Bölümler
57- 00MukaddimeNo. 1-92
- 01İman KitabıNo. 93-533
- 02Taharet KitabıNo. 534-678
- 03Hayız KitabıNo. 679-836
- 04Namaz KitabıNo. 837-1160
- 05Mescidler ve Namaz Kılınan Yerler KitabıNo. 1161-1569
- 06Yolcu Namazı ve Namazın Kısaltılması KitabıNo. 1570-1950
- 07Cuma KitabıNo. 1951-2043
- 08İki Bayram Namazı KitabıNo. 2044-2069
- 09Yağmur Duası (İstiskâ) KitabıNo. 2070-2088
- 10Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf) Namazı KitabıNo. 2089-2122
- 11Cenazeler KitabıNo. 2123-2262
- 12Zekât KitabıNo. 2263-2494
- 13Oruç KitabıNo. 2495-2779
- 14İtikâf KitabıNo. 2780-2790
- 15Hac KitabıNo. 2791-3397
- 16Nikâh KitabıNo. 3398-3567
- 17Süt Emzirme (Radâ) KitabıNo. 3568-3651
- 18Talâk KitabıNo. 3652-3742
- 19Liân KitabıNo. 3743-3769
- 20Köle Azat Etme (Itk) KitabıNo. 3770-3800
- 21Alışveriş (Büyû) KitabıNo. 3801-3961
- 22Müsâkât KitabıNo. 3962-4139
- 23Miras (Ferâiz) KitabıNo. 4140-4162
- 24Hibeler KitabıNo. 4163-4203
- 25Vasiyet KitabıNo. 4204-4234
- 26Adak (Nezir) KitabıNo. 4235-4253
- 27Yeminler KitabıNo. 4254-4341
- 28Kasâme, Muhâribîn, Kısas ve Diyetler KitabıNo. 4342-4397
- 29Hadler KitabıNo. 4398-4469
- 30Yargı (Akdiye) KitabıNo. 4470-4497
- 31Buluntu Mal (Lukata) KitabıNo. 4498-4518
- 32Cihad ve Siyer KitabıNo. 4519-4700
- 33Yöneticilik (İmâre) KitabıNo. 4701-4967
- 34Av, Kesim ve Yenmesi Helal Olan Hayvanlar KitabıNo. 4972-5063
- 35Kurbanlar (Edâhî) KitabıNo. 5064-5126
- 36İçecekler (Eşribe) KitabıNo. 5127-5383
- 37Giyim ve Süslenme KitabıNo. 5385-5585
- 38Âdâb KitabıNo. 5586-5645
- 39Selâm KitabıNo. 5646-5861
- 40Doğru Kelime Kullanımı (Elfâz) KitabıNo. 5862-5884
- 41Şiir KitabıNo. 5887-5896
- 42Rüya KitabıNo. 5897-5937
- 43Faziletler (Fezâil) KitabıNo. 5938-6168
- 44Sahâbenin Faziletleri KitabıNo. 6169-6499
- 45İyilik, Sıla-i Rahim ve Âdâb (Birr) KitabıNo. 6500-6722
- 46Kader KitabıNo. 6723-6774
- 47İlim KitabıNo. 6775-6804
- 48Zikir, Dua, Tövbe ve İstiğfar KitabıNo. 6805-6936
- 49Kalbi Yumuşatan Rivayetler (Rikak) KitabıNo. 6937-6951
- 50Tövbe KitabıNo. 6952-7023
- 51Münafıkların Özellikleri ve Hükümleri KitabıNo. 7024-7044
- 52Kıyamet, Cennet ve Cehennemin Özellikleri KitabıNo. 7045-7129
- 53Cennet, Nimetleri ve Ehli KitabıNo. 7130-7234
- 54Fitneler ve Kıyamet Alametleri KitabıNo. 7235-7416
- 55Zühd ve Rekâik KitabıNo. 7417-7522
- 56Tefsir KitabıNo. 7523-7563
Tüm hadisler
215 / 369- 4398Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çeyrek altında ve fazlasında hırıızın elini keserdiBize Yahya b. Yahya ile İshfik b. İbrahim ve ibni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır, ibni Ebî Ömer: Bize rivayet etti ta'bîrini kullandı. Ötekiler: Bize Siifyân b. Uyeyne Zührî'den, o da Aınra'dan, o da Aişe'den naklen haber verdi, dediler. Aişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çeyrek altında ve fazlasında hırıızın elini keserdi
- 4399Bize Abdûrrazzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahi rivayet…Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdûrrazzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Hârûn rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Kesir ile İbrahim b. Sa'd haber verdi. Bunların hepsi Zühri'den bu hadîsin mislini bu isnâdda rivayet etmişlerdir
- 4400Hırsızın eli ancak çeyrek altında veya daha fazlada kesilirBana Ebû't-Tâhir ile Harmele b. Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Velîd b. Şucâ' dahî rivayet etti. Lâfız Velîd ile Harmele'nindir. (Dedilerki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Urve ile Amra'dan, onlar da Âişe'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. «Hırsızın eli ancak çeyrek altında veya daha fazlada kesilir.» buyurmuşlar
