Bölümler
97- 01Vahyin Başlamasının Anlatıldığı BölümKitâbu Bedi'l-Vahy (1-7)
- 02İman KitabıKitâbu’l-İmân (8-58)
- 03İlim KitabıKitâbu'l-İlm (59-134)
- 04Namaz Abdesti KitabıKitâbu'l-Vudû (135-247)
- 05Boy Abdesti (Gusül) KitabıKitâbu'l-Gusl (248-293)
- 06Hayız KitabıKitâbu'l-Hayz (294-333)
- 07Teyemmüm KitabıKitâbu'l-Teyemmum (334-348)
- 08Namaz KitabıKitâbu's-Salât (349-520)
- 09Namaz Vakitleri KitabıKitâbu Mevâkîti's-Salât (522-602)
- 10Ezan KitabıKitâbu'l-Ezân (603-875)
- 11Cuma Namazı KitabıKitâbu'l-Cumua (876-941)
- 12Korku Namazı KitabıKitâbu Salâti'l-Havf (942-947)
- 13İki Bayram Namazı KitabıKitâbu'l-Îdeyn (948-989)
- 14Vitir Namazı KitabıKitâbu'l-Vitr (990-1004)
- 15Yağmur İsteme (İstiskâ) Namazı KitabıKitâbu'l-İstiskâ (1005-1039)
- 16Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf) KitabıKitâbu'l-Küsûf (1040-1066)
- 17Kur'an'daki Secde Ayetleri KitabıKitâbu Sücûdi'l-Kur'ân (1067-1079)
- 18Namazı Kısaltma KitabıKitâbu Taksîri’s-Salât (1080-1119)
- 19Teheccüd Namazı KitabıKitâbu't-Teheccüd (1120-1187)
- 20Mekke ve Medine Mescidi'nde Namaz Kılmanın Fazileti KitabıKitâbu Fazli's-Salâti Fî Mescidi Mekke ve'l-Medîne (1188-1197)
- 21Namazda İş Yapma KitabıKitâbu’l-Amel Fi's-Salât (1198-1223)
- 22Namazda Yanılma KitabıKitâbu's-Sehv (1224-1236)
- 23Cenazeler KitabıKitâbu' l-Cenâiz (1237-1394)
- 24Zekât KitabıKitâbu'z-Zekât (1395-1512)
- 25Hac KitabıKitâbu’l Hac (1513-1772)
- 26Umre KitabıKitâbu'l-Umra (1773-1805)
- 27Hac veya Umre'den Alıkonulma ve İhramda İken Avlanma Cezası KitabıKitâbu'l-Muhsar (1806-1820)
- 28İhramlı İken Avlanma Cezası KitabıKitâbu Cezâu’s-Sayd (1821-1866)
- 29Medine'nin Faziletleri KitabıKitâbu Fezâili'l-Medîne (1867-1890)
- 30Oruç KitabıKitâbu’s-Savm (1891-2007)
- 31Teravih Namazı KitabıKitâbu Salâti't-Terâvîh (2008-2013)
- 32Kadir Gecesi'nin Fazileti KitabıKitâbu Fezâili Leyleti’l-Kadr (2014-2024)
- 33İtikat KitabıKitâbu'l-İ'tikâf (2025-2046)
- 34Alışveriş KitabıKitâbu’l-Buyû (2047-2238)
- 35Selem KitabıKitâbu's-Selem (2239-2256)
- 36Şuta (Öncelikli Alım Hakkı) KitabıKitâbu'ş-Şu'fa (2257-2259)
- 37Îcâr (Kiralama) KitabıKitâbu’l-İcâra (2260-2286)
- 38Havâle KitabıKitâbu'l-Havâlât (2287-2289)
- 39Kefil Olma KitabıKitâbu'l-Kefâle (2290-2298)
- 40Vekil Olma KitabıKitâbu'l-Vekâle (2299-2319)
- 41Ziraat Ortakçılığı KitabıKitâbu'l-Hars ve’l-Muzâraa' (2320-2350)
- 42Bağ-Bahçe Sulama Ortakçılığı KitabıKitâbu'l-Musâkâ (2351-2383)
- 43Ödünç Para İsteme (Kredi), Borç Ödeme, Kısıtlama, İflas KitabıKitâbun Fi’l-İstikrâz (2385-2409)
- 44Anlaşmazlıklar KitabıKitâbun Fi'l-Husûmât (2410-2425)
- 45Buluntu ve Kayıp KitabıKitâbun Fi’l-Lukata (2426-2439)
- 46Haksızlıklar KitabıKitâbu'l-Mezâlim ve'l-Gasb (2440-2482)
- 47Ortaklık (Şirket) KitabıKitâbu'ş-Şerike (2483-2507)
- 48Rehin Alma (İpotek) KitabıKitâbu'r-Rehn (2508-2515)
- 49Köle Azat Etme KitabıKitâbu'l-Itk (2517-2559)
- 50Köle ile Azatlık SözleşmesiKitâbu’l-Mukâtebe (2560-2565)
- 51Hibe (Bağışlama) ve Hibe'nin Fazileti KitabıKitâbu'l-Hibe (2566-2636)
- 52Şahitlik KitabıKitâbu’ş-Şehâdât (2637-2689)
- 53Anlaşmazlıkların Giderilmesi (Sulh) KitabıKitâbu's-Sulh (2690-2710)
- 54Şart Koşmalar KitabıKitâbu'ş-Şurût (2712-2737)
- 55Vasiyetler KitabıKitâbu'l-Vasâyâ (2738-2781)
- 56Cihad ve Siyer KitabıKitâbu'l-Cihâd ve's-Siyer (2782-3090)
- 57Humus KitabıKîtâbu Farzi'l-Humus (3091-3155)
- 58Cizye KitabıKitâbu'l-Cizye (3157-3189)
- 59Yaratmaya Başlamanın Anlatıldığı BölümKitâbu Bedi'l-Halk (3190-3325)
- 60Peygamberler KitabıKitâbu Ehâdîsi'l-Enbiyâ (3326-3488)
- 61Menkıbeler KitabıKitâbu'l-Menâkıb (3489-3648)
- 62Sahabenin Üstünlükleri KitabıKitâbu Fezâili Ashâbi'n-Nebî (3649-3775)
- 63Ensarın Menkıbeleri KitabıKitâbu Menâkıbi'l-Ensâr (3776-3948)
- 64Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Gazveleri KitabıKitâbu'l-Meğâzî (3949-4473)
- 65Tefsir KitabıKitâbu Tefsîri'l-Kur'ân (4474-4977)
- 66Kur'an'ın Üstünlükleri KitabıKitâbu Fezâili'l-Kur'ân (4979-5062)
