Bölümler
368Müslümanın Hayat ÖlçüleriHadisler: 1-687
- 02İhlâs ve İyi NiyetNo. 1-13
- 03TövbeNo. 14-25
- 04SabırNo. 26-54
- 05Doğru Söylemek (Sıdk)No. 55-60
- 06Her An Allah ile Beraber Olma Bilinci (Murâkabe)No. 61-69
- 07Sorumluluk Bilinci (Takva)No. 70-74
- 08Allah’a Kesin İman (Yakîn) ve O’na Dayanmak (Tevekkül)No. 75-85
- 09Dürüst Olmak (İstikâmet)No. 86-87
- 10Yaratılıştaki İhtişamı Düşünmek
- 11Hayırlı İşlere KoşmakNo. 88-95
- 12Allah İçin ÇalışmakNo. 96-112
- 13Ömrün Sonlarına Doğru Hayır Hasenâtı ArtırmakNo. 113-117
- 14Hayır Yollarının ÇokluğuNo. 118-143
- 15İbadette Ölçülü DavranmakNo. 144-154
- 16Amellerde DevamlılıkNo. 155-157
- 17Sünnete ve Âdâba UymakNo. 158-169
- 18Allah’ın Hükmüne Boyun EğmekNo. 170
- 19Dinde Yenilik (Bid’at)No. 171-172
- 20İyi veya Kötü Çığır AçmakNo. 173-174
- 21Hayra Aracılık, Hidayete ÇağrıNo. 175-178
- 22İyilikte ve Takvada YardımlaşmakNo. 179-182
- 23Samimiyet (Nasîhat)No. 183-185
- 24İyiliği Teşvik, Kötülükle Mücadele Etmek (Emr-i Bi’l-Ma’rûf Nehy-i Ani’l-Münker)No. 186-199
- 25İyiliği Emredip Kötülükten Nehyettiği Hâlde Aksini YapmakNo. 200
- 26Emanete Riayet EtmekNo. 201-204
- 27Haksızlık (Zulüm)No. 205-223
- 28Müslümanlar Arası HukukNo. 224-241
- 29Kusurların ÖrtülmesiNo. 242-245
- 30İhtiyaçların GiderilmesiNo. 246
- 31Aracılık EtmekNo. 247-249
- 32İnsanların Arasını DüzeltmekNo. 250-253
- 33YoksullarNo. 254-261
- 34Muhtaçları Himaye EtmekNo. 262-274
- 35Hanımlara İyi DavranmakNo. 275-282
- 36Kocanın, Eşi Üzerindeki HaklarıNo. 283-290
- 37Ailenin Geçimini SağlamakNo. 291-298
- 38Malın En İyisinden İnfak EtmekNo. 299
- 39Aile Fertlerine Allah’a İtaat Şuuru VermekNo. 300-304
- 40Komşu HakkıNo. 305-313
- 41Anne Babaya İyilik Etmek, Akrabayı GözetmekNo. 314-337
- 42Anne Babaya İsyan Etmek ve Akraba ile İlişkiyi KesmekNo. 338-342
- 43Anne Babanın Dostlarına, Yakınlara ve Eşe İyilik EtmekNo. 343-346
- 44Ehl-İ Beyt’e Saygı GöstermekNo. 347-348
- 45Âlimlere, Büyüklere ve Fazilet Ehline Saygı GöstermekNo. 349-360
- 46Hayırlı İnsanları Ziyaret EtmekNo. 361-375
- 47Allah İçin SevmekNo. 376-386
- 48Allah’ın Kulunu SevmesiNo. 387-389
- 49Başkalarına Eziyet VermemekNo. 390
- 50İnsanları Yaptıklarına Göre Değerlendirmek, İç Hâllerini Allah’a BırakmakNo. 391-396
- 51Allah’tan Korkmak (Havf)No. 397-412
- 52Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)No. 413-440
- 53Ümitvar Olmanın SevabıNo. 441-443
- 54Korku ile Ümit Arasında YaşamakNo. 444-446
- 55Allah Korkusuyla AğlamakNo. 447-457
- 56Dünyaya Meyletmemek (Zühd)No. 458-491
- 57Sade YaşamakNo. 492-522
- 58Kanaat ve TokgözlülükNo. 523-538
- 59İstenmeden Verilen Sadakanın AlınmasıNo. 539
- 60El Emeğiyle GeçinmekNo. 540-544
- 61CömertlikNo. 545-563
- 62CimrilikNo. 564
- 63Başkasını Kendine Tercih Etmek (Îsâr)No. 565-569
- 64İyilikte YarışmakNo. 570-571
- 65Helâl Kazanıp Helâl Yolda HarcamakNo. 572-574
- 66Ölümü HatırlamakNo. 575-581
- 67Kabir ZiyaretiNo. 582-585
- 68Ölümü Temenni EtmemekNo. 586-588
- 69Günahlardan Korunmak ve Şüpheli Şeylerden Sakınmak (Vera’)No. 589-597
- 70İnsanlardan Uzaklaşarak Tek Başına Yaşamak (Uzlet)No. 598-602
- 71İyiliklerden Yana Olmak ve Fenalıklardan Kaçınmak
- 72Tevazu ve ŞefkatNo. 603-612
- 73Kibir ve GururNo. 613-621
- 74Güzel AhlâkNo. 622-632
- 75Yumuşak Huylu Olmak (Hilm) ve Ölçülü Hareket Etmek (Teennî)No. 633-643
- 76Affedici OlmakNo. 644-648
- 77Eziyetlere KatlanmakNo. 649
- 78Dinî Konular da Hassas OlmakNo. 650-653
- 79Yöneten Yönetilen İlişkilerinde ÖlçüNo. 654-659
- 80Adaletli YöneticiNo. 660-663
- 81Yöneticilere İtaatte ÖlçüNo. 664-674
- 82İdareciliğin İstenmemesiNo. 675-678
- 83Yönetimde İstişare ve İşbirliğiNo. 679-680
- 84İdareciliğin Hırslılara VerilmemesiNo. 681
- 85HayâNo. 682-685
- 86Sır SaklamakNo. 686-689
EdepHadisler: 688-728
- 88Ahde Vefa ve Sözünde DurmakNo. 690-692
- 89Hayırlı İşleri SürdürmekNo. 693
- 90Güler Yüzlü ve Tatlı Sözlü OlmakNo. 694-696
- 91Anlaşılır Şekilde KonuşmakNo. 697-698
- 92Dinleme ÂdâbıNo. 699
- 93Öğüt Vermede ÖlçüNo. 700-703
- 94Ağırbaşlılık (Vakar)No. 704
- 95İbadet Yerlerinde Saygılı DavranmakNo. 705-706
- 96Misafir AğırlamakNo. 707-708
- 97İyi İşleri MüjdelemekNo. 709-712
