KitabıNo. 5938-6168
  45. 44Sahâbenin Faziletleri KitabıNo. 6169-6499
  46. 45İyilik, Sıla-i Rahim ve Âdâb (Birr) KitabıNo. 6500-6722
  47. 46Kader KitabıNo. 6723-6774
  48. 47İlim KitabıNo. 6775-6804
  49. 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfar KitabıNo. 6805-6936
  50. 49Kalbi Yumuşatan Rivayetler (Rikak) KitabıNo. 6937-6951
  51. 50Tövbe KitabıNo. 6952-7023
  52. 51Münafıkların Özellikleri ve Hükümleri KitabıNo. 7024-7044
  53. 52Kıyamet, Cennet ve Cehennemin Özellikleri KitabıNo. 7045-7129
  54. 53Cennet, Nimetleri ve Ehli KitabıNo. 7130-7234
  55. 54Fitneler ve Kıyamet Alametleri KitabıNo. 7235-7416
  56. 55Zühd ve Rekâik KitabıNo. 7417-7522
  57. 56Tefsir KitabıNo. 7523-7563

Tüm hadisler

210 / 369
  1. 4298Yerden bir çöp veya bir şey alarak: Bunda bana değer ecir yoktur; şu var ki, ben Resûlullah (Sallallahu…Bana Ebû Kâmil Fudayl b. Hüseyn Eİ-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne Firâs'dan, o da Zekvân Ebû Sâlih'den, o da Zâzân Ebû Ömer'den naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: îbni Ömer'e geldim; bir köle âzâd etmişti. Yerden bir çöp veya bir şey alarak: Bunda bana değer ecir yoktur; şu var ki, ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i; »Her kim kölesine tokat atar veya döğerse keffâreti o köleyi âzâd etmesidir.» buyururken işittim, dedi
  2. 4299Her kim bir kölesini (mûcebini) yapmadığı bir kabahat için döğer veya tokatlarsa onun keffâreti o köleyi âzâd…Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındir. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Firâs'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Zekvân'ı, Zâzân'dan naklen rivayet ederken dinledim ki, îbni Ömer bir kölesini çağırarak sırtında bir eser görmüş de ona: — Senin canını acıttım mı? demiş. Köle: Hayır! cevâbını vermiş. İbni Ömer: Sen âzâdsın! demiş. Râvi diyor ki: Sonra yerden bir şey alarak: Benim için bunda bu işe değer ecir yoktur. Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kim bir kölesini (mûcebini) yapmadığı bir kabahat için döğer veya tokatlarsa onun keffâreti o köleyi âzâd etmesidir.» buyururken işittim, dedi
  3. 4300Mûcebini yapmadığı bir kabahat içinBize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bana Muhammed b. El-Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân rivayet etti. Her iki râvi Süfyân'dan, o da Firâs'dan Şu'be ile Ebû Avâne'nin isnadı ile rivayet etmişlerdir. İbni Mehdî'nin hadîsinde «Mûcebini yapmadığı bir kabahat için» ibaresini zikretmiş; Vekî'in hadîsinde ise «Her kim kölesini tokatlarsa» demiş; kabahati anmamıştır
  4. 4301O halde onu hizmetlerinde kullansınlar; ama ona ihtiyaçları kalmadığı zaman hemen kendisine yol versinler!Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize İbnü Numeyr de rivayet etti; lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Selemetü'bnü Küheyl'den, o da Muâviyetü'bnü Süveyd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Bir kölemize tokat atarak kaçtım. Sonra öğleden evvel geldim ve babamın arkasında namaz kıldım. Babam köleyi de, beni de çağırdı; ve: Ona misilleme yap! dedi. Köle affetti. Sonra babam şunu söyledi: — Biz Mukarrin oğullarının Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde bir hizmetçimiz vardı. Birimiz onu tokatladı. Bu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kulağına ermiş de : «Onu âzâd edin!» buyurdular. (Kendisine) : — Onların bundan başka hizmetçisi yoktur, dediler. «O halde onu hizmetlerinde kullansınlar; ama ona ihtiyaçları kalmadığı zaman hemen kendisine yol versinler!» buyurdular