- 67Nikâh KitabıKitâbu'n-Nikâh (5063-5250)
- 68Boşanma KitabıKitâbu’t-Talâk (5251-5350)
- 69Aile İçin Harcamalar (Nafakalar) KitabıKitâbu'n-Nafakât (5351-5372)
- 70Yemek Yeme KitabıKitâbu’l-Et'ime (5373-5466)
- 71Akika KitabıKitâbu’l-Akîka (5467-5474)
- 72Avlanma ve Hayvan Kesimleri KitabıKitâbu’z-Zebâih ve's-Sayd (5475-5544)
- 73Kurban KitabıKitâbu' l-Edâhî (5545-5574)
- 74İçecekler KitabıKitâbu'l-Eşribe (5575-5639)
- 75Hastalıklar KitabıKitâbu'l-Merdâ (5640-5677)
- 76Tıp KitabıKitâbu't-Tıb (5678-5782)
- 77Giyim-Kuşam KitabıKitâbu’l-Libâs (5783-5969)
- 78Âdâb KitabıKitâbu'l-Edeb (5970-6226)
- 79İzin İsteme KitabıKitâbu'l-İsti'zân (6227-6303)
- 80Dua KitabıKitâbu'd-Deavât (6304-6411)
- 81Kalbi İncelten Öğütler KitabıKitâbu'r-Rikâk (6412-6593)
- 82Kader KitabıKitâbu'l-Kader (6594-6620)
- 83Yemin ve Adak KitabıKitâbu’l-Eymân ve'n-Nüzûr (6621-6707)
- 84Yemin Keffâreti KitabıKitâbu Keffârâti'l-Eymân (6708-6722)
- 85Ferâiz (Miras Hukuku) KitabıKitâbu'l-Ferâiz (6723-6771)
- 86Had Cezaları KitabıKitâbu'l-Hudûd (6772-6860)
- 87Diyet KitabıKitâbu'd-Diyât (6861-6917)
- 88Dinden Dönenler ve Hakka Karşı İnat Edenlerden Tevbe Etmelerini İsteme ve Bunlarla Savaşma KitabıKitâbu’l-İstitâbeti'l-Murteddîn (6918-6939)
- 89İnsanın İstemediği Şeye Zorlanması KitabıKitâbu’l-İkrâh (6940-6952)
- 90Hileler (Hukukî Çâreler) KitabıKitâbu’l-Hıyel (6953-6981)
- 91Rüya Yorumu KitabıKitâbu't-Ta'bîr (6982-7047)
- 92Fitneler KitabıKitâbu'l-Fiten (7048-7136)
- 93Ahkâm KitabıKitâbu'l-Ahkâm (7137-7225)
- 94Temenni KitabıKitâbu't-Temennî (7226-7245)
- 95Vâhidlerin - Tek Kişilerin Haberleri KitabıKitâbu Ahbari'l-Ahadi (7246-7267)
- 96Kitap ve Sünnete Bağlanma KitabıKitâbu'l-İ'tisâm (7268-7370)
- 97Tevhid KitabıKitâbu't-Tevhîd (7371-7563)
Tüm hadisler
316 / 376- 6349Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ölüm isteğiyle dua etmeyi yasaklamasaydı ben ölmek için dua ederdimKays İbn Ebi Hazim'den rivayet edildiğine göre hastalığı sebebiyle yedi defa dağlama tedavisi yapmış olan Habbab'ı ziyaretinde o "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ölüm isteğiyle dua etmeyi yasaklamasaydı ben ölmek için dua ederdim" demiştir
- 6350Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ölüm isteğiyle dua etmeyi yasaklamasaydı ben ölmek için dua ederdimKays İbn Ebi Hazim'den rivayet edildiğine göre hastalığı sebebiyle yedi defa dağlama tedavisi yapmış olan Habbab'ı ziyaretinde o "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ölüm isteğiyle dua etmeyi yasaklamasaydı ben ölmek için dua ederdim" demiştir
- 6351Başınıza gelen musibetler sebebiyle ölüm istemeyiniz. İlla isteyecekseniz şöyle dua edinEnes İbn Malik'ten aktarıldığına göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Başınıza gelen musibetler sebebiyle ölüm istemeyiniz. İlla isteyecekseniz şöyle dua edin: "Allahım! Yaşamam hayırlıysa beni yaşat. Ölmem hayzrlıysa öldür
- 6352Teyzem beni Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e götürmüş ve benim hasta olduğumu söylemişti. Nebi…Saib İbn Yezıd'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Teyzem beni Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e götürmüş ve benim hasta olduğumu söylemişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem başımı okşadı ve bereket duası etti. Daha sonra abdest aldı; ben de abdest suyunu içtim. Daha sonra arkasında durup Nebilik mi,ihrüne baktım
- 6353Ebu Ukayl'den nakledildiğine göre dedesi Abdullah İbn Hişam onu çarşıya götürür, yiyecek alırlarmış. Bir…Ebu Ukayl'den nakledildiğine göre dedesi Abdullah İbn Hişam onu çarşıya götürür, yiyecek alırlarmış. Bir seferinde İbn Zübeyr ve İbn Ömer bunlara rastlamış ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem dedesi hakkında bereket duası ettiği için kendilerini aldıkları mala ortak etmesini istemişler. O da bu teklifi kabul etmiş. Bazen deve yüküyle kar elde edip bunları ailesini gönderdiği olurmuş