- 98Yolcunun VedalaşmasıNo. 713-718
- 99İstihar e ve İstişareNo. 719
- 100İbadet Yerlerine Gidiş Geliş ÂdâbıNo. 720-721
- 101İyi İşlere Sağdan BaşlamakNo. 722-728
Yemek Yeme ÂdâbıHadisler: 729-779
- 103Yemeğe Besmele ile Başlamak, Hamd Ederek BitirmekNo. 729-736
- 104Yemeğe Kusur BulmamakNo. 737-738
- 105Nafile Oruç Tutan Kimsenin Yemek Davetine KatılmasıNo. 739
- 106Yemeğe Davet Edilen Kimsenin Yanında Başkalarını da GötürmesiNo. 740
- 107Sofra ÂdâbıNo. 741-742
- 108Birlikte Meyve Yerken Ölçülü DavranmakNo. 743-744
- 109Yemeği Yemek Kabının Kenarından YemekNo. 745-746
- 110Yaslanarak YememekNo. 747-748
- 111Sofra Âdâbı (Devamı)No. 749-755
- 112Yemek YemeNo. 756-757
- 113İçeceklerle İlgili ÂdâbNo. 758-762
- 114Büyük Su Kabının Ağzından Su İçmemekNo. 763-765
- 115Su Kabına ÜflememekNo. 766-767
- 116Su İçme ÂdâbıNo. 768-774
- 117Su İçilecek KaplarNo. 775-779
Giyim KuşamHadisler: 780-814
- 119Giyim TarzıNo. 780-789
- 120Gömlek GiymekNo. 790
- 121Giyeceklerin Uzunluğu ve KısalığıNo. 791-802
- 122Giyimde Abartıya KaçmamakNo. 803
- 123Kişinin Durumuna Uygun GiyinmesiNo. 804
- 124İpekli GiyinmekNo. 805-811
- 125Yırtıcı Hayvanların Derisini KullanmamakNo. 812-813
- 126Yeni Elbise ve Ayakkabı Giyildiğinde Dua EtmekNo. 814
SelâmHadisler: 846-895
- 133Selâmlaşmak ve Selâmı YaymakNo. 846-851
- 134Selâm Verme UsûlüNo. 852-862
- 135Evine Giren Kimsenin Selâm VermesiNo. 863
- 136Çocuklara Selâm VermekNo. 864
- 137Hanımlarla SelâmlaşmakNo. 865-867
- 138Farklı İnanç Kesimleriyle SelâmlaşmaNo. 868-870
- 139Topluluktan Ayrılan Kimsenin Selâm VermesiNo. 871
- 140İzin İsteme ÂdâbıNo. 872-879
- 141Aksırma ve Esneme ÂdâbıNo. 880-886
- 142Tokalaşma ve Kucaklaşma ÂdâbıNo. 887-895
Hasta ZiyaretiHadisler: 896-957
- 144Hasta Ziyareti ve Cenazeyi KaldırmaNo. 896-902
- 145Hastalara Dua EtmekNo. 903-911
- 146Hasta Yakınlarına Hastanın Durumunu SormakNo. 912
- 147Hayatından Ümidini Kesen Kimsenin DuasıNo. 913-915
- 148Hastanın Hâlinden Şikâyet EtmesiNo. 916-918
- 149Ölmek Üzere Olan Kimseye Kelime-i Tevhidi Hatırlatmak (Telkîn)No. 919-920
- 150Ölünün Gözünü Kapadıktan Sonra Söylenecek SözNo. 921
- 151Ölmek Üzere Olan Hastanın Yanında Söylenebilecek SözlerNo. 922-926
- 152Ölen Kimse İçin AğlamakNo. 927-929
- 153Cenazenin Olumsuz Yönlerini AnlatmamakNo. 930
- 154Cenaze Namazına KatılmakNo. 931-933
- 155Cenaze Namazına Katılanların Çok OlmasıNo. 934-936
- 156Cenaze Namazında Okunacak DualarNo. 937-942
- 157Cenazeyi Bir An Evvel KaldırmakNo. 943-944
- 158Ölenin Borcunu Geciktirmeden ÖdemekNo. 945-946
- 159Kabir Başında Öğüt VermekNo. 947
- 160Kabir Başında Dua Edip Kur’an OkumakNo. 948-949
- 161Ölen İçin Sadaka Vermek ve Dua EtmekNo. 950-951
- 162Ölmüş Kimseleri Hayırla AnmakNo. 952-953
- 163Küçük Çocuğu Ölenlere Verilecek SevapNo. 954-956
- 164Helâk Edilen Kavimlerin Kalıntılarından İbret AlmakNo. 957
FaziletlerHadisler: 993-1270
- 175Kur’an-ı Kerim Okumanın FaziletiNo. 993-1003
- 176Kur’an-ı Kerim’i Sık Okumak ve UnutmamakNo. 1004-1005
- 177Kur’an-ı Kerim’i Güzel Sesle OkumakNo. 1006-1010
- 178Belirli Sûre ve Âyetleri OkumakNo. 1011-1024
- 179Birlikte Kur’an OkumakNo. 1025
- 180Abdestin FaziletiNo. 1026-1034
- 181Ezanın FaziletiNo. 1035-1043
- 182Namazların FaziletleriNo. 1044-1048
- 183Sabah ve İkindi Namazlarının FaziletiNo. 1049-1054
- 184Cemaatle Namaz İçin Camilere Gitmenin FaziletiNo. 1055-1062
- 185Camide Namazı Beklemenin FaziletiNo. 1063-1065
- 186Cemaatle Namaz Kılmanın FaziletiNo. 1066-1072
- 187Sabah ve Yatsı Namazlarında Camiye GitmekNo. 1073-1075
- 188Farz Namazlara Devam EtmekNo. 1076-1083
- 189Namazı İlk Safta Kılmanın Fazileti, Safları Tamamlayıp Düzgün TutmakNo. 1084-1098
- 190Sünnet Namazların FaziletiNo. 1099-1101
- 191Sabah Namazının SünnetiNo. 1102-1114
- 192Öğle Namazının SünnetiNo. 1115-1120
- 193İkindi Namazının SünnetiNo. 1121-1123
- 194Akşam Namazının SünnetiNo. 1124-1127
- 195Yatsı Namazının Sünnetleri
- 196Cuma Namazının SünnetiNo. 1128-1129
- 197Sünnet Namazları Evde KılmakNo. 1130-1133
- 198Vitir NamazıNo. 1134-1140
- 199Kuşluk NamazıNo. 1141-1145
- 200Tahiyyetü’l-Mescid NamazıNo. 1146-1147
