İçeriğe geç
Hadis kitabı

Sahih-i Buhari

hadis
7.510
bölüm
97

Bölümler

97
  1. 01Vahyin Başlamasının Anlatıldığı BölümKitâbu Bedi'l-Vahy (1-7)
  2. 02İman KitabıKitâbu’l-İmân (8-58)
  3. 03İlim KitabıKitâbu'l-İlm (59-134)
  4. 04Namaz Abdesti KitabıKitâbu'l-Vudû (135-247)
  5. 05Boy Abdesti (Gusül) KitabıKitâbu'l-Gusl (248-293)
  6. 06Hayız KitabıKitâbu'l-Hayz (294-333)
  7. 07Teyemmüm KitabıKitâbu'l-Teyemmum (334-348)
  8. 08Namaz KitabıKitâbu's-Salât (349-520)
  9. 09Namaz Vakitleri KitabıKitâbu Mevâkîti's-Salât (522-602)
  10. 10Ezan KitabıKitâbu'l-Ezân (603-875)
  11. 11Cuma Namazı KitabıKitâbu'l-Cumua (876-941)
  12. 12Korku Namazı KitabıKitâbu Salâti'l-Havf (942-947)
  13. 13İki Bayram Namazı KitabıKitâbu'l-Îdeyn (948-989)
  14. 14Vitir Namazı KitabıKitâbu'l-Vitr (990-1004)
  15. 15Yağmur İsteme (İstiskâ) Namazı KitabıKitâbu'l-İstiskâ (1005-1039)
  16. 16Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf) KitabıKitâbu'l-Küsûf (1040-1066)
  17. 17Kur'an'daki Secde Ayetleri KitabıKitâbu Sücûdi'l-Kur'ân (1067-1079)
  18. 18Namazı Kısaltma KitabıKitâbu Taksîri’s-Salât (1080-1119)
  19. 19Teheccüd Namazı KitabıKitâbu't-Teheccüd (1120-1187)
  20. 20Mekke ve Medine Mescidi'nde Namaz Kılmanın Fazileti KitabıKitâbu Fazli's-Salâti Fî Mescidi Mekke ve'l-Medîne (1188-1197)
  21. 21Namazda İş Yapma KitabıKitâbu’l-Amel Fi's-Salât (1198-1223)
  22. 22Namazda Yanılma KitabıKitâbu's-Sehv (1224-1236)
  23. 23Cenazeler KitabıKitâbu' l-Cenâiz (1237-1394)
  24. 24Zekât KitabıKitâbu'z-Zekât (1395-1512)
  25. 25Hac KitabıKitâbu’l Hac (1513-1772)
  26. 26Umre KitabıKitâbu'l-Umra (1773-1805)
  27. 27Hac veya Umre'den Alıkonulma ve İhramda İken Avlanma Cezası KitabıKitâbu'l-Muhsar (1806-1820)
  28. 28İhramlı İken Avlanma Cezası KitabıKitâbu Cezâu’s-Sayd (1821-1866)
  29. 29Medine'nin Faziletleri KitabıKitâbu Fezâili'l-Medîne (1867-1890)
  30. 30Oruç KitabıKitâbu’s-Savm (1891-2007)
  31. 31Teravih Namazı KitabıKitâbu Salâti't-Terâvîh (2008-2013)
  32. 32Kadir Gecesi'nin Fazileti KitabıKitâbu Fezâili Leyleti’l-Kadr (2014-2024)
  33. 33İtikat KitabıKitâbu'l-İ'tikâf (2025-2046)
  34. 34Alışveriş KitabıKitâbu’l-Buyû (2047-2238)
  35. 35Selem KitabıKitâbu's-Selem (2239-2256)
  36. 36Şuta (Öncelikli Alım Hakkı) KitabıKitâbu'ş-Şu'fa (2257-2259)
  37. 37Îcâr (Kiralama) KitabıKitâbu’l-İcâra (2260-2286)
  38. 38Havâle KitabıKitâbu'l-Havâlât (2287-2289)
  39. 39Kefil Olma KitabıKitâbu'l-Kefâle (2290-2298)
  40. 40Vekil Olma KitabıKitâbu'l-Vekâle (2299-2319)
  41. 41Ziraat Ortakçılığı KitabıKitâbu'l-Hars ve’l-Muzâraa' (2320-2350)
  42. 42Bağ-Bahçe Sulama Ortakçılığı KitabıKitâbu'l-Musâkâ (2351-2383)
  43. 43Ödünç Para İsteme (Kredi), Borç Ödeme, Kısıtlama, İflas KitabıKitâbun Fi’l-İstikrâz (2385-2409)
  44. 44Anlaşmazlıklar KitabıKitâbun Fi'l-Husûmât (2410-2425)
  45. 45Buluntu ve Kayıp KitabıKitâbun Fi’l-Lukata (2426-2439)
  46. 46Haksızlıklar KitabıKitâbu'l-Mezâlim ve'l-Gasb (2440-2482)
  47. 47Ortaklık (Şirket) KitabıKitâbu'ş-Şerike (2483-2507)
  48. 48Rehin Alma (İpotek) KitabıKitâbu'r-Rehn (2508-2515)
  49. 49Köle Azat Etme KitabıKitâbu'l-Itk (2517-2559)
  50. 50Köle ile Azatlık SözleşmesiKitâbu’l-Mukâtebe (2560-2565)
  51. 51Hibe (Bağışlama) ve Hibe'nin Fazileti KitabıKitâbu'l-Hibe (2566-2636)