- 6354Mahmud İbn Rebi"den aktarıldığına göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların kuyusundan ağzına…Mahmud İbn Rebi"den aktarıldığına göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların kuyusundan ağzına aldığı suyu ona püskürtmüştür
- 6355Aişe r.anha'dan rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e çocuklar getirilir o da dua…Aişe r.anha'dan rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e çocuklar getirilir o da dua edermiş. Bir seferinde getirilen çocuk Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kucağındayken işemiş. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem su isteyip kirlenen yeredökmüş elbiseyi yıkamamış
- 6356Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in başını okşadığı Abdullah İbn Sallebe'den nakledildiğine göre o, Sa…Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in başını okşadığı Abdullah İbn Sallebe'den nakledildiğine göre o, Sa 'd İbn Ebi' Vakkas'ı bir rekatlık vitir namazı kılarken görmüştür. Fethu'l-Bârî Açıklaması Ahmed İbn Hanbel yetimin başını akşamanın fazileti hakkında bir hadis rivayet etmiştir. Ebu Hureyre'den gelen hadise göre birisi Resulullah s.a.v.'e kalbinin katılığından şikayette bulununca "Fakirleri doyur, yetimlerin başını okşa" buyurmuştur. Hadisin senedi hasendir
- 6357Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün yanımıza geldi. OnaAbdurrahman İbn Ebi Leyla'dan nakledildiğine göre Ka'b İbn Ucre kendisiyle karşılaştığı zaman "Sana bir hediye vereyim mi?" demiş ve şöyle devam etmiş: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün yanımıza geldi. Ona "Ey Allah'ın Resulü! Sana nasıl selam vereceğimizi öğrendik. Peki nasıl salat edeceğiz bilmiyoruz" dedik. Bize اللهم صل على محمد، وعلى آل محمد، كما صليت على آل إبراهيم، إنك حميد مجيد. اللهم بارك على محمد، وعلى آل محمد، كما باركت على آل إبراهيم، إنك حميد مجيد Allahumme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed, kema salleyte ala al-i İbrahime inneke Hamidun Mecid. dememizi öğüt1edi". Meali: "Allahım! İbrahim ve ailesine salat ettiğin gibi Muhammed ve ailesine de salat et. Sen hamidsin, mecidsin. Allahım! İbrahim ve ailesine bereket ihsan ettiğin gibi Muhammed ve ailesine de bereket ver. Sen hamidsin mecidsin
- 6358Ya Resulallah! Selamı biliyoruz peki nasıl salat edeceğiz?Ebu Saıd el-Hudri"den rivayet edildiğine göre sahabller "Ya Resulallah! Selamı biliyoruz peki nasıl salat edeceğiz?" dediler. O da اللهم صل على محمد عبدك ورسولك، كما صليت على إبراهيم، وبارك على محمد، وعلى آل محمد، كما باركت على إبراهيم وآل إبراهيم Allahumme salli ala Muhammedin abdike ve Resulike kema salleyte ala İbrahime. Ve Barik ala Muhammed ve ala al-i Muhammed kema barekte ala İbrahime ve al-i İbrahim. dememizi öğretti. Meali: "Allahım! İbrahim ve ailesine salat ettiğin gibi Muhammed ve ailesine de salat et. İbrahim ve ailesine bereket verdiğin gibi Muhammed ve ailesine de bereket ver" Fethu'l-Bârî Açıklaması Bab başlığında sadece "Resulullah s.a.v.'e salat" ifadesinin geçmesi salatın hükmünün, faziletinin, nasıl yapılacağının ve yerinin işleneceğini düşündürmektedir. Ancak zikredilen hadislere bakılırsa sadece salatın nasıl yapılacağı işlenmiş gibi durmaktadır. Faziletine de işaret edilmek istendiği düşünülebilir. Salatın hükmü konusunda alimlerin on farklı kanaat serdettiklerini görmekteyiz: 1. İbn Cerır et-Taberi'ye göre salat müstehaptır ve alimler bu konuda icma etmişlerdir. 2. İbnü'l-Kassar'ın ve başkalarının aktardığı görüşe göre sınırlama olmaksızın vaciptir; ancak en az bir kere söylenirse vacip yerine gelmiş olur. 3. Ebu Bekr er-Razı, İbn Hazm ve başkalarına göre ise kelime-yi tevhid gibi namaz ya da başka yerlerde ömürde bir kere okunması vaciptir. Kurtubi hayatta bir kere olsun salat getirmenin müekked sünnetler gibi bir görev (vacip) olduğu konusunda icma bulunduğunu ifade etmiştir. 