- 201Abdest Aldıktan Sonra İki Rekât Namaz KılmakNo. 1148
- 202Cuma Gününün Fazileti ve Cumaya HazırlıkNo. 1149-1160
- 203Şükür SecdesiNo. 1161
- 204Gece İbadet Etmenin FaziletiNo. 1162-1189
- 205Teravih NamazıNo. 1190-1191
- 206Kadir Gecesini İhya Etmenin FaziletiNo. 1192-1198
- 207Ağız ve Diş TemizliğiNo. 1199-1208
- 208Zekâtın Farziyeti ve FaziletiNo. 1209-1217
- 209Ramazan Orucunun Farziyeti ve FaziletiNo. 1218-1224
- 210Ramazan Ayında İyilik EtmekNo. 1225-1226
- 211Şa’ban Ayında Tutulan OruçNo. 1227-1230
- 212Yeni Ay Görüldüğünde Yapılacak DuaNo. 1231
- 213Sahurun FaziletiNo. 1232-1235
- 214İftarı Geciktirmemek ve İftardan Sonra Yapılacak DuaNo. 1236-1242
- 215Oruçlunun Dikkat Etmesi Gereken HususlarNo. 1243-1244
- 216OruçNo. 1245-1248
- 217Bazı Mübarek Aylarda Tutulacak Orucun FaziletiNo. 1249-1251
- 218Zilhiccenin İlk Onunda Tutulan Orucun ve Diğer İyiliklerin FaziletiNo. 1252-1253
- 219Arefe Gününde ve Muharrem’in 9 ve 10. Günlerinde Tutulan Orucun FaziletiNo. 1254-1256
- 220Şevval Ayında Altı Gün Oruç Tutmanın FaziletiNo. 1257
- 221Pazartesi ve Perşembe Günlerinde Oruç Tutmanın FaziletiNo. 1258-1260
- 222Her Aydan Üç Gün Oruç Tutmanın FaziletiNo. 1261-1267
- 223İftar Vermenin FaziletiNo. 1268-1270
CihadHadisler: 1288-1378
- 227Cihadın FaziletiNo. 1288-1355
- 228Şehitliğin FaziletiNo. 1356-1360
- 229Köle Azat Etmenin FaziletiNo. 1361-1362
- 230Kölelere İyi Davranmanın FaziletiNo. 1363-1364
- 231Kölelerin Sorumluluklarını Yerine GetirmesiNo. 1365-1368
- 232Fitne ve Karışıklık Zamanlarında İbadet Etmenin FaziletiNo. 1369
- 233Alışverişte ve Ödemelerde Kolaylık Göstermenin FaziletiNo. 1370-1378
YasaklarHadisler: 1514-1811
- 250GıybetNo. 1514-1530
- 251Gıybet Edenleri DinlememekNo. 1531-1533
- 252Sakıncası Olmayan GıybetNo. 1534-1538
- 253Laf Taşımamak (Nemîme)No. 1539-1541
- 254İnsanları GammazlamamakNo. 1542
- 255İkiyüzlülükNo. 1543-1544
- 256YalanNo. 1545-1549
- 257Yalan Söylenebilecek YerlerNo. 1550
- 258Bilinçli ve Doğru KonuşmaNo. 1551-1553
- 259Yalancı ŞahitlikNo. 1554
- 260İnsanlara ve Hayvanlara Lanet EtmemekNo. 1555-1562
- 261Günahkârlığı Telin Etmek
- 262Müslümana Hakaret Etmenin GünahıNo. 1563-1567
- 263Ölülere SövmemekNo. 1568
- 264İnsanlara Eziyet EtmemekNo. 1569-1570
- 265Kin Gütmemek, İlişkiyi Kesmemek ve İnsanlara Sırt ÇevirmemekNo. 1571-1572
- 266KıskançlıkNo. 1573
- 267Başkalarının Ayıplarını AraştırmamakNo. 1574-1576
- 268Sû-i Zanda BulunmamakNo. 1577
- 269Müslümanı KüçümsememekNo. 1578-1580
- 270Müslümanın Başına Gelen Felakete SevinmemekNo. 1581
- 271İnsanların Soylarına Dil UzatmamakNo. 1582
- 272Hile ve AldatmaNo. 1583-1587
- 273Ahde VefasızlıkNo. 1588-1591
- 274İyilikleri Başa KakmamakNo. 1592
- 275Böbürlenmemek ve Haddini AşmamakNo. 1593-1594
- 276Üç Günden Fazla Küs DurmamakNo. 1595-1601
- 277Başkalarının Yanında Birisiyle Gizli KonuşmamakNo. 1602-1603
- 278İşkence EtmemekNo. 1604-1612
- 279Canlıları YakmamakNo. 1613-1614
- 280Borcunu Ödemeyi GeciktirmemekNo. 1615
- 281Hibeden VazgeçmekNo. 1616-1617
- 282Yetim Malı YememekNo. 1618
- 283Faiz (Riba) YememekNo. 1619
- 284Gösteriş (Riya) YapmamakNo. 1620-1624
- 285Riyayı Andıran ŞeylerNo. 1625
- 286Harama BakmamakNo. 1626-1631
- 287Nâmahrem Bir Kadınla Başbaşa KalmamakNo. 1632-1634
- 288Karşı Cinse Benzemeye ÇalışmamakNo. 1635-1637
- 289Başka Milletlere ÖzenmemekNo. 1638-1640
- 290Saçları Siyaha BoyamamakNo. 1641
- 291Saç Kestirme ÂdâbıNo. 1642-1645
- 292Peruk Takmamak, Dövme Yaptırmamak ve Estetik Amaçla Dişleri SeyrekleştirmemekNo. 1646-1649
- 293Saç ve Sakaldaki Beyaz Kılları KoparmamakNo. 1650-1651
- 294Sağ Elle TaharetlenmemekNo. 1652
- 295Ayakkabı Giyme ÂdâbıNo. 1653-1655
- 296Yangına Karşı Tedbir AlmakNo. 1656-1658
- 297İşleri Zora KoşmamakNo. 1659-1660
- 298Cenazenin Ardından Yas TutmakNo. 1661-1671
- 299Kâhin, Falcı, Medyum ve Benzerlerine İnanmamakNo. 1672-1677
- 300UğursuzlukNo. 1678-1681
- 301Canlı Resmi YapmamakNo. 1682-1691
- 302Köpek EdinmemekNo. 1692-1693
- 303Hayvanlara Çan TakmamakNo. 1694-1695
- 304Pislik Yemeye Alışmış Hayvana BinmemekNo. 1696
- 305Mescitleri KirletmemekNo. 1697-1699
- 306Mescit ÂdâbıNo. 1700-1704
- 307Kötü Kokularla Camiye GitmemekNo. 1705-1708
