Bölümler
97- 01Vahyin Başlamasının Anlatıldığı BölümKitâbu Bedi'l-Vahy (1-7)
- 02İman KitabıKitâbu’l-İmân (8-58)
- 03İlim KitabıKitâbu'l-İlm (59-134)
- 04Namaz Abdesti KitabıKitâbu'l-Vudû (135-247)
- 05Boy Abdesti (Gusül) KitabıKitâbu'l-Gusl (248-293)
- 06Hayız KitabıKitâbu'l-Hayz (294-333)
- 07Teyemmüm KitabıKitâbu'l-Teyemmum (334-348)
- 08Namaz KitabıKitâbu's-Salât (349-520)
- 09Namaz Vakitleri KitabıKitâbu Mevâkîti's-Salât (522-602)
- 10Ezan KitabıKitâbu'l-Ezân (603-875)
- 11Cuma Namazı KitabıKitâbu'l-Cumua (876-941)
- 12Korku Namazı KitabıKitâbu Salâti'l-Havf (942-947)
- 13İki Bayram Namazı KitabıKitâbu'l-Îdeyn (948-989)
- 14Vitir Namazı KitabıKitâbu'l-Vitr (990-1004)
- 15Yağmur İsteme (İstiskâ) Namazı KitabıKitâbu'l-İstiskâ (1005-1039)
- 16Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf) KitabıKitâbu'l-Küsûf (1040-1066)
- 17Kur'an'daki Secde Ayetleri KitabıKitâbu Sücûdi'l-Kur'ân (1067-1079)
- 18Namazı Kısaltma KitabıKitâbu Taksîri’s-Salât (1080-1119)
- 19Teheccüd Namazı KitabıKitâbu't-Teheccüd (1120-1187)
- 20Mekke ve Medine Mescidi'nde Namaz Kılmanın Fazileti KitabıKitâbu Fazli's-Salâti Fî Mescidi Mekke ve'l-Medîne (1188-1197)
- 21Namazda İş Yapma KitabıKitâbu’l-Amel Fi's-Salât (1198-1223)
- 22Namazda Yanılma KitabıKitâbu's-Sehv (1224-1236)
- 23Cenazeler KitabıKitâbu' l-Cenâiz (1237-1394)
- 24Zekât KitabıKitâbu'z-Zekât (1395-1512)
- 25Hac KitabıKitâbu’l Hac (1513-1772)
- 26Umre KitabıKitâbu'l-Umra (1773-1805)
- 27Hac veya Umre'den Alıkonulma ve İhramda İken Avlanma Cezası KitabıKitâbu'l-Muhsar (1806-1820)
- 28İhramlı İken Avlanma Cezası KitabıKitâbu Cezâu’s-Sayd (1821-1866)
- 29Medine'nin Faziletleri KitabıKitâbu Fezâili'l-Medîne (1867-1890)
- 30Oruç KitabıKitâbu’s-Savm (1891-2007)
- 31Teravih Namazı KitabıKitâbu Salâti't-Terâvîh (2008-2013)
- 32Kadir Gecesi'nin Fazileti KitabıKitâbu Fezâili Leyleti’l-Kadr (2014-2024)
- 33İtikat KitabıKitâbu'l-İ'tikâf (2025-2046)
- 34Alışveriş KitabıKitâbu’l-Buyû (2047-2238)
- 35Selem KitabıKitâbu's-Selem (2239-2256)
- 36Şuta (Öncelikli Alım Hakkı) KitabıKitâbu'ş-Şu'fa (2257-2259)
- 37Îcâr (Kiralama) KitabıKitâbu’l-İcâra (2260-2286)
- 38Havâle KitabıKitâbu'l-Havâlât (2287-2289)
- 39Kefil Olma KitabıKitâbu'l-Kefâle (2290-2298)
- 40Vekil Olma KitabıKitâbu'l-Vekâle (2299-2319)
- 41Ziraat Ortakçılığı KitabıKitâbu'l-Hars ve’l-Muzâraa' (2320-2350)
- 42Bağ-Bahçe Sulama Ortakçılığı KitabıKitâbu'l-Musâkâ (2351-2383)
- 43Ödünç Para İsteme (Kredi), Borç Ödeme, Kısıtlama, İflas KitabıKitâbun Fi’l-İstikrâz (2385-2409)
- 44Anlaşmazlıklar KitabıKitâbun Fi'l-Husûmât (2410-2425)
- 45Buluntu ve Kayıp KitabıKitâbun Fi’l-Lukata (2426-2439)
- 46Haksızlıklar KitabıKitâbu'l-Mezâlim ve'l-Gasb (2440-2482)
- 47Ortaklık (Şirket) KitabıKitâbu'ş-Şerike (2483-2507)
- 48Rehin Alma (İpotek) KitabıKitâbu'r-Rehn (2508-2515)
- 49Köle Azat Etme KitabıKitâbu'l-Itk (2517-2559)
- 50Köle ile Azatlık SözleşmesiKitâbu’l-Mukâtebe (2560-2565)
- 51Hibe (Bağışlama) ve Hibe'nin Fazileti KitabıKitâbu'l-Hibe (2566-2636)
- 52Şahitlik KitabıKitâbu’ş-Şehâdât (2637-2689)
- 53Anlaşmazlıkların Giderilmesi (Sulh) KitabıKitâbu's-Sulh (2690-2710)