- 4401El ancak çeyrek altında ve onun yukarısında kesilirBana Ebû't-Tâhir ile Hârûn b. Saîd El-Eylî ve Ahmed b. İsa rivayet ettiler. Lâfız Harun ile Ahmed'indir. Ebû't-Tâhir: Bize haber verdi ta'bîrini kullandı. Ötekiler: Bize İbni Vehb rivayet etti dediler. (Demişki): Bana Mahrame, babasından, o da Süleyman b. Yesâr'dan, o da Amra'dan, o da Âişe'yi rivayet ederken dinlemiş olmak üzere haber verdi, ki Âişe Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinlemiş: «El ancak çeyrek altında ve onun yukarısında kesilir.»
- 4402Hırsızın eli ancak çeyrek altında ve daha fazlada kesilirBana Bişr b. Hakem El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâzîz b. Muhammed, Yezid b. Abdillâh b. Hâd'dan, o da Ebû Bekir b. Muhammed'den, o da Amra'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti ki, Âişe Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Hırsızın eli ancak çeyrek altında ve daha fazlada kesilir.» buyururken işitmiş
- 4403Bize Misver b. Mahreme oğullarından Abdullah b. Ca'fer, Yezîd b. Abdillâh b. Hâd'dan bu isnâdla bu hadîsin…Bize İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. El-Müsennâ ve İshâk b. Mansûr toptan Ebû Âmir El-Akadî'den rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Misver b. Mahreme oğullarından Abdullah b. Ca'fer, Yezîd b. Abdillâh b. Hâd'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti
- 4404Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında hırsızın eli çelik veya deriden mamul bir kalkan…Bize Muhammed b. Abdillâh b. Nuraeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Humeyd b. Abdirrahmân El-Ruâsî, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında hırsızın eli çelik veya deriden mamul bir kalkan kıymetinden —ki İkisi de kıymet sahibidir— daha azda kesilmemiştir
- 4405Abdurrahîm ile Ebû Usâme'nin hadîslerinde: O gün o kıymet sahibi idiBize Osman b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abde b. Süleyman ile Humeyd b. Abdirrahmân haber verdiler. H. Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahîm b. Süleyman rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Hişâm'dan bu isnâdla ibni Numeyr'in, Humeyd b. Abdirrahmân Er-Ruasî'den naklettiği hadis gibi rivayette bulunmuşlardır. Abdurrahîm ile Ebû Usâme'nin hadîslerinde: O gün o kıymet sahibi idi.» cümlesi de vardır. İzah 1687 de
- 4406Mâlik'e, Nâfî'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullâh…Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfî'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hırsızın elini, kıymeti üç dirhem olan bir kalkandan dolayı kesmiştir
- 4407kıymeti üç dirhem olanBize Kuteybe b. Saîd île İbni Rumh, Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Züheyr b. Harb ile Îbni'l-Müsennâ dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya —ki El-Kattân'dır— rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti, (Dediki): Bize Aliy b. Müshir rivayet etti. Bunların hepsi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail (yâni İbni Uleyye) rivayet etti. H. Bize Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti, (Dediki): Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Eyyûb-i Sahtiyanı ile Eyyûb b. Mûsâ ve İsmail b. Ümeyye'den naklen haber verdi. H. Bana Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Nuaym haber verdi. (Dediki): Bize Süfyân, Eyyûb ile İsmâîl b. Ümeyye'den ve Ubeydullah ile Mûsâ b. Ukbe'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana İsmâîl b. Ümeyye haber verdi. H. Bana Ebû't-Tâhir de rivayet etli. (Dediki): Bize İbni Vehb, Hanzale b. Ebi Süfyân El-Cümahî ile Ubeydullah b. Ömer, Mâlik b. Enes ve Usâme b. Zeyd El-Leysî'den naklen haber verdi. Bu râvİIerin hepsi Nâfi'den, o- da İbni Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Yahya'nın, Mâlîk'den naklettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki, bazısı (sadece) «kıymeti» demiş; bazıları: «kıymeti üç dirhem olan» demişlerdir. İzah 1687 de