  5. 4302Yüzünün yanından başka (vuracak) yer bulamadın! Vallahi ben kendimi yedi Mukarrin oğlunun yedincisi gördüm…Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize İbnü İdris, Husayn'dan, o da Hilâl b. Yesâf'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bir ihtiyar acele ederek bir hizmetçisine tokat vurdu. Bunun üzerine ona Süveyd b. Mukarrin şunları söyledi: Yüzünün yanından başka (vuracak) yer bulamadın! Vallahi ben kendimi yedi Mukarrin oğlunun yedincisi gördüm. Yalnız bir hizmetçimiz vardı. Küçüğümüz onu tokatladı da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize onu âzâd etmemizi emir buyurdu
  6. 4303Nu'mân b. Mukarrin'in kardeşi Süveyd b. Mukarrin'in evinde bez satıyorduk. Derken bir câriye çıkarak bizden…Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbnü Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbnü Ebî Adiy, Şu'be'den, o da Husayn'dan, o da Hilâl b. Yesâf'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Nu'mân b. Mukarrin'in kardeşi Süveyd b. Mukarrin'in evinde bez satıyorduk. Derken bir câriye çıkarak bizden bir adama bir söz söyledi. O da onu tokatladı. Bunun üzerine Süveyd kızdı... Râvi, İbni İdrîs hadîsi gibi rivayette bulunmuştur
  7. 4304Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Ei-Münkedir: İsmin…Bize Abdülvâris b. Abdissamed de rivayet etti. (Dedidi): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Ei-Münkedir: İsmin nedir? diye sordu. Şu'be, dedim. Bunun üzerine Muhammed dedi ki; Bana Ebû Şu'bete'l-lrâkî, Süveyd b. Mukarrin'den naklen rivayet etti ki, Süveyd'in bir cariyesini birisi tokatlamış da Süveyd ona: Bilmedinmiki surat haramdır, demiş ve şunları söylemiş: — Vallahi ben kendimi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le beraber bulunmuş yedi kardeşimin yedincisi olduğumu görmüşümdür. Bir hizmetçiden başka hizmetkârımız yoktu. Derken birimiz kasden ona tokat vurdu. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu âzâd etmemizi bize emir buyurdu
  8. 4305Bize Şu'be haber verdi. (Dediki): Bana Muhammed b. El-Münkedir: İsmin nedir? diye sordu... Müteakiben râvi…Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. El-Müsennâ da, Vehb b. Cerîr'den rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Şu'be haber verdi. (Dediki): Bana Muhammed b. El-Münkedir: İsmin nedir? diye sordu... Müteakiben râvi, Abdüssamed hadîsi gibi rivayette bulunmuştur
  9. 4306Bilmiş ol, ey Ebâ Mes'ûd, bilmiş ol, ey Ebâ Mes'ûd!Bize Ebû Kâmil El-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid (yâni İbni Ziyâd) rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, İbrahim Et-Teymî'den, o da babasından naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ebû Mes'ûd El-Bedri şunları söyledi: Bir kölemi kırbaçla doğuyordum. Derken arkamdan bir ses işittim: «Bilmiş ol ey Ebâ Mes'ûd!» diyordu. Ben öfke ile bu sesi anlayamadım. Bana yaklaşınca bir de baktım ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'miş! Bana: «Bilmiş ol, ey Ebâ Mes'ûd, bilmiş ol, ey Ebâ Mes'ûd!» diyor... Hemen elimden kırbacı bıraktım. Bunun üzerine: «Bilmiş ol, ey Ebâ Mes'ûd ki, Allah senin üzerine, senin bu köle üzerine olan kudretinden daha muktedirdir.» buyurdu. Ben de: Bundan sonra ebediyyen bir memluk doğmem! dedim
  10. 4307Onun heybetinden elimden kırbaç düşüverdiBize bu hadisi İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir haber verdi. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Humeyd —ki Ma'merî'dir— Süfyân'dan naklen rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne rivayet etti. Bu râvilerin hepsi A'meş'den Abdülvâhid'in isnadı ile onun hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Cerîr'in hadîsinde: «Onun heybetinden elimden kırbaç düşüverdi.» cümlesi vardır