- 54Şart Koşmalar KitabıKitâbu'ş-Şurût (2712-2737)
- 55Vasiyetler KitabıKitâbu'l-Vasâyâ (2738-2781)
- 56Cihad ve Siyer KitabıKitâbu'l-Cihâd ve's-Siyer (2782-3090)
- 57Humus KitabıKîtâbu Farzi'l-Humus (3091-3155)
- 58Cizye KitabıKitâbu'l-Cizye (3157-3189)
- 59Yaratmaya Başlamanın Anlatıldığı BölümKitâbu Bedi'l-Halk (3190-3325)
- 60Peygamberler KitabıKitâbu Ehâdîsi'l-Enbiyâ (3326-3488)
- 61Menkıbeler KitabıKitâbu'l-Menâkıb (3489-3648)
- 62Sahabenin Üstünlükleri KitabıKitâbu Fezâili Ashâbi'n-Nebî (3649-3775)
- 63Ensarın Menkıbeleri KitabıKitâbu Menâkıbi'l-Ensâr (3776-3948)
- 64Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Gazveleri KitabıKitâbu'l-Meğâzî (3949-4473)
- 65Tefsir KitabıKitâbu Tefsîri'l-Kur'ân (4474-4977)
- 66Kur'an'ın Üstünlükleri KitabıKitâbu Fezâili'l-Kur'ân (4979-5062)
- 67Nikâh KitabıKitâbu'n-Nikâh (5063-5250)
- 68Boşanma KitabıKitâbu’t-Talâk (5251-5350)
- 69Aile İçin Harcamalar (Nafakalar) KitabıKitâbu'n-Nafakât (5351-5372)
- 70Yemek Yeme KitabıKitâbu’l-Et'ime (5373-5466)
- 71Akika KitabıKitâbu’l-Akîka (5467-5474)
- 72Avlanma ve Hayvan Kesimleri KitabıKitâbu’z-Zebâih ve's-Sayd (5475-5544)
- 73Kurban KitabıKitâbu' l-Edâhî (5545-5574)
- 74İçecekler KitabıKitâbu'l-Eşribe (5575-5639)
- 75Hastalıklar KitabıKitâbu'l-Merdâ (5640-5677)
- 76Tıp KitabıKitâbu't-Tıb (5678-5782)
- 77Giyim-Kuşam KitabıKitâbu’l-Libâs (5783-5969)
- 78Âdâb KitabıKitâbu'l-Edeb (5970-6226)
- 79İzin İsteme KitabıKitâbu'l-İsti'zân (6227-6303)
- 80Dua KitabıKitâbu'd-Deavât (6304-6411)
- 81Kalbi İncelten Öğütler KitabıKitâbu'r-Rikâk (6412-6593)
- 82Kader KitabıKitâbu'l-Kader (6594-6620)
- 83Yemin ve Adak KitabıKitâbu’l-Eymân ve'n-Nüzûr (6621-6707)
- 84Yemin Keffâreti KitabıKitâbu Keffârâti'l-Eymân (6708-6722)
- 85Ferâiz (Miras Hukuku) KitabıKitâbu'l-Ferâiz (6723-6771)
- 86Had Cezaları KitabıKitâbu'l-Hudûd (6772-6860)
- 87Diyet KitabıKitâbu'd-Diyât (6861-6917)
- 88Dinden Dönenler ve Hakka Karşı İnat Edenlerden Tevbe Etmelerini İsteme ve Bunlarla Savaşma KitabıKitâbu’l-İstitâbeti'l-Murteddîn (6918-6939)
- 89İnsanın İstemediği Şeye Zorlanması KitabıKitâbu’l-İkrâh (6940-6952)
- 90Hileler (Hukukî Çâreler) KitabıKitâbu’l-Hıyel (6953-6981)
- 91Rüya Yorumu KitabıKitâbu't-Ta'bîr (6982-7047)
- 92Fitneler KitabıKitâbu'l-Fiten (7048-7136)
- 93Ahkâm KitabıKitâbu'l-Ahkâm (7137-7225)
- 94Temenni KitabıKitâbu't-Temennî (7226-7245)
- 95Vâhidlerin - Tek Kişilerin Haberleri KitabıKitâbu Ahbari'l-Ahadi (7246-7267)
- 96Kitap ve Sünnete Bağlanma KitabıKitâbu'l-İ'tisâm (7268-7370)
- 97Tevhid KitabıKitâbu't-Tevhîd (7371-7563)
Tüm hadisler
69 / 376- 1370Rabbiniz'in size vaad ettiğini hak olarak buldunuz değil mi?İbn Ömer r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bedir'de çukura atılan müşriklerin cesetlerine bakarak şöyle buyurdu; "Rabbiniz'in size vaad ettiğini hak olarak buldunuz değil mi?" Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Ölülere mî hitap ediyorsun?" diye soruldu. O, Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onlar şu anda beni sizlerden daha iyi işitiyorlar. Ancak cevap veremiyorlar. buyurdu.