- 308Hutbe Dinlerken Oturma ÂdâbıNo. 1709
- 309Hacılara Benzemek İçin Zilhiccenin Başından İtibaren Kurban Kesinceye Kadar Saçın ve Tırnakların KesilmemesiNo. 1710
- 310Yasaklanan YeminlerNo. 1711-1715
- 311Biler ek Yalan Yere Yemin EtmemekNo. 1716-1718
- 312Yemin KefaretiNo. 1719-1722
- 313Boş Yere Yapılan Yeminler İçin Kefaretin OlmamasıNo. 1723
- 314Alışverişte Yemin EtmemekNo. 1724-1725
- 315Allah İçin İstemekNo. 1726-1727
- 316Yöneticilere Hitap TarzıNo. 1728
- 317Fasık ve Zalimlere Hitap TarzıNo. 1729
- 318Hastalıklara SövmemekNo. 1730
- 319Rüzgâra SövmemekNo. 1731-1733
- 320Horoza SövmemekNo. 1734
- 321Yağmurun Yağmasını Başka Sebeplere BağlamamakNo. 1735
- 322Müslümana Kâfir DememekNo. 1736-1737
- 323Kötü ve Çirkin Söz SöylememekNo. 1738-1739
- 324Konuşma ÂdâbıNo. 1740-1742
- 325Kendi Nefsini AşağılamamakNo. 1743
- 326Kötü Şeylere İyi İsimler VermemekNo. 1744-1745
- 327Kadınların Güzelliklerini Başkalarına AnlatmamakNo. 1746-1748
- 328“Allah ve Falan Kimse Dilerse” DememekNo. 1749
- 329Yatsıdan Sonra Sohbet EtmemekNo. 1750-1752
- 330Kadının Kocasına Karşı YükümlülükleriNo. 1753
- 331Hanımın, Kocasından İzinsiz Nafile Oruç TutmamasıNo. 1754
- 332İmamdan Evvel Rükû veya Secdeye GitmemekNo. 1755
- 333Namazda Eli Böğre KoymamakNo. 1756
- 334Yemek Hazırken veya Tuvalet İhtiyacı Varken Namaza DurmamakNo. 1757
- 335Namazda Göğe BakmamakNo. 1758
- 336Namazda Sağa Sola BakınmamakNo. 1759-1760
- 337Kabre Doğru Namaz KılmamakNo. 1761
- 338Namaz Kılan Kimsenin Önünden GeçmemekNo. 1762
- 339Namaz İçin Kâmet Getirildikten Sonra Nafile Namaza BaşlamamakNo. 1763
- 340Sadece Cuma Gününü Oruçla ve Gecesini İbadetle GeçirmemekNo. 1764-1767
- 341Visâl Orucu TutmamakNo. 1768-1769
- 342Kabir Üstüne OturmamakNo. 1770
- 343Kabirler Üzerine Yapı YapmamakNo. 1771
- 344Efendisinden Kaçan Kölenin DurumuNo. 1772-1773
- 345Cezalarda Ayrımcılık YapmamakNo. 1774
- 346Topluma Rahatsızlık Veren Şeylerden SakınmakNo. 1775-1776
- 347Çocuklara Bağış Yaparken Eşit DavranmakNo. 1777
- 348Kadının Yas TutmasıNo. 1778
- 349Alışverişle İlgili Bazı YasaklarNo. 1779-1784
- 350Meşru Olmayan Yerlere Harcama YapmamakNo. 1785-1786
- 351Müslümana Silah ÇekmemekNo. 1787-1788
- 352Ezan Okunduktan Sonra Camiden ÇıkmamakNo. 1789
- 353İkram Edilen Güzel Kokuyu Geri ÇevirmemekNo. 1790-1791
- 354İnsanları Yüzlerine Karşı ÖvmemekNo. 1792-1794
- 355KarantinaNo. 1795-1796
- 356BüyüNo. 1797
- 357Zarar Görebileceği Yerlere Kur’an’ı GötürmemekNo. 1798
- 358Altın ve Gümüş Kapları KullanmamakNo. 1799-1801
- 359Erkeklerin GiyimiNo. 1802-1803
- 360Gün Boyunca SusmamakNo. 1804-1805
- 361Başkasını Kendi Babası Kabul EtmemekNo. 1806-1809
- 362Allah ve Peygamber’in Yasaklarını İşlememekNo. 1810
- 363Yasakları Çiğneyenin TövbesiNo. 1811
Tüm hadisler
91 / 95- 1802Nebî sallallahu aleyhi ve sellem erkeğin sarı renkli koku sürünmesini yasakladı. Buhârî, Libâs 33; Müslim…Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem erkeğin sarı renkli koku sürünmesini yasakladı. Buhârî, Libâs 33; Müslim, Libâs 77. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tereccül 8; Tirmizî, Edeb 51; Nesâî, Menâsik 43, Zînet 73
- 1803Şüphesiz ki bunlar kâfirlerin giysilerindendir. Sen onları giymeAbdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem benim üzerimde sarıya boyanmış iki elbise gördü ve: "Bunu sana annen mi emretti?" buyurdu. Ben: Onları yıkarım, dedim. "Hattâ onları yak" diye emretti. Müslim, Libâs 28. Ayrıca bk. Nesâî, Zînet 95 Müslim'in bir başka rivayetinde: "Şüphesiz ki bunlar kâfirlerin giysilerindendir. Sen onları giyme" buyurdu. Müslim, Libâs 27
- 1804Büluğ çağına ulaştıktan sonra yetimlik kalkar. Bütün gün ge-ceye kadar susmak yokturAli radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'den şöyle buyurduğunu işitip ezberledim: "Büluğ çağına ulaştıktan sonra yetimlik kalkar. Bütün gün ge-ceye kadar susmak yoktur." Ebû Dâvûd, Vesâyâ 9