  52. 52Şahitlik KitabıKitâbu’ş-Şehâdât (2637-2689)
  53. 53Anlaşmazlıkların Giderilmesi (Sulh) KitabıKitâbu's-Sulh (2690-2710)
  54. 54Şart Koşmalar KitabıKitâbu'ş-Şurût (2712-2737)
  55. 55Vasiyetler KitabıKitâbu'l-Vasâyâ (2738-2781)
  56. 56Cihad ve Siyer KitabıKitâbu'l-Cihâd ve's-Siyer (2782-3090)
  57. 57Humus KitabıKîtâbu Farzi'l-Humus (3091-3155)
  58. 58Cizye KitabıKitâbu'l-Cizye (3157-3189)
  59. 59Yaratmaya Başlamanın Anlatıldığı BölümKitâbu Bedi'l-Halk (3190-3325)
  60. 60Peygamberler KitabıKitâbu Ehâdîsi'l-Enbiyâ (3326-3488)
  61. 61Menkıbeler KitabıKitâbu'l-Menâkıb (3489-3648)
  62. 62Sahabenin Üstünlükleri KitabıKitâbu Fezâili Ashâbi'n-Nebî (3649-3775)
  63. 63Ensarın Menkıbeleri KitabıKitâbu Menâkıbi'l-Ensâr (3776-3948)
  64. 64Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Gazveleri KitabıKitâbu'l-Meğâzî (3949-4473)
  65. 65Tefsir KitabıKitâbu Tefsîri'l-Kur'ân (4474-4977)
  66. 66Kur'an'ın Üstünlükleri KitabıKitâbu Fezâili'l-Kur'ân (4979-5062)
  67. 67Nikâh KitabıKitâbu'n-Nikâh (5063-5250)
  68. 68Boşanma KitabıKitâbu’t-Talâk (5251-5350)
  69. 69Aile İçin Harcamalar (Nafakalar) KitabıKitâbu'n-Nafakât (5351-5372)
  70. 70Yemek Yeme KitabıKitâbu’l-Et'ime (5373-5466)
  71. 71Akika KitabıKitâbu’l-Akîka (5467-5474)
  72. 72Avlanma ve Hayvan Kesimleri KitabıKitâbu’z-Zebâih ve's-Sayd (5475-5544)
  73. 73Kurban KitabıKitâbu' l-Edâhî (5545-5574)
  74. 74İçecekler KitabıKitâbu'l-Eşribe (5575-5639)
  75. 75Hastalıklar KitabıKitâbu'l-Merdâ (5640-5677)
  76. 76Tıp KitabıKitâbu't-Tıb (5678-5782)
  77. 77Giyim-Kuşam KitabıKitâbu’l-Libâs (5783-5969)
  78. 78Âdâb KitabıKitâbu'l-Edeb (5970-6226)
  79. 79İzin İsteme KitabıKitâbu'l-İsti'zân (6227-6303)
  80. 80Dua KitabıKitâbu'd-Deavât (6304-6411)
  81. 81Kalbi İncelten Öğütler KitabıKitâbu'r-Rikâk (6412-6593)
  82. 82Kader KitabıKitâbu'l-Kader (6594-6620)
  83. 83Yemin ve Adak KitabıKitâbu’l-Eymân ve'n-Nüzûr (6621-6707)
  84. 84Yemin Keffâreti KitabıKitâbu Keffârâti'l-Eymân (6708-6722)
  85. 85Ferâiz (Miras Hukuku) KitabıKitâbu'l-Ferâiz (6723-6771)
  86. 86Had Cezaları KitabıKitâbu'l-Hudûd (6772-6860)
  87. 87Diyet KitabıKitâbu'd-Diyât (6861-6917)
  88. 88Dinden Dönenler ve Hakka Karşı İnat Edenlerden Tevbe Etmelerini İsteme ve Bunlarla Savaşma KitabıKitâbu’l-İstitâbeti'l-Murteddîn (6918-6939)
  89. 89İnsanın İstemediği Şeye Zorlanması KitabıKitâbu’l-İkrâh (6940-6952)
  90. 90Hileler (Hukukî Çâreler) KitabıKitâbu’l-Hıyel (6953-6981)
  91. 91Rüya Yorumu KitabıKitâbu't-Ta'bîr (6982-7047)
  92. 92Fitneler KitabıKitâbu'l-Fiten (7048-7136)
  93. 93Ahkâm KitabıKitâbu'l-Ahkâm (7137-7225)
  94. 94Temenni KitabıKitâbu't-Temennî (7226-7245)
  95. 95Vâhidlerin - Tek Kişilerin Haberleri KitabıKitâbu Ahbari'l-Ahadi (7246-7267)
  96. 96Kitap ve Sünnete Bağlanma KitabıKitâbu'l-İ'tisâm (7268-7370)
  97. 97Tevhid KitabıKitâbu't-Tevhîd (7371-7563)

Tüm hadisler

371 / 376