- 1371Onlar şu anda benim daha önce söylediklerimin hak olduklarını biliyorlarAişe r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Bedir'de öldürülenler hakkında yalnızca şöyle buyurmuştur: "Onlar şu anda benim daha önce söylediklerimin hak olduklarını biliyorlar." (Aişe buna ek olarak dedi ki): Yüce Allah "sen ölülere işittiremezsin" buyuruyor.[Neml, 80] Tekrar;
- 1372Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i bundan sonra ne zaman namaz kılarken görsem, mutlaka kabir azabından…Aişe r.a. şöyle demiştir: Bir Yahudi kadın kendisinin yanına gelip kabir azabından bahsetti ve "Allah seni kabir azabından korusun" dedi. Aişe r.a Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e kabir azabı hakkında sordu. O Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Evet. Kabir azabı vardır." (Hz. aişe r.a. dedi ki): "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i bundan sonra ne zaman namaz kılarken görsem, mutlaka kabir azabından Allah'a sığınmıştır." Gunder şunu da rivayet etmiştir: "Kabir azabı haktır
- 1373Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hutbe okumak üzere kalktı ve kişinin kabrinde mübtela olacağı kabir…Urve İbn Zübeyir, annesi ve aynı zamanda Ebu Bekir r.a.'in kızı Esma'nın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hutbe okumak üzere kalktı ve kişinin kabrinde mübtela olacağı kabir azabından bahsetti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu zikredince Müslümanlar bundan dolayı endişe duydular
- 1374Kul kabre konulup da arkadaş ve yakını geri dönüp gittiklerinde -ki ölü, bunlar yürürken ayakkabılarının…Enes ibn Malik r.a. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kul kabre konulup da arkadaş ve yakını geri dönüp gittiklerinde -ki ölü, bunlar yürürken ayakkabılarının seslerini işitir- ona iki melek gelerek onu oturturlar. Melekler: 'Şu Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) denilen kimse hakkında ne dersin?' derler. Adam: 'Ben onun Allah'ın kulu ve Resulü olduğuna şahitlik ederim' der. Melekler: Ateşteki (cehennemdeki) yerine bak. Allah onun yerine sana cemnetten bir makam verdi' derler. Kişi her iki makamı da görür." (Hadisin burasında Katade şöyle dedi: Bize aktarıldığına göre mu'min kişinin kabri genişletilir. Katade daha sonra Enes'in hadisinin devamını şu şekilde aktardı): "Kafire -yahut münafığa- gelince o: 'Bilmiyorum, ben insanların dediği gibi dedim' der. Ona: "Anlamaz ol! Okuduğun veya dinlediğinden yararlanamayasın.'" derler. Sonra demirden bir topuzla iki kulağı arasına vurulur. Öyle bir bağırır ki onun bu feryadını insan ve cinden başka o ölüye yakın olan her şey işitir
- 1375Bunlar kabirlerinde azap gören YahudilerdirEbu Eyyub r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem güneş batınca evinden çıktı ve bir ses duydu. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Bunlar kabirlerinde azap gören Yahudilerdir
- 1376Halid İbn Saîd İbnü'l-As'ın kızı bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kabir azabından sığındığını…Ukbe şöyle dedi: Halid İbn Saîd İbnü'l-As'ın kızı bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kabir azabından sığındığını işittiğini söyledi.