4. Şafii'ye göre namazın son oturuşunda teşehhüdden sonra selamdan önce okunması vaciptir. 5. Tahavı, Hanemerden bir grup, Hal1ml ve Şafillerden bir gruba göre ise Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem her zikredildiğinde salat getirilmelidir. Malikllerden İbnü'l-Arabl bu görüşün daha ihtiyata uygun olduğunu belirtmiştir; Ahzab suresinin tefsir edildiği bölümün sonunda Allah'ın Nebi s.a.v.'e yönelik salatının, onu meleklerin yanında övmesi ve meleklerin salatının da ona dua etmeleri anlamına geldiğine dair Ebu'ı-Aliye'den bir yorum nakledilmişti. Mukatil İbn Hayyan ise Allah'ın salatını mağfiret, meleklerin salatını istiğfar olarak yorumlamıştır. İbn Abbas'tan da benzer bir yorum naklediimiştir. İyad el-Kuşeyrı Allah'ın Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e salatının teşrif (yüceltme) ve ikramını artırma anlamına geldiğini, Nebi s.a.v.'in dışındakiler için ise rahmet demek olduğunu belirtmiştir. Bu yorum Nebi s.a.v. ile diğer mu'minler arasındaki farka işaret etmektedir. Nitekim bir ayette Allah ve meleklerinin Nebi s.a.v.'e salat ettikleri (Ahzab 56) kaydedilmişken bir başka ayette ise mu'minlere de salat edildiğinden bahsedilmektedir (Ahzab 43). Doğal olarak bilinmektedir ki Resulullah s.a.v. bu konuda başkalarından daha üst mertebede salata layıktır. Bu ayette başka ayetlerden farklı olarak Nebi s.a.v.'in tazim edildiği ve yüceltildiği konusunda icma vardır. Halımı de Resulullah s.a.v.'e salatın onu tazim anlamına geldiğini belirtmiştir. Yani "Allahım! Muhammed'e salat et" demek "onu yücelt" demektir. Bu sözle dünyada isminin yüceltilmesi, dininin yaygınlaşması, şeriatinin ebediliği; ahirette ise bol mükafatlara ermesi, ümmetine şefaat edebilmesi, makam-ı mahmud da fazilete ermesi kastedilmektedir. Buna göre mu'minlerden Hz. Nebi s.a.v.'e salat etmelerinin istenmesi rablerinden ona salat etmesi için dua etmeleri anlamına gelmektedir. Nebi s.a.v.'e salih edilirken Hz. İbrahim ve ailesine salat edilmesinin referans gösterilmesi konusunda açıklama yapmak gerekir. Zira yalnızca Nebi s.a.v. dahi Hz. İbrahim ve ailesinden daha üstün olduğu halde, arap dilindeki teşbih sanatı gereği öğretilen salat dualarında (Salli Barik duaları) diğerleri üstün görülmektedir. Çünkü bu dualarda Hz. İbrahim ve ailesi müşebbeh bihdir (kendisine benzetilen). Halbuki Nebi s.a.v. ile birlikte ailesinin de zikredilmesi üstünlüğünü bir kat daha artırmaktadır. Onun üstünlüğü ona yapılacak salatın da üstünlüğünü gerektirir. Bu konuda farklı yorumlar yapılmıştır: 1. Nebi s.a.v. Salli ve Barik dualarını öğretirken Hz. İbrahim'den daha üstün olduğunu bilmiyordu. Müslim'in rivayet ettiği bir hadise göre Nebi s.a.v. kendisine "mahlukatın en hayırlısı" diye hitap eden sahabıye Hz. İbrahim'i işaret etmiştir. İbnü'l-Arabı bu hadisi delilolarak kullanmış ve Nebi s.a.v.'in kendisi için Hz. İbrahim ile denklik talep etmesi ve ümmetine de bunu emretmesi ile bunu teyit etmiştir. Allah Teala da onu Hz. İbrahim'den daha üstün kılmıştır. Bununla birlikte bu yorum Nebi s.a.v.'in üstün olduğunu öğrendikten sonra salatın şeklini değiştirmemesi sebebi ile tenkit edilmiştir. 2. Nebi s.a.v. tevazusu sebebiyle böyle söylemiş; ümmetine de fazilet elde etmeleri için bunu tavsiye etmiştir. 3. Buradaki teşbih Hz. İbrahim'e yönelik salat ile Nebi s.a.v.'e yönelik salatı asıl itibariyle birbirine benzetmekte, iki salat arasında fazilet benzetmesi yapılmamaktadır. Aynı durum "Nuh'a vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik" ve "Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı" ayetlerinde de geçerlidir. Yine "Falancaya iyilik yaptığın gibi kendi çocuğuna da iyilik yap" denildiğinde iki iyilik arasında üstünlük benzerliği kurulmamıştır. Nevevi bu cevapların bir kısmını zikrettikten sonra İmam Şafiı'ye de nisbet edilen son görüşü tercih etmiştir. İbnü'l-Kayyım ise bu son cevap dışındakileri değersiz