- 4408Allah hırsıza lanet eylesin! Bir yumurtayı çalar da eli kesilir; ipi çalar da eli kesilir!Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre göyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah hırsıza lanet eylesin! Bir yumurtayı çalar da eli kesilir; ipi çalar da eli kesilir!» buyurdular
- 4409Bir ip çalsa... ve bir yumurta çalsaBize Amrû'n-Nâkıd ile ishâk b. İbrahim ve Aliy b. Haşrem hep birden îsâ b. Yûnus'dan, o da A'meş'den naklen bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet ettiler. Yalnız o: «Bir ip çalsa... ve bir yumurta çalsa...» diyormuş.
- 4410Allah'ın hadlerinden bîr hadd hakkında şefaat mı ediyorsun?Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Ley», İbni Şihâb'dan, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen haber verdi ki : Hırsızlık eden Mahzûmiyye kadının hâli Kureyş'i üzmüş; ve : Bunun hakkında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le kim konuşacak? demişler : (Bâzıları) : Buna kim cesaret edebilir! Meğer ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in habîbi Umâme ola! demişler. Bunun üzerine onunla Usâme konuşmuş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah'ın hadlerinden bîr hadd hakkında şefaat mı ediyorsun?» buyurmuş. Sonra ayağa kalkarak hutbe okumuş ve şunları söylemiş : «Ey nâs! Sizden öncekileri (Allah) ancak şunun için helak etmiştir ki, onlar aralarından şerefti biri hırsızlık ederse onu bırakırlar; zayıf olan çalarsa üzerine haddi tatbik ederlerdi. Allah'a yemin olsun ki. Muhammed'in kızı Fâtıme hırsızlık etse mutlaka elini keserdim!..» İbni Rumh'un hadîsinde : «Sizden öncekiler helak oldu.» cümlesi vardır
- 4411Allah'ın hadlerinden bir hadd hakkında şefâaf mı ediyorsun?Bana Ebû't-Tâhir ile Harmele b. Yahya da rivayet ettiler. Lâfız Harmele'nindir. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus b. Yezîd, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Urve b. Zübeyr, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'den naklen haber verdi ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında Fetih gazasında hırsızlık eden kadının hali Kureyş'i üzmüş de : Bunun hakkında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le kim konuşacak? demişler. (Bâzıları): Buna kim cesaret edebilir! Meğer ki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in habîbi Usâme ola! demişler. Bunun üzerine kadın Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirilerek onun hakkında kendileri ile Usâme b. Zeyd konuşmuş. Derken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yüzü renklenmiş; ve : «Allah'ın hadlerinden bir hadd hakkında şefâaf mı ediyorsun?» buyurmuş. Bunun üzerine Usâme kendilerine : — Benim için mağfiret dile yâ Resûlâllah! demiş. Akşam olunca Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayağa kalkarak hutbe okumuş: Allah'a gerektiği gibi senada bulunmuş. Sonra şunları söylemiş: «Bundan sonra (malum ola ki) : (Allah) sizden öncekileri ancak şunun için helak etmiştir ki, onlar aralarından şerefli biri hırsızlık ederse onu bırakırlar; zayıf olan çalarsa üzerine haddi tatbik ederlerdi. Hiç şüphe yoîc ki ben —nefsim yed-i kudretinde bulunan Allah'a yemin olsun!— Muhammed'İn kızı Fâtıme hırsızlık etse mutlaka elini keserdim!» Bundan sonra emir buyurmuş ve hırsızlık eden o kadının eli kesilmiş. Yûnus şunları söylemiş: İbni Şihâb dedi ki: Urve şunu söyledi: Aişc: — Sonraları kadın güzelce tevbe etti; ve evlendi. Bu işten sonra bana gelir; ben de onun hacetini Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e arz ederdim.» dedi