- 1377Allahümme innî euzu bike min azabi'l-kabri ve min azabi'n-nari ve min fitneti'l-mahya ve'I-memati ve min…Ebu Hureyre r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şu şekilde dua ettiğini söylemiştir: "Allahümme innî euzu bike min azabi'l-kabri ve min azabi'n-nari ve min fitneti'l-mahya ve'I-memati ve min fitneti'l-mesîhi'd-deccal." (Allahım! Kabir azabından, ateş (cehennem) azabından, hayat ve ölümün htnelerinden ve Mesih deccal'in fitnesinden sana sığınırım
- 1378Şunlar azap görüyorlar. (Kendilerine göre) büyük bir günahtan dolayı azap görmüyorlar, evet (oysa bunlar…İbn Abbas (r.a.) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kabre uğradı ve şöyle buyurdu: "Şunlar azap görüyorlar. (Kendilerine göre) büyük bir günahtan dolayı azap görmüyorlar, evet (oysa bunlar büyük günahtır.) Birisi insanlar arasında laf getirip götürürdü. diğeri ise idrarından sakınmazdı." Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yaş bir dal alarak bunu ikiye böldü, her birini bir kabre dikti ve şöyle buyurdu: "Bunlar kurumadıkça umulur ki onların azabı hafifletilir
- 1379Sizden biri ölünce gideceği yer kendisine sabah akşam gösterilirAbdullah İbn Ömer r.a., Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Sizden biri ölünce gideceği yer kendisine sabah akşam gösterilir. Şayet ölen kişi cennetlik ise cennetteki yeri, cehennemlik ise cehennemdeki yeri gösterilir ve kendisine: 'Allah seni kıyamet gününde yeniden diriltinceye kadar bu senin kalacağın yerdir' denir.
- 1380Cenaze konulup da erkekler onu omuzlarında taşıdıklarında, şayet salih bir kimse ise 'Beni bir an önce…Ebu Saîd el-Hudrî r.a., Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu belirtmiştir: "Cenaze konulup da erkekler onu omuzlarında taşıdıklarında, şayet salih bir kimse ise 'Beni bir an önce götürün, beni bir an önce götürün' der. Şayet salih bir kimse değil ise 'Eyvah bana. Beni nereye götürüyorsunuz?' der. Onun sesini insan dışında her şey işitir. İnsan bunu işitseydi bayılırdı
- 1381Müslümanlardan, ergenliğe ulaşmamış üç çocuğu ölen herkesi, Allah onlara (çocuklara) olan merhameti sebebiyle…Enes bin Malik r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Müslümanlardan, ergenliğe ulaşmamış üç çocuğu ölen herkesi, Allah onlara (çocuklara) olan merhameti sebebiyle, cennete koyar
- 1382Cennette onun süt annesi varBera' r.a. şöyle demiştir: (Nebi (s.a.v.)'in oğlu) İbrahim (a.s.) vefat ettiğinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Cennette onun süt annesi var.
- 1383Allah onları yarattığında onların ne işleyeceklerini en iyi bilirİbn Abbas r.a. şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e müşriklerin çocukları hakkında soru soruldu. O Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah onları yarattığında onların ne işleyeceklerini en iyi bilir" buyurdu.