  11. 4308Bilmiş ol ey Ebâ Mes'ûd ki, Allah senin üzerine, senin buna olan kudretinden daha kaadirdirBize Ebû Kureyb Muhammed b. El-Alâ' da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş'den İbrahim Et-Teymî'den, o da babasından, o da Ebû Mes'ûd El-Ensârî'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Bir kölemi döğerdim. Derken arkamdan bir ses işittim: «Bilmiş ol ey Ebâ Mes'ûd ki, Allah senin üzerine, senin buna olan kudretinden daha kaadirdir.» diyor. Baktım; ne göreyim Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) miş. Hemen: Yâ Resûlâllah, o Allah rızası için hürdür! dedim. Bunun üzerine: «Beri bak! Eğer bunu yapmasaydın senin yüzünü mutlaka ateş çalcıdır yahut: Sana mutlaka ateş çarpardı!» buyurdular
  12. 4309Vallahi Allah senin üzerine, senin buna olan kudretinden daha kaadirdir!Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile lbnü Beşşâr da rivayet ettiler. Lâfız Îbnü'l-Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize İbnü Ebî Adiy, Şu'be'den, o da Süleyman'dan, o da İbrahim Et-Teymî'den, o da babasından, o da Ebû Mes'ûd'dan naklen rivayet ettiki, Ebû Mes'ûd kölesini döğermiş. Köle: «Allah'a sığınırım!» demeye başlamış. O da döğmeye devam etmiş. (Bu sefer) Köle: «Resûlullah'a sığınırım!» demiş. Ebû Mes'ûd da onu bırakmış. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem).- «Vallahi Allah senin üzerine, senin buna olan kudretinden daha kaadirdir!» buyurmuş; o da köleyi âzâd etmiş
  13. 4310Allah'a sığınırım; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sığınırım. dediğini anmadıBana bu hadîsi Bişr b. Hâlid dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni İbni Ca'fer) Şu'be'den bu isnâdla haber verdi. Ama kölenin: «Allah'a sığınırım; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sığınırım. dediğini anmadı
  14. 4311Her kim memlûküne zina isnadında bulunursa, ona kıyamet gününde had vurulacaktır. Meğer ki, dediği gibi ola!Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Fudayl b. Gazvân rivayet etti. (Dediki): Abdurrahmân b. Ebî. Nu'm'u dinledim. (Dediki): Bana Ebû Hureyre rivayet etti, (Dediki): Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim memlûküne zina isnadında bulunursa, ona kıyamet gününde had vurulacaktır. Meğer ki, dediği gibi ola!» buyurdular
  15. 4312Tevbenin Nebii Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittimBize bu hadisi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. Yusuf El-Ezrak rivayet etti. Her iki râvi Fudayl b. Gazvân'dan bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. İkisinin hadisinde de «Tevbenin Nebii Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim.» ibaresi vardır
  16. 4313Yâ Ebâ Zerr! Gerçekten sen kendinde câhiliyyet bulunan bir kimsesin!Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Ma'rûr b. Süveyd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Rabeze'de Ebû Zerr'in yanına uğradık. Üzerinde çizgili bir aba var. di. Kölesinin üzerinde de aynı abanın bir eşi vardı. Biz Ebû Zerr'e: — Yâ Ebâ Zerr! Bu iki abayı bir yere getirsen bir kat elbise olurdu!» dedik. Bunun üzerine Ebû Zerr şunları söyledi: — Benimle dîn kardeşlerimden bir zât arasında münakaşa geçmişti. O zâtın annesi a'cemî idi. Ben de onu annesi sebebi ile yerdim de beni Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şikâyet