addedip "En güzeli Nebi s.a.v.'in Hz. İbrahim'in ailesinden daha hayırlı olduğunu söylemektir" der. "Allah Adem'i, Nuh'u, İbrahim ve İmran ailelerini alemlere üstün kılmıştır" ayetinin tefsirinde İbn Abbas'tan şöyle bir yorum nakledilmiştir: Hz. Muhammed, İbrahim ailesindendir. Sanki kendisine ve ailesine özelolarak salat etmemizi emretmekle, genelolarak İbrahim ailesi içerisinde kendisine yapmış olduğumuz salatı bir de özelolarak tekrar ettirmiştir. Bundan ailesi layık olduğu kadar istifade etmiş; geri kalan kısım kendisine ait olmuştur. Bu da İbrahim ailesinden olan diğer kimselerin payından fazladır. Böylece dua da yapılan teşbihin faydası ortaya çıkmaktadır. Şarihlerden bazılarının ifadesine göre Hz. İbrahim'in ailesinden maksat İshak ve İsmail yoluyla devam eden zürriyetidir. Hiç kuşkusuz Hz. İbrahim'in Sare ve Hacer dışında birisinden çocuğu olduğu kesin olarak bilinirse onlar da bu zürriyete dahil olurlar. Bu zürriyet içerisinde salat sırasında müslüman hatta müttaki olanlar düşünülmektedir. Buna göre kastedilenler Nebiler, sıddıklar, şehidler ve salihler olup, başkaları değildir. Barik duasında Nebi s.a.v. için talep edilen bereket, hayır ve ikramda artırım ya da kusurlardan arındırıp temizleme anlamlarına gelmektedir. Hamıd övülmüş demektir. Medd ise en şerefli anlamına gelir. Hamd, ikram ve nimet bahşetmeye delalet ettiği gibi, bu sıfat da azamet ve celal sahibi olmaya delalet eder. Bu hadise dayanarak her namazda Resulullah s.a.v.'e salat getirmenin vacip olduğu ifade edilmiştir. İmam Şafii el-Ümm adlı eserinde Resulullah s.a.v.'e salat getirmenin farz kılındığını ifade etmiştir. Çünkü ayette şöyle buyurulmaktadır: "Allah ve melekleri Nebi'e salat etmektedir. Ey iman edenler! Sizler de ona salat-ü selam edin". Resulullah s.a.v.'e salatın farziyeti en fazla namaz esnasında uygun düşmektedir. Bu konuda Resulullah s.a.v.'den gelen haberlerde de bir delalet söz konusudur. Fukaha bu konuda İmam Şafii'ye muhalefette birleşmemişlerdir. Bilakis Ahmed İbn Hanbeliden bu mesele hakkında iki kanaat aktarılmıştır. İshak İbn Rahuye hamdin farz olduğunu ve onu terkedenin namazını iade etmesi gerektiğiniifade etmiştir. Hanemerle gelince üstadlarımızdan (Şafiılerden) biri, salatın Nebi s.a.v. her zikredildiğinde ona salat getirilmesi gerektiğini söyleyen Tahavı ve benzerlerini, teşehhüdün sonunda da Resulullah s.a.v. anıldığı için burada da salatın vacip kabul edilmesi gerektiğini söylemeye davet etmiştir. Bununla birlikte her ne kadar salatı bırakmamak istenmişse de bu namazın bir şartı da kılınmamıştır. İbnü'l-Kayyım bu meselede İmam Şafii'nin yanındadır. Şöyle der: Teşehhüdde Resulullah s.a.v.'e salat okumanın meşruiyeti konusunda icma oluşmuştur. İhtilaf bunun vacip mi müstehap mı olduğu konusundadır. Selef alimlerinin ameline uymayı gerekli görmeyenıere tabi olmak doğru değildir. Çünkü selef teşehhüdden sonra salat getirirdi. Ancak amel ile inanç / itikad kastediliyorsa bunun vacip olmadığına dair onlardan açık bir delil nakledilmelidir. Bu da bulunamayacak bir şeydir! Nebi s.a.v.'e salatın vacip olup olmadığı konusunda ihtilaf edilen yerler arasında ilk teşehhüdü (dört ya da üç rekatlık namazıarın ikinci rekatındaki teşehhüd), Cuma namazında okunan hutbeyi ve diğer hutbeleri ve cenaze namazını sayabiliriz. Salat getirilmesi konusunda çoğunda sahih isnadlı hadislerin varid olduğu yerler ise şunlardır: Müezzin ile birlikte içten ezan okunduktan sonra, duanın başı, ortası ve sonunda -ki başında olması daha muhtemeldir- kunut duasının sonunda, bayram tekbirlerinde, mescide giriş ve çıkışta, toplanıp ayrılışta, yolculuğa çıkış ve dönüşte, gece namazına kalkışta, Kur'an hatmedildiğinde, sıkıntı halinde yapılan dualarda, günahlardan tevbe edildiğinde, hadis rivayetinde, ilim ve zikir öğretiminde ve bir şeyin unutulmasında. Daha önce geçtiği üzere sahih bir hadiste Cuma günü çokça salat getirilmesi emredilmiştir