  1. 7454Her birinizin yaratılışı şöyle olur: Kişi anasının karnında kırk gün ve kırk gece toplanırAbdullah b. Mesud şöyle anlatmıştır: Bize kendisi doğru sözlü, kendisine de doğru bildirilen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dedi: "Her birinizin yaratılışı şöyle olur: Kişi anasının karnında kırk gün ve kırk gece toplanır. Sonra o maddeler bir kan pıhtısı halini alır. Sonra yine o kadar zaman içinde mudğaya yani bir çiğnem ete dönüşür. Sonra ona bir melek gönderilir ve ona dört kelamı yazmasına izin verilir. Melek de onun rızkını, ecelini, işini, şaki (bedbaht) ve said (mutlu) olacağını yazar. Sonra ona ruh üfler. Herhangi biriniz kendisiyle cennet arasında ancak bir zira mesafe oluncaya kadar cennet ehlinin ameliyle amel eder. Sonunda (meleğin ana karnında yazdığı) yazı onun önüne geçer de bunun üzerine o kişi cehennem ehlinin ameliyle iş yapar ve cehenneme girer. Yine sizden biriniz kendisiyle cehennem arasında bir zira mesafe kalıncaya kadar hep cehennem ehlinin işini işler, sonunda (meleğin ana karnında yazdığı) yazısı onun önüne geçer de artık cennet ehlinin işini yapar ve cennete girer
  2. 7455Ya Cibril! Senin bizi şu ziyaretinden daha çok ziyaret etmene ne man i oluyor?İbn Abbas r.a.'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ya Cibril! Senin bizi şu ziyaretinden daha çok ziyaret etmene ne man i oluyor?" diye sormuştu. Bunun üzerine şu ayet indi: "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şeyona aittir. Senin Rabbin unutkan değildir. " (Meryem 64) İbn Abbas, işte bu cevap Muhammed' e verildi demiştir
  3. 7456Sana ruh hakkında soru sorarlar. Deki ruh Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştirİbn Mesud şöyle demiştir: Ben (bir gün) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber Medine' deki tarlalar içinde yürüyordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hurma dalından bir değneğe dayanıyordu. Derken Yahudilerden bir topluluğa uğradı. Onların birtakımı diğer takımına 'Ona ruh hakkında soru sorun' dedi. Birtakımı da 'Ona ruh hakkında soru sormayın' dediler. Neticede Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ruh hakkında soru sordular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem değneği üzerine dayanarak dikeldi. Ben arkasında bulunuyordum ve kendisine vahiy indirilmekte olduğunu düşündüm. Sonunda Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Sana ruh hakkında soru sorarlar. Deki ruh Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir"(İsra 85) ayetini okudu. Bunun üzerine onların bir kısmı diğerine "Biz size ona bir şey sormayınız! demiştik" dediler
  4. 7457Yüce Allah ancak kendi yolunda cihad etmek düşüncesi ve (Kur'an'da gelen) kelimelerinin tasdiki niyeti…Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Yüce Allah ancak kendi yolunda cihad etmek düşüncesi ve (Kur'an'da gelen) kelimelerinin tasdiki niyeti kendisini cihada çıkarıp da kendi yolunda cihad eden mücahide ya (şehitlik suretiyle) onu cennete koymayı veya sevap ve ganimetle beraber içinden çıktığı meskenine sağ salim döndürmeyi tekeffül etmiştir
  5. 7458Kimisi hamiyet (şerefini korumak) için savaşır, kimi yiğitlik, kimi de gösteriş için çarpışır. Şu halde…Ebu Musa şöyle anlatmıştır: Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek "Kimisi hamiyet (şerefini korumak) için savaşır, kimi yiğitlik, kimi de gösteriş için çarpışır. Şu halde bunların hangisinin savaşı Allah yolundadır?" diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim Allah'm kelimesi (yani tevhid kelimesi) daha yüce olsun diye savaşırsa işte onunkisi Allah yolundadır" buyurdu. Fethu'l-Bârî Açıklaması İmam Buhari bu başlık