- 1805Ebû Bekir es-Sıddîk radıyallahu anh, Ahmes kabilesine mensup Zeynep isimli bir kadının yanına gelmişti. Onun…Kays İbni Ebû Hâzim şöyle dedi: Ebû Bekir es-Sıddîk radıyallahu anh, Ahmes kabilesine mensup Zeynep isimli bir kadının yanına gelmişti. Onun hiç konuşmadığını görünce: – Bu kadına ne oldu ki hiç konuşmuyor? diye sordu. Orada bulunanlar: – Suskunluk ibadeti yapıyor, dediler. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir ona: – Konuş! Çünkü bu yaptığın iş helâl değildir; bu Câhiliye amelidir, dedi. Bu uyarı üzerine kadın konuştu. Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 26. Ayrıca bk. Dârimî, Mukaddime 23
- 1806Bir kimse kendi babası olmadığını kesinlikle bildiği birinin soyundan geldiğini ileri sürerse, ona cennet…Sa’d İbni Ebû Vakkâs radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimse kendi babası olmadığını kesinlikle bildiği birinin soyundan geldiğini ileri sürerse, ona cennet haramdır.” Buhârî, Ferâiz 29; Müslim, Îmân 114, 115. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünnet 109-110; İbni Mâce, Hudûd 36
- 1807Babalarınızdan yüz çevirip onları inkâr etmeyiniz. Her kim kendi babasını bırakıp bir başkasına baba derse…Ebû Hureyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Babalarınızdan yüz çevirip onları inkâr etmeyiniz. Her kim kendi babasını bırakıp bir başkasına baba derse, nankörlük etmiş olur.” Buhârî, Ferâiz 29, Hudûd 31; Müslim, Îmân 112, 114.
- 1808Hayır, iddialar doğru değildir. Vallahi bizim yanımızda Kur'ân-ı Kerîm’den ve şu sahîfeden başka okuduğumuz…Yezîd İbni Şerîk İbni Târık şöyle dedi: Ali radıyallahu anh ’ı minberde konuşurken gördüm ve şöyle buyurduğunu duydum: “Hayır, iddialar doğru değildir. Vallahi bizim yanımızda Kur'ân-ı Kerîm’den ve şu sahîfeden başka okuduğumuz bir yazı yoktur.” Böyle dedikten sonra o sahîfeyi açtı. Orada develerin yaşları ve yaralamayla ilgili hükümler vardı. Yine bu sahîfede Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyordu: “Ayr (Âir) dağından Sevr dağına kadar olan yerler Medine’nin haremidir. Her kim orada Kitap ve Sünnet’e aykırı bir iş yapar veya bid’at çıkaran birini korursa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun. Allah Teâlâ kıyamet gününde o kimsenin ibadetlerini ve tövbesini kabul etmeyecektir. Müslümanlardan birinin verdiği bir söz ve güvence, yaptığı bir antlaşma hepsini bağlar. Her kim bir müslümanın verdiği söz ve himayeyi dikkate almazsa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun. Allah Teâlâ kıyamet gününde o kimsenin tövbesini ve ibadetlerini kabul etmeyecektir. Her kim kendi babası olmadığını kesinlikle bildiği birinin soyundan geldiğini ileri sürerse veya kendi efendisi olmayan birini efendi olarak kabul etmeye kalkarsa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun. Allah Teâlâ kıyamet gününde o kimsenin tövbesini ve ibadetlerini kabul etmeyecektir.” Buhârî, Fezâilü’l-Medîne 1, Cizye 10, 17, Ferâiz 21, İ’tisâm 5; Müslim, Hac 467, 468. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Menâsik 95-96
- 1809Babası olmadığını bildiği birini babam diye sahiplenen kimse, babasına nankörlük etmiş olur. Kendisine ait…Ebû Zer radıyallahu anh , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinlediğini söyledi: “Babası olmadığını bildiği birini babam diye sahiplenen kimse, babasına nankörlük etmiş olur. Kendisine ait olmayan bir şeyi sahiplenmeye kalkışan kimse bizden değildir; o cehennemdeki yerine hazırlansın. Her kim, bir adama öyle olmadığı halde kâfir veya Allah düşmanı derse, bu sözler gerisin geriye kendine döner.” Müslim, Îmân 112; Ayrıca bk. Buhârî, Menâkıb 5, Edeb 44
- 1810Allah Teâlâ da kıskanır. O’nun kıskanması, kulun ilâhî yasakları çiğnemesi sebebiyledirEbû Hureyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ da kıskanır. O’nun kıskanması, kulun ilâhî yasakları çiğnemesi sebebiyledir.” Buhârî, Nikâh 107; Müslim, Tevbe 36. Ayrıca bk. Tirmizî, Radâ‘ 4
- 1811Bir kimse ‘Lât ve Uzzâ hakkı için’ diye yemin edecek olursa, hemen ardından ‘lâ ilâhe illallah’ desin. Yine…Ebû Hureyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimse ‘Lât ve Uzzâ hakkı için’ diye yemin edecek olursa, hemen ardından ‘lâ ilâhe illallah’ desin. Yine bir kimse arkadaşına ‘Gel, seninle kumar oynayalım’ derse, hemen sadaka versin.” Buhârî, Tefsîru sûre (53), 2, Edeb 74, İsti’zân 52, Eymân 53; Müslim, Eymân 5.