- 6359Allahım! İbn Ebi Evfa'nın ailesine salat etİbn Ebi Evfa'dan nakledildiğine göre sadakasını ödemek üzere gelenler için Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allahım! Falancaya salat et" diye dua ederdi. Babam sadakasını götürdüğünde de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Allahım! İbn Ebi Evfa'nın ailesine salat et" diye dua etti
- 6360Allahım! Muhammed, eşleri ve zürriyetine aynen İbrahim ailesi gibi salat et. Muhammed, eşleri ve zürriyetini…Ebu Humeyd es-Saidi'den rivayet edildiğine göre sahabiler nasıl salat getireceklerini sorduklarında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allahım! Muhammed, eşleri ve zürriyetine aynen İbrahim ailesi gibi salat et. Muhammed, eşleri ve zürriyetini aynen İbrahim ailesi gibi bereketlendir. Sen hamid ve mecidsin" demelerini öğütledi. Fethu'l-Bârî Açıklaması Bu babda müstakil olarak Nebi s.a.v.'den başkalarına salat getirilmesinin ya da Resulullah s.a.v. ile birlikte onun ardından başkalarına da salat edilmesinin hükmü işlenmektedir. Resulullah s.a.v. dışındakilerden maksat diğer Nebiler, melekler ve mü'minlerdir. İbn Abbas salMın Resulullah s.a.v.'e özelolduğu kanaatindeydi. İbn Ebi Şeybe'nin rivayet ettiğine göre İbn Abbas şöyle demiştir: "Bana göre saıM yalnızca Resuluılah s.a.v.'e getirilir". Bu haberin isnadı sahihtir. Nakledildiğine göre İmam Malik de bu düşüncededir ve "Biz başkasına saıM getirmekle taabbüd etmiş olmayız" demiştir. Ömer İbn Abdilaziz'den de benzer bir rivayet gelmiştir. Yine Malik'in bunu mekruh gördüğü ifade edilmiştir. Kadi İyaz ise alimlerin çoğunun müspet kanıda olduğunu söylemiştir. Süfyan ise Nebiler dışında başkasına saıM getirmenin mekruh olduğunu belirtmiştir. Kadi İyaz şöyle der: "Ben, İmam Malik ve Süfyan'ın görüşüne meyyalim. Bu muhakkik mütekellim ve fakihlerin kanaatidir. Alimlerimiz Nebilerin dışındakilerin rıza ve mağfiret ile anılacaklarını; Nebilerden başkalarına müstakil olarak salat getirmenin ise doğru bir davranış olmadığını belirtmişlerdir. Bu Beni Haşim devleti zamanında ihdas edilmiş bir bidattır. Meleklere saıM meselesinde ise açık bir hadis bilmemekteyim. mu'minlere gelince bu konuda da ihtilaf vardır. Bir görüşe göre salat yalnızca Nebi s.a.v.'e yapılır. Daha önce geçtiği üzere İmam Malik bu kanıdadır. Bir gruba göre ise müstakil olarak mu'minlere saıM getirilmez. Ancak naslarda açıkça belirtilmiş olanlara tabi olarak getirilebilir. Çünkü Kur'an'da şöyle buyurulmaktadır: "Nebi'i birbirinizi çağırdığınız gibi çağırmayın". Yine selamı öğrettiğinde "Selam bize ve salih kullar üzerine olsun" dediği halde salatı yalnızca kendisine ve ehl-i beytine has kılmıştır. el-Müfhim adlı eserinde Kurtubi ile Hanbelilerden Ebu'l-Meali'nin tercihleri de bu istikamettedir. Bu konu Ahzab suresinin tefsirinde ayrıca incelenmiştir. Sonraki dönem alimlerinden İbn Teymiye de bu kanaattedir .• Müstakil olarak mu'minlere salMı onaylamayıp başkalarına tabi kılınmak suretiyle kabul edenler de vardır. Ebu Hanife ve bir grup alim böyle düşünmektedir. Bazıları da müstakil olarak mu'minlere selamı mekruh görmüştür. Bu son görüş İbn Hanbel'den de nakledilmiştir. Hiçbir kayıt koymaksızın cevaz verenler de vardır. Buhari'nin bab başlığı ve verdiği hadisler böyle düşündüğünü göstermektedir. Bu meselede İbnü'l-Kayyım şu değerlendirmeyi yapar: Doğrusu Nebilere, meleklere, Resulullah s.a.v.'in eşlerine, ailesine, zürriyetine ve mu'minlere genelolarak salat etmenin caiz olduğu görüşüdür. Nebiler dışında hiç kimse için şiar haline gelir endişesiyle müstakil olarak saıM getirilmez. Özellikle de RaflZllerin yaptığı gibi saıM getirilenin, benzerleri hatta daha faziletli olanları ayrı tutuluyorsa (Onlar Hz. Ali'yi sahabilerden hatta Nebi s.a.v.'den ayrı tutup saıM getirirlerdi). Ancak hayatta olanlar için şiar olma endişesi yoksa beis de yoktur