- 1384Allah onların ne işleyeceklerini en İyi bilirEbu Hureyre r.a. şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e müşriklerin çocukları hakkında soru soruldu. O Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah onların ne işleyeceklerini en İyi bilir" buyurdu.
- 1385Her çocuk fıtrat üzerine doğar. Sonra ana-babası onu Yahudi, Hristiyan yahut ateşperest yaparEbu Hureyre r.a. şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Her çocuk fıtrat üzerine doğar. Sonra ana-babası onu Yahudi, Hristiyan yahut ateşperest yapar. Nitekim her hayvan'ın yavrusu organları tam olarak doğar. Hiç yavrunun burnunda, kulağında eksik bir şey görüyor musunuz?
- 1386Ben ise bu gece rüyamda iki adam gördüm. Yanıma geldiler, elimden tutarak beni arz-ı mukaddese'ye götürdüler…Semure İbn Cündeb şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir namazını kılınca bize karşı döner ve: "Bu gece içinizden kim rüya gördü?" diye sorardı. Şayet rüya gören olmuşsa rüyasını anlatır, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de bu rüya hakkında Allah'ın dilediği şekilde yorum yapardı. Bir gün bize: "İçinizden hiç kimse rüya gördü mü?" diye sordu. Biz: "Hayır" dedik. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ben ise bu gece rüyamda iki adam gördüm. Yanıma geldiler, elimden tutarak beni arz-ı mukaddese'ye götürdüler. Bir de baktım ki orada birisi oturuyor, diğer bir adam da ayakta duruyordu. Elinde demirden çatal bir kanca vardı. Ayaktaki adam bu çatal kancayı oturanın ağzının sağ tarafına, kafasına kadar sokuyor ve ağzının bu kısmını parçalıyordu. Sonra adam ağzın diğer tarafını da bu suretle tahrip ediyordu. Bu sırada ağzın sağ kısmı iyileşiyordu. Bu defa da bu tarafa dönüyor, yine kancayı sokup parçalıyordu. Ben: - Bu adam kimdir? Bu hal nedir? Dedim. Bana: Yürü, yürü, dediler. Birlikte ileri gittik. Arka üstü yatmış bir adam'ın yanına geldik. Bunun baş ucunda bir adam oturmuş, elinde yumruk büyüklüğünde bir taş. Bununla yatan adam'ın başını parçalıyordu. Taşı başına her vurduğunda, taş yuvarlanıp gidiyordu. O adam da arkasından taşı almaya koşuyordu. O dönüp gelmeden bunun başı iyileşiyor, eski haline dönüyordu. Adam dönünce yine başına vurup eziyordu. Ben: - Bu adam kimdir? Diye sordum. Bana: Yürü, yürü, dediler. İleri gittik. Fırın gibi altı geniş, üstü dar bir deliğe düştük. Bu deliğin altında ateş yanıyordu. Ateş alevlenip yükseldikçe içindeki insanlar da yükseliyor, hatta delikten çıkacak gibi oluyorlardı. Ateşin alevi sakinleşince aşağı dönüyorlardı. Burada çıplak erkekler ve kadınlar vardı. Ben: - Bunlar kimdir? Diye sordum. Bana: Yürü, yürü. dediler. Yürüdük. Bir de baktıım ki kandan bir nehrin içinde ayakta bir adam dikiliyor. Bu nehrin kenarında da bir adam duruyordu. Önünde nar gibi yuvarlak taşlar bulunuyordu. Nehirdeki adam yüzerek sahile doğru gelip çıkmak isteyince sahildeki adam çenesine bir taş atıyor, nehirdekini eski yerine döndürüyordu. Çıkmak için sahile doğru gelmeye teşebbüs ettikçe sahildeki hemen çenesine taş atıyor, onu eski yerine döndürüyordu. Ben: Bu nedir? Diye sordum. Bana: Yürü, yürü, dediler. Birlikte yürüdük. Yeşil bir bahçeye vardık. Bahçede büyük bir ağaç vardı. Bunun dibinde ihtiyar bir adamla birtakım