- 1812Sizin adınıza deccâlden başka şeylerden daha çok korkuyorum. Şayet deccâl ben aranızdayken çıkarsa, onun…Nevvâs İbni Sem’ân radıyallahu anh şöyle dedi: Bir sabah Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem deccâlden uzun uzun bahsetti. Sonunda yorulup sesini alçalttı, sonra tekrar yüksek sesle konuştu. Biz onun anlatışına bakarak deccâlin Medine civarındaki hurmalıklara gelip dayandığını zannettik. Tekrar yanına gittiğimiz zaman üzüntümüzü anladı ve: - “Hayrola, bu ne hal?” dedi. Biz de: - Yâ Resûlallah! Sabahleyin deccâlden bahsettin. Kâh alçak sesle kâh yüksek sesle konuştuğun için, biz onun hurmalıklara gelip dayandığını sandık, dedik. Bunun üzerine şöyle buyurdu: - “Sizin adınıza deccâlden başka şeylerden daha çok korkuyorum. Şayet deccâl ben aranızdayken çıkarsa, onun oyununu bozar, delillerini çürütürüm. Eğer ben aranızdan ayrıldıktan sonra çıkarsa, artık herkes kendini ona karşı savunup korumalıdır. Zaten Allah Teâlâ mü’minleri onun kötülüklerinden koruyacaktır. Deccâl kıvırcık saçlı, patlak gözlü, (Câhiliye devrinde ölen) Abdüluzzâ İbni Katan’a benzeyen bir gençtir. Sizden onu gören Kehf sûresinin baş (ve son) tarafından onar âyet okusun. O Şam ile Irak arasındaki bir yerden çıkacak. Sağa sola her yana kötülüğünü yayacaktır. Ey Allah’ın kulları, imanınızı koruyup direnin!” - Yâ Resûlallah! Deccâlin yeryüzünde kalma süresi ne kadardır? diye sorduk. Şöyle buyurdu: - “Kırk gündür. Bir günü bir yıl kadar, bir başka günü bir ay kadar, bir diğer günü de bir hafta kadardır; geri kalan günleri ise sizin bildiğiniz günler gibidir.” Biz: - Yâ Resûlallah! Bir yıl kadar olan günde, kılacağımız bir günlük namaz kâfi gelecek mi? dedik. - “Hayır, siz namaz vakitlerini ona göre takdir ve hesap ediniz” buyurdu. Biz: - Yâ Resûlallah! Onun yeryüzündeki sürati ne kadardır? diye sorduk. Şöyle buyurdu: - “Rüzgârın sürüklediği bulut gibi insanların yanından geçer, ilâh olduğunu söyleyerek kendisine iman etmelerini ister, onlar da iman ederler. Göğe yağmur yağdırmasını emreder, yağmur yağar; yere bitki bitirmesini emreder, otlar, çayırlar biter; insanların yayılmaya gönderdikleri hayvanları daha gösterişli ve semiz, sütleri daha bol olarak döner. Daha sonra başka insanların yanına gelerek onları kendine inanmaya davet eder; fakat onlar kendisine inanmayıp teklifini geri çevirirler; deccâl de yanlarından ayrılıp gider; lakin sabahleyin suları çekilip çayır çimenleri kurur, hayvanları da helâk olur. Deccâl bir örene uğrayıp ‘Definelerini ortaya çıkar!’ der, o harâbedeki defineler arıbeyinin peşinden giden arılar gibi deccâlin arkasından gider. Sonra deccâl babayiğit bir genci yanına çağırıp onu kılıcıyla ikiye biçer; vücudunun her parçası bir yana düşer; ardından ona seslenir. Delikanlı gülümseyen bir çehreyle ona doğru gelir. Deccâl böyle işler yaparken Allah Teâlâ Mesîh İbni Meryem sallallahu aleyhi ve sellem ’i gönderir. Mesîh, boyanmış iki elbise içinde, ellerini iki meleğin kanatları üzerine koyarak Dımaşk’ın doğusundaki Akminare’nin yanına iner. Mesih parıldayan yüzüyle başını yere eğince saçlarından terler damlar, başını kaldırınca inci gibi nûrânî damlalar dökülür. Onun nefesini koklayan kâfir derhal ölür. Nefesi baktığı yere ânında ulaşır. Mesih deccâlin peşine düşer, onu (Kudüs yakınındaki) Bâbülüd’de yakalayıp öldürür. Sonra Îsâ sallallahu aleyhi ve sellem , Allah Teâlâ’nın kendilerini deccâlin şerrinden koruduğu birtakım insanların yanına gelir, onların yüzlerini okşayarak deccâl fitnesinin sona erdiğini söyler ve kendilerine cennetteki yüksek derecelerini haber verir. Bu sırada Allah Teâlâ Îsâ sallallahu aleyhi ve sellem ’e vahyederek “Kimsenin öldüremeyeceği kullar yarattım; diğer kullarımı toplayıp Tûr’a götür” buyurur. Allah Teâlâ Ye’cûc ve Me’cûc’ü yeryüzüne gönderir. Onlar tepelerden süratle inip giderler; öncüleri Taberiye gölüne varıp gölün bütün suyunu içer. Arkadan gelenler oraya vardıklarında, “Bir zamanlar burada çok su varmış” derler. Îsâ sallallahu aleyhi ve sellem ile yanında bulunan mü’minler Tûr dağında mahsur kalırlar. Onlardan her biri için bir öküz başı, sizin bugünkü paranızla yüz altından daha kıymetli olur. Îsâ sallallahu aleyhi ve sellem ile yanındaki mü’minler bu belâdan kendilerini kurtarması için Allah Teâlâ’ya yalvarırlar. Allah Teâlâ da Ye’cûc ve Me’cûc’ün enselerine kurtçuklar musallat eder; hepsi bir anda ölüp gider. Ardından Îsâ sallallahu aleyhi ve