- 6361Allahım! Bir mu'min'e kötü söz söylemişsem bunu kıyamet günü kendine yakınlık için bir vesileye çevirEbu Hureyre r.a.'den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Allahım! Bir mu'min'e kötü söz söylemişsem bunu kıyamet günü kendine yakınlık için bir vesileye çevir" diye dua etmiştir. Fethu'l-Bârî Açıklaması Bu hadis Resulullah s.a.v.'in ümmetine duyduğu şefkati, huyunun güzelliğini ve yüce gönüllülüğünü göstermektedir. Burada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zamanında yaşamış belli kişiler kastedildiği açıktır. Genel olarak onun zamanını da aşacak tarzda söylediği sözler hakkında muhtemelen bu duası geçerli değildir
- 6362Allah'tan rab olarak, İslam'dan din olarak ve Muhammed'den Nebi olarak razıyız. Fitnelerden Allah'a sığınırızEnes İbn Malik'ten aktarıldığına göre sahabiler soru sormayı abartınca Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kızıp minbere çıkmış ve: "Sorduğunuz her şeyi açıklayacağım" demiştir. Enes sözlerine şöyle devam eder: Sağıma soluma baktığım da herkesin yüzünü elbisesiyle örtüp ağladığını gördüm. Derken kavga ettiğinde babasından başkasına nispet edilen bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e babasının kim olduğunu sordu. O da "Huzafe" dedi. Bunun ardından Ömer (b. el-Hattab r.a.): رضينا بالله رباً، وبالإسلام ديناً، وبمحمد صلى الله عليه وسلم رسولاً "Allah'tan rab olarak, İslam'dan din olarak ve Muhammed'den Nebi olarak razıyız. Fitnelerden Allah'a sığınırız" dedi. Bunu takiben Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bugün kadar hayırlı ya da şerli şeyleri bir arada görmedim. Bana duvarın arkasında cennete ve cehennem gösterildi" buyurdu. Fethu'l-Bârî Açıklaması Bu hadis Resulullah s.a.v.'in kızgınlık halinde de hüküm verebileceğini zira onun hem kızgınlık hem de sükun hallerinde yalnızca hakkı konuşacağını göstermektedir. Yine bu rivayet Hz. Ömer'in anlayış kabiliyetine ve engin ilmine delalet etmektedir
- 6363Oğullarınızdan bize hizmet edecek birini araştırınEnes İbn Malik'ten nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Talha'ya şöyle demiştir: "Oğullarınızdan bize hizmet edecek birini araştırın". Ebu Talha da beni arkasına alıp Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e götürdü. Bu vakitten sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem seferde her konakladığında ona hizmet ederdim. çoğu zaman şu duayı yaptığını işitmişimdir: "Allahım! Hüzün ve kederden, acizlik ve tembellikten, cimrilik ve korkaklıktan, borç sıkıntısından ve güçlülerin bana galip gelmesinden (tasallutundan) sana sığınırım". Ona hizmete devam ettim. Hayber dönüşünde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisi için aldığı Safıyye bnt. Huyey ile birlikte döndü. Daha önce Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem arkasını örtü ile kapatırken şimdi Safıyye'yi arkasına almıştı. Sahba mevkiinde Hays yemeyi yaptırıp insanlara ikram etti. Onunla evliliği burada gerçekleşti. Dönüş sırasında Uhud'u görünce "Bu dağ bizi biz de onu severiz" buyurdu. Medıne'yi . görünce de "Allahım! Medfnelilere bereket ihsan et" diye dua etti
- 6364Ümmü Halid bnt. Halid'den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kabir azabından…Ümmü Halid bnt. Halid'den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kabir azabından Allah'a sığınırdı
- 6365Allahım cimrilikte, korkaklıktan, hayatın en rezilinden (iyice yaşlanıp ele avuca düşmekten), dünya…Mus'ab'dan aktarıldığına göre Sa'd beş şeyi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i referans göstererek zikrederdi: "Allahım cimrilikte, korkaklıktan, hayatın en rezilinden (iyice yaşlanıp ele avuca düşmekten), dünya fitnesinden (Deccfıl) ve kabir azabından sana sığınırım