altında altı hadise yer vermiştir. Bunlardan birincisi "şüphesiz benim rahmetim gazabımın önüne geçmiştir" hadisidir. Bu hadisin açıklaması "Allah kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor"(Al-i İmran 28, 30) ayetinin tefsirinde geçmişti. İmam Buhari bununla "rahmet"in Allah'ın zatı sıfatlarından olduğu görüşünü tercih ettiğine işaret etmiştir. Zira "kelime" Allah'ın zatı sıfatlarındandır. Rahmet sıfatı açısından "öne geçme" fiilinin kullanılması her ne kadar anlaşılması güç bir nokta ise de bunun benzeri, kelime sıfatı hakkında geçmiştir. Bununla her ne kadar "Ve lekad sebekat kelimetuna=Andolsun ki Nebi kullarımıza söz vermişizdir"(Saffat 171) ayetine cevap verilmiş ise de yapılan bu açıklama ile "sebekat rahmeti" hadisine de cevap verilmiş olmaktadır. "Rahmeti n 'sebk=öne geçmek' kelimesiyle nitelenmesi, bunun mı sıfatı olduğunu gösterir" diyen kimse, İmam Buharl'nin ne demek istediğini anlamayarak gaflete düşmüştür
  6. 7459Ümmetimden bir topluluk Allah'ın emri kendilerine gelinceye (kıyamet kopuncaya) kadar daima insanlar üzerine…Muğire b. Şu'be r.a. şöyle demiştir: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim şöyle buyuruyordu: "Ümmetimden bir topluluk Allah'ın emri kendilerine gelinceye (kıyamet kopuncaya) kadar daima insanlar üzerine galip ve yüksek olmakta devam edecektir
  7. 7460Ümmetimden daima Allah'ın emrini yerine getirmekte sabit, kendilerini yalanlayanların ve muhaliflerinin zarar…Muaviye şöyle demiştir: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim şöyle buyuruyordu: "Ümmetimden daima Allah'ın emrini yerine getirmekte sabit, kendilerini yalanlayanların ve muhaliflerinin zarar vermeyeceği bir topluluk var olmakta devam edecektir ta Allah'ın emri gelinceye (kıyamet kopuncaya) kadar onlar hep bu yol üzerinde sabit bulunacaklardır
  8. 7461(Değil Nebilikten bir pay) şayet benden elimdeki şu değnek parçasını istesen, onu bile sana vermem! Sen de…İbn Abbas şöyle anlatmıştır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kavmi içinde oturan Müseylime'nin tam karşısında durdu. (Onunla İslam hakkında konuştu. Müseylime Nebilikten bir hisse verilmesini istedi.) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "(Değil Nebilikten bir pay) şayet benden elimdeki şu değnek parçasını istesen, onu bile sana vermem! Sen de Allah'ın senin hakkındaki hüküm ve takdirini öteye geçemezsin. Eğer (bana ve hakka) arka dönüp, muhalefet edersen Allah seni muhakkak helak edecektir" dedi
  9. 7462Ona bir şey sormayın. Belki bunun hakkında hoşlanmayacağınlZ bir cevap getirirİbn Mesud şöyle anlatmıştır: Ben bir keresinde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber Medine'nin tarlalarından birinde yürüyorduk. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanında bulunan hurma dalından bir değneğe dayanıyordu. Derken biz, Yahudilerden bir topluluğa tesadüf ettik. Onlardan birtakımı diğer takımına "Ona ruh hakkında soru sorun" dedi. Diğer takımı da "Ona bir şey sormayın. Belki bunun hakkında hoşlanmayacağınlZ bir cevap getirir" dedi. Bazıları ise "Biz ona muhakkak soracağız" dediler. Bunun üzerine onlardan biri ayağa kalktı ve "Ya Ebe'I-Kasım! Ruh nedir?" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sükCıt etti. Ben kendisine vahiy verilmekte olduğunu anladım. Sonunda "Sana ruh hakkında soru sorarlar. Deki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir"(İsra ı 85) ayet-i kerimesini okudu. Hadisi rivayet eden A'meş bizim kıraatimizde böyle "ve ma CıtCı = onlara verilmemiştir" şeklindedir dedi. Fethu'l-Bârî Açıklaması İbn Battal şöyle demiştir: Bu hadiste yer alan "emrullah=Allah'ın emri" ifadesinden maksat kıyamettir. Doğrusu Allah'ın emrinden maksat kıyametin kopmasıdır. Böylece kıyametin kopma saati Allah'ın hükmü ve kazasına bağlıdır. Dördüncü sırada yer alan İbn Abbas'ın Müseylime hakkındaki naklettiği hadis tam metin olarak Megazı Bölümünün sonlarında açıklamasıyla birlikte geçmişti. Hadisin buraya alınmasından maksat, "Allah'ın senin hakkındaki hüküm ve takdirini öteye geçemezsin" cümlesidir. Bu, Allah'ın senin hakkında takdir buyurmuş olduğu bedbahtlık veya mutluluk hükmünü aşamazsın demektir. İbn Mesud'un Yahudilerin ruh hakkındaki soruları ile ilgili naklettiği beşinci sıradaki hadis ve "Deki: Ruh, Rabbimin emrindendir"(İsra ı 85) ayet-i kerimesine gelince, İbn Mesud'un rivayet ettiği bu hadiste yer alan "el-emr"den maksat, "elme'mCır=emredilen şey" demektir. Bu tıpkı "el-halk" ifadesinin "el-mahluk" anlamına gelmesi gibidir. Hadisin bazı rivayet yollarında bu açıkça yer almaktadır. Süddl'nin tefsirinde Ebu Malik vasıtasıyla İbn Abbas ve başkalarından nakillerine göre "Deki: Ruh, Rabbimin emrindendir" ayeti hakkında şöyle demişlerdir: Ruh, Allah'ın yarattığı yaratıklardan birisidir. O Allah'ın emrinden bir şey değildir. Hakkında soru sorulan ruhtan maksqdın ne olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir. İhtilaf noktası, bunun hayatı sağlayan ruh mu yoksa "Yevme yekumu'r-ruhu ve'l-melaiketü saffa=Ruh (Cebrail) ve melekler safsaf olup durduğu gün"(Nebe 38) "O gecede Rablerinin izniyle melekler ve ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar" (Kadr 4) ayetlerinde zikredilen ruh mudur? İkinci görüşü savunanlar, şöyle bir akıl yürütmüşlerdir: Soru genelde ancak vahiy yoluyla bilinen şeyler için sorulur. Hayat kaynağı olan ruh hakkında insanlar -söz konusu olan ruhun aksine- eskiden beri söz söylemektedirler. Çünkü insanların çoğunluğu söz konusu ruh hakkında bilgiye sahip değillerdir. Hatta hayat kaynağı olan ruhun aksine bu ruh gayb ilminden sayılır. Yüce Allah Kur'an'da vahye ruh ismini vermektedir. Nitekim "Ve kezalike evhayna ileykerruhan min emrina=işte böylece sana da emrimizle ruh (Kur'an) vahyettik. "(Şura 52) "Yuikırruha min emrihi ala men yeşa=O kullarından dilediğine iradesiyle ilgili ruhu (vahyi) indirir"(Mu'min 15) ayet-i kerimeleri buna örnektir. Yüce Allah kuwet, sebat ve zafere de "ruh" adını vermektedir. Nitekim "Ve eyyedehum bi ruhin minhu=İşte onların kalbine Allah iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir"(Mücadele 22) ayeti buna örnektir. Yüce Allah birçok ayette Cebrail'e, Meryem oğlu İsa'ya da "ruh" demiştir. Kur'an'da Adem oğluna "ruh" dendiği hiç görülmemiştir. Tam tersine Allah Adem oğluna "nefis" ismini vermektedir: "en-Nefsu'l-mutmainneh=Ey huzura kavuşmuş insan"(fecr 27) "en-Nefsü'l-emmaratu bi's-su'=çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder"(Yusuf 53) "Vennefsu'l-levvameh =Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse"(Kıyame 