sellem ile mü’minler Tûr dağından inerler. Ye’cûc ve Me’cûc’ün kokmuş cesetlerinin olmadığı bir karış yer bulamazlar. Îsâ sallallahu aleyhi ve sellem ile yanındaki mü’minler bu belâdan da kendilerini kurtarması için Allah Teâlâ’ya yalvarırlar. Allah Teâlâ deve boyunları gibi iri kuşlar gönderir; bu kuşlar onların kokmuş cesetlerini alarak Cenâb-ı Hakk’ın dilediği yere götürüp atarlar. Sonra Allah Teâlâ hiçbir evin ve çadırın engel olamayacağı bol bir yağmur gönderir; bu yağmur yeryüzünü ayna gibi pırıl pırıl temizler. Daha sonra yeryüzüne “Meyveni bitir, bereketini getir” diye emredilir. O gün bir grup insan tek bir nar ile doyar, kabuğuyla da gölgelenirler. Yaylıma gönderilen hayvanların sütü de bereketlenir, bir devenin sütü kalabalık bir grubu, bir ineğin sütü bir kabileyi, bir koyunun sütü bir cemaati doyurur. Onlar böyle yaşayıp giderken Allah Teâlâ tatlı bir rüzgâr gönderir; bu rüzgâr onları koltuk altlarından sarmalayıp her mü’minin ve müslimin rûhunu alıp götürür. Yeryüzünde insanların en fenaları kalır; onlar eşekler gibi birbiriyle tepişip herkesin gözü önünde cinsel ilişkide bulunurlar ve kıyamet onların üzerine kopuverir.” Müslim, Fiten 110. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 59; İbni Mâce, Fiten 33
- 1813Deccâl, yanında bir su ve bir de ateş olduğu halde ortaya çıkacak. Bazılarının onun yanında gördüğü su…Rib’î İbni Hırâş şöyle dedi: Ebû Mes’ûd el-Ensârî ile birlikte Huzeyfe İbni Yemân’ın yanına gittim. Ebû Mes’ûd ona: - Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’den deccâl hakkında duyduklarını söyle, dedi. Huzeyfe de şunları söyledi: - “Deccâl, yanında bir su ve bir de ateş olduğu halde ortaya çıkacak. Bazılarının onun yanında gördüğü su gerçekte su olmayıp yakıcı ateştir. Bazılarının onun yanında gördüğü ateş de gerçekte ateş olmayıp soğuk, tatlı bir sudur. Sizden deccâle kim yetişirse, ateş olarak gördüğü tarafta bulunsun. Zira o, tatlı, içimi güzel bir sudur.” Ebû Mes’ûd el-Ensârî, Huzeyfe’nin böyle söylediğini ben de duydum, dedi. Buhârî, Enbiyâ 50, Fiten 26; Müslim, Fiten 105, 108
- 1814Ümmetimin hayatta bulunduğu bir zamanda deccâl çıkar ve kırk, bu kadar zaman kalır. (Râvi, Hz. Peygamber’in…Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ümmetimin hayatta bulunduğu bir zamanda deccâl çıkar ve kırk, bu kadar zaman kalır. (Râvi, Hz. Peygamber’in kırk gün mü, kırk ay mı, yoksa kırk yıl mı buyurduğunu bilemediğini söylemektedir.) Bunun üzerine Allah Teâlâ Îsâ İbni Meryem’i yeryüzüne gönderir; o da deccâli bularak ortadan kaldırır. Sonra insanlar, aralarında hiçbir düşmanlık bulunmadan yedi yıl yaşarlar. Sonra Allah Teâlâ Şam taraflarından soğuk bir rüzgâr gönderir ve bu rüzgâr kalbinde zerre kadar hayır -veya iman- bulunan yeryüzündeki bütün insanların ruhunu kabzeder. Şayet biriniz dağın içine bile girse, bu rüzgâr onu mutlaka bulup canını alır. İşte o zaman yeryüzünde kötülüklere bir kuş hafifliğiyle dalan, yırtıcı hayvan atılganlığıyla şuursuzca saldıran kimseler kalır. Bunlar ne bir iyilik tanırlar ne de bir kötülüğü yadırgarlar. Şeytan bir insan kılığına girerek onlara görünür ve: - Dediğimi yapmayacak mısınız? diye sorar. Onlar da: - Ne yapmamızı emredersin? derler. Şeytan da onlara putlara tapmalarını emreder. Onlar her türlü ahlâksızlığı yapıp putlara taparken rızıkları bollaşır, hayat tarzları iyileşir. Daha sonra sûra üflenir. Onun sesini duyan herkes dehşet ve şaşkınlık içinde yıkılır kalır. Sûrun sesini ilk duyup can veren adam, devesinin havuzunu tamir eden bir kimsedir. Onunla birlikte yanındakiler de kendilerini yere atıp can verirler. Sonra Allah Teâlâ çiğ gibi -veya gölge gibi- bir yağmur yağdırır. İnsanların çürüyüp gitmiş cesetleri bununla yeniden hayat bulur. Ardından sûra bir kere daha üflenir; herkes yerinden fırlayıp kendilerine verilecek emri beklemeye başlar. Daha sonra: - Haydi, Rabbinize gelin! denir. Meleklere de: - Onları alıkoyun; çünkü onlar sorguya çekilecektir, denir. Daha sonra yine meleklere: - Cehennemlikleri ayırın! buyurulur. Onlar da: - Kaçta kaçını ayıralım? diye sorarlar. - 1000 kişiden 999’unu, denir. İşte o gün, dehşeti yüzünden çocukların ihtiyarladığı bir gün olacaktır. O gün her şeyin ortaya çıktığı korkunç bir gündür.” Müslim, Fiten 116