- 4412Mahzûm kabilesinden bir kadın eşyayı âriyeten alır; ve bunu inkâr ederdi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu…Bize Abd b. Humeyd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen haber verdi. Şöyle demiş: «Mahzûm kabilesinden bir kadın eşyayı âriyeten alır; ve bunu inkâr ederdi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elinin kesilmesini emir buyurdu. Derken ailesi Usâme b. Zeyd'e gelerek onunla konuştular. O da kadın hakkında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) le konuştu.» Bundan sonra râvi hadîsi, Leys ve Yûnus hadîsi gibi rivayet etmiştir. İzah 1689 da
- 4413Vallahi bu kadın Fâtıme olsa mutlaka elini keserdim!Bana Seleme b. Şebîb de rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti ki, Benî Mahzûm kabilesinden bir kadın hırsızlık etmiş de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirilmiş; ve hemen Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme'ye sığınmış. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Vallahi bu kadın Fâtıme olsa mutlaka elini keserdim!» buyurmuş; ve kadının eli kesilmiş
- 4414Benden Öğrenin! Benden öğrenin!.. Allah o (kadı) nlara (çıkar) bir yol haIketti. Bekârla bekâr (zina ederse)…Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin, Mansûr'dan, o da El-Hasen'den, o da Hıttân b. Abdillâh Er-Rakaaşî'den, o da Ubâde b. Sâmit'den naklen haber verdi. Ubâde şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Benden Öğrenin! Benden öğrenin!.. Allah o (kadı) nlara (çıkar) bir yol haIketti. Bekârla bekâr (zina ederse) yüz dayakla bir sene sürgün; evli ile evliye yüz dayak ve recim (var!)» buyurdular
- 4415Bize Hüseyni rivayet etti. (Dediki): Bize Mansûr bu isnâdla bu hadîsin mislini haber verdiBize Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyni rivayet etti. (Dediki): Bize Mansûr bu isnâdla bu hadîsin mislini haber verdi
- 4416Benden öğrenin! Allah o (kadı) nlara (çıkar) bir yol haIk etti. Evli ile evli, bekârla bekâr!.. Eliyle yüz…Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr hep birden Abdülâlâ'dan rivayet ettiler. İbni'I-Müsennâ (Dediki): Bize Abdil-âla rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd, Katâde'den, o da El-Hasen'dcn, o da Hittân b. Abdillâh Er-Rakaaşî'den, o da Ubâde b. Sâmil'den naklen rivayet ettî. Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerine vahy indirildiği zaman bundan dolayı gussalamr ve yüzü rengini atardı. Bir gün kendisine vahy indirildi de yine böyle oldu. Açıldığı vakit: «Benden öğrenin! Allah o (kadı) nlara (çıkar) bir yol haIk etti. Evli ile evli, bekârla bekâr!.. Eliyle yüz dayak... sonra taşlarla recim! Bekâra yüz dayak... sonra bir sene sürgün!..» buyurdu