2) "Ve nefsin ve ma sevvaha=Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki"(Şems 7) "Küllü nefsin zaikatu'lmevt=Her can ölümü tadacaktır"(Ankebut 57) ayetleri buna örnektir. Burada geçen "ruh"un kadim olduğunu iddia edenler, kelimenin Yüce Allah'a izafe edilerek "Ve nefahtu jfhi min ruhf=Ve ona ruhumdan üflediğim"(Hicr 29) ayetini delil almışlardır. Ancak ayette buna delil yoktur. Zira izafet, bazen ilim ve kudret örneğinde olduğu gibi mevsufla birlikte bulunan sıfata, bazen de "beytullah=Allah'ın evi", "nakatullah=Allah'ın devesi" terkiblerinde olduğu gibi ondan ayrı olana da yapılabilir. Dolayısıyla "ruhuilah" bu kabil bir izafettir. İkinci olarak bu bir ait olma ve şereflendirme izafetidir. Böyle bir izafet,icad manasındaki genel izafetten daha üstündür. Sonuç olarak izafet üç mertebededir. İzafet-i icad, izafet-i teşrif ve izafet-i sıfa. Ruhun mahluk olduğu Yüce Allah'ın '1ı.llahu haliku külli şey=Allah her şeyi yaratandır"(Rad 16) "Ve huve Rabbu küllü şey=Allah her şeyin Rabbi iken"(En'am 164) "Rabbukum ve Rabbu abdikumu'levvelfn =Sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarınızın da Rabbi olan Allah "(Saffat 126) ayetlerinin genelliği bunu göstermektedir. Netice olarak ruhlar merbDbtur. Her merbDb, alemlerin Rabbi olan Allah'ın yaratmasının eseridir
  10. 7463Allah, ancak evinden kendi yolunda cihad etmek ve kelimelerini tasdik etmek niyeti ile çıkanp da kendi…Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: ''Allah, ancak evinden kendi yolunda cihad etmek ve kelimelerini tasdik etmek niyeti ile çıkanp da kendi yolunda cihad eden mücahid için, şehitlik suretiyle onu cehenneme koymayı yahut nail olduğu sevap ve ganimetle birlikte evine salimen döndürmeyi tekeffül etmiştir." Fethu'l-Bârî Açıklaması Yüce Allah'ın "Deki: Rabbimin sözleri için derya mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave getirsek dahi, Rabbimin sözleri bitmeden önce deniz tükenecektir" sözü. Bu ayetin nüzul sebebi hakkında İbn Ebi Hatim'in sahih isnadla İbn Abbas'tan naklettiği Yahudilerin Nebi s.a.v. Efendimiz' e ruh hakkında soru sormaları ve Yüce Allah'ın da "Sana ruh hakkında soru sorarlar. Deki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir"(İsra 85) şeklindeki cevabı gelmiştir. Yahudiler "Bize Tevrat verildiğine göre nasılolur da ruh hakkında az bir bilgi verilmiş olabilir?" dediler. Bunun üzerine "Deki: Rabbimin sözleri için derya mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave getirsek dahi, Rabbimin sözleri bitmeden önce deniz tükenecektir"(Kehf 109) ayeti indi. Abdurrezzak, tefsirinde Ebü'l-Cevza'dan şöyle bir nakilde bulunmuştur: Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa Allah'ın kelimeleri tükenmeden su tükenir ve kalemler kırılırdı
  11. 7464Sizler Allah'a dua ettiğiniz zaman duada istemeyi kesin yapınEnes b. Malik'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Sizler Allah'a dua ettiğiniz zaman duada istemeyi kesin yapın. Sakın herhangi biriniz 'Allah'ım dilersen bana ver!' diye söylemesin. (Azimle, kesinlikle istesin.) Çünkü Allah'ı icbar edecek hiçbir kuvvet yoktur