- 6366Doğru söylemişler. Onlar azap görüyorlar. Hatta seslerini bütün hayvanlar duymaktadırAişe r.anha'dan nakledildiğine göre Medine yahudilerinden iki yaşlı kadın ona: "Ölüler azap görüyorlar" demiş; Hz. Aişe ise bunu kabul etmemişti. Onları tasdik etmek istememişti. Onlar çıktıktan sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanına gelince durumu ona anlatınca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Doğru söylemişler. Onlar azap görüyorlar. Hatta seslerini bütün hayvanlar duymaktadır" dedi. Hz. Aişe sonraki bütün namazıarda Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kab ir azabından Allah'a sığındığını duyduğunu söylemiştir. Fethu'l-Bârî Açıklaması Bu hadisin şerhi daha önce ayrıntısıyla yapılmıştı. Bu hadiste Resulullah yaşlı yahudi kadınları hemen tasdik ederken bir başka rivayette bundan Allah'a sığınmıştır. Halbuki her iki rivayet de Hz. Aişe'den nakledilmektedir. Bu çelişkinin nasıl giderildiği konusunda daha önce bilgi aktarmıştım. Özetle Resulullah'a müslümanların kabir fitnesine uğrayacakları vahyedilmemişti. Bu sebeple yahudilerin kabir azabı göreceklerini ifade etmiştir. Dolayısıyla daha önceki bilgileriyle amel etmiştir. Kabir azabının yahudilerden başkası için de geçerli olduğunu öğrenince bundan Allah'a sığınmış ve namazda kabir azabından Allah'a sığınılmasını emretmiştir. Zira namazda yapılan duanın kabulü daha muhtemeldir
- 6367Allahım! Acziyet, tembellik, korkaklık, düşkünlük, kabir azabı, hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırımEnes İbn Malik'ten nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dua edermiş: "Allahım! Acziyet, tembellik, korkaklık, düşkünlük, kabir azabı, hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırım". Fethu'l-Bârî Açıklaması Aslen fitne, imtihan demektir. Terim olarak mekruh olanı açmak için yapılan imtihan anlamına gelir. Yine istenenden gafil olmak anlamında "mallarınız ve çocuklarınız fitnedir" ayetinde kullanılmıştır. Dinden dönmeye zorlama anlamında "mu'min erkek ve kadınları fitneye tabi tuttular" ayetinde geçmektedir. Dalalet, günah, küfür, azap anlamları da vardır
- 6368Allahım! Tembellikten, düşkünlükten, günahtan, borçtan, kabir fitne ve azabından, cehennem fitne ve azabından…Aişe r.anha'dan nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dua edermiş: "Allahım! Tembellikten, düşkünlükten, günahtan, borçtan, kabir fitne ve azabından, cehennem fitne ve azabından, zenginlik fitnesinin şerrinden, fakirlik fitnesinden, Mesih Deccal fitnesinden sana sığınırım. Allahım! Hatalarımı soğuk kar suyuyla yıka. Bembeyaz elbiseler nasıl kirlerden arınıyorsa sen de benim kalbimi hatalardan öylece arındır. Benimle hatalarımın arasını doğu ile batı arası kadar yap". Fethu'l-Bârî Açıklaması Kabir fitnesi iki melek tarafından yapılacak sorgulamadır.Cehennem fitnesi ise zebanilerin tevbih ederek yapacakları sorgulamadır. "Cehennem, öfkesinden neredeyse çatlayacak haldedir. Ne zaman oraya yeni bir kafile atılsa, oranın bekçileri: «Sizi uyaran bir Nebi daveti size ulaşmadı mı?» diye sorarlar" ayeti buna işaret etmektedir. Zenginlik ve fakirlik fitnesi konusunda ise Gazali şu açıklamayı yapmıştır: Zenginlik fitnesi mal toplama hırsıdır. Yine kişinin helal yolları kullanmamasına ayrıca infak etmesi ya da başkasının haklarına riayet etmesi gereken yerlerde bundan imtina etmesine sebep olacak kadar malı sevmesidir. Fakirlik fitnesi ise hayır ve veraya sebep olmayan yoksulhıktur. Hatta öyle ki bu fakirlik kişiyi dindar ve murvet sahibi insanların yapmayacağı şeylere sevkeder. Kişi hangi harama düştüğünü ya da neler yaptığını bile önemsemez olur. Fakirlik fitnesi kişinin gönlünün fakir olması diye de yorumlanmıştır. Bu hadiste fakirliğin zenginlikten ya da zenginliğin fakirlikten daha faziletli olduğu belirtilmemektedir. Bu hadiste hataların temizlenirken kirleri temizleme konusunda daha iyi sonuç veren sıcak su yerine soğuk kar ve buz suyunun tercih edilmesi bunların el değmemiş daha önce kullanılmamış sular olması sebebiyledir. Dolayısıyla burada bunları zikretmek daha uygun düşmektedir. Hattabi bu yoruma yer vermiştir