etmiş. Derken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*e rastladım. «Yâ Ebâ Zerr! Gerçekten sen kendinde câhiliyyet bulunan bir kimsesin!» dedi. — Yâ Resûlâllah, eğer bir kimse âleme söğerse onun anasına babasına söğerler! dedim. (Tekrar) : «Yâ Ebâ Zerr' Gerçekten sen kendinde câhiliyyet bulunan bir kimsesin! Onlar sizin dîn kardeşlerinizdir. Allah onları sizin elleriniz altına vermiştir. İmdi onlara kendi yediğinizden yedirin! Kendi giydiğinizden giydirin! Onlara yapamayacakları şeyleri yüklemeyin! Şayet yüklerseniz onlara yardım edin!» buyurdular
  17. 4314Gerçeklen sen kendinde câhiliyyet bulunan bir kimsesin!Bize bu hadîsi Ahmed b. Yûnus da rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize ishâk b. İbrahim de rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi A'meş'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Züheyr'le Ebû Muâviye hadîsinde «Gerçeklen sen kendinde câhiliyyet bulunan bir kimsesin!» cümlesinden sonra: «Ebû Zerr: İhtiyarlığımın şu anında mı? dedi. «Evet!» buyurdular.» ziyadesi; Ebû Muâviye'nin rivayetinde: «Evet! İhtiyarlığının şu anında!» İsa'nın hadisinde: «Eğer köleye yapamayacağı bir iş yüklerse onu salıversin!» Züheyr'in hadîsinde ise: «O iş hususunda ona yardım ediversin!» ziyadeleri vardır. Ebû Muâviye hadîsinde: «Onu salıversin!» veya «Ona yardım ediversin!» ibareleri yoktur. «Ona yapamıyacağı bir iş yüklemesin!» cümlesinde biter
  18. 4315Gerçekten sen, kendinde cahiliyyet bulunan bir kimsesin! Bunlar sizin dîn kardeşleriniz ve…Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbnü'l-Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Vâsıl El-Ahdeb'den, o da Ma'rûr b. Süveyd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ebû Zerr'i gördüm. Üzerinde bîr hülle vardı. Kölesinin üzerinde de aynı hüllenin bir eşi vardı. Kendisine bunun sebebini sordum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde bir adamla atıştıklarını; ve adamı anası ile yerdiğini anlattı. (Dediki): Sonra o zât Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e giderek olanı ona anlatmış. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Gerçekten sen, kendinde cahiliyyet bulunan bir kimsesin! Bunlar sizin dîn kardeşleriniz ve hizmetçilerinizdir. Allah onları sizin eliniz altına vermiştir. İmdi her kimin din kardeşi kendi eli altında bulunuyorsa ona yediğinden yedirsin! Giydiğinden giydirsin! Onlara yapamayacakları işleri yüklemeyin! Şayet yüklerseniz o iş hususunda kendilerine yardım edin!» buyurdular
  19. 4316Yiyeceği, giyeceği memlûkün hakkıdır. Kendisine iş namına da ancak gücü yeteceği şey yüklenirBana Ebu't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Şerh rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bize Amr b. El-Hâris haber verdi ki, kendisine Bükeyr b. El-Eşecc, Fâtıme'nin âzâdhsı Aclân'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmiş. Şöyle buyurmuşlar: «Yiyeceği, giyeceği memlûkün hakkıdır. Kendisine iş namına da ancak gücü yeteceği şey yüklenir.» İzah 1663 te
  20. 4317Biriniz için hizmetçisi yemeğini hazırlayıp da getirdiği zaman —ki o hizmetçi yemeğin sıcağına, dumanına…Bize El-Ka'nebî rivayet etti. (Dediki): Bize Davûd b. Kays, Mûsâ b. Yesâr'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz için hizmetçisi yemeğini hazırlayıp da getirdiği zaman —ki o hizmetçi yemeğin sıcağına, dumanına katlanmıştır— onu kendisi ile beraber oturtsun! O da yesin! Şayet yemek az olursa eline ondan bir yudum yahut iki yudum koyuversin!» buyurdular. Râvi Davûd: «Yâni bir lokma yahut iki lokma» diye tefsir etmiş