  12. 7465Ya Resulallah! Nefislerimiz Allah'ın elindedir. bizi uyandırmak istediği zaman uyandırırAli b. Ebi Talib'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gece kendisini ve kızı Fatıma'yı ziyarete gelip, onlara hitaben "Sizler gece namazı kılmaz mısınız?" buyurmuştur. Ali olayın devamını şöyle anlattı: Ben "Ya Resulallah! Nefislerimiz Allah'ın elindedir. bizi uyandırmak istediği zaman uyandırır" dedim. Bu cevabım üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geri döndü ve bana hiçbir cevap vermedi. Sonra dönüp giderken dizine vurarak "ve kane'l-insanu eksera şey'in cedela=Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır"(Kehf 54) ayetini okuduğunu işittim
  13. 7466Mu'min kişinin benzeri, bir sap üzerinde biten taze ekin gibidirEbu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Mu'min kişinin benzeri, bir sap üzerinde biten taze ekin gibidir. Rüzgar ona hangi taraftan gelirse, onu eğer de yaprağı diğer tarafa döner, meyleder (fakat yıkılmaz). Rüzgar sakinleştiğinde yine doğrulur, işte mu'min kişi de böyledir. O da bela sebebiyle eğilir (fakat yıkılmaz). Haktan yüz çeviren kafir kişinin benzeri ise sert ve dümdüz duran çam ve dağ selvisi gibidir. Nihayet Allah onu dilediği zaman (bir seferde) kırar devirir
  14. 7467Sizden önce gelen ümmetiere nispetle sizin dünyada kalışınız (bütün güne nispetle) ikindi namazından güneşin…Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: Ben Resulullah sallallahu aleyhi ve 5ellemtan (şu temsili) işittim: Kendisi minber üzerinde şöyle buyuruyordu: "Sizden önce gelen ümmetiere nispetle sizin dünyada kalışınız (bütün güne nispetle) ikindi namazından güneşin batmasına kadar (olan müddet gibi)dir. Tevrat ehline Tevrat verildi. Onlar gün yan oluncaya kadar Tevrat'la amel ettiler. Sonra çalışmaktan aciz oldular. Kendilerine birer kırat, birer kırat (olan gündelikleri) verildi. Sonra İncil sahiplerine İncil verildi. Onlar da ikindi namazı vaktine kadar İncil'le am el edip çalıştılar. Sonra aciz kaldılar (ve çalışmaktan vazgeçtiler). Onlara da birer kırat, birer kırat (olan ücretleri) verildi. Sonra sizlere Kur'an verildi. Sizler de Kur'an'la güneş batıncaya kadar çalıştınız. Bundan sonra size de ikişer kırat, ikişer kırat (olarak ücret) verildi. Bunun üzerine Tevrat ehli 'Ya Rabbimiz! Bunlar bizden daha az çalıştılar ve bizden daha çok ücret aldılar!' dediler. Allah 'Ben sizin ücretlerinizden herhangi bir şeyeksik verip, size haksızlık ettim mi?' buyurur. Onlar 'Hayır' derler. Allah da 'İşte bu benim ihsanımdır ki onu dileyeceğim kimselere veririm!' buyurur
  15. 7468Ben sizlerle şu şartlar üzerine bey'at ediyorumUbade b. es-Samit şöyle demiştir: Ben (Akabe gecesinde bey'at eden) topluluğun içinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile bey'at ettim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ben sizlerle şu şartlar üzerine bey'at ediyorum. Allah'a (ibadette) hiçbir şeyi ortak etmemek, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarınızı öldürmemek, kendiliğinizden uyduracağınız hiçbir yalanla kimseye iftira etmemek, hiçbir maruf işte bana isyan etmemek. İçinizden verdiği bu ahid ve sözünde kim durursa onun mükdfatı Allah'ın zimmet ve ihsanı üzerinedir. Bu dediklerimden birini yapıp da ondan dolayı dünyada yakalanıp, cezalanırsa bu ceza ona bir kefarettir ve bir günah temizleyicidir. Bunlardan birini yapıp da yaptığı fiili Allah Teala gizlerse onun bu işi Allah 'a kalır. Allah isterse onu azap eder, isterse onu mağfiret eyler