- 4417Bekâra dayak vurulur ve sürgün edilir. Evli ise döğülerek recmolunurBize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bİze Muhammed b. Beşşar da rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet eyledi. Bu râvilerin ikisi de Katâde'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Yalnız onların hadîsinde: «Bekâra dayak vurulur ve sürgün edilir. Evli ise döğülerek recmolunur.» ibaresi vardır. Sene ve yüz kelimelerini zikretmezler. İzah «Benden öğrenin» diye terceme ettiğimizt cümlesinin lügat mânâsı: «Benden alın!» demekse de bu cümle «an» edatı ile kullanılırsa: Benden öğrenin, benden nakledin! mânâsına gelir. ResûIallah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah onlara çıkar bir yol halketti...» buyurmakla Teâlâ Hazretlerinin : «Ölüm canlarını alıncaya yahut Allah kendilerine çıkar bir yol halkedinceye kadar o (kadı) nları evlerde tutun!» âyet-i kerîmesine işaret ederek çıkar yolun bu olduğunu anlatmıştır. Ulemâ bu âyet hakkında ihtilâf etmişlerdir. Bazılarına göre muhkemdir; bu hadîs onu tefsir etmiştir. Bir takımları Nûr sûresinin ilk âyeti ile neshedildiğini söylemiş; başkaları Nûr âyetinin bekârlar hakkında, bunun da evliler hususunda nazil olduğunu bildirmişlerdir. Bekârdan murâd: Henüz sahîh nikâhla cima' etmemiş âkil baliğ ve hür olan kimsedir. Ömründe bir defa olsun sahîh nikâhla cima' edene Araplar «seyyib» derler. Bu kelime Türkçede evli ve dul mânâlarına gelir. Aynı mânâda «muhsan» kelimesi de kullanılır. Zina eden bekâra yüz dayak, evliye recim cezası verileceği hususunda ulemâ ittifak etmişlerdir. Keadî İyâd'ın beyanına göre bu meselede ehl-i kıbleden bir tek muhalif çıkmamış; yalnız Hariciler'le Mu'tezile'den Nazzâm ve arkadaşları recme kail olmamışlardır. Recim: Bir kimseyi taşlayarak öldürmektir. Zina eden muhsana recimle birlikte dayak cezası verilip verilmiyeceğinde ihtilâf olunmuştur. Bir kısım ulemâya göre bunların ikisi de tatbîk edilir. Hz. Alî (Radiyallahu anh)'in, Hasan-ı Basrî, îshâk b. Râhuye ve Zahirîler'le bâzı Şâfiîler'in kavli budur. Cumhûr-u ulemâya göre yalnız recimle iktifa edilir. Delilleri: Peygamher Ayet : Beyine, delil, alamet. 'in muhsanı sadece recmettiğini bildiren hadîslerdir. Muhsan hakkında hem recim hem dayak cezası verileceğini bildiren hadîs mensuhtur. İlk zamanlarda tatbîk edilmiş; sonra hükmü kalkmıştır. Bekâr zânînin sürgün edilip edilmiyeceği meselesi de ihtilaflıdır. Şâfiîlerle diğer birçok ulemâya göre bekâr zânî erkek olsun kadın olsun dayaktan sonra bir sene sürgün edilir. Hanefîler'le diğer ulema sürgüne muhaliftirler. Delilleri Kur'ân-ı Kerîm'in zahiridir. Âyette sürgünden bahsedilmemiştir. îmam Mâlik ile Evzâî sürgünün erkeğe mahsus olduğuna kaildirler. Kadın avret olduğu, sürgün ise fitneye sebebiyet vereceği için bu ceza ona tatbik edilmez. Bu kavlin benzeri Hz. Alî (Radiyallahu anh)'dan da rivayet olunmuştur. Köle ve cariyelere gelince: Onlar recmedilmezler. Çünkü kendilerine verilecek cezanın hürlerinkinin yarısı kadar olacağı nass-ı Kur'ân'la bildirilmiştir. Recim ise yarıya bölünen şeylerden değildir. Binâenaleyh Hanefîler'e göre muhsan olmayan köle ve cariyelere ellişer dayak vurulur. îmam Şafiî'den bu hususta üç kavil nakledilmiştir: a) Köle ve câriye birer sene sürgün edilirler. Süfyân-ı Sevrî, Ebû Sevr, Dâvûd-u Zahirî ve İbni Cerîr'in kavilleri de budur. b) Altı ay sürgün edilirler. Çünkü ALLAH Teâlâ onlara hürlerinkinin yarısı kadar ceza ta'yîn etmiştir. Şâfiîler'ce esah olan kavil budur. c) Köle ve cariyeler asla sürgün edilemezler. Hasan-ı Basrî, Hammâd, îmam Mâlik, İmam Ahmed ve îshak’ın mezhepleri de budur. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in : «Bekârla bekâr zina ederse... ilâ ahir » sözü şartıyet bildirmek için değil, bekârla muhsanın haddlerini tayin için sevkedilmiştir. Yâni bekâr bir kimse gerek bekâr gerekse evli bir kadınla zina etsin, onun cezası yüz dayakla, bir yıl sürgün; keza evli bir kimse, evli veya bekâr bir kadınla zina etsin, cezası recimdir