çocuklar vardı. Bu ağaca yakın bir tarafta da, birisi önünde ateş yakmakla meşguldü. Sonra beni oradan çıkardılar ve ağaca tırmandırdılar. Beni eskisinden daha güzel ve kıymetli bir eve koydular. Burada ihtiyarlar ve gençler vardı. Ben: Beni bu gece iyi gezdirdiniz. Şimdi bana gördüğüm şeyleri bildirin, dedim. Onlar: Evet (anlatalım) dediler: Ağzının parçalandığını gördüğün kimse var ya! O bir yalancıydı. O dünyada daima yalan söylerdi. Bunun yaydığı yalanlar etrafa yayılırdı. İşte bu yalancıya kıyamet gününde bu şekilde azap edilecektir. Başının ezildiğini gördüğün adam var ya! Allah buna Kur'an öğretmiş, o ise bütün gece uyumuş, gündüz de Kur'an'la amel etmemişti. Buna da kıyamet gününde bu şekilde azap edilecektir. Delik içinde gördüğün çıplaklar var ya! Onlar zina eden bir gruptur. Nehirde gördüklerin de faiz yiyenlerdir. Ağacın dibindeki ihtiyar İbrahim (A.S.) dir. ibrahim'in etrafındaki çocuklar da insanların çocuklarıdır. O ateş yakan da Cehennem'in bekçisi "Malik"tir. Girdiğin birinci ev, bütün mu'minlerin köşküdür. İkinci gördüğün saray, şehitlerin sarayıdır, Ben Cebrail'im, bu da Mikaildir. Başını yukarı kaldır. Başımı kaldırdım, bir de ne göreyim. Yukarıda beyaz buluta benzer bir şey. Onlar: İşte bu senin makamındır, dediler. Ben: Bırakın da makamıma gireyim, dedim. Onlar: Hayır. Daha senin tamamlamadığın ömrün vardır. Ömrünü tamamlasaydın, makamına girerdin, dediler
- 1387Üç tane beyaz temiz elbise ile kefenlendi. Bunlar içinde gömlek ve sarık yoktuAişe r.a. şöyle demiştir: Ebu Bekir'in r.a. yanına girdim. Bana: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kaç elbise ile kefenlediniz?" diye sordu. Ben: "Üç tane beyaz temiz elbise ile kefenlendi. Bunlar içinde gömlek ve sarık yoktu" dedim. Ebu Bekir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hangi gün vefat etmişti?" diye sordu. Ben: "Pazartesi günü" dedim. Ebu Bekir: "Bugün günlerden ne?" dedi. Ben: "Pazartesi" dedim. Ebu Bekir: "Şu andan geceye kadar vefat etmeyi isterim" dedi. Sonra kendisine tedavi yapılan üzerindeki elbisesine baktı, üzerinde kir vardı. O: "Bu elbisemi yıkayın, iki tane elbise daha ekleyerek beni bunlarla kefenleyin" dedi. Ben: "Bu elbise eski" dedim. Ebu Bekir: "Yeni elbise giymeye ölüden çok hayatta olan layıktır. Kefen yalnızca ölünün bedeninden çıkan (irin, pislik vb. şeyler) içindir" dedi. Ebu Bekir ancak Salı gecesi vefat etti ve sabah olmadan da gömüldü
- 1388Annem aniden öldü. öyle zannediyorum ki yaşasaydı malını tasadduk ederdi. Ben onun yerine sadaka versem onun…Aişe r.a. şöyle dedi: Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Annem aniden öldü. öyle zannediyorum ki yaşasaydı malını tasadduk ederdi. Ben onun yerine sadaka versem onun için ecir var mıdır?" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Evet" dedi
- 1389Bugün kimin nöbetindeyimAişe r.anha şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ölüm hastalığı sırasında, hanımları içinde Aişe'nin yanında kalmayı çok istediğinden, Aişe'ye olan İştiyakından dolayı: "Bugün kimin nöbetindeyim", 'Yarın kimin yanındayım?" diye sorardı. Hz. Aişe dedi ki: Benim günüm (Resulullah'ın yanımda kalacağı gün) geldiğinde Allah onun ruhunu benim kucağımda aldı ve o benim odama defnedildi