  16. 7469Ben bir gecede kadınlarımı dolaşırım ve her bir kadın muhakkak Allah yolunda savaşacak birer süvari oğlan…Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Allah'ın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i Süleyman'ın aleyhisselam 60 tane kadını vardı. "Ben bir gecede kadınlarımı dolaşırım ve her bir kadın muhakkak Allah yolunda savaşacak birer süvari oğlan çocuğu doğurur" diye (inşallah demeden) yemin sözü söyledi. Hakikaten kadınları üzerine dolaştı, fakat kadınlardan hiçbiri doğurmadı. Yalnız bir kadın bedeninin yarısı eksik bir oğlan çocuğu doğurdu. Allah'ın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i Muhammed "Eğer Süleyman Nebi inşallah diyerek yemininde bir istisna yapsaydı kadınlardan her biri muhakkak gebe kalır ve Allah yolunda savaşacak birer süvari doğururdu" dedi
  17. 7470Hastalığın zararsız geçmiş olsun, günahlarını temizleyici bir kefarettir inşallahİbn Abbas şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hasta olan bir bedeviyi ziyaret etmek üzere yanına girdi ve "Hastalığın zararsız geçmiş olsun, günahlarını temizleyici bir kefarettir inşallah" duasında bulundu. İbn Abbas dedi ki: O bedevi, "Günahları temizleyici bir kefarettir" (fakat bu öyle geçici bir hastalık değildir.) Bu yaşlı bir ihtiyar hasta üzerinde harareti kaynayan ve onu kabirleri ziyaret ettirecek olan humma hastalığıdır!" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de "Şu halde peki (öyle olsun}!" dedi
  18. 7471Şüphesiz Allah istediği zamanda sizin ruhlarınızı kabzetti, yine istediği zamanda onları geri çevirdiAbdullah b. Ebu Katade'nin babası Ebu Katade şöyle anlatmıştır: (Bir yolculukta) sahabiler uyuyup, sabah namazını geçirince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Şüphesiz Allah istediği zamanda sizin ruhlarınızı kabzetti, yine istediği zamanda onları geri çevirdi" demiştir
  19. 7472Muhammed'i alemler üzerine seçip tercih eden Allah'a yemin ederim kiEbu Hureyre r.a. şöyle anlatmıştır: Müslümanlardan biri ile Yahudilerden biri birbirlerine sövdü. Müslüman "Muhammed'i alemler üzerine seçip tercih eden Allah'a yemin ederim ki" dedi. Bunu yapmakta olduğu bir yeminde söyledi. Yahudi de "Musa'yı alemler üzerine seçip tercih eden Allah'a yemin ederim ki" dedi. Bu sırada Müslüman elini kaldırıp, yahudinin yüzüne bir tokat vurdu. Bunun üzerine Yahudi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gitti. Ona o müslümanla aralarında geçeni haber verdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Benim için Musa'dan daha hayırlıdır demeyiniz. Çünkü insanlar kıyamet günü hep düşüp bayılacaklar. (Ben de bayılacağım) fakat ilk ayılan ben olacağım. O anda ben Musa'yı arşın bir tarafına sıkıca tutunmuş bulacağım. Bilmiyorum Musa da bayılanların içinde idi de benden evvel mi ayıldı yoksa baygınlıktan Allah'ın istisna ettiği kimselerden mi oldu?" dedi
  20. 7473Medine'ye deccal gelecek fakat melekleri onu bekleyip, korur bir halde bulacaktırEnes b. Malik'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Medine'ye deccal gelecek fakat melekleri onu bekleyip, korur bir halde bulacaktır. Artık inşallah Medine'ye deccal de, veba da (taun) yaklaşmayacaktır