- 1815Mekke ile Medine dışında, deccâlin ayak basmadığı bir yer kalmaz. Mekke ile Medine’nin bütün yollarında saf…Enes radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Mekke ile Medine dışında, deccâlin ayak basmadığı bir yer kalmaz. Mekke ile Medine’nin bütün yollarında saf tutmuş melekler bu iki şehri korur. Deccâl kumlu, çorak bir yere iner. Ardından Medine üç defa sarsılır; Allah Teâlâ orada bulunan kâfir ve münafıkları dışarı çıkarır.” Müslim, Fiten 123. Ayrıca bk. Buhârî, Fezâilü’l-Medîne, 9, 26, 27, Tevhîd 31; İbni Mâce, Fiten 33
- 1816İsfahan yahudilerinden taylasanlı yetmiş bin kişi deccâlin ardından giderEnes radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İsfahan yahudilerinden taylasanlı yetmiş bin kişi deccâlin ardından gider.” Müslim, Fiten 124
- 1817İnsanlar deccâlden kaçıp dağlara sığınırlarÜmmü Şerîk radıyallahu anhâ Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ’in şöyle buyurduğunu dinledi: “İnsanlar deccâlden kaçıp dağlara sığınırlar.” Müslim, Fiten 125. Ayrıca bk. Tirmizî, Menâkıb 69; İbni Mâce, Fiten 33
- 1818Hz. Âdem’in yaratıldığı zamandan kıyametin kopacağı ana kadar deccâlden daha büyük bir fitne yokturİmrân İbni Husayn radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken işittim dedi: “Hz. Âdem’in yaratıldığı zamandan kıyametin kopacağı ana kadar deccâlden daha büyük bir fitne yoktur.” Müslim, Fiten 126. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned , IV, 19-21
- 1819İşte bu mü’min, âlemlerin Rabbine göre insanların en büyük şehididirEbû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Deccâl ortaya çıkınca, mü’minlerden biri onun bulunduğu tarafa doğru gider. Deccâlin silâhlı adamları onun önüne çıkarak: - Nereye gitmek istiyorsun? diye sorarlar. - Şu ortaya çıkan adamın yanına, der. Deccâlin adamları: - Sen bizim Rabbimize inanmıyor musun? diye sorarlar. O da: - Bizim Rabbimizin gizli bir yanı yok ki onu bırakıp başkasına inanalım, der. Deccâlin bazı adamları: - Öldürün şunu, derler. Bir kısmı ise: - Tanrınız, haberi olmadan bir kimseyi öldürmeyi yasaklamadı mı! derler ve o mü’mini deccâlin yanına götürürler. O mü’min deccâli görünce diğer mü’minlere: - Ey mü’minler! Bu adam Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in kendisinden bahsettiği deccâldir, diye seslenir. O zaman deccâl adamlarına: - Bunu iyice bir dövün, der. Onu dövmek üzere tutarlar. Deccâl tekrar, “Yakalayın şunu, yarın kafasını”, der. Onun sırtını, karnını dayaktan geçirirler. Bu defa deccâl, “Bana iman etmiyor musun?” diye sorar. O mü’min: - Sen yalancı Mesîh’sin, der. Deccâlin emri üzerine onu testereyle baştan aşağı ikiye biçerler. Deccâl o zâtın ikiye bölünen cesedinin arasından yürüyüp geçtikten sonra ona: - Ayağa kalk! der. O da doğrulup kalkar. Deccâl tekrar: - Bana iman ediyor musun? diye sorar. O da: - Senin hakkındaki kanaatim iyice pekişti, dedikten sonra halka dönerek, ‘Ey insanlar! O benden sonra artık kimseyi öldürüp diriltemez’, der. Deccâl onu kesmek için yakalar. Fakat Allah Teâlâ o mü’minin boynundan köprücük kemiğine kadar olan kısmı bakır haline dönüştürür; bu sebeple deccâl ona bir şey yapamaz. Bunun üzerine deccâl onun ellerinden ve ayaklarından tutup fırlatır. Halk onu cehenneme attığını zanneder. Halbuki o cennete atılmıştır.” Resûlullah sözünü şöyle tamamladı: “İşte bu mü’min, âlemlerin Rabbine göre insanların en büyük şehididir.” Müslim, Fiten 113. Ayrıca bk. Buhârî, Fiten 27
- 1820Allah yanında o, bu söylediklerinden daha değersizdirMugîre İbni Şu‘be radıyallahu anh şöyle dedi: Hiç kimse Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’e deccâl hakkında benden fazla soru sormadı. Resûl-i Ekrem bana: - “O sana zarar vermeyecek” buyurdu. Ben: - Bazı kimseler deccâlin yanında dağ kadar ekmek, bir nehir kadar içme suyu bulunduğunu söylüyorlar, deyince: - “Allah yanında o, bu söylediklerinden daha değersizdir” buyurdu. Buhârî, Fiten 26; Müslim, Âdâb 32, Fiten 114, 115. Ayrıca bk. İbni Mâce, Fiten 33
- 1821Bütün peygamberler ümmetlerini yalancı kör deccâlin tehlikesine karşı uyarmışlardır. Şunu bilin ki, onun bir…Enes radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bütün peygamberler ümmetlerini yalancı kör deccâlin tehlikesine karşı uyarmışlardır. Şunu bilin ki, onun bir gözü kördür; ama sizin azîz ve celîl olan Rabbiniz tek gözlü değildir. Deccâlin iki gözünün arasına kâfir (ke-fe-re ) diye yazılmıştır.” Buhârî, Fiten 26, Tevhîd 17; Müslim, Fiten 101, 102. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Melâhim 14, Sünnet 25-26; Tirmizî, Fiten 56, 62; İbni Mâce, Fiten 33